<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Anıt arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/etiket/anit/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/etiket/anit/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Jul 2021 09:53:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>Anıt arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<link>https://lavarla.com/etiket/anit/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Üçüncü Yaka: Yerdeki Tarih</title>
		<link>https://lavarla.com/ucuncu-yaka-yerdeki-tarih/</link>
					<comments>https://lavarla.com/ucuncu-yaka-yerdeki-tarih/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Jeyan İdil Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Apr 2019 05:33:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Anıt]]></category>
		<category><![CDATA[Bebelplatz]]></category>
		<category><![CDATA[Nazi Almanyası]]></category>
		<category><![CDATA[New Wave]]></category>
		<category><![CDATA[Stolperstein]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü Yaka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=31069</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Bastığınız yerdeki tarih dikkatinizi çekti mi hiç? İnsanlar ikiye ayrılır: İnsanları kategorize edenler ve bu kategorileri saçma bulanlar… Ben kendimi ikinci grupta görüyorum. Ancak bugün bir hikaye anlatmak için ben de insanları ikiye ayıracağım. İnsanlar ikiye ayrılır: Yürürken karşıya bakanlar ve yürürken yere bakanlar. Ben kendimi yine ikinci grupta görüyorum. Ve yürürken Berlin’de kimi zaman [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/ucuncu-yaka-yerdeki-tarih/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Üçüncü Yaka: Yerdeki Tarih&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: justify;"><span class="s1">Bastığınız yerdeki tarih dikkatinizi çekti mi hiç?</span></p>
<p class="p1" style="text-align: justify;"><span class="s1">İnsanlar ikiye ayrılır: İnsanları kategorize edenler ve bu kategorileri saçma bulanlar… Ben kendimi ikinci grupta görüyorum. Ancak bugün bir hikaye anlatmak için ben de insanları ikiye ayıracağım. İnsanlar ikiye ayrılır: Yürürken karşıya bakanlar ve yürürken yere bakanlar. Ben kendimi yine ikinci grupta görüyorum. Ve yürürken Berlin’de kimi zaman tarihe tanıklık ettiğim hissine kapılıyorum.</span></p>
<p class="p1" style="text-align: justify;"><span class="s1">Berlin ve Ankara’nın -sanırım sadece benim gördüğüm</span><span class="s1">&#8211; ortak özelliklerinden bir tanesi de SOĞUK! Ankara için şehri ile ünlü bir ayaz derler, Berlin de aynısının hafif nemlisi. Spree Nehri yüzünden, kış aylarında bazen yolda yürürken içime işliyor bu soğuk. Bakışlarımı yere dikiyorum, A noktasından B noktasına hızla ilerlemeye çalışıyorum. Bu durumda da gözlerimi yerden kaldıramıyorum. Yerdeki tarih işte böyle günlerde karşıma çıkıyor.</span></p>
<p class="p1" style="text-align: justify;"><span class="s1">Tarihi hep kitaplarda okumaya, müzelerde görmeye alışmışız sanki… Alışılmadık bir yerde karşımıza çıkınca şaşırıyoruz. Berlin bu anlamda insanı şaşırtan bir şehir. Çünkü tarih her an her yerde ve kelimenin tam anlamı ile “yerde”, ayaklarımızın ucunda. Yerdeki tarih işte bana bunu ifade ediyor. Bakın neler görüyorum yürürken.</span></p>
<h2 class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Yanan Kitaplar Anıtı: Bebelplatz</span></h2>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Tarihten ders almak, onun üzerini örtmek değil, onu görünür ve unutulmaz kılmakla mümkün. Ayakkabılarımızın ucundaki tarih de işte böyle bir yerde karşımıza çıkıyor. Berlin’in merkezinde yer alan Mitte semtinin Unter den Linden isimli geniş bulvarındaki bir anıt; görkemle göklere yükselmek yerine, utançla yerin dibine geçiyor.</span></p>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">Takvimler 1933’e döndüğünde, Alman Nasyonel Sosyalist Partisi, büyük bir takipçi kitlesi kazanmıştı. Nazilerin takipçisi gençlerin oluşturduğu Alman Öğrenciler Birliği, Propaganda Bakanı Goebbels’in ateşli konuşmasından etkilenip, tarihin en utanç verici protestolarından birine imza attılar. 10 Mayıs 1933 günü bu üniversite öğrencileri, ari ırk mensubu olmayan yazarların kitaplarını Bebelplatz’da yaktılar. Heinrich Heine, Karl Marx ve Albert Einstein kitapları yakılan yazarlardan sadece birkaçıydı.</span></p>
<figure id="attachment_31070" aria-describedby="caption-attachment-31070" style="width: 800px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-31070 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Bebelplatz_Night_of_Shame_Monument.jpg" alt="yerdeki tarih, ücüncü yaka" width="800" height="646" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Bebelplatz_Night_of_Shame_Monument.jpg 800w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Bebelplatz_Night_of_Shame_Monument-300x242.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Bebelplatz_Night_of_Shame_Monument-768x620.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Bebelplatz_Night_of_Shame_Monument-696x562.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Bebelplatz_Night_of_Shame_Monument-520x420.jpg 520w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption id="caption-attachment-31070" class="wp-caption-text">Bebelplatz&#8217;daki bu anıtın yakınlarında, kitapları yakılan yazarlardan Heinrich Heine&#8217;nin şu alıntısı yer alıyor: &#8220;Bu sadece bir başlangıçtı, kitapları yaktıkları yerde sonunda da insanları yakacaklar.&#8221; (Foto: Wikipedia)</figcaption></figure>
<p class="p2" style="text-align: justify;"><span class="s1">O gün kitapların yakıldığı bu yerde, bugün bir anıt yer alıyor. Sanatçı Micha Ullman tarafından yapılan bu anıt, Humboldt Üniversitesi’nin Hukuk Fakültesi önünde konumlanıyor. Yerin altındaki bu boş kütüphane, bu yerdeki tarih anıtı, insanlığın utanç verici bu dönemini hatırlatıyor.</span></p>
<h2 class="p1" style="text-align: justify;"><span class="s1">Tavşan Tarlası: Kaninchenfeld</span></h2>
<p class="p1" style="text-align: justify;"><span class="s1">İkinci Dünya Savaşı sonrası… Berlin ikiye bölünmüş halde, Müttefik Kuvvetler tarafından yönetiliyor. Doğudaki Alman Demokratik Cumhuriyeti ile batıdaki Almanya Federal Cumhuriyeti arasında geçişleri önlemek adına, Berlin duvarı kenti ikiye bölüyor. Pasaportsuz, izinsiz geçmek yasak. Ancak şehirde kural tanımaz yaratıklar var: Tavşanlar!</span></p>
<figure id="attachment_31072" aria-describedby="caption-attachment-31072" style="width: 898px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="wp-image-31072 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/yerdeki_tarih1.png" alt="yerdeki_tarih" width="898" height="644" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/yerdeki_tarih1.png 898w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/yerdeki_tarih1-300x215.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/yerdeki_tarih1-768x551.png 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/yerdeki_tarih1-696x499.png 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/yerdeki_tarih1-586x420.png 586w" sizes="(max-width: 898px) 100vw, 898px" /><figcaption id="caption-attachment-31072" class="wp-caption-text">(Fotoğraf yazara ait)</figcaption></figure>
<p class="p1" style="text-align: justify;"><span class="s1">O zamanlar iki tarafın sınır bölgesini oluşturan Berlin Duvarı çevresi, tavşanların yaşam alanıydı. Bu tatlı hayvanlar, duvarın altından kazdıkları tünellerle; doğudan batıya ya da batıdan doğuya gönüllerinin istediği gibi seyahat edebiliyorlardı. </span><span class="s1">1989 yılında duvar yıkılıp Berlin birleşince, tavşanlar da doğal yaşam alanlarını bırakmak zorunda kaldılar. Kentin yeşil alanlarına göç ettiler.</span></p>
<figure id="attachment_31073" aria-describedby="caption-attachment-31073" style="width: 690px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="wp-image-31073 " src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Ekran-Resmi-2019-01-06-11.26.34.png" alt="ücüncü yaka yerdeki tarih" width="690" height="533" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Ekran-Resmi-2019-01-06-11.26.34.png 627w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Ekran-Resmi-2019-01-06-11.26.34-300x232.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Ekran-Resmi-2019-01-06-11.26.34-544x420.png 544w" sizes="(max-width: 690px) 100vw, 690px" /><figcaption id="caption-attachment-31073" class="wp-caption-text">Berlin&#8217;e gelip de bu tavşanların izini sürmek isterseniz eğer, Chausseestraße&#8217;ye gidebilirsiniz! (Fotoğraf yazara ait)</figcaption></figure>
<p class="p1" style="text-align: justify;"><span class="s1">1999 yılında sanatçı <a href="https://karla-sachse.de/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Karla Sachse</a>, duvar kenarında yaşayan bu tavşanların anısını ölümsüzleştirmek istedi. Bir zamanlar özgürce gezdikleri bölgeye, onların anısına 120 adet tavşan silüeti yerleştirdi. Kaldırım üzerinde yer alan bu silüetler, zamanla inşaat ve yenileme çalışmalarının kurbanı oldular. Ancak kimileri hâlâ yerli yerinde. İşte, yerdeki tarih sıkıcı bir mahallenin sıradan bir kaldırımında bu şekilde karşınıza çıkabiliyor!</span></p>
<h2 style="text-align: justify;">Takılıp Düşmek İçin: Stolperstein</h2>
<p style="text-align: justify;">Berlin’de kimi evlerin önünde, pirinçten minik kareler var. Önce bunların üzerinde durmadım, bulunduğum sokakta rasgele yer alan bir şey olduğunu sandım. Zamanla şehri keşfettikçe pek çok farklı mahallede karşıma çıkmaya başladılar. Bir gün bu yerdeki tarih anıtı hakkında sorup soruşturmaya başladım. Ve öğrendim ki bu minik pirinç karelerin bir adı varmış: Stolperstein.</p>
<p style="text-align: justify;">Stolperstrein, tökezletecek bir taş anlamına geliyor. Ve yerdeki bu minik tarih anıtı için daha iyi bir isim olamazdı herhalde diye düşündürüyor. II. Dünya Savaşı döneminde Nazi terörüne kurban giden kişilerin son ikamet adreslerinin önünde yer alıyorlar. Kimi zaman bir ev, kimi zaman işyeri… Stolperstein’lar Berlin’de her yerde karşınıza çıkabiliyor. Bazı apartmanların önünde sadece bir tanesine rast gelirken, bazılarında büyük bir aileyi anmak için konmuş olanları görebiliyorsunuz.</p>
<figure id="attachment_31078" aria-describedby="caption-attachment-31078" style="width: 756px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-31078 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Ekran-Resmi-2019-01-06-13.33.08.png" alt="" width="756" height="499" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Ekran-Resmi-2019-01-06-13.33.08.png 756w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Ekran-Resmi-2019-01-06-13.33.08-300x198.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Ekran-Resmi-2019-01-06-13.33.08-696x459.png 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Ekran-Resmi-2019-01-06-13.33.08-636x420.png 636w" sizes="(max-width: 756px) 100vw, 756px" /><figcaption id="caption-attachment-31078" class="wp-caption-text">Stolperstein&#8217;lar üzerinde o binada yaşamış ve Nazi terörüne maruz kalmış kişiler hakkında bilgiler yer alıyor. (Fotoğraf yazara ait)</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Stolperstein ile soykırım kurbanlarının anılması, 1990&#8217;larda Almanya’da başlamış. Günter Demnig  isimli Alman bir sanatçı, ilk anıt taşını Köln’de Belediye Meclisi önüne yerleştirmiş. Daha sonra tüm Almanya’ya yayılan bu uygulama, günümüzde Avusturya, Hollanda, Macaristan, Çekya, Belçika, Ukrayna ve İtalya gibi pek çok ülkede gerçekleştiriliyor.</p>
<figure id="attachment_31079" aria-describedby="caption-attachment-31079" style="width: 1067px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-31079 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Stolpersteine_in_Thessaloniki_01-e1546778182950.jpg" alt="yeredeki tarih ücüncü yaka" width="1067" height="800" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Stolpersteine_in_Thessaloniki_01-e1546778182950.jpg 1067w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Stolpersteine_in_Thessaloniki_01-e1546778182950-300x225.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Stolpersteine_in_Thessaloniki_01-e1546778182950-768x576.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Stolpersteine_in_Thessaloniki_01-e1546778182950-1024x768.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Stolpersteine_in_Thessaloniki_01-e1546778182950-80x60.jpg 80w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Stolpersteine_in_Thessaloniki_01-e1546778182950-265x198.jpg 265w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Stolpersteine_in_Thessaloniki_01-e1546778182950-696x522.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Stolpersteine_in_Thessaloniki_01-e1546778182950-560x420.jpg 560w" sizes="(max-width: 1067px) 100vw, 1067px" /><figcaption id="caption-attachment-31079" class="wp-caption-text">Selanik&#8217;teki bu Stolperstain&#8217;lar katledilen okul çocuklarını anmak için konulmuş (Foto: Wikipedia)</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Bizim özgürce dolaştığımız sokaklarda bir zamanlar bir trajedi yaşandığını, belki kiracı olarak yeni taşındığımız bir apartmandan bazı kişilerin zorla ölüme götürüldüğünü anlamış oluyoruz böylece. “Bir daha asla!” denen bir tarihi hatırlamanın en zarif yolu bu olsa gerek!</p>
<p style="text-align: justify;">Kim bilir, belki bu minik yerdeki tarih anıtları, sizi de kentinizi keşfetmeye yönlendirir!</p>
<hr />
<p style="text-align: justify;">&#8220;Türkiye’den yeni gelenlerin Berlin’de kurduğu paralel evren, “New Wave” ya da üçüncü yaka, kendine bir yaşam alanı yaratıyor.&#8221; Kurulan bu alternatif hayatı anlattığımız <em>Üçüncü Yaka</em> yazı dizisinin ilk bölüme <a href="https://lavarla.com/merhaba-ucuncu-yaka/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buradan</a> ulaşabilirsiniz. Berlin&#8217;de ikinci el kültürünü merak ediyorsanız, bu <a href="https://lavarla.com/ucuncu-yaka-berlinin-ikinci-el-kulturu/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">yazıya</a> da bir göz atmalısınız.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/ucuncu-yaka-yerdeki-tarih/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Üçüncü Yaka: Yerdeki Tarih&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/ucuncu-yaka-yerdeki-tarih/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hattilerden Ankaralılara 4250 Yıllık Bir Simge: Hitit Güneşi</title>
		<link>https://lavarla.com/hattilerden-ankaralilara-4250-yillik-bir-simge-hitit-gunesi/</link>
					<comments>https://lavarla.com/hattilerden-ankaralilara-4250-yillik-bir-simge-hitit-gunesi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Çimen]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 May 2017 08:04:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Anıt]]></category>
		<category><![CDATA[Hattiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hitit Güneşi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://lavarla.com/?p=15394</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Hatti Uygarlığı, Anadolu’nun bilinen en eski uygarlığı. MÖ 2500-2000 yılları arasında yaşamışlardır. Güçlü din, töre, mitoloji ve sanat kültürleriyle Anadolu’daki birçok halkı etkilemeyi başarmışlardır. Hattiler&#8217;den etkilenen bu uygarlıklardan biri de Hititler&#8217;dir. Öyle ki hepimizin Hitit Güneşi olarak bildiği Hitit Uygarlığı&#8217;nın simgesi esasen Hattiler&#8217;in eseridir. Hitit Güneşi’nin dairesel biçimi Güneş&#8217;i simgeler. Bazılarında ses çıkarması amacıyla çeşitli [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/hattilerden-ankaralilara-4250-yillik-bir-simge-hitit-gunesi/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Hattilerden Ankaralılara 4250 Yıllık Bir Simge: Hitit Güneşi&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Hatti Uygarlığı, Anadolu’nun bilinen en eski uygarlığı. MÖ 2500-2000 yılları arasında yaşamışlardır. Güçlü din, töre, mitoloji ve sanat kültürleriyle Anadolu’daki birçok halkı etkilemeyi başarmışlardır. Hattiler&#8217;den etkilenen bu uygarlıklardan biri de Hititler&#8217;dir. Öyle ki hepimizin Hitit Güneşi olarak bildiği Hitit Uygarlığı&#8217;nın simgesi esasen Hattiler&#8217;in eseridir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hitit Güneşi’nin dairesel biçimi Güneş&#8217;i simgeler. Bazılarında ses çıkarması amacıyla çeşitli sallanan objeler bulunur. Kimilerinde kuş, kimilerinde ağaç, kimilerinde ise geyik vardır. Kuş ve ağaç üremenin, geyik ise barışın timsalidir. Tunçtan yapılan Hitit Güneşleri ahşap asaların üzerine takılıp dini törenlerde kullanılırdı. Tören sonunda ise kral mezarlarına hediye olarak bırakılırdı. Alacahöyük’te yapılan kazılarda çokça Hitit Güneşi örneği bulunmuştur. Bunlar <a href="http://lavarla.com/ankarada-20-tl-ile-ziyaret-edebileceginiz-6-muze/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Anadolu Medeniyetleri Müzesinde</a> sergilenmektedir.</p>
<figure id="attachment_15401" aria-describedby="caption-attachment-15401" style="width: 1280px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-15401" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/05/hitit-günesi-ornek-lavarla.jpg" alt="" width="1280" height="854" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/05/hitit-günesi-ornek-lavarla.jpg 1280w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/05/hitit-günesi-ornek-lavarla-300x200.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/05/hitit-günesi-ornek-lavarla-768x512.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/05/hitit-günesi-ornek-lavarla-1024x683.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/05/hitit-günesi-ornek-lavarla-696x464.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/05/hitit-günesi-ornek-lavarla-1068x713.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/05/hitit-günesi-ornek-lavarla-630x420.jpg 630w" sizes="(max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /><figcaption id="caption-attachment-15401" class="wp-caption-text">http://68.media.tumblr.com</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Anadolu’nun simgesi haline gelmiş bu Hitit Güneşlerinden birini de Ulus tarafından Kızılay’a giriş yaptığınızda görebilirsiniz. Sanırım göreceğiniz en büyük Hitit Güneşi budur. Eser 1978’de heykeltıraş Nusret Suman tarafından yapılmıştır. Barışı simgeleyen geyiklerinin yanından 39 yıldır Ankara’nın en yoğun trafiği akar. Kimimiz dönüp bakarız, kimimiz merak ederiz, belki de çoğumuz bilmeyiz hikayesini. Ama Hitit Güneşi anıtını bir vincin ucunda gördüğümüz zaman midemizde bir ekşime, kafamızda bir “Neden?” oluşacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Sıhhıye’de bulunan Hitit Güneşi Anıtı 4250 yıllık Hatti eserinin bir kopyasıdır. 1973 yılında dönemin Belediye Başkanı Vedat Dalokay tarafından şehrin sembolü yapılmıştır.</p>
<figure id="attachment_15399" aria-describedby="caption-attachment-15399" style="width: 800px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-15399" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/05/geyikli-hitit-güneşi-lavarla.jpg" alt="" width="800" height="533" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/05/geyikli-hitit-güneşi-lavarla.jpg 800w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/05/geyikli-hitit-güneşi-lavarla-300x200.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/05/geyikli-hitit-güneşi-lavarla-768x512.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/05/geyikli-hitit-güneşi-lavarla-696x464.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2017/05/geyikli-hitit-güneşi-lavarla-630x420.jpg 630w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption id="caption-attachment-15399" class="wp-caption-text">http://arkeolojihaber.net</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Esere, İslam Öncesi ve Anadolu’da yaşayan Türk Devletleri öncesi bir dönemin simgesi olduğu için birtakım çevrelerce karşı çıkılmıştır. İdeolojik çatışmaların öznesi olmuştur ve olmaya da ne yazık ki devam etmektedir. Bu zorlu tartışmaların sonunda nihayet tamamlanmış ve 15 Ağustos 1978 günü açılmıştır. Esere bir acıklı hikaye de sanatçısı Nusret Sulman tarafından eklenmiştir. Nusret Suman 15 Ağustos 1978 günü İstanbul’dan Ankara’ya açılış için gelirken İzmit yakınlarda aracı kaza yapmış ve bu kazada hayatını kaybetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hitit güneşi, 1995 yılına kadar da Ankara Büyükşehir Belediyesinin simgesi olmuştur. 1995 yılında belediye meclisinde alınan kararla simge değiştirilmiştir. Anıtın çevresi ise zamanla yollarla çevrilmiştir. Düşünüyorum da parkın içinde insanların fotoğraf çektirebileceği bir konumda olsa ne kadar güzel olurdu.</p>
<p style="text-align: left;">Theodore Zeldin İnsanlığın Mahrem Tarihi kitabında kısaca şöyle der:</p>
<p style="text-align: right;"><em>“Modern botaniğe göre kökler besini içeri almayı sağlayan kanallardan öte bir şeydir, çünkü aynı zamanda hormon üretirler. Kendimizi bitkilerle karşılaştıracak olursak köklerin sürekliliği sağlamaktan başka bir işlevi olmadığı varsayamayız. Ama solunumu yapan ve bitkiye hayat veren şey yapraklardır.”</em></p>
<p style="text-align: left;">Hitit Güneşi Anıtının da kökleri Alacahöyük ise yaprakları Ankara’dır.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/hattilerden-ankaralilara-4250-yillik-bir-simge-hitit-gunesi/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Hattilerden Ankaralılara 4250 Yıllık Bir Simge: Hitit Güneşi&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/hattilerden-ankaralilara-4250-yillik-bir-simge-hitit-gunesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
