<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>caz festivali arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/etiket/caz-festivali/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/etiket/caz-festivali/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 08 Nov 2025 09:41:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>caz festivali arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<link>https://lavarla.com/etiket/caz-festivali/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bilsak’tan bugüne: Caz festivallerinin özgünlük serüveni</title>
		<link>https://lavarla.com/bilsaktan-bugune-caz-festivallerinin-ozgunluk-seruveni/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Karaca Yiğit Pehlivanlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Nov 2025 09:19:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Caz Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[bilsak]]></category>
		<category><![CDATA[Caz]]></category>
		<category><![CDATA[caz festivali]]></category>
		<category><![CDATA[Çekirdek Sanat Evi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=139249</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Müziğin tarihsel seyrini izlemek; toplumsal bir isyanın sesinin endüstriye içerilmesiyle dönüşümünü görmekten, daha kitlesel olabilecekken elit bir kitleye sıkışmasına kadar çeşitli süreçlerini de yakalamayı sağlıyor. İşte tam da burada müziğe bakmak, sadece müziğe bakmak değil; hegemonya mücadelesinin kültürel ayağında farklı dönemlerde farklı coğrafyalarda nelerin yaşandığına da bakmak anlamına geliyor. Ülkemiz özelinde, caz müziğin bize ulaşmasından [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/bilsaktan-bugune-caz-festivallerinin-ozgunluk-seruveni/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Bilsak’tan bugüne: Caz festivallerinin özgünlük serüveni&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Müziğin tarihsel seyrini izlemek; toplumsal bir isyanın sesinin endüstriye içerilmesiyle dönüşümünü görmekten, daha kitlesel olabilecekken elit bir kitleye sıkışmasına kadar çeşitli süreçlerini de yakalamayı sağlıyor. İşte tam da burada müziğe bakmak, sadece müziğe bakmak değil; hegemonya mücadelesinin kültürel ayağında farklı dönemlerde farklı coğrafyalarda nelerin yaşandığına da bakmak anlamına geliyor. Ülkemiz özelinde, caz müziğin bize ulaşmasından bugün farklı boyutlarıyla algılanan parçalarını kapsayan çatısının çatılmasına kadar geçen sürece bakınca, Türkiye-ABD ilişkilerinden ekonomik ve kültürel sermayenin etkisine dek birçok unsurun izlerini görmek mümkün. Bu izlerin takibi konusunda caz festivalleri de yıllar içerisinde önemli veriler sunar hale gelmiş durumda. ABD’yle ilişkilerin kültürel yansımalarından resmi politikaların Batı müziğiyle olan dansında dönem dönem değişen koreografilere dek yolculuğun farklı duraklarında etkisi hissedilen şeylerle birlikte bu müziğe yönelimin değişiminde belki de en çok odaklanılması gereken, özgünlük arayışına verilen yanıtların boyutu.</p>
<h2>80’lerin özgünlük arayışı</h2>
<p>“Özgünlük” ve “arayış” yan yana durunca, Türkiye özelinde aklıma ilk gelen isimlerden birisi Erkan Oğur. Kendisinin Çekirdek Sanat Evi’nde kaydedilip el çizimi kapağıyla sınırlı sayıda üretilen kasetlerle dağıtımı yapılan albümünün ismi de “Perdesiz Gitarda Arayışlar”. Tam da o yıllarda, yani 80’lerde, darbe sonrası büyük bir sarsıntı geçiren ülkemiz sosyo-kültürel atmosferindeki “yeni”nin arayışı sanatsal form özelinden ilerlediğinde bile başka dönemlere göre çok daha kolay bir şekilde politik olana içerilebiliyor, en azından o arayışların sonucu ortaya çıkan üretimlerle buluşan insanlarda o boyutta bir heyecan yaratabiliyordu. İşte, Anadolu ezgilerinden caz müziğe, şarkı yazarlığı ekolünden deneysel çalışmalara kadar farklı tarzları harmanlamayı “özgünlük” temelinde önceleyen Çekirdek Sanat Evi’nden, aynı dönemde cazı bir müzikten çok bir kültür olarak algılama imkanını hatırlatan festivallere kadar birçok farklı kültür-sanat odağı bu sebeple alternatifliği ve yol açıcılığıyla birlikte anılıyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter" src="https://muziknotlari.wordpress.com/wp-content/uploads/2013/08/erkan-oc49fur.jpg?w=500&amp;h=309" alt="Çekirdek Sanat Evi | Müzik Notları" width="500" height="309" /></p>
<p>80’li yıllarda düzenlenen ilk uluslararası caz festivali, sonradan devamı gelmeyen bir girişim. İstanbul Filarmoni Derneği’nin öncülüğünde düzenlenen festivalin broşüründeki ilk sayfada yer alan şu ifadeler dikkat çekici: <em>“Bu olağanüstü müzik şöleninde yer alacak usta icracıların, yaratıcıların, dünyanın ortak sesine katılma yolunda arayışlar içinde bulunan Türk Hafif Müziği’ne de katkıları olacağı açıktır.” </em>(1) Batı’nın popüler müziğinin etkisiyle ülkemizde gelişen “pop müzik” için, her ne kadar bu müzik çok farklı tarzları kapsasa da o dönemlerde tek bir ifade olarak kullanılan “Türk Hafif Müziği”ndeki arayışın, 12 Eylül askeri darbesi öncesi ülkenin toplumsal dinamiklerinin etkisiyle ve özellikle Anadolu pop/rock damarından ilerlerken politikleşmesi akla geliyor bu noktada. Darbe sonrası bu yönelimin durdurulması için doğrudan baskıyla uygulanan politikalar sonucu Anadolu pop/rock’ın sönümlenmesi ve aranjmandan “Türkçe Hafif Müzik” dışında kalan arabeske dek etkisi hissedilen politikleşmenin bu alanlarda da engellenmesi ise açıkça ifade edilse de edilmese de bu arayışın önemli sebeplerinden biri. Böyle bir atmosferde bakanlıkların desteğiyle gerçekleşen festivalde Doğu Bloku ülkelerinden ekipleri görmek de ayrıca ilginç bir detay.</p>
<figure style="width: 750px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" src="https://bizimcaz.com/content/festivals/posters/BilsakCazFestivali_02.webp" alt="Bizim Caz - Festival - Bilsak Caz Festivali" width="750" height="1000" /><figcaption class="wp-caption-text">Kaynak: Bizim Caz</figcaption></figure>
<h2>Bilsak Caz Festivali’nin arayıştaki rolü ve sürdürülebilirlik</h2>
<p>Yenileri yapılmayan bu festivalden birkaç yıl sonrasında düzenlenmeye başlayan ve 80’lerin alternatif kültür-sanat mekanlarından birisinin de ismini taşıyan Bilsak Caz Festivali ise toplumsal arayışa çok boyutlu/disiplinli bir yaklaşımla cevap vermeye çalışan bir inisiyatifin elinden çıkan bir işin, özgünlüğü ve alternatifliği önceleyen bir bakışla cevap üretebilmesinin güzel bir örneği. Zaten bu yüzden “Türkiye’de caz” deyince birçok kişinin bu festivali benzer heyecanla hatırlaması boşa değil. Onlardan birisi de Orhan Tekelioğlu. Bilsak’ın kurucusu Mustafa Kemal Ağaoğlu’nu andığı yazısında bu mekanın aslında Ağaoğlu’nun daha önce kurucusu olduğu yazar ve çevirmen kooperatifi Yazko’nun bir devamı gibi düşünülebileceğini söylüyor ve caz festivali hatırlanırken hissedilen benzer heyecanın sebeplerini de daha anlaşılır kılıyor:</p>
<p><em>“Yine de Bilsak Caz bir festival olmaktan çok öte, tipik bir Bilsak projesi ürünüdür, bu nedenle başka türlü ‘okunması’ gerekir.” </em></p>
<p><em>“MKA, sadece kişisel tercihi olan caz müziğine odaklanmaktan çok, var olan ama pek de duyulmayan müziklerin, özellikle gençlerin dinlediği müziklerin Bilsak&#8217;ta bulunmasına özel bir önem veriyor.” </em></p>
<p><em>“Bir ‘köprü-mekân’ olarak düşünülebilir Bilsak, ‘sol’ ile solcuların ‘burjuva’ diye küçümsedikleri ama pek de bilmedikleri kültürün kesiştiği ve giderek melezleştiği bir ‘kültür merkezi’. Solun ‘şehir kültürü’ ile tanışması, onun sadece ‘burjuva’ olmadığını, içinde muhalif unsurlar (rock müziği, cazın kölelik ile ilişkisi) da taşıyabildiğini fark ettirmesi ve bence daha da önemlisi, o ‘burjuva’ denen kültürün özellikle genç mensuplarına da ‘sol’ kültürü açması.” </em>(2)</p>
<p>Üzerinden 45 yıl geçse de etkisi günümüzde hala hissedilen ve “bitmiş bir süreç” gibi bakamayacağımız 12 Eylül gerçekliği içinde kendisine yeni formlar arayan kültürel arayışların Bilsak çatısı altındaki yolculuğu, bir ekonomik modelle hareket edilmesi gerektiğinde ortaya konabilecek alternatifleri de hatırlatıyor. Yine bu konuda Tekelioğlu’nun yazısına bakabiliriz:</p>
<p><em>“Tabii ki maliyet, hem festival gibi bir organizasyonda hem de Bilsak gibi bir merkezde en önemli meselelerden biri. Bu noktada da MKA önemli bir dizi çözüm üretiyor. O dönemki asistanı Zeynep Yerdelen&#8217;den öğrendiğim kadarıyla, sürekli sponsorluk arayışında MKA, sanırım hâlen bazı solcular için &#8220;sinir bozucu&#8221; bir çaba ama artık &#8220;normalleşmiş&#8221; bir pratik. İkinci gelir kaynağı ise daha da ilginç: Catering. Elinde Tuğrul Şavkay gibi bir danışman da olup nitelikli yemek işini öğrendikten sonra, Bilsak Catering ciddî bir gelir kaynağı olarak merkezi desteklemeye başlıyor. MKA, bu konularda da işbilir biri olmalı ki, örneğin AKM Fuaye alanının catering işini alabiliyor.”</em></p>
<p>90’lardan bugüne dek uzanan sürece baktığımızda, İstanbul merkezli ve kurumsallaşmış festivallerde bankalar başta olmak üzere önemli bir sermaye desteğiyle sürdürülebilirliğin sağlandığını görüyoruz. Bir “köprü-mekân” olan Bilsak ve bağlantılı olarak Bilsak Caz Festivali’nden bahsederken köprünün iki ucundaki sanatsal yaklaşımlar/toplumsal kesimlere ve onların etkileşimlerine dair düşünülebildiği gibi, bu kurumsallaşmış festivaller için de düşündüğümüzde varılabilecek sonuçlar, cazın da bir parçası olduğu güncel kültür-sanat atmosferinin dönüşümüne dair yeni adımlar atmayı kolaylaştıracaktır. Bu düşünceler ve sonuca ulaşma çabalarına olanak sağlayan panellerin ya da atölyelerin festival programlarında yer alması ise sevindirici. Bir başka deyişle, birbirinden farklı görünen konuların/sorunların daha çok kesişime uğrayacağı başlıklar altında farklı alanlardan daha fazla insanı da bir araya getirebilecek “köprü-etkinlik”lerin çoğalmasının doğuracağı imkanlar.</p>
<h2>Başkentte caz</h2>
<p>Kültür-sanatta “yatırım ve desteğin başkenti”nin İstanbul olması gerçeği ortada ve ne yazık ki bu durum çok fazla değişmezken başkent Ankara’da uzun yıllardır devam eden Uluslararası Ankara Caz Festivali’nin <a href="http://29.su">29.su</a> gerçekleştiriliyor bu yıl. Festival programında yer alan <em>Disiplinlerarası Bir Bakışla Caz Yazıları</em> kitabının tanıtım etkinliği ise tam da “köprü-etkinlik” tanımını aklıma getiren bağlamda bir fikir alışverişine ortam yaratır mı diye merak ediyorum. Müzikal dünyasına dahil olunduğunda nasıl hissedileceği merak edilen sanatçılarla ve dolayısıyla konserlerle birlikte bu etkinlik de ajandaya not ediliyor. Böylesi etkinliklerin çoğalmasına dair düşünürken de aklımın köşelerinde şunlar duruyor; caz odaklı olsun ya da olmasın başkentin alternatif kültür-sanat mahfillerinin işin içine daha çok katılması ve cazın doğası gereği etkileşimde olduğu farklı müzik türlerinin de kendisini “yeninin arayışı” bağlamında bir harmanla hatırlatması. Çünkü bu arayış, başkentin kültür-sanat yaşamını tazeleyen birçok yerde sese dönüşmeye devam ediyor.</p>
<hr />
<h2>Dipnotlar</h2>
<ul>
<li><a href="https://cazkolik.com/icerik/ozel-haber-turkiyenin-ilk-caz-festivali-hangisi-kaynaklar-bizi-18-30-mayis-1982-beyoglu-dunya-ve-fitas-sinemalarina-geri-goturuyor">https://cazkolik.com/icerik/ozel-haber-turkiyenin-ilk-caz-festivali-hangisi-kaynaklar-bizi-18-30-mayis-1982-beyoglu-dunya-ve-fitas-sinemalarina-geri-goturuyor</a></li>
<li><a href="https://t24.com.tr/yazarlar/orhan-tekelioglu/mustafa-kemal-agaoglu-ile-yeni-bir-hayat-tarzinin-insasi-bilsak-ve-otesi,28468">https://t24.com.tr/yazarlar/orhan-tekelioglu/mustafa-kemal-agaoglu-ile-yeni-bir-hayat-tarzinin-insasi-bilsak-ve-otesi,28468</a></li>
</ul>
<p><a href="https://lavarla.com/bilsaktan-bugune-caz-festivallerinin-ozgunluk-seruveni/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Bilsak’tan bugüne: Caz festivallerinin özgünlük serüveni&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>29. Uluslararası Ankara Caz Festivali 13 Kasım’da şehirde</title>
		<link>https://lavarla.com/29-uluslararasi-ankara-caz-festivali-13-kasimda-sehirde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lavarla]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 14:18:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[caz festivali]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kasım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=138773</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Caz Derneği tarafından düzenlenen 29. Uluslararası Ankara Caz Festivali, 13-30 Kasım 2025 tarihleri arasında Ankara’nın çeşitli mekanlarında müzikseverlerle buluşuyor. 17 gün sürecek festivalde; konserler, söyleşiler, ücretsiz sergi ve eğitim etkinlikleri yer alacak. Festival sahnesinde kimler var? 29. Uluslararası Ankara Caz Festivali, dünyaca ünlü besteci ve piyanist Fahir Atakoğlu ile açılıyor. Fahir Atakoğlu festivale, değerli caz [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/29-uluslararasi-ankara-caz-festivali-13-kasimda-sehirde/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;29. Uluslararası Ankara Caz Festivali 13 Kasım’da şehirde&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Caz Derneği tarafından düzenlenen 29. Uluslararası Ankara Caz Festivali, 13-30 Kasım 2025 tarihleri arasında Ankara’nın çeşitli mekanlarında müzikseverlerle buluşuyor. 17 gün sürecek festivalde; konserler, söyleşiler, ücretsiz sergi ve eğitim etkinlikleri yer alacak.</p>
<h2>Festival sahnesinde kimler var?</h2>
<p><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.cazdernegi.org/assets/images/events/header/header-1192.jpg" /></p>
<p>29. Uluslararası Ankara Caz Festivali, dünyaca ünlü besteci ve piyanist Fahir Atakoğlu ile açılıyor. Fahir Atakoğlu festivale, değerli caz sanatçıları Volkan Öktem, Alp Ersönmez ve Seçil Akmirza ile katılıyor.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.cazdernegi.org/assets/images/events/header/header-1193.jpg" /></p>
<p>SAMM’s Bistro sahnesinde gerçekleştirilecek üç konserin ilkinde festival, 15 Kasım&#8217;da İlayda Hatipoğlu Quartet&#8217;i ağırlayacak. Grup, gitar ve piyanonun iki armonik enstrüman olarak yarattığı çok katmanlı polifonik dünyada keşfe çıkmayı amaçlıyor. Festivalin Polonya Büyükelçiliği ile birlikte 3 yıldır gerçekleştirdiği Polish – Turkish Jazz Concert | Tribute to Janusz Szprot projesi bu yıl 19 Kasım&#8217;da izleyiciyi Polonya’dan Janusz Szrom, Bogdan Hołownia, Wojciech Pulcyn, Monika Bulanda ile Salata Retro’da buluşturacak. Konser, Türkiye’de caz müziğine büyük katkıları olan ve birçok Türk caz sanatçısının yetişmesinde katkısı olan ünlü piyanist, besteci ve aranjör Janusz Szprot anısına düzenleniyor.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.cazdernegi.org/assets/images/events/header/header-1195.jpg" /></p>
<p>21 Kasım&#8217;da Türkiye’nin öncü caz gitaristlerinden Bilal Karaman, renkli müziğini Türk Amerikan Derneği Coşkan Daş Sahnesi’nde izleyiciyle paylaşacak. Gypsy Jazz’ın özgür ruhunu Türkiye’nin çok kültürlü mirasıyla harmanlayan Karaman, hem kendi bestelerini hem de popüler klasiklerin özgün düzenlemelerini icra edecek.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.cazdernegi.org/assets/images/events/header/header-1198.jpg" /></p>
<p>Şenay Lambaoğlu ve Tuluğ Tırpan&#8217;ın “Mavi’ye Şarkılar” konseri, sevilen şairlerin şiirleri ve sanatçıların besteleri ile bezeli muhteşem bir repertuvar sunmaya hazırlanıyor. 22 Kasım&#8217;da Türk Amerikan Derneği&#8217;nde gerçekleştirilecek konserde ikili, unutulmaz şairlerin bestelenmiş şiirlerini doğaçlamayla yeniden yorumlayacak.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.cazdernegi.org/assets/images/events/header/header-1199.jpg" /></p>
<p>Samm&#8217;s Bistro&#8217;daki ikinci konserin konukları 23 Kasım&#8217;da Taste Talks &#8211; Grapes &amp; Grooves with Serkan Alagök Quartet feat. Meriç Çalışan olacak. Ankara’nın en iyi caz gruplarından biri olan Serkan Alagök Quartet, vokalde Meriç Çalışan ile muhteşem bir konser verecek. Bu etkinlikte, Taste Talks ekibi Grapes and Grooves projesi ile Ankara üzümlerini caz müziği ile eşleştirip damaklara da hitap edecek bir etkinlik sunuyor.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.cazdernegi.org/assets/images/events/header/header-1201.jpg" /></p>
<p class="event-title">29. Uluslararası Ankara Caz Festivali Tasarım Yarışması Ödül Töreni, Ada Cebe dinletisi eşliğinde 24 Kasım&#8217;da Hacı Bayram Veli Üniversitesi 100. Yıl Kültür Merkezi&#8217;nde düzenlenecek. Törende, yarışmaya katılan eserler dijital olarak sergilenecek ve ödüller takdim edilecek.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.cazdernegi.org/assets/images/events/header/header-1202.jpg" /></p>
<p>Dünyaca ünlü Madeleine &amp; Salomon ikilisi, Orta Doğu ve ülkemizden de ezgilerle kendine has yorumlarıyla festival kapsamında şehri ziyaret edecek. Konser, 25 Kasım&#8217;da Çankaya Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi&#8217;nde düzenlenecek. Madeleine &amp; Salomon, 1960&#8217;lardan 1970&#8217;lere uzanan Doğu pop-folk şarkılarından oluşan bir repertuvarı incelikli bir sanatla ele alarak özgürlüğün şiirsel bayrağını rüzgarda yükseltiyor.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.cazdernegi.org/assets/images/events/header/header-1204.jpg" /></p>
<p>Festivalin Hollanda Büyükelçiliği ile uzun yıllardır sürdürdüğü işbirliği çerçevesinde, Türkiye-Hollanda dostluğunu müzikleriyle sürdüren Raquel Kurpershoek Quartet festivale konuk oluyor. Kurpershoek, Meksikalı şair Amado Nervo&#8217;nun içsel şiirlerinden ilham alan yeni projesiyle 27 Kasım&#8217;da Last Penny sahnesinde olacak.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.cazdernegi.org/assets/images/events/header/header-1205.jpg" /></p>
<p>Samm&#8217;s Bistro&#8217;nun festival kapsamındaki üçüncü ve son konserinde 28 Kasım&#8217;da Elif Canfezâ Gündüz Quartet sahnede olacak. Topluluk, Elif Canfezâ Gündüz’ün bestelerini usta piyanist Kaan Bıyıkoğlu’nun caz düzenlemeleriyle yeniden yorumlayarak, Anadolu’nun geleneksel ezgilerini modern caz dinamikleriyle harmanlıyor.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.cazdernegi.org/assets/images/events/header/header-1206.jpg" /></p>
<p>28 yıldır Ankara&#8217;da yaşayan Yunan müzisyen İrma Peretti, Altınel Hotel &amp; Convention Center&#8217;da vereceği konserde beşlisiyle ilk kez festivale konuk oluyor. Soul ve pop jazz tarzında oluşturduğu enerjik bir repertuvarla 29 Kasım akşamı sahnede olacak Peretti&#8217;ye, cazın en güçlü erkek vokallerinden Aydın Kahya eşlik edecek.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.cazdernegi.org/assets/images/events/header/header-1203.jpg" /></p>
<p>Festival, 28 sene önce başladığı yere geri dönüyor. 30 Kasım&#8217;da ODTÜ KKM Kemal Kurdaş Salonu’ndaki METU Big Band konserinde, Şef Ümit Eroğlu’nun liderliğinde konuk sanatçı Yıldız İbrahimova ile unutulmaz bir kapanış konseriyle festival izleyiciye veda edecek.</p>
<h2>Festivalin diğer etkinlikleri</h2>
<p>Festival kapsamında düzenlenecek hi-fi ve caz konulu söyleşide, &#8220;Cazı neden iyi bir sistemle dinlemeliyiz?&#8221; sorusuna cevap aranacak. Söyleşide, Numan İnal, Asım Uysal ve Levent Ekmekçioğlu konuşmacı olarak yer alıyor.</p>
<p>Kardelen Dalokay ve Ulaş Bager Aldemir&#8217;in derlediği, ülkemiz caz eğitimcileri ve yazarlarından birçoğunun yazıları bulunan <em>Disiplinlerarası Bir Bakışla Caz Yazıları</em> kitabının tanıtımı da festival kapsamında Türk Amerikan Derneği’nde gerçekleştirilecek.</p>
<p>Festivalde ayrıca iki masterclass da düzenlenecek. Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi hocalarından T. Şinasi Celayiroğlu – Doğaçlamada Fikir Geliştirme Teknikleri ve Fransa’dan Clotilde Rullaud ve Alexandre Saada caz üzerine masterclass verecek.</p>
<h2>Biletler satışta</h2>
<p>29. Uluslararası Ankara Caz Festivali programını <a href="https://www.cazdernegi.org/festivals/ankaracazfestivali">buradan</a> inceleyebilirsiniz. Festivalin tükenmek üzere olan biletlerini ise <a href="https://biletinial.com/tr-tr/etkinlikleri/29-uluslararasi-ankara-caz-festivali">buradan</a> satın alabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/29-uluslararasi-ankara-caz-festivali-13-kasimda-sehirde/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;29. Uluslararası Ankara Caz Festivali 13 Kasım’da şehirde&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
