<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Beyin Göçü arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/etiket/beyin-gocu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/etiket/beyin-gocu/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 Nov 2025 18:25:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>Beyin Göçü arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<link>https://lavarla.com/etiket/beyin-gocu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yurtdışında yaşamak: Türkiye&#8217;de özlemediklerim</title>
		<link>https://lavarla.com/yurtdisinda-yasamak-turkiyede-ozlemediklerim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eliçe Kılıç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2025 12:40:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin Göçü]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü Yaka]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışında yaşamak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=138817</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Yurtdışında yaşadığım 4 sene taze bitmişken, hayat değiştiren maceramdan notlarımı paylaşmaya devam ediyorum. Türkiye&#8217;de özlediklerim ile başladık, Türkiye&#8217;de özlemediklerimle devam ediyoruz. Özlemediğim her şeyin, benim Türkiye&#8217;de geçirdiğim yıllardaki kişisel deneyimim olduğunu hatırlatmak isterim. Kişisel alanın ihlali Dış görünüşümüze, kilomuza, boyumuza, saçımıza, kıyafetimize yorum yapılmadan hangi ayaküstü konuşmayı ya da akraba ziyaretini atlattık? Yoksa ben mi [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/yurtdisinda-yasamak-turkiyede-ozlemediklerim/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Yurtdışında yaşamak: Türkiye&#8217;de özlemediklerim&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yurtdışında yaşadığım 4 sene taze bitmişken, hayat değiştiren maceramdan notlarımı paylaşmaya devam ediyorum. <a href="https://lavarla.com/yurtdisinda-yasamak-turkiyede-ozlediklerim/" target="_blank" rel="noopener">Türkiye&#8217;de özlediklerim</a> ile başladık, Türkiye&#8217;de özlemediklerimle devam ediyoruz. Özlemediğim her şeyin, benim Türkiye&#8217;de geçirdiğim yıllardaki kişisel deneyimim olduğunu hatırlatmak isterim.</p>
<h2>Kişisel alanın ihlali</h2>
<p>Dış görünüşümüze, kilomuza, boyumuza, saçımıza, kıyafetimize yorum yapılmadan hangi ayaküstü konuşmayı ya da akraba ziyaretini atlattık? Yoksa ben mi çok şanssızdım? Almanya&#8217;da ilk kez hastalık izni aldığımı yöneticime bildirdiğimde, neyin var diye sormamasını garipsemiştim; zamanla anladım ki bu soruyu sormaması, kişisel alana girmek istememesinden. İstanbul&#8217;da çalışırken kolonoskopi yaptırıp 3 gün rapor aldığımda, &#8220;Ama ben kolonoskopinin ertesi günü ayağa kalkmıştım, 3 gün çok uzun değil mi?&#8221; diye sorulmuştu bana. Aslında Türkiye&#8217;deki kimseye kızmıyorum, gücenmiyorum; biz böyle büyütülmüşüz, kilo vermişsin demeyi iltifat sanmışız. Ama dünya değişmiş, internet çağına gelmiş ve dünyada birileri bilinçlenmişken Türkiye&#8217;nin büyük bir kısmının hala kişisel sınırların üstünde tepinmesini hoş göremiyorum ve özlemediklerim arasında bayrak taşıyor.</p>
<figure id="attachment_139049" aria-describedby="caption-attachment-139049" style="width: 639px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-139049 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlemediklerim-1.webp" alt="" width="639" height="453" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlemediklerim-1.webp 639w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlemediklerim-1-300x213.webp 300w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /><figcaption id="caption-attachment-139049" class="wp-caption-text">Kaynak: psychologytoday.com</figcaption></figure>
<h2>Trafik</h2>
<p>Trafik gerçeğiyle 23 yaşımdan sonra İstanbul&#8217;da tanıştım. İstanbul trafiği hayatımı planlamadaki temel yapıtaşlarından biriydi. Evden çıkış ve eve dönüş saatlerim, gideceğim yerler hep trafiğe bağlıydı. Pandemiye kadar her gün ofise gittiğim hayat düzenimde yolda gidiş-dönüş en az 1,5 saat geçiriyordum. Şimdi geri dönüp baktığımda akıl almaz geliyor kaybettiğim vakit. Berlin&#8217;de bisikletle ulaşımın tadını aldığımdan beri soğuk ve yağmur çamur demeden bisikletimle gidiyorum her yere. Toplu taşıma kullanacaksam da otobüsü mümkün olduğunca ihtimal dışı bırakıp metro bağlantılarını kullanıyorum. İstanbul&#8217;da evim ve işim arasındaki 16 kilometreyi 1 saatte gittiğim günlerden, 1 saatlik yolu sade ve sadece şehrin dışına çıktığım zaman gittiğim günlere geldim ve bundan çok mutluyum.</p>
<figure id="attachment_139050" aria-describedby="caption-attachment-139050" style="width: 800px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="wp-image-139050 size-large" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlemediklerim-6-1024x576.webp" alt="" width="800" height="450" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlemediklerim-6-1024x576.webp 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlemediklerim-6-300x169.webp 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlemediklerim-6-768x432.webp 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlemediklerim-6-1536x864.webp 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlemediklerim-6.webp 1890w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption id="caption-attachment-139050" class="wp-caption-text">Kaynak: hurriyetdailynews.com</figcaption></figure>
<h2>Toplu taşıma bağlantıları ve saatleri</h2>
<p>Yanlış anlaşılmasın, Berlin de trafiksiz bir şehir değil ama arabanın konforundan caydıracak alternatifler sunuyor. Bir yerden diğerine gitmek çoğu zaman Türkiye&#8217;nin aksine toplu taşıma ile, araba ile olduğundan daha hızlı. S-Bahn, U-Bahn ve otobüs bağlantıları iyi, aktarmalar sorunsuz. Gece yarısından sonra sefer sayıları azalsa da mutlaka eve taksisiz dönebileceğiniz alternatifler oluyor. Havaalanına gitmek için özel şirketlere dünya para bayılmaya gerek yok çünkü aylık toplu taşıma kartınıza dahil olan S-Bahn ve trenler var. Almanya&#8217;da şehirlerarası ulaşımda trenle yaşanan tüm gecikmelerin aksine, Berlin&#8217;in şehir içi ulaşımından memnun olduğumu söylemeliyim.</p>
<h2>Nüfusun şehirlere orantısız dağılması</h2>
<p>Türkiye&#8217;de nüfusun büyük şehirlerde yoğunlaştığını ve bunun İstanbul, Ankara ve İzmir&#8217;e orantısız bir yük yarattığını görüyoruz. Kimse İstanbul&#8217;a, İstanbul&#8217;un kaşının gözünün güzelliğinden taşınmıyor. İş imkanları, genel müdürlükler orada. Almanya&#8217;da kurumsal şirketlerin genel müdürlüklerini Frankfurt ve Münih&#8217;te görürken Berlin&#8217;de start-upların ofislerini görüyoruz. Öte yandan Almanya&#8217;nın sigorta devi şirketlerinden birinin genel müdürlüğü Hannover&#8217;da, bir diğer sigorta devi ise çalışanlarına hem Münih hem Hamburg&#8217;da ofis imkanı sunuyor. Nüfusu coğrafi alana homojen yaymak ancak böyle girişimlerle oluyor.</p>
<h2>Doğaya erişim zorluğu</h2>
<p>Türkiye&#8217;de özlemediklerim arasında hiç şüphesiz doğaya erişim zorluğu var ve aslında bunun önemini yurtdışında yaşamaya başladıktan sonra anladım. İstanbul&#8217;da Belgrad Ormanı&#8217;na, Polonezköy&#8217;e, Ankara&#8217;da Eymir&#8217;e gidiş neden toplu taşımayla, arabayla olduğundan 3 kat fazla sürüyor? Bisikletle otobüse binemezsin, son otobüsü yakalamak için koşturursun, nasıl kalabalık olur o son otobüs&#8230; Ya da şunu sorayım: Ben neden yeşillikte yürümek için bu kadar yol gidiyorum? Türkiye&#8217;de şehirlerin nefes alamamasını, yeşil alanların, parkların azlığını hiç özlemiyorum.</p>
<figure id="attachment_35017" aria-describedby="caption-attachment-35017" style="width: 800px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="wp-image-35017 size-large" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/04/ankara-lavarla-harun-canli-eymir-1024x576.jpg" alt="" width="800" height="450" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/04/ankara-lavarla-harun-canli-eymir-1024x576.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/04/ankara-lavarla-harun-canli-eymir-300x169.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/04/ankara-lavarla-harun-canli-eymir-768x432.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/04/ankara-lavarla-harun-canli-eymir-696x392.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/04/ankara-lavarla-harun-canli-eymir-1068x601.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/04/ankara-lavarla-harun-canli-eymir-747x420.jpg 747w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption id="caption-attachment-35017" class="wp-caption-text">Eymir Gölü</figcaption></figure>
<p>Türkiye&#8217;de özlemediklerim aslında bu kadarla sınırlı değil ama birçok şeyi de geride bıraktım, artık o kadar sık aklıma bile gelmiyor.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/yurtdisinda-yasamak-turkiyede-ozlemediklerim/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Yurtdışında yaşamak: Türkiye&#8217;de özlemediklerim&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yurtdışında yaşamak: Türkiye&#8217;de özlediklerim</title>
		<link>https://lavarla.com/yurtdisinda-yasamak-turkiyede-ozlediklerim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eliçe Kılıç]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Oct 2025 10:36:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin Göçü]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü Yaka]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışında yaşamak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=138814</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Yurtdışında yaşama hayali, Ankara&#8217;da üniversite okuduğum yıllarda kalbime düşmüştü ilk kez. O zamanlar Türkiye&#8217;de &#8220;Bu ülkede yaşanmaz artık&#8221; cümlesi, son yıllardaki kadar sık telaffuz edilmezdi. Bu hayalimi Napoli&#8217;ye gidiş gelişlerim ve üniversitedeki Erasmus furyası tetiklemişti. Okul bitince benim kendimi İstanbul&#8217;da, kurumsal hayatın göbeğinde bulmam göz açıp kapayıncaya kadar oldu. İstanbul&#8217;da &#8220;Bu hayat böyle mi geçecek?&#8221; [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/yurtdisinda-yasamak-turkiyede-ozlediklerim/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Yurtdışında yaşamak: Türkiye&#8217;de özlediklerim&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yurtdışında yaşama hayali, Ankara&#8217;da üniversite okuduğum yıllarda kalbime düşmüştü ilk kez. O zamanlar Türkiye&#8217;de &#8220;Bu ülkede yaşanmaz artık&#8221; cümlesi, son yıllardaki kadar sık telaffuz edilmezdi. Bu hayalimi Napoli&#8217;ye gidiş gelişlerim ve üniversitedeki Erasmus furyası tetiklemişti. Okul bitince benim kendimi İstanbul&#8217;da, kurumsal hayatın göbeğinde bulmam göz açıp kapayıncaya kadar oldu. İstanbul&#8217;da &#8220;Bu hayat böyle mi geçecek?&#8221; buhranıyla geçen dört seneden sonra, ben de Türkiye&#8217;den tek yön bilet alanlar kervanına katıldım. Yurtdışında yaşadığım dört sene taze bitmişken, hayat değiştiren maceramdan notlarımı paylaşmaya karar verdim. Türkiye&#8217;de özlediklerimle başlıyoruz!</p>
<h2>Çekirdek aile</h2>
<p>Giden olmak mı daha zor yoksa kalan olmak mı? Annem, babam ve kardeşimden oluşan çekirdek ailemle ikisini de deneyimledim. Evet, bu sorunun bir kazananı yok, ikisi de zor. Doğum günleri, bayramlar, düğünler gibi büyük günleri kaçırdığıma üzülmüyorum; çünkü bu günleri Türkiye&#8217;de geçirecek şekilde planlayabilirim seyahatlerimi. Beni asıl üzen yanlarında olamadığım küçük, gösterişsiz, gündelik ama bence daha kıymetli paylaşımlar. Ankara&#8217;ya senenin ilk karı düştüğünde annemle koltuğu camın kenarına çekip akşam karı izlemek, bir kısmında uyuyacağını bilsem de babamı tiyatroya götürmek ve dönüşünde Kızılay&#8217;a yürümek, sınav haftasının bitişinde kardeşimi okuldan alıp onunla kutlama yemeği yemek&#8230; İnsan özlüyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-large wp-image-138992 aligncenter" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlediklerim-4-768x1024.jpg" alt="" width="768" height="1024" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlediklerim-4-768x1024.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlediklerim-4-225x300.jpg 225w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlediklerim-4-1152x1536.jpg 1152w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlediklerim-4.jpg 1440w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></p>
<h2>Kalabalık sofralar</h2>
<p>Akrabalarımın büyük bir çoğunluğu ile aynı şehirde yaşayarak büyüdüm ve kalabalık bir aileyiz. Sık sık babaannem ve dedemin evinde toplanır, salondaki uzun masaya sağlam bir sofra kurar, saatlerce yemek yerdik. Annem ve babam, eve yemekli misafir çağırmayı çok severdi. Saatlerce hazırlık yapar, tertemiz ve ütülenmiş masa örtüsünü serer, sadece misafirlere kullandığımız yemek takımını vitrinden özenle çıkarırdık. Bazen bir cuma ya da cumartesi akşamı, soğuk bir akşamüstünde yavaş bir yürüyüş yaparken mahallede, perdeleri her daim açık olan Almanların evlerinin içine gayriihtiyari bir bakış atıyorum. Ne zaman masa başında birilerini görsem, eve dönüp YouTube&#8217;dan bir şeyler izleyerek tek başıma yemek yemek daha zor geliyor. Bu sebeptendir ki mümkün olduğunca arkadaşlarımı Berlin&#8217;deki evime yemeğe davet ediyorum. Sofralarım kalabalık olmuyor, dört kişiyi geçmiyor ama bana çok iyi geliyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-138989 size-large aligncenter" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlediklerim-1-768x1024.jpg" alt="Türkiye'de özlediklerim, kalabalık sofralar" width="768" height="1024" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlediklerim-1-768x1024.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlediklerim-1-225x300.jpg 225w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlediklerim-1-1152x1536.jpg 1152w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlediklerim-1.jpg 1440w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></p>
<h2>Simit</h2>
<p>İtalya&#8217;da yaşarken her gün simit diye ağlanıp dururdum. Almanya&#8217;ya taşındım, süpermarkette bile simit var ama Almanya&#8217;da simit yediğim sefer beşi geçmez. Neden? Çünkü aynı değil. Siz de benim gibi Türkiye&#8217;de de her simiti yemiyor, çıtırlık arıyorsanız, seçili fırınlarınız varsa, Berlin bir çöl. Hayatının büyük bir kısmını İzmit ve Ankara&#8217;da geçirmiş biri olarak çıtır taş fırın simiti hassas noktam ve kendisini çok özlüyorum! Hafta sonları fırından tazecik alıp uzun bir kahvaltı yapmanın ve açlığımı bastırsın diye metroya binmeden Kızılay&#8217;da elime bir simit almanın yeri doldurulamaz bende. Simitsiz, Türkiye&#8217;de özlediklerim listesi olmazdı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-138990 size-large aligncenter" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlediklerim-2-768x1024.jpg" alt="Türkiye'de özlediklerim, simit" width="768" height="1024" /></p>
<h2>Restoranlarda ıslak mendil verilmesi</h2>
<p>Kıymetini kaybedince anladığım şeylerden biri. Nasıl güzeldir, nasıl hijyen dostudur o ıslak mendiller. Bazen çantaya üç beş tane atar, sonra ihtiyacımız olunca kullanırız. Kimi mekanlar paraya kıyar, Eyüp Sabri Tuncer&#8217;in tek kullanımlık ıslak mendillerinden koyarlar ya hani, kalbimi çalıverirler. Bu adet, Avrupa&#8217;ya Covid ile gelmediyse daha hiç gelmez, ben büyük ıslak mendil paketlerini taşımaya devam.</p>
<h2>Kuaför ve güzellik salonu hizmetleri</h2>
<p>Almanya&#8217;da hizmet sektörünün pahalılığı dedikleri kadar var ve bu, beni ister istemez kişisel bakımla ilgili bazı şeyleri evde kendi kendime halletmeye itti. Türkiye&#8217;ye senede iki üç kez gittiğim için saç kesimi bekler diyorum, manikürsüz de yaşarım diyorum ama bazen insan kendini güzellik salonundaki ablanın ellerine bırakmak istiyor. Kuaför ve güzellik salonu hizmetlerine olan özlemim Türkiye&#8217;de özlediklerim listesine, Berlin&#8217;de yaklaşık 3 sene direndikten sonra gittiğim ilk saç kesiminde, kesimin sonunda kuaförün elime saç kurutma makinesi verip &#8220;kendiniz kurutacaksınız&#8221; demesi ile hızlı bir giriş yaptı.</p>
<h2>Meyve sebze pazarı</h2>
<p>Çocukluğum, Değirmendere salı pazarında geçti. Ankara&#8217;da okurken her cumartesi Çayyolu semt pazarına mutlaka bir uğrardım. İstanbul&#8217;da meyve sebze pazarı alışkanlığımdan uzaklaşmış olsam da Berlin&#8217;de, yemek pişirme ve mevsim sebzeleriyle beslenme düzenimde pazar hasreti çeker oldum. Burada her salı ve cuma Kreuzberg&#8217;de kurulan pazar bu özlemimi bir nebze giderse de evime çok yakın olmayışı ve akşam saat altıda toparlanması 9-6 çalıştığım için özlem gidermeyi zorlaştırıyor. Pazar arabasını taze meyve sebze ile doldurmayı, her tezgahta bir şeylerin tadına bakmayı, ayak üstü sıcacık bir gözleme yemeyi çok özledim; bir de yanımda annem olursa tadından yenmez.</p>
<figure id="attachment_138991" aria-describedby="caption-attachment-138991" style="width: 768px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-138991 size-large" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlediklerim-3-768x1024.jpg" alt="Türkiye'de özlediklerim, Değirmendere salı pazarı" width="768" height="1024" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlediklerim-3-768x1024.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlediklerim-3-225x300.jpg 225w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlediklerim-3-1152x1536.jpg 1152w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/10/turkiyede-ozlediklerim-3.jpg 1440w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /><figcaption id="caption-attachment-138991" class="wp-caption-text">Değirmendere salı pazarı</figcaption></figure>
<p>Türkiye&#8217;de özlediklerim anlatmakla bitmez. Sevdiklerime ve yemeklere olan özlemim ise çok başka. Özlediğim her şeye, içimdeki sızıya, gözümde akmayan yaşlara rağmen, yine olsa yine giderdim Türkiye&#8217;den.</p>
<p>Serinin devamında buluşmak üzere, hoşçakalın.</p>
<p>Yurtdışında yaşama maceram Trieste ile başlamıştı, Trieste notlarım <a href="https://lavarla.com/trieste-bora-ve-nero-sehri/" target="_blank" rel="noopener">burada</a>.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/yurtdisinda-yasamak-turkiyede-ozlediklerim/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Yurtdışında yaşamak: Türkiye&#8217;de özlediklerim&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Merhaba Üçüncü Yaka!</title>
		<link>https://lavarla.com/merhaba-ucuncu-yaka/</link>
					<comments>https://lavarla.com/merhaba-ucuncu-yaka/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Jeyan İdil Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Feb 2019 06:47:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin Göçü]]></category>
		<category><![CDATA[Göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[New Wave]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü Yaka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=27913</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Merhaba. Burası üçüncü yaka. İstanbul’daki gibi ama bir tane fazla. Bir İhtimal Daha Var, O da İstanbul mu Dersin? Anadolu’da yaşayan biriyseniz, belirli yol ayrımlarında İstanbul bir ihtimal olarak karşınıza çıkar. Liseye giriş sınavları zamanında kolejleri, üniversite yıllarında iş imkanları ile cezbeder insanı. Bazılarımız için sanki eninde sonunda gidilecek bir yer gibidir: Kimi zaman büyük bir keyifle, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/merhaba-ucuncu-yaka/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Merhaba Üçüncü Yaka!&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Merhaba. Burası üçüncü yaka. İstanbul’daki gibi ama bir tane fazla.</span></p>
<h2 style="text-align: justify;">Bir <span class="s1">İ</span>htimal Daha Var, O da <span class="s1">İ</span>stanbul mu Dersin?</h2>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Anadolu’da yaşayan biriyseniz, belirli yol ayrımlarında İstanbul bir ihtimal olarak karşınıza çıkar. Liseye giriş sınavları zamanında kolejleri, üniversite yıllarında iş imkanları ile cezbeder insanı. Bazılarımız için sanki eninde sonunda gidilecek bir yer gibidir: Kimi zaman büyük bir keyifle, kimi zaman ise uzun süren bir alışma (veya alışamama) dönemi ile. İstanbul sanki ilkokulda sınıfın renkli gözlü kızı, herkes bir noktada ona âşık olacak, kesin! Ya da kesin<em>-di.</em></span></p>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Bu bir şekilde artık olmuyor. İstanbul yaşanmaz bir hale geliyor. Sanki bütün şehir tıklım tıkış bir metrobüs gibi ve kimse arkaya ilerlemiyor. Potansiyelinin katbekat üzerindeki insana nefes alacak alan tanımıyor. Bu durumda İstanbul’un pabucu dama atılırken Anadolu ve Avrupa yakaları ortadan kalkıyor. Bunun karşılığında kimi yerlerde <em>üçüncü bir yaka</em> doğuyor. Hem gitmeyenlerin kaldığı öteki şehirlerde, hem de gidenlerin kurduğu başka ülkelerde.</span></p>
<h2 class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Berlin&#8217;de Ankara&#8217;yı Özle(ye)memek</span></h2>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Bir süredir Berlin’de yaşıyorum. Halimden memnunum. Ve bu deneyimin <em>yurt dışında yaşamak dışında her şeye</em> benzediğini söylemeliyim. İnsan biraz sıla hasreti çeker, biraz aşina bir şeyler görmeyi özler… Yok, olmuyor! Neden? Çünkü bana burada her şey fazlasıyla tanıdık geliyor.</span></p>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Sanki ben Ankara’dan Berlin&#8217;e değil de İstanbul’a ya da Türkiye&#8217;de başka bir kente taşınmışım gibi hissediyorum. Kadıköy’e ya da Beşiktaş’a değil de, sanki üçüncü yakasına… Öyle bir tanıdıklık hali. Aynı zamanda da öyle bir yabancılama durumu. Bekleyin, anlatacağım. </span></p>
<h2 class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Herkes Burada!</span></h2>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Son yıllarda Türkiye’den yurt dışına bir göç dalgası başladı. Farklı nedenlerle elbette. Adı değişiyor literatürde. &#8220;Beyin Göçü&#8221; ya da &#8220;Beyin Sirkülasyonu&#8221;, &#8220;Sürgün&#8221; ya da nefes alacak bir yer arama hali&#8230;</span><span class="s1"> Kimileri bu konuda özgür, yüksek eğitim ya da çalışma imkanlarını kovalıyor. Kimileri ise o kadar şanslı değil, mecbur kalıp (ya da bırakılıp) ülkesinden ayrılıyor.</span></p>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Etrafımdaki sosyal bilimcilerin neredeyse yarısı, (bir anlamda ben de dahil) göç üzerine çalışıyor. <em>Neden Türkiye’nin en iyi ve en parlak zihinleri yurt dışına gidiyor,</em> konu bu. Basın kuruluşları bu konuya dair haberler yapıyor, dernekler raporlar hazırlıyor. Gezi’den, Darbe’den, Seçim’den bahsediyor. Ben bunlardan bahsetmek istemiyorum. Zaten önümüzdeki on yıla yetecek kadar tez ve makale çıkıyor, merak etmeyin.</span></p>
<p style="text-align: justify;">Pek de fazla odaklanılmayan bir başka mesele var aslında. Göçen insanlar, kendilerine yeni ülkelerinde yeni yaşam alanları oluşturuyorlar. Yeni alışkanlıklar, sosyal hiyerarşiler, konular&#8230; Alternatif evrende yeniden bir Türkiye kuruluyor sanki. Bunu izlemek de, en az nedenlerini anlamak kadar önemli.</p>
<figure id="attachment_27946" aria-describedby="caption-attachment-27946" style="width: 909px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-27946 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-10-30-15.26.04.png" alt="ücüncü yaka" width="909" height="676" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-10-30-15.26.04.png 909w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-10-30-15.26.04-300x223.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-10-30-15.26.04-768x571.png 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-10-30-15.26.04-80x60.png 80w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-10-30-15.26.04-265x198.png 265w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-10-30-15.26.04-696x518.png 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-10-30-15.26.04-565x420.png 565w" sizes="(max-width: 909px) 100vw, 909px" /><figcaption id="caption-attachment-27946" class="wp-caption-text">Branderburger Tor &#8211; Branderburg Kapısı</figcaption></figure>
<h2 style="text-align: justify;">Bir Gece Ans<span class="s1">ı</span>z<span class="s1">ı</span>n 82 Kreuzberg&#8230;</h2>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Bir süredir Berlin’de yaşıyorum. Berlin, Almanya’da Türkiye’den gelen göçmenlerin en yoğun şekilde yaşadığı şehirlerden bir tanesi. Aslında Türkiye’den ilk gidenler (ya da bana göre konuşacak olursak <em>gelenler</em>) en yoğun şekilde endüstriyel bir merkez olan Kuzey Ren-Vestfalya Bölgesi’ne yerleşmişler. Buradan sonra da Baden-Württemberg geliyor. Berlin ise -kimi mahallelerdeki özel yoğunluğu da belirtilerek- üçüncü sıradan göçmenlerin varış noktası listelere giriş yapmış <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Almanya%27daki_T%C3%BCrkler" target="_blank" rel="noopener noreferrer">durumda</a>. Berlin, Türkiye&#8217;nin sekizinci büyük kenti!</span></p>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Berlin’e ilk kez 2017 yılının Eylül ayında Prag üzerinden otobüsle gelmiştim. Otobüs şehre doğru yaklaşırken, biraz merkeze uzak yerlerini göreyim diye gözlerimi yola dikmiştim. Kara yolunun yeşil bir ağaç koridoru içerisinden akmasıyla, terminale girene kadar hiçbir şey göremedim tabii&#8230;</span></p>
<figure id="attachment_27947" aria-describedby="caption-attachment-27947" style="width: 907px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-27947 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-10-30-15.26.16.png" alt="ücüncü yaka" width="907" height="678" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-10-30-15.26.16.png 907w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-10-30-15.26.16-300x224.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-10-30-15.26.16-768x574.png 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-10-30-15.26.16-80x60.png 80w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-10-30-15.26.16-265x198.png 265w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-10-30-15.26.16-696x520.png 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-10-30-15.26.16-562x420.png 562w" sizes="(max-width: 907px) 100vw, 907px" /><figcaption id="caption-attachment-27947" class="wp-caption-text">Berlin&#8217;in pek çok mahallesi grafitti ve duvar resimleri ile kaplı. Bu aralarında en sevdiğim.</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">İlk ziyaretimde, zaten bir ay sonra uzun süreliğine taşınacağım için, turistik noktaların hiçbirine gitmedim. Sıradan sokaklarda, mahallelerde geçirdim zamanımı. Yeni yaşamların kurulduğu mahalleleri keşfettim.</p>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Berlin’de ilk olarak Kreuzberg ve Neukölln&#8217;de bulundum. Bu nedenle kente dair ilk izlenimim, şehrin dev bir Ulus olmasıydı. Nedense o zaman Hermanntraße olduğunu bilmediğim Hermannstraße’de gezerken, gelinlik-abiye dükkanlarının, çeyizcilerin, nargile ve Hac malzemesi satıcılarının, kebapçıların<span class="Apple-converted-space"> </span>önünden geçerken kafamda bu semt canlanmıştı. O gelişimde gezdiğim her yerin aşırı derecede Türkiye’ye benzemesi beni hayrete düşürmüştü. “Bir gece ansızın 81 Düzce, 82 …” diye giden sözün 82.si </span><span class="s1">Kreuzberg, 83.sü ise Neukölln olabilir gibi gelmişti.</span></p>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Bir ay sonra tam da Ankara’nın 20 senelik belediye başkanının değiştiği günde Berlin’e taşındım. Kaldığım ilk evin renkli sokağı, ülkemize yakıştırdığım 82. şehre denk geldiği için; Berlin gözümde ev gibiydi. Ancak zamanla Berlin’in nasıl bir şehir olduğunu, daha anlamadığım çok şey olduğunu anlayabildim. </span></p>
<h2 class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Üçüncü Yaka</span></h2>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Gelelim üçüncü yaka konusuna…</span></p>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Buraya kadarı aslında dev bir giriş paragrafıydı. Mesele şu ki Berlin’de bir şeyler oluyor. Belki de 10 senedir. Belki de 1960’lardan beri devam eden bir şeyler ama şimdi ben içine girince fark ediyorum.</span></p>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Berlin’de paralel ikinci bir toplum kuruluyor. Almanlar, Alman-Türkler ve yeni Türkler. </span><span class="s1">Türkiye’den yeni gelenlerin Berlin’de kurduğu paralel evren, &#8220;New Wave&#8221; ya da üçüncü yaka, kendine bir yaşam alanı yaratıyor. </span>Bu evrende Alman-Türk toplumu ile yeni gelenler arasında yaşanan kesişmeler, Türkiye&#8217;de bir araya gelmeyecek insanları &#8220;göçmen olma durumu&#8221; üzerinden bir araya getiriyor. Almanlar ise sürekli <em>&#8220;Ama sen hiç Türk&#8217;e benzemiyorsun&#8221;</em> nakaratını yineliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Berlin&#8217;de üçüncü bir yakada Türkiye&#8217;ye alternatif bir hayat kuruluyor, kurulan bu hayat büyüyor. Yoksa Facebook’ta bile bulamadığım ilkokul arkadaşımla karşılaşmamı nasıl açıklayabiliriz? Ya da son zamanlarda gittiğim en iyi meyhanenin Sakarya&#8217;da değil de Spreewaldplatz’da olması nasıl anlamlandırılabilir? Deneyeceğiz işte, bir şeyler anlatmayı…</p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s1">***</span></p>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Serinin yeni bölümlerinde:</span></p>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Doktora öğrencilerinin en büyük derdi: Ezine Peyniri!</span></p>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Evet, hava bugün de kapalı&#8230;</span></p>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Türkiye’den gelecek var mı?: Bir denklik belgesi sorunsalı.</span></p>
<hr />
<p>Kolaj: Berliner Dom &#8211; Foto: Naci Aslan</p>
<p><a href="https://lavarla.com/merhaba-ucuncu-yaka/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Merhaba Üçüncü Yaka!&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/merhaba-ucuncu-yaka/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
