<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ankara Apartmanları, Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı sitesinin yazarı.</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/author/ankara-apartman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/author/ankara-apartman/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 02 Dec 2022 10:01:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>Ankara Apartmanları, Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı sitesinin yazarı.</title>
	<link>https://lavarla.com/author/ankara-apartman/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Şevki Vanlı ve Gencer-Tlabar-Arel Apartmanı</title>
		<link>https://lavarla.com/sevki-vanli-ve-gencer-tlabar-arel-apartmani/</link>
					<comments>https://lavarla.com/sevki-vanli-ve-gencer-tlabar-arel-apartmani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ankara Apartmanları]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Dec 2022 09:23:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Apartmanları]]></category>
		<category><![CDATA[Her Umut Ortak Arar]]></category>
		<category><![CDATA[Leyla Gencer]]></category>
		<category><![CDATA[Şevki Vanlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lavarla.com/?p=123755</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Apartmanın hikayesi, neredeyse tüm apartmanlarda olduğu gibi 6 Haziran 1962 tarihli bir dilekçeyle başlıyor. Dr. Vali Reşit Caddesi (yani bugünün Cinnah Caddesi) 49 numarada yer alan arsalarına apartman yaptırmak için izin isteyen üç kişinin adları Rezan Tlabar, Leyla Gencer ve İpcal Arel. Yazışmalardan, Rezan Tlabar’ın Budak Sokak No 7 (yani 14 Mayıs Evleri), İbcal Arel’in [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/sevki-vanli-ve-gencer-tlabar-arel-apartmani/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Şevki Vanlı ve Gencer-Tlabar-Arel Apartmanı&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-123783 size-large" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/12/4948-25_10-1024x911.jpg" alt="" width="1024" height="911" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/4948-25_10-1024x911.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/4948-25_10-300x267.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/4948-25_10-768x684.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/4948-25_10-1536x1367.jpg 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/4948-25_10-2048x1823.jpg 2048w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/4948-25_10-800x712.jpg 800w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>Apartmanın hikayesi, neredeyse tüm apartmanlarda olduğu gibi 6 Haziran 1962 tarihli bir dilekçeyle başlıyor. Dr. Vali Reşit Caddesi (yani bugünün Cinnah Caddesi) 49 numarada yer alan arsalarına apartman yaptırmak için izin isteyen üç kişinin adları Rezan Tlabar, Leyla Gencer ve İpcal Arel.</p>
<p>Yazışmalardan, Rezan Tlabar’ın Budak Sokak No 7 (yani 14 Mayıs Evleri), İbcal Arel’in Tahran Caddesi No 2, Leyla Gencer’in ise Atatürk Bulvarı No 84 adresinde ikamet ettiğini öğreniyoruz. Geçen yıl yıkılan Muammer Aksoy Evi ve OR-AN sitesinden tanıdığımız Şevki Vanlı’nın adresi ise Ulus’taki Koç Apartmanı (15/2).</p>
<p>Tlabar soyadı ve 14 Mayıs Evleri ilişkisi elbette akıllara Demokrat Parti (DP) İstanbul Milletvekili Nazlı Tlabar’ı getiriyor. Nazlı Tlabar, İbrahim Muazzez Tlabar ile evlenince Ankara’ya yerleşiyor. Kuruluşundan itibaren DP içinde yer alan Nazlı Tlabar, Celal Bayar’a yakın Adnan Menderes’e ise mesafeli; Metin Toker ve Altan Öymen’in anılarında da “ılımlı” olarak anılan DP’li isimler arasında sayılıyor.</p>
<p>Rezzan Tlabar, SALT arşivlerindeki Bağana ve Sabit Rüştü Bozcalı albümlerinde sık rastladığımız bir yüz. Bağana albümlerinde Azmi Tlabar’ın (dolayısıyla Muazzez Tlabar’ın) kardeşi olarak geçse de, Muazzez Bey’in ölüm ilanında böyle bir bağlantı yok. Bozcalı albümlerinde Celadet Kocabaş’ın kardeşi olarak bahsedildiğine göre büyük ihtimalle Azmi Tlabar’ın eşi. Nitekim <em>Akis</em>’in 11 Ocak 1964 tarihli sayısında yılbaşını Abant’ta geçiren çiftler arasında Azmi ve Rezzan Tlabar’ın isimlerini de görmek mümkün.</p>
<figure id="attachment_123757" aria-describedby="caption-attachment-123757" style="width: 503px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="wp-image-123757 size-full" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/12/AFMSBDIVH085.jpg" alt="" width="503" height="783" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/AFMSBDIVH085.jpg 503w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/AFMSBDIVH085-193x300.jpg 193w" sizes="(max-width: 503px) 100vw, 503px" /><figcaption id="caption-attachment-123757" class="wp-caption-text">Celadet Kocabaş ve kardeşi Rezan Kocabaş (Tlabar) (Kaynak: SALT Arşiv)</figcaption></figure>
<p>Yazışmalarda İbcal ve Talat Arel isimleri de geçiyor, büyük ihtimalle İbcal Talat Arel tek bir kişi, zira böyle bir isim Darüşşafaka kayıtlarında mevcut.</p>
<p>Gelelim Leyla Gencer’e… İstanbul Polonezköy’de Leyla Çeyrekgil olarak doğan Gencer, İtalyan Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Devlet (Belediye) Konservatuarı Opera bölümünde eğitim alıyor. Ünlü soprano Arangi Lombardi’nin davetiyle 1949 ya da 50 yılında geldiği Ankara’da Muhsin Ertuğrul ile tanışıyor. İlk olarak Ulvi Cemal Erkin ve Fuat Türkay tarafından Türkçeye &#8220;Köylü Namusu&#8221; ismi ile çevrilen “Cavalleria Rusticana” adlı operadaki Santuzza rolüyle, 13-15 Ocak 1950 tarihinde Ankara Devlet Tiyatrosu&#8217;nda sahne aldığını biliyoruz. 1953’te Türkiye-İtalya Kültür anlaşması ile İtalya’daki kariyerine de aynı rol ile başlıyor. <a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/gila-benmayor/bir-dunya-markamiz-la-diva-turca-leyla-gencer-41103545" target="_blank" rel="noopener">1958’de operadan istifa eden/ettirilen Gencer’in</a>, yurt dışı kariyerine ağırlık verdiği sırada, şehrin ilk gözdesi Yenişehir’deki evinden Çankaya sırtlarına doğru gelişen yeni semtlere yerleşmesi, o zamanın Ankara’sını da kısaca özetler nitelikte. Nitekim o yıllarda kentin sınırları Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren Yenişehir’e doğru genişlerken, 50’li yıllardan itibaren Çankaya sırtlarına doğru giderek artan yapılaşmayla bugünün civar semtleri oluşmaya başlıyor.</p>
<p>Apartmanın dilekçeyle başlayan hikayesinin nasıl sonuçlandığına, başta Gencer olmak üzere bu isimlerin burada yaşayıp yaşamadığına dair elimizde bir kaynak ne yazık ki yok. Birçok örnekte olduğu gibi dilekçede yer alan isimler, o zamanın uzun süren inşaatları da hesaba katılırsa apartman tamamlanana kadar vefat etmiş, hayatlarını başka bir yerde sürdürmeye karar vermiş ya da başka sebeplerle hisselerini devretmiş olabilirler. Ne var ki, apartmanın bir katı, bize aktarıldığına göre, başbakan olduğu 1991’e kadarki dönemde Mesut Yılmaz tarafından kullanılmış, pek çok Ankaralının zihninde de bu şekilde kalmış.</p>
<hr />
<p>Not: Bu yazıyı ilk olarak Lavarla için kaleme alırken Her Umut Ortak Arar’da da Tlabar ailesiyle bağlantılı <a href="https://www.herumutortakarar.com/efi-apartmani/" target="_blank" rel="noopener">Efi Apartmanı</a> ve <a href="https://www.herumutortakarar.com/memduh-pasa-yalisi/" target="_blank" rel="noopener">Memduh Paşa Yalısı</a> yazıları olduğu hatırıma gelince yazının burada da yer alıp, diğer yapılarla ilişkilendirebilmesi için Nilay Örnek ile de paylaştım.</p>
<p>Beni daha farklı konularda Ankara üzerine yazmaya cesaretlendiren sevgili editörüm Seren Erciyas ile yazılarımı titizlikle okuyup eleştirilerini esirgemeyen, kendisi ve fikirleri kıymetli Sema Çavdar’a da teşekkür etmek isterim.</p>
<h2>Kaynaklar</h2>
<p><a href="https://archives.saltresearch.org">https://archives.saltresearch.org</a></p>
<p>Leyla Gencer’in Cavallaeria Rusticana’dan Innaggiamo performansı için: <a href="https://www.youtube.com/watch?v=pk81joZxOgI">https://www.youtube.com/watch?v=pk81joZxOgI</a></p>
<p><a href="https://www.ankaradaizbirakanmimarlar.com/03-vanli-yapilar">https://www.ankaradaizbirakanmimarlar.com/03-vanli-yapilar</a></p>
<p>Demokrat Parti dönemi kültür politikalarının bir özeti için:  <a href="https://www.indyturk.com/node/345671/t%C3%BCrki%CC%87yeden-sesler/yeni-bir-siyasi-iradeyle-gelen-de%C4%9Fi%C5%9Fimin-yans%C4%B1malar%C4%B1-ile-1950li">https://www.indyturk.com/node/345671/t%C3%BCrki%CC%87yeden-sesler/yeni-bir-siyasi-iradeyle-gelen-de%C4%9Fi%C5%9Fimin-yans%C4%B1malar%C4%B1-ile-1950li</a></p>
<p><a href="https://lavarla.com/sevki-vanli-ve-gencer-tlabar-arel-apartmani/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Şevki Vanlı ve Gencer-Tlabar-Arel Apartmanı&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/sevki-vanli-ve-gencer-tlabar-arel-apartmani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Su Perileri&#8217;nin yeniden dans etme ihtimali üzerine</title>
		<link>https://lavarla.com/su-perilerinin-yeniden-dans-etme-ihtimali-uzerine/</link>
					<comments>https://lavarla.com/su-perilerinin-yeniden-dans-etme-ihtimali-uzerine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ankara Apartmanları]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Nov 2022 09:40:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Yurdanur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lavarla.com/?p=123369</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>“Heykel” Heykeli ilk ne zaman fark ettim, bilmiyorum. Ankara&#8217;ya ilk geldiğim 1995 Ekim&#8217;inde Farabi Sokak&#8217;taki evimizden, okuduğum üniversitenin servis duraklarının bulunduğu Tunus Caddesi&#8217;ne giderken önünden defalarca geçmiş olmalıyım. En geç 1998 olduğundan epey eminim çünkü fotoğrafa merakım giderek artmıştı, çektiğim ilk makaralardan birinde heykelin de göründüğü tek bir pozun olduğunu hatırlıyorum. Adını yıllarca öğrenmediğimi kabul [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/su-perilerinin-yeniden-dans-etme-ihtimali-uzerine/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Su Perileri&#8217;nin yeniden dans etme ihtimali üzerine&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>“Heykel”</h2>
<p>Heykeli ilk ne zaman fark ettim, bilmiyorum. Ankara&#8217;ya ilk geldiğim 1995 Ekim&#8217;inde Farabi Sokak&#8217;taki evimizden, okuduğum üniversitenin servis duraklarının bulunduğu Tunus Caddesi&#8217;ne giderken önünden defalarca geçmiş olmalıyım. En geç 1998 olduğundan epey eminim çünkü fotoğrafa merakım giderek artmıştı, çektiğim ilk makaralardan birinde heykelin de göründüğü tek bir pozun olduğunu hatırlıyorum. Adını yıllarca öğrenmediğimi kabul ederek “heykel” demeye devam ediyorum, o zamanki haliyle, şu an havuzu da oluşturan küp taşlarla döşeli bir kaldırımın ortasında yükseliyordu. Üzerinde yer alan borulardan dökülen sular, özellikle ışığın vurduğu anlarda, rüzgarın etkisiyle hareket edip balerinlerin dans ettiği algısını yaratıyordu. Yıl 2001 veya 2002 diyelim, tam emin olmadığım bir zamanda heykelin suyu kesildi, ışıkları söndü. 2006’ya gelindiğinde Kuğulu Kavşağı düzenlemesi sırasında heykel iyice sönükleşti, mevcut yaya rotaları (en azından benimkiler) sekteye uğradı ve heykelin önünden geçmez oldu. Kabul ediyorum, bu süre içinde ben de (tez, askerlik, tez üçgeninde devam eden) hayat gailesi içinde heykeli unuttum. Hatta bir gün aklıma geldi, heykel hala orada mıydı, hatırlayamadım, öylece kaldı. Neyse, ilerleyen tarihlerde bir gün tekrar aklıma düştü ve o günden sonra olanlar da bu yazının konusunu oluşturuyor.</p>
<figure id="attachment_123370" aria-describedby="caption-attachment-123370" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="wp-image-123370 size-large" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/11/IMG_003-1024x687.jpg" alt="" width="1024" height="687" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/IMG_003-1024x687.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/IMG_003-300x201.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/IMG_003-768x515.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/IMG_003-1536x1030.jpg 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/IMG_003-2048x1374.jpg 2048w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/IMG_003-800x537.jpg 800w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-123370" class="wp-caption-text">1998 ya da 1999, benim için “heykel” ya da en iyi ihtimalle “Balerinler” olduğu yıllar</figcaption></figure>
<h2>Süleyman ve Cımbızcı</h2>
<p><a href="https://www.instagram.com/ankaraapartmanlari/" target="_blank" rel="noopener">@ankaraapartmanlari</a>&#8216;nin ilk takipçilerinden, altı boş kalan gönderilere kurgusal apartman hikayeleri yazarak dikkatimi çeken @iiyigundostusuleyman ile (bu arada sosyal medyanın yarattığı ciddi bir deformasyon olarak insanları kullanıcı adlarıyla tanımak ve tanıtmak normalleşince Süleyman&#8217;ı bir arkadaşıma böyle tanıştırıp kınanmışlığım var) ara sıra niyetlenip ertelediğimiz tanışma girişimlerimiz sonucunda tanışmıştık. İlk buluşmada kafein ağırlıklı geçen sıvı tüketimimizi yüksek dereceli alkole taşıma zamanı gelince ikinci buluşmada masaya ilk bir saat boyunca kim olduğunu söylemeyen <a href="https://www.instagram.com/ankaracimbizcisi/" target="_blank" rel="noopener">@ankaracimbizcisi</a> da eklendi ve farklı sözler söyleyebileceğimiz bir grup genç (ben hariç) olarak &#8220;Ankara&#8217;da/Ankara için ne yapabiliriz?&#8221; sorusuna cevap aramaya başladık. Kah at yarışı fanatiği komşu masaların avazı çıktığı kadar bağırarak izlediği yarışlar, kah benim upuzun bir közlenmiş biberi inatla soymaya çalışırken arkadaşları hipnotize etmemle bölünen muhabbetin ilk çıktısı kendi aramızda kurduğumuz, Süleyman&#8217;ın olanca idealizmiyle &#8220;Ankara Fedaileri&#8221; olarak adlandırdığı Whatsapp grubu oldu. Aramızda kaynaklar, görüşler, idealleri paylaştığımız gruba benim bir akşam attığım mesaj ile başladı Balerinlerin tekrar dans edebilme serüveni. Neden sosyal medya üzerinden kampanyalar düzenleyip yerel yönetimlerden kente dair talepte bulunmayı düşünmüyorduk? 31 Mart 2019&#8217;daki yerel seçim sonuçlarının yarattığı iyimser havayla (Tam da ertesi günü Kennedy Caddesi&#8217;ndeki İyimser Apartmanı&#8217;nı keşfetmem bir işaret olamaz mıydı?) sosyal medya hesapları üzerinden yazışıp bu ihtimali değerlendirmemiş miydik? Bize göre zamanı gelmişti.</p>
<h2>Kampanya başlıyor</h2>
<p>Önce heykeltıraş Metin Yurdanur ile temasa geçtik, bulduğumuz sloganı (“Vanayı Aç” ya da sosyal medyaya uygun haliyle #vanayıaç) ve talebimizi dile getirmemizle sorunun vanayla bitmediğini öğrenmemiz bir oldu: Kuğulu Kavşağı düzenlemesi sırasında heykelin havuzuna su getiren borular yok edilmişti. Sloganı &#8220;Boruyu döşe, vanayı aç!&#8221; olarak değiştirme fikrine hızlıca veda edip yazdığımız bir metinle benim 1999 yılında çektiğim bir fotoğrafı kullanıp beraber <a href="https://www.instagram.com/p/B5VlHuUAlMO/" target="_blank" rel="noopener">ilk paylaşımı</a> yaptık. Süleyman Lavarla&#8217;nın desteğini getirdi, Antoloji Ankara daha geniş kitlelere ulaşmasını sağladı derken, hiç beklenmedik bir şey oldu ve paylaşımın üstünden iki saat bile geçmeden Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen&#8217;in hesabından sesimizi duyduğuna dair mesajı aldık.</p>
<figure id="attachment_123374" aria-describedby="caption-attachment-123374" style="width: 1707px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-123374 size-full" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/11/MG_2993-min-min-scaled.jpg" alt="" width="1707" height="2560" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_2993-min-min-scaled.jpg 1707w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_2993-min-min-200x300.jpg 200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_2993-min-min-683x1024.jpg 683w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_2993-min-min-768x1152.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_2993-min-min-1024x1536.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_2993-min-min-1365x2048.jpg 1365w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_2993-min-min-800x1200.jpg 800w" sizes="(max-width: 1707px) 100vw, 1707px" /><figcaption id="caption-attachment-123374" class="wp-caption-text">Onarım başladı başlayacak diye beklediğimiz günlerde yine çekmişim, Aralık 2019</figcaption></figure>
<p>Fedailer olarak kutlamayı, kaçak çıktığımız Cinnah 19&#8217;un terasından başka bir yerde yapamazdık ama kutlama için daha çok erken olduğunu ancak sonraki süreçte deneyimledik. Olayların nasıl ilerlediği kısmı biraz karışık, sağdan soldan duyduklarımı buraya taşımayacağım elbette ama 2019 sonunda başlattığımız kampanya uzunca bir süre sürüncemede kaldı. Ara ara altını ısıttığımız kampanyada yoldaşlarımız tek tek azaldı, sen (Süleyman), ben (Apartman) ve bizim oğlan (Cımbızcı) olarak devam ederken beklenmedik bir şey oldu: Ankara&#8217;nın en kült apartmanı Sönmez&#8217;i Ankaralıların radarına sokan Ka Atölye bu sefer de heykele komşu binaya yerleşiyordu ve bu komşuluğun gereğini yerine getirmek için kampanyayı tekrar ateşlemek üzere çağrıda bulunuyordu. Hızlıca ayarladığımız ilk toplantının sürprizi, bina görevlisinin verdiği müjde oldu: Çankaya Belediyesi&#8217;nden gelmişlerdi ve heykele su ve elektrik çekmek üzere çalışmalara başlayacaklarını söylemişlerdi. Kampanya fikri ortadan kalkmamakla birlikte sürecin yavaş da ilerleyebileceğini düşünüp planladığımız “Heykelbaşı Buluşmaları”nın sadece birini gerçekleştirebildik. 17 Temmuz 2021&#8217;de Metin Hoca&#8217;nın da son dakikada kesinleşen katılımıyla Ankara&#8217;da faaliyet gösteren galeri, müze, vakıf ve sosyal medya oluşumlarını bir araya getirmeyi amaçladığımız bir toplantı yaptık. Metin Hoca heykelin havuzuna çıkıp bize <em>Su Perilerinin Dansı</em>&#8216;nı, Ka Atölye’nin yeni mekanında ise <em>Madenci</em>&#8216;yi ve daha neleri anlattı. Aklımda en çok yer eden, Metin Hoca&#8217;nın her bir heykelinin bronz döküme gitmeden önceki kil kalıbını tamamladıktan sonra atölyesinde bir parti vermesi, bu partiye Ankara&#8217;nın kültür, sanat, siyaset camialarından ünlü isimlerin katılması ve (Metin Hoca&#8217;nın özellikle vurgulamasıyla) bu partilerde o zamanlar daha ucuz olan alkolün su gibi akması geleneğiydi. Böyle bir partide yer almayı hayal bile edemezken Gizem Yurdanur’un ani davetiyle kendimizi Metin Hoca&#8217;nın atölyesinde, Yaşar Kemal Kültür Merkezi&#8217;nin önüne konmak için hazırlanmış heykelin kilden kalıbının önünde buluverdik, kampanyaya beraber başladığımız, Gizem&#8217;in &#8220;deliler&#8221; yakıştırmasını layık gördüğü Süleyman, Cımbızcı ve ben, yanımızda yeni suç ortağımız Oğuz ile birlikte. Belki alkol su gibi akmadı ama kırmızı şarap, peynir ve muz eşliğinde, rehberimizin Gizem olduğu atölye turu bana yetti de arttı.</p>
<figure id="attachment_123375" aria-describedby="caption-attachment-123375" style="width: 1441px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-123375 size-full" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/11/DSCF4709-scaled.jpg" alt="" width="1441" height="2560" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/DSCF4709-scaled.jpg 1441w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/DSCF4709-169x300.jpg 169w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/DSCF4709-576x1024.jpg 576w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/DSCF4709-768x1365.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/DSCF4709-864x1536.jpg 864w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/DSCF4709-1153x2048.jpg 1153w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/DSCF4709-800x1421.jpg 800w" sizes="(max-width: 1441px) 100vw, 1441px" /><figcaption id="caption-attachment-123375" class="wp-caption-text">Metin Yurdanur, 17 Temmuz 2021</figcaption></figure>
<h2>Su Perileri yeniden dans ediyor</h2>
<p>Gelelim açılışa. Öncelikle yenileme süreci tam da bu buluşmanın ertesi günü, 13 Ağustos’ta heykelin çevresinin <a href="https://www.instagram.com/p/CO0tnyHAsFM/" target="_blank" rel="noopener">sarılmasıyla</a> başladı. Önce heykelin üst kısmını oluşturan “kıvılcım” (ki buna tekrar geleceğiz) yenisiyle değiştirilmek üzere söküldü, havuzun taşları tek tek çıkarılıp yerine dizildi, <em>Su Perileri</em> vinçle kaldırılıp düzenlemeler tamamlandıktan sonra yerine kondu.</p>
<figure id="attachment_123380" aria-describedby="caption-attachment-123380" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-123380 size-large" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/11/IMG_8145-1-1024x683.jpg" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/IMG_8145-1-1024x683.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/IMG_8145-1-300x200.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/IMG_8145-1-768x512.jpg 768w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-123380" class="wp-caption-text">27 Ağustos 2021</figcaption></figure>
<p>17 Eylül 2021&#8217;deki açılış &#8220;Su Perileri yeniden dans ediyor&#8221; yazılı pankartlarla duyuruldu ve sonunda beklenen gün geldi. Resmen davetli olmadığımız resmi bir törenin ardından Metin Hoca&#8217;nın Lavarla&#8217;yı, Cımbızcı&#8217;yı ve bana seslendiği şekliyle Apartmanlar&#8217;ı, @iyigundostusuleyman&#8217;ı, temmuzdaki buluşmanın katılımcılarını unutmadığı konuşmasından sonra &#8220;vana açıldı&#8221; ve kıvılcımdan dağılan suların altında, “Apartmanlar” olmak vesilesiyle tanıdığım güzel insanlarla birlikte güzelce <a href="https://www.instagram.com/p/CT7NzyeIRr3/" target="_blank" rel="noopener">ıslandık</a>.</p>
<p>Burada şu ana kadar bahsetmediğim özel bir aktörden de bahsetmekte fayda var: Hürriyet Ankara muhabiri Sedat Cenikli. Heykel açıldığı sıralarda Ankaracılıktan ve habercilikten vazgeçip çoktan memleketine yerleşmiş olan Sedat ilk günden itibaren gelişmeleri haber yapmasaydı bu sonuca ulaşabileceğimizi sanmıyorum. Sosyal medyada örgütlenip binleri (iyimser bir ihtimalle on binleri) bir araya getirsek de geleneksel medyanın özellikle karar vericiler üzerindeki etkisi daha büyük. Her ne kadar Alper Taşdelen kampanyamıza ilk tepkiyi sosyal medya üzerinden vermişse de, Sedat&#8217;ın ısrarcı <strong>fikri takibiyle </strong>daha detaylı bir açıklamayı yine Sedat&#8217;ın haberine cevap olarak aynı gazete üzerinden paylaşmak gereği duymuştu. Bunu her ne kadar Sedat&#8217;a teşekkür etmek için hatırlatsam da asıl vurgulamak istediğim, yerel yönetimlerin Cımbızcı ve &#8220;Apartmanlar&#8221; gibi kişisel ya da Lavarla gibi kurumsal aktörlerle, karşılıklı ve sürekli ilişkiler kurarak kentin nabzını tutmaları gerekliliği. Çuvaldızı da kendimize batıralım: Çok hızlı, amaca yönelik örgütlenmelerle gerisini getirebileceğimiz, kenti dönüştürebileceğimiz seri kampanyalar yapmak, hatta inisiyatiflere dönüşmek varken, herkesin kendi işinin peşine düşüp ortaklaşalığı unuttuğu bir Ankara gerçeği de var. Ancak en başta beraber yola çıktığımız Süleyman ve Cımbızcı ile, bu yargımı güçlendirmeme engel olan, tam zamanında tanıştığım Lavarla ekibinden Seren, Sema ve Serkan’a da ayrıca teşekkürler.</p>
<h2>Su perileri yine dans edemiyor</h2>
<p>Lafı uzatmadan bugüne gelirsek. 2021 sonunda kışa girerken kapatılan vana, 2022&#8217;nin ilkbahar aylarında açıldıktan sonra kıvılcımın oluşturduğu fıskiye bir türlü ayar tutmadı. Havuza dökülüp devir daim sistemi aracılığıyla tekrar kıvılcımdan dökülmesi gereken sular yerlere döküldüğü için türlü müdahalelerin ardından özgün tasarımından alabildiğine uzak bir hale getirildi. Çankaya Belediyesi’nden temasa geçtiğimiz üst düzey yöneticiler heykeli onarma konusunda niyetlerini tekrar tekrar dile getirmiş olsalar da şu güne kadar gerek heykeli o haliyle kabul eden Ankaralıların, gerekse heykele o müdahaleyi reva gören yöneticilerin ortak tavrıyla <em>Su Perileri</em>’nin dans edemeyişi son 50 yılın Ankara&#8217;sının bir özeti haline geldi: Çok güzel olabilecekken hoyratça kırılıp dökülmüş ve buna da kimse karşı çıkmamış.</p>
<p>Kendi kişisel deneyimimden “heykel”in “Su Perilerinin Dansı”na, daha doğrusu dans edememesine devam eden süreç kısaca böyle ilerledi, bunu da Lavarla ve Ankara için kayda düşmek istedim.</p>
<figure id="attachment_123376" aria-describedby="caption-attachment-123376" style="width: 728px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-123376 size-large" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/11/MG_9698-728x1024.jpg" alt="" width="728" height="1024" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_9698-728x1024.jpg 728w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_9698-213x300.jpg 213w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_9698-768x1080.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_9698-1092x1536.jpg 1092w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_9698-1456x2048.jpg 1456w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_9698-800x1125.jpg 800w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_9698-scaled.jpg 1820w" sizes="(max-width: 728px) 100vw, 728px" /><figcaption id="caption-attachment-123376" class="wp-caption-text">Su Perilerinin Dansı, 27 Eylül 2021</figcaption></figure>
<h3><strong>Dipnot niyetine</strong></h3>
<p>Ulus Meydanı&#8217;ndan başlayıp, geçmiş yıllarda yine sosyal medya üzerinden geniş kitlelere ulaşan bir<a href="https://www.instagram.com/ilhankomanyerinekonanakadar" target="_blank" rel="noopener"> seferberlik</a> sonunda yerine, aslına uygun bir kopyası konan İlhan Koman&#8217;ın Seğmenler Parkı’ndaki heykeline kadar Ankara&#8217;nın seçilmiş heykelleri, hiç de aylak olmayan sevgili Sema Çavdar’ın titizlikle hazırladığı, yetenekli Rüya İğit&#8217;in çizdiği <a href="https://www.rotapusula.co/"><em>Ankara Keşif Haritası Pusula 2</em></a> edinilip, “Heykellerin Sürekliliği” rotası sayesinde keyifle deneyimlenebilir.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/su-perilerinin-yeniden-dans-etme-ihtimali-uzerine/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Su Perileri&#8217;nin yeniden dans etme ihtimali üzerine&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/su-perilerinin-yeniden-dans-etme-ihtimali-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>100. Yıl Çarşısı’nın yıkılıp yerine park yapılması ihtimali üzerine</title>
		<link>https://lavarla.com/100-yil-carsisinin-yikilip-yerine-park-yapilmasi-ihtimali-uzerine/</link>
					<comments>https://lavarla.com/100-yil-carsisinin-yikilip-yerine-park-yapilmasi-ihtimali-uzerine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ankara Apartmanları]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Aug 2022 06:00:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[100. Yıl Çarşısı]]></category>
		<category><![CDATA[100. Yıl Çarşısı ve Yakın Çevresi Fikir Projesi Yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[Ulus]]></category>
		<category><![CDATA[Ulus Tarihi Kent Merkezi Projesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lavarla.com/?p=121306</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>1967 yılında İl Özel İdaresi tarafından açılan “Ankara, Ulus Meydanı Çarşı ve Büro Binası Proje Yarışması” sonucunda birincilik ödülü Semra ve Orhan Dikel ekibinin projesine verilmiş. İnşaatı 1969’da başlayan tesisin tamamlanması ancak 1981’i bulduğu için Atatürk’ün 100’üncü doğum yıldönümünden hareketle “100. Yıl Çarşısı” olarak adlandırılmış. Yapı, zaman içinde çeşitli müdahaleler sonucunda özgün karakterini kaybetmiş; öncelikle [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/100-yil-carsisinin-yikilip-yerine-park-yapilmasi-ihtimali-uzerine/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;100. Yıl Çarşısı’nın yıkılıp yerine park yapılması ihtimali üzerine&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="padding-left: 40px;">1967 yılında İl Özel İdaresi tarafından açılan “Ankara, Ulus Meydanı Çarşı ve Büro Binası Proje Yarışması” sonucunda birincilik ödülü Semra ve Orhan Dikel ekibinin projesine verilmiş. İnşaatı 1969’da başlayan tesisin tamamlanması ancak 1981’i bulduğu için Atatürk’ün 100’üncü doğum yıldönümünden hareketle “100. Yıl Çarşısı” olarak adlandırılmış. Yapı, zaman içinde çeşitli müdahaleler sonucunda özgün karakterini kaybetmiş; öncelikle çarşının çevresiyle ilişkisini güçlendirmek ve alandaki yaya trafiğini hafifletmek için boş bırakılan zemin kat kapatılmış, dükkanlara asma katların eklenmesinin yanı sıra cepheye projede olmayan müdahaleler yapılmış ve sonuçta bugün, çoğu Ankaralının geçerken anlam veremediği ve birçoğunun da bu sebepten dolayı yıkılmasını istediği veya umursamadığı bir yapıya dönüşmüş.</p>
<figure id="attachment_121307" aria-describedby="caption-attachment-121307" style="width: 705px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-121307" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/08/100.yil-carsisi-ankara-ulus.png" alt="" width="705" height="617" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/08/100.yil-carsisi-ankara-ulus.png 941w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/08/100.yil-carsisi-ankara-ulus-300x263.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/08/100.yil-carsisi-ankara-ulus-768x673.png 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/08/100.yil-carsisi-ankara-ulus-800x701.png 800w" sizes="(max-width: 705px) 100vw, 705px" /><figcaption id="caption-attachment-121307" class="wp-caption-text">Sonradan 100. Yıl Çarşısı olarak adlandırılacak “Ankara, Ulus Meydanı Çarşı ve Büro Binası Proje Yarışması”nı kazanan Semra ve Orhan Dikel’in proje maketi (<em>Mimarlık</em> 45, 5-7 (1967).</figcaption></figure>
<p><em>Mimarlık Dergisi</em>’nin 1967 yılında basılan 7’nci sayısından özetle: Dikel’lerin projesini çekici kılan özellik olan zemin katın boş bırakılmasıyla, yani karşısındaki “emrivaki” meydanı Ankara Palas’a doğru devam ettirip “şekli ve gayesi belirsiz bir şehir mekanı doğurma tehlikesi” yaratmayacak, Ankara’nın iklim şartlarına uygun bir şekilde üstü kapalı bir meydan oluşturacak bir yapı olmasıymış. Özetle, 100. Yıl Çarşısı Ulus’a üstü kapalı bir meydan kazandırmakla kalmamış, mevsimler izin verdiğince dönemsel olarak kullanılabilecek teraslara da sahip bir yapı ortaya çıkmış.  Ankaralılar, yapının I. TBMM binasına yakın tarafındaki alçak terasının bir dönem çay bahçesi olarak kullanıldığını aktarıyorlar ancak diğer teraslar hiçbir zaman kullanılmamış.</p>
<p>Çok katlı ofis bloğu, jürinin belirlediği temel prensiplere bağlı kalınarak Merkez Bankası tarafına yerleştirilmiş. Böylelikle çarşı kompleksi, kesişiminde yer aldığı caddeleri daraltmamış, bir zamanlar ovaya doğru bakan Zafer Anıtı’nın önünü de kapatmamış. Burada eklemek istediğim bir nokta da, saydığımız modern mimari eserlerin tamamının, 1950’lerden başlayarak cazibesini şehrin yeni gelişen bölgesine (yani Yenişehir’e) kaptıran Ulus’un tekrar çekim merkezi haline gelebilmesi için planlanan, tümü yarışmayla elde edilen ve başarıyla uygulanan projeler olması. Yine bu yapıların yıkılarak Ulus’un cazibesinin geri kazandırılacağı düşüncesi ise hayli düşündürücü.</p>
<figure id="attachment_121308" aria-describedby="caption-attachment-121308" style="width: 941px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-121308 size-full" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/08/100.yil-carsisi-ankara-ulus-2.png" alt="" width="941" height="627" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/08/100.yil-carsisi-ankara-ulus-2.png 941w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/08/100.yil-carsisi-ankara-ulus-2-300x200.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/08/100.yil-carsisi-ankara-ulus-2-768x512.png 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/08/100.yil-carsisi-ankara-ulus-2-800x533.png 800w" sizes="(max-width: 941px) 100vw, 941px" /><figcaption id="caption-attachment-121308" class="wp-caption-text">Fotoğraf: Ankara Apartmanları Instagram Hesabı</figcaption></figure>
<h2>Bugüne gelirsek</h2>
<p>Ulus’taki modern mimari yapıların yıkımı yeni bir tartışma değil; planlama geçmişini bir kenara bırakırsak, ilk defa Aralık 2004’te “Ulus Tarihi Kent Merkezi Projesi” ile gündeme gelmiş<sup>[1]</sup>, dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Ulus İş Hanı, Anafartalar Çarşısı, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü (ki çoğu kişinin ayrı bir bina sandığı bu yapı Ulus İş Hanı’nın ofis bloğudur, tıpkı yıkılan çok katlı bloğun Anafartalar Çarşısı’nın ofis bloğu olduğu gibi), (2003’te geçirdiği yangından sonra o tarihlerde henüz yıkılmamış olan) Modern Çarşı ve 100. Yıl Çarşısı’nın yıkılıp yerlerinin yeşil alana çevrileceğini, hatta buraya eski Ankara Evi tipi binalar yapılacağını duyurmuş. Bu andan itibaren örgütlü mimarlık camiasından tepki görmeye başlasa da proje gündemden hiç kalkmamış, sadece planın içeriğinde bazı değişiklikler olmuş. Örneğin, ilk yapılan açıklamalarda yıkılan çarşıların yerine yeşil alan yapılacağı, buralardaki esnafın devasa bir “Ankara Evi” görünümlü yeni bir çarşı binasına yerleştirileceği<sup>[2]</sup> söylense de böyle bir projeye dair herhangi bir görsele rastlanmıyor oluşu kaderin bilinçaltlarımıza bir lütfu. Zira 2018’de sabık başkan görevden alınıp yerine gelen (ve sonradan geçici olduğu anlaşılan) sabık başkan projenin altını tekrar ısıttı. Modern mimari eserleri yıkıp, Ulus’tan geçen trafiği nasıl yer altına alacağını bir animasyon<sup>[3]</sup> ile bize gösterirken Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü binasının yerinde yükselen ve şimdi yerinde Merkez Bankası Binası bulunan I. Evkaf Apartmanı’nın (Belvü Palas olarak da bilinir) hayaleti göz kırpıyordu. Ve tarihe, mimariye ya da herhangi bir bilimsel yaklaşıma saygısı olan herkesin tüyleri diken diken oluyordu.</p>
<figure id="attachment_121310" aria-describedby="caption-attachment-121310" style="width: 743px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-121310" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/08/ulus-meydan-projesi.png" alt="" width="743" height="375" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/08/ulus-meydan-projesi.png 941w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/08/ulus-meydan-projesi-300x151.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/08/ulus-meydan-projesi-768x387.png 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/08/ulus-meydan-projesi-800x403.png 800w" sizes="(max-width: 743px) 100vw, 743px" /><figcaption id="caption-attachment-121310" class="wp-caption-text">Kaynak: TRT Haber</figcaption></figure>
<p>2018’de Anafartalar Çarşısı’nın ofis bloğu yaz sıcağında Ankaralıları toz ve muhtemelen asbeste boğarken 2019 geldiğinde beklenemedik bir şey oldu ve Mansur Yavaş 2014’te kıl payı kaybettiği seçimi bu sefer kazandı. Muhalefetin büyükşehirleri geri kazanmasının gürültü patırtısı içinde gözde kaçan, Yavaş’ın 25 Şubat 2019<sup>[4]</sup> tarihli bir tweeti oldu. Burada “Ulus’a bir de Mansur Yavaş’ın gözünden bakarken”<sup>[5]</sup> dikkatli gözlerden kaçmayan, trafiğe kapatılmış caddelerin parlak döşemelerinde ilerleyen İstiklal Caddesi’nden aparma tramvay, erken Cumhuriyet dönemi yapılarının (elbette led ile) ışıklandırılmış cephe detaylarının önünde “boza ve sağlep” (salep yazılır, bazen sağlep okunur ama hiçbir zaman sağlep yazılmaz) sunan büfemsi mekanlar Ulus’un başına gelebileceklerin bir habercisiydi. Neyse ki görünürde yıkımı gerektirdiği düşünülen bir proje gibi durmasa da trafiğin yerin altına alınabileceğini düşünmek bile Ulus’un çok katmanlı, binlerce yıllık tarihinden bihaber projeler üretilebileceğinin işaretçisi gibi görünüyordu.</p>
<figure id="attachment_121311" aria-describedby="caption-attachment-121311" style="width: 941px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-121311 size-full" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/08/Resim1-1.png" alt="" width="941" height="462" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/08/Resim1-1.png 941w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/08/Resim1-1-300x147.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/08/Resim1-1-768x377.png 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/08/Resim1-1-800x393.png 800w" sizes="(max-width: 941px) 100vw, 941px" /><figcaption id="caption-attachment-121311" class="wp-caption-text">Mansur Yavaş’ın 25 Şubat 2019 tarihli Twitter paylaşımından</figcaption></figure>
<h2>Yıkım, fikir yarışması ve anket</h2>
<p>Yavaş’ın hızla el attığı yönetimde önceliği Ulus olmayınca ve Ürgüp Belediye Başkanlığı göreviyle tanıdığımız Bekir Ödemiş, Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanı olarak atanmıştı. Kendisinin akademiyle ve konunun uzmanları ile iletişime açık olması<sup>[6]</sup> gibi artılar sayesinde aldığımız rahat nefes 2020 Haziran’ında 100. Yıl Çarşısı’nın yıkım ihalesinin duyurulmasıyla kesildi. Docomomo_tr, ICOMOS Türkiye, KORDER, Mimarlar Derneği 1927, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve Türk Serbest Mimarlar Derneği temsilcileri ve bir grup akademisyen, yıkım sürecinin durdurulması ve çözüm önerileri geliştirilebilmesi için toplandı<sup>[7]</sup> ve bu temaslardan “100. Yıl Çarşısı ve Yakın Çevresi Fikir Projesi Yarışması” doğdu. 2022’ye gelindiğinde, şubat ayında duyurulan yarışma mayısta sonuçlandı, 3 eşdeğer ödül ve 5 mansiyon ödülü alan projelerin tümü yeniden işlevlendirme yoluyla yapıyı korumayı amaçlıyordu. Hangisi uygulanacak, nasıl karar verilecek derken 5 Temmuz’da Başkent Mobil Uygulaması’nın “Söz Hakkı” kısmında açılacak bir anketle kabaca “bu projelerden birini mi uygulayalım” yoksa “yerine park mı yapalım” gibi tuhaf sorularla karşı karşıya kaldık. Anlaşılan sonuçtan memnun olmayan birileri, hiçbir bilimsel değeri olmayan bir “anket” ile binanın sonunu getirmeye niyetliydi; gerçi sonuç en başından da belliydi. 19 Ağustos günü anket sonucu açıklandığında beni en çok şaşırtan sadece yüzde 69 evet çıkmasıydı<sup>[8]</sup>. Topu topu 28 bin kişi oy kullanmıştı ve bunun 20 bin kişiye yakını anlamadığı, tanımadığı, belki de hiç görmediği bir binaya düşman kesilmiş, onun yıkılmasını istiyordu.</p>
<h2>Sonuç gibi ama değil</h2>
<p>Geldiğimiz noktada sorunlu gördüğüm bir başka durum, mimari eserlerin korunmasına ve bunun için de değerlerinin anlaşılmasına dair yapılan bilgilendirme ve tartışmaların hep mimarlık camiası içinde kalması. Örneğin, bahsettiğimiz yarışma en detaylı olarak Arkitera websitesi başta olmak üzere yine mimari mecralarda paylaşıldı. Kamuoyunun bilgi eksikliği göz önünde bulundurulduğunda en azından hedef kitlesi mimarlık camiasıyla kısıtlı kalmayıp, başta sosyal medya olmak üzere, farklı mecralarda paylaşılsa 100. Yıl Çarşısı’nın yeniden işlevlendirmeyle Ulus’ta bir çekim merkezi yaratabileceğini daha fazla insan görebilirdi. Zira, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Lavarla sosyal medya hesaplarında yapılan konuyla ilgili paylaşımlarda, özellikle yıkım taraftarı olanların proje yarışmasından veya anketin diğer seçeneği olan park alanı yapılmasından haberdar olmadığı, binanın sadece yıkılmasını istedikleri gözden kaçacak gibi değildi.</p>
<p>Anketin açıklanmasını takiben binanın etrafı tahta perdelerle çevrildi. Görünen o ki Ankara Büyükşehir Belediyesi yıkım için elini çabuk tutacak, yaz sıcağının uzatmalarında Ulus’tan geçenlere toz ve muhtemelen asbest solutacak. Tutmayacak bir kehanet olmasını umsam da bu yıkım, tıpkı öncekilerde olduğu gibi, bu sefer de başka yıkımlar için emsal oluşturacak. Ankara, Cermodern örneğiyle yeniden işlevlendirme (<em>adaptive reuse</em>) kavramıyla tanışalı çok olsa da Havagazı Fabrikası, 100. Yıl Isı Merkezi, Çubuk Barajı Gazinosu gibi kayıp fırsatların ardından ağıt yakmak yerine elinde kalanı yeniden değerlendirmeyi (ya da işlevlendirmeyi) düşünmeli. Buna ek olarak, Ulus için tüketim odaklı gelişim planlarının sürdürülebilir olmadığı, kültürel/yaratıcı sektörlerin bölgede palazlanmasıyla gerçekten değer yaratılabileceği ihtimalleri konuşulmalı.</p>
<hr />
<h2>Kaynaklar</h2>
<p>[1] “Ulus’un çarşıları tarih oluyor”, <em>Sabah</em>, 17 Aralık 2004.<br />
[2] “Ulus’a Ankara Evi”, <em>Hürriyet</em>, 30 Aralık 2004.<br />
[3] &#8220;Ulus meydanında araç trafiği tamamen yerin altına alınacak&#8221;, TRT Haber, 20 Eylül 2018, <a href="https://www.trthaber.com/haber/gundem/ulus-meydaninda-arac-trafigi-tamamen-yerin-altina-alinacak-385600.html" target="_blank" rel="noopener">https://www.trthaber.com/haber/gundem/ulus-meydaninda-arac-trafigi-tamamen-yerin-altina-alinacak-385600.html </a><br />
[4] Mansur Yavaş&#8217;ın ilgili <a href="https://twitter.com/mansuryavas06/status/1099976553205846016" target="_blank" rel="noopener">tweeti</a><br />
[5] Videonun sonunda “Ulus’a bir de benim gözümden bakın – Mansur Yavaş” yazmaktadır.<br />
[6] Örneğin Aralık 2019’da TEDU MAUS’un düzenlediği “Yerinde Tarih” serisinin Anafartalar Çarşısı ayağında aramıza katılmış, yaptığı konuşmada başta Ulus’un çarşıları ve hal konusunda uzmanların görüşleri doğrultusunda hareket edeceklerini ilan etmişti.<br />
[7] Sürecin kapsamlı bir aktarımı için Elif Selena Ayhan Koçyiğit, Leyla Etyemez Çıplak ve Yiğit Acar’ın “100. Yıl Çarşısı Koruma &#8211; Yıkım Tartışmaları ve Ulus Tarihî Kent Merkezine Bütüncül Yaklaşım Önerisi” <a href="http://www.mimarlikdergisi.com/index.cfm?sayfa=mimarlik&amp;DergiSayi=430&amp;RecID=5126" target="_blank" rel="noopener">makalesi</a> incelenebilir.<br />
[8] Detaylı bilgi için:<a href="https://www.arkitera.com/haber/ulus-meydani-ve-100-yil-carsisiin-gelecegi-icin-baslatilan-anket-sonuclandi/" target="_blank" rel="noopener"> Arkitera.com</a></p>
<p>Kapak Görseli: <a href="https://www.instagram.com/ankaraapartmanlari/" target="_blank" rel="noopener">@ankaraapartmanlari</a></p>
<p><a href="https://lavarla.com/100-yil-carsisinin-yikilip-yerine-park-yapilmasi-ihtimali-uzerine/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;100. Yıl Çarşısı’nın yıkılıp yerine park yapılması ihtimali üzerine&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/100-yil-carsisinin-yikilip-yerine-park-yapilmasi-ihtimali-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
