1923 yılında Cumhuriyetin ilanı ile birlikte başkent olan Ankara sadece 20 bin nüfuslu, küçük bir kentti. Kentin inşasında Avrupalı mimarlar şehrin ilk imar planlarını çizerek, günümüzde de hala geçerliliğini sürdüren ana aksları ve merkezleri oluşturdular. Bu kent planlarında Atatürk Bulvarı, Ankara’nın tek ve en önemli ulaşım kanalı, Ulus ve Kızılay kent merkezleri, Çankaya da Atatürk’ün yerleşim yeri olarak belirlendi. Tarihsel süreçte Ankara’nın nüfusu öngörülenin çok üzerine çıktığından, kentte yeni bölgelerin inşasına, buna bağlı olarak da yeni alt merkezlerinin oluşmasına neden oldu.

Solda Kızılay Meydanı ve sağda Ulus meydanı (1930’lar)

Ama bir Ankaralıya kent merkezi neresi diye sorulduğunda mutlaka Kızılay, Ulus veya Tunalı’dan en az ikisini söyler. Bunun nedeni her ne kadar kent genişlemiş ve yeni merkezler oluşmuş olsa da bu 3 merkezin farklı açılardan ve yeni kazandığı anlamlarla hala çok önemli olmasıdır.

Ankara’nın ilk şehir merkezi görevini üstlenen Ulus, özellikle de Anafartalar Caddesi, önemini hala korumaktadır. Taşıt trafiği yoğun olan Ulus’u Ankaralılar geçiş alanı ve alışveriş yapmak için kullanmaktadır. Meydandaki Atatürk Heykeli bir odak noktası haline gelmiş ve insanların vakit geçirdiği bir yer haline dönüşmüştür. Caddenin başlangıcında yer alan Ulus Meydanı’ndan yürümeye başlayarak yol boyunca tarihi yapıların yanından geçip Altındağ Belediye Parkı’na ulaşabileceğiniz bir güzergâh haline gelmiştir.

Kaynak: Dericizade Faruk Küçük Arşivi

Kızılay da Ulus gibi Ankaralılar için bir geçiş ve buluşma noktasıdır. Ercoşkun ve Özüduru ‘Meydanın tamamen taşıtlara yönelik tasarlanması, yaya yollarının azlığı, Ankara’nın ilk gökdelenlerinden biri olan Emek Büro İşhanı’nın isim değiştirerek yeni kullanıma açılması gibi nedenlerden dolayı sanıldığının aksine insanların daha az tercih ettiği bir merkez’ olduğunu belirtmişlerdir. Herkesin anılarında yer etmiş Güvenpark, Kızılay için bir simge görevi gördüğü gibi insanların buluşma noktası haline de gelmiştir. Kızılay Alışveriş Merkezi Binası, bankalar, Sakarya Caddesi’ndeki balıkçılar, simitçiler, çeşitli pasajlar ve kafeler yaya trafiğini arttırırken, Metro-Ankaray bağlantı noktaları nedeniyle de insanlar için bir geçiş alanı haline gelmiştir.

Kızılay ve Ulus’un aksine Çankaya’da bulunan Tunalı Hilmi Caddesi Ankaralılar için yürüyüş amacıyla kullanılan bir güzergâhtır. Her ne kadar trafiğe açık bir alan olsa da sokağa taşan kafeler ve mağazalar, kaldırımda müzik yapan sokak sanatçıları ile daha çok çevresiyle iletişime geçiren bir yürüyüş yolu niteliğindedir. Bu yönüyle insanlar burada daha uzun ve daha yavaş zaman geçirmektedir.

Tunalı Hilmi caddesi

Günümüzde kentin şehrin sınırlarına doğru yayılması yani banliyö dediğimiz alanların çoğalması, araba öncelikli bir yaşantının olması ve kapalı alışveriş merkezlerinin çoğalması aslında kent merkezlerinin alışveriş ve sosyalleşme açısından önemini az da olsa yitirmesine neden olmuştur ama ticaret türlerindeki çeşitlilik, insanların ulaşım güzergâhının üzerinde bulunmaları, kentliyle iletişim kurmanın en güzel ve kolay yolu olmalarından dolayı canlılıklarını her zaman koruyacaklardır.


Kaynakça

Koyuncu, P. (2013) Geçmişin Modern Mimarisi: Ankara-2

http://www.arkitera.com/haber/14101/gecmisin-modern-mimarisi–ankara—2

Erçoşkun, Ö. Y.; Özüduru, B. (2013) Ankara’daki Alışveriş Caddelerinde

Ticari Mekanlar ve Sosyal Sürdürülebilirlik Araştırması.MEGARON 2013;8(1):29-44

Erçoşkun, Ö. Y.; Özüduru, B. (2013) Ankara’daki Alışveriş Caddelerinde

Ticari Mekanlar ve Sosyal Sürdürülebilirlik Araştırması.MEGARON 2013;8(1):29-44

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here