<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ankara Filmleri arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/etiket/ankara-filmleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/etiket/ankara-filmleri/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 14 Feb 2022 14:41:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>Ankara Filmleri arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<link>https://lavarla.com/etiket/ankara-filmleri/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Filmlerde Geçen Ankara Mekanları &#8211; Bizim Büyük Çaresizliğimiz</title>
		<link>https://lavarla.com/filmlerde-gecen-ankara-mekanlari-1-bizim-buyuk-caresizligimiz/</link>
					<comments>https://lavarla.com/filmlerde-gecen-ankara-mekanlari-1-bizim-buyuk-caresizligimiz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Can Kurnaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Apr 2018 06:57:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Bıçakçı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=23273</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>&#8221;Yaşamak aslında birbirinden kopuk yaşantılar arasında bağlantılar kurmaktır.&#8221; Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı (Sayfa 162) Bırakın filmleri haber bültenlerinde bile Ankara’ya dair bir şeyler görünce heyecanlanan birisiyim. Evlerden ırak televizyonda &#8220;Ankara’ya meteor taşı yaklaşıyor&#8221; diyen spikerin Kızılay meydanında yaptığı canlı bağlantıyı görsem Güvenpark’taki havuzun fıskiyeleri çalışıyor mu diye kamera açısından görmeye çalışırım. Adalet Ağaoğlu’nun Ölmeye [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/filmlerde-gecen-ankara-mekanlari-1-bizim-buyuk-caresizligimiz/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Filmlerde Geçen Ankara Mekanları &#8211; Bizim Büyük Çaresizliğimiz&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;">&#8221;Yaşamak aslında birbirinden kopuk yaşantılar arasında bağlantılar kurmaktır.&#8221;</p>
<p style="text-align: right;"><em>Bizim Büyük Çaresizliğimiz</em>, Barış Bıçakçı (Sayfa 162)</p>
<p style="text-align: justify;">Bırakın filmleri haber bültenlerinde bile Ankara’ya dair bir şeyler görünce heyecanlanan birisiyim. Evlerden ırak televizyonda &#8220;Ankara’ya meteor taşı yaklaşıyor&#8221; diyen spikerin Kızılay meydanında yaptığı canlı bağlantıyı görsem Güvenpark’taki havuzun fıskiyeleri çalışıyor mu diye kamera açısından görmeye çalışırım. Adalet Ağaoğlu’nun <em>Ölmeye Yatmak</em>’ını, Sevgi Soysal’ın <em>Yenişehirde Bir Öğle Vakti</em> romanını edebi yargı ve hissiyatından çok Ankara’ya dair olduğu için seviyorum, sevenlerin affını dileyerek.</p>
<p style="text-align: justify;">Romandan uyarlanan filmlere ise her zaman mesafeli yaklaşırım. Çünkü roman ile şekillenen hayal dünyamın hayal kırıklığına uğramasından korkarım. <em>Bizim Büyük Çaresizliğimiz</em>, mesafeleri daraltan, romanı ve filmiyle müşterek bir başarı. Barış Bıçakçı’nın yazdığı romanın aynı isimli filmi 2011 yılında Seyfi Teoman (toprağı bol olsun) tarafından çekildi. İlk filmi <em>Tatil Kitabı</em>’nda da Barış Bıçakçı’nın <em>Aramızdaki En Kısa Mesafe</em> kitabından çektiği başarılı sahneleri bayılarak izlemiştim. <em>Bizim Büyük Çaresizliğimiz</em>’in güzelliğine, filmin üzerine edilen onca söze katıldığımı belirterek; yazıda filmde geçen Ankara mekanlarını anlatacağım.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-23475 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/bizimbuyukcaresizligimiz1.jpg" alt="" width="1024" height="435" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/bizimbuyukcaresizligimiz1.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/bizimbuyukcaresizligimiz1-300x127.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/bizimbuyukcaresizligimiz1-768x326.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/bizimbuyukcaresizligimiz1-696x296.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/bizimbuyukcaresizligimiz1-989x420.jpg 989w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<h2>Filmin 19.dakikasında: Gençlik Parkı</h2>
<p style="text-align: justify;">Sekans geçişlerinde bol bol Ankara manzarası görmemizi sağlayan film, Ender, Çetin ve Nihal’in Gençlik Parkı&#8217;nda gezinmelerini içerir. Aynı zamanda en sevdiğim Gençlik Parkı halini görmenin mutluluğunu yaşarım ince ince. Havada kar soğuğu vardır, lunaparktaki oyuncaklar müze sessizliğini taşır ve ortalıklarda kimse yoktur. Koskoca tesisi sizin için tertip edildiği izlenimi verir.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-23476 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/bizimbuyukcaresizligimiz3.jpeg" alt="" width="800" height="571" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/bizimbuyukcaresizligimiz3.jpeg 800w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/bizimbuyukcaresizligimiz3-300x214.jpeg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/bizimbuyukcaresizligimiz3-768x548.jpeg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/bizimbuyukcaresizligimiz3-100x70.jpeg 100w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/bizimbuyukcaresizligimiz3-696x497.jpeg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/bizimbuyukcaresizligimiz3-588x420.jpeg 588w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<h2>Filmin 41.dakikasında: <strong>Eski Yeni</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Bu sahnede görünen mekan Eski Yeni’dir. Şimdiki hali hayli farklı olsa da hala nice edilmiş dansların ruhunu taşır. Çetin ve Ender, Sakin’in (toprağı bol olsun) <em><a href="https://www.youtube.com/watch?v=Xlhq-priYQE">Animal Kingdom</a></em> şarkısı eşliğinde dans bilmemenin dans etmeye engel olmadığını sergiledikleri performansı izleriz. Ardından bar tiplemesinin Nihal’i dansa kaldırışına, Çetin ve Ender’in gözlerinden içerleriz.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-23478 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/2649248858_5edcef353d_b.jpg" alt="" width="1024" height="768" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/2649248858_5edcef353d_b.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/2649248858_5edcef353d_b-300x225.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/2649248858_5edcef353d_b-768x576.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/2649248858_5edcef353d_b-80x60.jpg 80w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/2649248858_5edcef353d_b-265x198.jpg 265w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/2649248858_5edcef353d_b-696x522.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/2649248858_5edcef353d_b-560x420.jpg 560w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<h2>Filmin 69.dakikasında: <strong>A.O.Ç.</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">İşte bu sahne Ankara’da büyüyenlerin çocukluğudur. Atatürk Orman Çiftliği&#8217;nden kokoreç, hamburger alınır, çiftliğin kaldırımlı yollarına park edilen arabalarda ya da ayakta hiç edilirdi. Sahne, Neşet türküsü eşliğinde bira-kokoreç yapan kahramanlarımızı içeriyor ve tabii böyle bir sahnenin yaşanmasının mümkün olmadığını bilen izleyicinin derin iç çekişlerini.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-23477 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/bizimbuyukcaresizligimiz5.jpg" alt="" width="959" height="385" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/bizimbuyukcaresizligimiz5.jpg 959w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/bizimbuyukcaresizligimiz5-300x120.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/bizimbuyukcaresizligimiz5-768x308.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/bizimbuyukcaresizligimiz5-696x279.jpg 696w" sizes="(max-width: 959px) 100vw, 959px" /></p>
<h2>Filmin 79.dakikasında: <strong>Ziraat Mühendisleri Odası Lokali</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Sahnede Çetin birasını içerken, Ender çıkageliyor. Görünen hali lokalin eski halidir, ancak manzarası ve mezeleri nefistir. Bazen <em>Bizim Büyük Çaresizliğimiz</em> turu yapayım diyerek önce Gençlik Parkı&#8217;nda gözlerimi kapatır, Eski Yeni’de açar ve Ziraat Mühendisleri Lokali’nde sarhoş olurum. Lokale gidin, bunun için ziraat mühendisi olmanıza gerek yok.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/filmlerde-gecen-ankara-mekanlari-1-bizim-buyuk-caresizligimiz/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Filmlerde Geçen Ankara Mekanları &#8211; Bizim Büyük Çaresizliğimiz&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/filmlerde-gecen-ankara-mekanlari-1-bizim-buyuk-caresizligimiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Düttürü Dünya: 1988 Ankara Yaşamı</title>
		<link>https://lavarla.com/dutturu-dunya-1988-ankara-yasami/</link>
					<comments>https://lavarla.com/dutturu-dunya-1988-ankara-yasami/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gülben Koç Telli]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2017 07:49:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Düttürü Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Sunal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://lavarla.com/?p=10822</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Masum bir sürü insanın sebepsizce hapse atılması, sorgu esnasında işkenceye maruz kalması, hukuksuzca yargılanması… İki neslin harcanmasına vesile olan ve ardından gerçekleşen darbe sonrasında ülkemizin başına gelenlerden sadece birkaç tanesiydi yaşanan insanlık dışı olaylar. Sokaklarda korkunun hakimiyeti, sadece hayatta kalma mücadelesi, tamamen içine kapanan ve apolitikleşen Türkiye toplumu ise dört duvarın ardındaki şehirlerin kaderine sunulandı. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/dutturu-dunya-1988-ankara-yasami/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Düttürü Dünya: 1988 Ankara Yaşamı&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Masum bir sürü insanın sebepsizce hapse atılması, sorgu esnasında işkenceye maruz kalması, hukuksuzca yargılanması… İki neslin harcanmasına vesile olan ve ardından gerçekleşen darbe sonrasında ülkemizin başına gelenlerden sadece birkaç tanesiydi yaşanan insanlık dışı olaylar. Sokaklarda korkunun hakimiyeti, sadece hayatta kalma mücadelesi, tamamen içine kapanan ve apolitikleşen Türkiye toplumu ise dört duvarın ardındaki şehirlerin kaderine sunulandı. Yeni siyasal dengeler ve ekonomik yapılanmalarla birlikte Ankara’ya, 12 Eylül askeri darbesi ile birlikte başlayan liberal politikalarla sunulan ve hatta günümüze kadar devam eden bir başka rol ise; kentsel topraklardan hiç emek vermeden kar elde etmeye dayalı politikaların örneklerinin sergilenmesi olmuştu.</p>
<h6 style="text-align: justify;"><em>Düttürü Dünya</em>’da Zeki Ökten; darbe sonrası ve Özallı liberal günlerde ülkenin içinde bulunduğu olumsuz şartları, baskıcı ortama karşın toplumsal ve siyasal gerçekleri 1988 Ankara&#8217;sından beyaz perdeye aktarmıştır.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-10828 aligncenter" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-4.jpg.png.jpg" alt="" width="747" height="443" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-4.jpg.png.jpg 850w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-4.jpg.png-300x178.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-4.jpg.png-768x456.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-4.jpg.png-696x414.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-4.jpg.png-707x420.jpg 707w" sizes="(max-width: 747px) 100vw, 747px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Tam anlamıyla hayattan bezmiş olan filmin kahramanı Düt Düt Mehmet Ulus, Çankırı Caddesi&#8217;nde adı belirsiz bir pavyonda müzisyenlerle birlikte; askerde öğrendiği ve tek sermayesi olan klarnetle yer almaktadır. Kendisini keşfedilmemiş, değeri anlaşılmamış bir sanatçı olarak görmektedir. Gece biterken Mehmet “şöhreti her an yakalamak üzere olan sanatçı” rüyasından uyanmamış bir halde elinde ekmekle Ulus&#8217;taki Atatürk Heykeli&#8217;nden Hıdırlıktepe istikametinde, dilinde bestelediği şarkılarla köyden kente daha iyi bir hayat umuduyla gelenlerin yaşadığı, ısınmanın büyük sorun olduğu, ulaşım ve altyapı konusunda sıkıntıların yaşandığı, siyasilerin daha sonradan keşfedip tapular dağıtmaya başladığı ve artık oy deposu olarak gördüğü Ankara gecekondularına doğru ilerler.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-10823 aligncenter" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla.jpg" alt="" width="688" height="517" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla.jpg 470w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-300x225.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-80x60.jpg 80w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-265x198.jpg 265w" sizes="(max-width: 688px) 100vw, 688px" /></p>
<p style="text-align: justify;">“Kalk git Çankaya’ya, 6 bin liraya boklu bez yıka. Ama 7 bin liraya bile mil­let nazlanıyor… 6 bine çalışacak kadın mı yok Ankara’da?” diyalogu ile yaşam koşullarının zorluğunu bize gösteren, eşlerinin ekmek parası telaşına eşlik eden, Ankara’nın lüks semtlerine ellerinde bir poşetle sabah saatlerinde temizlik için yollara koyulan ve gençliğini Ankara gecekondularında harcayan kadınlar, Düt Düt Mehmet ve arkadaşları evlerine doğru ilerlerken tam ters istikamette onlara eşlik ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Düt Düt Mehmet eve geldiğinde; beş kişinin yaşadığı evdeki soğuk, yoksulluk, yokluk hali minik bir mandalinanın beş parçaya bölünmesi, darbe sonrası hukuksuzluğun devam etmesi nedeniyle sürekli yazılan mektupların bir türlü eline ulaşmadığı komşu torunu, gazinoda çalışan pehlivanın bir sandalye karşısında kocaman bir hiçlik içerisinde “yokluk ve yoksulluk” karşısında döktüğü ter beyaz perdeden yüreğimize yüreğimize işleyendir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-10824 aligncenter" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-1.jpg" alt="" width="734" height="536" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-1.jpg 850w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-1-300x219.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-1-768x560.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-1-696x508.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-1-576x420.jpg 576w" sizes="(max-width: 734px) 100vw, 734px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Gecekondunun sahibi, Düt Düt Mehmet’in kayınçosu Osman da; “İşi bilecen ama yapmayacan”, “liberaller mi geldi sen liberalsin sosyal demokratlar mı geldi o zaman sen de sosyal demokratsın,” diyen, odacısı olduğu müdüre verilen kendi maaşının kaç katı olduğunu tahayyül bile edemediği 500 bin liralık çakmağın hediye olmasını normal gören, kanunları kendilerine göre yorumlayan, bakanlık koridorlarındaki şark kurnazı memur örneğidir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-10825 aligncenter" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-2.jpg.png" alt="" width="742" height="497" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-2.jpg.png 362w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-2.jpg-300x201.png 300w" sizes="(max-width: 742px) 100vw, 742px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Mehmet’in evden bir an önce çıkması için baskı yapan Osman; Düt Düt Mehmet’i berbat çalışma koşulları ve saatleri ile tıpkı sanayi devrimi İngiltere’sini anımsatan bir iş hayatına sürüklemektedir. Oysa Mehmet, Yüksel-Konur köşesinde Ankara ayazında çakmaklara gaz doldururken şöhreti yakalamak üzere olan sanatçı hayalleri ile yaşadığı acı hayata sıcak bir salep eşliğinde tutunmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kentleşme süreçlerinde emek gücüyle nitelenen kentleşme döneminin sona ermesi ve sermayenin hakimiyet kurduğu bir kentleşme döneminin başlaması ile ortaya çıkan ve bir süre sonra “Almanya’dan gelen oğulların” gelmesi bahanesiyle iki göz odalı gecekonduları kiracılara çok gören ev sahipleri ile çarpık kentlerin çimentosu olan müteahhitler film boyunca korku salarken film sonunda da arzı endam etmektedir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-10826 aligncenter" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-3.jpg.png" alt="" width="782" height="480" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-3.jpg.png 401w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-3.jpg-300x184.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/02/dutturu-dunya-lavarla-3.jpg-356x220.png 356w" sizes="(max-width: 782px) 100vw, 782px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Son olarak Kemal Sunal bir röportajında en sevdiği filmler listesinde üst sıralarda yer vermiştir bu muhteşem filme; filmin bir sahnesinde geçen “Beter ol eşeoğlueşşek!” neye göndermedir, kime mesajdır bu da benim hep merak ettiğimdir.</p>
<hr />
<p>Kapak görseli Pinterest&#8217;ten alınmıştır.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/dutturu-dunya-1988-ankara-yasami/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Düttürü Dünya: 1988 Ankara Yaşamı&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/dutturu-dunya-1988-ankara-yasami/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Ankara Filmi: Uçurtmayı Vurmasınlar</title>
		<link>https://lavarla.com/bir-ankara-filmi-ucurtmayi-vurmasinlar/</link>
					<comments>https://lavarla.com/bir-ankara-filmi-ucurtmayi-vurmasinlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özdem]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jul 2016 14:42:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pusula]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Uçurtmayı Vurmasınlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://lavarla.com/?p=2761</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Bugün, Ankara havasını solumuş, şanslı filmlerimizin birinden bahsedelim istedim. Çocukluğunun bir parçasında eline bir yerlerden atari geçirebilmişlerin,  ucundan köşesinden hatırladığına emin olduğum bir filmden: Uçurtmayı Vurmasınlar. Film 1989 yapımı bir Tunç Başaran filmi olmakla kalmayıp Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi’nde çekilmiştir. Başrollerini Ozan Bilen ve Nur Sürer’in paylaştığı film Feride Çiçekoğlu’nun aynı adlı romanından [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/bir-ankara-filmi-ucurtmayi-vurmasinlar/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Bir Ankara Filmi: Uçurtmayı Vurmasınlar&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bugün, Ankara havasını solumuş, şanslı filmlerimizin birinden bahsedelim istedim. Çocukluğunun bir parçasında eline bir yerlerden atari geçirebilmişlerin,  ucundan köşesinden hatırladığına emin olduğum bir filmden: Uçurtmayı Vurmasınlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Film 1989 yapımı bir Tunç Başaran filmi olmakla kalmayıp Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi’nde çekilmiştir. Başrollerini Ozan Bilen ve Nur Sürer’in paylaştığı film Feride Çiçekoğlu’nun aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Dönemin birçok ödülünü de toplayan film ayrıca Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde Yılın En İyi Türk Filmi seçilmiştir. Bakmayın böyle ansiklopedik anlattığıma şahsım tarafından bilinen en iç yakıcı film unvanına da sahiptir.. Beş yaşında bir çocuk olan Barış’ın dünyası teyzeleriyle volta attığı bir avludan ve koğuştan ibaretken, ona yeşil çayırları anlatan İnci Ablamız vardır ki canımızın içidir o.</p>
<p style="text-align: justify;">Koğuştaki kadınlar ülkenin mozaiğini gayet net oluşturmaktadır, “düşünce” suçluları bir yandayken diğer tarafta ülkem kadınının ezilmişliğini, kullanılmışlığını görmekteyiz. Fakat bütün bu olumsuzlukların içinde bir güzellik, saflık yetişmektedir ki onunla kimse başa çıkamaz. Bir çocuk bakışında kırılıp paramparça olur hepsi.</p>
<figure id="attachment_2763" aria-describedby="caption-attachment-2763" style="width: 838px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-2763" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_nyj88qxxMv1upfi9eo1_500.jpg" alt="ucurtmayi vurmasinlar lavarla 2" width="838" height="447" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_nyj88qxxMv1upfi9eo1_500.jpg 500w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_nyj88qxxMv1upfi9eo1_500-300x160.jpg 300w" sizes="(max-width: 838px) 100vw, 838px" /><figcaption id="caption-attachment-2763" class="wp-caption-text">Bkz: Ne güzel ablamızdın sen İnci Abla.</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;"><em>“Barış&#8217;ı tanıdığım yerde ne çiçekler vardı, ne de başı bulutlarda bir çınar. Simitçinin gevrek sesi bile giremezdi oraya. Taş avluya yalnızca kuşlar konardı bazen. Adının anlamı dünyayı kucaklasa, taşta büyümezdi Barış.”</em> cümlelerini duyduğunuz andan itibaren ciğeri masaya bırakmaya hazır olun derim ben.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmde ustaca gösterilen ve özellikle değinmek istediğim konu ise hoşluğu kadar nahoşluğuyla da meşhur olan ülkem Türkiye’de kadına bakış. Dünya üzerindeki her toprak parçasında bulunan ve yaşanan dişilik, bu ülkede size pembe bir kimlikle veriliyor. İçerisinde bulunduğumuz yüzyılda “kadın” konusunda bilinçlenme farklı kıtalarda adeta sırıkla atlar gibi ilerlerken ülke olarak bu alanda iplerimizden kurtulmamız için biraz daha ıkınmamız gerekiyor. Bakınız hiç feminizme girmiyorum fakat bizim toplumumuzda kadın-erkek kavramları yeri geldi ahlak ve din ile yeri geldi genetikle açıklanmaya çalışıldı. Lakin bir gün bir insan evladı da çıkıp demedi ki bu “İNSANLIKTIR”.</p>
<p style="text-align: justify;">Film içerisinde bir sahne var, ablamız koğuşta arkadaşlarıyla konuşurken dışarıdaki kocasının kadınlarla olan ilgi alakasına saydırıyor. Cesur yürek bir başka ablamız da “Madem öyle neden üstlendin herifin suçunu?” deyince verdiği cevap tüylerimi ürpertiyor: “Erkek dışarıda olacak ki bize baksın.” Şimdi nasıl kalkıp anlatabilirsin bu ablaya, diyebilir misin “Bu erkek hegemonyasıdır, ataerkilliktir, kadına şiddetin temelidir, yanlıştır!”  diye.  Evet belki Orta Çağ Avrupası&#8217;nda büyücü sanılıp yakılan kadınları, Afrika’da mal gibi satılıp alınan, ırzına geçilip köleleştirilen kadınları bilmez ama Cahiliye Dönemi Arap Yarımadası’nda diri diri gömülen kız çocuklarını bilir. Bunu öğrenerek büyür ve belki de diri diri gömülmediğine şükreder. Toprak altına diri diri girmediği sürece ne sokaktaki sözlü tacizden, ne ağzından düşürmediği hemcinsi kaynaklı küfürlerden, ne de kendisine takılan lakaplardan rahatsız olur.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte aklımı bütün bu düşüncelere boğan film Uçurtmayı Vurmasınlar, Oscar Aday Adayı, 80’lerin buğulu havasında bir dönem dramı ve elbette tartışmasız Ankara harikası.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p><a href="https://lavarla.com/bir-ankara-filmi-ucurtmayi-vurmasinlar/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Bir Ankara Filmi: Uçurtmayı Vurmasınlar&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/bir-ankara-filmi-ucurtmayi-vurmasinlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
