Bir zamanlar Ankara’nın ve hatta Türkiye’nin kalbiydi, Ulus. El üstünde tutulur, değeri kıymeti bilinirdi. Şimdilerdeki gibi “Ulus, bee abi! Şaka mısın?” denmezdi ve O’nun da bir merkezi vardı. Doğallık, tazelik, yaşanmışlık kokan.. Yoğunluğunu ve heyecanını sabahın ilk ışıklarından akşama kadar hiç kaybetmeyen. İğne atsanız yere düşmeyen..

#devletarşivleri
#devletarşivleri

Eskiler çok daha iyi bilir. O zamanlar ne süpermarketler ne de AVMler vardı. “Herkesler” arabasına, otobüsüne binip Ankara’nın her yerinden buraya gelirdi. Sırf daha iyi, daha kaliteli ürünleri alabilmek için. Hem de sabahın köründe.. Tıpkı Karanfil Sokak yazısında bahsettiğimiz gibi toplumun farklı sosyoekonomik sınıflarından insanları dakikalar için de olsa yan yana aynı şeyi yaparken görebilirdik. İşte o kadar rengarenk ve güzel bir yerdi bugünkü özlenilenler kuşağındaki durağımız. Eskiler çoktan nerede olduğumuzu anladılar bile.. Nerede miyiz peki? Tarihi Ulus Hali’nde.

Lavarla - Ulus Hal Kalabalik

Kendileri, Ankara’nın tabiri caizse “En Eski Alışveriş Merkezi” ve can damarlarından birisiydi. Tıpkı Köroğlu’nun dediği gibi “Tüfek icat oldu mertlik bozuldu” misali, ne zaman süpermarketler ve AVMler türemeye başladı. Ankara Hal’de işte o vakit değerini kaybetmeye başladı. Halbuki ne kadar güzeldi eski günler! Babamızın veya dedemizin elimizden tutup götüreceği günü iple çekerdik ya da en azından ben iple çekerdim. Çünkü gitmeyi çok severdim.. Neden mi? Bir düşünün.. Çocuksunuz. Süpermarket yok. AVM yok. Kaç yerde görebilirsiniz ki o kadar farklı bir insan kalabalığını?

Lavarla - Ulus Hal Cocukluk

Kimileri meyve ve sebze almış elleri poşetlerle dolu, kimileri süt ürünleri alıyor, kimileri balık seçiyor, kimileri en uygun ve en güzeli için hala etrafa bakınıyor, kimileri bağırıyor “Gel Abla – Abi!” , “4 Kilo 5 Milyon” diye, her yer cıvıl cıvıl, rengarenk, bir taraftan da kendiniz gibi çocuklar ve ellerinde annelerinin ya da babalarının aldığı meyvelerden birisi veya bir kaçı.. Bir yandan şaşkın şaşkın kalabalığı anlamaya çalışırken, diğer taraftan da taptaze, lezzetli meyveleri keyif içinde yiyorlar. O zamanlar bir çocuk için ne değişik, ne güzel bir oyun ve eğlenceydi ..

Lavarla - Ulus Hal Sakin

Ama günümüzde eski neşesi yok Ulus Hal’in.. Ne yazık ki eski müdavimleri de usul usul ayrılıyorlar aramızdan ve eski hal dostlukları da son demlerini yaşıyor. Şimdilerde toplumun bir kesimi ve mutfak işleriyle uğraşanlar dışında uğranmaz oldu bu büyük tarihe. Oysa kökleri Cumhuriyet’in ilk dönemine kadar gidiyor.
1929 yılındaki büyük Tahtakale yangını sonrasında açılan Posta Caddesi’nin doğu ucundaki yapı 1937 yılında Avusturyalı ünlü mimar Robert Oerley tarafından tasarlanıp uygulanmış. Bina, Ulus’u Ulus yapan, canlılığını – dinamizmini arttıran ve her şeyden önce işlevsellik değerine sahip. Ayrıca zamanın en ileri seviye (göğe doğru açılan betonarme saçaklar) betonarme teknolojisi örneğini yansıtması hala ciddi bir belge değerine sahip. (Goethe Institut)

Lavarla - Ulus Hal Keske Eski Kalsaydi

İşte bu kadar özel ve yaşanmışlık kokan bir değerin günümüzde giderek değersizleşmesi insanı üzmüyor değil hani. İnsanların keşke hiç büyümeseydik, hep çocuk kalsaydık dediği gibi keşke seni hiç değersizleştirmeselerdi hep çocukluk anılarımızdaki gibi kalabilseydin.

Lavarla - Ulus Hali Eski Ulus
#devletarşivleri

Gelin tarihimize, değerlerimize, yaşanmışlıklarımıza, Ulus’umuza sahip çıkalım. Belki de çok yakında modernleşme uğruna, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilklerinin atıldığı “Eski Ulus” diye bir şey de kalmayacak. Fırsatımız varken.. Hayatın zorluklarından, tembelliklerimizden ara sıra da olsa silkelenip eskisi gibi güzel şeyler yapalım. Özlenilen değerlerimize bazı bazı küçük dönüşler yapıp tebessüm dolu anlar yaşayalım. Ulus’umuza hak ettiği değeri verelim.

Lavarla - Ulus Hali

Eğer ki daha önce hiç “Hal” deneyimi yaşamadıysanız şu anki son haline rağmen mutlaka bir yaşayın. O yaşanılmışlık kokusundan sonra ayaklarınız tekrarını isteyecektir. Buna Ulus’un tamamı dahil..

Umut dolu günlerde, özlenenler kuşağından kesitlerde buluşmak dileğiyle.. Esen Kalın!

Bir Sosyal Sorumluluk Uyarısı

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here