<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yakîn Tiyatro arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/etiket/yakin-tiyatro/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/etiket/yakin-tiyatro/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 14 Mar 2022 09:18:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>Yakîn Tiyatro arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<link>https://lavarla.com/etiket/yakin-tiyatro/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tiyatronun Sonu: Ölümcül Tiyatro</title>
		<link>https://lavarla.com/tiyatronun-sonu-olumcul-tiyatro/</link>
					<comments>https://lavarla.com/tiyatronun-sonu-olumcul-tiyatro/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yakin Tiyatro]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Mar 2022 08:00:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pusula]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[kara kutu sahne]]></category>
		<category><![CDATA[Ölümcül Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Öncü Alper]]></category>
		<category><![CDATA[Peter Brook]]></category>
		<category><![CDATA[Yakîn Tiyatro]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lavarla.com/?p=118276</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>20. yüzyılda yaşanan siyasi, ekonomik ve toplumsal dönüşümlerin tiyatro sanatında da yansımaları olmuştur. Bu yansımalar, oyunculuk, dramaturji ve reji dilini etkilediği kadar sahne düzenini, mekânı da etkilemiştir. Bu yüzyılın ünlü yönetmenlerinden Peter Brook, Boş Alan adlı kitabında sahne için “herhangi bir boş alanı alıp işte bir sahnedir diyebilirim” der ve tiyatro için yeni bir mekân [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/tiyatronun-sonu-olumcul-tiyatro/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Tiyatronun Sonu: Ölümcül Tiyatro&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>20. yüzyılda yaşanan siyasi, ekonomik ve toplumsal dönüşümlerin tiyatro sanatında da yansımaları olmuştur. Bu yansımalar, oyunculuk, dramaturji ve reji dilini etkilediği kadar sahne düzenini, mekânı da etkilemiştir. Bu yüzyılın ünlü yönetmenlerinden Peter Brook, <em>Boş Alan</em> adlı kitabında sahne için “herhangi bir boş alanı alıp işte bir sahnedir diyebilirim” der ve tiyatro için yeni bir mekân tanımlamış olur: <u>Kara Kutu</u> (Black Box). Son yıllarda açılan yeni tiyatrolara baktığımızda <u>kara kutu</u> sahne formu kullanımının yaygın olduğunu görüyoruz. Bu tam da çağdaş tiyatrocuların arzuladığı bir şey: Eski sahne algısından yeni bir sahne algısına geçilerek, çağa uyum sağlayan bir mekân düzenlemesi…</p>
<figure id="attachment_118277" aria-describedby="caption-attachment-118277" style="width: 323px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-118277 size-full" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/03/olumcul-tiyatro.jpg" alt="ölümcül tiyatro" width="323" height="499" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/03/olumcul-tiyatro.jpg 323w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/03/olumcul-tiyatro-194x300.jpg 194w" sizes="(max-width: 323px) 100vw, 323px" /><figcaption id="caption-attachment-118277" class="wp-caption-text">Kaynak: Amazon.com</figcaption></figure>
<p>Bütün dünyada yaygın olan bu yeni sahne formu son 10 yılda İstanbul başta olmak üzere Türkiye’deki alternatif tiyatrolarda oldukça tercih edilir hale geldi. 10 yıl önce İstanbul’da ortaya çıkan ve kara kutu sahneyi tercih eden tiyatroların oyunlarını izlediğimizde bu yeni tarz hepimizi çok etkilemişti. Son birkaç yılda bu tarz mekânlarda izlediğimiz oyunları gözden geçirdiğimizde, 2-3 kişilik hatta tek kişilik, genelde anlatı tiyatrosu tarzında ve küçük prodüksiyonlu oyunlar olduklarını görüyoruz. Sahne üzerinde çoğu zaman, yeni tiyatro yazarlarının yazdığı doyurucu metinler, profesyonel oyunculuklar ile karşılaşıyoruz. Bunlar kara kutuda oyun izlediğimiz ilk yıllarda samimiyeti ve yeniliği ile bizi büyüleyen ögelerdi fakat artık seyirci olarak daha fazlasını talep ettiğimiz bir döneme girdik. Alternatif tiyatrolarda bir oyun izlemeye gittiğimizde maalesef seyirci olarak neyle karşılaşacağımızı tahmin edebilir hale geldik ve sahnede bizi şaşırtacak, bize yeni deneyimler yaşatacak bir şey görmek oldukça güçleşti.</p>
<p>Bu olumsuzluklara ek olarak, İstanbul Arel Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi öğretim görevlisi Devran Bengü, İstanbul’daki kara kutu sahneler ile ilgili yaptığı bir araştırmasında, kara kutu sahnelerdeki eksiklikleri aydınlatma sistemindeki yetersizlik, akustik sorunları, dış mekândan kaynaklı gürültü sorunları, seyirci konforu yetersizliği, alt yapı ve tesisat sorunları olarak sıralamaktadır. Bu durum, kuşkulu birine kara kutu sahnelerdeki samimi ve küçük prodüksiyonların bir tercih mi yoksa mecburiyet mi olduğunu sorgulatmaktadır. Bizler tiyatroda, farklı mekân arayışları ile çağı yakalamaya çalışırken, tiyatrodaki olanaksızlıklar bu amaca engel mi olmaktadır? Ya da farklı şekilde sormak gerekirse kara kutu sahne önceleri sanatsal bir tercih iken, maddi yetersizlikleri gizlemek için kullanılan “mecburi” bir tercihe mi dönüştü?</p>
<p>Bu noktada yine Brook’a, onun “ölümcül tiyatro” kavramına dönmek yerinde olacaktır. Brook, ölümcül tiyatroyu tek biçimciliğin ve şablonların olduğu sıkıcı tiyatro olarak tanımlar. Bu tanım ile alternatif tiyatroların son birkaç yılda geldiği nokta sorgulandığında, kendi tiyatromuz için ölümcül tiyatronun tanımını yapıp konumumuzu iyi belirlemek bizi ölümcül olmaktan kurtaracak yegane hamle olacaktır. Mevcut koşullar altında, elimizdeki yegâne imkân olan oyunculuğu geliştirmenin sınırlarını zorladığımız bu sahnelerde sahnenin kendisi, ortaya konan emeğin seyirciye aktarılması önünde bir engel, ölümcüllüğün kaynağı olarak karşımıza çıkıyor. Bu bakış açısıyla Brook’un “ölümcül tiyatro” uyarısından yola çıkarak, alternatif bir tiyatro olan Yakîn Tiyatro olarak, kendimize şu soruları soruyoruz:</p>
<p>&#8211; Çağın gereklerine ayak uydurmak ve seyirciye yeni bir bakış açısı sunmak için seçtiğimiz kara kutu sahne formunun bizim için ölümcül hale gelmesini önlemek için neler yapabiliriz?</p>
<p>&#8211; Kara kutu sahne formu çerçevesinde kalarak yukarıda bahsedilen sorunları aştığımızda, seyirciye samimi bir oyun atmosferi ile etkileyici prodüksiyonlar sunmak ne derece mümkün olabilir?</p>
<p>Bu sorular, Yakîn Tiyatro tarafından son birkaç yıldır sorulmaktadır ve naçizane aşağıdaki cevaplara ulaşılmıştır:</p>
<p>&#8211; Özellikle son dönemde ortaya çıkan led ışıklandırma, robot spotlar ve görüntüleme sistemleri yoluyla kara kutu sahneler, dijital dünyanın büyüsüne kapılmış seyirciler için tekrar cazip hale getirilebilir.</p>
<p>&#8211; Kara kutu sahnelerdeki oyunların niteliğini artırmak için kullanılacak teknik imkânlar, alternatif tiyatrolarla bu tiyatroların farklı bakış açıları ve oyunculukları daha çok seyirciye ulaşmak için bir araç olarak kullanılmalıdır.</p>
<p>&#8211; Alternatif tiyatro, imkânsızlıklardan dolayı yapılan bir alternatiflikten, gerçek anlamıyla bir tercih haline gelir. Oyunlarda dekor ve ışık kullanılmayacaksa bu gerçekten bir tercih olur, zorunluluk değil.</p>
<p>&#8211; Seyircinin, alternatif tiyatrolara karşı, “imkânsızlıklar içinde debelenen bir avuç genç” algısı aşılarak, tüm ön yargılardan uzak bir şekilde oyunların gerçek değerlendirmesi yapılabilir.</p>
<p>Öncü Alper<br />
Yakîn Tiyatro Genel Sanat Yönetmeni</p>
<hr />
<p>Bir manifesto bir tanıtım: <a href="https://netreklam.net/tiyatro-kenti-ankara-yakin-tiyatro/">Yakîn Tiyatro</a></p>
<p><a href="https://lavarla.com/tiyatronun-sonu-olumcul-tiyatro/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Tiyatronun Sonu: Ölümcül Tiyatro&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/tiyatronun-sonu-olumcul-tiyatro/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tiyatro Kenti Ankara: Yakîn Tiyatro</title>
		<link>https://lavarla.com/tiyatro-kenti-ankara-yakin-tiyatro/</link>
					<comments>https://lavarla.com/tiyatro-kenti-ankara-yakin-tiyatro/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yakin Tiyatro]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Feb 2022 08:00:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pusula]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro kenti ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Yakîn Sahne]]></category>
		<category><![CDATA[Yakîn Tiyatro]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lavarla.com/?p=117645</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>1 Kasım 2008: Yakîn Tiyatro&#8217;nun ilk oyunu Matmazel Julie’nin ilk gösterimi ve topluluğun resmi olmayan kuruluş tarihi. Devamında Macbeth provaları, Otobüs, Palto, Babil, Küvet, Atölye ve Ecinniler. Dönüm noktalarından birisi: Yakîn Sahne! 17 Kasım 2016&#8217;da Hacettepe Drama Topluluğu’nun Yalancı oyunu ile Yakîn Sahne’de temsiller gerçekleştirilmeye başlandı. Ekim-Kasım ayı boyunca süren tadilatların sonunda ilk kez seyirci [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/tiyatro-kenti-ankara-yakin-tiyatro/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Tiyatro Kenti Ankara: Yakîn Tiyatro&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1 Kasım 2008: Yakîn Tiyatro&#8217;nun ilk oyunu <em>Matmazel Julie</em>’nin ilk gösterimi ve topluluğun resmi olmayan kuruluş tarihi. Devamında <em>Macbeth</em> provaları, <em>Otobüs, Palto, Babil, Küvet, Atölye</em> ve <em>Ecinniler</em>. Dönüm noktalarından birisi: Yakîn Sahne! 17 Kasım 2016&#8217;da Hacettepe Drama Topluluğu’nun <em>Yalancı</em> oyunu ile Yakîn Sahne’de temsiller gerçekleştirilmeye başlandı. Ekim-Kasım ayı boyunca süren tadilatların sonunda ilk kez seyirci karşısına çıkıldı, ardından 18 Kasım 2016 günü <em>Olası Katil</em> oyunu sergilendi. Yakîn Sahne macerası o gün başlamış oldu. 17 Kasım’dan bugüne dördü Hacettepe Drama, on biri <u>Yakîn Tiyatro</u>, ikisi Sonradan Tiyatro oyunu olmak üzere 17 oyuna prömiyer yapıldı. Bu süreçte <u>Yakîn Tiyatro</u>, 4 dönem oyunculuk eğitimi, 2 dönem metin çözümleme eğitimi ve 5 farklı alanda tiyatro atölyesini başarıyla gerçekleştirdi. 13 farklı konuk ekibin 16 farklı oyununu sahnesinde misafir etti. 6 misafir ekibin farklı alanlarda atölyelerine ev sahipliği yaptı. İstanbul, Diyarbakır, Konya, Kütahya, Mersin, Hatay gibi birçok şehre turneler düzenledi. 17 Kasım 2016&#8217;dan bugüne kadar 191&#8217;i Yakîn Tiyatro&#8217;nun oyunu olmak üzere 286 kez “Perde!” dedi. Sayamadığımız yüzlerce provaya ev sahipliği yaptı.</p>
<p>Hacettepe Üniversitesi Drama Topluluğu kökenli <u>Yakîn Tiyatro</u>, ilk oyunu <em>Matmazel Julie</em>’yi 2008 yılı kasım ayında sergilemeye başlamış olup, aynı yıl içinde William Shakespeare’in oyunları üzerinde dramaturji çalışmaları yapmıştır. Shakespeare oyunları dramaturjisinin temelini Martin Lings’in <em>Shakespeare’in Kutsal Sanatı</em> adlı kitabında belirtmiş olduğu ilkelere göre şekillendiren tiyatromuz, bu ilkeleri diğer yazar ve oyunların ele alınışında da merkeze yerleştirmiştir. İlk Shakespeare sahneleme çalışmasına 2009-2010 sezonunda <em>Macbeth</em> oyununu çalışarak başlamış ve oyunun, dramaturjinin gerektirdiği sahneleme diline oyunculuk açısından yeterli olmadığı kanaatine varmıştır. Bu nedenle Hacettepe Üniversitesi Drama Topluluğu ile birlikte vücut merkezli oyunculuk çalışmalarına başlamıştır. Bu kapsamda Uzak Doğu sporlarından jimnastiğe uzanan birçok farklı disiplinde spor çalışmaları yapılarak, dört sezon boyunca bu çalışmalardan elde edilen deneyimler, Hacettepe Üniversitesi Drama Topluluğu bünyesinde sahneye yansıtılmıştır. Yakîn Tiyatro, oyunlarını genel olarak akro tiyatro (akrobatik tiyatro) adını verdiği bu oyunculuk ve reji anlayışı çerçevesinde sahnelemektedir.</p>
<p>Yakîn Tiyatro, akro tiyatro (akrobatik tiyatro) anlayışının ilk oyunu olan <em>Ecinniler</em> oyununu 2014 yılında sahnelemiştir. 2016 yılında Yakîn Sahne’yi açmış ve 2017 yılında <em>Kel Kantocu</em> ve <em>Dava</em>, 2018 yılında <em>Terzihane</em>; 2019 yılında <em>Antigone</em> ve <em>Plastik Kelim</em><span style="font-size: 19.4286px;"><em>eler 1</em>; 2020 yılında <em>Cinayet Şirketi</em> ve <em>Morgue Sokağı Cinayeti</em>; 2021</span>-2022 sezonunda ise <em>Yalnız</em>, <em>Bartleby</em> ve <em>Rüya Oyunu</em> i<span style="font-size: 1.21429rem;">simli oyunları sahneye koymuştur. Sezon içerisinde de <em>Oblomov</em> ve <em>Çürümenin Oyunu</em> isimli oyunlarının çalışmalarına devam etmektedir.</span></p>
<figure id="attachment_117650" aria-describedby="caption-attachment-117650" style="width: 705px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="wp-image-117650 " src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/02/matmazel.jpeg" alt="yakin tiyatro matmazel" width="705" height="469" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/02/matmazel.jpeg 604w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/02/matmazel-300x200.jpeg 300w" sizes="(max-width: 705px) 100vw, 705px" /><figcaption id="caption-attachment-117650" class="wp-caption-text">Yakîn Tiyatro&#8217;nun açılış oyunu Matmazel Julie&#8217;den bir kare.</figcaption></figure>
<p>Yakîn Tiyatro, kuruluş metninde amacını şöyle açıklar:</p>
<p>&#8220;Ağızla kulak arasındaki mesafenin niceliksel olarak hiçbir zaman değişmeyeceğinin farkındayız. Zaten bu mesafenin değişmemesinde bir hikmet vardır. Aklına her geleni konuşan bir ağız hem sözün değerini düşürür hem de kulağı tahrip eder. Kendine her sunulanı dinleyen bir kulak da sözle beraber düşmeye mahkûmdur.</p>
<p>Günümüz tiyatrosunda seyirciyle oyuncular arasındaki niceliksel mesafe değişmemiş olsa da niteliksel bir mesafe kaybı olduğu açıktır. Biz, bu fikre günümüz tiyatro oyuncularının tiyatro ile aralarındaki mesafeyi netleştiremediklerini görerek ulaştık. Tiyatrocular yaptıkları işlerde ya seyirciyi eğlendirdiler ya da kendileri eğlendiler. Seyirciyi eğlendiriyor olmaları onları çok popüler lakin gündelik ve sıradan yaptı, para kazandılar. Kendilerini eğlendiriyor olmaları onları kibrin kıskacına düşürdü ve yalnızlaştırdı. Mesafesizlik.</p>
<p>Biz bu mesafe kaybının çağın bir sorunu olduğunu düşünüyoruz. Hiçbir şey yerinde değil ve her şeyle, her şey arasındaki mesafe kaybolmuş durumda. Çekirge sürüsünün buğday başakları üzerinde yayılması gibi kirlilik de her şeye sirayet etmiştir. Acaba bu kirlenmenin dışında kalmak mümkün müdür? Kirlenmek kolektiftir ve güzel değildir. Bir çocuktan herhangi bir şeyle arasındaki mesafeyi ayarlayamaması beklenebilir ve makul karşılanır. Çocuk konumunu bilmez. Lakin iddia ile ortaya çıkan insanların bir çocuk şımarıklığıyla her şeyi kırıp dökmeleri ve bunu da sanat, sevgi ve benzeri kelimelerle meşrulaştırmaları hoş değildir.</p>
<p>Biz kelimelerle aramızda nitelikli bir mesafe oluştuğunda, aklına her geleni konuşan bir ağız, her söyleneni dinleyen bir kulak olmaktan kurtulabileceğimizi umut ediyoruz. Yakınlıktan kastımız niceliksel bir mesafe değil, yalınlıktır. İnsan bulunduğu her durumda yaptığı işe tutunarak olgunlaşabilir.</p>
<p>Tiyatro bir ışıktır. Biz de o ışıkla aramızdaki mesafeyi belirleyerek olgunlaşmak istiyoruz&#8230;&#8221;</p>
<p><strong>Adres: </strong>Yakîn Sahne – 102/A Necatibey – Çankaya<br />
<strong>Bilgi &amp; İletişim: </strong><a href="mailto:cmsmasters@gmail.com">yakinsahne@gmail.com</a></p>
<p><a href="https://yakintiyatro.com/">Web site</a> / <a href="https://www.instagram.com/yakin_tiyatro/">Instagram</a> / <a href="https://twitter.com/yakintiyatro">Twitter</a></p>
<hr />
<p class="entry-title post__title"><a href="https://netreklam.net/yakin-tiyatro-kel-kantocu/">Yakîn Tiyatro: Kel Kantocu</a></p>
<p><a href="https://lavarla.com/tiyatro-kenti-ankara-yakin-tiyatro/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Tiyatro Kenti Ankara: Yakîn Tiyatro&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/tiyatro-kenti-ankara-yakin-tiyatro/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
