Tatile sondan bir önce için pembe camlı gözlüklerinizi hazırladınız mı? Çünkü bugün huzurdan pembiş diyarlara geçiyoruz. Nerede miyiz peki? Bugünkü hayal dünyamıza özel, pembiş diyarların ülkesi Aya’dayız. Kendisi, Ankara’nın en eski, az bilinen yeni nesil kahvecilerinden birisi. Bunca yıllık yaşanmışlığın arasında Hoşdere’de tıpkı masallardaki gibi “küçücük kupacık içi dolu kahvecik” misali, sıpsıcacık bir yer. En eskilerden dedim zira kendileri Ağustos 2015’te ilk defa Ankara’ya göz kırpıp Hoşdere’yi güzelleştirengillerden ve yakın zamanda ise Güvenlik Caddesi’ne de merhaba dedi.

Aya - Ali Bey

Öncelikle sizleri sahibi Ali Bey ile tanıştırmak istiyoruz. İlk olarak kendisiyle yapmış olduğumuz kısa ve hoş sohbette, bize sıcakkanlılığını, geniş ve güzel hayal dünyasını, hayata ve insanlara bakış açısını hemencecik geçirdiğini söyleyebiliriz. Kendisi, üniversite eğitimini Amerika’da tamamlamış bir Makine Mühendisi. İnsanların mutluluğunu önemseyen ve bundan mutlu olan bir insan. Bununla birlikte bu mutlulukta herhangi bir katkısı varsa daha da mutlu olan, insan odaklı bir kişi ve geçtiğimiz yıl Türkiye’ye dönerek kollarını hemen projesi için sıvamış.

AYA - Butik Değil!

Neden peki yeni nesil butik kahveci? dediğimizde, hemen bizi  “Biz butik kahveci değiliz.” diyerek düzeltiyor. “Tamam kahve süper bir şey ama insanlar daha süper.” deyip, amaçlarının daha büyük olduğunu, insanlara ulaşmak, dokunabilmek olduğunu ve bu yüzden bir yerden (AYA’dan) başladığını ekliyor. Bunun neticesinde ise kısa sürede sıcacık bir aile ortamı yakalamayı başarıyor. İnsanların, yapmış olduğu kahvelerden mutlu oluşunu ve bunun insanlardan geri dönüşünü görmek Ali Bey’i çok mutlu ediyor.

AYA - Hikaye

Eminim ki böyle bir girişten sonra bir çoğunuz Aya ismini ve Ayı logosunu merak etmeye başladınız. Küçüklüğünden beri ileride insanlar için bir şeyler yapacağına inanmış olan Ali Bey, buna o kadar çok inanmış ki daha çok küçük yaşlardayken bu isim olayını halletmiş bile kafasında. “Olduğun gibi“ , “Göründüğün gibi” kısacası kişinin kendisi olması gibi anlamlara gelen İngilizce “As You Are” kalıbı aslında AYA’nın tastamam kendisi. Böyle de ciciş, hümanist bir ismi var diyebiliriz. Ayı logosuna gelirsek onun birazcık değişik bir hikayesi var denilebilir. Ali Bey aslında ayı hayranlığı olan bir kişi değil lakin ayılarla göz göze bakmayı, o adrenali, başkaldırışı  yaşamayı seviyormuş. Bu yüzden de dünyadaki bir çok “ayı kampını” ziyaret etmiş. Ayı logosunun hikayesi de buradan geliyor. Sanırsak oldukça ilginç bir hikaye ..

AYA - Kahve

Veee artık Aya’ya gelecek olursak öncelikle yukarıda da belirtiğimiz üzere Aya sadece bir kahveci değil. Aya Coffee, Snacks ve Fashion. Dilerseniz bizim asıl konumuz olan kahveyle bir giriş yapalım. Ali Bey’in kendi jenerasyon kuzenleri de Almanya’da bu sektörde oldukları için kahvelerini bir çok kahvecinin aksine Alman devi Heimbs’tan temin ediyorlar ama Ali Bey ileride çekirdek konusunda da kendi yağında kavrulmak istiyor. Bununla birlikte kahvenin özellikle Ali Bey’le buluşması var ki genelde tadan kişiler pek bir memnun görünüyorlar. Bunun yanı sıra Ali Bey’in sürekli denemeleri sonucu ortaya çıkardığı Aya’nın Spesiyalleri kesinlikle “denenilesi tadımlar” Limbo, Sofya, Ayacano, Aya Bitter  gibi.. (İçerikleriyle ilgili bilgiyi gidince artık alırsınız.) Bunların dışında bir de Aya’da “Wanna get roasted?” mottosu hakim diyebiliriz.

AYA - Tatlılar

“Aaa” birisi parmak uçlarında kahve çemberinin dışına mı bakmaya çalışıyor acaba? Tamam hadi birazcık da o taraflara göz atalım. Öncelikle kahve dışında sıcak olarak normal çay yok belki ama harika görünümlü, tamamen doğal bitki çayları var ve karışım da yapıyorlar. Bunun dışında soğuk olarak genellikle espresso bazlı frappeler ile birlikte lezzetli, doğal ve mevsimsel olarak değişiklik gösteren smoothieler mevcut. Bununla birlikte Aya’nın spesiyallerinden birisi olan Aya Melon’da kahve sevemeyenlerin imdadına yetişiyor. Kesinlikle denenilesi.. Atıştırmalık olarak ise birbirinden lezzetli Cookieler, ( Double Chocolate, Oatmeal .. ) Aya Caramel, Crackled ve Muffinler bulunmakta. Ayrıca Ali Bey ilerleyen dönemlerde sağlıklı ve ev yapımı ürünlerin daha da artacağını ekliyor.

AYA - Mekan

Gelelim diğer detaylara..  Aya daha önce de belirtiğimiz gibi daha fazla insana ulaşabilmek için büyüyen bir yapı ama markalaşma gibi bir hevesleri yok. “Konuklarına, müşteri değil misafirsiniz” diyorlar. Bu yüzden de sıcak bir aile ortamı var ve buna mekan da çok müsait çünkü ilk Aya gerçekten dikdörtgen bir kibrit kutusu gibi. Hepi topu kışın 10 kişi, yazın 20 kişi ancak alır. Buna nazaran ikinci Aya daha büyük diyebiliriz.

AYA - Detay

Bunun dışında Ali Bey tamamen özgünlükten yana bir adam olduğu için mekanlara tamamen bir yaşanılmışlık hakim. Mekanlar adeta konuşuyor sanki.. Duvarlar.. Desenler.. Tasarımlar.. Ahşap.. Kısacası her şey.. Eminim ki gidip görünce bunu daha iyi anlarsınız. Ahh! Bu arada ahşaplar demişken Ali Bey’in nereden geldiğini kendisinin de bilmediği bir ahşap tutkusu var. Bu yüzden iki mekanda da tamamı ahşap diyebileceğimiz dokunuşlar var. Yani bir gün tek başınıza kahve kokularının içinde kahvenizi yudumlarken, ahşap kokusunu ve ahşap konuşmalarını duyarsanız sizi şaşırtmasın. Bu kadar güzel şeyin yanında ne yazık ki klasik butik kahveci sorunu olan tuvalet problemi ilk Aya için şimdilik geçerli diyebiliriz..

AYA - Tasarım

Eğer aramızda tasarım konusunu merak edenler varsa onlara da tavsiyemiz bir gün uğrayıp güzel güzel kahvelerini yudumlarken sormak istedikleri soruları kendilerinin yöneltmesi en iyisi olabilir dedikten sonra yavaştan müjdemizi versek artık güzel olacak gibi ..

AYA - Kesintisiz Kahve

Kesintisiz kahve desem? Saat önemi olmaksızın kapınıza kadar kahve gelecek desem? Şaka değil desem? “Aman Tanrıımm didimder misiniz acaba? Aslında Ali Bey’in Ankara’ya dönüş amaçlarından birisi ve en önemlisi diyebileceğimiz arabayla 24 saat boyunca kesintisiz kahve hizmeti.. Evet! Evet! Yanlış duymadınız. İlerleyen zamanlarda öncelikli olarak Çankaya’da olmak üzere Aya kahve arabasını görürseniz şaşırmayın bizden söylemesi.. Ali Bey bunun üzerinde çalıştığını söyledi. Ohhh bee! Sonunda söyledim ..

Sıra geldi Lavarla’nın veda vaktine.. Ey ahali! Daha önceleri Aya ve güzel ailesiyle tanışmadıysanız bir ara uğrayıp deneyin deriz. Galiba sanırsak ikinci defa ayaklarınız kendiliğinden gitmek isteyecek ..

Kahvelerde, yazılarda ve yarın “ TGIF Kahveleri’nde “ görüşmek dileğiyle .. Esen kalın !


*** Hoşdere’deki birinci Aya ne yazık ki artık mevcut değil. Bilgilerinize.

İletişim Bilgileri :
Adres:
 Güvenlik Cad. No:70 (İkinci Aya) A.Ayrancı / Ankara
Telefon: 0532 382 1286
Facebook
Instagram

<Reklam değildir>

Bir Sosyal Sorumluluk Uyarısı

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here