<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ankara Keçisi arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/etiket/ankara-kecisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/etiket/ankara-kecisi/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 06 Sep 2022 12:47:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>Ankara Keçisi arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<link>https://lavarla.com/etiket/ankara-kecisi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Arşivde Kaybolduk &#124; Beypazarı&#8217;nda bir kış başlangıcı</title>
		<link>https://lavarla.com/arsivde-kaybolduk-beypazarinda-bir-kis-baslangici/</link>
					<comments>https://lavarla.com/arsivde-kaybolduk-beypazarinda-bir-kis-baslangici/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyza Akder]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Sep 2022 08:15:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Keçisi]]></category>
		<category><![CDATA[Arşivde Kaybolduk VEKAM x Lavarla]]></category>
		<category><![CDATA[Beypazarı]]></category>
		<category><![CDATA[Claude Aubriet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lavarla.com/?p=120592</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Bu gravürün ön çalışması olan desen; Damla Sandal gravür üzerine nakış uygulayarak bir kolaj yapmadan ve VEKAM Kütüphanesi’ndeki farklı görsellerin yer alacağı bir projeye dahil olmadan 320 yıl önce, 1702 yılında Claude Aubriet (1665-1742) adında Fransız bir minyatür ressamı tarafından çizilir. Gravür, Ankara Keçisi’nin özelliklerini göstermek üzere yapılır. Aubriet 1665 yılı civarında Fransa’da doğar ve [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/arsivde-kaybolduk-beypazarinda-bir-kis-baslangici/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Arşivde Kaybolduk | Beypazarı&#8217;nda bir kış başlangıcı&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_121225" aria-describedby="caption-attachment-121225" style="width: 800px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-121225 size-full" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/07/Arsivde-Kaybolduk.jpg" alt="Arşivde Kaybolduk keçi" width="800" height="550" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/07/Arsivde-Kaybolduk.jpg 800w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/07/Arsivde-Kaybolduk-300x206.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/07/Arsivde-Kaybolduk-768x528.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption id="caption-attachment-121225" class="wp-caption-text">Damla Sandal, Tiftik Keçisi, 2022, fotoğraf üzeri nakış.* Özgün fotoğraf: VEKAM Arşivi, Envanter no: 2684.</figcaption></figure>
<p>Bu gravürün ön çalışması olan desen; Damla Sandal gravür üzerine nakış uygulayarak bir kolaj yapmadan ve VEKAM Kütüphanesi’ndeki farklı görsellerin yer alacağı bir projeye dahil olmadan 320 yıl önce, 1702 yılında Claude Aubriet (1665-1742) adında Fransız bir minyatür ressamı tarafından çizilir. Gravür, Ankara Keçisi’nin özelliklerini göstermek üzere yapılır.</p>
<p>Aubriet 1665 yılı civarında Fransa’da doğar ve desen eğitimi alır. 1692 yılında XIV. Louis’nin saray ressamlarından Jean Jourbet’nin Kraliyet Bahçeleri’ndeki atölyesinde çalışmaya başlar ve minyatür ressamlığı konusunda kendini geliştirir (Hamonou-Mahieu, 2010: s. 10, 17-9). 1702 yılında Jourbet’nin vefatına kadar, Aubriet’nin esas görevi XIV. Louis için botanik ve zoolojik desenler yapmaktır. Aubriet, 17. yüzyıl sonu ve 18. yüzyıl başında, Paris’in bilimsel çevrelerinde yer alan en ünlü doğa tarihi çizerlerinden biridir. Bu dönemde yapılan büyük botanik çalışmalarına dahil olur. Aubriet ayrıca, bir botanikçi ile beraber Yunanistan ve Türkiye’de yapılan bir araştırma gezisine katılan ilk çizerlerdendir (Carteret &amp; Hamonou-Mahieu, 2010).</p>
<p>Aubriet’yi Paris’teki bilimsel çevrelere tanıtan kişinin Jourbet olduğu düşünülmektedir ancak onu Kraliyet Bahçeleri’ndeki sakin yaşamın içinden çıkarıp üç yıl sürecek maceralı bir geziye katılmaya ikna eden kişi Joseph Pitton de Tournefort’dur (1656-1708).</p>
<p>Tournefort, Montpellier Üniversitesi&#8217;nde tıp üzerine çalışır, 1683 yılında da Paris’teki Kraliyet Saray Bahçeleri’ne botanik profesörü olarak atanır. Bu göreve gelmeden önce, 1694 yılında yazdığı <em>Elémens de Botanique, ou Méthode pour reconnaître Les Plantes</em> adlı kitap ile dikkatleri üzerine çeker. Bu kitap, sahada yapılmış titiz ve uzun bir çalışmanın sonucu olmasının yanı sıra botanik ile ilgili ilk klasifikasyon sistemi önerilerinden biridir de (Tournefort, 1741, vi, viii, xiv). Aubriet, Tournefort ile <em>Elémens de Botanique </em>kitabı çalışmaları sırasında tanışır ve kitap için çizimlerin bir kısmını hazırlar (Tournefort, 1741, vi, viii, xiv; Hamonou-Mahieu, 2010: s. 10). Aubriet ve Tournefort’nun ikinci işbirliği XIV. Louis ve Devlet Bakanı Count de Pontchartrain’nin düzenlediği “Doğu Seyahati” ve sonucunda yazılacak <em>Tournefort Seyahatnamesi</em> (<em>Relation d’un Voyage du Levant</em>) adlı kitaptır (1717). Tournefort’ya yolculuk boyunca kendisine eşlik etmesi zorunlu tutulan bir ressam ve doktoru seçme şansı verildiğinde ressamın Aubriet, doktorun ise Alman doktor ve botanikçi Andreas Gundelsheimer olmasını ister. Seyahat böylece 9 Mart 1700 günü başlar (Hamonou-Mahieu, 2010: s. 2, 3). Rota üzerindeki İstanbul, Ege Adaları ve Anadolu’dan 13 kentin yanı sıra Ankara Keçisi gravürü ve bitki desenleri ile beraber toplam 546 desenin çizimi bu şekilde sağlanır (Carteret &amp; Hamonou-Mahieu, 2010).</p>
<p>Seyahat sırasında üçlü genellikle hanlarda konaklar, hanlar olmadığında çadırlarda kalırlar; at üzerinde seyahat ederler. Gündelik yaşamları Tournefort’nun belirlediği noktalarda gezinin asıl amacı olan bitkileri arayıp, desenlerini yapıp, tanımlarını yazıp, kurutup, sandıklarda Paris’e, Kraliyet Bilimler Akademisi’ne göndererek geçer (Carteret &amp; Hamonou-Mahieu, 2010; Sauvageau, 1890: s. 146-147). Desenler, seyahatnamenin sayfalarında satır aralarından anlaşıldığı kadarıyla çoğunlukla açık havada, çadırlarda hatta kayıkta çizilir (Akder, 2020: s. 7). Tournefort, Paris’e gönderdiği bir mektupta Aubriet’nin geziden sonra Paris’te çizimler üzerine çalışmaya devam edeceğini ima eder ancak gravürler ve orijinal çizimler birbirine çok benzerdir (Sauvageau, 1890: s. 146-147; Anonim, 1914: s. 28). Seyahatnamenin sesi olan Tournefort ve gözleri olan Aubriet’nin üç yıllık seyahat boyunca ilişkilerinin nasıl geliştiği hakkında birkaç satır dışında hiçbir bilgi bulunmuyor.</p>
<p>Metin ve görseller arasında günümüze taşınan en büyük eşitsizlik, Aubriet’nin imza yetkisidir. Aubriet, Saray’daki görevinden ötürü 1734 yılına kadar yaptığı çizimleri imzalayamaz; bu nedenle, yaptığı desenlerin ve resimlerin büyük bir kısmı günümüzde de ne yazık ki hala zaman zaman yazarların adıyla anılıyor (Carteret &amp; Hamonou-Mahieu, 2010).</p>
<p>1700 yılının mart ayında yola çıkan Tournefort, Aubriet ve Gundelsheimer, Ankara’ya 22 Ekim, Beypazarı’na 4 Kasım 1702 günü ulaşır (Tournefort, 1741: s. 300-302). Tournefort’nun Ankara’yı tanıtırken değindiği şeylerden biri de keçilerdir: “Dünyadaki en zarif keçileri Ankara Ovası’nda yetiştiriyorlar. Göz alıcı beyazlıktaki tüyleri ipek kadar ince, sekiz ya da dokuz inç uzunluğunda doğal buklelerden (Tournefort, 1741: s. 300).”</p>
<p>Ancak Tournefort, keçilerden şehir merkezinden çok Beypazarı’nı anlatırken söz eder. Ekip, keçi sürüleriyle kışın başlangıcında Beypazarı’nda karşılaşmıştır:</p>
<blockquote><p>Beypazarı, hemen hemen birbirine eşit, üç küçük tepenin üzerine, yakınındaki bir vadinin kenarına kurulmuş küçük bir belde. Evler iki katlı, kalaslarla kaplanmış. Beypazarı nehri birkaç değirmeni döndürüp, arazideki üzüm bağları ve mutfak bahçelerine ayrılan parselleri verimli kıldıktan sonra Kızılırmak’a akıyor. Bu şekilde İstanbul’da satılan mükemmel Ankara Armutları oluyor; ama olgunlaşmamışlardı bizim de onları tatma şansımız olmadı. Çevre, bağlar dışında kuru ve çorak. Keçiler sadece aromatik yaprakları olan bitkilerin filizlerini yiyor ve belki de bu şekilde, Busbecq’in de gözlemlediği gibi iklim ya da mera değiştirdiklerinde kaybettikleri tüylerinin korunmasını sağlıyorlar. Beypazarı ve Ankara’daki keçi çobanları bunları genellikle tarıyor ve ırmaklarda yıkıyorlar (Tournefort, 1741: s. 302).<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p></blockquote>
<p>Aubriet’nin 22 Ekim-6 Kasım 1702 tarihleri arasında kesin olarak hangi gün bu deseni çizdiğine ilişkin bir kayıt yok ama desen, ekibin uygun olduğu en kısa zamanda Paris’e bir sandıkla gönderilmiş olmalı.</p>
<p>Ekip, 1702 yılının sonunda araştırmayı tamamlayarak Paris’e döner. Tournefort, 1708 yılında, kitabın 1717 yılındaki ilk baskısından 11 yıl önce, bir araba kazasında vefat eder. Kitabın önsözünü bile kaleme alamaz. Aubriet ise 1707 yılında Jourbet’nin vefatından sonra atölyenin başına geçer, mesleğinde ilerler (Carteret &amp; Hamonou-Mahieu, 2010). Aubriet’nin çalışmalarının büyük bir kısmı günümüzde Paris’te, <em>Museum national d’Histoire naturelle</em>’de bulunuyor.</p>
<p>Bugün burada Damla Sandal’ın çalışmasında kullandığı gravür ise, Aubriet ölmeden bir yıl önce, Londra’da basılan kitabın İngilizce baskısı içinde yer alır. Sandal, buluntu fotoğraflar üzerine nakış yaparak ve birtakım kolajlar uygulayarak üretiyor çalışmalarını. Kent hafızasını canlandırmaya yönelik çalışmalarından biri de VEKAM Kütüphanesi&#8217;nde bulunan kitabın içindeki bu gravürdür (endişelenmeyin, kitap sağlam :). Sandal ve Tournefort’nun keçinin uzun, beyaz tüylerine odaklanması hayvanın güzelliğinin kültürler ve yüzyıllar içinde nasıl beğenilmeye devam ettiğinin bir kanıtıdır.</p>
<p>Kitabın İngilizce baskısının nasıl yapıldığı, bu belirli kitabı kimin satın aldığı, hangi kitaplıklarda yer aldığı ve neden elden çıkarıldığı başlı başına bir kitap konusu olabilir. Ancak VEKAM Kütüphanesi’nde bulunuşu, Ankara tarihinin birçok anını, kesinlikle bilimsel bir şekilde ortaya çıkarabilmek amacındadır.</p>
<hr />
<p><b>*</b>Sanatçı Damla Sandal’a ait görseller telif hakkına tabidir.</p>
<h3><strong>Kaynakça</strong></h3>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Alıntı çevirisi yazara aittir.</p>
<ol>
<li>Akder, F. (2020). Description and Narration of 14 Anatolian Cities in the 18th-Century. <em>METU JFA Journal</em>, 37 (1), 1-26.DOI:10.4305.</li>
<li>Anonim. (1914). <em>Catalogue Général des Manuscrits, Des Bibliotèques Publiques de France, Cilt-II. Paris</em>: Librairie Plon-Noirrit, Imprimeurs- Éditeurs.</li>
<li>Carteret, X.&amp;Hamonou-Mahieu, A. (2010). Claude Aubriet (ca 1665-1742). In Les dessins de Champignons de Claude Aubriet. Publications scientifiques du Muséum. doi :10.4000/books.mnhn.4978 (Erişim: 17.05.2020, 13:32). <a href="https://books.openedition.org/mnhn/4978." target="_blank" rel="noopener">https://books.openedition.org/mnhn/4978.</a></li>
<li>Hamonou-Mahieu, A. (2010). <em>Claude Aubriet: Artiste naturaliste des Lumières</em>. Éditions du Comité des Travaux Historiques et Scientifiques, Paris.</li>
<li>Sauvageau, M. C. (1890). Observations Sur la Structure des Feuilles des Plantes Aquatiques. <em>Journal de Botanique</em>. No. 7, 4 Année, 129-148.</li>
<li>Tiftik keçisi. (1741). VEKAM Kütüphanesi ve Arşivi. Ankara Fotoğraf, Kartpostal ve Gravür Koleksiyonu. <a href="https://libdigitalcollections.ku.edu.tr/digital/collection/FKA/id/2161/rec/12" target="_blank" rel="noopener">https://libdigitalcollections.ku.edu.tr/digital/collection/FKA/id/2161/rec/12 </a>(Erişim: 06.09.2022)</li>
<li>Tournefort, J. P. (1741). <em>A Voyage Into the Levant- Vol I-III</em>. London: Printed for D. Midwinter, R. Ware, C. Rivington, A. Ward, J. And P. Knapton, T. Longman, R. Hett, C. Hitch, S. Austen, J. Wood, and J.&amp; H. Pemberton.</li>
</ol>
<hr />
<p><a href="https://www.instagram.com/damlaasandal/" target="_blank" rel="noopener">Damla Sandal</a></p>
<p>Araştırma alanları arasında kent hafızası, insan hakları, geçmişle yüzleşme ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi konular yer almaktadır. Kadın ve gençlik hakları alanında uzun yıllardır sivil alanda faaliyet yürütmektedir. 2016’dan bu yana projeler yürüttüğü Karakutu Derneği&#8217;nde yönetim kurulu eş başkanı olarak görev almaktadır. Marmara Üniversitesinde hafıza çalışmaları üzerine yüksek lisansını sürdürüyor ve fotoğraf üzerine yaptığı nakış kolajlarıyla çeşitli hafıza projelerinde yer almaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/arsivde-kaybolduk-beypazarinda-bir-kis-baslangici/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Arşivde Kaybolduk | Beypazarı&#8217;nda bir kış başlangıcı&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/arsivde-kaybolduk-beypazarinda-bir-kis-baslangici/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarihi Dokumak: Bir Kentin Gizemi, Sof Sergisi</title>
		<link>https://lavarla.com/tarihi-dokumak-bir-kentin-gizemi-sof-sergisi/</link>
					<comments>https://lavarla.com/tarihi-dokumak-bir-kentin-gizemi-sof-sergisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yaprak]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Aug 2018 07:24:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Pusula]]></category>
		<category><![CDATA[Sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Keçisi]]></category>
		<category><![CDATA[Rahmi M. Koç Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sof]]></category>
		<category><![CDATA[VEKAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=25869</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (VEKAM), Rahmi M. Koç Müzesi Ankara işbirliğiyle 16 Eylül&#8217;e kadar &#8220;Tarihi Dokumak: Bir Kentin Gizemi, Sof Sergisi&#8221; Ankara&#8217;da! Ankara keçisi ve sof üretimi hakkında bilgi edinebileceğiniz bu sergi, aslında Türkiye halkı olarak ne fırsatları kaçırdığımızı ve neler kaybettiğimizi de gözler önüne seriyor. Eğer uygun pazarlama [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/tarihi-dokumak-bir-kentin-gizemi-sof-sergisi/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Tarihi Dokumak: Bir Kentin Gizemi, Sof Sergisi&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi <a href="https://vekam.ku.edu.tr/">(VEKAM)</a>, <a href="http://www.rmk-museum.org.tr/cengelhan/turkce/index.htm">Rahmi M. Koç Müzesi Ankara</a> işbirliğiyle 16 Eylül&#8217;e kadar &#8220;Tarihi Dokumak: Bir Kentin Gizemi, Sof Sergisi&#8221; Ankara&#8217;da! Ankara keçisi ve sof üretimi hakkında bilgi edinebileceğiniz bu sergi, aslında Türkiye halkı olarak ne fırsatları kaçırdığımızı ve neler kaybettiğimizi de gözler önüne seriyor. Eğer uygun pazarlama stratejileri izlenmiş olsaydı Ankara keçisinin tiftiğinden üretilen sof kumaşının uluslararası pazarda sahip olacağı yeri hayal etmeden duramıyor insan sergiyi gezerken.</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="alignnone wp-image-25874" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/08/lavarla-Sofsergisi-3.jpg" alt="" width="716" height="403" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/08/lavarla-Sofsergisi-3.jpg 560w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/08/lavarla-Sofsergisi-3-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 716px) 100vw, 716px" />Ankara Keçisi, yüzyıllar boyu Ankara’da yaşayan kıymetli bir hayvan. Osmanlı döneminde bu kıymetli hayvanların Orta Anadolu sınırları dışına çıkarılması yasak, gerekçesi ise başka coğrafyaların Ankara Keçisinin yetiştirme şartlarını sağlayamaması. Osmanlı zamanında yurt dışına yasal olmayan yollardan çıkarılmasına rağmen bakımı sağlanamamış. Bunun sebebi olarak Orta Anadolu’nun aromatik otları ve bu hayvanların meşe yapraklarına olan düşkünlüğü; aynı zamanda Orta Anadolu iklimine uyumlu olan bu hayvanın başka yerlere uyum sağlayamaması gösteriliyor. Ankara keçisinden elde edilen iplik, yurt dışında <em>diamond fiber</em> yani <em>pırlanta iplik</em> olarak biliniyormuş. Yasal olmayan yollarla dahi olsa yetiştirilme ısrarı da bu yüzden. Zira bu çabalar sonuç bulmuş ve 19. yüzyıl itibariyle Ankara Keçisi Avusturalya, Güney Afrika ve ABD gibi dünyanın çeşitli yerlerinde yetiştirilmeye başlanmış. Hatta bu bölgelerde nasıl yetiştirilmesi gerektiği bilgilerini içeren çeşitli kaynaklar da mevcut.</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="alignnone wp-image-25875" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/08/lavarla-sofSergisi-4.jpg" alt="" width="713" height="401" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/08/lavarla-sofSergisi-4.jpg 560w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/08/lavarla-sofSergisi-4-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 713px) 100vw, 713px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Ankara&#8217;nın önemli değerlerinden biri olan Ankara Keçisi ve Sof üretimi ne yazık ki önemini kaybetmekte (esasında kaybetmiş de). Evvelden Ankara Keçisinin tüylerinden elde edilen ipliklerle dokunan sof kumaşı ticareti, önce yerini ipliklerin ticaretine bırakmış. Sonralarıysa Ankara keçisinin dünyanın çeşitli yerlerinde yetiştirilmeye başlanmasıyla üretim yok denecek seviyelere inmiş. Buna etki eden en önemli faktörlerden biriyse Ankara’daki Rum nüfusun azalması olarak gösteriliyor. Bu da esasında beni hüzünlendiren bir diğer faktör. Keşke bazı değerlerimize ve her şeyden evvel insanlığımıza sahip çıkmak için çok geç kalmış olmasak.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-25873" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/08/lavarla-sofSergisi-2.jpg" alt="" width="722" height="406" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/08/lavarla-sofSergisi-2.jpg 560w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/08/lavarla-sofSergisi-2-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 722px) 100vw, 722px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Sergide bir diğer dikkat çeken detay ise 18. yüzyılda Hollandalı bir tüccar tarafından yaptırılan Ankara tablosu. Eser alımı en zor müzelerden olan Rijkmuseum&#8217;dan getirtilen Ankara tablosunun aslında uzun bir süre için Halep manzarası olduğu düşünülmüş ancak 1972&#8217;de Prof. Dr. Semavi Eyice tablonun Ankara manzarası olduğunu ortaya çıkarmış. Bunu ispatlayan detay ise tablonun sağ alt köşesindeki tiftik keçileriymiş.</p>
<figure id="attachment_25891" aria-describedby="caption-attachment-25891" style="width: 688px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-25891" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/08/lavarla-sofSerfisi-AnkaraManzarası.jpeg" alt="" width="688" height="402" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/08/lavarla-sofSerfisi-AnkaraManzarası.jpeg 640w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/08/lavarla-sofSerfisi-AnkaraManzarası-300x175.jpeg 300w" sizes="(max-width: 688px) 100vw, 688px" /><figcaption id="caption-attachment-25891" class="wp-caption-text">Rijkmuseum&#8217;dan getirtilen Ankara tablosu</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Ankara keçisi ve tiftik üretimi yanında sof kumaşı, ipliğin nasıl elde edildiği, boyandığı ve üretim hakkında tüm detayları öğrenebileceğiniz Sof Sergisi 16 Eylül&#8217;e kadar siz değerli ziyaretçilerini bekliyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yer: Ankara Rahmi M. Koç Müzesi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Necatibey Mahallesi, Depo Sokak<br />
No: 1 Altındağ – Ankara  Tel: 312 309 68 00</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ziyaret Saatleri:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Salı </strong><strong>– </strong><strong>Cuma Günleri</strong><br />
10:00 &#8211; 17:00</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Cumartesi – Pazar ve Bayram Günleri</strong><br />
10:00-18:00 (1 Ekim &#8211; 31 Mart)<br />
10:00-19:00 (1 Nisan &#8211; 30 Eylül)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Müze Pazartesi günleri kapalıdır.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Özel Günler</strong><br />
Dini Bayramların arife ve birinci günü ile her yıl 31 Aralık ve 1 Ocak günleri müze kapalıdır.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/tarihi-dokumak-bir-kentin-gizemi-sof-sergisi/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Tarihi Dokumak: Bir Kentin Gizemi, Sof Sergisi&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/tarihi-dokumak-bir-kentin-gizemi-sof-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
