90’larda çocuk olmak hemen hemen her çocuk için ne kadar değerli ise bu çocukluğu Ankara’da geçirmiş olmak daha da değerlidir. 95 Ankara doğumluyum… Listenin bir kısmını 90’ların yarısında geçirdiğim 5 yıllık çocukluk anılarımın bıraktıklarından yola çıkarak derlemeye çalıştım. Geriye kalan, yetişemediğim ve kaçırdıklarımı ise o meşhur 10 yıl boyunca çocukluklarını Ankara’da doya doya yaşamış arkadaşlarımdan dinlerken kimi zaman hayallere daldım kimi zamansa erken evlenmelerine rağmen beni geç kucaklarına alan aileme sitemle geçirdim.

Ankara’da geçen çocukluğunuza dair kendi unutamadıklarınız varsa yorum olarak bırakmayı unutmayın.

Sokak oyunları ve evlerdeki oyuncaklarla büyümeye başlamış bir nesil için Atakule’deki Dream Land büyülü bir dünyaya açılan kapı gibiydi.

Dream Land çıkışı ya Pizza Hut’ın günümüz ile alakası olmayan pizzasının şimdilerde özlediğimiz lezzeti ya da meşhur Atakule Kumpircileri biz oynamaktan acıkan çocuklar için en güzel seçeneklerdi.

90’larda Ankara dışından misafir geldi mi birçok kimse için ilk durak Anıtkabir ziyaretiydi. Aslanlı Yol’da fotoğraflar çekilir, misafirler şehirlerine döndükleri zaman gururla anlatırlardı.

Hafta sonları Hayvanat Bahçesine, sonrasında Atatürk Orman Çiftliği’ne gidip taptaze süt içip dondurma yemek 90’lar çocuklarının vazgeçilmez lezzetlerindendi.

Çocukluğu sokaklarda geçmiş bir nesil için nüfus sayımları çok zor geçerdi… O gün evden sayım işlemi bitse bile çıkılmazdı, bugünler memur gelse de sokağa çıkıp oyun oynasak beklentisiyle geçerdi.

Şimdilerde tabelalarına bakarak hasret giderdiğimiz Kavaklıdere ve Akün Sinemaları 90’lar çocuklarının sinema salonu tercihlerinde ilk sıralardaydı.

http://yavuziscen.blogspot.com.tr

Gençlik Parkı o devasa rengârenk ışıklı oyuncakları ile hafta sonları ve karne aldıktan sonra biz çocuklar için en güzel ödüllerden biriydi.

Bazı çocuklar içinse lunapark Demet Parkı’ydı.

Kütahya Porselen’in yaptırdığı devasa sürahi şeklindeki havuz… Hangimiz bakıp onlarca anlam yüklemedik ki…

Kuğulu Park’ın çitsiz olup biz çocukların kimi zaman içine düştüğü zamanlardı. O şanslı çocuklardan biri de bendim. Ne yazık ki şimdiki neslin kuğular ve ördeklerle yanlışlıkla da olsa yüzme şansı kalmadı.

Ankara Sirki 90’larda çocuk olan nesil için tatillerin alternatif eğlencelerinden biriydi. Sosyal medyanın olmayışı ve sirklerdeki koşulları bilmeyişimiz bizleri henüz sirk gerçekleriyle yüzleştirmemişti. 

Ahlatlıbel’in ilk açıldığı zamanlarda ailece yapılan ziyaretlerde yanındaki Ankara Golf Kulübü’nden golf topu çalmak çocukluğumuzun eğlenceleri arasındaydı.

Bitmeyen Kızılay binası inşaatı… Birçok soru işaretini de beraberinde getiriyordu: Acaba ne olacak? Yıkacaklar mı? Biter mi ki seneye? Bitince ne olacakmış?…

Sadece Kızılay binası değil, metro inşaatının da bitmesi için beklenen yıllardı. İlk defa Ankara’da çocukken metroya ya da Ankaray’a binenler için “tren” farklı bir anlam taşımaktaydı.

Kaynak: Hürriyet

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here