<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yenimahalle arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/etiket/yenimahalle/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/etiket/yenimahalle/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Jan 2026 09:44:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>Yenimahalle arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<link>https://lavarla.com/etiket/yenimahalle/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Orada bir sokak vardır uzakta&#8230; Bir zamanlar Yenimahalle’de</title>
		<link>https://lavarla.com/orada-bir-sokak-vardir-uzakta-bir-zamanlar-yenimahallede/</link>
					<comments>https://lavarla.com/orada-bir-sokak-vardir-uzakta-bir-zamanlar-yenimahallede/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şükran Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Dec 2021 08:15:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Şükran Yiğit]]></category>
		<category><![CDATA[Yenimahalle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lavarla.com/?p=116739</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>60&#8217;lı yılların sonlarında Yenimahalle, tecrübesiz bir metropolün köşesinde, kendi düşünde yaşıyordu henüz. Uykuluydu, sevinçliydi, umutluydu ama aynı zamanda yağmurla birlikte Ragıp Tüzün Caddesi’nin ıslak asfaltına çöküveren anlaşılmaz hüznünde yalnız ve naifti. Çünkü o aslında hem bir şehre, bir başkente aitti hem de değildi. Kızılay henüz çıkmamıştı, Yenimahalleliler Ulus’a giderlerdi, Bakanlıklar’a sadece “dairelerde” çalışan babalar giderdi. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/orada-bir-sokak-vardir-uzakta-bir-zamanlar-yenimahallede/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Orada bir sokak vardır uzakta&#8230; Bir zamanlar Yenimahalle’de&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>60&#8217;lı yılların sonlarında Yenimahalle, tecrübesiz bir metropolün köşesinde, kendi düşünde yaşıyordu henüz. Uykuluydu, sevinçliydi, umutluydu ama aynı zamanda yağmurla birlikte Ragıp Tüzün Caddesi’nin ıslak asfaltına çöküveren anlaşılmaz hüznünde yalnız ve naifti. Çünkü o aslında hem bir şehre, bir başkente aitti hem de değildi. Kızılay henüz çıkmamıştı, Yenimahalleliler Ulus’a giderlerdi, Bakanlıklar’a sadece “dairelerde” çalışan babalar giderdi. Farabi ise troleybüsle hiç bitmeyecek gibi gelen bir yolculuğun sonunda varılan “orada çok iyi bir dişçi varmış&#8221;tı. Diğer yerler ise bir isim, hatta en iyi ihtimalle bir fikir olarak varlığını sürdürürlerdi zihnimizde. Radyo ibrelerini çevirerek korku ve umutla üzerlerinde durduğumuz Minsk ya da Bratislava ne kadar uzak ve anlaşılmazsa oralar da o kadar uzak ve o kadar anlaşılmazdı. Buna karşın Yenimahalle, kendini her gün aynı düzende tekrar eden bir hayatın yaratabileceğine inandığımız o eşsiz sihrimizin başkentiydi. Bir sabah Ana-Sağlık’ta dilimize konan bir kesme şekerin mucizevi bir şekilde bizi bilinmez hastalıklara karşı korumasıydı. Genç ailelerin, ödenebilir kiraların, tayini çıkan babaların, çocuklarını akşamları saat sekiz buçukta zorla yataklarına yollamayan annelerin ve ama en çok da çocukluğun semtiydi Yenimahalle. Anıl Sokak, Cengiz Sokak, Levent Sokak bize, kardeşlerimize, arkadaşlarımıza sadece adlarını vermediler, bizi usul usul büyütüp, sokakta olmaya, beraber yaşamaya, hayata karışmaya hazırladılar.</p>
<p>Yenimahalle planlı kurulan, çok kısa bir sürede ortaya çıkan, çok genç bir semtti. Ama buna rağmen özellikle 90’lı yıllardan sonra yaygınlaşan ve insana içinde yaşanacak bir semt, hayatını sürdürebileceği bir mahalle ya da günün birinde bir geri dönme duygusu, bir eve dönme arzusu uyandırmayacak sitelerden, toplu konutlardan, plazalardan, hayatın aslında başka bir yerde sürdürülüp de televizyonun karşısında uyuyakalınıp sabah yine erkenden terkedilecek “uyku şehirlerden” çok farklıydı. Çünkü evden çok “mesken silolarını” andıran bu yapılar topluluğundan farklı olarak Yenimahalle’nin kendi içinde atan bir kalbi vardı. Sinema, postane, park, fırın, ayakkabıcı, kütüphane semtin kalbinde yer alırdı. Çocuklar köşedeki okula arkadaşlarıyla yürüyerek gider, servislerle okullara taşınmazlardı çünkü daha gelecek kaygısı adı altında çocukların maruz bırakıldığı pedagojik terör ve planlı ihtimam yılları henüz başlamamıştı. Çocuklar, çocuklarla kurdukları dünyanın yanında bizzat büyüklerin hayatlarına da katılırlardı. Ve en önemlisi Yenimahalle, insanların kentten kaçmak için değil bizzat orada ve birlikte yaşamak üzere geldikleri bir yerdi; yani insanların hayatlarını kurmak istedikleri, hatta kurdukları ve bu yüzden de çevreleriyle kendiliğinden bir ilişki içerisinde olabildikleri, yaşanan mekanların, sürdürülen hayatlardan ayrıştırılıp bir ayrıcalık olarak kullanılmadığı bir yer. Sürdürülen hayatlardaki benzerlik toplam bir ayrıcalıklı olma bilincini değil, bir dayanışma duygusunu, bir iletişim arzusunu besliyordu. O sokaklarda henüz altı-yedi yaşlarında bir çocukken tanık olduğum, hayatıma sanki dünyanın en doğal ilişkisiymiş gibi giren ama anlamını, derinliğini, sıcaklığını büyüdükçe idrak ederek hayranlık duyacağım bir arkadaşlık ilişkisi vardı ki sözünü ettiğim bu iletişim arzusunu galiba en iyi o açıklayabilir. Yani Aysel Abla ve Fatma Abla’nın arkadaşlıkları. Kulakları duymayan Aysel Abla’nın her akşamüstü bahçe kapısından üçüncü kata seslenmesi, Fatma Abla’nın “Fatma” demek isteyen ama sadece bir çığlık olarak duyulan o sesi duyar duymaz aşağıya koşması ve 16-17 yaşlarındaki iki genç kızın sokakta bir duvara oturarak karanlık bastırıncaya kadar, şimdi kendi aralarında geliştirdiklerini düşündüğüm bir işaret dilinde saatlerce konuşup gülüşmeleri. Bugün yuvarlandığımız iletişimsizlik uçurumunda aylarca, yıllarca yan yana oturup, bildiğimiz bunca dile, beraber geçirdiğimiz onca saate rağmen, herhangi bir dilde konuşup gülüşemediğimiz yüzlerce insan hayatımızdan sanki hiç olmamışlar gibi geçip giderlerken hala aklımdan çıkmayan, elleriyle, gözleriyle, her şeyleriyle anlaşabilen o iki genç insanın bu dünyada mümkün olabildikleri bir yerdi işte Yenimahalle.</p>
<p>Elbette ki Yenimahalle 60&#8217;lı yıllarda çocukluğunu, ilk gençliğini yaşayan bir semt olarak bir geçmiş, bir yaşanmışlık duygusunu vermekten yoksundu. Ama buna karşın, sanki tarihin en yavaş noktasında, troleybüs hızında giden bir hayatın köşesindeki o uykulu haliyle, hep az önce gördüğü bir rüyayı anlatır gibiydi. Şimdi bana hala dünyanın en sessiz yeri ve gördüğüm en büyük kütüphanelerden biri gibi gelen o kütüphane, öğle sonrası sıcağında ıssızlaşan sokakları birdenbire şans, talih, kader, kısmet beş kuruşla hayata çağıran sesler, pazar meydanında kurulan sirk, hepsi, sanki hepsi bu rüyanın ayrılmaz bir parçası gibiydi. Geçmişi olmasa da hepimize anlattığı bir rüyası ve özlemleri olan bir çocuk-semt’ti Yenimahalle.</p>
<p>Yenimahalle’den ayrıldığımda 11 yaşındaydım. Ve Yenimahalle, benim aklımda hep o zamanki haliyle kaldı. Sabah güneşiyle birlikte basma elbiselerimle oturup oyun saatini beklediğim kaldırımlar, koşmaktan nefes nefese kaldığım sokaklar ve aldım-verdim diyerek ihtiyatla yaklaştığımız uzak dünyaların o yabancı çekiciliği hep o haliyle aklımda kaldı. Elbette, belki de çocukluğumdur aslında aklımda kalan. Ama hep Yenimahalle’de yaşanan, hep o sokalarda koşan, bekleyen, bağıran bir çocukluk. Yani diyeceğim, biz o zaman oradaydık, o sokaklardaydık, vardık ve aslında hepsi bu kadardı. Bir daha kendimi hiçbir yere o kadar ait hissetmedim.</p>
<hr />
<p><a href="https://iletisim.com.tr/kitap/icad-edilmis-sehir-ankara/9421" target="_blank" rel="noopener"><em>İcad Edilmiş Şehir: Ankara</em></a> adlı kitapta yayımlanmıştır. Derleyen: Funda Şenol Cantek, İletişim Yayınları, 2017</p>
<p><a href="https://lavarla.com/orada-bir-sokak-vardir-uzakta-bir-zamanlar-yenimahallede/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Orada bir sokak vardır uzakta&#8230; Bir zamanlar Yenimahalle’de&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/orada-bir-sokak-vardir-uzakta-bir-zamanlar-yenimahallede/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yerel Seçimlerde Ankara ve İlçelerinin Kentsel Şifreleri I: Çankaya, Keçiören, Yenimahalle</title>
		<link>https://lavarla.com/yerel-secimlerde-ankara-ve-ilcelerinin-kentsel-sifreleri-i-cankaya-kecioren-yenimahalle/</link>
					<comments>https://lavarla.com/yerel-secimlerde-ankara-ve-ilcelerinin-kentsel-sifreleri-i-cankaya-kecioren-yenimahalle/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Savaş Zafer Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Nov 2018 21:01:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[2019]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[Keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[Yenimahalle]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Seçim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=28518</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Yerel siyaset süreçleri ulusal değişim ve dönüşümlerin yanı sıra her kentin toplumsal dinamikleri tarafından belirlenir. Türkiye’de Cumhuriyet tarihi boyunca yerel seçimlerde kentsel dinamiklerin belli bir ağırlığı olduğu da sıklıkla dile getirilmektedir. Bu sebeple her bir kentteki, hatta kentin parçalarındaki seçim süreçlerini değerlendirirken kentsel unsurların oluşturduğu genel deseni dikkate almak gerekir. Söz konusu olan büyükşehirler ise, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/yerel-secimlerde-ankara-ve-ilcelerinin-kentsel-sifreleri-i-cankaya-kecioren-yenimahalle/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Yerel Seçimlerde Ankara ve İlçelerinin Kentsel Şifreleri I: Çankaya, Keçiören, Yenimahalle&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Yerel siyaset süreçleri ulusal değişim ve dönüşümlerin yanı sıra her kentin toplumsal dinamikleri tarafından belirlenir. Türkiye’de Cumhuriyet tarihi boyunca yerel seçimlerde kentsel dinamiklerin belli bir ağırlığı olduğu da sıklıkla dile getirilmektedir. Bu sebeple her bir kentteki, hatta kentin parçalarındaki seçim süreçlerini değerlendirirken kentsel unsurların oluşturduğu genel deseni dikkate almak gerekir. Söz konusu olan büyükşehirler ise, ayrıca merkez ve çevre ilçelerinin kendi özgünlüklerinin de ayrıca değerlendirilmesi gerektiği görülür. Her ne kadar bir oy bile önemli denilen demokratik seçim süreçlerinde hiçbir ilçe diğerinden daha önemli görülemezse de, büyükşehirlerde merkez ilçelerin durumunun baskın unsur olduğu da söylenebilir. Bu yerel seçimlerde Ankara’nın kentsel niteliği ağır basan merkez ilçelerindeki seçim sonuçlarında da adayların adı ve niteliği ile ilçelerin kentsel dinamikleri arasındaki etkileşimin belirleyici olacağı görülmektedir. Siyasi partiler ve gösterecekleri adayların bu dinamiklere karşı oluşturacakları program ve söylemin tatmin ediciliği ciddi önem kazanmaktadır. Bu programın içeriğinin belirlenmesinde de gündelik söylemlerden ve siyasi tartışmalardan öte, uzun soluklu bilimsel değerlendirmelerden yararlanılması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Atılım Üniversitesi bünyesinde “Kamusal Akıl Stüdyosu” Programında 2010 yılından beri bu amaçla Ankara’daki yerel yönetimleri inceliyor ve monografiler hazırlıyoruz. VEKAM’ın çıkardığı <em>Ankara Araştırmaları Dergisi&#8217;</em>nde bir kısmı yayımlanan bu monografilerde Ankara’nın bütününün ve ilçelerinin kentsel dinamikleri incelenmekte ve geleceğe ilişkin öngörülerde bulunmaktayız. Bu değerlendirmelerde, dikkate alınması gereken en kritik konular ortaya konmaktadır. Salt siyasi öngörüler değil pek çok açıdan yerel yönetimleri inceleyip resmini çekmeye çalıştığımız bu araştırmalarla yerel yönetimlere ilişkin daha bütünlüklü bir kavrayış elde etmeye çalışıyoruz. Bu yerel seçimler öncesinde de elde ettiğimiz verilerden yararlanarak “kim aday olsa kazanır” türü yüzeysel değerlendirmelerin dışında daha derinlikli bir ele alışı ortaya koymak, seçim süreçlerindeki tartışmalara katkıda bulunmak amacıyla Ankara’nın ilçelerini ve bütününü yapısal bir analize tabi tutmaya çalıştık. Bu analizin en azından bundan sonraki yerel seçimlerde siyasi süreçleri zenginleştireceğini umuyoruz.</p>
<h4 style="text-align: justify;">1. Ankara Kent Bütünü:</h4>
<p style="text-align: justify;">Yeni Büyükşehir Yasası sonrasında hizmet alanı 24 bin kilometrekareye ulaşarak 3 katına çıkan Ankara’nın temel sorunlarından birincisi merkez ve çevre ilçe ayrışması olarak ortaya konabilir. Merkez ve çevre ilçeler arasındaki sosyo-ekonomik uçurum Ankara’yı bölünmüş bir il konumuna sokmaktadır. Bu durum seçim sonuçlarında da izlenebilir. Kırsal alandaki ilçelere ve mahalleye dönüşen köylere götürülmeye çalışılan hizmetlerde beklentilerin karşılanamaması, ekonomik gelişme konusunda harcanan çabaların sonuç vermemesi önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Öte yandan merkez ilçelerde yapılan yoğun yatırımların yerleşimlerdeki yapısal sorunlara çözüm getirmemesi de diğer bir sorun alanı olarak ortaya çıkmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu ayrışmanın giderilmesi için ikinci olarak bir planlama sorunu olduğu gözlemlenmektedir. İl bazında yatırım ve imar konusundaki planlamaların etkili ve sonuç verici nitelikte olmaması, halkın ve sivil toplumun katılımı konusunda zayıf kalması Ankara ili için bir gelecek öngörüsü sorununu gündeme taşımaktadır. Bu gelecek öngörüsü sorunu da Ankara’nın vizyonu tartışması ile bir arada görünür hale gelmektedir. Özellikle Başkan Gökçek sonrası dönemde kentin kimliğinin ve vizyonunun ne olacağı konusunda ciddi bir boşluk ve beklenti olduğu görülmektedir. Bu beklentiyi karşılayacak ikna edici ve her kesime hitap edebilecek bir söylemin üretilmesi önem taşımaktadır. Sıradan insan için Ankara’da yaşamanın anlamının ikna edici bir şekilde ortaya konması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Böylesi bir söylemin Ankara’nın yükselen ve geçmişten gelen sorunlarını dikkate alması da büyük önem taşımaktadır. Bu sorunlar arasında çöküntüleşen kent merkezleri, tarihi kentsel mirasın gerektiği gibi korunamaması, kentsel kamusal mekanların azalması, otomobil odaklı ulaşım politikasının sürdürülemez hale gelmesi ve toplu taşıma sisteminin yetersizlikleri, mevcut altyapının iklim değişikliği karşısında yetersizliği, ihtiyaç fazlası konut ve ofis üretiminin kente verdiği zarar, kentte sosyal ve kültürel faaliyetlerin yetersizliği, kentteki üniversitelerin birikiminin kullanılamaması ve kentte karar verme süreçlerine katılım ve iş birliği konularında çok ciddi yetersizliklerin yaşanması gibi pek çok konu sayılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu unsurların etkisi altında Ankara bütününde sıradan vatandaşın gündelik hayatında genel bir hoşnutsuzluk içerisinde olduğu ve hoşnutsuzluğun kaynağının pek çok sebebinin bulunduğu görülmektedir. Büyükşehir açısından bu hoşnutsuzlukların doğru tespiti ve seçim vizyonunda doğru konumlandırılması seçim sonuçlarında etkili olma potansiyeline sahiptir.</p>
<h4 style="text-align: justify;">2. Çankaya</h4>
<figure id="attachment_28519" aria-describedby="caption-attachment-28519" style="width: 713px" class="wp-caption alignnone"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-28519 " src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/yerel-secimlerde-ankara-lavarla-jorge-franganillo-1024x576.jpg" alt="" width="713" height="401" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/yerel-secimlerde-ankara-lavarla-jorge-franganillo-1024x576.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/yerel-secimlerde-ankara-lavarla-jorge-franganillo-300x169.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/yerel-secimlerde-ankara-lavarla-jorge-franganillo-768x432.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/yerel-secimlerde-ankara-lavarla-jorge-franganillo-696x392.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/yerel-secimlerde-ankara-lavarla-jorge-franganillo-1068x601.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/yerel-secimlerde-ankara-lavarla-jorge-franganillo-747x420.jpg 747w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/yerel-secimlerde-ankara-lavarla-jorge-franganillo.jpg 1600w" sizes="(max-width: 713px) 100vw, 713px" /><figcaption id="caption-attachment-28519" class="wp-caption-text"><a href="https://www.flickr.com/photos/franganillo/">Jorge Franganillo</a></figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Ankara’nı kalbi konumunda bulunan Çankaya ilçesi nüfus ve sosyo-ekonomik yapı açısından belki de Ankara’nın en zorlu ilçesi durumundadır. Gündüz nüfusu gece nüfusunun 2 katının üzerine çıkan, merkezi iş alanlarını bünyesinde barındıran, Ankara’nın iş ve istihdam merkezi konumundaki Çankaya ilçesi bu zorlu durumu derinden yaşamaktadır. Yerleşik nüfusu gelir ve eğitimi yüksek olsa da giderek yaşlanan bir portre çizerken, sunulan hizmetleri nüfusun bu özelliklerini dikkate alarak verebilmek ama aynı zamanda da gündüz vakti Ankara’nın çeşitli ilçelerinden gelen nüfusun ihtiyaçlarını karşılayabilmek büyük önem taşımaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ağırlıklı olarak Ankara’nın güneyin boyunca uzanan Çankaya’da mevcut yaşam alanlarındaki yerleşilebilir boş alanın azlığı, Çayyolu gibi yeni yerleşim alanlarındaki aşırı yoğun yeni yapılaşmalar, gayrimenkul fiyatlarının aşırı yüksekliği, mevcut konut stokunun bir kısmının ciddi şekilde yıpranmış olması, yeni yapılaşmanın aşırı yoğunluğu gibi sorunlar da yapısal dönüşümleri engellememektedir. Büyük çaplı projelere girişilebilmesi içinse büyükşehir ölçeğinde bir yaklaşımın gerekliliği görülmektedir. Bu da siyasi ve yönetsel açıdan iş birliğini ve eşgüdümü gerekli kılmaktadır. Ancak, bugüne kadar bu tür ortak çalışmalara henüz rastlanamamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara’nın kalbi ve omurgası niteliğindeki Çankaya ilçesinde mevcut değerleri geliştirecek ve bir sistem çerçevesinde yaygınlaştıracak ulaşım, kamusal alan, mahalle odaklı katılım ve dönüşüm projelerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu projelerin en önemli meydan okuması da siyasi açıdan Çankaya’nın belli bir kesimin kalesi olarak algılanmasının önüne geçilerek tüm Ankara’ya örnek olan ve el uzatan bir yaklaşımla şekillendirilmesidir. Çankaya için belki de en önemli yaklaşım, ilçede var olan değerlerin sayılarının arttırılması ve bir sistem yaklaşımı içerisinde Ankara’nın tümüne erişir hale getirilebilmesidir.</p>
<h4 style="text-align: justify;">3. Keçiören:</h4>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-28520 " src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/Kecioren_kecioren.bel_.tr_1807.jpg" alt="" width="705" height="454" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/Kecioren_kecioren.bel_.tr_1807.jpg 800w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/Kecioren_kecioren.bel_.tr_1807-300x193.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/Kecioren_kecioren.bel_.tr_1807-768x494.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/Kecioren_kecioren.bel_.tr_1807-696x448.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/Kecioren_kecioren.bel_.tr_1807-652x420.jpg 652w" sizes="(max-width: 705px) 100vw, 705px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Ankara’nın en büyük diğer ilçesi olan Keçiören ilçesi kentsel dinamikler açısından bir anlamda Çankaya ilçesinin tersi bir durumda değerlendirilebilir. Ankara’nın en kalabalık ikinci ilçesi olan Keçiören, Ankara’daki yeni alt orta gelir gruplarının yaşam alanı olarak şekillenmiştir. Nüfus yapısı olarak daha genç ve eğitim düzeyi yükselme eğiliminde olan ilçe, Ankara’nın emek deposu olarak da işlev görmektedir. Bu açıdan Çankaya’nın tersine ilçenin gece nüfusu gündüz nüfusundan fazladır. Çalışma çağındaki nüfusun gündüzleri Çankaya, İstanbul Yolu ve Siteler gibi bölgelerdeki çalışma alanlarına gittikleri bilinmektedir. Bu durumda ilçenin genç ve dinamik nüfusunun istihdam ve meslek edinme ihtiyaçları, boş zamanlarını geçirebilecekleri mekanlara olan ihtiyaçları gündeme gelmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak, Keçiören İlçesi, önceki yıllarda gerçekleşen çok yoğun yapılaşma sebebiyle boş alanı neredeyse yok denecek kadar az bir ilçe konumundadır. Yeni yapılan eğitim ve sağlık tesisleri ilçenin yerleşik alanının dışında erişimi güç bölgelerde konumlanmak zorundadır. Mevcut dokuyu dönüştürmek hem yapılaşma hem de topoğrafya açısından oldukça zor görünmektedir. Yeni hizmete alınan metro hattının da bekleneni vermemesi sebebiyle hala ilçenin içinde ve ilçeden Ankara’ya ucuz, konforlu ve sağlıklı ulaşımda sorunlar yaşanmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Keçiören’in en temel sorunlarından bir diğeri de kentsel kimlikle ilgilidir. Bir dönem siyasi açıdan Çankaya’nın tam karşısında konumlandırılan ilçede, mekânsal ve yaşam biçimi olarak benimsenen ortak bir kimliğin ve yaşam biçiminin ortaya çıkmaması, gelir düzeyi artan vatandaşların Keçiören’den taşınma eğilimlerinin yüksek olması önemli bir sorun olarak görülmektedir. Keçiören’in kentsel meydan okumasının bu kimlik sorunu ve buna bağlı olarak yapılması beklenen yapısal değişiklikler olduğu söylenebilir. Geçmişinde farklı siyasi partilerin iktidara geldiği Keçiören’in Ankara kentinde farklı bir alternatif yaşam alanı olabilmesi için de gerçek anlamda katılımcı uygulamaların öne çıkması gerekliliği söylenebilir. Siyasi olarak Keçiören’in marjinal konumunu değiştirecek ve yapısal önlemlerde bunu buluşturabilecek bir yaklaşım gerekli görünmektedir.</p>
<h4 style="text-align: justify;">4. Yenimahalle:</h4>
<figure id="attachment_28521" aria-describedby="caption-attachment-28521" style="width: 723px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="wp-image-28521 " src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/brewbooks-ankara-yerel-secimlerde-1024x768.jpg" alt="" width="723" height="542" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/brewbooks-ankara-yerel-secimlerde.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/brewbooks-ankara-yerel-secimlerde-300x225.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/brewbooks-ankara-yerel-secimlerde-768x576.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/brewbooks-ankara-yerel-secimlerde-80x60.jpg 80w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/brewbooks-ankara-yerel-secimlerde-265x198.jpg 265w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/brewbooks-ankara-yerel-secimlerde-696x522.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/brewbooks-ankara-yerel-secimlerde-560x420.jpg 560w" sizes="(max-width: 723px) 100vw, 723px" /><figcaption id="caption-attachment-28521" class="wp-caption-text"><a href="https://www.flickr.com/photos/brewbooks/">brewbooks</a></figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Ankara yerleşik alanı içerisinde göreli olarak geçmişi eskilere dayanan Yenimahalle ilçesi Ankara’nın kentsel gelişimi içerisinde bıçak sırtı bir noktada durmaktadır. Eski Yenimahalle konut sitesinin bulunduğu geleneksel Yenimahalle, Demetevler ve Karşıyaka civarında bulunan gecekondularla birlikte plansız oluşmuş bir Yenimahalle, sanayi bölgeleri ile birlikte İstanbul Yolu aksında gelişmeye başlayan orta sınıf konut alanları ile üçüncü bir parçadan oluştuğu düşünülebilecek olan Yenimahalle ilçesi Ankara’nın kentsel gelişimi için önemli çözüm yaklaşımları geliştirilebilecek bir potansiyel taşımaktadır. Yenimahalle nüfusu ağırlıklı olarak orta sınıf memur ve beyaz yakalı çalışanlarla sanayi bölgelerinde çalışan mavi yakalı çalışanların bir karışımı gibi görünmektedir. Gelir düzeyi göreli olarak yüksek olan bu nüfusun Yenimahalle’deki yaşam beklentileri kentsel kamusal alanların arttırılması ve ilçedeki parçalı yapının sorunlarının çözülmesi olarak tanımlanabilir. Bu yönde bazı gelişmeler olmakla birlikte, kent bütünündeki bazı gelişmeler bu sorunların aşılmasını engelleyen bazı etkiler yaratmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Öncelikle ilçe içerisindeki sanayi bölgeleri ulaşım aksları ve Atatürk Orman Çiftliği gibi açık alanlarla bir araya bulunduğu için hizmetlerde belli bir bütünlüğün sağlanmasında sorunlar yaşanmaktadır. Son yıllarda Atatürk Orman Çiftliğinin giderek parçalanması, sanayi bölgelerinin giderek daha fazla yoğunlaşması ve sanayi işlevinden çıkarak konut ve hizmet sektörü ağırlıklı yapılanmaların oluşması ilçenin yapı yoğunluğunu arttırmaktadır. Bu işlev karmaşası içinde oluşturulan kamusal alanlar genellikle erişim ve kullanım sorunları ile karşı karşıya kalabilmektedir. Ayrıca son yıllarda yapılan kentsel dönüşüm çalışmaları sonrasında yapı yoğunluğunun aşırı artması, Demetevler gibi bölgelerin sağlıklı kentsel  yaşam alanlarına dönüştürülmesinde sorunlar yaşanması da ulaşım ve altyapı hizmetleri açısından zorlayıcı etkiler oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Yenimahalle ilçesi içinde yaşayanlar için ayrıca bir kentsel kimlik sorunu yaşamaktadır. Ankara içerisinde belli bir tarihi ve yaşam kültürü olmakla birlikte bu kültürün olumlu yanlarının yaygınlaştırılamaması, Yenimahalle’de yaşayanlarda bir “Yenimahalle kimliği” oluşmasının önüne geçmektedir. Oluşan yeni yaşam çevrelerinin belli bir mimari ve tasarım kimliğinden yoksun ve aşırı yoğun alanlar olması, ilçenin vizyonunun Ankara içerisindeki konumlanışının belirgin olmaması yaşayanlar için Yenimahalle’yi Çankaya ve Ankara’nın gelişim alanları karşısında ikinci bir alternatif konumuna sokmaktadır. Siyasi olarak Yenimahalle’nin parçalı yapısını kuşatabilecek ve bütünleştirebilecek bütünsel yaklaşım ve projeleri vatandaşın anlayabileceği bir söylemle bütünleştirebilen, Yenimahalle kimliğinin dönüşümünü bir vizyon çerçevesi olarak ortaya koyabilen yaklaşımların önemli olacağı söylenebilir.</p>
<ul>
<li><em>Yerel Seçimlerde Ankara ve İlçelerinin kentsel Şifreleri II: Mamak, Altındağ, Etimesgut</em> &#8211;<strong>16 Kasım.</strong></li>
<li><em>Yerel Seçimlerde Ankara ve İlçelerinin kentsel Şifreleri III: Sincan, Gölbaşı, Pursaklar, Elmadağ &#8211; </em><strong>23 Kasım. </strong></li>
</ul>
<hr />
<p>Kapak görseli: <a href="https://www.flickr.com/photos/brewbooks/">Joseph Bautista</a> (düzenlenmiştir)</p>
<p><a href="https://lavarla.com/yerel-secimlerde-ankara-ve-ilcelerinin-kentsel-sifreleri-i-cankaya-kecioren-yenimahalle/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Yerel Seçimlerde Ankara ve İlçelerinin Kentsel Şifreleri I: Çankaya, Keçiören, Yenimahalle&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/yerel-secimlerde-ankara-ve-ilcelerinin-kentsel-sifreleri-i-cankaya-kecioren-yenimahalle/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
