”Yaşamak aslında birbirinden kopuk yaşantılar arasında bağlantılar kurmaktır.”

Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı (Sayfa 162)

Bırakın filmleri haber bültenlerinde bile Ankara’ya dair bir şeyler görünce heyecanlanan birisiyim. Evlerden ırak televizyonda “Ankara’ya meteor taşı yaklaşıyor” diyen spikerin Kızılay meydanında yaptığı canlı bağlantıyı görsem Güvenpark’taki havuzun fıskiyeleri çalışıyor mu diye kamera açısından görmeye çalışırım. Adalet Ağaoğlu’nun Ölmeye Yatmak’ını, Sevgi Soysal’ın Yenişehirde Bir Öğle Vakti romanını edebi yargı ve hissiyatından çok Ankara’ya dair olduğu için seviyorum, sevenlerin affını dileyerek.

Romandan uyarlanan filmlere ise her zaman mesafeli yaklaşırım. Çünkü roman ile şekillenen hayal dünyamın hayal kırıklığına uğramasından korkarım. Bizim Büyük Çaresizliğimiz, mesafeleri daraltan, romanı ve filmiyle müşterek bir başarı. Barış Bıçakçı’nın yazdığı romanın aynı isimli filmi 2011 yılında Seyfi Teoman (toprağı bol olsun)  tarafından çekildi. İlk filmi Tatil Kitabı’nda da Barış Bıçakçı’nın “Aramızdaki En Kısa Mesafe” kitabından çektiği başarılı sahneleri bayılarak izlemiştim. Bizim Büyük Çaresizliğimiz’in güzelliğine, filmin üzerine edilen onca söze katıldığımı belirterek; yazıda filmde geçen Ankara mekanlarını anlatacağım.

Filmin 19.dakikasında: Gençlik Parkı

Sekans geçişlerinde bol bol Ankara manzarası görmemizi sağlayan film, Ender, Çetin ve Nihal’in Gençlik Parkı’nda gezinmelerini içerir. Aynı zamanda en sevdiğim Gençlik Parkı halini görmenin mutluluğunu yaşarım ince ince. Havada kar soğuğu vardır, lunaparktaki oyuncaklar müze sessizliğini taşır ve ortalıklarda kimse yoktur. Koskoca tesisi sizin için tertip edildiği izlenimi verir.

Filmin 41.dakikasında: Eski Yeni

Bu sahnede görünen mekan Eski Yeni’dir. Şimdiki hali hayli farklı olsa da hala nice edilmiş dansların ruhunu taşır. Çetin ve Ender, Sakin’in (toprağı bol olsun) Animal Kingdom şarkısı eşliğinde dans bilmemenin dans etmeye engel olmadığını sergiledikleri performansı izleriz. Ardından bar tiplemesinin Nihal’i dansa kaldırışına, Çetin ve Ender’in gözlerinden içerleriz.

Filmin 69.dakikasında: A.O.Ç.

İşte bu sahne Ankara’da büyüyenlerin çocukluğudur. Atatürk Orman Çiftliği’nden kokoreç, hamburger alınır, çiftliğin kaldırımlı yollarına park edilen arabalarda ya da ayakta hiç edilirdi. Sahne, Neşet türküsü eşliğinde bira-kokoreç yapan kahramanlarımızı içeriyor ve tabii böyle bir sahnenin yaşanmasının mümkün olmadığını bilen izleyicinin derin iç çekişlerini.

Filmin 79.dakikasında: Ziraat Mühendisleri Odası Lokali

Sahnede Çetin birasını içerken, Ender çıkageliyor. Görünen hali lokalin eski halidir, ancak manzarası ve mezeleri nefistir. Bazen Bizim Büyük Çaresizliğimiz turu yapayım diyerek önce Gençlik Parkı’nda gözlerimi kapatır, Eski Yeni’de açar ve Ziraat Mühendisleri Lokali’nde sarhoş olurum. Lokale gidin, bunun için Ziraat Mühendisi olmanıza gerek yok.

Bir Sosyal Sorumluluk Uyarısı

1 Yorum

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here