“Yaşamımızın bir döneminde ne bir sevgili, ne bol maaşlı bir iş, ne de cennet bizim olsun istiyorduk. Tek beklentimiz vitrinde gördüğümüz bir oyuncağı ellerimizin arasına almaktı. Çünkü Montaigne’in dediği gibi çocukluğumuzda oyunumuz oyun değil, en ciddi uğraşımızdı.”

Sunay Akın/Kırdığımız Oyuncaklar kitabından

Oyuncaklar, büyülü derinliklerde dolaşan minik beyinlerin en değerli hazinesi. Çocukken hepimizin hayal dünyasını genişleten, gelişimimizi sağlayan ve hatta çok farkında olmasak da geleceğimizi şekillendiren oyuncaklar… Saçlarını tarayıp uyuttuğumuz bebek, masal anlattığımız ayıcık ya da kırık da olsa uzak diyarlara yol aldığını düşlediğimiz bir araba. Elde bunların hiçbirisi yoksa duruma göre bir taş, bir yaprak veya belki dilekleri gerçekleştiren bir sopa en değerli yol arkadaşımız olurdu birkaç saatliğine de olsa.

Çocukların o büyülü ve tertemiz dünyalarına katkıda bulunan Oyuncak Kütüphanesi Derneği’ne gittiğimde dışarıda hazır bekleyen bir sürü oyuncak kolisi sayısız çocuğu mutlu etmek üzere yola çıkmayı bekliyordu. İçeride ise, gönüllülerin başka bir çocuk grubu için beyin fırtınasıyla zenginleştirerek hazırlandığı tangram atölyesinin tatlı telaşı vardı. Dinlemeye başladık yüzümüzde gülümsemeyle, sonunun güzel olacağını baştan bildiğimiz bir masalı dinler gibi…

Anıl Erkara ve arkadaşları İngiltere’de gördükleri oyuncak değişim ve dağıtım modelinin Ankara’da da bir ihtiyaç olduğunu düşünerek bir proje hazırlamışlar. Oyuncak Kütüphanesi, Ankara’da 2012 yılında Avrupa Birliği hibesiyle bir sosyal sorumluluk ve yerel dayanışma projesi olarak doğmuş. Sosyo-ekonomik imkânı kısıtlı aileler ve çocuklar için fırsat eşitliği yaratmayı hedefleyen ekip, gönüllü katkılarıyla daha da zenginleşmiş. Cumartesi günleri 10:00-13:00 saatleri arasında dernek merkezinde oyuncak bağışını kabul ve oyuncak yardımlarını organize ediyorlar. Toplanan oyuncaklar web sitesi aracılığıyla talepte bulunan ihtiyaç sahibi köy okullarına ücretsiz olarak ulaştırma sponsoru desteğiyle gönderiliyor. Derneğin kayıtlı 800’den fazla faydalanıcı ailesi bulunmakta. Her kuruma eşit mesafede olan Oyuncak Kütüphanesi okullar başta olmak üzere kurumlarda oyuncak toplama kampanyaları başlatarak ulusal çapta bir yardımlaşma ağı yaratıyor. Fırsat eşitliği yaratmak adına dezavantajlı okullara ve çocuklara ulaşmaya çalışıyorlar. Ankara’da bulunan okul ve mahallelere ise Gezici Oyuncak Kütüphanesi Modeli ile oyuncak yardımı yapıyorlar.

Birçok okul ve kolej Oyuncak Kütüphanesi aracılığıyla çocuklara yardım yapmak üzere oyuncak toplama kampanyaları başlatıyor. Yardım eden okullar ve çocukları büyüyen ebeveynlerden alınan oyuncaklara kırtasiye malzemeleri ve eğitim setleri de eklenerek kutular hazırlanıyor ve yola çıkıyor. Derneğin ve gönüllülerin en büyük ödülü ise oyuncakların ulaştığı okullardan gelen, öğretmenlerin ve çocukların yüzlerinin güldüğü fotoğraflar oluyor.

Burada gönüllülüğün yaşı yok. En önemli şey tanımadığınız çocuklara ve ailelere yardım etme kararlılığınızın, isteğinizin olması ve gönüllülüğünüzün sürekliliği. Gönüllü olduğunuzda yardımınıza ihtiyaç duyulacak alanlar ise; oyuncak yardımı organizasyonları, oyun ve oyuncak festivali etkinlikleri ve özel günlerde gerçekleştirilecek etkinlikler.

Oyuncak Kütüphanesi Dünya Oyun Oynama Gününü kutlamak için her yıl 26 Mayıs’ta özveriyle Oyun ve Oyuncak Festivali’ni gerçekleştiriyor. Bu yıl altıncısı düzenlenecek festivalde geçmiş yıllarda yapılan festivallerde olduğu gibi oyun oynama hakları teslim edilen çocuklar çeşitli etkinlikler, müzik ve atölyelerle yine doyasıya eğlenecekler.

Oyun ve Oyuncak Festivali
Oyun ve Oyuncak Festivali

Son zamanlarda sık sık duyduğumuz çocuk atölye etkinliklerinin çoğunun sadece boş zaman geçirmeye yönelik olduğunu deneyimleyip, oldukça pahalı olduğunu da hesaba katarsak buradaki atölyeleri de kesinlikle görmeniz gerektiğini düşünüyorum. Dönemlik ve günlük planladığı atölyelerin kalitesiyle güvenilirliğini kanıtlayan Oyuncak Kütüphanesi okulların ihtiyaçları, beklentileri ve çocukların gelişim özellikleriyle uyumlu atölye programları geliştiriyor. Geliştirilen atölyeler eğitimci ve akademisyenlerin onayından geçiyor. Katılım sağlanan Avrupa projelerinde alınan eğitimler ve edinilen tecrübelerle Ahşap Oyuncak, Kardan Adam, Kuş Evi, Karagöz ve Hacivat, Kil Tasarım, Kolay Ebru Çalışması, Yaratıcı Drama, Seramik, Origami, Küçülen Kağıt, Kokulu Taş ve Tangram Yap-Boz atölyeleri düzenleniyor. Okuma bayramları, bahar festivalleri gibi çok kalabalık gruplar için de düzenlenebilen atölyelerde gönüllüler etkinliğe İngilizce anlatım desteği de veriyorlar. Oyuncak Kütüphanesi ile çalışan okullar hem profesyonel atölyelerle eğitim etkinliklerini zenginleştiriyor hem de verdikleri maddi destekten başka bir okulun daha faydalanacağını bilmenin huzurunu yaşıyorlar. Oyuncak Kütüphanesi’nin gelecek dönemlerdeki planları arasında Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesiyle ortaklaşa planlayacakları bir eğitim ve etkinlik programı ile sürekli açık bir atölye de bulunuyor. Çocuk atölyelerine ek olarak yine müzede gerçekleştirilecek olan yetişkinlere yönelik keçe, örgü ve nazarlık yapımı atölyeleri ise başlamak üzere.

Oyuncak Kütüphanesi- Çocuklarla yapılan atölye çalışmalarından örnekler
AB Projesi kapsamında, Türk Kızılayı ev sahipliğinde göçmen çocuklarla gerçekleştirilen gönüllü etkinliğinden.

“Oyuncakların son kullanma tarihi yoktur” sloganıyla yola çıkan Oyuncak Kütüphanesi Derneği bir yandan farklı hibe ve fon imkanlarıyla projeler üretmeye de devam ediyor. Avrupa Gönüllü hizmet programına dahil olarak Erasmus+ programıyla farklı ülkelerle uzun süreli gönüllü değişimleri sağlıyorlar. Değişimle bir yıllığına Ukrayna’dan gelecek olan 4 gönüllü aralık ayının başında Oyuncak Kütüphanesi ekibine katılacak. Aynı şekilde bizden giden gönüllü arkadaşlar da eşsiz tecrübelerle dönüyor ve bilgilerini dernek gönüllülerine aktarıyorlar. Dernekte ayrıca üniversitelerdeki Topluma Hizmet Uygulamaları ve Sosyal Sorumluluk dersi kapsamında öğretmen adaylarına staj uygulaması imkanı da sağlanıyor.

Her yaştan insana kapılarını açan bir toplum merkezi olan Oyuncak Kütüphanesi ulaşabildiği her çocuğu oyuncak ile tanıştırmaya, gelişimlerini desteklemeye ve çocuklara oyun ve oyuncak kültürünü aşılamaya çalışıyor. Bizlere de ulusça en önemli milli günlerimizden olan 23 Nisan’ı dünya çocuklarına armağan ederek bir ilki gerçekleştiren ve çocuklara hak ettikleri değeri veren Atatürk’ün önderlik ettiği yolda bu muhteşem oluşuma destek vermek düşüyor.

“Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
Allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
Oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında
Dünyayı çocuklara verelim
Kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi
Hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
Bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
Çocuklar dünyayı alacak elimizden
Ölümsüz ağaçlar dikecekler.”

Nazım Hikmet

Bir Sosyal Sorumluluk Uyarısı

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here