<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ENTELANKARA arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/etiket/entelankara/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/etiket/entelankara/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 17 Dec 2021 12:26:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>ENTELANKARA arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<link>https://lavarla.com/etiket/entelankara/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ENTELANKARA&#8217;da Kasım Ayı</title>
		<link>https://lavarla.com/entelankarada-kasim-ayi/</link>
					<comments>https://lavarla.com/entelankarada-kasim-ayi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ENTELANKARA]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Dec 2021 12:23:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[ENTELANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[Pavyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sami Öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[Seren Erciyas]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lavarla.com/?p=116618</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Pandemi bitti diye düşünüyoruz, umarız tekrar kapanmayız. Çünkü bu sezon başında gerçekleştirilen açılma Ankara’ya çok iyi geldi. Eylül, ekim, kasım aylarında takvimler dolu doluydu. Karantina dönemindeki kapanmalarda herkes yatıp bomboş duvarlara bakmadı tabii ki. Üretken insanların akıllarına gelen, hazırlayıp hayata geçirdikleri işlerin gün yüzüne çıktığı bir sezondayız. Biz de ENTELANKARA olarak bu üretimleri gerçekleştiren isimlere [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/entelankarada-kasim-ayi/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;ENTELANKARA&#8217;da Kasım Ayı&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pandemi bitti diye düşünüyoruz, umarız tekrar kapanmayız. Çünkü bu sezon başında gerçekleştirilen açılma Ankara’ya çok iyi geldi. Eylül, ekim, kasım aylarında takvimler dolu doluydu. Karantina dönemindeki kapanmalarda herkes yatıp bomboş duvarlara bakmadı tabii ki. Üretken insanların akıllarına gelen, hazırlayıp hayata geçirdikleri işlerin gün yüzüne çıktığı bir sezondayız. Biz de <u>ENTELANKARA</u> olarak bu üretimleri gerçekleştiren isimlere sorular yöneltmeye devam ediyoruz.</p>
<p>Açılmayı bekleyen işler gün yüzüne çıktı dedik. Onlardan biri de Ankara Devlet Tiyatrosu oyunu <em>Dr. Jekyll ile Bay Hyde</em>. 15 Ekim’de prömiyer yapan oyunun başrolü Gökhan Kutum’la konuştuk. Ankara Devlet Konservatuarı mezunu Gökhan Kutum’a özellikle yeni oyunuyla ilgili sorular yönelttik.</p>
<h2>Neredeyse Bir Yıl Sonra Seyircisiyle Oyun</h2>
<p>“Aslında biz 17 Kasım 2020 tarihinde ilk provamıza başlamıştık. O tarihten bir ay öncesine kadar da bir <em>audition</em> yapılmıştı oyunun castı için. Daha sonrasında yönetmenimiz Ünsal Coşar tarafından cast belirlenip provalara başlamıştık. İki hafta kadar bir prova sürecimiz olmuştu. Ama ardından bu korona sayılarının inanılmaz derecede artmasından kaynaklı durmak zorunda kaldık,” diyor Gökhan Kurum.</p>
<p>Özellikle yönetmen Ünsal Coşar’ın genç tiyatroculara verdiği destekten bahsetti: “Ünsal hoca bize &#8216;profesyonel meslektaşlarım&#8217; dese de biz onda hep hoca naifliği gördük. Çok babacan tavrı vardı. Karaktere can verirken bütün soruları bize yöneltiyordu. Sahne üstünde ne görmek istediğini, nasıl bir şeyle karşılaşmak istediğini bize çok iyi tarif ediyordu. Bizi o yola doğru yönlendiriyordu. Sorduğu sorularla, metne dair yönelttiği sorularla, “acaba” dediğimizde verdiği cevaplarla, “bu sahnede şimdi ne yapmalı” dediğimiz anlarda anahtar cümleyi söylüyordu. “Durum bu, bunu görmek istiyorum, böyle,” dediğinde biz de zaten karakterimiz belli, belirli koşullar var ve yapmamız gereken bir şey oynamak.” Dinlemek isteyenler için <a href="https://open.spotify.com/episode/4kenh37SpPnAVjLcq9x648?si=d01d53b2bdec44a0" target="_blank" rel="noopener">podcast linkini</a> bırakıyoruz.</p>
<h2>Canlı Ankara, Canlı Lavarla</h2>
<p>Etkinlikler sekteye uğrayınca Ankara’daki kültür sanat yaşamına odaklanan Lavarla’nın da mecburiyetten bir süre tek tük yazılar haricinde sessiz kaldığını öğrendik <a href="https://netreklam.net/author/seren/" target="_blank" rel="noopener">Seren Erciyas</a>’tan. Uzun, güzel bir söyleşi oldu. Ankara ve Lavarla hakkında uzun uzun sorularımızı yanıtladı Seren Erciyas. Podcastin linkini <a href="https://open.spotify.com/episode/1Ni4sX16CGhKhHdcTA2BTM?si=3c5c5cfb9ed1480d" target="_blank" rel="noopener">buraya</a> bırakalım.</p>
<p>Üretken şehirdeki önemli bir boşluğu doldurdu Lavarla 2015’te. Bu boşluğun ne olduğuna dair sorduğumuz soruya ise Seren’in yanıtı şöyleydi: “Lavarla Ankara’daki doğru ve güncel bilgiyi tek bir yerden, samimi ve güvenilir bir şekilde elde edebilme ihtiyacına cuk diye oturan bir girişim oldu. Hikayeleri, duyguları, anlamları bir araya getirdi. Etkinlikleri, olan biteni, şehirden haberleri bir araya getirdi. Bunu yaparken de samimiyetle, kırmadan, ayrıştırmadan yaptı ki zaten üretim yaptığımız alan kolay kolay dışlayıcılığa kaçan bir alan değil.”</p>
<p>Lavarla’nın sadece geçmişini değil geleceğini de konuştuk Seren’le. Güzel haberleri var:</p>
<blockquote><p>Festivallerin bu sene fiziksel mekanlara inmesi, yeme içme mekanlarının açılması. Bunların hepsiyle beraber şehir canlanınca haliyle Lavarla’da canlanmış oldu. <em>Ankara Keşif Haritası: Pusula</em>’nın ikincisi için çalışıyoruz, çok yakında o da. AnkaraAks ile beraber uğraşıyoruz. Bu ikincide işbirliği yaptık. Onun dışında yayın anlamında güzel seriler, yeni yazarlar, kalemler, artık daha da Ankara dışı konulara yer verdiğimiz için çeşitlendi. Bizim de yakın zamanda bir podcast müjdemiz olacak bu arada. Başka projeler de yolda. Niyetimiz Ankara’ya yüklenen anlamları bulmak. Bu anlamaları çoğaltmak, yeni anlamlar yüklemek, bilinmeyen hikayeleri keşfetmek. Bilinenlere farklı açılardan yaklaşmak. Öte yandan yeniden sahaya inmek. Daha önce de yaptığımız gibi.</p></blockquote>
<p>Seren ile sohbetimiz çok daha uzundu. Ankara’dan İstanbul’a göçmeyi, öğrencilik yıllarında Ankara’nın kendisine kattıklarını ve o zamanlar Ankara’da neler yapıp nerelerde yürüdüğünü konuştuk. Tabii konumuz sadece Ankara üzerinden gitmedi. İstanbul’daki günlük rutinlerini, neler izleyip neler okuduğunu da sorduk. Tom Ford’un filmi <em>A Single Man</em>, Şükran Yiğit’in kitabı <em>Burası Radyo Şarampol</em> konuştuğumuz sanatçılardan, eserlerden, yazarlardan sadece birkaçı.</p>
<h2>Tiyatro Kenti Ankara</h2>
<p>Lavarla’nın paylaşımlarında şöyle bir tanım görürsünüz: Tiyatro Kenti Ankara. Evet, kesinlikle Ankara bir tiyatro kenti ve biz de her ay tiyatro dünyasından birkaç ismi ağırlamaya devam ediyoruz ENTELANKARA’da. Hem Devlet Tiyatroları’nda hem de özel tiyatrolarda salonlar dolsun istiyoruz. Çünkü salonlar misafirleriyle güzel. Salonların gösterimlerine yarı kapasiteyle devam ettikleri süreçlerde duyduğumuz alkışlar bizi hiç tatmin etmiyordu. O yüzden tiyatronun daim olması dileğiyle sözü tiyatro oyuncusu Başak Vural’a bırakalım. Tiyatronun karakter gelişimine ne gibi etkileri olduğunu sorduk.</p>
<p>“Ben konuşmayı seven, anlatmayı seven, meraklı biriyim. Küçükken de evcilik oynamayı çok severdim. Böyle olunca daha ilkokuldayken sahne kısmını merak etmeye başladım. Başka kişilikler, başka dönemler, hayatlar, hayaller, oyunculuk… Okuldaki eğitimim muhakkak birçok şey katmıştır bana ama sanki zaten böyle olduğum için oyuncu olmayı istedim diye düşünüyorum.”</p>
<p><em>Beni Affet, Unutma Beni, Esaretim Sensin</em> gibi dizilerinde rol adlı, <em>Acemi Anneler</em> dizisinde rol almaya devam ediyor Başak Vural, çok üretken bir isim. Dahil olduğu oyunların afişleriyle karşılaşmışsınızdır muhtemelen birçok oyunda yer alıyor. Bazısında oynayıp bazısını yönetiyor. Pandemi sürecinde de boş durmayanlardan.</p>
<p>“Bu sezon pandemi başlamadan önce Tiyatro Ritüel’de çıkardığımız <em>Mucize</em> oyunumuz Tunalı’daki Tiyatro Kafe’de, bazen anlaşmalı Devlet Tiyatrosu sahnelerinde oynamaya devam edecek. Pandemi döneminde ayrıca Zoom üzerinden tanışıp provalarını yaptığımız Mareliber ve Aralık Sahne ortak yapımı <em>Yüzleşme</em> oyunuyla Ankara’da yeni açılan, Akay’da açıldı, Aralık Sahne’de oynuyorum. Ankara Devlet Tiyatrosu’yla da kasım ayında prömiyer yapan <em>Vişne Bahçesi</em> oyunundayım. Onu da Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde oynuyoruz.”</p>
<h2>Artan Belgesel İlgisi ve Pavyon</h2>
<p>BluTv’deki belgesellerini hızlıca tükettiğimiz ve bir sonraki işini çok merak ettiğimiz bir isim vardı ENTELANKARA’da. Ankara ile içli dışlı biriyseniz merak ettiğiniz belli başlı konular olur. Bunlardan biri tiyatrodur mesela. Bir diğeri ise kesinlikle pavyonlardır diyebiliriz. <em>Pavyon</em> belgeselinin yönetmeni <a href="https://open.spotify.com/episode/7GdUnXudKHMQhdV8RYkSeE?si=0d5665a487f943f5" target="_blank" rel="noopener">Sami Öztürk</a>’tü konuğumuz. Ama kendisine sadece <em>Pavyon</em>’la ilgili sorular sormak istemedik. Daha çok sevdiği bu şehirde nasıl vakit geçirdiğini sorduk Sami Öztürk’e. Her konuğumuza sorduğumuz gibi neler izlediğini sorduk mesela.</p>
<p>“<em>Bal Ülkesi</em> gerçekten güzel bir film. Bambaşka hayatlar. Herhangi bir kurmaca filmde karşılaşamayacağınız karakterleri tüm gerçekliğiyle beraber hissediyorsunuz. O bakımdan beni çok etkiledi ve çok başarılı bir yapım olduğunu düşünüyorum. <em>Bal Ülkesi</em>’ni önerebilirim. Dizi olarak da <em>Rami</em>’yi söyleyebilirim. <em>Rami</em>, Mısır asıllı müslüman bir genci merkeze alarak Mısırlı bir ailenin Amerika’daki kültür çatışmasına odaklanan güzel, tatlı, bakış açısını ve anlatım dilini çok sevdiğim, eğlenceli bir mini dizi.”</p>
<p>Belgesel, film, dökü-drama arasındaki farkları da sorduk kendisine.</p>
<blockquote><p>Türler arası geçiş artık eskisine nazaran çok daha yaygın. Mesela eskiden film festivallerinde bazı türler katı bir şekilde ayrılıyordu. Belgesel film ile kurmaca film aynı kategoride yarışamazdı ve bu ayrım çok netti. Belgesel belgeseldir, kurmaca da filmdir gibi. Aslında belgesel de son kertede filmdir. Hatta tarihteki ilk filme baktığımız zaman <em>Trenin Gara Girişi</em> bir belgesel filmdir aslında.</p></blockquote>
<p>Dört konukla ikinci ayımızı böylelikle bitirmiş olduk ENTELANKARA olarak. Aralık ayında yeni konuklarımızla tüm podcast mecralarında olmaya devam edeceğiz. Ankara merkezli “entel aydınlanma” sürecinin Aralık özetinde görüşmek dileğiyle.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/entelankarada-kasim-ayi/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;ENTELANKARA&#8217;da Kasım Ayı&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/entelankarada-kasim-ayi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara&#8217;nın En Yeni Podcast Serisi: ENTELANKARA</title>
		<link>https://lavarla.com/ankaranin-en-yeni-podcast-serisi-entelankara/</link>
					<comments>https://lavarla.com/ankaranin-en-yeni-podcast-serisi-entelankara/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ENTELANKARA]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Nov 2021 07:50:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[ENTELANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lavarla.com/?p=115669</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Ankara sanatçısı, Ankara müzisyeni, Ankara tiyatroları gibi kültür sanat alanında Ankara&#8217;ya dair üretilmiş kalıplar var. Cumhuriyet ile birlikte yakalanan sanatsal ivmeyi hala sürdürüyor bu şehir. Entelektüel kimliğini korumaya devam ediyor. Bizler de Ankara&#8217;dan yolu geçmiş veya yolu hala Ankara olan isimlerle, yani Ankara&#8217;yla özdeşleşmiş isimlerle bir araya gelmek, onlara sorular sormak istedik. Ankara&#8217;dan nasıl beslendiklerini [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/ankaranin-en-yeni-podcast-serisi-entelankara/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Ankara&#8217;nın En Yeni Podcast Serisi: ENTELANKARA&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara sanatçısı, Ankara müzisyeni, Ankara tiyatroları gibi kültür sanat alanında Ankara&#8217;ya dair üretilmiş kalıplar var. Cumhuriyet ile birlikte yakalanan sanatsal ivmeyi hala sürdürüyor bu şehir. Entelektüel kimliğini korumaya devam ediyor.</p>
<p>Bizler de Ankara&#8217;dan yolu geçmiş veya yolu hala Ankara olan isimlerle, yani Ankara&#8217;yla özdeşleşmiş isimlerle bir araya gelmek, onlara sorular sormak istedik. Ankara&#8217;dan nasıl beslendiklerini ve yine Ankara&#8217;yı nasıl beslediklerini öğrenelim dedik. Hem profesyonel yaşamlarında neler yaptıklarını, hem de artakalan zamanlarında nasıl vakit geçirdiklerini sorduk. Aldığımız cevapları da ENTELANKARA ismiyle podcast serisi haline getirdik.</p>
<p>Ekim ayı içerisinde birbirinden değerli altı konuğumuz oldu. Altı konuğumuza da bazen benzer bazen de özel sorular yönelttik.</p>
<p>Mesela &#8220;Ankara&#8217;da hangi mevsimde, hangi güzergahta yürümeyi seviyorsunuz?&#8221; sorumuza Lavarla&#8217;daki <a href="https://netreklam.net/flanorun-yaz-donusu-yuruyusu/" target="_blank" rel="noopener"><em>Flanörün Yürüyüşü</em></a> başlıklı yazıların kalemi, İLEF&#8217;li <a href="https://netreklam.net/author/can-oktemer/" target="_blank" rel="noopener">Can Öktemer</a>&#8216;in cevabı şöyle oldu: &#8220;Tunalı ve Kızılay civarında yürümeyi sevdiğimi söyleyebilirim. Mevsim olarak da bahar döneminde, mayıs ayında yürümeyi çok seviyorum. Mayıs malum kış kasetini resmi olarak sona erdiren bir ay. En başta kıyafet serbestliği başlıyor.&#8221;</p>
<p>Ankara&#8217;nın kışları hepimizi farklı etkiliyor. 15 yıldır Devlet Tiyatrosu&#8217;nda birbirinden önemli rollerde yer alan, Ankara Devlet Tiyatrosu oyunu <em>Anna Karenina</em>&#8216;nın Anna&#8217;sı Aslı Artuk, &#8220;Hangi zamanlarda ruhunuzu boğuyor Ankara?&#8221; sorumuza &#8220;Sanırım bu en soğuk, çetin kışın yaşandığı dönem boğuyor beni. Dona çektiği, Ankara ayazının dudağımızı kestiği dönemde boğuyor. Onun dışında boğduğunu söyleyemem. Ankara’yı seviyorum,&#8221; şeklinde yanıt verdi.</p>
<p>Bir başka konuğumuz, yakın zamanda yeni albümünün lansmanını gerçekleştiren, Ankara&#8217;da doğup büyüyen, piyanist ve besteci Burçe Karaca ise gri kış aylarında daha üretken olduğunu söyledi: “Açıkçası havadaki grilik benim modumu yükseltiyor ve yaptığım işlere de yansıyor. Boşuna gri Ankara demiyorlar ama tabii bunun tadını çıkarmasını bilene güzel. Çünkü çoğu insan kışı sevmez. Ben de pek çok kişinin aksine kış aylarından haz alan birisiyim. Soğuk havalarda daha üretken oluyorum. Kışın Portakal Çiçeği Parkı’nın keyfi apayrı oluyor benim için.”</p>
<p>Aslında tüm konuklarımıza sorduğumuz ilk soru şu oldu: &#8220;Sizi Ankara&#8217;ya bağlayan nedenler neler? Kısacası neden Ankara&#8217;dasınız. Bu bir seçim mi, yoksa zorunluluk mu?&#8221; Bu sorulardan sonra gördük ki Ankara&#8217;yı seven, burada mutlu bir şekilde yaşayan tüm konuklarımız işlerini seven, üretmekten keyif alan kişiler. Ekim ayı konuklarımızın tamamı gelişimlerini Ankara&#8217;yla özdeşleştiriyorlar. Entelektüel tüketimlerinin sonucu olarak bu şehre birbirinden değerli işler üretmeye devam ediyorlar.</p>
<p>Bağlantılı olarak iki soru daha yönelttik: &#8220;Ankara&#8217;yı çok sevenler neden çok seviyor sizce?&#8221; ve &#8220;Ankara&#8217;dan bir an önce kaçmak isteyenlerin Ankara&#8217;yla dertleri neler olabilir?&#8221;</p>
<p>Bu sorularımıza yanıt olarak da Ankara&#8217;yı güzel kılan cevaplar aldık. Aidiyet, aile, arkadaşlık kavramları cevapların ortak noktasını oluşturdu. “Ankara boş ve huzurlu bir şekilde keyif çatılacak bir şehir değil,” dedi konuklarımız. Aidiyet duygusuyla, anlamlı uğraşlarla, derin arkadaşlıklarla geçen yılların şehriymiş Ankara.</p>
<h2>Alkışlar Yeniden Tam Kapasite</h2>
<p>İki yıllık kapanmanın ardından nihayet etkinlik takvimleri dolmaya başladı. ENTELANKARA podcastlerinde konuk ettiğimiz kişilerin çalışma takvimlerini de konuştuk elbette. Planladıkları sahneleri, etkinlikleri, gösterimleri öğrendik. Bunlarla beraber boş zamanlarında neler izlediklerini ve neler okuduklarını da sorduk.</p>
<p>Pandemiyle birlikte gelen dizi alışkanlığı dikkatimizi çekti. Radyo ODTÜ&#8217;de hafta içi her gün yayında olan radyocu ve sunucu <a href="https://netreklam.net/author/oyku/" target="_blank" rel="noopener">Öykü Göğer</a>&#8216;in dizi tercihlerini öğrendik: “Ben çok dizici değildim, eskiden daha çok filmciydim. Pandemiyle beraber herhalde konsantrasyon süremiz düştüğü için bir film açıp baştan sonra izlemek çok daha zor gelmeye başladı. Bu arada sinemada film izlemeyi seviyorum ama hiç gitmedim sinemaya pandemiden bu yana. Dolayısıyla dizilere kaydım diyebilirim. Son zamanlarda izlediğim ve beni en çok etkileyen dizi <em>Crown</em> oldu. Yeni sezonu heyecanla bekliyorum. <em>Fleabag </em>izledim birçoğumuz gibi, onu da çok sevdim.”</p>
<p>Yeşil bir Ankara için harika işlere imza atan tiyatro eğitmeni, bisiklet aktivisti, Süslü Kadınlar Bisiklet Turu organizatörü, Eşpedal Derneği gönüllüsü Burçin Tarhan&#8217;dan da film önerisi aldık. Queen sevgisinden dolayı hala <em>Bohemian Rhapsody</em> filmini unutamadığını söyledi. Ayrıca kendisiyle Ankara&#8217;daki bisiklet yaşamı hakkında da konuştuk.</p>
<p>“Hayat bisiklet üstünde keyifli gitmeye başladı. Bir yandan da Ankara’da zor bisikletli yaşam. Güvenli trafik koşulları maalesef zor. Bunun için de çalışmalara başladık. Bu uzun sürecek bir şeydi, hemen bir anda olabilecek bir şey değildi, yıllarca uğraştık. Örneğin, ben bisiklete ilk başladığımda 5 bin tane imza topladık bisiklet yolları yapılması için. Ama maalesef cevap alamadık o dönemki belediye başkanımızdan. Hatta şöyle cevaplar geldi, ‘Park yerleri neyinize yetmez’, ‘Ankara’nın coğrafi koşulları uygun değil’ vs vs. Halbuki hiç de öyle değildi. Çünkü biz biliyoruz ki Avrupa’da birçok şehirde coğrafi koşullar, yokuşu vesairesi çok olan yerlerde bile güvenli bisiklet yolları yapılabiliyor.”</p>
<p>Ankara&#8217;daki tiyatro sevgisi sosyal aktivitelerimizin önemli bir kısmını oluşturuyor. Hem devlet hem de özel tiyatroların tam kapasiteye geçilmesiyle birlikte eski hareketli günlerine dönmeye başladı salonlar. Yıllardır Ankara&#8217;da olan konuklarımız da ziyaret etmekten mutluluk duydukları sahneleri ilettiler biz dinleyicilerine.</p>
<p>Aslı Artuk: “Hepsine gidip, hepsinde oynamış biri olarak en sevdiklerimi saymak istiyorum ben. Birincisi Çayyolu, Cüneyt Gökçer Sahnesi. Gerçekten ikinci evim gibi hissediyorum. Bir diğeri Akün, bir diğeri Şinasi Sahnesi. Bu üçü benim en sevdiğim sahneler. Oynaması da, izlemesi de çok keyifli.”</p>
<p>Öykü Göğer: “Bir özel tiyatroyla başlayayım. Tatbikat’e gitmekten çok keyif alıyorum. Çok güzel ve yenilikçi oyunları olduğu için. Ayrıca ortamı da çok seviyorum. Renkleri, sahneyi çok seviyorum. Şinasi ve Akün, yakın olması iyi hissettiriyor bana. Tam bir Ankaralı gibi hissettiriyor. O yüzden Şinasi ve Akün diyeceğim.”</p>
<p>Entelektüel kimliğimizi konuşurken kitaplara değinmemek olmaz tabii ki. Konuklarımızdan ayrı ayrı üç yazar, üç yönetmen, üç de müzisyen ismi istedik.</p>
<p>Her bir konuğumuzdan güzel cevaplar geldi bu sorumuza da. Charles Dickens, Milan Kundera, Carlos Fuentes, Ece Temelkuran, Don Miguel Ruiz cevap olarak gelen yazarlardan bazıları. Micheal Haneke, Paolo Sorrentino, Jim Jarmusch, Krzysztof Kieslowski, Quentin Tarantino gibi yönetmen isimleri de aldık.</p>
<p>Konuklarımız son zamanlarda okuyup etkileyici buldukları kitapları da paylaştılar bizlerle. Kitaplar hakkındaki sorumuza yanıt veren caz sanatçısı, müzik eğitmeni Ceren Temel&#8217;e kulak verdik: “Son zamanlarda daha çok psikologların yazdığı kitapları okumayı tercih ediyorum. Bu merakım aslında pandemi öncesinde Engin Geçtan&#8217;ın <em>Hayat</em> kitabını okuyarak başlamıştı. Şimdi de <em>İnsan Olmak</em> kitabını okuyorum. (&#8230;) Mehtap Güngör, <em>Ukte.</em> Bu kitap ilaç gibi geldi. Çünkü çoğunluğun geçmişe dönüp her şeyi sorguladığı, kendiyle yüzleştiği bir dönem oldu bence pandemi dönemi. Onun üstüne bu kitap terapideymişim gibi hissettiren, aynı zamanda diğer danışanlarla bolca empati yapıp ağladığım ve sonucunda da rahatladığımı hissettiğim bir kitap oldu.”</p>
<p>Ayrıca Can Öktemer, içerisinde Ankara&#8217;yı bulduğu birkaç eser ismi de verdi bizlere: “Barış Bıçakçı’nın <em>Sinek Isırıklarının Müellifi</em> romanı, Sevgi Soysal’ın <em>Yenişehir’de Bir Öğle Vakti</em> romanı ve Giray Kemer’in <em>Olaylar Boksörün Pazı Sarmasını Yemesiyle Başladı</em> romanı.”</p>
<p>ENTELANKARA olarak ilk ayımızı böylelikle tamamlamış olduk. Ekim ayı içerisinde Ankara&#8217;yla özdeşleşmiş altı konuk ağırladık. Bundan sonraki aylarda da yeni isimlere, yeni sorular yöneltmeye devam edeceğiz. Ankara&#8217;nın sosyal ve kültürel yaşamına dair ipuçlarını dinleyicilerle buluşturmayı hedefleyen ENTELANKARA&#8217;dan şimdilik bu kadar.</p>
<p>Dinlemek için <a href="https://open.spotify.com/show/1GLZElthHvSHTjelq4AS8U?si=hirCSuNpS7SxfTGu2Qkh3Q" target="_blank" rel="noopener">ENTELANKARA podcast serisi</a>.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/ankaranin-en-yeni-podcast-serisi-entelankara/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Ankara&#8217;nın En Yeni Podcast Serisi: ENTELANKARA&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/ankaranin-en-yeni-podcast-serisi-entelankara/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
