Denizimiz yok ama Eymir’imiz var!

Ankara’ya gitmenin en güzel tarafı “geri dönüş yoludur” diyenleri mahcup edecek tatlılıkta bir vadi Eymir Gölü. Emekle, çabayla, zamanla bozkırın ortasında yer bulmuş kendine. Yüzlerce hayvana da yurt olarak, tam bir ekosistem örneğidir kendisi.

“Dışarı mı çıksak?” cümlesiyle başlayıp, “Ama alışveriş merkezine gitmeyelim” cümleleriyle gelişen konuşmaların sonu Eymir’de bitmeli. Doğa yürüyüşlerini, balık tutmayı, temiz havayı sevenler için oldukça elverişli.  Çam kokularıyla, köpekleri, kuşları, balıkları hatta son yıllarda kurulan at çiftliğiyle şehir merkezine yarım saat uzaklıkta bir doğal yaşam alanı.

ODTÜ arazisi içinde bulunuyor ve özenle korunuyor. 1960’lı yıllardaki ODTÜ rektörü Kemal Kurdaş’ın özel çabalarıyla yeşillendirilip, Ankaralılara miras bırakılıyor. 160 kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Sessizce akan bir “Barış Çeşmesi” bile var.

Gitmek isterseniz, buradan ulaşabilirsiniz.

4 mevsim ayrı bir güzelliği var buranın.

Fotoğraf: Hakan Aydın

Kar altında ve göl donmuşken kısa bir yürüyüş yapabilirsiniz. Kış şartlarında yaşam mücadelesi veren hayvanlara artan yemeklerinizi verebilir ya da bir paket mama satın alıp dağıtabilirsiniz. Ama manzaranın büyüsüne kapılıp çantanızı ortalıkta bırakmayın, ilk kapkaççınız aç bir köpek olabilir. Tecrübeyle sabit. Yürüyüşünüz sonrası üşürseniz (ki kuvvetle muhtemel) Orfoz’da sobanın yanına oturup, kendinize göle nazır güzel bir çay ısmarlayabilirsiniz.

Yazın sabah birazcık erken kalkarsanız ilk işiniz spor ayakkabılarınızı giymek ve sonu Eymir’e çıkan bir yola koyulmak. Göl çevresinde bir tam tur yaklaşık 12-13 km. Yürümeyi seviyorsanız gerçekten kolay bir parkur. Yürüyüş sırasında tanımadığınız insanlar size “Günaydın” derse ‘acaba nereden tanıyordum’ diye düşünmeyin. Çünkü buranın çok güzel bir “Günaydınlaşma” geleneği var.  Turunuzu bitirdikten sonra Yelkenci Büfe’nin mercimekli gözlemesini tavsiye ederim. 12 km’nin boşa gitmesini istemezseniz kahvaltı tabağı da oldukça doyurucu.

Fotoğraf: www.eucyclingankara.com

İlkbahar canım ilkbahar! Herkese yaşam enerjisi sunan ılık güneş içimizi kıpır kıpır ederken, ilkbaharda yapılacak en güzel şey, bence bisiklet turudur. Hafta sonu içeriye araç alınmıyor, hafta içi yalnızca ODTÜ kimliği olanlar araçlarıyla girebiliyor. Bu sayede stressiz bir şekilde ve keyifle bisikletinizi sürebilirsiniz. Dilerseniz at çiftliğinde zaman geçirebilirsiniz. Romantizm severler kayık kiralayıp gölde açılabilir. (Şu an yapılabildiğinden emin değilim ama birkaç sene evvel yapılabiliyordu. Yine de yazmak istedim, sizin için hayal kırıklığı olursa, umutlandırdığım için affedin.)

Fotoğraf: www.manzara.gen.tr

Sarıdan kırmızıya sonbaharın tüm renklerini bu ormandan izleyebilirsiniz. Biraz daha dingin olur bu mevsimde Eymir. Sarı çınar ağacı yaprakları üzerinden yürüyüp fotoğraf çekebilir veya balık tutabilirsiniz. Şanslıysanız ODTÜ kürek takımının antrenmanlarını izleyebilirsiniz.

Fotoğraf: hwww.turkiyegezgini.com

Eymir, Ankara’da yapılaşmaya açılmayan tek vadi. Arazinin yıllardır süren bir mücadelesi var bu konuda; ODTÜ’den alınıp imara açılmaya çalışılıyor. Tüm mezunlarıyla ODTÜ ve sivil toplum kuruluşları ise bu çabaya karşı mücadele veriyor.

Eymir Gölü rant alanı olmasın. Şantiye olmasın. Betonlaşmasın. Hayvanlarıyla, kayıklarıyla, sazıyla, yeşiliyle Eymir kalsın. Nefes alsın, nefes aldırsın.

Doğayı sevelim, Eymirimizi koruyalım 🙂

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here