<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ankara Büyükşehir Belediyesi arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/etiket/ankara-buyuksehir-belediyesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/etiket/ankara-buyuksehir-belediyesi/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 29 Jul 2025 14:34:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>Ankara Büyükşehir Belediyesi arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<link>https://lavarla.com/etiket/ankara-buyuksehir-belediyesi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ayça Yusufoğlu Köroğlu: &#8216;Ankara&#8217;nın kültürel gücü, kendi toprağında yeşeriyor&#8217;</title>
		<link>https://lavarla.com/ayca-yusufoglu-koroglu-ankaranin-kulturel-gucu-kendi-topraginda-yeseriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seren Erciyas]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Jul 2025 13:57:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[ABB]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Miras]]></category>
		<category><![CDATA[Dolmuş Sahne]]></category>
		<category><![CDATA[Roma Tiyatrosu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=137855</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Bir süredir Ankara&#8217;da bir hareketlilik var. Taze oluşumlar, konuk sanatçılar, yeni mekanlar, etkinlikler&#8230; İstanbul&#8217;un kültür-sanat sahnesinin tam ortasından orayı izliyorum ve bu iki yakalı kalabalık şehrin verdiği heyecanın daha fazlasını duyuyorum. Çünkü çok iyi bildiğim bir şey var: Ankara&#8217;da ne yapılırsa, iyi yapılır. Şehrin entelektüel birikimi, kolektif ruhu ve güzel insanları birleşerek harekete geçtiğinde koca [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/ayca-yusufoglu-koroglu-ankaranin-kulturel-gucu-kendi-topraginda-yeseriyor/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Ayça Yusufoğlu Köroğlu: &#8216;Ankara&#8217;nın kültürel gücü, kendi toprağında yeşeriyor&#8217;&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir süredir Ankara&#8217;da bir hareketlilik var. Taze oluşumlar, konuk sanatçılar, yeni mekanlar, etkinlikler&#8230; İstanbul&#8217;un kültür-sanat sahnesinin tam ortasından orayı izliyorum ve bu iki yakalı kalabalık şehrin verdiği heyecanın daha fazlasını duyuyorum. Çünkü çok iyi bildiğim bir şey var: Ankara&#8217;da ne yapılırsa, iyi yapılır. Şehrin entelektüel birikimi, kolektif ruhu ve güzel insanları birleşerek harekete geçtiğinde koca şehir, küçük bir kasabanın samimi heyecanına bürünür, ortaya bundan çok daha büyük ve nitelikli bir iş çıkar. Bu yeni halin en heyecan verici yanıysa, Ankara&#8217;nın yetiştirdiklerini imkanların kısıtlı olmasından sebep İstanbul&#8217;a kaptırmadığımız bir geleceğin hayalini kurmaya izin vermesi.</p>
<p>Son zamanlardaki bu hareketliliğin katalizörlerinden birisi Ankara Büyükşehir Belediyesi. Ankara Kültür ve Ankara Miras birimlerinin yeni projeleri şehre bir yandan yeni mekanlar kazandırırken öte yandan şehrin yaratıcı damarını yakalamayı da başarıyor. Bu yaratıcılıkla kol kola çalışmayı, gençlerle kolektif işler yapmayı ve kültür-sanata alan açmayı önemsiyor.</p>
<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin bu yazı unutulmaz kılan projelerini, gelecek planlarını, Esat Hali, Hangarlar ve Roma Tiyatrosu&#8217;nu, Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ayça Yusufoğlu Köroğlu ile konuştuk.</p>
<p><strong>Ankara Büyükşehir Belediyesi bu yaz önemli kültür-sanat etkinlikleriyle öne çıktı. Hangi projeler gerçekleştirildi ve yaz için planlanan başka projeler var mı?</strong></p>
<p>Bu yaz, Ankaralıların kültür, sanat ve müzikle iç içe bir sezon geçirmesi için Ankara Büyükşehir Belediyesi Ankara Kültür çalışmaları kapsamında yoğun bir program hazırladık. &#8220;Dolmuş Sahne&#8221; adını verdiğimiz mobil konser aracı, Ev Ankara işbirliğiyle hayata geçirildi. Başkentimizin dört bir yanındaki parklara, meydanlara, kamusal birçok alana misafir olduk.</p>
<p><em>Yıldız</em> tiyatro oyunu, Ankara’nın farklı parklarında doğa ile iç içe bir ortamda sahnelendi. Açık havada tiyatronun büyüsünü Ankaralılarla buluşturduk.</p>
<p>Şimdilerde, yaz akşamlarını müzikle taçlandıran başka bir projeyle sahadayız: ABB Kent Orkestrası ile Park Konserleri. Temmuz ve eylül aylarında her çarşamba Kent Orkestrası, Ankara’nın farklı parklarında sahne alıyor. Bu konserlerle hem açık hava alanlarını kültürel birer mekana dönüştürüyoruz hem de sanatın tüm kentliler için ücretsiz ve erişilebilir olmasını sağlıyoruz.</p>
<p>Bir diğer önemli etkinliğimiz Yeşilçam Geceleri oldu. Atatürk Orman Çiftliği Doğal Yaşam Parkı’nda kurduğumuz açık hava sinemasında 30 Ağustos tarihine kadar her cumartesi akşamı yıldızların altında bir araya geliyoruz. Elbette sadece bunlarla sınırlı değiliz. Yazın ikinci yarısında da sanatla iç içe olmaya devam edeceğiz. Park konserleri, sergiler ve açık hava etkinlikleriyle programlarımız sürecek. Biz Ankara’yı bir kültür kenti olarak konumlandırmak için çalışıyoruz. Amacımız, başkentte yaşayan her yaştan vatandaşın kültür-sanat etkinliklerine kolayca ulaşabilmesini sağlamak.</p>
<h2><strong>Dolmuş Sahne, bu yazın en sevilen işlerinden biri </strong></h2>
<p><strong>Magirus marka dolmuş, artık Ankara’nın simgelerinden birisi. Dolmuş Sahne, bu simgeyi müzikle bir araya getirdi ve yaz boyu farklı yerlerde karşımıza çıktı. Tepkiler nasıldı? Devam edecek mi?</strong></p>
<p>Dolmuş Sahne bizim için sadece bir sahne değil; geçmişle bugünü buluşturan, nostaljiyi sanatla harmanlayan bir projeydi. Ankara Büyükşehir Belediyesi Ankara Kültür çalışmalarımız kapsamında; Ankara’nın hafızasında önemli bir yeri olan Magirus dolmuşunu, Ev Ankara işbirliğiyle mobil bir sahne haline getirdik. Bu sahneyle iyi müzik yapan Ankaralı genç yeteneklere fırsat vermiş olduk. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş’ın gençlere olan hassasiyetini biliyorsunuz. Gençler, genç sanatçılar bizim kırmızı çizgimiz.</p>
<p>Ankaralılardan gelen tepkiler bizi çok mutlu etti. Özellikle gençlerden çok yoğun bir ilgi gördük. Dolmuş Sahne, bu yazın en sevilen işlerinden biri oldu. Biz bu sahneyi yaşayan bir proje olarak görüyoruz. Her durakta başka bir hikayeye, başka bir ezgiye dönüşüyor. Dolmuş Sahne önümüzdeki süreçte yeni rotalarla yoluna devam edecek.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-137861 size-large" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/07/WhatsApp-Image-2025-07-29-at-14.17.17-1-768x1024.jpeg" alt="" width="768" height="1024" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/07/WhatsApp-Image-2025-07-29-at-14.17.17-1-768x1024.jpeg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/07/WhatsApp-Image-2025-07-29-at-14.17.17-1-225x300.jpeg 225w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/07/WhatsApp-Image-2025-07-29-at-14.17.17-1-1152x1536.jpeg 1152w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/07/WhatsApp-Image-2025-07-29-at-14.17.17-1-1536x2048.jpeg 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/07/WhatsApp-Image-2025-07-29-at-14.17.17-1-scaled.jpeg 1920w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></p>
<p><strong>Esat, Kızılay ile Tunalı bölgelerine, dolayısıyla şehrin kültür-sanatın kalbinin attığı merkezine yakınlığıyla Ankara’nın en canlı semtlerinden biri. Burada yer alan Esat Hali’nin tadilatı tamamlandı ve burası semtin yeni kültür-sanat merkezi olacak. Hem halin dönüşüm hikayesini hem de Ankaralıları bundan sonra burada nelerin beklediğinden bahseder misiniz?</strong></p>
<p>Esat Hali, Ankara’nın belleğinde yalnızca bir pazar yeri değil; hafızalarda yer etmiş bir mahalle ritmi, bir yaşam alanı olarak var. Kızılay’a, Tunalı’ya, Kuğulu’ya bu kadar yakın olup da kendi halinde kalan bir yerdi uzun yıllar. Oysa bugün, Ankara’nın kültür-sanat damarlarının yeniden canlandığı bir dönemdeyiz ve bu damarlardan biri de tam burada, Esat’ta atıyor artık.</p>
<p>Esat Hali’nin dönüşüm süreci bizim için sadece bir fiziksel yenileme değil, kentin kültürel müştereklerini yeniden kurma süreciydi. Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi olarak Ankara Kültür çalışmalarımızı sürdürürken burayı baştan sona dönüştürmeyi önceledik. Bunu yaparken de önce hafızaya, sonra ihtiyaca baktık. Betonarme bir yapının içinde yeniden kamusal hayat üretmenin yollarını aradık. Sadece konserler, sergiler, etkinlikler değil; atölyelerle, söyleşilerle, mahalleyle temas eden, yaşayan ve yaşatan bir alan inşa etmeyi amaçladık.</p>
<p>Ankaralılar burada çok yönlü bir kültür-sanat programıyla karşılaşacaklar. Esat Hali artık yerel üreticileri, sosyal fayda odaklı projeleri ve kolektif hareketleri destekleyen, sanatın her alanında performans gösteren bir hal olacak. Genç sanatçıların üretimlerini sergileyebileceği, sokaktan geçen bir çocuğun merakla içeri girebileceği, mahalle sakininin kendi hikayesini paylaşabileceği bir yer, şehrin enerjisini ve bir arada olma kültürünü yansıtan yeni bir merkez olacak. Ankara Kültür çalışmaları kapsamında tasarladığımız bu alan; katılımcı, erişilebilir ve çoksesli bir kültür politikası yaklaşımının somut örneklerinden biri. Ankara kökenli markaları, sanatçıları, sivil toplum inisiyatiflerini destekleyen, işbirlikleriyle dayanışma ruhunu büyüten, temel hak ve özgürlüklere kucak açan bir hal olacak.</p>
<p>Biz burayı sadece bir yapı olarak değil, bir fikir olarak da dönüştürdük. O fikir de şu: Kültür-sanat her yerde olabilir, yeter ki kapılar açık olsun, niyet ortak olsun. Bu müşterek olma hali aslında tam da “Olmak İstediğimiz Hal”.</p>
<p><strong>Roma Tiyatrosu Ankara için heyecanlı bir keşif. Başkentin tarihini yüzyıllar öncesine götüren yeni bir somut mirasın, şehrin göbeğinde ortaya çıkması en heyecan verici yanı. Bu mirasın ABB tarafından restore edilip yeniden şehre kazandırılması da ayrıca sevindirici. Roma Tiyatrosu’ndan ve bundan sonra burada neler yapılacağından bahseder misiniz?</strong></p>
<p>Roma Tiyatrosu, Ankara’nın hafızasında uzun süredir var olan ama bugüne kadar halkla buluşamamış çok kıymetli bir kültürel miras alanıydı. Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak, bu eşsiz yapının restorasyonunu tamamlayıp kente yeniden kazandırmak için yalnızca fiziksel bir yenileme değil, aynı zamanda tarihsel bir belleği canlandırma süreci gerçekleştirdik. Ankara Kültür ve Ankara Miras çalışmaları kapsamında, bu tarihi miras alanlarını kentin kültürel yaşamına entegre etmeyi, geçmişle bugünü buluşturan yeni sahneler yaratmayı öncelikli hedeflerimiz arasında görüyoruz. Roma Tiyatrosu da bu yaklaşımın en çarpıcı örneklerinden biri olacak.</p>
<p>Şehrin kalbinde, binlerce yıllık bir mirasın yeniden görünür olması, halkla buluşması hepimiz için büyük bir heyecan. Roma Tiyatrosu artık sadece bir arkeolojik alan değil; yaşayan, nefes alan bir kültür sahnesi olma yolunda.</p>
<p>Bu doğrultuda, 21 Eylül Pazar günü Avrupa Miras Günleri vesilesiyle çok özel bir etkinliğe de ev sahipliği yapacağız. Amacımız bu tür etkinliklerle hem tarihi mirası sahiplenmek hem de Ankaralılarla geçmişle bağ kurabilecekleri heyecan verici deneyim alanları sunmak.</p>
<p>Bundan sonra da dönemsel konserler, sahne sanatları ve açık hava gösterimleri gibi kültür-sanat etkinlikleriyle, bu özel mekanı yaşayan bir kültür odağı haline getirmeyi hedefliyoruz.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-137860 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/07/WhatsApp-Image-2025-07-29-at-14.17.17.jpeg" alt="" width="1600" height="1066" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/07/WhatsApp-Image-2025-07-29-at-14.17.17.jpeg 1600w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/07/WhatsApp-Image-2025-07-29-at-14.17.17-300x200.jpeg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/07/WhatsApp-Image-2025-07-29-at-14.17.17-1024x682.jpeg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/07/WhatsApp-Image-2025-07-29-at-14.17.17-768x512.jpeg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/07/WhatsApp-Image-2025-07-29-at-14.17.17-1536x1023.jpeg 1536w" sizes="(max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></p>
<p><strong>Ulus bölgesi, <em>Lavarla</em> için 2016’dan bu yana ayrı bir öneme sahip. Tüm çalışmalarımızda Ulus’u odağımızda tutmaya gayret ettik ve ediyoruz. Biz başladığımızda hala gitmeye korkulan bir semtken, bugün hem kültürel hem de turistik anlamda bir durak oldu. Yeni müzeler ve mekanlar açıldı, kafe ve dükkanlar çoğaldı. Yanlış hatırlamıyorsam 2017’de, ilk kez Yahudi Mahallesi’ne dair bir yazı yayımladığımızda birçok tepki almıştık. On binlerce kez okunan bir yazıydı ve Ankara’da böyle bir mahallenin olmadığını söyleyenler dahi vardı. Bugün ise Yahudi Mahallesi hem herkesçe bilinen, gidilen hem de üzerine projeler yapılan bir yer oldu. Buraya dair belediyenin bir projesi var mı? Ayrıca, Ulus için yapmak istediğiniz yeni projeler veya benimsediğiniz yeni yaklaşımlar varsa öğrenmek isterim.</strong></p>
<p>Ulus, Ankara&#8217;nın tarihi kalbidir ve bizim için yalnızca bir semt değil, aynı zamanda bir kültür ve hafıza merkezidir. Bu bölgeyle ilgili uzun vadeli bir vizyonumuz var. Aslında bu bölge ve Ankara genelindeki tarihi alanların dönüşüm ve restorasyon hikayelerinin ana sahibi Büyükşehir Belediyemiz Kültür ve Tabiat Varlıkları Dairesi Başkanlığı’dır. KUDEM’in hayata geçirdiği Ankara Miras markası çok etkileyici işler yapıyor. Biz de Ankara Kültür olarak mekana uygun içerik üretiyoruz. Özellikle Roma Tiyatrosu çevresindeki alanlarda yürütülen restorasyon çalışmalarımızda sona geldik. Başkentin çok katmanlı tarihi zenginliği bölgenin ne kadar değerli olduğunu bizlere hatırlatıyor. Bu bilinçle kültürel dokunun korunmasını ve görünür kılınmasını amaçlıyoruz. Roma Tiyatrosu, başkentin çokkültürlü yapısının somut bir örneği. Açık hava kültür-sanat etkinlikleri artık bir amfi tiyatroda sergilenebilecek. Atıl kalmış kültürel miras alanlarının restore edilerek şehre değer kazandırılması yönündeki çalışmalarımız devam edecek. Bu yapılarda atölyeler, sergiler ve etkinlik alanları kurmayı planlıyoruz. Bu etkinliklerle bölgenin kültürel canlılığını korumayı amaçlıyoruz.</p>
<p>Yahudi Mahallesi özelinde konuşacak olursak, bu bölgenin tarihi çok kıymetli. Sizlerin de bahsettiği gibi geçmişe nazaran bugün hem halk hem de araştırmacılar nezdinde bilinirliği arttı. Bu farkındalıkla birlikte, mahalledeki tescilli yapılar ve sokak dokusu üzerine çeşitli koruma ve canlandırma projelerimiz devam ediyor. Bu bölgenin kültürel turizm rotalarına dahil edilmesi için bu yaz başında hayata geçirdiğimiz iki proje var.</p>
<p>Öncelikle, “UNESCO Mirası ve Tarihi Rotalar’’ projemizle; ekim ayının son haftasına kadar her cumartesi, pazar uzman rehberler eşliğinde düzenlenen yürüyüş rotalarıyla yerli ve yabancı ziyaretçilere bölgeyi anlamlı bir bütün olarak sunmayı hedefliyoruz. Bu proje kapsamında şimdilik üç rota belirledik: Tarihi Kent Merkezi Rotası (Çengelhan Karşısı saat 11.00), Cumhuriyet’in Ankarası Rotası (Ulus, İkinci Meclis Önü saat 11.00), Kale İçi Turu (Çengelhan Karşısı saat 15.00).</p>
<p>Anıtkabir, Ankara Kalesi, Birinci Meclis ve Hamamönü gibi önemli durakları kapsayan Başkent Kültür Turu özel otobüs hattı, bir otobüs biniş ücreti karşılığında hafta sonları 10.00-18.00 saatleri arasında tarihi ve kültür seferlerine başladı.</p>
<h2><strong>&#8220;Gençlerle kolektif bir anlayışla çalışmak gerektiğini biliyoruz&#8221;</strong></h2>
<p><strong>Ankara Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin gençlere söz hakkı verdiğini, iyi projelere destek olduğunu gördüğümüz bir dönemdeyiz. Son birkaç yılda birçok kültürel ve sanatsal oluşumun ortaya çıktığına, yeni fikirlerin ve projelerin konuşulduğuna şahit oluyoruz. Bunun elbette başka dinamikleri de var ama belediyenin yeni fikirlere açık olması, bu ortamı desteklemesi ve kendi projeleriyle bir anlamda kültürel atılım yapmasının katkısının büyük olduğuna inanıyorum. Bu anlamda sizin aldığınız geri dönüşler, yaptığınız kamuoyu yoklama çalışmaları var mı? Ayrıca, gençlere veya yeni ve iyi projelere nasıl ulaşıyorsunuz ya da onlar size nasıl ulaşabilir?</strong></p>
<p>Öncelikle gözleminiz için teşekkür ederim. Sanatın iyileştirici gücüne çok inanan bir kültür yöneticisi olarak son yıllarda özellikle gençlerden ve sivil kültür-sanat inisiyatiflerinden gelen projelere destek verme konusunda bilinçli bir politika izliyoruz. “Birlikte üretim” ve “katılımcı kültür politikası” anlayışıyla hareket ediyoruz. Sonuç olarak, Ankara’da kültürel ve sanatsal üretim yapan herkesin bizim için bir paydaş olduğunu düşünüyoruz. Gençlerin enerjisi, bağımsız yapıların yaratıcılığı ve sivil inisiyatiflerin çeşitliliği olmadan güçlü bir kültür politikası mümkün değil. Biz bu yüzden yalnızca destekleyen değil, birlikte öğrenen ve birlikte üreten bir belediyecilik anlayışını önemsiyoruz.</p>
<p>Tüm bu çıkarımlar sonucunda 19 Mayıs’ta, Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı gibi önemli ve anlamlı bir günde onlarca genç yeteneğe imkan tanıyan, gençlerin yeteneklerini özgürce sahneleyebileceği Genç Keşif Sahnesi&#8217;ni düzenledik. Gençler için ne kadar önemli bir ihtiyaç olduğunu sahada gözlemleme fırsatı bulduk. Önceki sorularda da bahsettiğimiz gibi Dolmuş Sahne, parklarda tiyatro kamuda çok ilgi gördü. Sahalarda yaptığımız kamuoyu yoklaması, başkentlilerin kültürel anlamda farkını çok net bir şekilde ortaya koydu, çabuk kabul edildi ve devamlılığı için birçok olumlu dönüş aldık. Kültür ekosistemini geliştirmek için gençlerle kolektif bir anlayışla çalışılması gerektiğini biliyoruz!</p>
<h2><strong>&#8220;Ankara’nın kültürel gücünü kendi toprağında yeşertmeye kararlıyız&#8221;</strong></h2>
<p><strong>Sanat camiasında yaygın bir fikir vardır: Ankara’da yetişir, İstanbul’da parlarsın. Ankara, nitelikli insan yetiştirme konusunda yeri ayrı bir şehir. Birçok fikir insanı, sanatçı, müzisyen, akademisyen, oyuncu Ankara’dan çıkmış veya yolu buradan geçmiştir. Şehrin içe kapanık doğası, iklimi, bürokratik havası insanların daha sık bir araya gelmelerine, topluluklar oluşturmalarına, yeni fikirler üretmelerine imkan tanır. Ancak olanakların kısıtlı olması, fikirlerin burada filizlenip İstanbul’da yeşermesine de yol açar. Ankara sanat ortamının gelişmesi, sanatçıların yeterli desteği bulması, fikirlerin havada kalmaması için projeleriniz neler? </strong></p>
<p>Aslında bu söz, Ankara’nın yaratıcı potansiyelini çok iyi anlatıyor. Bu şehir bir bürokrasi şehri; düşüncenin, üretimin, sorgulamanın yoğun yaşandığı bir coğrafya. Birçok sanatçının ve entelektüelin ilk adımlarını attığı bir yer. Ben burada Ankara’nın avantajlarından bahsetmek istiyorum. “Yüksek tempo ve rekabetten uzak” bir şehir Ankara. Bu özellik, kendi içine yönelme ihtiyacını yoğun yaşayan sanatçıları daha derinlikli üretimlere yöneltiyor. Ancak bu üretimin görünür kılınması ve sürdürülebilir olması için, kamusal destek ve altyapı da gerekiyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi olarak bu potansiyeli öne çıkaran projeleri önceliyoruz.</p>
<p>Bu noktada, Ankara’daki sanat ortamının gelişmesi, yaratıcı bireylerin başka şehirlerde parlamak zorunda kalmadan burada varlık gösterebilmesi için somut projeler hazırladık, Hangarlar Projesi sorunuzun somut karşılığı. Ankara’nın kalbinde, Atatürk Orman Çiftliği’ne sırtını dayayan, gücünü tarihten alan bir dönüşüm projesi; AOÇ’nin yüzüncü yılında, Ankara’nın ilk  çağdaş sanatlar merkezi. Amacımız; büyük bütçeli sahne veya galeri ihtiyacı olmayan ama üretmek isteyen sanatçılar için erişilebilir, bağımsız, özgür ve çok amaçlı alanlar oluşturmak. Bu alanları sadece performans değil; atölye çalışmaları, sergi, deneysel gösterim, söyleşi ve kolektif üretim alanı olarak kullanılabilecek şekilde planladık.</p>
<p>Hangarlar sadece alternatif sanat alanları değil, aynı zamanda kentin kültürel belleğini koruyan, toplulukları buluşturan ve yeni ifade biçimlerine alan açan kültürel katalizörlerdir. Dönüştürdüğümüz hangarlar sadece sanatçıya değil, izleyiciye, komşuya, mahalleliye de kapısını açacak. Sonuç olarak, bizim amacımız Ankara’da sadece fikirlerin değil, sonuçların ve eserlerin de kalıcı olabilmesini sağlamak. Bu tür dönüşümler sadece mekansal değildir, aynı zamanda sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda da büyük bir dönüşüm sağlar. Biz Ankara’nın kültürel gücünü kendi toprağında yeşertmeye kararlıyız.</p>
<p><strong>Atatürk Orman Çiftliği&#8217;nin yüzüncü yılındayız. Cumhuriyet tarihi ve Ankara için çok önemli bir miras olan çiftlik, daha önce birçok müdahaleye uğradı. İlk günkü haliyle bugüne ulaşamasa da bundan sonrası için planlanan projelerle yeniden işlevlendirilecek olması sevindirici. Bundan sonra burası için neler yapılacak, bu miras gelecek nesillere nasıl aktarılacak, bahsedebilir misiniz?</strong></p>
<p>Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, o zamanki adıyla “Gazi Orman Çiftliği”nin temelini 5 Mayıs 1925 tarihinde bir Hıdrellez günü atmıştır. Çiftliğin kurulduğu arazi, 1923’lerde kurak, verimsiz ve hatta bataklıktı. O dönemde, Atatürk’ün bir çiftlik kurma isteği üzerine bir ekip oluşturuluyor ve ekip Ankara ili ve civarını adım adım geziyor. Bu araziyi de görüyor ve “Paşam burası ziraata uygun değildir” deyip gündemine dahi almıyor.  Hatta bir yabancı uzman, “Bu verimsiz yerde ziraat yapılırsa ya sabır tükenir, ya para!” diyor. Herkese ve her şeye rağmen Atatürk, bu çorak araziyi seçiyor ve böylece Atatürk’ün ilk satın aldığı ve işlettiği çiftlik Ankara’da Atatürk Orman Çiftliği oluyor.</p>
<p>Yani, yüz sene önce böylesine bir vizyon ve adanmışlıkla başlıyor hikaye! AOÇ sadece Ankara’ya değil tüm Türkiye’ye emanet edilmiş muhteşem bir miras. Bize de bu mirasa sahip çıkmak düşüyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi olarak, arazinin belli noktalarında gerçekleştirmeyi planladığımız dönüşüm projeleriyle bilhassa çocuklara ve gençlere bu mirası doğru bir şekilde aktarmayı önemsiyoruz. Dünyadaki benzer dönüşüm hikayelerini, yenilikleri ve trendleri de takip ediyoruz, örneğin son zamanlarda “place making” kavramı çok gündemde. Gençler bu konuda tartışmasız çok iyi. Onların yaratıcılıklarına hayranım. Bu bölgede, yine gençlerle birlikte hayata geçirmeyi planladığımız <em>place making</em> çalışmaları var ajandamızda.</p>
<h2><strong>Ayça Yusufoğlu Köroğlu kimdir?</strong></h2>
<p>1982 Aydın doğumlu Ayça Yusufoğlu Köroğlu, anne ve babasının meslekleri gereği Türkiye’nin birçok farklı şehrinde yaşadı. Çocukluğu, Anadolu’nun zengin kültürel mirası içinde, muazzam deneyimlerle geçti; kültürel çeşitliliğin en kıymetli yanımız olduğunu anlatan hikayelerle büyüdü.</p>
<p>Yüksek şehir plancısı Ayça Yusufoğlu Köroğlu, son 10 yılını bilhassa kültür-sanat alanında yoğun çalışmalarla geçirdi. Kamusal alanların kültürel ve sanatsal etkinliklerle, kültür merkezleri kurarak nasıl hızlı bir şekilde dönüştüğüne şahit oldu. 15 yıldan fazla bir süre Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde, kariyer uzmanı olarak ve çeşitli yöneticilik pozisyonlarında görev aldı. Kültür Bakanlığı’nın en keyifli işlerinde aktif çalışmalar yürüttü. CSO ADA’nın açılışına kadarki sürecinde direktörlük, İstanbul AKM projesinin tasarım, yönetim ve işletme konularının koordinasyonu ve son olarak da Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin içerik ve iletişim çalışmalarından sorumlu daire başkanı olarak çalıştı. Yaklaşık beş aydır Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde, Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı olarak, mesleki deneyimini Ankara özelinde aktarmak için çalışıyor.</p>
<p>Kapak fotoğrafı: Habertürk</p>
<p><a href="https://lavarla.com/ayca-yusufoglu-koroglu-ankaranin-kulturel-gucu-kendi-topraginda-yeseriyor/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Ayça Yusufoğlu Köroğlu: &#8216;Ankara&#8217;nın kültürel gücü, kendi toprağında yeşeriyor&#8217;&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genç Keşif Sahnesi Ankaralı genç sanatçıları bekliyor</title>
		<link>https://lavarla.com/genc-kesif-sahnesi-ankarali-genc-sanatcilari-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lavarla]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 May 2025 07:35:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Keşif Sahnesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlerin Şehri Ankara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=137184</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı bu yıl “Gençlerin Şehri: Ankara” temasıyla kutluyor. Gençlerin söz sahibi olduğu bir başkent için ABB, kültür ve sanat alanında üretim yapan gençlere görünürlük kazandırmayı amaçladığı Genç Keşif Sahnesi projesini hayata geçiriyor. Genç Keşif Sahnesi ilk kez 19 Mayıs&#8217;ta kuruluyor “Ankara Kültür” markası çatısı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/genc-kesif-sahnesi-ankarali-genc-sanatcilari-bekliyor/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Genç Keşif Sahnesi Ankaralı genç sanatçıları bekliyor&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="s5"><span class="s6">Ankara Büyükşehir Belediyesi</span><span class="s6"> (ABB)</span><span class="s6">, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı bu yıl </span><span class="s7">“Gençlerin Şehri: Ankara”</span><span class="s6"> temasıyla kutluyor. Gençlerin söz sahibi olduğu bir başkent için</span><span class="s6"> ABB, kültür ve sanat alanında üretim yapan gençlere görünürlük kazandırmayı amaçladığı Genç Keşif Sahnesi projesini </span><span class="s6">hayata geçiriyor.</span></p>
<h2>Genç Keşif Sahnesi ilk kez 19 Mayıs&#8217;ta kuruluyor</h2>
<p class="s5"><span class="s3">“</span><span class="s3">Ankara Kültür</span><span class="s3">”</span><span class="s6"> markası çatısı altında başlatılan </span><span class="s7">“Genç Keşif Sahnesi” </span><span class="s6">projesi, başkentte yaşayan genç müzisyenlerin potansiyelini ortaya çıkarmayı ve onların üretimlerine sürdürülebilir alanlar açmayı amaçlıyor. Projenin ilk a</span><span class="s6">dımı, 19 Mayıs Pazartesi günü 13</span><span class="s6">.00-19.00 saatleri arasında Koru Kent Meydanı’nda atılacak.</span></p>
<p class="s5"><span class="s6">Genç sanatçılarla izleyiciyi bir araya getirecek bu etkinlik; </span><span class="s6">yaz boyunca </span><span class="s6">kurulacak sahnelerle </span><span class="s6">devam edecek</span><span class="s6">. </span><span class="s6">Proje kapsamında</span><span class="s6">, başta konservatuvar öğrencileri olmak üzere </span><span class="s6">sahne sanatları alanında</span> <span class="s6">eğitim gören</span><span class="s6"> gençler desteklenecek, bağımsız sanat </span><span class="s6">inisiyatifleriyle</span><span class="s6"> işbirliği içinde yeni bir kü</span><span class="s6">ltürel dayanışma ağı kurulacak.</span></p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-137186 size-large" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/05/WhatsApp-Image-2025-05-13-at-09.52.25-1024x576.jpeg" alt="" width="800" height="450" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/05/WhatsApp-Image-2025-05-13-at-09.52.25-1024x576.jpeg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/05/WhatsApp-Image-2025-05-13-at-09.52.25-300x169.jpeg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/05/WhatsApp-Image-2025-05-13-at-09.52.25-768x432.jpeg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/05/WhatsApp-Image-2025-05-13-at-09.52.25-1536x864.jpeg 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/05/WhatsApp-Image-2025-05-13-at-09.52.25.jpeg 1600w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<h2>Gençlerin Şehri: Ankara</h2>
<p class="s5"><span class="s6">Anka</span><span class="s6">ra Büyükşehir Belediyesi;</span><span class="s6"> gençlere alan açmak,</span><span class="s6"> o</span><span class="s6">nların kül</span><span class="s6">tür ve sanat yoluyla kendi şehirleriyle </span><span class="s6">kurdukları bağı güçlendirmek, </span><span class="s6">gençleri desteklemek ve görünür kılmak amaçlarıyla 19 Mayıs&#8217;ı &#8220;Gençlerin Şehri: Ankara&#8221; temasıyla kutluyor.</span></p>
<p class="s5"><span class="s6">Daha dinamik</span><span class="s6"> bir başkent </span><span class="s6">vizyonunu</span><span class="s6"> hep birlikte inşa etmeyi amaçlayan ABB, </span><span class="s2">“</span><span class="s2">Ankara Kültür</span><span class="s2">”</span><span class="s6"> markası altında başlatacağı</span><span class="s6"> Genç Keşif Sahnesi projesiyle Ankara’daki genç müzisyenlerin potansiyelini ortaya çıkarmayı, yeni yetenekleri keşfetmeyi ve onların üretimlerine sürdürülebilir</span><span class="s6"> bir alan sunmayı hedefliyoruz.</span></p>
<p class="s5"><span class="s6">Ankara Büyükşehir Belediyesi ve </span><span class="s2">A</span><span class="s2">nkara</span><span class="s2"> Kültür</span><span class="s6">, gençliğin enerjisini, üretimini ve sesini Ankara’nın kültür politikalarının merkezine alıyor;</span><span class="s6"> s</span><span class="s6">anatın dönüştürücü gücüyle, gençlerin şehri Ankara’yı hep birlikte yeniden tanımlıyor.</span></p>
<p><a href="https://lavarla.com/genc-kesif-sahnesi-ankarali-genc-sanatcilari-bekliyor/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Genç Keşif Sahnesi Ankaralı genç sanatçıları bekliyor&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Demet Tanıklık: Güvenpark Çiçekçileri</title>
		<link>https://lavarla.com/bir-demet-taniklik-guvenpark-cicekcileri/</link>
					<comments>https://lavarla.com/bir-demet-taniklik-guvenpark-cicekcileri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Jeyan İdil Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2017 08:01:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara çiçekçiler]]></category>
		<category><![CDATA[Çankaya Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenpark]]></category>
		<category><![CDATA[Succulent]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=18768</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Küçükken gri bir akşam üstü, çiçekçiler önünden geçerken anneme “Fesleğen alalım!” diye tutturmuştum. Dokundukça hoş bir koku çalan bu çiçeğe hayrandım nedense. Annem beni kırmamış, bir saksı fesleğen almıştı. Beraber dolmuş beklemek üzere durağımıza yürürken, saksının içine konduğu poşeti iki elimle zor taşımıştım. Görüş açımda insanların bacakları olacak kadar küçük yaştaydım, burnumu fesleğenin yapraklarına gömmüştüm. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/bir-demet-taniklik-guvenpark-cicekcileri/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Bir Demet Tanıklık: Güvenpark Çiçekçileri&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Küçükken gri bir akşam üstü, çiçekçiler önünden geçerken anneme “Fesleğen alalım!” diye tutturmuştum. Dokundukça hoş bir koku çalan bu çiçeğe hayrandım nedense. Annem beni kırmamış, bir saksı fesleğen almıştı. Beraber dolmuş beklemek üzere durağımıza yürürken, saksının içine konduğu poşeti iki elimle zor taşımıştım. Görüş açımda insanların bacakları olacak kadar küçük yaştaydım, burnumu fesleğenin yapraklarına gömmüştüm. Durakta bir duvarın üzerinde oturup beklerken, saksıyı hemen yanıma koymuştum. Aniden dolmuş gelince, saksıyı tabii ki durakta unutmuştum. Güvenpark’a dair benim de pek çok kişi gibi kötü anılarım var, ancak bunu hatırlamayı tercih ediyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara’da herkesin yolu Kızılay’dan geçer, Kızılay’da tüm sokaklar Güvenpark’a gider. Güvenpark deyince son yıllarda akla gelen barikatlar, TOMA’lar ve Çevik Kuvvet olsa da; parkın en güzel yeri, çiçekçilerin sıralandığı dar sokaktır belki de.</p>
<p style="text-align: justify;">Doğukan Cihanbeyoğlu ile beraber bir pazar günü çiçekçilerin olduğu sokağa ziyarette bulunduk, çiçekçilerle sohbet ettik. Pek çoğu direkt olarak röportaj vermeye çekindi, “Siyasi bir şey sormayacağız!” dememize rağmen konuşmak istemediler. Ne diyelim, onları da anlamak lazım. Okuyacaklarınız, sohbetlerimizden derlediklerimizdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-18769 " src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4891-1024x683.jpg" width="746" height="498" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4891-1024x683.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4891-300x200.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4891-768x512.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4891-696x464.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4891-1068x712.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4891-630x420.jpg 630w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4891.jpg 1500w" sizes="(max-width: 746px) 100vw, 746px" /></p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Çiçekçinin Bir Günü</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Çiçek satış süreci mezatla başlıyor. Bizim kovalar içinde satışa hazır veya buketlenmiş halde gördüğümüz çiçeklere “kesme çiçek” deniyor. Kesme çiçekler mezattan alınıyor. Saksılarsa genellikle seralardan geliyor. Hemen en önde duran succulent saksılarına takılıyor gözüm. Soruyorum, 5-10 TL arasında değişiyor fiyatları. Şaşırıyorum açıkçası, çünkü birkaç semt yukarıda Tunalı’da succulent almak epey pahalı. Sevenlerine duyuralım, çeşitleri bol fiyatları uygun Güvenpark’ta.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-18771 " src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4948-1024x683.jpg" width="772" height="515" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4948-1024x683.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4948-300x200.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4948-768x512.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4948-696x464.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4948-1068x712.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4948-630x420.jpg 630w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4948.jpg 1500w" sizes="(max-width: 772px) 100vw, 772px" /></p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Dükkanların Akıbeti</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Güvenpark’taki çiçekçiler 1985 yılından beri bulundukları yerdeler. Bugüne kadar pek çok iktidar görmüşler. Çiçekçilerin konumlandığı alan Çankaya Belediyesi’ne ait. Hemen onların dükkanları ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında yer alan yol ise Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait. Bu yoldan geçerken ne kadar bozuk olduğuna dikkat etmeyen yoktur herhalde. Yağmurlu bir günde çamurdan nasibinizi alabilirsiniz mutlaka. İki belediyenin yetki alanları arasında kalan başka sokaklardan da aşina olduğumuz gibi, bu yolda da çalışma yapılmıyor. Mal sahibi olarak Çankaya Belediyesi’nin kendi dükkanlarının önündeki yolu yaptırma yetkisi yok. Ankara Büyükşehir Belediyesi’ninse yola dair güncel bir çalışması bulunmuyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Çiçekçi dükkanları epey küçük, hatta içlerinde ne yazık ki tuvalet bile yok. Utanmadım, çiçekçilere “Nereye tuvalete gidiyorsunuz?” diye sordum. Haddim o kadar kibar bildirildi ki paylaşmadan edemeyeceğim: Konuştuğum çiçekçilerin hepsi bana metroyu, AVM’yi ve civardaki dükkanları kullandıklarını söylediler. “Keşke belediye buraya bu anlamda bir yatırım yapsa,” dediğimdeyse “Biz burada 20 çiçekçiyiz, şuradaki 300 dolmuşçu ne yapsın?” dediler! Güvenpark’ta çalışan bu kalabalık insan grubu için daha fazla yatırım yapılması gerektiği aşikar.</p>
<p style="text-align: justify;">Dükkan kiralarını yazmayı pek doğru bulmadım, sadece şaşırdığımı söyleyebilirim. Doğru düzgün yalıtımı bile olmayan bu ekmek tekneleri ederinin çok üzerinde kiralanmış durumda.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-18770 " src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_5105-1024x683.jpg" width="752" height="502" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_5105-1024x683.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_5105-300x200.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_5105-768x512.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_5105-696x464.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_5105-1068x712.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_5105-630x420.jpg 630w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_5105.jpg 1500w" sizes="(max-width: 752px) 100vw, 752px" /></p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Çiçek Bir Kumardır</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Yan yana irili ufaklı dükkanların sıralandığı çiçekçilerin önünden geçerken hep “Çiçekleri alması paralı belki ama koklaması bedava,” diye düşünürüm. Çiçeklerin görüntüsü, kokusu bedava, ancak neden bu kadar pahalılar?</p>
<p style="text-align: justify;">Konuştuğumuz dükkan sahiplerinden biri, çiçeklerin %100’lük bir kar oranında satılmasının zorunlu olduğunu söylüyor. Bunun sebebi çiçek satmanın tam bir kumar olması. 100 tane gülün bir günde tükenme ihtimali de var, üç gün satılmayıp solup elde kalma ihtimali de. Riskleri bir noktaya kadar ön gördükten sonra, çiçek satmanın geri kalanı tam bir kumara dönüşüyor.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Abluka Günleri</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">“İşler nasıl?” sorusunun cevabı, tek kelimelik bir özetle “Kesat!” oluyor. Bunun üç sebebi sayılabilir. İlki güncel ekonomik durum. İnsanlar çiçeğe verecekleri parayı başka şeylere harcıyor. İkinci neden de bununla alakalı: Çiçek alma alışkanlığı günlük hayatımızdan yavaş yavaş kayboluyor. Üçüncüsü ise güncel güvenlik durumu ile alakalı. Sadece şehrin değil, ülkenin de kalbi olan Güvenpark, bugüne kadar pek çok olayın ve saldırının sahnesi oldu. Gezi Parkı sonrası kapatıldı, patlamalardan sonra ablukaya alındı. Bu durum çiçekçileri oldukça olumsuz etkilemiş. Geçen kış boyu devam eden, belirli bir saatten sonra çiçekçilerin olduğu yolun kapatılması ise gece müşterisinin ayağını kesmiş. Yani işlerin düzelmesi, ülkenin genel durumuna paralel ilerleyecek gibi görünüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Gece müşterisi konusunda bir paragraf açmak istedim. Çiçekçiler, o küçük dükkanları ile sanki sokaktan ayrıymış gibi görünseler de, aslında tam içindeler her şeyin. Konuştuğumuz dükkan sahiplerinden biri, yasal bir kazancı olmayan insanların çok daha fazla çiçek aldığını söylüyor. Çiçek onlar için kendini olduğundan daha farklı göstermenin bir yolu oluyormuş. Polisin sürekli varlığı da bu &#8220;gece&#8221; müşterilerinin ayağını kesmiş.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-18773 " src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4912-2-1024x683.jpg" width="812" height="542" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4912-2-1024x683.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4912-2-300x200.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4912-2-768x512.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4912-2-696x464.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4912-2-1068x712.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4912-2-630x420.jpg 630w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4912-2.jpg 1500w" sizes="(max-width: 812px) 100vw, 812px" /></p>
<h4 style="text-align: justify;"><strong>“Kim çiçek alır en çok?”</strong></h4>
<h4 style="text-align: justify;"><strong>               “Kendini affettirmek isteyen erkekler!”</strong></h4>
<p style="text-align: justify;">Bir yere ilk defa giderken, bir özel günü kutlarken çiçek alma alışkanlığımızı yavaş yavaş kaybediyoruz. Kimileri maddi yönünü düşünerek vazgeçiyor, kimileri çiçeğin geçiciliğine veriyor. Ancak Güvenpark’taki çiçekçilere göre çiçek almaya en çok kendini affettirmek isteyen erkekler geliyor. Öğretmenler Günü, 10 Kasım, Anneler Günü ve tabii ki Sevgililer Günü en çok çiçek alınan günler arasında. Ancak bu tür özel günlerde sokak aralarındaki küçük tezgahlarda bile çiçekler yerlerini alınca, Güvenpark’ta öyle tahmin edildiği gibi bir yoğunluk olmuyor. Yine de, sıradan bir güne göre daha çok satış oluyor tabii.</p>
<p style="text-align: justify;">Çiçekçilerinse cevabı en çok kendini affettirmek isteyen erkeklerin çiçek aldığı yönünde. Fiyatları duyunca &#8220;Bu paraya kıyma alır götürürüm ben!&#8221; diyen de çıkıyormuş arada.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun dışında çiçekçiler Ankara’nın çeşitli devlet dairelerine, bankalarına ve işletmelerine özel siparişler hazırlıyorlar. Düğünlerde, makam odalarında ve ofis masalarında çiçeklerin amacı gösteriş. Ancak genç insanların ellerinde, daha masum anlamlar taşıyor bence.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-18774 " src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4889-1024x683.jpg" width="781" height="521" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4889-1024x683.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4889-300x200.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4889-768x512.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4889-696x464.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4889-1068x712.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4889-630x420.jpg 630w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_4889.jpg 1500w" sizes="(max-width: 781px) 100vw, 781px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Güvenpark’taki çiçekçilerle kısa sohbetimizden derlediklerimiz bu kadar. Şehrin bu güzel detayının uzun seneler yaşaması dileği ile.</p>
<hr />
<p>Fotoğraflar için <a href="https://www.instagram.com/dogukan.cihanbeyoglu/?hl=tr" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Doğukan Cihanbeyoğlu</a>&#8216;na teşekkürler</p>
<p>This article is available in English. Click<a href="https://lavarla.com/a-bouquet-of-testimony-florists-of-guvenpark" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> here</a> to take a look.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/bir-demet-taniklik-guvenpark-cicekcileri/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Bir Demet Tanıklık: Güvenpark Çiçekçileri&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/bir-demet-taniklik-guvenpark-cicekcileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
