Hatti Uygarlığı, Anadolu’nun bilinen en eski uygarlığı. M.Ö 2500-2000 yılları arasında yaşamışlardır. Güçlü din, töre, mitoloji ve sanat kültürleriyle Anadolu’daki birçok halkı etkilemeyi başarmışlardır. Hattiler’den etkilenen bu uygarlıklardan biri de Hititler’dir. Öyle ki hepimizin Hitit Güneşi olarak bildiği Hitit Uygarlığının simgesi esasen Hattiler’in eseridir.

Hitit Güneşi’nin dairesel biçimi Güneş’i simgeler. Bazılarında ses çıkarması amacıyla çeşitli sallanan objeler bulunur. Kimilerinde kuş, kimilerinde ağaç, kimilerinde ise geyik vardır. Kuş ve ağaç üremenin, geyik ise barışın timsalidir. Tunçtan yapılan Hitit Güneşleri ahşap asaların üzerine takılıp dini törenlerde kullanılırdı. Tören sonunda ise kral mezarlarına hediye olarak bırakılırdı. Alacahöyük’te yapılan kazılarda çokça Hitit Güneşi örneği bulunmuştur. Bunlar Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergilenmektedir.

http://68.media.tumblr.com

Anadolu’nun simgesi haline gelmiş bu Hitit Güneşlerinden birini de Ulus tarafından Kızılay’a giriş yaptığınızda görebilirsiniz. Sanırım göreceğiniz en büyük Hitit Güneşi budur. Eser 1978’de heykeltıraş Nusret Suman tarafından yapılmıştır. Barışı simgeleyen geyiklerinin yanından 39 yıldır Ankara’nın en yoğun trafiği akar. Kimimiz dönüp bakarız, kimimiz merak ederiz, belki de çoğumuz bilmeyiz hikayesini. Ama Hitit Güneşi anıtını bir vincin ucunda gördüğümüz zaman midemizde bir ekşime, kafamızda bir “Neden?” oluşacaktır.

Sıhhıye’de bulunan Hitit Güneşi Anıtı 4250 yıllık Hatti eserinin bir kopyasıdır. 1973 yılında dönemin Belediye Başkanı Vedat Dalokay tarafından şehrin sembolü yapılmıştır.

http://arkeolojihaber.net

Esere, İslam Öncesi ve Anadolu’da yaşayan Türk Devletleri öncesi bir dönemin simgesi olduğu için birtakım çevrelerce karşı çıkılmıştır. İdeolojik çatışmaların öznesi olmuştur ve olmaya da ne yazık ki devam etmektedir. Bu zorlu tartışmaların sonunda nihayet tamamlanmış ve 15 Ağustos 1978 günü açılmıştır. Esere bir acıklı hikaye de sanatçısı Nusret Sulman tarafından eklenmiştir. Nusret Suman 15 Ağustos 1978 günü İstanbul’dan Ankara’ya açılış için gelirken İzmit yakınlarda aracı kaza yapmış ve sanatçı bu kazada hayatını kaybetmiştir.

Hitit güneşi, 1995 yılına kadar da Ankara Büyükşehir Belediyesinin simgesi olmuştur. 1995 yılında belediye meclisinde alınan kararla simge değiştirilmiştir. Anıtın çevresi ise zamanla yollarla çevrilmiştir. Düşünüyorum da parkın içinde insanların fotoğraf çektirebileceği bir konumda olsa ne kadar güzel olurdu.

Şimdi ise, Hitit Güneşi Anıtının Çorum’a taşınacağı söyleniyor. Theodore Zeldin İnsanlığın Mahrem Tarihi kitabında kısaca şöyle der: “Modern botaniğe göre kökler besini içeri almayı sağlayan kanallardan öte bir şeydir, çünkü aynı zamanda hormon üretirler. Kendimizi bitkilerle karşılaştıracak olursak köklerin sürekliliği sağlamaktan başka bir işlevi olmadığı varsayamayız. Ama solunumu yapan ve bitkiye hayat veren şey yapraklardır.”  Hitit Güneşi Anıtının da kökleri Alacahöyük ise yaprakları Ankara’dır.

Hitit Güneşi Anıtı Ankaralılar için hem Anadolu geçmişine hem de yapıldığı döneme ışık tutmaktadır. Bana göre anıtlar şehirlerin çocuklarıdır ve onlar birbirlerinden koparılmamalıdır. Umarım anıtımız yerinden koparılmaz. Hem kentimizin hem de Lavarla’mızın simgesi olmaya devam eder.

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here