Cebeci kampüsünün en karizmatik okulu benim için Siyasal’dır. Aslında okul yıllarında ”siyasal” demez ”mülkiye” kelimesini kullanır hatta zaman zaman ileri gidip ”Mekteb-i Mülkiye” tamlamasını kullanmışlığım bile olmuştur.

Bu toprakların en köklü siyasal eğitim veren okulu, Abdülmecid zamanında 1859 senesinde İstanbul’da kurulmuş, Cumhuriyet tarihi yıllarında Mustafa Kemal Atatürk tarafından -yeni başkentin Ankara olması ve idarenin Ankara’dan yapılacak olması sebebiyle- Ankara’ya taşınmış. 1957 yılında da Siyasal Bilgiler Fakültesi adıyla, Ankara Üniversitesi’ne katılmış.

Okulun dışa kapalı yapısı ve binanın fiziksel koşulları sebebiyle öğrenciler her daim içli dışlı olmuş, ders saatleri dışında da -belki biraz mecburi olarak- birbirleriyle vakit geçirmişler. Mülkiye’nin hocalarına göre İnek Bayramı’nın oluşmasına sebep olan koşullardan biri de bu. Okul Ankara’ya taşındıktan sonra 1937-38 yıllarında ilk kez İnek Bayramı düzenlenmiş. Fakat okulun henüz İstanbul’da bulunduğu senelerde de birtakım etkinliklerin düzenlendiğini söylüyorlar.

Mekteb-i Mülkiyeliler inektir. Hatta onlar bununla gurur duyarlar. Eski hocalara göre Mülkiyeliler kafalarını kaldırmadan sürekli olarak ders çalıştıkları için bayramın sembolü de ”inek” oluvermiş.  (Gerçekten de, Mülkiye’nin kütüphanesi en saçma dönemlerde ve saat aralıklarında bile hep dolu olurdu. Tek bir boş sandalye bile bulamazdınız.) Mülkiye, kurulduğu yıllardan beri hep sınavla öğrenci alan bir okul olmuş. ”Üniversiteye Giriş Sınavları” şeklinde tabir ettiğimiz mantık henüz bu topraklarda yokken bile öğrenci alımını sınavla gerçekleştiren ve oldukça zor sorular sorarak ”iyilerin en iyisini” almaya çalışan bir okul olmayı hedeflemiş. Vaktin Hukuk Fakültesi öğrencileri de, Mülkiyelilerin bu sürekli ders çalışır haline ”inek” yakıştırması yapmışlar.


”Hukuk’a dilekçeyle girilebilen yıllarda, Mülkiye öğrencisi olabilmek ve Mülkiyeli kalabilmek için aylarca ders çalışmak gerekirdi. İşte Mülkiye bu yüzden inektir,” diyor değerli hocalarımız. Bu tatlı çekişme açık aleni olmasa da bir şekilde devam ediyor. Bu durum beni her zaman gülümsetmiştir. Günümüz Mülkiye öğrencileri de geleneği devam ettiriyorlar. Kütüphane, ders sıralarından daha çok vakit geçirdikleri alan olmaya devam ediyor…

Gel zaman git zaman, 60’lı yıllarda İnek Bayramı’nın anatomisi değişiyor ve karnavalı andıran bir hale bürünüyor. Bölümler arasındaki çekişme de, bayramın ana konusu oluyor! 4. sınıf öğrencileri tarafından ferman okunuyor, bu fermanı okuyacak olan öğrenci de genelde sınıfın en çalışkanı oluyor.

Maliye bölümü Tahsildar, Uluslararası İlişkiler bölümü Zuppeyûn, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü Tellak, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümü Amele (okula en düşük puanla girmelerine rağmen her bölümün derslerini alıyorlarmış), İşletme bölümü Bakkal, İktisat bölümüyse Geyikhan lakaplarıyla anılıyor.

Çeşitli konserlerle, ilginç etkinliklerle, kendine has ritüelleriyle 80 yıldır devam eden İnek Bayramı’nın bu yıl resmi olarak yasaklanmasıysa, Cebeci kampüslüleri şaşırttı. Kampüste geçirdiğimiz en eğlenceli anlar hep İnek Bayramı zamanlarıydı. Mülkiyeliliğe gıpta etmiştik, kendine has böyle köklü bir kültüre sahip başka bir fakülte duymamıştık çünkü. Bu sene ise güvenlik gerekçeleriyle bayramın artık yapılmaması gerektiğine karar verilmiş. Kampüs sakinleri ve Mülkiyeliler ne kadar üzgünse, bu bayramı bilip Mülkiyeli olmayan Ankaralılar da o kadar üzgün.

Umarız yasak kalkar ve Cebeci kampüsü 80 yıllık geleneğine yeniden kavuşur.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here