|
Getting your Trinity Audio player ready...
|
Doğu müziği unsurlarını Batı tarzıyla harmanlayarak saykedelik rock tarzında eserler üreten üç kişilik Avustralyalı müzik grubu Glass Beams 28 Mayıs’ta Ankara Jolly Joker’deydi. Mekanın hınca hınç dolu olduğu konseri özellikle orta yaş grubu tercih etmişti. Jolly Joker’in ışık şovlarıyla görselleştirilen etkinlik, grubun performansı ve dikkat çekici kostümleriyle bezenmişti. Grup, sahnede ve müzik videolarında kimliklerini gizlemesiyle ve altın mücevheri andıran nakışlı ve süslü maskelerle yer almasıyla dikkat çekiyor.
Geleneksel Hint müziğini Avustralya rock ezgileriyle birleştiren Glass Beams, müziklerinde çoklu seslerden (polifoni) faydalanarak dokusal tınılarla birbirinden bağımsız ve birbirini taklit eden melodik sesler kullanıyor. Parçalarında belirgin sözler bulunmayan grubun eserleri füzyon tarzında, deneysel, hipotonik, jazz, rock ve saykedelik tarzların birleşimimden oluşuyor. Galaktik ve sinematik olarak tanımlanan eserleri Beatles, Eric Clapton, Led Zepplin, Pink Floyd, Rolling Stones, Erkin Koray, Selda Bağcan’ın saykedelik tarzını andırarak bilinç altını etkiliyor. Hatta zaman zaman Barış Manço’nun ezgilerini çağrıştırıyor. Atonal, yani ton ve makam kuralına uymayan müzik tarzları Batı müziğinin izlediği geleneksel kuralları takip etmiyor. Böylelikle daha spontane, içgüdüsel ve bu sebeple de uhrevi bir hal alıyor. Farklı kültürler ve zamanlar arasında bir köprü kuran grup hem görsel hem işitsel olarak büyüleyici bir dünya sunuyor.
Hint asıllı enstrümentalist (davulcu) ve yapımcı Rajan Silva’nın müzik projesi olan Glass Beams 2020 yılında Avustralya, Melbourne’da kurulmuş. 2023 yılında Rolling Stone India dergisine e-posta üzerinden verdiği röportajla kimliğini açıklayan grubun kurucusu Silva’nın babasının 1970’lerin sonunda Hindistan’dan Avustralya’ya göç öyküsü bulunuyor. Çocukluğu babasının Beatles, Hintli sitar çalgıcısı Ravi Shankar, Eric Clapton gibi Batı ve Doğu karışımı koleksiyonunu dinleyerek geçen Silva’nın müziğinde bu etkileri görmek mümkün. Ancak grubun diğer iki üyesinin kimlikleri hala gizemini koruyor. Draft Punk, SBTRKT, Two Shell gibi kimliğini gizleyen diğer gruplar gibi esrarengiz havalarıyla bir merak unsuru ve çekim yaratmayı amaçlayan grubun bir diğer amacı da kimliklerinin müziklerinin önüne geçmesini engellemek. Yüzlerini mücevherlerle süslü altından bir file ile kapatan grup üyeleri bu maske ile Budist felsefesindeki Indra’nın Ağına gönderme yapıyor. Bu ağ metaforuna göre bütün evren kozmolojik biçimde birbiriyle ilişkili iç içe geçmiş mükemmel bir ağ, bir füzyon oluşturuyor. Maskeleriyle kimliklerini saklayan grup üyeleri günümüzde hayli yüksek olan egonun yıkılması ve benliğin tümüyle yok olması düşüncesinden yola çıkıyor. Böylelikle bireyin ötesinde, kelimelerin ötesinde, zaman-mekanın ötesinde sadece farkındalık ve özgürlüğe uzanan bir gerçeklik sunuyorlar.
28 Mayıs akşamı önce CerModern açık havada yapılması planlanan etkinlik sonradan yer değişikliğiyle Jolly Joker’e alındı; ardından konser etkinlik günü bir saat ertelendi. Sahnede yalnızca 50 dakika kalan grup yine de maskeleri ve kostümleriyle göz doldurdu. Performansları etkileyiciydi, coşkulu bir seyirci kitlesi vardı. Ankara izleyicisinin diğer şehirlere kıyasla daha entelektüel, daha katılımcı bir namı olduğu düşünüldüğünde mekanın dolu olması ve çıkıştaki araba trafiği şaşırtıcı değildi. Nilgün Belgün’ün Ankara izleyicisini “bir harika” şeklinde nitelendirmesi ve hala sahnede heyecanlanması ile Derya Baykal’ın Ankara izleyicisini “çok kaliteli” bulması buna örnek gösterilebilir. Sonuç olarak grubun Türkiye’ye kadar gelmişken Ankara’da bulunması bir ayrıcalıktı. Doğu ve Batı arasında bir geçiş noktası olan Türkiye’de bu Hint-Avustralya sentezi bizlere çok tanıdık geldi. Amaçladıkları gibi bizlere zaman ve mekanın ötesinde özgürlüğe uzanan galaktik bir deneyim yaşattılar.
Kaynaklar
Ninja Tune, 2025.
Rolling Stone India, 2023.
The Guardian, 2024.





















