Bir Otostopçunun Galaksi Rehberi’nde kulağa sokulan Babil balığı keşfedilmeden; Google Translate chicken translate hatalarını düzeltmeden, yük biz insanlarda. (Google’a saygıda kusur etmemekteyiz, konuyu güzelce bağlayacağımıza söz veriyoruz.)

Ankara’da artık dinozorlar da yokken belki kendimizi bu yüzden de tarihten ve kültürden uzak hissederken bir başka arayış içinde olabiliriz. İşte burada yabancı dil öğrenme yolunun başında ortasında ya da labirentinde kaybolmuş olan sizlere geliyoruz. Evet siz. Yabancı dil öğrenmek mesleki ya da akademik bir ihtiyaç; romantik bir zorunluluk ya da sadece zevk için yapılabilecek büyülü ve absürt bir süreçtir.

Hiç gitmediğiniz bir ülkenin bir vatandaşının geçmiş, uzak geçmiş, hemen biraz önceki geçmiş, şimdiki, geniş, dar veya gelecek zamanlarda nasıl acıkıyor olduğunu söylemek bir yerde absürt olduğu kadar size entelektüel derinlik katacak ve beyninizin çalışma düzenine yeni bir güncelleme getirerek kimyanızı etkileyecektir. Bilim insanları dil öğrenme ile beynin yeniden yapılandırıldığını, yani bir “rewire”ın yaşandığını söylüyorlar. İlgilenenler inceleyebilir, Arrival izlemişler parmak kaldırabilir. Kıps. Yine de IDEA olarak tecrübelerimize dayanarak size bazı, belki de hiç beklemediğiniz, zorlukları biraz daha anlatmak istedik. 

Örneğin, Narcos izleyip İspanyolca öğrenmek için gaza gelenler ile Şeytan’ın Avukatı izleyip avukat olmak isteyenlerdeki naif tehlikeyi biz de hissediyoruz. Dikkat edin Netflix’te durduğu gibi değil bu meret.

Mesela İtalyanca öğrenmek, dramatik bir “NOOOOOO” tepkisi ile belli yemeklerin sadece belli zaman ve şartlarda tüketileceğine dair değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez bazı kurallarının serseri mayınlar olduğu İtalyan kültürüne hazırlıklı olmayı gerektirecektir.

İspanyolca öğrenmek farklı ülkelerin 480 milyon insanının zaman zaman farklı ifadeler ile sevindiği veya değişik ve zengin bir küfür hazinesi ile coştuğu acayip bir dünyaya hazır olmayı gerektirecektir. Zaten bazılarının “hocam İspanyolca/Spanish değil de Castellano diyelim,” diye nazikçe hatırlatmalarda bulunduğu bu dil sadece İspanya’nın değil, resmi dili olduğu 20 ülkenin muhteşem kültürel zenginliklerinin en lezzetli parçalarından biridir.  Yeri gelmişken Latinoamerika’ya ithaf edilmiş bu nefis eseri hatırlayalım.

Veya İtalya her bölgesinde sizi -çok affedersiniz- Pennywise gibi bekleyen dialetto tuzaklarına hazır ve dayanıklı olmanızı gerektiren çizme şeklinde bir ülkedir. Dialetto ise bazen gizemli bazen de “bi dakka ya ben İtalyanca biliyorum ama sen az evvel anneannenle nece konuştun?!?!” şoklarına gebedir. Birlikte Napoletano konuşalım mı Georgie?

Bu arada, eğer peltekseniz, bu İspanyolca için hoş bir telaffuz kolaylığı olabilir. (Bkz. Madrid İspanyolcası)

Karmaşık dil kuralları ya da şu bağlantıda bahsettiğimiz başka olası kabuslar gibi zaten bildiğiniz konulara değinmeden sizi derste gizlice ya da ofiste çaktırmadan okuduğunuz güzel internet dünyasına geri bırakıyoruz.

Sorularınız veya Ankara’da İtalyanca ve İspanyolca öğrenmeye ve eğitim metoduna dair merak ettikleriniz için bizlere buradan ya da Facebook sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Yeni açılan sınıfları öğrenmek için de buraya tıklayabilirsiniz.

Never Stop Learning.

Betül Mahmure Onaran

Bir Sosyal Sorumluluk Uyarısı

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here