Chema Madoz: Fotoğraf ile görsel illüzyonu mükemmel bir şekilde harmanlayan sıradışı bir fotoğrafçı. Chema Madoz’un sıradışı perspektifiyle, Cermodern’de açılan Ars Combinatoria sergisinde geç de olsa tanışma fırsatı buldum.

Ünlü İspanyol fotoğrafçı, günlük hayatın sıradan nesnelerini sürrealist bir bakış açısıyla yorumlayarak izleyicisini bambaşka bir dünyaya götürüyor. İki veya daha fazla farklı nesneyi bir araya getirerek oluşturduğu görüntüleri hayranlıkla izlerken sanatçının hayal gücünün doruklarında dolaşıyoruz.

 

Kimi fotoğraflarında nesneleri kara mizah ve eleştirel bir bakış açısıyla yorumlarken, kimisinde ise sadece nesnelere dair farklı algılar oluşturarak tebessüm etmemizi sağlıyor. Bazı işlerini gördüğüm zaman ister istemez kafamda Meret Oppenheim’in Fur Breakfast eseri canlanıyor. Fotoğraflarındaki masalsı görüntüleri nasıl yarattığını anlamaya çalışırken biz de hayal gücümüzün sınırlarını zorluyoruz.

Tüm bu sıradışı görüntüler, ışık ve gölge oyunuyla nesneleri manipüle etmesiyle oluşuyor. Bu fotoğraflar görünüş açısından yapay olsalar da yaratılış olarak tamamen doğallar. Bu doğallık ışık ve gölgenin mükemmel bir biçimde kullanılmasıyla oluşuyor. Sergilerinde gördüğümüz fotoğraflarının büyük bir çoğunluğu siyah-beyaz. Kimi fotoğrafları ise alışılagelmişin dışında kare olarak çekilmiş.

Madoz, fotoğraflarının güzelliğinin onların duruluğundan kaynaklandığını söylüyor. Ünlü fotoğrafçıyı kısaca tanıyacak olursak: 1958 yılında Madrid’de doğdu, Madrid Üniversitesi’nde Sanat Tarihi eğitimi aldı. Fotoğrafçılıkla da bu dönemde tanıştı. Portre fotoğraflarıyla başladı fakat modelleri kafasında oluşturduğu imge ve pozlarda fotoğraflama isteği onu objelerle çalışmaya itti. Zamanla çağımızın en önemli fotoğrafçılarından biri oldu.

Madoz’un fotoğraflarına baktığımızda zamana dair pek çok imgeyle karşılaşıyoruz. Bu kompozisyonlar bize zamanın önemini anlatıyor gibi görünse de aslında Madoz bu çalışmalarda zamansız olanı anlatıyor. Cermodern’deki sergisi Madoz’un “bütünleştirmeci sanat” olarak tanımladığı bakış açısını yansıtıyor. Bu fotoğraflar 13. Yüzyılda yaşamış, bilgisayarın da mucidi olduğu düşünülen ve bütünleştirmeci sanatın gelişimine ışık tutmuş olan Katalan filozof, şair ve mistik Ramon Llull’dan esinlenmiş. Bu işler, sanatçının tüm kariyeri boyunca farklı evrelerini, gelişimini ve değişimini gösteren kapsamlı bir panorama sunuyor.

Chema Madoz’un sıra dışı perspektifinden çıkan bu büyüleyici fotoğrafları 27 Mayıs’a kadar Cermodern’deki Ars Combinatoria(Bütünleştirmeci Sanat) sergisinde görebilirsiniz.

Bir Sosyal Sorumluluk Uyarısı

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here