<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tavşan İmparatorluğu arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/etiket/tavsan-imparatorlugu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/etiket/tavsan-imparatorlugu/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 24 Dec 2025 10:32:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>Tavşan İmparatorluğu arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<link>https://lavarla.com/etiket/tavsan-imparatorlugu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Seyfettin Tokmak: &#8216;Aslında filmin duygular üzerinden okunmasını istedim&#8217;</title>
		<link>https://lavarla.com/seyfettin-tokmak-aslinda-filmin-duygular-uzerinden-okunmasini-istedim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sema Çavdar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 10:06:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[36. Ankara Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[Seyfettin Tokmak]]></category>
		<category><![CDATA[Tavşan İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetmen Söyleşileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=139828</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Yönetmen Seyfettin Tokmak’ın ikinci uzun metraj filmi Tavşan İmparatorluğu, dünya prömiyerini 28. Tallinn Black Nights Film Festivali’nde yaptı ve burada En İyi Senaryo ile En İyi Görüntü Yönetimi ödüllerine layık görüldü. Uluslararası festival yolculuğunu Taipei Film Festivali’nde Yönetmenler Birliği En İyi Film Ödülü ile sürdüren film, Türkiye’deki ilk gösterimini ise 62. Antalya Altın Portakal Film [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/seyfettin-tokmak-aslinda-filmin-duygular-uzerinden-okunmasini-istedim/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Seyfettin Tokmak: &#8216;Aslında filmin duygular üzerinden okunmasını istedim&#8217;&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yönetmen Seyfettin Tokmak’ın ikinci uzun metraj filmi <em>Tavşan İmparatorluğu</em>, dünya prömiyerini 28. Tallinn Black Nights Film Festivali’nde yaptı ve burada En İyi Senaryo ile En İyi Görüntü Yönetimi ödüllerine layık görüldü. Uluslararası festival yolculuğunu Taipei Film Festivali’nde Yönetmenler Birliği En İyi Film Ödülü ile sürdüren film, Türkiye’deki ilk gösterimini ise 62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde gerçekleştirdi; festivalden En İyi Film dahil yedi ödülle döndü. Ardından 36. Ankara Film Festivali’nde İnci Demirkol En İyi Film Ödülü, Onat Kutlar En İyi Senaryo Ödülü ve FİLM-YÖN En İyi Yönetmen Ödüllerinin sahibi oldu.</p>
<p>Babası tarafından, illegal yollarla devletten maaş alabilmek uğruna engelli taklidi yapmaya zorlanan Musa’nın, kendisi gibi doğasından koparılan ve tazı yarışlarında yem olarak kullanılan yaban tavşanlarını kurtarma çabasını merkezine alan <em>Tavşan İmparatorluğu</em>, sert bir toplumsal arka planı, metaforlarla örülü bir anlatıyla buluşturuyor. Biz de bu söyleşide, filmin estetik ve anlatısal tercihlerini, kurduğu metaforik dili ve uluslararası festival yolculuğunu yönetmeni Seyfettin Tokmak ile konuştuk.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-139888 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/AnkaraFF2025_Seyfettin-Teoman-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1818" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/AnkaraFF2025_Seyfettin-Teoman-scaled.jpg 2560w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/AnkaraFF2025_Seyfettin-Teoman-300x213.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/AnkaraFF2025_Seyfettin-Teoman-1024x727.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/AnkaraFF2025_Seyfettin-Teoman-768x546.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/AnkaraFF2025_Seyfettin-Teoman-1536x1091.jpg 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/AnkaraFF2025_Seyfettin-Teoman-2048x1455.jpg 2048w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></p>
<h2>&#8220;Filmin, doğrudan duygular üzerinden okunmasını istedim&#8221;</h2>
<p><strong><span class="TextRun SCXW199371223 BCX0" lang="TR-TR" xml:lang="TR-TR" data-contrast="auto"><span class="NormalTextRun SCXW199371223 BCX0">Bir röportajınızda zamansız ve mekansız bir evren kurmak istediğinizi söylemiştiniz. Ankara Film Festivali’ndeki gösterim sonrası</span><span class="NormalTextRun SCXW199371223 BCX0">nda Sermet Yeşil </span><span class="NormalTextRun SCXW199371223 BCX0">de çekimler için </span><span class="NormalTextRun SCXW199371223 BCX0">kar yağışı bitene kadar beklediğinizi</span><span class="NormalTextRun SCXW199371223 BCX0"> söyl</span><span class="NormalTextRun SCXW199371223 BCX0">e</span><span class="NormalTextRun SCXW199371223 BCX0">mişti. Sanıyorum bu bekleyiş </span><span class="NormalTextRun ContextualSpellingAndGrammarErrorV2Themed SCXW199371223 BCX0">mekanı</span><span class="NormalTextRun SCXW199371223 BCX0"> belli bir coğrafyaya sıkıştırmak istememenizdendi.</span><span class="NormalTextRun SCXW199371223 BCX0"> Bu “</span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW199371223 BCX0">mekansızlık</span><span class="NormalTextRun SCXW199371223 BCX0">” tercihi</span><span class="NormalTextRun SCXW199371223 BCX0">yle s</span><span class="NormalTextRun SCXW199371223 BCX0">eyircinin öyküyü belirli bir coğrafya üzerinden değil, daha çok bir </span><span class="NormalTextRun SCXW199371223 BCX0">“</span><span class="NormalTextRun SCXW199371223 BCX0">durum</span><span class="NormalTextRun SCXW199371223 BCX0">”</span><span class="NormalTextRun SCXW199371223 BCX0"> üzerinden okumasını mı istediniz?</span></span><span class="EOP SCXW199371223 BCX0" data-ccp-props="{}"> </span></strong></p>
<p><span class="TextRun SCXW182477297 BCX0" lang="TR-TR" xml:lang="TR-TR" data-contrast="auto"><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0">Ö</span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0">ncelikle en önemli konu </span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0">zamansız, </span><span class="NormalTextRun SpellingErrorV2Themed SCXW182477297 BCX0">mekansız</span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0">bir atmosfer </span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0">yaratmaktı. Bunu</span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0"> </span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0">da genel olarak şöyle konuştuk: Sanki Sovyetler dağılmış da böyle geride parçalanmış bir coğrafya</span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0"> kalmış. </span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0">N</span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0">et bir lokasyon vermemek için çok çabaladım</span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0">. B</span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0">u durum</span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0">u</span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0"> yaratma</span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0">m</span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0">daki en önemli </span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0">amaç</span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0"> dramatik </span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0">anlatıyı </span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0">güçlü kılmaktı</span><span class="NormalTextRun SCXW182477297 BCX0">. </span></span>Zamansızlık ve mekansızlıkla ilgili benim tespitim şuydu: Seyircinin filmleri çoğu zaman karakterler ve kültürel kodlar üzerinden okuma ve anlamlandırma refleksi var; bu da ciddi bir zihinsel çaba gerektiriyor. Ben ise tanımlama alanını daralttığımda geriye neyin kalacağını çok düşündüm. Bu sayede seyircinin Musa’nın melankolisine, yani iç dünyasına çok daha yoğun bir şekilde odaklanabileceğini fark ettim. Bunun, filmin içindeki alt anlatılara yaklaşmayı da kolaylaştıracağını düşündüm. Aslında filmin, doğrudan duygular üzerinden okunmasını istedim.</p>
<p data-start="193" data-end="462"><strong>Eleştirmenler, Musa’nın “saf iyiliğinin” sistemle çatışırken bir yandan umut taşıdığını, bir yandan da onu savunmasız bıraktığını söylüyor. Karakterlerin güç ve iyilik eksenindeki karşıt konumlanışı üzerinden, Musa’nın bu kırılgan ama ısrarlı halini nasıl kurguladınız?</strong></p>
<p data-start="142" data-end="575">Musa’nın 12 yaşında bir çocuk olduğunu unutmamak gerekiyor. Bir çocuğun sistemi değiştirmesi ya da bütün bir erkek dünyasıyla tek başına mücadele etmesi, gerçeklik temelli bakıldığında mümkün değil. Benim burada aradığım en önemli ayrıntı şuydu: Sosyolojik akışın tersine, Musa bu durumu değiştirmek için onlara benzememeyi tercih ediyor. Aslında<span class="TextRun SCXW166664644 BCX0" lang="TR-TR" xml:lang="TR-TR" data-contrast="auto"><span class="NormalTextRun SCXW166664644 BCX0"> beğendiğim </span></span>nokta da buydu; Musa, onlara benzemeden varlığını sürdürmeye çalışıyor.</p>
<p data-start="577" data-end="850">Yusuf Atılgan’ın <em data-start="594" data-end="606">Aylak Adam</em>’ında şöyle bir cümle vardır: “Ötekilerin varlığını kabul ettiğimde onlara benzemekten kurtulamıyorum.” Musa ise bir çocuk karakter olarak ötekilerin &#8211; öncelikle de babanın &#8211; varlığını ve etkisini kabul etmiyor; çünkü onlara benzemek istemiyor.</p>
<p data-start="852" data-end="1207">Musa’nın ısrarını, benim zihnimde, kaybettiği annesinden aldığını düşünüyorum. Annesinden sütü, sevgiyi ve merhameti alamamış birinin hayatla mücadele etmesi veya tavşanlara merhamet gösterip onlar için bir dünya kurması çok zor. Musa, annesini kaybetmiş olabilir ama içinde bir anne taşıdığı çok açık. Hayattaki mücadelesini de annesinden aldığını hep düşündüm.</p>
<p data-start="852" data-end="1207"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-139895 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_05-scaled.jpeg" alt="" width="2560" height="1350" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_05-scaled.jpeg 2560w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_05-300x158.jpeg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_05-1024x540.jpeg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_05-768x405.jpeg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_05-1536x810.jpeg 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_05-2048x1080.jpeg 2048w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></p>
<p><strong><span class="TextRun SCXW174616944 BCX0" lang="TR-TR" xml:lang="TR-TR" data-contrast="auto"><span class="NormalTextRun SCXW174616944 BCX0">Film, gücün etkisini artıran çok sayıda metaforla örülü. Bir söyleşide yorganın rengine kadar düşündüğünüzü söylemiştiniz. </span><span class="NormalTextRun SCXW174616944 BCX0">B</span><span class="NormalTextRun SCXW174616944 BCX0">u yoğun</span><span class="NormalTextRun SCXW174616944 BCX0"> sembolik tercihleri </span><span class="NormalTextRun SCXW174616944 BCX0">kurarken nasıl bir denge </span><span class="NormalTextRun SCXW174616944 BCX0">sağladınız</span><span class="NormalTextRun SCXW174616944 BCX0">?</span></span><span class="EOP SCXW174616944 BCX0" data-ccp-props="{}"> </span></strong></p>
<p>Öncelikle, sosyolojik tespitlerle boğulmuş bir film yapmak istemedim. Elbette sosyolojik bir arka plan olsun istedim ama bunun önünde, bir çocukluk melankolisini anlatmaya o kadar odaklanmıştım ki ister istemez sembolik evrenlere, metaforlar dünyasına kapı açmış oldum. Bir çocuğun melankolisine odaklandığınızda, o çocuk için doğadaki ve hayatındaki pek çok şeyin kendi içinde gizli anlamları, çok boyutlu derinlikleri oluyor.</p>
<p>Filmin sembolik evrenini, senaryoyu yazmaya başladığım ilk andan itibaren kurmaya başlamıştım. İsmini <em data-start="681" data-end="703">Tavşan İmparatorluğu</em> koyduğum anda; <em data-start="719" data-end="746">Alice Harikalar Diyarında</em>’dan Musa’nın Kızıldeniz’i yarmasına, Platon’un mağara alegorisinden <em data-start="815" data-end="831">camera obscura</em>ya, ışıklara, renklere, tavşanlara ve tazılara kadar pek çok referans derin anlamlar üreterek ilerlemeye başladı. Bir çeşit İstanbul Boğazı gibi bir yapı oluştu; üst akıntı, alt akıntı ve dip akıntılar gibi birbirine bağlı bir senaryo denklemi kuruldu.</p>
<p data-start="1085" data-end="1497">Bütün bu dengenin temelinde, merkeze 12 yaşında bir çocuğu almam yatıyordu. Musa’nın temas ettiği her dünyanın kendi sembolik evrenini oluşuyor. Benim için en önemli ayrıntılardan biri de şu: Semboller ve metaforlar sinemada çoğunlukla cansız varlıklar olarak kullanılır. <em data-start="1356" data-end="1378">Tavşan İmparatorluğu</em>’nda ise semboller ve metaforlar hem canlı hem cansız halleriyle var oluyor. <span data-contrast="auto"> Birçok geçişkenlik yaratıyorlar.</span><span data-ccp-props="{}"> </span></p>
<p data-start="1085" data-end="1497"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-139890 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_06-scaled.jpeg" alt="" width="2560" height="1358" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_06-scaled.jpeg 2560w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_06-300x159.jpeg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_06-1024x543.jpeg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_06-768x407.jpeg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_06-1536x815.jpeg 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_06-2048x1087.jpeg 2048w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></p>
<h2 data-start="1085" data-end="1497"><span data-contrast="auto">&#8220;Düşler mağarası kurunca içine ışıklar, parıltılar yerleştirmek gerekiyor&#8221;</span></h2>
<p><strong>Kuyu, maden ve özellikle ışık kırılmaları filmin en güçlü görsel metaforları arasında. Gösterim sonrası “Herkesin bir mağarası olmalı; oraya çekilmedikçe ışığın anlamı yok” demiştiniz. Bu mekanların filmdeki sembolik karşılığı sizin için ne ifade ediyor? </strong></p>
<p>Kuyunun benim için çok büyük anlamları var; hepsini burada anlatmam çok zor. Ama kuyu, bir anlamda Musa’nın bir tavşan gibi saklanacak bir yer ararken babasının tuzağına düşmesini, kapana kısılmasını temsil ediyor. Aynı zamanda Mavi’yle ilk kez orada karşılaşması da önemli. Kuyu, bir yandan da sosyolojik bir tez işlevi görüyor. Babanın kuyuya inmesiyle birlikte Beko’yla eşitlendiği, aynı kuyuda oldukları bir durum ortaya çıkıyor. Baba–oğul olarak kaçacak bir yerlerinin olmadığını, düzenin ikisi için de aynı öfkeyle işlediğini anlatmak istedim.</p>
<p>Terk edilmiş maden ise filmin en önemli alanıydı. Musa için <span data-contrast="auto">birçok anlamı sırtında taşıyan </span> bir mekandı. Kaybettiği annesi için bir altar işlevi görmesinin yanında, bir anne rahmi özelliği de var. Sesleriyle, aydınlatmasıyla Musa’nın kötülüklere ve dış dünyaya karşı korunduğu bir rahim. Bir başka açıdan bakıldığında ise bir düşler mağarası işlevi görüyor. Musa’nın çocuk olduğu olabildiği tek yer burası. &#8220;Musa Harikalar Diyarında&#8221; anlamını da taşıyan bir mekan. Bendeki karşılığı, her çocuğun sığınmak için aradığı, kederini ve üzüntüsünü sağalttığı oyuklar gibi. Tavşanlar için de çoğalıp korundukları bir rahim.</p>
<p><span data-contrast="auto">Işıklar da kendi adıma çocukluktan edindiğim bir kaçış alanıydı diyebilirim. Her çocuk gibi ışıklara ve gölgelere pek çok anlam yükleyerek büyüdüm; bazen bir sobanın yansıması,  bazen sokaktan geçen bir arabanın farlarının akışını tavandan izlemek. Düşler mağarası kurunca içine ışıklar, parıltılar yerleştirmek gerekiyor. Bende Gılgamış Destanı&#8217;ndan beri gelen camera obscura fikrini yerleştirmemin anlamlı olacağını düşündüm. Fiziksel olarak teknik bir sonuç üretse de obscura, Musa’nın ışıklar ve renklerle oynayacağı çevresindeki karanlığı aşacağı bir imkan yaratacaktı. Filmdeki depresif kahverengiyi, koyu sarıyı aşmak için kullandığım, hayallerle birleşen bir ayrıntıydı. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-139886 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_01.jpg" alt="" width="1919" height="818" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_01.jpg 1919w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_01-300x128.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_01-1024x436.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_01-768x327.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu_01-1536x655.jpg 1536w" sizes="(max-width: 1919px) 100vw, 1919px" /></p>
<p><strong>Filmin görüntü yönetimi oldukça dikkat çekiyor. Koltuğu emanet ettiğiniz kişi Claudia Becerril Bulos, kendisi Meksikalı. Farklı coğrafyadan gelen bakış açısı, filme nasıl bir etki sağladı? </strong></p>
<p>Filmin en başından itibaren belirlediğim bir görsel dünyası vardı: Diyaloglardan ziyade görüntülerle anlatmak ve bu görüntüleri, Musa için kurduğum o karanlık ve büyülü atmosferi taşıyabilecek bir biçimde aktarmak Bir kadınla çalışmanın çok önemli olduğunu hep düşündüm; bu nedenle birçok kadın görüntü yönetmenini araştırdım, bağlantıya geçtim ve içlerinden en uygunun, eşimle birlikte Claudia olduğuna karar verdik.</p>
<p>Claudia’nın yaptığı işlerde fark ettiğim en önemli şey şuydu: Onun da ışıkla kurduğu, benimkine çok benzer bir dünyası var. Işığı bir duygu anlatımı aracı olarak kullanıyor. Küçük partiküller halinde kullanıyor <span data-contrast="auto">fakat bu duyguyu çok iyi taşıyan bir araca dönüşüyor</span>. Eşimin de desteğiyle Claudia’yla bağlantıya geçmeye karar verdim. Senaryoyu çok sevmesiyle birlikte uzun, görüntülü online konuşmalar yapmaya başladık. Senaryonun onda hissettirdiklerinin, benim yazarken kurmaya çalıştığım duygularla <span data-contrast="auto">ortaklıklar gösterdiğini fark ettim.</span></p>
<p data-start="1109" data-end="1496">Aslında Claudia’nın Meksikalı olması çok büyük bir fark yaratmadı; çok benzer coğrafyalar, çok benzer kültürler söz konusu. Biz, Meksika ile Türkiye’nin ortaklaştığı bir sembolik evren kurmaya başladık. Bence en önemli etki, Claudia’nın teknikten ziyade duyguları önceleyen bir görüntü yönetmeni olmasıydı. Çekim öncesinde ve çekim süreci boyunca sürekli duygular üzerine konuştuk.</p>
<h2>&#8220;Erkan Oğur öylesine mükemmel şarkılar, sesler üretti ki hepsini filme koyamadığıma çok üzgünüm&#8221;</h2>
<p><strong>Erkan Oğur’un müzikleri ve ses tasarımındaki doğal sesler, filmde neredeyse görünmez bir anlatıcı gibi çalışıyor. Erkan Oğur’dan özellikle coğrafyaya referans vermemesini istediğinizi söylemiştiniz. Filmdeki o kuyu bir anlamda Musa&#8217;nın bir tavşan gibi saklanacak bir yer ararken babasının tuzağına düşmüş olması bu evrensellik arayışının sizin için önemi neydi? </strong></p>
<p>Erkan Oğur, yaklaşık 30 yıldır dinlediğim, hayatım boyunca kendime referans aldığım, müzikleriyle hayaller kurduğum bir sanatçı. Onunla yan yana gelmek, benim için hayal edebileceğim bir şey değildi. <em data-start="312" data-end="334">Tavşan İmparatorluğu</em>’nun çekimlerini Elazığ’da yapmış olmamız ve hem benim hem de onun Harputlu olması, bu birliktelik için çok önemli bir başlangıçtı.</p>
<p data-start="467" data-end="916">En önemlisi, Erkan hocam filmi çok sevdi. Daha ilk anda, filmin duygu dünyasının ne kadar geniş olduğundan bahsetmeye başladı. Filmin evrensel tonunu korumak adına, yerel motifleri kullanmak yerine hocamın kendi keşfettiği enstrümanlardan E-bow ile ilerlemenin, filmin atmosferini yaratmakta daha güçlü bir etki oluşturacağına karar verdik. Erkan Oğur öylesine mükemmel şarkılar ve sesler üretti ki hepsini filme koyamadığıma çok üzgünüm.</p>
<p data-start="918" data-end="1028">Sonuçta, filmimin içine Erkan Oğur’un dünyasının da girmiş olması, benim için tarif edemeyeceğim bir mutluluk.</p>
<p data-start="918" data-end="1028"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-139894 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu-03-scaled.jpeg" alt="" width="2560" height="1020" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu-03-scaled.jpeg 2560w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu-03-300x120.jpeg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu-03-1024x408.jpeg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu-03-768x306.jpeg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu-03-1536x612.jpeg 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/12/Tavsan-Imparatorlugu-03-2048x816.jpeg 2048w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></p>
<p><strong><em>Tavşan İmparatorluğu</em> dünya prömiyerini 28. Tallinn Black Nights Film Festivali’nde, Türkiye prömiyerini ise 62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yaptı. Filmin yurtdışı ve Türkiye gösterimlerindeki tepkiler ve okumalar arasında -evrensellik hedefiniz bağlamında- belirgin bir fark gözlemlediniz mi? </strong></p>
<p>İlginçtir, hiçbir fark olmaması beni çok şaşırttı. Türkiye’deki gösterimlerde daha farklı sorularla karşılaşacağımı düşünmüştüm fakat Meksika, Şangay, Tayvan, Tallin ve Kore’de <span data-contrast="auto">ne duyduysam çok benzer sorular ve duygular dinledim</span>. Amaçladığım evrenselliğe ulaşmış olmak gerçekten çok etkileyici.</p>
<p><strong>Filmin yolculuğu nasıl devam ediyor? Yakında görebileceğimiz yeni festivaller veya netleşen bir vizyon tarihi var mı? </strong></p>
<p>Filmin yolculuğu bitmez ama yakında vizyona girmek için çabalıyoruz. Filmin sinemada var olmasını, izlenmesini çok istiyorum. Umarım seyircisiyle buluşur.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/seyfettin-tokmak-aslinda-filmin-duygular-uzerinden-okunmasini-istedim/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Seyfettin Tokmak: &#8216;Aslında filmin duygular üzerinden okunmasını istedim&#8217;&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara Film Festivali 36. kez şehre dönüyor</title>
		<link>https://lavarla.com/ankara-film-festivali-36-kez-sehre-donuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lavarla]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 09:27:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[Büyülü Fener Kızılay]]></category>
		<category><![CDATA[Tavşan İmparatorluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=139194</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen 36. Ankara Film Festivali 13-21 Kasım tarihleri arasında Büyülü Fener Kızılay Sineması&#8217;nda izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Festival bu yıl da ulusal yarışma filmleri, 2025&#8217;in çok konuşulan ödüllü filmlerinin Ankara&#8217;daki ilk gösterimleri ve Ankara belgeselleriyle dopdolu bir program sunuyor. Festival afişini ise bu yıl Atay Erol tasarladı. 2025’in ödüllü filmleri [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/ankara-film-festivali-36-kez-sehre-donuyor/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Ankara Film Festivali 36. kez şehre dönüyor&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen 36. Ankara Film Festivali 13-21 Kasım tarihleri arasında Büyülü Fener Kızılay Sineması&#8217;nda izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Festival bu yıl da ulusal yarışma filmleri, 2025&#8217;in çok konuşulan ödüllü filmlerinin Ankara&#8217;daki ilk gösterimleri ve Ankara belgeselleriyle dopdolu bir program sunuyor. Festival afişini ise bu yıl Atay Erol tasarladı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://filmfestankara.org.tr/uploads/36AFF/sound-of-falling.jpg" alt="sound-of-falling" /></p>
<h2 class="h3 mb-3">2025’in ödüllü filmleri Galalar bölümünde</h2>
<p>Cannes Film Festivali’nin ödüllü yapımları festivalin Galalar bölümünde gösterilecek. Altın Palmiye’nin bu yılki kazananı <em>Görünmez Kaza</em> (Invisible Accident), En İyi Yönetmen ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini alan Kleber Mendonça Filho filmi <em>Gizli Ajan</em>, Jüri Ödülü’nü alan Mascha Schilinski imzalı <em>Düşüşün Tınısı</em> (Sound of Falling), Latin Amerika sinemasının yeni seslerinden Simón Mesa Soto’nun Belirli Bir Bakış Özel Jüri Ödülü alan kara komedisi <em>Bir Şair</em> (A Poet), Galalar seçkisinde yer alan filmlerden.</p>
<p>Programda ayrıca; İspanyol yönetmen Carla Simón’un yas, hafıza ve aidiyet temalarının izini süren yol filmi <em>Romería</em> (Romería), Ukraynalı yönetmen Sergei Loznitsa’nın Stalin döneminde geçen politik draması <em>İki Savcı </em>(Two Prosecutors), Çek yönetmen Ondřej Provazník’in 1990’ların Çekya’sından sarsıcı #MeToo hikayesi <em>Kırık Sesler</em> (Broken Voices), çağdaş Alman sinemasının ustalarından Ulrich Köhler’in kışkırtıcı draması <em>Gavagai</em> (Gavagai), Fransız yönetmen Laurent Slama’nın dostluğa övgü niteliğindeki kent masalı <em>İkinci Şans</em> (A Second Life), Maïlys Vallade ve Liane-Cho Han’ın Annecy’den Seyirci Ödülü animasyonları <em>Küçük Amelie</em> (Little Amélie or the Character of Rain) ve Çağla Zencirci ile Guillaume Giovanetti’nin 1990’lar Ankara’sında geçen tek mekanlı gerilimi <em>Sırdaş</em> (Confidante) yer alıyor.</p>
<p>“Galalar” bölümünde yılın çok konuşulan iki belgeseli de yer alıyor: Ocak ayında kaybettiğimiz sinema dehası David Lynch’in ardında bıraktığı büyüleyici ve esrarengiz külliyatı araştıran Stéphane Ghez imzalı <em>David Lynch: Bir Hollywood Gizemi</em> (David Lynch: A Hollywood Mystery) ve Sepideh Farsi’nin Gazze’de yaşayan genç foto muhabir Fatma Hassuna’nın video günlüklerinden oluşan sarsıcı tanıklığı <em>Yüreğini Eline Al ve Yürü</em> (Take Your Heart and Walk).</p>
<p><img decoding="async" src="https://filmfestankara.org.tr/uploads/36AFF/glorious-summer.jpg" alt="glorious-summer" /></p>
<h2>Festivalden yeni bölüm: Taptaze</h2>
<p>Berlin, Roma, Locarno, Torino ve SXSW gibi prestijli festivallerde öne çıkan 6 filmden oluşan bu özel seçki, Avusturya Büyükelçiliği Ankara, Goethe Institut, İtalya Büyükelçiliği Ankara ve Polonya Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği destekleriyle hazırlanan seçkide; Edgardo Pistone’nin Roma’da En İyi İlk Film seçilen, Tallinn’den Jüri Özel ve En İyi Yönetmen ödülleriyle dönen şiirsel filmi <em>Merhaba Çocuk</em> (Ciao Bambino, 2024), Berlin Film Festivali’nde En İyi İlk Film Ödülü’ne aday olan Florian Pochlatko imzalı <em>Normal Olmanın Yolları ve Öteki Dünyanın Garipliği</em> (How to Be Normal and the Oddness of the Other World, 2025), Valentina ve Nicole Bertani kardeşlerin Locarno Film Festivali’nde Altın Leopar için yarışan filmi <em>Sivrisinekler</em> (Mosquitoes, 2025), Polonya sinemasının genç yetenekleri Helena Ganjalyan ve Bartosz Szpak’ın SXSW’de prömiyer yapan filmi <em>Işıltılı Yaz </em>(Glorious Summer, 2025), Berlinale Panorama’da prömiyer yapan ve San Sebastián Film Festivali’nin Zabaltegi-Tabakalera seçkisinde En İyi Film seçilen <em>Kardeş Yüreği</em> (Schwesterherz, 2025), Torino Film Festivali’nden FIPRESCI Ödülü ile Özel Jüri Ödülü’nü alan, First Steps Ödülleri’nde de En İyi Kurmaca Film seçilen <em>Vena</em> (2024) yer alıyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://filmfestankara.org.tr/images/articles/large/nouvelle-vague-01.jpg" alt="Festivalde ‘Yeni Dalga’ ruhu!" /></p>
<h2>Fransız Yeni Dalgası’nın ruhu: Yaşasın Yeni Dalga</h2>
<p>36. Ankara Film Festivali, sinema tarihinin en önemli kırılma noktalarından biri olan Fransız Yeni Dalgası’nın ruhunu Ankara’ya taşıyor. İki filmlik bölüm, Jean-Luc Godard’ın ilk uzun metrajı olan ve Berlin Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Gümüş Ayı Ödülü’nü kazanan <em>Serseri Aşıklar</em> (À bout de souffle, 1960) ve <em>Serseri Aşıklar</em>&#8216;ın yaratım sürecini anlatan ve bu yıl Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan <em>Yeni Dalga</em> (Nouvelle Vague, 2025) filmlerini izleyiciyle buluşturacak.</p>
<p><img decoding="async" src="https://filmfestankara.org.tr/uploads/36AFF/better-go-mad-in-the-wild.jpg" alt="better-go-mad-in-the-wild" /></p>
<h2 class="h3 mb-3">Sıra dışı belgeseller Hafıza&#8217;nın Zamanında</h2>
<p>Bu yıla özel hazırlanan belgesel seçkisi “Hafızanın Zamanı”, gerçek ile düşselin sınırlarını bulanıklaştıran ve zamanı hafıza üzerinden yeniden düşünmeye davet eden üç sıra dışı filmi bir araya getiriyor. Bu yıl Karlovy Vary’de En İyi Film seçilen Miro Remo imzalı <em>Doğada Delirmek Daha İyi</em> (Better Go Mad in the Wild, 2025), Saraybosna Film Festivali’nde bu yıl En İyi Film seçilen ve jürinin “baştan çıkarıcı bir melankoli ve hassas bir güzellik yaratıyor” gerekçesiyle övdüğü <em>Rüzgar, Konuş Benimle</em> (Wind, Talk to Me, 2025) ve Hollanda sinemasının usta ismi Digna Sinke’nin Rotterdam Film Festivali’nde prömiyer yapan son filmi <em>Cennetin Anahtarı </em>(Key to Heaven, 2025) seçkide yer alan filmler.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bogazicifilmfestivali.com/resizeMe.php?w=1920&amp;h=800&amp;q=100&amp;src=/assets/upload/galeri/5f75ca851762257840.jpg" alt="Boğaziçi Film Festivali - TAVŞAN İMPARATORLUĞU" /></p>
<h2 class="h3 mb-3">Ulusal Uzun Film Yarışması filmleri</h2>
<p>Festivalde bu yıl, Emine Emel Balcı’nın <em>Buradayım, İyiyim</em>, Hasan Tolga Pulat’ın <em>Parçalı <span lang="EN-US">Y</span>ıllar</em>, Mustafa Emin Büyükcoşkun ile Semih Gülen’in <em>Atlet</em>, Özkan Çelik’in <em>Perde</em>, Seyfettin Tokmak’ın <em><span lang="IT">Tav</span>şan İmparatorluğu</em>, Şeyhmus Altun’un <em>Aldığımı<span lang="PT">z Nefes</span></em>, Tunç Davut’un <em>Kesilmiş Bir Ağaç <span lang="IT">Gibi</span></em> ve Ziya Demirel’in <em><span lang="FR">En G</span>üzel Cenaze Şarkıları</em> adl<span lang="EN-US">ı </span>filmleri jüri karşısına çıkacak.</p>
<h2 class="h3 mb-3">Ulusal Belgesel Film Yarışması filmleri</h2>
<p><span class="s1">Festivalde bu yıl, Abdullah Harun İlhan’ın <em>Özgür Kelimeler: Gazzeli Bir Şair</em>, Ayşe Çetinbaş ile Çayan Demirel’in <em>Kardeş Türküler ile 30 Yıl</em>, Gülten Taranç ile Ragıp Taranç’ın <em>Dedemin Evi</em>, Letisya Tapan’ın <em>İki Boşluk Arasında</em>, Mert Güncüer’in <em>Bir Sürgünün Not Defteri: Misina</em>, Tayfun Belet’in Roman Gibi ve Tolga Oskar’ın <em>Nilgün </em></span>adlı belgeselleri <span class="s1">jüri karşısına çıkacak.</span></p>
<h2 class="h3 mb-3">Ulusal Kısa Film Yarışması filmleri</h2>
<p><span class="s1">Festivalde bu yıl, Ahmet Kıran’ın <em>Beyazlar ve Renkliler</em>, </span>Beril Tan’ın <em>Alis</em>, Cemal İşnas’ın <em>Hevraz</em>, Deniz Kezik’in <em>Bizim Olan Her Şey</em>, Doğa Kılcıoğlu’nun <em>Kirpik</em>, Emre Cef Kamhi’nin <em>Aslında Herkes</em>, Hasan Ali Kılıçgün’ün <em>30 Dakikadan Sonra</em>, Rabia Özmen’in <em>Prosedür</em>, Saim Güveloğlu’nun <em>İnziva</em>, Sandra Peso’nun <em>Bimba</em>, Sevgi Esman’ın <em>Mutlu Ayaklar</em>, Toprak Işık’ın <em>Yaşarım Bence (Müzisyen Olan Değil)</em> ve Tuğba Yaşar’ın <em>Taşın Rengi</em> adlı filmleri <span class="s1">jüri karşısına çıkacak.</span></p>
<h2>Ankara belgeselleri</h2>
<p>Kadir Uluç’un yönettiği, Ankara’nın bozkırında yükselen  tümülüslerin izini süren <em>Ankara Tümülüsleri</em>, Erhun Altun’un yönettiği, 1970’lerin sonlarında Ankara’daki 50. Yıl Lisesi’nde kurulan bir futbol takımının ülke sınırlarını aşan başarı hikayesini anlatan Bir <em>Tutkunun Hikâyesi</em> ve Metin Kaybaki’nin yönettiği, Çankaya’da dükkanını ayakta tutmaya çalışan bir yorgancının hayatını işleyen <em>Kaybolan Düğüm</em> adlı belgeseller festival kapsamında jüri karşısına çıkacak.</p>
<p>Jüri üyeleri Kerime Senyücel, Prof. Dr. İpek Çelik Rappas ve İrfan Demirkol’dan oluşuyor. Kazanan film, festivalin kapanış töreninde açıklanacak; ayrıca VEKAM Kütüphanesi ve Arşivi’ne dahil edilerek akademik araştırmalara açılacak.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-139207 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/11/ankara-film-festivali2025.jpg" alt="" width="923" height="585" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/11/ankara-film-festivali2025.jpg 923w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/11/ankara-film-festivali2025-300x190.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/11/ankara-film-festivali2025-768x487.jpg 768w" sizes="(max-width: 923px) 100vw, 923px" /></p>
<h2>Festival ödülleri</h2>
<p>Ankara Film Festivali Onur Ödülleri 13 Kasım Perşembeakşamı düzenlenecek özel bir gecede sahiplerine sunulacak. Festivalin Aziz Nesin Emek Ödülü &#8220;sinemamızda kadın karakterlere getirdiği yeni ve cesur yorumu, tiyatro ve müzikteki çok yönlülüğü, üretkenliği ve özgün sanatçı kimliği&#8221; gerekçesiyle Zuhal Olcay&#8217;a, Sanat Çınarı Ödülü ise &#8220;tiyatro ve sinemaya yaptığı kalıcı katkılar, AST ile özdeşleşen öncü çalışmaları ve benzersiz sanatçı duruşu&#8221; gerekçesiyle Rutkay Aziz&#8217;e sunulacak.</p>
<p>Ayrıca, Sinematek/Sinema Evi, &#8220;sinema kültürünü yaşatan, belleği koruyan ve paylaşan özverili çalışmaları&#8221; nedeniyle bu yıl Kitle İletişim Ödülü’ne değer görüldü. &#8220;Kadın oyuncular için ilham verici bir örnek oluşturan, çok çeşitli ve sürekli yenilenen üretkenliğiyle&#8221; Demet Evgar, bu yıl Vakıf Özel Ödülü’ne değer bulundu. Vakıf Özel Ödülü ise &#8220;hikaye anlatımındaki özgün yaklaşımı ve başarıyla temsil ettiği yeni sinema diliyle&#8221; Selman Nacar&#8217;ın.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://filmfestankara.org.tr/images/articles/large/686x442_1.jpg" alt="Ankara Film Festivali’nin 2025 afişi belli oldu" /></p>
<h2>Biletler satışta</h2>
<p>36. Ankara Film Festivali’nin biletleri <a href="https://biletinial.com/tr-tr/etkinlikleri/36-ankara-film-festivali" target="_blank" rel="noopener">biletinal</a> ve Büyülü Fener Kızılay Sineması gişelerinden alınabilir. Festival programını ise <a href="https://filmfestankara.org.tr/36-aff">buradan</a> inceleyebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/ankara-film-festivali-36-kez-sehre-donuyor/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Ankara Film Festivali 36. kez şehre dönüyor&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
