<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İstanbul Tiyatro Festivali arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/etiket/istanbul-tiyatro-festivali/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/etiket/istanbul-tiyatro-festivali/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Jan 2026 10:56:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>İstanbul Tiyatro Festivali arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<link>https://lavarla.com/etiket/istanbul-tiyatro-festivali/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Aslı İnandık: &#8216;Aile, hayatta tutunabildiğin ilk yer ama aynı zamanda en derin yaraların da kaynağı&#8217;</title>
		<link>https://lavarla.com/asli-inandik-aile-hayatta-tutunabildigin-ilk-yer-ama-ayni-zamanda-en-derin-yaralarin-da-kaynagi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emrah Akbaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 07:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Aslı İnandık]]></category>
		<category><![CDATA[Fora]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Tiyatro Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[MEB Şura Salonu]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=140104</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>2025 onun için küllerinden doğuş senesi oldu. Hem çello çalmaya yeniden başladı hem yeni şehirler gördü hem de sahnede ve sinemada adından söz ettirdi: Aslı İnandık’tan bahsediyorum. MEB Şura Sahnesi’ne 14 yaşındayken orkestrayla konsere çıkan Aslı, 20 sene sonra 27-28 Ocak tarihlerinde aynı sahneye bu kez yeni oyunu Fora ile çıkacak. Oyuncu Aslı İnandık’la yeni [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/asli-inandik-aile-hayatta-tutunabildigin-ilk-yer-ama-ayni-zamanda-en-derin-yaralarin-da-kaynagi/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Aslı İnandık: &#8216;Aile, hayatta tutunabildiğin ilk yer ama aynı zamanda en derin yaraların da kaynağı&#8217;&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2025 onun için küllerinden doğuş senesi oldu. Hem çello çalmaya yeniden başladı hem yeni şehirler gördü hem de sahnede ve sinemada adından söz ettirdi: Aslı İnandık’tan bahsediyorum. MEB Şura Sahnesi’ne 14 yaşındayken orkestrayla konsere çıkan Aslı, 20 sene sonra 27-28 Ocak tarihlerinde aynı sahneye bu kez yeni oyunu <em>Fora </em>ile çıkacak. Oyuncu Aslı İnandık’la yeni oyunu üzerine konuştuk.</p>
<p><strong>Aslı, nasılsın? Bu aralar ruh halini en iyi hangi kelime özetler?</strong></p>
<p>Emrah, iyiyim diyeyim. Bu aralar ruh halimi özetleyebilecek bir kelime bulamadım ama şöyle bir cümleyle özetleyeyim; elimizden geldiğince yaşıyoruz, akıp gidiyor hayat bizim kontrolümüz olmadan, o kadar.</p>
<p><strong>Nasıl geçti 2025 yılı senin için? <em>Vision board</em>’un (ya da planlarının) ne kadarını gerçekleştirdin?</strong></p>
<p>Kişisel hayatıma bakınca, aslında fena bir sene değildi 2025. Benim için bir küllerinden doğuş senesiydi diyebilirim. Bir kere, kendime çok vakit ayırdım bu sene, 15 sene profesyonel olarak çaldığım çelloyu yeniden çalışmaya başladım, yeniden kitap okuma alışkanlığı kazandım, yeni ülkeler hatta yeni okyanusaşırı ülkeler ve yeni şehirler gördüm. Bir yeni oyun provası ve oyunumuzun farklı salonlarda temsili. Filmimiz <em>Sahibinden Rahmet</em> de festivallerde oldukça ilgi gördü. Yani elbette benim hayallerim ve planlarım bu kadar değildi ama bir sene için bu kadarı bana yetti.</p>
<p><strong>2025 yılındaki işlerinin biri de 29. İstanbul Tiyatro Festivali’yle prömiyer yapan <em>Fora</em>. Oyunla yolun nasıl kesişti?</strong></p>
<p>Nisan Ceren, uzun süredir çalışmak istediğim bir yapımcıydı. Bir gün beni aradı ve oyundan bahsetti, beni Cemre karakteri için düşündüklerini söyledi, çok ilgimi çekti. Oyunu okudum, Hikmet Hükümenoğlu’nun kalemini çok sevdim ve dahil olmak istediğimi söyledim.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-140105 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/01/fora6.jpg" alt="" width="2200" height="1466" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/01/fora6.jpg 2200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/01/fora6-300x200.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/01/fora6-1024x682.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/01/fora6-768x512.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/01/fora6-1536x1024.jpg 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/01/fora6-2048x1365.jpg 2048w" sizes="(max-width: 2200px) 100vw, 2200px" /></p>
<p><strong>Güçlü bir oyuncu kadrosu barındıran <em>Fora</em> ne anlatıyor? Biraz oyundan bahseder misin?</strong></p>
<p><em>Fora</em>, bir aile yemeği etrafında şekillenen ama aslında hepimizin kendi arka bahçesinden bildiği daha büyük bir alanı açıyor: Aile dediğimiz yapının içinde bastırılanlar, söylenemeyenler, ertelenmiş yüzleşmeler, yaralar, iç içe geçmiş ilişkiler, sınır konamamış yerler…</p>
<p>Masanın etrafında toplanan aile, yalnızca aile rollerini değil; hayatta aldıkları pozisyonları, kaçtıkları gerçekleri ve birbirlerine karşı kurdukları güç ilişkilerini de ortaya koyuyor. Tabii biz bu aileyi, o aileden olmayan bir “öteki” gözünden de izliyoruz. Yani ailenin küçük oğlunun yeni kız arkadaşı Banu. Aile içi çatışmalarla yüzleşilen bir oyun <em>Fora</em>.</p>
<p><strong>Düşündürücü, bir o kadar da komedi barındırıyor. Sen metni okuduğunda ne hissettin? </strong></p>
<p>Ah dedim ne kadar tanıdık! Açıkçası, oyundaki aileyi sosyoekonomik olarak pek kendi aileme benzer bulmasam da konu aile içindeki ilişkiler, anne-kız ilişkisindeki karmaşalar vs. olunca hemen ilgimi çekmişti. Bir oturuşta okuyup bitirdiğimi, ara ara kıkırdadığımı ve ister istemez kendimi oynarken hayal ettiğimi hatırlıyorum.</p>
<p><strong>Oyun için söylenen “Hem bir lütuftur aile hem de bir lanet” sözü sende nasıl bir çağrışım yapıyor?</strong></p>
<p>Bence bu cümle oyunu çok iyi özetliyor. Aile, hayatta tutunabildiğin ilk yer ama aynı zamanda en derin yaraların da kaynağı olabiliyor. “Kim olduğun” konusu da orada şekilleniyor, “kim olacağın” ya da “kim olamayacağın da”. Sonra buna ya mahkum oluyor, hayatın boyunca terapilerde bunu konuşuyorsun ya da kendi kaleminle kendi hikayeni yeniden yazıyorsun. <em>Fora</em>’da Hikmet’in ustalıkla yaptığı şeyi seviyorum. Aileyi ne idealize ediyor ne de tamamen mahkum ediyor. Onu bütün çelişkileriyle, sevgiyle, zarar verme haliyle yan yana koyuyor.</p>
<p><strong>Bu oyunu oynamaya başladıktan sonra senin kendi aile ilişkilerine hiç istemeden dokundu mu? Kendinden ya da çevrenden bir şeyler buldun mu?</strong></p>
<p>Babamı üç sene önce kaybettim; onunla, oyundakine benzer bir baba-kız ilişkimiz vardı. Şerif Abi’yle oynarken her seferinde gözlerim doluyor, sanki kendi babama sarılıyormuş gibi hissediyorum. Anne-kız ilişkisi de bir tarafıyla benziyor benimkine, onunla da her oyun yüzleşiyor gibi oluyorum.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-140106 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/01/1763491934_03_11_25_Fora_9995-scaled.jpg" alt="fora" width="2560" height="1707" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/01/1763491934_03_11_25_Fora_9995-scaled.jpg 2560w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/01/1763491934_03_11_25_Fora_9995-300x200.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/01/1763491934_03_11_25_Fora_9995-1024x683.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/01/1763491934_03_11_25_Fora_9995-768x512.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/01/1763491934_03_11_25_Fora_9995-1536x1024.jpg 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/01/1763491934_03_11_25_Fora_9995-2048x1365.jpg 2048w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></p>
<p><strong>Sezonda 200’den fazla oyun var. Neden <em>Fora’</em>ya gelsinler? </strong></p>
<p>Hepimize çok tanıdık bir masaya oturuyoruz <em>Fora</em>’da: Aile yemeği masası. Ama orada kalmıyoruz. Bir yerden sonra seyirci kendini yalnızca izleyen değil, tanıklık eden biri gibi hissediyor. 6. sandalyeyi çekip seyirciyi oraya oturtuyor bence <em>Fora</em>. Ve bunu yaparken güldürüyor, tam da şu dönemde fazlasıyla ihtiyacımız var diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>Oyun, 27-28 Ocak tarihlerinde Ankara MEB Şura Sahnesinde oynayacak. Ankara senin doğup büyüdüğün şehir. Orada seyirciyle buluşacaksın. Nasıl hissediyorsun?</strong></p>
<p>Ankara benim doğup büyüdüğüm yer, memleketimde oyun oynamak bana her seferinde farklı hissettiriyor. Gelmeden uykularım kaçıyor. MEB Şura benim 14 yaşında orkestra ile konsere çıktığım salon bir de. Şimdi oraya 20 sene sonra, bu sefer oynadığım tiyatro oyunuyla gitmek, seyirci karşısına çıkmak müthiş bir his.</p>
<p><strong>Ankara seyircisi ile İstanbul seyircisi arasında bir farklılık var mı? </strong></p>
<p>Ankara seyircisini çok severim. Ayırmak ve genellemek doğru olmaz tabii ki ama Ankara turnelerinden çok güzel hislerle döndüm hep. Sorgulayan, sahiplenen, dikkatle seyreden, güzel sorular soran, entelektüel bir seyirci Ankara seyircisi.</p>
<p><strong>Oyun izleme fırsatın oluyor mu? Bize beğendiğin üç oyunu önerir misin?</strong></p>
<p>Geçen sene izlediklerimden <em>Martı Mıyım?</em>’ı epey sevmiştim. Yine, <em>Saatleri Ayarlama Enstitüsü</em>’nde Serkan tam manasıyla “döktürüyor”. Emin Alper’in <em>Öteki</em>’si ve Hira Tekindor’un <em>Medea</em>’sı da yine izleyip sevdiğim oyunlar arasında.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/asli-inandik-aile-hayatta-tutunabildigin-ilk-yer-ama-ayni-zamanda-en-derin-yaralarin-da-kaynagi/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Aslı İnandık: &#8216;Aile, hayatta tutunabildiğin ilk yer ama aynı zamanda en derin yaraların da kaynağı&#8217;&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>29. İstanbul Tiyatro Festivali perdelerini &#8216;Katedral&#8217; ile açıyor</title>
		<link>https://lavarla.com/29-istanbul-tiyatro-festivali-perdelerini-katedral-ile-aciyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lavarla]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 09:18:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[İKSV]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Tiyatro Festivali]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=138826</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Entek, Opet ve Tüpraş eş sponsorluğunda düzenlenen 29. İstanbul Tiyatro Festivali, 20 Ekim’de perdelerini açmaya hazırlanıyor. Mehmet Birkiye küratörlüğünde gerçekleştirilecek festivalin açılışı, bu yıl 80. yaşını kutlayan köklü dans topluluğu Scapino Ballet Rotterdam’ı Arvo Pärt’in ruhani müziğiyle buluşturan, yıldız koreograf Marcos Morau imzalı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/29-istanbul-tiyatro-festivali-perdelerini-katedral-ile-aciyor/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;29. İstanbul Tiyatro Festivali perdelerini &#8216;Katedral&#8217; ile açıyor&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Entek, Opet ve Tüpraş eş sponsorluğunda düzenlenen 29. İstanbul Tiyatro Festivali, 20 Ekim’de perdelerini açmaya hazırlanıyor.</strong></p>
<p>Mehmet Birkiye küratörlüğünde gerçekleştirilecek festivalin açılışı, bu yıl 80. yaşını kutlayan köklü dans topluluğu Scapino Ballet Rotterdam’ı Arvo Pärt’in ruhani müziğiyle buluşturan, yıldız koreograf Marcos Morau imzalı <em>Katedral </em>ile yapılacak. Ardından, Fransız-Katalan topluluk Baro d’evel’in dans, sirk ve tiyatroyu harmanlayan <em>Biz Kimiz?</em> gösterisi izleyicilerle buluşacak. Festivalin ilk haftasında ayrıca, Perulu Teatro La Plaza’nın sahnelediği, Down sendromlu sekiz oyuncunun rol aldığı <em>Hamlet,</em> İKSV’nin kapsayıcılık ve erişilebilirlik çalışmalarının ilk adımlarından biri olarak izleyiciyle buluşacak.</p>
<h2>Festival, açılışını Scapino Ballet Rotterdam imzalı K<em>atedral </em>ile yapacak</h2>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-138827 size-large" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/04_Cathedral_-_selectie_-_Bart_Grietens-88-min-1024x683.jpg" alt="" width="800" height="534" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/04_Cathedral_-_selectie_-_Bart_Grietens-88-min-1024x683.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/04_Cathedral_-_selectie_-_Bart_Grietens-88-min-300x200.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/04_Cathedral_-_selectie_-_Bart_Grietens-88-min-768x512.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/04_Cathedral_-_selectie_-_Bart_Grietens-88-min-1536x1024.jpg 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/04_Cathedral_-_selectie_-_Bart_Grietens-88-min-2048x1365.jpg 2048w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p>Son yıllarda üst üste aldığı “yılın koreografı” ödülleriyle dikkat çeken koreograf Marcos Morau’nun, Arvo Pärt’ın ruhani müzikleriyle kurduğu büyüleyici evrende bedenler birer mimari unsura dönüşüyor. Hollanda’nın köklü topluluğu Scapino Ballet’nin Türkiye’de ilk kez sahneleyeceği, retro-fütüristik bir dans gösterisi olan <em>Katedral</em>; göz alıcı estetiği, matematiksel koreografisi ve hipnotik atmosferiyle izleyicileri derinden etkileyecek.Festivalin açılış gösterisi <em>Katedral</em>, 20-21 Ekim’de Nexent Bank’ın gösteri sponsorluğunda, yüksek katkıda bulunan mekân sponsoru Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde.</p>
<h2>Ekolojik bir seremoni: <em>Biz Kimiz?</em></h2>
<p>Fransız-Katalan topluluk Baro d’evel; dansçıları, müzisyenleri, clown’ları ve seramikçileri sahnede bir araya getirerek var olmaya dair bir ritüel kurguluyor. <em>Biz Kimiz?</em>’de iklim krizleri, savaşlar, adaletsizlikler karşısında yeniden birlikte düşünmenin, hissetmenin ve hatırlamanın yolları aranıyor. Baro d’evel’in, dünyaya başka bir gözle bakmayı öneren bir çağrı niteliğindeki gösterisi, 22-23 Ekim’de, yüksek katkıda bulunan mekan sponsoru Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde.</p>
<h2>Down sendromlu oyunculardan: <em>Hamlet</em></h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-138828 size-large" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/Hamlet_Teatro_La_Plaza_6-1024x682.png" alt="" width="800" height="533" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/Hamlet_Teatro_La_Plaza_6-1024x682.png 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/Hamlet_Teatro_La_Plaza_6-300x200.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/Hamlet_Teatro_La_Plaza_6-768x512.png 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/Hamlet_Teatro_La_Plaza_6.png 1280w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p>Down sendromlu sekiz oyuncunun sahneye taşıdığı <em>Hamlet</em>, Shakespeare’in klasik metnine alışılmışın dışında bir yorum katıyor. “Kim sahnede ve toplumda konuşabiliyor?”, “Dünya sana var olma hakkını çoğu zaman tanımıyorsa ‘olmak’ ne demektir?” sorularıyla yola çıkan yapımda oyuncular, birtakım soyut varoluşsal dilemmaları sahnede temsil etmiyor, onları bizzat yaşıyorlar. Nöroçeşitliliği bir tema olarak değil, var olma ve sanat yapma biçimi olarak benimseyen Teatro La Plaza topluluğunun, empatiye değil, eşitliğe dayanan bu güçlü sahnelemesinde oyuncular, kendi hayatlarını Hamlet’in evreniyle iç içe geçiriyor, izleyiciye derin bir aidiyet ve varoluş duygusu aktarıyor. Farklılıkta güzelliğin bulunduğu, “kusur” denilen şeylerin kucaklandığı ve Shakespeare’in, sanatın, kültürün herkese ait olduğu bir gelecek hayal eden topluluk, New York’tan Edinburg’a pek çok festivalde ayakta alkışlandı. Tiyatronun, bağ kurmak ve dönüşmek için bir alan sunduğunu ve başka mümkün gelecekleri hayal etmeye açılan bir kapı olduğunu bize hatırlatacak oyun, İKSV Erişilebilir Sanat Partneri DenizBank’ın katkılarıyla 24-25 Ekim’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<h2 class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">Kadın üretimini vurgulayan bir seçki: &#8220;Bu İşte Bir Kadın Var&#8221;</h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-138830 size-large" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/Asagidaki_Pencere_6-1024x683.jpg" alt="" width="800" height="534" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/Asagidaki_Pencere_6-1024x683.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/Asagidaki_Pencere_6-300x200.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/Asagidaki_Pencere_6-768x512.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/Asagidaki_Pencere_6-1536x1024.jpg 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/Asagidaki_Pencere_6-2048x1365.jpg 2048w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">İstanbul Tiyatro Festivali programında, konusunu kadın hikayelerinden alan veya kadın yazar, yönetmen ve oyuncuların öne çıktığı oyunlardan bir seçki, kadın üretiminin ve kadın bakış açısının daha görünür kılınması amacıyla, beş yıldır <b>Odeabank</b>’ın tema sponsorluğundaki “Bu İşte Bir Kadın Var” başlığı altında izleyicilere sunuluyor.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal"><em>Aşağıdaki Pencere;</em> <i>Herkes Kocama Benziyor</i> ve <i>N’olcak Bu Yusuf Umut’un Hali</i> oyunlarının yazarı Alis Çalışkan’ın kaleminden, <i>Büyük Zarifi Apartmanı</i>’nın yönetmeni İlyas Özçakır’ın rejisiyle sansür ve otosansür baskısına karşı kişisel direnişin ve anlatının imkanlarını araştıran tek kişilik, zihin açıcı bir oyun. 30-31 Ekim’de sahnelenecek oyuna, Paribu Artevsahipliği yapacak.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">Gustave Flaubert’in 1857’de yayımlandığında edebiyat dünyasında bir bomba etkisi yaratan <i>Madame Bovary</i>’si, Jane Eyre, Anna Karenina ve Mrs. Dalloway gibi kadın mücadelesine mal olmuş edebi karakterleri çağdaş tiyatroyla buluşturmadaki ustalığıyla tanınan Carme Portaceli’nin yorumunda hayalperest bir trajedi kahramanı değil, “21. yüzyılın feminist sesi”. 8-9 Kasım’da sahnelenecek oyun, Zorlu PSM’de sahnelenecek.</p>
<p class="228bf8a64b8551e1MsoNormal">Artık bir festival klasiğine dönüşen <em>İstanbul Mon Amour</em>, bu yıl Kumbaracı50 ekibi tarafından, Yiğit Sertdemir’in sanat yönetmenliğinde, Beyoğlu’nda sahnelenecek. Sezin Akbaşoğlulları, Onur Berk Arslanoğlu, Şebnem Sönmez, Gülhan Kadim, Ceyda Akel, Ayşegül Uraz gibi oyuncuların yer aldığı yapım, İstanbul’un günlük rutininde keşfedilmeyi bekleyen sayısız hikayeden birini gün yüzüne çıkarıyor ve Beyoğlu’na bir fotoğraf makinesi vizöründen bakmaya davet ediyor. Bu yılın rotasında, Türkiye’nin ilk kadın stüdyo fotoğrafçısı Maryam Şahinyan’ın günlük yürüyüşleri, kurmaca bir anlatının omurgasını oluşturuyor. <i>İstanbul Mon Amour I Pera’nın Karanlık Odası, </i>15 ve 16 Kasım’da Beyoğlu Spor Kulübü, Beyoğlu Sineması ve Metrohan’da gerçekleştirilecek.</p>
<p>Festival programının tamamını <a href="https://tiyatro.iksv.org/tr/program" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> inceleyebilirsiniz.</p>
<h2>Festivalden ücretsiz etkinlikler</h2>
<p>29. İstanbul Tiyatro Festivali, yalnızca sahnedeki oyunlarla değil; söyleşiler, atölyeler ve buluşmalarla da izleyicilere zengin bir program sunuyor.</p>
<p><strong>20 Ekim 19.00’da Zorlu PSM Avlu’da, Türkiye Down Sendromu Derneği Dans Topluluğu Gösterisi</strong>’nde Down sendromlu bireylerden oluşan TDSD Dans +1 by Hilton Bomonti topluluğu, kapsayıcı bir koreografiyle izleyiciyi önyargısız bir dünyaya davet edecek.</p>
<p><strong>21 Ekim 14.00’te Zorlu PSM’de Scapino Ballet Rotterdam Dansçılarıyla Dans Atölyesi’</strong>nde<strong>, </strong>Hollanda’nın köklü topluluğu, çağdaş dans estetiğini katılımcılara deneyimleme fırsatı sunacak.</p>
<p><strong>21 Ekim 15.00’te Erişilebilir Dans Atölyesi’</strong>nde, Peru’dan gelen Teatro La Plaza ekibi, Türkiye Down Sendromu Derneği üyeleriyle nöroçeşitliliğe odaklanan özel bir dans atölyesi gerçekleştirecek.</p>
<p><strong>30-31 Ekim’de saat 11.00-18.00 </strong>arası düzenlenecek <strong>Christian Lollike &amp; Anders Thrue Djurslev ile Yazarlık Atölyesi’</strong>nde<strong>, </strong>çağdaş tiyatronun önde gelen isimleri masal, mit ve fablları bugünün sahnesine taşımak için yaratıcı yazım yöntemleri sunacak.</p>
<h2>Festivalden çocuklar için de ücretsiz atölyeler</h2>
<p>İKSV Alt Kat, 29. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında 4-6 ve 7-9 yaş gruplarına yönelik tiyatro atölyeleri düzenleyecek. Sevinç Erbulak’ın <em>Tiyatroda Bir Gün </em>kitabı etrafında tasarlanan yaratıcı etkinlikler ve sahne arkası deneyimi, çocukların ifade becerilerini güçlendirecek.</p>
<h2>Festival biletleri</h2>
<p>Festival biletleri, <a href="https://www.passo.com.tr/tr/etkinlik-grubu/iksv-tiyatro-festivali/1068613"><strong>passo.com.tr</strong></a> adresinden, Passo mobil uygulaması, Passo web sitesi üzerinden ve Passo perakende satış noktalarından alınabiliyor. Eczacıbaşı Genç Bilet projesi kapsamında, sınırlı sayıda öğrenci bileti 30 TL.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/29-istanbul-tiyatro-festivali-perdelerini-katedral-ile-aciyor/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;29. İstanbul Tiyatro Festivali perdelerini &#8216;Katedral&#8217; ile açıyor&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
