<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sezen Aksu arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/etiket/sezen-aksu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/etiket/sezen-aksu/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Nov 2022 09:02:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>Sezen Aksu arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<link>https://lavarla.com/etiket/sezen-aksu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>42</title>
		<link>https://lavarla.com/42-2/</link>
					<comments>https://lavarla.com/42-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alaz Erdost]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Nov 2022 07:10:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[7 Kasım]]></category>
		<category><![CDATA[İlhan Erdost]]></category>
		<category><![CDATA[Sezen Aksu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lavarla.com/?p=123139</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Büyüdüğümüz evde, salonda kocaman bir pencere vardı. Çocukken oradan sola baksak amcamların evinin ışığını, kafamızı sağa çevirsek Gülten Akın’ın balkonunu görürdük. Dündü. Bizim için, çoğu kimsenin tanışmayı “hayal edeceği” kişiler teyze ve amca oldu. Sonra, büyüdükten sonra, onlardan bize kalan cümleler “gel yavrum sen ye patates kızartmalarımı” ya da “bu kitabı oku mutlaka, haftaya başkasını [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/42-2/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;42&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyüdüğümüz evde, salonda kocaman bir pencere vardı. Çocukken oradan sola baksak amcamların evinin ışığını, kafamızı sağa çevirsek Gülten Akın’ın balkonunu görürdük. <strong>Dündü.</strong></p>
<p>Bizim için, çoğu kimsenin tanışmayı “hayal edeceği” kişiler teyze ve amca oldu. Sonra, büyüdükten sonra, onlardan bize kalan cümleler “gel yavrum sen ye patates kızartmalarımı” ya da “bu kitabı oku mutlaka, haftaya başkasını vereceğim” kadar gündelik yaşama ait olsa da, onları, cümleleri kuranları yani, ya bir bombayla susturmaya ya da bir yangınla kül etmeye çalıştılar. Başaramadılar, o ayrı.</p>
<p><strong>“Yürür müyüm, durur muyum<br />
Çürür müyüm, kurur muyum<br />
Sensiz kendim&#8217; bilir miyim<br />
Döndüm ben bir düşe, gardaş”</strong></p>
<p>Amcamın, kardeşinin kaybından sonra yazdığı bu şiir benim aklımdan hiç çıkmaz. Kardeşi, benim babam. Yani uğruna şiirler yazılan kişi. Kimi kimselerin tanışmayı hayal ettiği yayıncı. Ölümüyle amcamı <strong>düşe </strong>çeviren. Oysa ki benim için çok basit bir anlamı olmalıydı. “Baba yaaa noolur” demeliydim mesela. Ondan harçlık istemeliydim.  Annem bir şeye izin versin diye, onunla birlik olup annemi ikna etmeliydim.</p>
<p>“Babababa”. Kuzenimin çocuğu yeğenim Dağlar’ın ilk söyleyeceği şey olacağından adım gibi eminim. Yani baba. Bu kadar basit. Ben hiç söylemedim.</p>
<p><strong>Döndün sen bir düşe baba.</strong></p>
<p>Ablam, bu hayatta çok az şeyle bile keyiflenebilen, yetinmeyi bilen, benim bu hayattaki en sevdiğim insan. Çok az düşü var. Hepsinin ulaşılamaz olduğunu düşünüyor, benimse onları gerçek kılmaktan başka bir isteğim yok.</p>
<p>Bir 24 Ocak’ta, Uğur Mumcu’nun anmasında, Canan’la konuşuyorum ve ablamın bir düşü gerçek oluyor. Ablam Sezen Aksu ile tanışıyor, tanışıyoruz. Kibirsiz bir samimiyetle ve sevgiyle sarıp sarmalanıyoruz. Bu anımızı düşlerimizin “<strong>dün</strong>” olduğu yere koyuyorum.</p>
<p>Geçen sene babamla pikniğe gittiğimizi <strong>düşlediğim</strong> bir yazı yazmıştım. Babamı da konuşturmuştum. Derslerimden bahsetmiştik. Üşürsem diye yanına hırka almıştı. Mangalı yakmıştı. Ben sevmem diye benim payıma kekik dökmemişti. Arabayı o kullanmıştı, ben rakı içmiştim. Muhtemelen ilk kadehte sarhoş olmuştum. Yanımda o var diye.</p>
<p>Ben yanımda güvendiğim biri olursa hemen sarhoş olurum zaten.</p>
<p>Dünümde, düşümde dünümle ve düşümle yaşıyorum, çalışıyorum çabalıyorum. Bu <strong>düşümün dün</strong> olma ihtimali olmadan. Bababababba. Konuşmayı yeni öğreniyor gibiyim bugün.</p>
<p>Baba.</p>
<p>Müsaade edin lütfen. Hiç söylemedim.</p>
<p>Gülmeyin.</p>
<p>&#8220;Baba.&#8221;</p>
<p>Bu yaşımda “baba” demeyi öğreniyorum.</p>
<p>Ben hiç “baba” demedim, çünkü ben konuşmayı öğrenemeden benim babamı öldürdüler.</p>
<p>Bugün babamın ölüm yıldönümü. O 36 yaşında kaldı, ben 42 yaşıma girdim. Hala baba demeyi bilmiyorum.</p>
<p>Arkada Sezen Aksu çalıyor.  Şiir Gülten Akın’ın. Yani hem <strong>dünüm</strong>, hem <strong>düşüm</strong>. Beraber <strong>babamı</strong> çalıyorlar.</p>
<p><strong>“Bu Allahsız bu yağmur işlemez karanlıkta<br />
</strong><strong>Yan garipliğine, yan yürek yan<br />
</strong><strong>Gitti giden.”</strong></p>
<p><a href="https://lavarla.com/42-2/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;42&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/42-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sendromsuz Pazartesiler</title>
		<link>https://lavarla.com/sendromsuz-pazartesiler-3/</link>
					<comments>https://lavarla.com/sendromsuz-pazartesiler-3/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sema Çavdar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Aug 2016 07:41:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pusula]]></category>
		<category><![CDATA[Burn Sonance Fest]]></category>
		<category><![CDATA[Georges Perec]]></category>
		<category><![CDATA[Locke]]></category>
		<category><![CDATA[Sezen Aksu]]></category>
		<category><![CDATA[Uyuyan Adam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://lavarla.com/?p=4435</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>1 Kitap: Georges Perec- Uyuyan Adam &#8216;Kayboluş&#8217; romanında hiç &#8216;e&#8217; harfi kullanmamış olmasıyla bilinen Perec&#8217;in &#8216;Uyuyan Adam&#8217; romanı bu haftaki kitabımız. İnsanlardan uzak duran ve bilinçli bir uzaklaşmanın sonucu yalnızlaşan ve sık sık kendisine yalnız olduğunu hatırlatan bir kişinin kendiyle konuşmasını okuyoruz kitapta. Bazen kafamızın içinde sesler duyarız, konuşur konuşur o sesler (hayır şizofren değilim [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/sendromsuz-pazartesiler-3/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Sendromsuz Pazartesiler&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><u>1 Kitap: Georges Perec- Uyuyan Adam</u></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-4436 alignleft" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/uyuyan-adam-lavarla-200x300.jpg" alt="uyuyan adam-lavarla" width="215" height="323" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/uyuyan-adam-lavarla-200x300.jpg 200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/uyuyan-adam-lavarla-279x420.jpg 279w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/uyuyan-adam-lavarla.jpg 399w" sizes="(max-width: 215px) 100vw, 215px" />&#8216;Kayboluş&#8217; romanında hiç &#8216;e&#8217; harfi kullanmamış olmasıyla bilinen Perec&#8217;in <strong>&#8216;Uyuyan Adam&#8217;</strong> romanı bu haftaki kitabımız.</p>
<p style="text-align: justify;">İnsanlardan uzak duran ve bilinçli bir uzaklaşmanın sonucu yalnızlaşan ve sık sık kendisine yalnız olduğunu hatırlatan bir kişinin kendiyle konuşmasını okuyoruz kitapta. Bazen kafamızın içinde sesler duyarız, konuşur konuşur o sesler (hayır şizofren değilim itiraf edin hepiniz duyuyorsunuz o sesleri) evden çıkmadan hiçbir şey yapmadan durmak ya da yaptıklarımızı sorgulayıp değiştirmek isteriz. <strong>Uyuyan Adam</strong> bu durumların ve insanları, insan olmanın yaşamanın doğal getirisi olarak bizlere sunulan gündelik(!) aktiviteleri sorgulayanların zaman zaman reddedenlerin kitabı.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitap, Kafka&#8217;nın <strong>Günah, Acı, Umut ve Doğru Yol Üzerine Düşünceler</strong>&#8216;inden bir alıntıyla başlar: &#8220;<em>Evinden çıkman gerekmez. Masandan kalkma ve dinle. Hatta dinleme, yalnızca bekle. Hatta bekleme bile, kesinlikle sessiz ve yalnız ol. Dünya, maskesini düşüresin diye, gelip kendini sunacaktır sana, başka türlü olamaz; kendinden geçmiş bir halde eğilecektir önünde.</em>&#8221; Yayın evi de &#8216;George Perec&#8217;ten, acı , umut ve doğruluğa dair bir roman&#8230;&#8217; olarak tanıtmaktadır kitabı.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8216;<em>Önemli olan tek şey yalnızlığın: Ne yaparsan yap, nereye gidersen git, gördüğün hiçbir şeyin önemi yok, yaptığın her şey boşuna, aradığın her şey sahte. Var olan tek şey yalnızlık, her seferinde er ya da geç karşında bulduğun, dost ya da yıkıcı yalnızlık; onun karşısında, her seferinde yalnız kalıyorsun, yardımdan yoksun, şaşkın ya da afallamış, umutsuz, sabırsız.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Konuşmaktan vazgeçtin ve sana cevap veren tek şey sessizlik oldu. Ama bu sözcükler, boğazında takılıp kalan bu binlerce, milyonlarca sözcük, arkası gelmeyen sözcükler, sevinç çığlıkları, aşk sözcükleri, budalaca gülüşler, peki onları ne zaman bulacaksın yeniden?</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Şimdi sessizliğin dehşetinde yaşıyorsun. Ama sen herkesten daha sessiz değil misin?</em>&#8216;</p>
<p style="text-align: justify;">(Metis Yayınları, 2013, s.79)</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>1 Etkinlik: Burn Sonance Festival</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class=" wp-image-4437 alignright" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/576x432_0-300x225.png" alt="576x432_0" width="216" height="162" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/576x432_0-300x225.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/576x432_0-80x60.png 80w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/576x432_0-265x198.png 265w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/576x432_0-560x420.png 560w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/576x432_0.png 576w" sizes="(max-width: 216px) 100vw, 216px" />Lavarla olarak “Sosyal Medya” sponsoru olduğumuz dünyaca ünlü birçok DJ’yi 14 saat kesintisiz olarak dinleyeceğimiz ve Ankara’nın uzun zamandır ihtiyacı olan festival açlığımızı giderecek Burn Sonance Festival 30 Ağustos <a href="https://www.facebook.com/Club-Mirador-114066325307291/?fref=ts">Club Mirador</a>‘da gerçekleşecek. Burn Sonance&#8217;da görüşmek üzere, ayrıntılar <a href="http://lavarla.com/burn-sonance-festivalde-bizleri-neler-bekliyor/">Lavarla&#8217;da</a>&#8230;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>1 Albüm: Sezen Aksu &#8211; Sezen Aksu&#8217;88</strong></span></p>
<p><img decoding="async" class="alignleft wp-image-4443" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/sezen-aksu88-lavarla-300x296.jpg" width="215" height="212" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/sezen-aksu88-lavarla-300x296.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/sezen-aksu88-lavarla.jpg 336w" sizes="(max-width: 215px) 100vw, 215px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Bir albüm düşünün yıllar yıllar sonra dahi albümle aynı yaşta olanlar tarafından (ki bu ben oluyorum) ve hatta albümden daha genç olan insanlar tarafından tüm şarkıları bilinsin. Bir albüm düşünün ki şarkılarının yarısından çoğu başka müzisyenler tarafından coverlanıp albümlerine girmiş olsun. İşte bu albüm Sezen Aksu&#8217;nun <strong>Sezen Aksu&#8217;88</strong> albümü Onno Tunç ve Sezen Aksu başyapıtı. Ayrıca Aysel Gürel, Atilla Özdemiroğlu, Kayahan gibi önemli isimlerin de söz ve bestelerini içeren, Metin Altıok&#8217;un &#8216;Kavaklar&#8217; şiirinin Onno Tunç tarafında bestelendiği bu albümü tanıtmaktan çok hatırlatmayı seçtim bu hafta sizlere keyifli dinlemeler.</p>
<p><iframe title="Sezen Aksu - Kavaklar (Official Video)" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/hy2X6cWi1Is?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>1 Film: Locke (2013)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-4439 alignright" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/locke-lavarla-225x300.jpg" alt="locke-lavarla" width="215" height="287" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/locke-lavarla-225x300.jpg 225w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/locke-lavarla-768x1024.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/locke-lavarla-696x928.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/locke-lavarla-1068x1424.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/locke-lavarla-315x420.jpg 315w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/08/locke-lavarla.jpg 1200w" sizes="(max-width: 215px) 100vw, 215px" />Tek mekan filmleri zordur. Tek karekter filmleri ise çok daha zordur. <strong>Steven Knight</strong> Locke&#8217;da hem tek mekan hem tek karakter kullanarak durumu iyice zorlaştırmış fakat kamera açısı, ışık ve Tom Hardy&#8217;nin başarılı oyunculuğuyla bu zorluğun altından kalkılmıştır. Film bir arabanın içinde geçer ve Ivan Locke (Tom Hardy) dışında diğer karakterler telefonun ucundaki sesler olarak yer alır filmde.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8216;<em>Tom Hardy’nin başrolünde olduğu film kariyerinin en önemli gününde hiç kimseye bir şey demeden ortadan kaybolan Ivan Locke’un hikayesini anlatıyor. Locke’un hayatı adeta bir rüya gibidir; mükemmel bir ailesi ve sevdiği bir işi vardır. Bunlara ek olarak bir sonraki gün kariyerinde uzun zamandır beklediği adımı atacaktır. Fakat aniden gelen bir telefon Locke’un bütün hayatını kabusa çevirecek ve her şeyi bir kenara bırakmasına neden olacaktır. Locke’un hayatını bir arada tutma çabası adeta zamana karşı bir yarış başlatacaktır.</em>&#8216;</p>
<p><iframe title="Locke - Türkçe altyazılı fragman" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/hjPMt6vcesA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Keyifli haftalar&#8230;</p>
<p><a href="https://lavarla.com/sendromsuz-pazartesiler-3/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Sendromsuz Pazartesiler&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/sendromsuz-pazartesiler-3/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
