<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Oğuzhan Öztürk, Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı sitesinin yazarı.</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/author/oguzhan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/author/oguzhan/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 02 Oct 2020 15:19:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>Oğuzhan Öztürk, Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı sitesinin yazarı.</title>
	<link>https://lavarla.com/author/oguzhan/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Depodan Tiyatroya: Kulis Sanat</title>
		<link>https://lavarla.com/depodan-tiyatroya-kulis-sanat/</link>
					<comments>https://lavarla.com/depodan-tiyatroya-kulis-sanat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Oğuzhan Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Apr 2017 07:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mekan]]></category>
		<category><![CDATA[Pusula]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Kulis Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://lavarla.com/?p=13500</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Ankara insanı tiyatroyu sever. Hatta bu sevgisi sebebiyle başta Ankara Devlet Tiyatroları ve birçok Ankara kökenli özel tiyatro, çıkardığı oyunlar aracılığıyla tüm Türkiye&#8217;de sesini duyurmayı başarmıştır. Bu kadar başarılı tiyatrosu olan bir şehirde doğal olarak kaliteli bir oyuna bilet bulabilmek herkes için zor. Ancak hemen hemen haftanın her günü kaliteli ve eğlenceli bir gece geçirmenizi [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/depodan-tiyatroya-kulis-sanat/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Depodan Tiyatroya: Kulis Sanat&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ankara insanı tiyatroyu sever. Hatta bu sevgisi sebebiyle başta Ankara Devlet Tiyatroları ve birçok Ankara kökenli özel tiyatro, çıkardığı oyunlar aracılığıyla tüm Türkiye&#8217;de sesini duyurmayı başarmıştır. Bu kadar başarılı tiyatrosu olan bir şehirde doğal olarak kaliteli bir oyuna bilet bulabilmek herkes için zor. Ancak hemen hemen haftanın her günü kaliteli ve eğlenceli bir gece geçirmenizi sağlayacak ve bilet bulmanın şu an için kolay olduğu bir tiyatro olan &#8220;Kulis Sanat&#8221; sizi Bahçeli 7. Cadde&#8217;de bekliyor. Ayrıca bu tiyatro diğer özel tiyatrolara nazaran daha uygun fiyattan satıyor biletlerini. Tamamıyla  sanatın sanat için yapıldığı ve seyircinin sanata dokunabildiği  bir butik tiyatro burası.</p>
<p style="text-align: justify;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-13502 aligncenter" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Kulis-Sanat-4.jpeg" alt="" width="1000" height="667" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Kulis-Sanat-4.jpeg 1000w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Kulis-Sanat-4-300x200.jpeg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Kulis-Sanat-4-768x512.jpeg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Kulis-Sanat-4-696x464.jpeg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Kulis-Sanat-4-630x420.jpeg 630w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Ankaralı iki konservatuvar mezunu Serkan Melikoğlu ve Emre Yurttakalın, kurduğu bu küçük tiyatro, her ay yaklaşık olarak 10&#8217;dan  fazla  tiyatro oyununu ve sanat gösterisini, sanat severler ile buluşturuyor.  Bahçeli sokaklarında dolaştıktan ve arkadaşlarınızla kahvelerinizi yudumladıktan sonra gecenizi tiyatroyla sonlandırmak isterseniz tercihinizi Kulis Sanattan yana kullanmalısınız. Çünkü Kulis Sanat, üniversitenin ikinci sınıfında doğan bir istekle ve tamamıyla el emeği ile  ortaya çıkmış bir yer. İçeride sanata dair her şeyi bulabileceğiniz bu yerin, aslında kendisi başlı başına bir sanat eseri olarak karşınızda duruyor. Bunu fark etmeniz için tiyatronun kapısından adım atmanız yeterli olacaktır. Siz biletinizi alıp, ders vakti dışında bekleme salonu olarak kullanılan, balo ve modern dans sınıfına girdiğinizde,  bu küçük ama renkli yerin ne kadar zor şartlarda ve nasıl büyük fedakarlıklarla oluştuğunu hissedebiliyorsunuz. Duvarlarında bulunan, kendi deyimleriyle, aile albümlerine baktığınızda içeride nasıl bir bağ olduğunu anlıyor ve sizi bekleyen oyunun güzel olacağından emin oluyorsunuz.</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class=" wp-image-13503 aligncenter" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Kulis-Sanat-2-1024x768.jpeg" alt="" width="699" height="524" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Kulis-Sanat-2.jpeg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Kulis-Sanat-2-300x225.jpeg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Kulis-Sanat-2-768x576.jpeg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Kulis-Sanat-2-80x60.jpeg 80w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Kulis-Sanat-2-265x198.jpeg 265w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Kulis-Sanat-2-696x522.jpeg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Kulis-Sanat-2-560x420.jpeg 560w" sizes="(max-width: 699px) 100vw, 699px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Kulis Sanat&#8217;ın, Lavarla’ya konu olmasındaki en önemli sebebe gelecek olursak, eğer bu yetenekli iki insan böyle bir işe hiç girişmeseydi, bir apartmanın deposu olarak kalmaya devam edecek olmasıdır. İçeriye bu zamana kadar hiç ustanın girmediğini ve elektriğin çekilmesinden tutun da, mutfak tezgahına kadar her şeyi kendilerinin yaptığından  söz etmek istiyoruz size. İşe yeni başladıkları dönemde burayı ayakta tutabilmek için temizlik işlerinden, tiyatronun yönetimine kadar aklınıza gelebilecek her şeyi kendileri yapmışlar. Bir yandan paspas atarken bir yandan da kayıt alıp, tiyatro yapıyorduk diyorlar. Hatta bir keresinde kursa kayıt yaptırmak için gelen bir müşteriyi buranın kurucusu olduklarına inandıramadıklarını anlatıyorlar. Sanata eğilmeden önce birçok farklı meslek ve organizasyonda görev aldıkları için hiçbir şeyden gücenmediklerini, amaçlarının yalnızca kendilerinin istedikleri gibi sanat yapabilecekleri bir yer inşa etmek olduğunu belirtiyorlar. Tüm bunları anlatırken  gözlerindeki o ışığı gördüğünüzde daha çok şey yapacaklarını da anlıyorsunuz.</p>
<p style="text-align: justify;">Geçilen zorlu fakat eğlenceli 4 yılın ardından, kurdukları yerde, kendileri gibi iş bulmakta güçlük çeken ve tiyatroyu tiyatro olduğu için seven konservatuvar mezunu arkadaşlarına bir dayanak noktası olarak var oluyorlar.  Ayrıca yalnızca bununla yetinmeyip, yetiştirdikleri kursiyerlerine iyi bir tiyatrocu olmaktan çok, iyi bir tiyatro insanı olmalarını öğretiyorlar. Eğer siz de sadece tiyatroyla yetinmek istemiyor ve bu aileyi daha yakından tanımak istiyorsanız, şu an için tiyatro gösterilerinin yanı sıra bale, müzik, diksiyon, drama ve konservatuvara hazırlık kurslarına kayıt yaptırabilir ve Ankara’ya sanatla bakmaya başlayabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün bu anlattıklarımızdan sonra Kulis Sanat&#8217;ta gitmeyi isterseniz sizlere yol göstermek amacıyla, tüm kaliteli ve sıcak oyunlar arasından seçtiğimiz 3 farklı türe ait  3 oyundan kısaca bahsedelim.</p>
<h5 style="text-align: justify;"><strong>Geçmiş Zaman Olur Ki</strong></h5>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-13506 aligncenter" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Geçmiş-zaman-olur-ki.jpg" alt="" width="720" height="480" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Geçmiş-zaman-olur-ki.jpg 720w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Geçmiş-zaman-olur-ki-300x200.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Geçmiş-zaman-olur-ki-696x464.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Geçmiş-zaman-olur-ki-630x420.jpg 630w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p style="text-align: justify;">İlk olarak 4 senedir kapalı gişe oynayan ve Türk kültürünün vazgeçilmezi olan orta oyunun günümüz uyarlaması olarak karşımıza çıkan  Geçmiş Zaman Olur Ki’ye değinmekte yarar var. Orta oyun kahramanlarından olan Kavuklu ve Pişekar’ın maceralarının anlatıldığı bu oyun, müzikal ve interaktif bir güldürü olarak karşımıza çıkıyor. Seyirciyle her zaman temas halinde olan ve Kavuklunun mahalle seçimine izleyiciyi de taşıyan bir politik komedi. Kulis Sanat&#8217;ın kurucuları olan  Serkan Melikoğlu  ve Emre Yurttakalın da  aralarında olduğu 4 kişilik, 2 perdelik bir oyun.</p>
<h5 style="text-align: justify;"><strong>Ölümü Ardında Gezdirenler</strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-13507 aligncenter" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Ölümü-Ardında-Gezdirenler.jpeg" alt="" width="960" height="960" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Ölümü-Ardında-Gezdirenler.jpeg 960w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Ölümü-Ardında-Gezdirenler-200x200.jpeg 200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Ölümü-Ardında-Gezdirenler-300x300.jpeg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Ölümü-Ardında-Gezdirenler-768x768.jpeg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Ölümü-Ardında-Gezdirenler-696x696.jpeg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Ölümü-Ardında-Gezdirenler-420x420.jpeg 420w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Ömer Naci Topcu’nun  yönettiği ve Ersen Ocak’ın oynadığı tek kişilik dram oyunu olan Ölümü Ardında Gezdirenler, Sabahattin Ali’nin seçme öykülerinden oyunlaştırılmış bir performans oyunudur. Bizden olan öyküleri, ölümle harmanlanarak bize anlatan oyunda, sizin de kendinize ait bir taraf  bulacağınıza hiç şüpheniz olmasın.</p>
<h5 style="text-align: justify;"><strong>Aşk Bir Şey Değildir</strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-13508 aligncenter" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Aşk-Bir-Şey-Değildir.jpg" alt="" width="732" height="488" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Aşk-Bir-Şey-Değildir.jpg 800w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Aşk-Bir-Şey-Değildir-300x200.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Aşk-Bir-Şey-Değildir-768x512.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Aşk-Bir-Şey-Değildir-696x464.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/04/Aşk-Bir-Şey-Değildir-630x420.jpg 630w" sizes="(max-width: 732px) 100vw, 732px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Sinan Pekinton’un yönettiği, Emre Yurttakalın ve Ayşin Tabiloğlu’nun oynadığı, kadın erkek ilişkilerini arabesk bir yorumla harmanlayarak izleyiciye aktaran bu oyun, keyifli bir akşam geçirmeniz için güzel bir tercih olabilir. Dekorsuz olarak sahnelenen ancak yarattığı sıcak ve samimi ortamla izleyiciyi oyunun içine çekmeye başaran oyun, 50 dk ve tek perde olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Adres:</strong> Bahcelievler 62. Sok. No:32<br />
<strong>Tel:</strong> (0312) 212 22 43</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.facebook.com/kulissanategitim/?fref=ts" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Facebook</a> / <a href="https://www.instagram.com/kulissanat/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Instagram</a> / <a href="http://www.kulissanat.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Websitesi </a></p>
<p><em><strong>Yazar:</strong> Oğuzhan Öztürk</em></p>
<hr />
<p><em>Reklam değildir.</em></p>
<p><a href="https://lavarla.com/depodan-tiyatroya-kulis-sanat/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Depodan Tiyatroya: Kulis Sanat&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/depodan-tiyatroya-kulis-sanat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sinemanın Caz Hali &#8216;La La Land&#8217;</title>
		<link>https://lavarla.com/sinemanin-caz-hali-la-la-land/</link>
					<comments>https://lavarla.com/sinemanin-caz-hali-la-la-land/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Oğuzhan Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2017 07:37:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Caz]]></category>
		<category><![CDATA[La La Land]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://lavarla.com/?p=10668</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>2016’nın en çok konuşulan filmlerinden biri olan Damien Chazelle’nin yönettiği La La Land, müzik ve sinemanın  mükemmel bir birleşimi olarak beyaz perdede karşımıza çıkıyor. Film izleyiciyi, parlak renklerin var olduğu ve herkesin mutlu bir şekilde dans ettiği bir dünyaya sürüklüyor. Bu dünyada  sizin de kendinizden bir parça bulmamanız işten bile değil. Çünkü film her insanın [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/sinemanin-caz-hali-la-la-land/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Sinemanın Caz Hali &#8216;La La Land&#8217;&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">2016’nın en çok konuşulan filmlerinden biri olan Damien Chazelle’nin yönettiği La La Land, müzik ve sinemanın  mükemmel bir birleşimi olarak beyaz perdede karşımıza çıkıyor. Film izleyiciyi, parlak renklerin var olduğu ve herkesin mutlu bir şekilde dans ettiği bir dünyaya sürüklüyor. Bu dünyada  sizin de kendinizden bir parça bulmamanız işten bile değil. Çünkü film her insanın içinde bulunan o küçük umut ışığına ve hayallerine dokunuyor. Film bittikten sonra biraz durup düşünmeye ve hayalini kurduğunuz yaşamın neresinde olduğunuzu sorgulamaya başlıyorsunuz. Bir de buna ek olarak film size harika bir caz dinleme imkanını bonus olarak veriyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-10672 aligncenter" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/01/la-la-land-lavarla-yorum-ankara.jpeg-2.jpg" alt="" width="721" height="418" /></p>
<p style="text-align: justify;">Karakterler, giydikleri ayakkabıdan tuttun da olaylar karşısında verdikleri tepkilerine kadar her şeyiyle caz müziğin vücut bulmuş haline dönüşüyor. Kamyonetin arkasından çıkan bir müzik grubuyla ya da ayakkabıdan çıkan seslerle bir anda kendinizi cazın içinde buluyorsunuz. Bir yandan filmi izlerken bir yandan da elinizle ya da ayağınızla ritm tutmaya başlıyorsunuz. Buna ek olarak yıllardır özlemini duyduğumuz müzikal film türüne yakışan danslar da ekranda belirmeye başlayınca, filmi yüzünüzde bir gülümsemeyle hayran bir biçimde izliyorsunuz.</p>
<p style="text-align: justify;">Film tıpkı caz müziği gibi klasiklerden beslenerek hareket eden bir yapıya sahip. Nasıl ki caz, klasik Amerikan blues’undan etkilenerek tamamiyle Amerika’ya ait bir müzik türü olarak ortaya çıkmışsa, film de Hollywood film endüstrisinin ortaya çıkardığı birçok film klişelerini bir arada bulunduruyor, bu durum bazen rüzgarla uçan bir fötr şapkayla, bazen eski müzikal filmlerdeki dansların varlığıyla kendini gösteriyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-10671 aligncenter" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/01/lalaland-girldancers-lavarla.jpg" alt="" width="727" height="303" /></p>
<p style="text-align: justify;">Tabi ki film, cazı sadece klasik bir müzik türü olarak içinde barındırmıyor. Caz müziğinin içinden gelen farklı enstrümanların ahenkli yapısı filmde tamamıyla iki farklı karakterin ahenkli ilişkisinde de kendini gösteriyor. Birbirinden farklı iki karakter, farklı sanat dallarından, farklı bakış açılarıyla tıpkı cazda olduğu gibi bir araya geliyor. İkisi birlikte tıpkı caz gibi zorlu fakat mutlu bir sonsuzluk içinde ilerliyorlar. Cazı dinleyen insanların mutluluğu gibi onları izleyen insanların mutluluğu da kaçınılmaz oluyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Caz müziğinin filme olan etkisi yalnızca filmin senaryosuna has bir şey olmayarak yönetmenin görüntülerle konuştuğu teknik bölümde de varlığını koruyor. Filmde renk olarak caz müziğinin olmazsa olmazı mavi ve kırmızı her daim izleyiciye aktarılıyor. Kurulan atmosferde genellikle caz müziğinin yapıldığı o sıcak ve samimi ortamlar başarılı bir şekilde aktarılıyor. Buna ek olarak filmin kurgusu, tıpkı caz müziğinde olduğu gibi bazen parça içinde solo atılan bir yer gibi sakinken, bazen de tüm enstrümanların coşkulu bir şekilde çaldığı gibi hareketli bir yapıya sahip.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-10673 aligncenter" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/01/la-la-land-lavarla-yorum-ankara-1-1024x705.jpeg" alt="" width="708" height="487" /></p>
<p style="text-align: justify;">Klasik Hollywood filmlerinde müzik, yer yer ön plana çıkan bir unsur gibi var olurken, Damien Chazelle filmotografisinde sanırım sıkça görmeye alışık olacağımız bir başrol olarak karşımıza çıkacak. Yönetmen ilk filmi  Whiplash’de tamamen davul enstrümanını  ön plana çıkartırken, La La Land’da ise konuyu caz müziğinin olmazsa olmazı piyano üzerinden anlatmayı tercih ediyor. Gelecek filminde  hangi enstrümanı hangi müzik tarzıyla vereceğini görmek güç olsa da, filmlerinin temel derdi olan müzik kültürünün korunmasını ve insanın müziğe olan bağlılığını göstereceğini tahmin edebiliriz. Nitekim yönetmen La La Land ‘ta geçen bir diyalogda bunu açıkça dile getirmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>“İnsanlara cazın ne olduğunu anlatmak ve onu sevdirmek istiyorum”</em></p>
<p style="text-align: justify;">Eğer hayallerinizden uzakta bir yerdeyseniz ve yaptığınız işi çok da sevmiyorsanız; buna ek olarak müziksiz ve özellikle de cazsız yapamam diyorsanız bu filme bir göz atmalısınız. Hakkında yapılan iyi ya da kötü bütün her şeyi bırakarak düşünüldüğünde gerçekten insanın içini ısıtan ve kulağınızın pasını temizleyen bir görsel şölen olarak karşınızda duruyor La La Land.</p>
<p><em><strong>Yazar:</strong> Oğuzhan Öztürk</em></p>
<p><a href="https://lavarla.com/sinemanin-caz-hali-la-la-land/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Sinemanın Caz Hali &#8216;La La Land&#8217;&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/sinemanin-caz-hali-la-la-land/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
