<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>2026 arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/etiket/2026/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/etiket/2026/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 May 2026 07:53:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>2026 arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<link>https://lavarla.com/etiket/2026/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali 2-7 Haziran arasında şehirde</title>
		<link>https://lavarla.com/29-ucan-supurge-uluslararasi-kadin-filmleri-festivali-2-7-haziran-arasinda-sehirde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lavarla]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2026 07:53:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=140581</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali 2 -7 Haziran tarihleri arasında Ankara’da Kült Kavaklıdere Sineması ve Etimesgut Belediyesi 100. Yıl Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak. Sinemaseverler altı gün boyunca bellek ve direniş temalarının öne çıktığı, 9 bölümde toplanan 23 ülkeden 47 filmin Türkiye ve Ankara prömiyerlerini izleme ve çeşitli yan etkinliklere katılma olanağına sahip [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/29-ucan-supurge-uluslararasi-kadin-filmleri-festivali-2-7-haziran-arasinda-sehirde/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali 2-7 Haziran arasında şehirde&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali 2 -7 Haziran tarihleri arasında Ankara’da Kült Kavaklıdere Sineması ve Etimesgut Belediyesi 100. Yıl Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.</strong></p>
<p>Sinemaseverler altı gün boyunca bellek ve direniş temalarının öne çıktığı, 9 bölümde toplanan 23 ülkeden 47 filmin Türkiye ve Ankara prömiyerlerini izleme ve çeşitli yan etkinliklere katılma olanağına sahip olacak. Festivalin uluslararası yarışma seçkisi Her Biri Ayrı Renk’i değerlendirecek Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu &#8211; FIPRESCI jürisi, Türkiye’den Ece Vitrinel, Fransa’dan Nadia Meflah ve Mısır’dan Omnia Adel’den oluşuyor.</p>
<p>Festivalin açılış töreni 2 Haziran akşamı Ankara Devlet Opera ve Balesi Sahnesinde yapılacak. Şenay Gürler ile Yetkin Dikinciler&#8217;in sunuculuğunu üstleneceği törende, tiyatro sahnelerinin, film ve dizi setlerinin usta oyuncusu Emel Göksu’ya Onur Ödülü takdim edilecek. 1971 yılında Şerif Gören’in yönettiği, başrolünü Yılmaz Güney’in üstlendiği Kaçaklar filmiyle sinemaya adım atan Göksu, Abdullah Oğuz’un Mutluluk, Kutluğ Ataman’ın Kuzu, Erkan Tahhuşoğlu’nun Koridor ve Döngü filmlerinde ustalığın sergilediği unutulmaz performanslar sergiledi. Festivalin bu yılki Bilge Olgaç Başarı Ödülleri Brezilya sinemasının feminist direnişçisi Lucia Murat’a, sinemamızın genç ve dinamik yapımcı kuşağının önde gelen temsilcilerinden Dilde Mahalli’ye ve birbirinden incelikli performansları sayesinde yeteneği Türkiye sınırlarını aşan ve uluslararası yapımlara yayılan oyuncu Melisa Sözen’e veriliyor. Uçan Süpürge’nin Genç Cadı Ödülü’nün bu yılki sahibi Ece Bağcı oldu.</p>
<h2>Lucia Murat ilk kez Türkiye’de</h2>
<p><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://media.altyazi.net/wp-content/uploads/2026/04/lucia-murat-1600x1007.jpg" alt="Lúcia Murat, 29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali'nde - Altyazı Sinema Dergisi" /></p>
<p>Festivalde üç filmlik bir toplu gösterisi yapılacak olan Lucia Murat ilk kez Türkiye’de bir festivale konuk olmak üzere Ankara’ya gelecek ve 3 Haziran’da Kült Kavaklıdere’de bir ustalık dersi verecek. Dilde Mahalli son yıllarda Pelin Esmer ve Emine Yıldırım, bu yılda Pınar Yorgancıoğlu’nun filmlerinin yapımcılığını üstlenerek sinemamızda kadınların üretiminin önemli bir temsilcisi oldu. Geçen yıl Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin FIPRESCI Ödülü’nü de <em>Gündüz Apollon Gece Athena</em> (yönetmen Emine Yıldırım) adlı filmiyle kazandı.</p>
<h2>Festival bölümleri birbirinden çarpıcı</h2>
<p>29. Uçan Süpürge KFF bu yıl yine birbirinden çarpıcı dokuz bölümden oluşuyor: FIPRESCI Ödülü&#8217;nün verileceği uluslararası yarışma seçkisi Her Biri Ayrı Renk, Türkiye’den kadın sinemacıların üretimlerini buluşturan Yakın Plan, sinemada yenilikçi bir yaklaşımı başkente taşıyan Dünyadan Kısa Yansımalar ve Kanada Büyükelçiliği desteğiyle gösterilecek olan beş kısa filmden oluşan Odak: Kanada. Festivalin geleneksel bölümlerinden, kimlik sorgulamalarını odağına alan Pembesiz Mavisiz, biçim ve / veya içerik bakımından kalıpları ters yüz eden filmlerin yer aldığı Oyunbozanlar, Brezilya Büyükelçiliği desteğiyle hazırlanan Lúcia Murat’a Saygı, 1 Ekim 2025 tarihinde kaybettiğimiz Macar ustanın restore edilmiş üç klasiğinin gösterileceği Judit Elek Anısına da festival bölümleri arasında. Her Biri Ayrı Renk’te bu yıl yarışan sekiz film, kadınların farklı coğrafyalardaki direniş ve varoluş hikayelerini bir araya getiriyor: Yeşim Ustaoğlu ve Selen Heinz imzalı <em>Kuru Taşın Başı</em>, Gözde Kural’ın Karlovy Vary Film Festivali’nde Ekümenik Jüri ödülü kazanan <em>Cinema Jazireh</em> filmi, Aldira Akay, Beka Munduruku ve Rilcélia Akay tarafından yönetilen <em>Mundurukuyü &#8211; Balık Kadınların Ormanı / Mundurukuyü &#8211; A Floresta Das Mulheres Peixe</em>, Seemab Gul’ün yönettiği <em>Hayalet Okul / Ghost School</em>, Faslı yönetmen Maryam Touzani imzalı <em>Malaga Sokağı / Calle Malaga</em>.</p>
<figure style="width: 2560px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://media.altyazi.net/wp-content/uploads/2025/07/cinema-jazireh-.jpg" alt="Cinema Jazireh" width="2560" height="1439" /><figcaption class="wp-caption-text">Cinema Jazireh</figcaption></figure>
<p>Bu yıl festivalde bir de FIPRESCI Özel Gösterimi yapılacak. Venedik Film Festivali’nde yarışan ve FIPRESCI Ödülü kazanan <em>Sessiz Dost / Silent Friend</em>’in Ankara prömiyeri gerçekleştirilecek. 2025 Kahire Film Festivali’nde FIPRESCI’nin 100. Yılı Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne değer görülen Macar yönetmen Ildiko Enyedi imzalı <em>Sessiz Dost</em>, başrolüne bir ginkgo biloba ağacını yerleştirerek sinemada alışılagelmiş insan merkezli anlatıyı tersyüz ediyor.</p>
<h2>İlham veren ustaların toplu gösterileri</h2>
<p>29. Uçan Süpürge KFF, bu yıl kadınlara yaşam öyküleri ve filmleriyle ilham ve güç veren iki usta sinemacının, Lucia Murat ve Judit Elek’in toplu gösterilerini yapıyor.</p>
<figure style="width: 561px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" src="https://cdn.mobilet.com/cms-assets/uploads/02_karadakiada_01_6d302ee103.png" alt="Karadaki Ada (Sziget a szárazföldön)" width="561" height="316" /><figcaption class="wp-caption-text">Karadaki Ada</figcaption></figure>
<p>Judit Elek Anısına: Macar Sinemasının Özgür Ruhu bölümünde 1 Ekim 2025 tarihinde hayatını kaybeden Macar sinemasının efsanevi ismi Judit Elek’i, Macaristan Ulusal Film Enstitüsü işbirliğiyle anacağız. Enstitünün Arşiv ve Araştırma bölümü yöneticisi Janka Barkóczi, Elek’in restore edilmiş üç filmi 1969 yapımı <em>Karadaki Ada / Sziget a szárazföldön</em>, 1984 yapımı <em>Maria’nın Günü / Mária-nap</em> ve 1980 yapımı <em>Belki Yarın / Majd</em>’ın sunumlarını yapmak üzere festivale katılacak.</p>
<p>Lúcia Murat’a Saygı: Direnişin ve Belleğin Sineması toplu gösterisi Brezilya Büyükelçiliği desteğiyle yapılacak. Festivale gelişi heyecanla beklenen Lúcia Murat’ın toplu gösterimi yönetmenin askeri diktatörlük, bellek ve travma üzerine yoğunlaşan filmografisinin üç önemli yapımını sunuyor. Seçkide, işkenceye maruz kalmış kadınların tanıklıkları üzerinden kolektif unutma arzusuna karşı duran 1989 yapımı <em>Sizi Yaşarken Görmek Ne Güzel /Que Bom Te Ver Viva</em>; diktatörlüğe direnen bir grup arkadaşın geçmişin ütopyalarıyla bugünün gerçekliği arasındaki çatışmasını konu alan, Moskova Uluslararası Film Festivali’nde FIPRESCI ödülü kazanan 2012 yapımı <em>Bana Anlatılan Anılar / A Memória Que Me Contam</em> ve 2025 Berlin Film Festivali Generation 14+ bölümünde mansiyon alan gençlerin perspektifinden belgesel ile kurmacayı harmanlayan en yeni filmi<em> Oyun Vakti / Hora do Recreio</em> yer alıyor.</p>
<h2>Biletler satışta</h2>
<p>29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin biletleri Biletinial’dan satışa sunuldu. Festival boyunca da Kült Kavaklıdere gişelerinden temin edilecek. Biletler geçen yılki fiyattan, tam 100, öğrenci ve emekli 50 liradan satılacak. Askıda bilet uygulamasına bu yıl da bütün seanslarda devam edilecek. Etimesgut gösterimleri ücretsiz olacak.</p>
<p>Festival programını <a href="https://ucansupurge.org.tr/29-ucan-supurge-uluslararasi-kadin-filmleri-festivali/#fst-route=program" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> inceleyebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/29-ucan-supurge-uluslararasi-kadin-filmleri-festivali-2-7-haziran-arasinda-sehirde/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali 2-7 Haziran arasında şehirde&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Engelsiz Filmler Festivali 14. kez sinemaseverlerle buluşacak</title>
		<link>https://lavarla.com/engelsiz-filmler-festivali-14-kez-sinemaseverlerle-bulusacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lavarla]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 06:01:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[EFF 2026]]></category>
		<category><![CDATA[Engelsiz Filmler Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[erişilebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Puruli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=140542</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Puruli Kültür Sanat tarafından 2013 yılından bu yana &#8220;bir arada film izlemek mümkün&#8221; sloganıyla gerçekleştirilen Engelsiz Filmler Festivali bu yıl 24 &#8211; 30 Nisan 2026 arasında Goethe Institut&#8217;ta 14. kez izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Engelsiz Filmler Festivali, Kısa Film Yarışması’na bu yıl 34 ülkeden 182 kısa film başvurdu. Yarışmada finale kalan filmler sinema yazarları Öykü Sofuoğlu, Hasan [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/engelsiz-filmler-festivali-14-kez-sinemaseverlerle-bulusacak/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Engelsiz Filmler Festivali 14. kez sinemaseverlerle buluşacak&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1">Puruli Kültür Sanat tarafından 2013 yılından bu yana &#8220;bir arada film izlemek mümkün&#8221; sloganıyla gerçekleştirilen Engelsiz Filmler Festivali bu yıl 24 &#8211; 30 Nisan 2026 arasında Goethe Institut&#8217;ta 14. kez izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.</p>
<p class="p1">Engelsiz Filmler Festivali, Kısa Film Yarışması’na bu yıl 34 ülkeden 182 kısa film başvurdu. Yarışmada finale kalan filmler sinema yazarları Öykü Sofuoğlu, Hasan Nadir Derin ve Kaan Denk’ten oluşan seçici kurul tarafından belirlendi.</p>
<p>Herkesin sinemaya eşit koşullarda erişilebileceği bir etkinlik olarak tasarlanan festivalde tüm gösterimler sesli betimleme ve ayrıntılı altyazı seçenekleriyle, söyleşiler işaret dili çevirmeniyle yapılıyor. Festivalin atölye, panel, Ödül Töreni gibi yan etkinlikleri erişilebilir altyapılara sahip ve tüm festival mekanları erişilebilir olanlardan seçiliyor.</p>
<h2 class="p1">Finale kalan 15 kısa film açıklandı</h2>
<p class="p1">Anastasiya Ostapenko’nun, bir genç kız ve babasının yıllar sonra karşılaşmasıyla ortaya çıkan gerilimi perdeye taşıyan  filmi <em>Aksana Nehir!</em> (<em>Run, River!</em>), Ronak Jafari’nin İran’da idamdan kaçan siyasi tutuklu bir kadının hikayesini takip eden <em>Anka Tüyü</em> (<em>A Phoeni̇x Feather</em>), Sevgi Şanlı’nın aşk ve rıza kavramlarını sorguladığı <em>Birbirimize</em> (<em>To Each Other</em>), Thibault Chollet’in fantastik maceralar çizmeyi bırakan bir gencin içsel yolculuğuna odaklanan animasyonu <em>Boş Kare</em> (<em>The Empty Panel</em>), Ana Vučićević&#8217;in bir grup arkadaşın sıkıntıyla geçen yaz tatillerini anlattığı <em>Çukur Havuz</em> (<em>Pit-pool</em>), Utku Ali Güler’in bulduğu notla hayatı değişmeye başlayan bir karakteri takip eden <em>Feridun</em>, Nikola Lorenzin&#8217;in bir mühendisin şüphe ve kaygıyla geçen saatlerine odaklanan filmi <em>Güvenin Uçuşu</em> (<em>The Flight of the Moth</em>), Olesya Smolkova’nun kamerasını bir annenin tatil gününe çevirdiği filmi <em>İzin Günü</em> (<em>Day Off</em>), geçtiğimiz sene Engelsiz Filmler Festivali Kısa Film Yarışması’ndan En İyi Film Ödülü ile ayrılan Lam Can-zhao&#8217;nun hayvanat bahçesinden kaçan bir kaplanla sakin bir köyde yaşayan 12 yaşındaki Dan’ın altüst olan hayatına odaklanan yeni filmi <em>Kaplan Kükrediğinde</em> (<em>When the Tiger Roars</em>), Mirjam Plettinx&#8217;in bir karınca karakteri üzerinden sorumlulukların getirdiği yük ve çelişkileri hikayeleştirdiği canlandırma film <em>Küçük Bir Hikaye</em> (<em>Little Story</em>), Mehdi Mirbagheri’nin, iş arayışındaki Narges’in en derin korkuları ile yüzleşmesini konu alan filmi <em>Mış Gibi</em> (<em>Pretension</em>), Violette Delvoye&#8217;nin önemsiz bir gerginliğin tedirgin edici ve samimi bir meydan okumaya dönüşmesini ele aldığı filmi <em>Penceremin Altındaki Çamur</em> (<em>The Mud Under My Window</em>), Anastasiia Savenko-Sadovski&#8217;nin geçmiş ve yeni bir şehirdeki geleceği arasında sıkışan bir genç kızın aradığı sesi bulma serüvenini takip ettiği <em>Sibirya</em>’<em>dan Pekin</em>’<em>e</em> (<em>From Siberia to Beijing</em>), Samir Syriani&#8217;nin yönettiği, bombardıman korkusuyla uykusuz bir gece geçiren bir çiftin yapmak zorunda oldukları trajik tercihi merkezine alan <em>Ya Bu Gece Burayı Bombalarlarsa?</em> (<em>What If They Bomb Here Tonight?</em>) ve Maryam Esmaeili ve Ali Babai’nun birlikte yönettikleri, intihar etmek üzere olan bir çocukla karşılaşan bir genç kızın çocuğu intihardan vazgeçirme çabasını izleyeceğimiz <em>Yaz Üçgeni</em> (<em>Summer Triangle</em>) filmleri, Engelsiz Filmler Festivali 2026 Kısa Film Yarışması programında yer alıyor.</p>
<h2 class="p1">Ödül Töreni 30 Nisan’da</h2>
<p class="p1">10 ülkeden kısa filmcileri bir araya getiren Kısa Film Yarışması’nın jürisinde ise Londra Loughborough Üniversitesi’nden sinema araştırmacısı Theresa Heath, Goethe-Institut Ankara kültür bölümünden Linda Rödel Çiftçi ve muhreç akademisyen, yönetmen ve yapımcı Emre Yalgın değerlendirecek.</p>
<p class="p1">Jüri üyelerinin sahiplerini belirleyeceği En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo ödülleri ile izleyicilerin oylarıyla belirlenecek İzleyici Ödülü’nün kazananları, 30 Nisan Perşembe günü Goethe-Institut’ta yapılacak ödül töreninde açıklanacak.</p>
<p>Festival programını <a href="https://engelsizfestival.com/tr/2026/film-programi">buradan</a> inceleyebilirsiniz.</p>
<p>Kapak fotoğrafı: Üretim Kaydı</p>
<p><a href="https://lavarla.com/engelsiz-filmler-festivali-14-kez-sinemaseverlerle-bulusacak/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Engelsiz Filmler Festivali 14. kez sinemaseverlerle buluşacak&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>54. İstanbul Müzik Festivali&#8217;nin programı açıklandı</title>
		<link>https://lavarla.com/54-istanbul-muzik-festivalinin-programi-aciklandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lavarla]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 08:12:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[Festival]]></category>
		<category><![CDATA[İKSV]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Müzik Festivali]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=140287</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Borusan Holding sponsorluğunda, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen 54. İstanbul Müzik Festivali, 11-25 Haziran tarihleri arasında müzikseverlere zengin bir program sunmaya hazırlanıyor. Bu yıl Ânın İçinde teması etrafında şekillenen 54. İstanbul Müzik Festivali, müziğin geçici ama etkisi kalıcı doğasından yola çıkıyor. Tıpkı hayat gibi, müzik de anın [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/54-istanbul-muzik-festivalinin-programi-aciklandi/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;54. İstanbul Müzik Festivali&#8217;nin programı açıklandı&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Borusan Holding sponsorluğunda, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen 54. İstanbul Müzik Festivali, 11-25 Haziran tarihleri arasında müzikseverlere zengin bir program sunmaya hazırlanıyor.</strong></p>
<p>Bu yıl <strong><em>Ânın İçinde</em></strong> teması etrafında şekillenen <strong>54. İstanbul Müzik Festivali</strong>, müziğin geçici ama etkisi kalıcı doğasından yola çıkıyor. Tıpkı hayat gibi, müzik de anın içinde doğuyor, dönüşüyor ve kayboluyor; her performans, yalnızca o ana özgü, biricik bir deneyim olarak var oluyor. Festival programı, dinleyicileri bu geçiciliği fark etmeye, anın içinde kalmaya ve müziğin zamanla kurduğu bağı yeniden düşünmeye davet ediyor.</p>
<p>İstanbul’un en prestijli salonlarıyla çok özel mekânlarında gerçekleştirilecek <strong>22 </strong>konserde dünyanın dört bir yanından seçkin orkestraları ve önemli solistleri ağırlayacak <strong>54. İstanbul Müzik Festivali</strong>’nde<strong> Viyana Senfoni Orkestrası, Kammerakademie Potsdam, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Tekfen Filarmoni Orkestrası, Aterballetto </strong>gibi önemli toplulukların yanı sıra <strong>Bruce Liu, Kian Soltani, Lucas ve Arthur Jussen, Behzod Abduraimov, Ian Bostridge, Iestyn Davies </strong>gibi solistlerin aralarında olduğu <strong>80</strong>’in üzerinde sanatçı ve topluluk izleyici huzuruna çıkacak.</p>
<p>Program kapsamında, İstanbul Müzik Festivali’nin Kaan Bulak’a sipariş ettiği yeni eseri ile Güney Koreli besteci Donghoon Shin’e ortak sipariş ile yazdırılan eserin dünya prömiyerleri gerçekleştirilecek. Bir başka anonim eserin ise Türkçe seslendirilişinin dünya prömiyeri festivalde yer alacak. Böylece festival toplam <strong>üç </strong>eserin dünya prömiyerine evsahipliği yapacak.</p>
<p><strong>54. İstanbul Müzik Festivali</strong>’nin <strong>Onur Ödülü,</strong> geleneksel ile çağdaşı özgün bir dille buluşturan, eserleriyle bu toprakların tınısını büyük bir incelikle evrensele taşıyan bestecimiz <a href="https://muzik.iksv.org/tr/onur-odulleri/turgay-erdener"><strong>Turgay Erdener</strong></a>’e sunulacak. <strong>Yaşam Boyu Başarı Ödülü </strong>ise müziği sadece teknik bir ustalık değil bir varoluş biçimi olarak gören efsanevi piyanist <a href="https://muzik.iksv.org/tr/yasam-boyu-basari-odulleri/maria-joao-pires"><strong>Maria João Pires</strong></a>’e verilecek.</p>
<p>İstanbul Müzik Festivali, İKSV Erişilebilir Sanat Partneri <strong>DenizBank</strong>’ın katkılarıyla, bu yıl ilk kez, müzikseverlerin klasik müziği daha sakin, doğal ve özgür bir atmosferde dinleyebileceği bir <strong>“Rahat Konser”</strong> düzenliyor. Salon kurallarının esnetilebildiği, daha kapsayıcı ve erişilebilir dinleme ortamının sunulduğu“Rahat Konser”, daha sakin ve öngörülebilir bir konser ortamından fayda görebilecek herkese açık olacak. İzleyicinin uymak zorunda hissettiği bazı davranış ve dinleme kalıplarının dışına çıkılabildiği bu konserler, otizm spektrumundaki veya duyusal hassasiyetleri olan izleyicilerin rahat edebileceği alanlar sağlayacak. Aynı zamanda bu yıl İstanbul Müzik Festivali için AYDER (Alternatif Yaşam Derneği) danışmanlığında bir erişilebilirlik rehberi de hazırlanıyor. Festival <a href="https://muzik.iksv.org/i/assets/muzik/document/muzik-erisilebilirlik-rehberi-2026.pdf">web sitesinden PDF formatında</a> ulaşılabilen rehber, festival programıyla ilgili kolaylıkla takip edilebilecek nitelikte metinler ve tüm festival mekânlarının ulaşım ve erişilebilirlik koşullarıyla ilgili ayrıntılı bilgi içeriyor.</p>
<p>Eğitim Destek Fonu Sponsoru<strong> TSKB</strong>’nin desteğiyle sürdürülen <strong>Yarının Kadın Yıldızları</strong> serisi, bu yıl da genç kadın müzisyenlere eğitim ve performans fırsatları sunuyor; onları başarılı kadın sanatçılarla bir araya getirerek festivalde gençlere özel bir platform sağlamaya devam ediyor. Festivalin, klasik müzikle de dans edilebileceğini kanıtlayan serisi <strong>Disko Klasik </strong>bu yıl da festival programında.</p>
<p>Her yıl yoğun ilgi gören <strong>Müzik Rotası</strong>’nın bu yılki durağı <strong>Beyoğlu</strong>. <strong>MEKE</strong>’nin gösteri sponsorluğunda gerçekleştirilecek rota Surp Asdvadzadzin Ermeni Katolik Kilisesi’nde başlayacak, Üç Horan Ermeni Kilisesi’nin ardından Kırım Anglikan Kilisesi’nde son bulacak.</p>
<p>Festivalin ücretsiz <strong>Hafta Sonu Klasikleri</strong>’nin yanı sıra, <strong>İKSV Alt Kat</strong>’ın 54. İstanbul Müzik Festivali</p>
<p>kapsamında İKSV 2026 Festivalleri Çocuk ve Genç Atölyeleri Sponsoru <strong>Alarko Holding</strong>’in katkılarıyla düzenleyeceği <strong>Sanata İlk Adım “Doğanın Müziği” </strong>atölyeleri Atatürk Kent Ormanı’nda gerçekleştirilecek.</p>
<p>Festivalde bu yıl konservatuvar öğrencilerine ve genç müzisyenlere yönelik “<strong>Ânın İçinde Çalmak”</strong> başlıklı iki günlük yoğun bir atölye de yer alıyor. Genç müzisyenlerin gelişimine katkıda bulunacak bu çalışma, atölye destekçisi <strong>Rana Gediz İren</strong>’in katkılarıyla sunulacak. Performansın teknik sınırlarının ötesine geçerek sanatçının zihinsel, bedensel ve duygusal farkındalığını merkeze alacak bu programda; uzman terapist, psikolog, sanatçı ve eğitmenlerle nefes ve farkındalık çalışmaları, ustalık sınıfları, keşif oturumları ve performanslar yer alacak.</p>
<p><strong>Konsere Doğru Konuşmaları </strong>farklı disiplinlerden konuşmacıları, konserlerin teması ve sanatçıların hayatlarına değinilecek sohbetlerde izleyicilerle bir araya getirirken festivalin bu yıl ilk kez sunduğu sesli konser notları serisi <strong>“Konserde sizi neler bekliyor”</strong> izleyicilere konserlere hazırlık yapma imkânı verecek.</p>
<p>Konservatuvarların müzik ve şan bölümü öğrencileri, bu yıl da festival konserlerini kontenjan dahilinde <strong>ücretsiz </strong>olarak takip edebilecek. İKSV Kurucu Sponsoru <strong>Eczacıbaşı Topluluğu</strong>’nun desteğiyle hayata geçen <strong>Eczacıbaşı Genç Bilet </strong>projesi bu yıl da devam edecek.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/54-istanbul-muzik-festivalinin-programi-aciklandi/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;54. İstanbul Müzik Festivali&#8217;nin programı açıklandı&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beraber yürünemeyen yollar ve yılların özeti: Tarkan konserleri</title>
		<link>https://lavarla.com/beraber-yurunemeyen-yollar-ve-yillarin-ozeti-tarkan-konserleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayça Örer]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 11:26:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[90lar]]></category>
		<category><![CDATA[eski türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Tarkan konseri]]></category>
		<category><![CDATA[yeni türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=140257</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Tarkan’ın bir dizi konseri, uzun zamandır unuttuğumuz bir şeyi hatırlamamızı sağladı: Mutluluk. O şarkıların yazıldığı zamanlardaki ruh hali, 90’ların kötü (çoğu zaman çok kötü) atmosferinde iyi şeylerin de olması ihtimali, içimizi kaynatan heyecanlar uzakta kalmıştı. Onları, bugünün yeknesak, tatsız, sası zamanıyla karşılaştırınca, eski bir dostu yeniden görmüş gibi olduk. Tarkan konserleri, beraber yürünemeyen yılların bir [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/beraber-yurunemeyen-yollar-ve-yillarin-ozeti-tarkan-konserleri/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Beraber yürünemeyen yollar ve yılların özeti: Tarkan konserleri&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarkan’ın bir dizi konseri, uzun zamandır unuttuğumuz bir şeyi hatırlamamızı sağladı: Mutluluk. O şarkıların yazıldığı zamanlardaki ruh hali, 90’ların kötü (çoğu zaman çok kötü) atmosferinde iyi şeylerin de olması ihtimali, içimizi kaynatan heyecanlar uzakta kalmıştı. Onları, bugünün yeknesak, tatsız, sası zamanıyla karşılaştırınca, eski bir dostu yeniden görmüş gibi olduk. Tarkan konserleri, beraber yürünemeyen yılların bir özeti oldu adeta.</p>
<p>90’ların hatırası uzak gelse de artık, şu anda 40’larını yaşayan insanlar için arada öyle asırlar yok. Mirkelam’ın bir gece yarısı yayınlanan klibinin sersemliğiyle ertesi gün radyo kanallarını arayıp bu yeni şarkıcı kim diye öğrenmeye çalıştığımız zamanlar, Tansu Çiller’in “Ben de radyomu istiyorum” çıkışıyla özel radyolara yeşil ışık yaktığı günler, Yonca Evcimik’in TRT ciddiyetini “bandıra bandıra” dağıtması ortak hafızamızda duruyor. <em>Süper Baba</em>’nın son bölümünü izleyip, aşkın saçma güzellemelerden bağımsız, türlü badireye rağmen yaşanabilir bir şey olduğunu da o günlerde öğrenmiştik mesela.</p>
<p>Gençtik, farklı olan her şey bizi hareketlendirmeye yetiyordu. Evlerde dinlenen müziklerle bizim dinlediklerimiz arasındaki makas açılır, ebeveynlerimiz “Kıl oldum abi diye şarkı mı olur” diye itiraz ederken, biz emzik kolye peşinde, kaset doldurmaya çalışan nesildik hala. “90’lar ne iyiydi” demiyorum elbette, 90’lar faili meçhullerin, beyaz Toros’ların, Susurluk’tan Türkiye’ye yayılan karanlığın günleriydi, övülecek yanı pek azdı.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://ar-files.s3.eu-central-1.amazonaws.com/s3fs-public/inline-images/dl9a-pqv4aajbat.jpg" alt="Pop tarihi (I): (Bir sabah erken) Masal böyle başlamış | Apaçık Radyo" /></p>
<h2>“Ayda yılda bir olsa da muhakkak ara”</h2>
<p>Peki ne oldu da 90’lardan bugüne hayatımızda olan Tarkan’ın etrafında oluşan duyguda birleştik? Ya da şöyle soralım, 30 yıllık dizilerin, kitapların, müziklerin her seferinde yeniden keşfedilmesi ve popülerleşmesi yalnızca nostaljiyle anlatılabilir mi?</p>
<p>Muhtemelen hayır. İzmir Gündoğdu Meydanı’nda 2022 yılında yıllar sonra konser verdiğinde yüz binleri toplayan bir isim Tarkan. Bir önceki biletli konserleri yedi yıl önce, 2019’da Harbiye Açık Hava’daydı. Yıllardır verdiği her konser olay olan sanatçının 2026 biletleri satışa çıktığı anda, internet sitesinde 90 bin kişilik bir kuyruk oluştu.</p>
<p>Ocak ayında başlayan, yaklaşık 50 bin kişinin gidebildiği konserlerin efsunu ne, neden üzerine düşünmek, bu hissi anlamak için uğraşmak zorunda kalıyoruz? Aslında gün gibi ortada. Bir kere, Türkiye’de uzun zamandır saplandığımız neşesizlik zamanlarına denk geldi konserler. Bilerek ya da bilmeyerek, öncelikle zamanlaması kusursuzdu.</p>
<h2> “Düşe kalka yaşanırmış, öğretir yıllar”</h2>
<p>Sonra, sık sık nostalji duygusuna düştüğümüz bir dönemden geçiyoruz. Gördüğümüz, yaşadığımız her şey geçmişteki benzerleriyle kıyaslanıyor, eskiden popüler olan ve o dönem çok ilgimizi çekmeyen konular bile bugün büyük bir heyecanla karşılanabiliyor. 2001 yılında Barış Manço’nun “Halhal” şarkısına çekilen bir<a href="https://x.com/gozumdecanIandi/status/2018029191015379115"> klip</a>, Çilekeş grubunun 2026 yılı sonbaharında vereceği konserin biletlerinin çıktıktan kısa süre sonra tükenmesi, <em>Şaşıfelek Çıkmazı</em>, <em>Avrupa Yakası</em>, <em>İkinci Bahar</em> gibi dizilerin YouTube algoritmalarında popülerliğini koruması… Üstelik bunları bizim için ilginç kılan her zaman verdikleri hafiflik hissi de değil. Bugünün dizilerinde her türlü şiddet barınırken, çok değil, bundan 25 yıl önce çekilen bir dizide sansürsüz gösterilen yoksulluk, eprimiş bir hırka, “Bize benzeyen insanlar” hissinin altını çizmiyor mu?</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://i.ytimg.com/vi/EBwjmeDoE6A/maxresdefault.jpg" alt="TARKAN - Bir Oluruz Yolunda (Official Music Video)" /></p>
<h2>“Unutmadık kurduğumuz o düşleri”</h2>
<p>Tarkan, bir sanatçının kimlerden olduğunu düşünmediğimiz, taraf seçmenin bu kadar gözle görülür olmadığı zamanlardan kalan, bu anlamda benzersiz biri. Kültür sanat, eğlence alanının siyaseten araçsallaşmadığı döneme ait. Sadece 90’lı yılların değil, 2002’de Türkiye Milli Takımı için uyarladığı “Bir Oluruz Yolunda” şarkısının duygusunu da hatırlatıyor. Senegal maçında nefesimizi tuttuğumuz, hep beraber heyecanlanabildiğimiz, kimsenin kimseyi yargı süzgecinden geçirmeden bir araya gelebildiği zamanları.</p>
<p>Eski Türkiye elbette kandan ve gözyaşından münezzeh değildi ama nereden baksanız daha neşeliydi. Tarkan da oradan çıkan, hafızamızdaki o neşeli anların starı olarak kaldı.</p>
<p>Üstelik, tam bu koşullar altında, her yandan kıstırılma hissi içinde, daha iki hafta önce mahkeme karşısına çıkmış Mabel Matiz’in Tarkan konserinde selamlanması, Manifest grubuna yer vermesi, yine çok unutulmuş hisleri harladı: Dayanışma, hatırlanma, kadirşinaslık.</p>
<p>Tarkan, konserine gidenlere sevildiğini, görüldüğünü hissettirdi. Sekülerlik, özgürlük, Eski Türkiye falan değil. Tarkan konserinde dans etmekten utanmayan genç, yaşlı erkekler, çocuklar, başörtülü, salaş, süslü kadınlar, anneler, teyzeler, tek başına konsere gelmiş kadınlar hep birlikte Tarkan’a baktı, Tarkan’la bir ağızdan şarkı söyledi. Gidemeyenler, izledikleri videolarla neşelendi. Tam bir megastar gibi, kendisini dinlemeye gelenleri mutlu etmeyi önceledi ve bunun karşılığını da yine ona yönelen bir sevgiyle aldı. Başkası değil, kendisi olarak. Belki özlediğimiz, birleştiğimiz duygulardan biri de budur.</p>
<h2>“Kır zincirlerini gel”</h2>
<p>Tarkan’ın alametifarikası sadece nostalji desek, ona da ayıp olur. Bir tür eski Türkiye simgesi, evet. Ancak konserleriyle ilgili hep bilinen efsaneyi de es geçemeyiz. Tarkan’ın büyüleyiciliği, hipnotize eden performansı… Konserlere gidenlerin çoğunun ağzından benzer sözler dökülüyor: “Dünyayı unuttum”, “Zaman durdu”, “O kadar iyi geldi ki”.</p>
<p>Tarkan, moda tabirle, star ışığı, aurası olan biri. 6 bin 500 kişilik konser alanında insanlarla göz göze geldi, video, fotoğraf çekenler için duraksadı, “burada mutlu, özgür olun, buraya kadar geldiniz, paranızın hakkını vermeliyim” dedi. Sahnede olduğu için mutlu oldu, sahnede olduğunu görmek için gelenleri de unutmadı. Şarkılardan bile dışlandığımız bir zamanda, bu yakın temasın etkisini yadsıyabilir miyiz?</p>
<h2>“Unutmamalı o güzel günleri”</h2>
<p>“Beraber yürüdük biz bu yollarda” diye çıkılan bir yolda o kadar çok toplumsal katmana bölündük ki artık en ufak bir birlik hissinin iyileştirici etkisine ihtiyaç duyuyoruz.</p>
<p>Umut mu inat mı? Bir arkadaş grubunda bu soru üzerine düşündük biraz. Kör bir umuda mı tutunuyoruz yoksa yaşamanın en sıradan gereklerini yerine getirebilmek için biraz inada mı ihtiyacımız var? Bende ibre inattan yana kayıyor. Bildiklerimi yineleyip, yenilerini üzerine ekleyip, nefes alıp devam etmek gayreti. Bu gayreti yürütürken, geçmişten uzanan eli itecek değilim. O el bazen Tarkan silüetiyle geliyor, bazen unutulmuş bir diziyle, bazen de bir kitapla… Neler yaşandı, neleri yaşama ihtimalimiz vardı, nerelerden geldik, bize hatırlatan her şey içimize bir başka ihtimali serpiyor.</p>
<p>Buna da belki umut demeli, unutmamalıyız o güzel günleri.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/beraber-yurunemeyen-yollar-ve-yillarin-ozeti-tarkan-konserleri/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Beraber yürünemeyen yollar ve yılların özeti: Tarkan konserleri&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BKM&#8217;den yeni oyun: &#8216;Bir Aile Provası&#8217;</title>
		<link>https://lavarla.com/bkmden-yeni-oyun-bir-aile-provasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lavarla]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 07:11:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[BKM]]></category>
		<category><![CDATA[Prömiyer]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[yeni oyun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=140172</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>BKM, sıcak bir aile hikayesini tiyatro sahnesine taşıyor. Evrim Yağbasan’ın yazdığı Bir Aile Provası, Devin Özgür Çınar, Fatih Özkan, Hasibe Eren, Sacide Taşaner, Süleyman Kara, Ümit Beste Kargın gibi birbirinden güçlü isimleri bir araya getiriyor. Aile içinde yıllardır ertelenen konuşmaların ve küçük hesaplaşmaların yerini hem komik hem de hızla kontrolden çıkan bir yüzleşmeye bıraktığı Bir [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/bkmden-yeni-oyun-bir-aile-provasi/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;BKM&#8217;den yeni oyun: &#8216;Bir Aile Provası&#8217;&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>BKM, sıcak bir aile hikayesini tiyatro sahnesine taşıyor. Evrim Yağbasan’ın yazdığı <em>Bir Aile Provası</em>, Devin Özgür Çınar, Fatih Özkan, Hasibe Eren, Sacide Taşaner, Süleyman Kara, Ümit Beste Kargın gibi birbirinden güçlü isimleri bir araya getiriyor.</p>
<p>Aile içinde yıllardır ertelenen konuşmaların ve küçük hesaplaşmaların yerini hem komik hem de hızla kontrolden çıkan bir yüzleşmeye bıraktığı <em>Bir Aile Provası</em>, sezon boyunca tiyatroseverlerle buluşacak.</p>
<p><em>“Diyelim ki kendimi kaybettim, bulmak için nereye bakarım? Altın bilezik değil ki bu hemen bulayım, benim kendi şahsım…”</em></p>
<p><em>Figen bunları düşünüyor. Annesinin bir gidip bir gelen hafızasında seyahat ediyor, ablasının ilgisizliğinin içinde boğulmadan yüzmeye çalışıyor. Ailenin dünyanın en berbat, en şahane, en acımasız, en şefkatli, en eğlenceli ve en hüzünlü şey olduğunu biliyor. </em></p>
<p><em>Figen yeniden yazmayı başarabilirse belki kendini bulacak. Peki bu nasıl olacak? Annesinin puf böreklerini yiyerek mi ablasıyla suç işleyerek mi? Biraz sert, epey komik ve çok gerçek bir hikaye sizi bekliyor, ilaçlarınız hazır mı?</em></p>
<p>16 Şubat’ta perde açacak oyunun tüm tarihleri satışa <a href="https://biletinial.com/tr-tr/tiyatro/bir-aile-provasi-tiyatro-oyunu" target="_blank" rel="noopener">sunuldu</a>.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/bkmden-yeni-oyun-bir-aile-provasi/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;BKM&#8217;den yeni oyun: &#8216;Bir Aile Provası&#8217;&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KuirFest 23-25 Ocak tarihlerinde 14. kez şehirde</title>
		<link>https://lavarla.com/kuirfest-23-25-ocak-tarihlerinde-14-kez-sehirde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lavarla]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 07:14:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Festival]]></category>
		<category><![CDATA[Pembe Hayat KuirFest]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=140160</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen, Türkiye’nin ilk ve tek kuir film festivali olan Pembe Hayat KuirFest, 23-25 Ocak 2026 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilecek. Güvenlik gerekçesiyle başvuru usulüyle katılım sağlanabilen festivalin 14. edisyonu için başvuru formunu yayımlandı. Festivalin bu yılki seçkisi, Hilal Başak Demirbaş, Furkan Yurt, Bulut Sezer, Kaan Akın ve Gizem Bayiksel’den oluşan [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/kuirfest-23-25-ocak-tarihlerinde-14-kez-sehirde/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;KuirFest 23-25 Ocak tarihlerinde 14. kez şehirde&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen, Türkiye’nin ilk ve tek kuir film festivali olan Pembe Hayat KuirFest, 23-25 Ocak 2026 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilecek. Güvenlik gerekçesiyle başvuru usulüyle katılım sağlanabilen festivalin 14. edisyonu için başvuru formunu <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSfrO7vF5-0-oBloXabcHnLDTK2xgguMcgBN-AWv8v9wl6jTiA/viewform" target="_blank" rel="nofollow noopener">yayımlandı</a>.</p>
<p>Festivalin bu yılki seçkisi, Hilal Başak Demirbaş, Furkan Yurt, Bulut Sezer, Kaan Akın ve Gizem Bayiksel’den oluşan kürasyon ekibi tarafından hazırlandı. Kürasyonu, kuir sinemanın Türkiye’de karşılaştığı sansür ve görünmezleştirme pratiklerini dikkate alan bir yaklaşımla oluşturuldu. Festival açılışını, trans bir kız çocuğunun hikayesini anlatan -Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği’nin de adını aldığı- Alain Berliner imzalı <em>Pembe Hayat</em> (Ma Vie En Rose, 1997) filmiyle yapacak. Festivalin Kuir Kısalar, Kuir Belgeseller, Gökkuşağının Altında seçkilerinde yer alacak filmler IG üzerinden açıklanmaya başladı.</p>
<p>Festival kapsamında film gösterimlerinin yanı sıra söyleşi, atölye ve çeşitli etkinlikler de katılımcılarla buluşacak.  Ayrıntılı program ise katılımcı formunu dolduranlarla paylaşılacak.</p>
<p>Ayrıntılı bilgi için KuirFest <a href="https://www.instagram.com/kuirfest/">sosyal medya hesaplarını</a> takip edebilirsiniz.</p>
<p>Festival afişi: Emre Efe Güzel</p>
<p><a href="https://lavarla.com/kuirfest-23-25-ocak-tarihlerinde-14-kez-sehirde/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;KuirFest 23-25 Ocak tarihlerinde 14. kez şehirde&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Semiha Berksoy sergisi &#8216;Tüm Renklerin Aryası&#8217; İstanbul Modern&#8217;de</title>
		<link>https://lavarla.com/semiha-berksoy-sergisi-tum-renklerin-aryasi-istanbul-modernde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lavarla]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 07:11:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Modern]]></category>
		<category><![CDATA[Sergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=139847</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Çok yönlü ve ne istediğini bilen kişiliğiyle hem Türkiye’de hem Avrupa’da birçok ilke imza atan Semiha Berksoy&#8217;un (1910–2004) sergisi Tüm Renklerin Aryası, sanatçının sahne sanatlarından görsel sanatlara, sinemadan edebiyata uzanan üretimini bir araya getiriyor. Böylece, sanatçının çok katmanlı dünyasını 200’ü aşkın yapıt aracılığıyla görünür kılarken; onun opera, tiyatro, resim ve edebiyat arasında kurduğu özgün ilişkileri [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/semiha-berksoy-sergisi-tum-renklerin-aryasi-istanbul-modernde/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Semiha Berksoy sergisi &#8216;Tüm Renklerin Aryası&#8217; İstanbul Modern&#8217;de&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çok yönlü ve ne istediğini bilen kişiliğiyle hem Türkiye’de hem Avrupa’da birçok ilke imza atan Semiha Berksoy&#8217;un (1910–2004) sergisi<em> Tüm Renklerin Aryası</em>, sanatçının sahne sanatlarından görsel sanatlara, sinemadan edebiyata uzanan üretimini bir araya getiriyor. Böylece, sanatçının çok katmanlı dünyasını 200’ü aşkın yapıt aracılığıyla görünür kılarken; onun opera, tiyatro, resim ve edebiyat arasında kurduğu özgün ilişkileri vurguluyor.</p>
<p>Erken dönem desenlerinden sahneye taşıdığı opera temalı resimlerine, otoportre ve portrelerinden çarşaf resimlerine uzanan seçki, Berksoy’un kişisel mitolojisini ve sahneyle kurduğu derin bağı tematik bir kurguyla izleyiciye sunuyor. Sanatçının başrolünde yer aldığı operalar, sahnelediği tiyatro oyunları, yayımlanan öyküsü ve Türkiye’nin ilk sesli filmi <em>İstanbul Sokaklarında</em> gibi üretimleri de, onun sanat dünyasına yaptığı katkıların kapsamını gözler önüne seriyor. Semiha Berksoy’un yaşamının dinamizminden beslenen bu yapıtlar, bir yandan sanatın evrenselliğine dair düşünme biçimimizi genişletirken, bir yandan da insan ruhunun yaratıcı gücünü anlamamıza aracılık ediyor.</p>
<p>Retrospektifin ilk versiyonu Berlin’deki çağdaş sanat müzesi Hamburger Bahnhof’ta 6 Aralık 2024–11 Mayıs 2025 tarihleri arasında sergilendi. İki kurum arasındaki işbirliği kapsamındaki <em>Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası</em> adlı sergi, sanatçının yaratıcı süreçlerine ve yaşamına odaklanırken ses kayıtları, görüntüler, efemera ve fotoğraflarla zenginleşen farklı bir versiyon olarak izleyiciyle buluşuyor.</p>
<p><em>Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası</em> sergi kataloğunda; akademisyen, yazar ve tiyatro eleştirmeni Dikmen Gürün; akademisyen Ayşe Güngör; Hamburger Bahnhof Direktörü, küratör ve yazar Sam Bardaouil ile sanatçı Elif Uras’ın metinleri yer alıyor. Ayrıca, tiyatro ve sinema sanatçısı Zeliha Berksoy ile serginin asistan küratörü Yazın Öztürk’ün gerçekleştirdiği söyleşi ile sergi küratörleri Deniz Pehlivaner ve Öykü Özsoy Sağnak’ın yazıları da katalogda bulunuyor.</p>
<p><em>Hamburger Bahnhof – Nationalgalerie der Gegenwart direktörleri Sam Bardaouil ve Till Fellrath’ün sergi tasarımından ilham alınarak İstanbul Modern küratöryel ekibi tarafından yeniden kurgulanan “Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası”, müzenin şef küratörü Öykü Özsoy Sağnak, küratörü Deniz Pehlivaner ve asistan küratörü Yazın Öztürk tarafından hazırlanıyor.</em></p>
<p><strong>Görsel</strong><br />
La Tosca’nın Temsili, 1975 (detay)<br />
Duralit üzerine yağlıboya<br />
250 x 124 cm<br />
Kaynak: İstanbul Modern</p>
<p><a href="https://lavarla.com/semiha-berksoy-sergisi-tum-renklerin-aryasi-istanbul-modernde/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Semiha Berksoy sergisi &#8216;Tüm Renklerin Aryası&#8217; İstanbul Modern&#8217;de&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
