<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ankara Devlet Tiyatroları arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/etiket/ankara-devlet-tiyatrolari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/etiket/ankara-devlet-tiyatrolari/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 27 Mar 2024 07:50:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>Ankara Devlet Tiyatroları arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<link>https://lavarla.com/etiket/ankara-devlet-tiyatrolari/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sadece bir adım öncesine daha yakın görünüyoruz</title>
		<link>https://lavarla.com/sadece-bir-adim-oncesine-daha-yakin-gorunuyoruz-tiyatro/</link>
					<comments>https://lavarla.com/sadece-bir-adim-oncesine-daha-yakin-gorunuyoruz-tiyatro/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Taha Altınkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Mar 2024 07:38:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Devlet Tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[dünya tiyatrolar günü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lavarla.com/?p=131734</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Tiyatro için önemli bir gündeyiz, bugün 27 Mart Dünya Tiyatro Günü. Sanıyorum eskiden 27 Mart daha çok gündem olurdu, sahnelere daha sıkı sarılırdık. Bugünlerde geçmiş birkaç badireyi atlatmış gibiyiz, belki eski keyfi yok ancak en azından pandemi dönemi öncesine daha yakın görünüyoruz. Bu sayılara yansıyan bir iyileşme, tiyatrolar henüz toparlandı mı emin değilim! TÜİK her [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/sadece-bir-adim-oncesine-daha-yakin-gorunuyoruz-tiyatro/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Sadece bir adım öncesine daha yakın görünüyoruz&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tiyatro için önemli bir gündeyiz, bugün 27 Mart Dünya Tiyatro Günü.</p>
<p>Sanıyorum eskiden 27 Mart daha çok gündem olurdu, sahnelere daha sıkı sarılırdık. Bugünlerde geçmiş birkaç badireyi atlatmış gibiyiz, belki eski keyfi yok ancak en azından pandemi dönemi öncesine daha yakın görünüyoruz. Bu sayılara yansıyan bir iyileşme, tiyatrolar henüz toparlandı mı emin değilim!</p>
<p>TÜİK her yıl Sinema ve Gösteri Sanatları İstatistikleri<sup>1</sup> başlığı altında birçok veri yayımlıyor. Bülten olarak sunulan bu içerikte, son bir yılda sinema ve gösteri sanatları alanında bir önceki yıla kıyasla verilerin nasıl şekillendiği anlatılıyor. Doğru tabir olur mu bilmiyorum ancak ekonomideki gibi bir baz etkisi söz konusu ve buradaki sayılara bakarsanız 2022 yılında tiyatro seyirci sayısı yüzde 662 arttı. Bu veri elimizdeki en güncel istatistik olduğundan konuya buradan başlamak istedim.</p>
<p>Biraz geniş açıdan duruma bakarsak TÜİK kapsamına giren hiçbir veride bir sezon yılındaki toplam seyirci sayısı 8 milyonu bulmadı. 2012-13 sezonunda 6,2 milyon olan seyirci sayısı, 2015-16 sezonuna kadar 6 milyon seviyesinde dolaşırken, 2016-17 sezonunda ilk kez 7 milyon barajına ulaştı. Buradaki momentum 3 sezon boyunca korunarak 2018-19 sezonunda 7,8 milyon seyirci ile tüm zamanların rekoru kırıldı. Bu anlamlı yükselme 2019-20 sezonunda da muhtemelen devam edecekti, ta ki pandemi hayatlarımıza dahil olana kadar. Covid-19 hayatlarımıza girdiği gün itibarıyla ilk olarak tiyatro ve gösteri sanatlarını etkilendi, o dönem yazdığım bir yazıda şöyle demiştim:</p>
<p><em>“Türkiye’de ilk koronavirüs (COVID-19) tanısının konulduğu 11 Mart 2020 tarihinden çok kısa bir süre geçti. Önemli ve kritik kararlar alındı, okullar tatil edildi ve başta belediyeler olmak üzere birçok kamu kurumuna ait etkinlikler art arda tedbir amaçlı olarak iptal edildi.</em></p>
<p><em>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bugün itibarıyla Nisan 2020 sonuna kadar yapılacak olan tüm etkinliklerin toplum sağlığı açısından tehdit oluşturmaması adına ertelendiği duyuruldu. Bu açıklama domino etkisi yaratarak özel sahnelerin iptal duyuruları ile devam etti</em>.”</p>
<p>Tamamen o günleri konuşmak ve belki de zihnimizden sildiğimiz anları yeniden canlandırmak niyetinde değilim. Ancak bu dönemeç aramızdan birçok tiyatronun ayrılışına sebep oldu, arka arkaya tiyatrolar kapandı ve birçok tiyatro kendinde devam etme gücü bulamadı. Pamuk ipliğine bağlı hayatta kalma mücadelesi ne yazık ki yüzlerce tiyatronun sonu oldu. 2018-19 sezonundaki toplam tiyatro salonu sayısı 901’ken, 2019-20 sezonunda 720’ye, 2020-21’de ise 400’e kadar geriledi. Tam bu noktada bir dirilme yaşayan tiyatrolar 2021-22 sezonunda 817 tiyatro salonuna kavuştu<sup>2</sup>. Buraya kadar olan kısımda 2019’dan 2022’ye kadar olan süreci özetledik.</p>
<figure id="attachment_131735" aria-describedby="caption-attachment-131735" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-large wp-image-131735" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2024/03/243470fgsdl-1024x741.jpg" alt="At the theatre - Norbert Goeneutte" width="1024" height="741" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/03/243470fgsdl-1024x741.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/03/243470fgsdl-300x217.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/03/243470fgsdl-768x556.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/03/243470fgsdl-1536x1111.jpg 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/03/243470fgsdl-250x181.jpg 250w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/03/243470fgsdl-800x579.jpg 800w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/03/243470fgsdl.jpg 1800w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-131735" class="wp-caption-text">Norbert Goeneutte &#8211; At the theatre (1879)</figcaption></figure>
<h4><strong>2023 yılı tiyatrolar için nasıl geçti?</strong></h4>
<p>2023 yılı, biz Ankaralıların 13 gün önceden biletlerin satışa sunulmasını beklediği, tiyatro bileti bulmak için koşturduğu ve pandemi döneminin ölü toprağını attığı bir yıldı. Yazının başında bahsettiğim baz etkisi -ya da bu kez şöyle diyelim- kavuşma etkisi yaşandı ve insanlar tiyatro özlemini biraz olsun giderdi. Seyirci ile tiyatro salonları arasındaki sinerji gelişti ve bu da genel olarak tiyatrolara iyi geldi. Yeni sahneler kuruldu, yeni topluluklar oluştu, üretim iştahı arttı. Pandemi dönemindeki oyun var mıdır sorusunun yerini acaba yer bulabilir miyim sorusu aldı.</p>
<p>Seyirci yine bu dönemde hareketlenmeye başladı. <em>Entel Ankara</em><sup>3</sup> podcast serisinden tanıdığımız Serhat Kınalı, Fuaye Ankara<sup>4</sup> adında bir topluluk kurdu. Bu toplulukla birlikte Ankaralı seyircilerin oyunlara birlikte gittiği, oyun sonrası oyuncular ve oyun ekibi ile söyleşi gerçekleştirdiği bir seriye başladı. Buradan güzel tanışıklıklar, güzel tesadüfler ortaya çıktı. Örneğin daha önce Aralık Sahne<sup>5</sup>’ye hiç uğramamış bir seyirci Fuaye Ankara ile Aralık Sahne’yi keşfetti. Seyircinin tüketim alışkanlıkları içinde eskiden olan ancak bugün unutulan fuaye etkinlikleri Serhat’ın çabası ile yeniden hareketlendi ve ciddi bir ihtiyacı karşıladığından hızla büyüdü. Benim bu kadar çabaya enerjim olmadığından seyirci olarak yanlarında yer almam dahi bana iyi geldi, zira bir ay içinde 10 oyuna gitmek tekil bir motivasyonla mümkün değildi, Fuaye Ankara sayesinde birçok farklı oyuna temas etme şansı buldum.</p>
<p>İçerik üreticileri tarafında pek çok kişi tiyatro deneyimini farklı kanallar aracılığıyla paylaşmaya başladı. Instagram üzerinden uzun metinlerle paylaşılan tiyatro deneyimleri kendine yeni mecralar edindi mi bilmiyorum ama yazmak isteyen bir şekilde yazdı.</p>
<h4><strong>Tiyatroların penceresinden manzara</strong></h4>
<p>Tiyatrolar 2023 yılını artan seyirci sayısı ile en azından nefes alarak geçirdiler. Ödenekli tiyatroların bilet fiyatları ile rekabet edemeyen özel tiyatrolar, Ankara gibi Devlet Tiyatroları’nın yoğunlukta olduğu bir yerde fiyatlama açısından oldukça zorlandı. Bazı oyunlar İstanbul’dan turneye geldiğinde bilet fiyatlarının yüksek olması ve belki de MEB Şura Salonu<sup>6</sup>’nun çok da sevilmemesinden dolayı zarar etmek zorunda kaldı.</p>
<p>Belki alışkanlıktan belki üst üste gelen şeylerin birikiminden dirençli olmayı öğrenen tiyatrolar, tünelin ucunda ışık görüyorlar mı bilmem. Her şeyin herkes için zor olduğu bir dönemde onların da işinin kolay olduğunu düşünmüyorum. Sadece bir adım öncesine daha yakın görünüyoruz.</p>
<p>Neyse kötümser kapatmayalım, tiyatro her koşulda kendine alan bulmuş, en derin sancılardan dahi çıkmış bir sanat olarak iyi ki var. Sahne üzerinde farklı duyguları paylaşmak, farklı yolları görmek iyi ki mümkün. Boy aynası olarak gördüğüm tiyatro iyi ki her şeye rağmen yoluna devam ediyor.</p>
<p>Bir metin üzerine inşa edilen ve her yaratımda farklı olan tiyatro sanatını icra eden ve bu alanda emek harcayan herkesin ve elbette seyircilerin 27 Mart Dünya Tiyatro Günü kutlu olsun!</p>
<h4>Kaynaklar ve bağlantılar</h4>
<p>[1] <a href="https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Cinema-and-Performing-Arts-Statistics-2022-49695#:~:text=Tiyatro%20seyirci%20say%C4%B1s%C4%B1%202021%2F'22,say%C4%B1s%C4%B1%20%624%2C8%20artt%C4%B1.">TÜİK Verileri</a><br />
[2] <a href="https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Cinema-and-Performing-Arts-Statistics-2022-49695#:~:text=Tiyatro%20seyirci%20say%C4%B1s%C4%B1%202021%2F'22,say%C4%B1s%C4%B1%20%624%2C8%20artt%C4%B1.">TÜİK Sinema ve Gösteri Sanatları İstatistikleri</a><br />
[3] <a href="https://open.spotify.com/show/1GLZElthHvSHTjelq4AS8U?si=93c1c696198347ba">Entel Ankara</a><br />
[4] <a href="https://www.fuayeankara.com/">Fuaye Ankara</a><br />
[5] <a href="https://www.instagram.com/araliksahne">Aralık Sahne</a><br />
[6] <a href="https://dhgm.meb.gov.tr/Birimler/SuraSalonu.html">MEB Şura Salonu</a></p>
<p><a href="https://lavarla.com/sadece-bir-adim-oncesine-daha-yakin-gorunuyoruz-tiyatro/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Sadece bir adım öncesine daha yakın görünüyoruz&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/sadece-bir-adim-oncesine-daha-yakin-gorunuyoruz-tiyatro/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devlet Tiyatrolarında Kapalı Gişe: Lüküs Hayat</title>
		<link>https://lavarla.com/devlet-tiyatrolarinda-kapali-gise-lukus-hayat/</link>
					<comments>https://lavarla.com/devlet-tiyatrolarinda-kapali-gise-lukus-hayat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şehrisevenler]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jan 2020 07:44:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pusula]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Devlet Tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Reşit Rey]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem Reşit Rey]]></category>
		<category><![CDATA[Müzikal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=41211</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Müzikal denince yediden yetmişe herkesin dilinde aynı şarkı: Lüküs hayat, lüküs hayat Bak keyfine yan gel de yat. Ne güzel şey, Oh ne rahat! Yoktur eşin lüküs hayat. Ankaralı tiyatroseverler olarak Ekrem Reşit Rey’in yazdığı, Cemal Reşit Rey’in ise müziklerini yaptığı, Türk tiyatrosunun kilometre taşlarından biri olarak kabul edilen Lüküs Hayat adlı oyunu devlet tiyatroları [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/devlet-tiyatrolarinda-kapali-gise-lukus-hayat/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Devlet Tiyatrolarında Kapalı Gişe: Lüküs Hayat&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Müzikal denince yediden yetmişe herkesin dilinde aynı şarkı:<br />
Lüküs hayat, lüküs hayat<br />
Bak keyfine yan gel de yat.<br />
Ne güzel şey,<br />
Oh ne rahat!<br />
Yoktur eşin lüküs hayat.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankaralı tiyatroseverler olarak Ekrem Reşit Rey’in yazdığı, Cemal Reşit Rey’in ise müziklerini yaptığı, Türk tiyatrosunun kilometre taşlarından biri olarak kabul edilen <u>Lüküs Hayat</u> adlı oyunu devlet tiyatroları sahnesinde ilk kez izlemenin heyecanını yaşıyoruz. Müzikale hasret geçen birkaç sezondan sonra böylesi bir oyunla izleyicilerin gönlünde taht kuran Devlet Tiyatroları, aynı zamanda bilet savaşlarını da beraberinde getirdi zira gişede en fazla dört bilet sınırlaması getirilen oyun için saatler öncesinden sıraya giriliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Yaklaşık üç saat süren ve 1933’te kaleme alınmış oyun, cumhuriyetin ilanıyla hız kazanan batılılaşma hareketini benimsemiş görünen ancak bu benimseyişi bir taklitten öteye götürememiş küçük bir zümrenin başından geçen yanlış anlaşılmalarla bezeli olayları anlatmakta. Köşkün hizmetçisi Şadiye ve bahçıvanı Memiş ile açılıyor perde. Evin iki çalışanı, iki sevgili, gelişen olaylara hem doğrudan hem de dolaylı olarak yön veren kişilerdir aynı zamanda. Köşkün sahipleri Ruhi ve Belkıs’ın ise gösteriş ve şaşaa dolu hayatı aslında göründüğü gibi değildir ve verdikleri balolar için dahi borçlanma yoluna giderler. Batılı tarzda yaşamak kolay değildir, giderler çoktur. Giderler arttıkça borçlar da artmaktadır. Bir çıkış yolu için Belkıs’ın Mısır’dan gelen akrabası zengin dul Atıfet ve onun maiyetini beklemektedirler. Şadiye’nin ağabeyi Rıza, maskeli baloyu fırsat bilip yanına Fıstık’ı da katarak Atıfet’in mücevherlerini çalmak için köşke gelir ve kendisini bir anda Zonguldaklı Rıza Bey olarak bulur. Kaçanların kovalandığı, kovalayanların kimliklerini değiştirdiği, şarkılarının her birinde başka bir gönderme bulunan oyun, hafızalardan uzun süre silineceğe benzemiyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-41214 " src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2020/01/lüküs-hayat-2-min.jpg" alt="Lüküs Hayat" width="760" height="502" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2020/01/lüküs-hayat-2-min.jpg 631w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2020/01/lüküs-hayat-2-min-300x198.jpg 300w" sizes="(max-width: 760px) 100vw, 760px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Hemen her yerde karşımıza çıkan, gösteriş için elinde olmayan kaynakları kullanarak daha modern bir görünüm içerisine giren günümüz insanını, 85 yılı geride bırakmış bir oyunda bir kez de tiyatro sahnesinde izliyoruz. Hâlâ batılılaşmayı yanlış anlayan bu zümrenin aramızda olması oyunun güncelliğini yitirmediğinin de bir göstergesi oluyor aynı zamanda.</p>
<p style="text-align: justify;">Murat Atak rejisörlüğünde sahneye konan oyunda Rengin Samurçay, Levent Çelmen, Şahap Sayılgan gibi usta oyuncuların eşsiz performansına 20 kişilik orkestra eşlik ediyor. Sertel Çetiner’in tasarladığı işlevsel dekor, sahne geçişlerini oldukça kolay bir hale getirmiş. Alaturka bir güruhun alafranga tarz kıyafetlerini ince ayrıntılarıyla bizlerle buluşturan ise geçen sezon Siyahlı Kadın, Kış Masalı, Tahtsız Kraliçe gibi oyunlarında kostüm tasarımcılığını yapmış olan İnci Kangal Özgür. Işık tasarımı ise <a href="http://www.devtiyatro.gov.tr/DevletTiyatro/bolgeler/1">Devlet Tiyatroları</a>nın usta ismi Zeynel Işık’a ait.</p>
<p style="text-align: justify;">Bilet bulmak için alarmların kurulduğu, sezonun en başarılı oyunlarından <u>Lüküs Hayat</u> kesinlikle izlenmeye değer.</p>
<hr />
<p style="text-align: justify;">Tiyatrodan bahis açılmışken: <a href="https://lavarla.com/ankara-dt-kapali-gise-oyunlari-i-12-ofkeli/">Ankara DT Kapalı Gişe Oyunları I: 12 Öfkeli</a></p>
<p><a href="https://lavarla.com/devlet-tiyatrolarinda-kapali-gise-lukus-hayat/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Devlet Tiyatrolarında Kapalı Gişe: Lüküs Hayat&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/devlet-tiyatrolarinda-kapali-gise-lukus-hayat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gülmek İhtiyacı: Radyo-yu Hümayun</title>
		<link>https://lavarla.com/gulmek-ihtiyaci-radyo-yu-humayun/</link>
					<comments>https://lavarla.com/gulmek-ihtiyaci-radyo-yu-humayun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[NN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jan 2018 08:25:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pusula]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Devlet Tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[İlham Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Tolga Tekin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=21340</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Birçoklarımız gün doğmadan çıkıyor evden, akşam da ancak ortalık karanlıkladıktan sonra dönüyor. Malum iş güç var, okul var. Kış ayları, geceler uzun, saatleri geri almamak konusunda ısrarcılar var. Mesai çıkışı buluşmaları, pazar uykuları, hafta sonu sözleri derken kendimize vakit ayıramıyoruz çoğunlukla. Koştur koştur, gün ışığı tenimize değmeden, somurtarak ya da resmi gülümsemelerle geçiştiriyoruz haftaları. Sahi [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/gulmek-ihtiyaci-radyo-yu-humayun/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Gülmek İhtiyacı: Radyo-yu Hümayun&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Birçoklarımız gün doğmadan çıkıyor evden, akşam da ancak ortalık karanlıkladıktan sonra dönüyor. Malum iş güç var, okul var. Kış ayları, geceler uzun, saatleri geri almamak konusunda ısrarcılar var. Mesai çıkışı buluşmaları, pazar uykuları, hafta sonu sözleri derken kendimize vakit ayıramıyoruz çoğunlukla. Koştur koştur, gün ışığı tenimize değmeden, somurtarak ya da resmi gülümsemelerle geçiştiriyoruz haftaları. Sahi kaç ay olmuş, hiçbir şey anlamadık değil mi? Arta kalan zamanlar için ciddi kasvetli filmlere, ağır okumalara da cesaret edemiyoruz. Şimdi size iki saatlik bir öneri, sırtınızı geriye yaslayıp, doya doya gülüp eğlenmek, en önemlisi dinlenmek için: Radyo-yu Hümayun.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara DT&#8217;nin prömiyeri 28 Aralık&#8217;ta yapılan oyununda, metin Özlem Lale&#8217;ye ait, reji İlham Yazar&#8217;a emanet. Oyuncu kadrosu ışıl ışıl: Serdar Karaokay, Tolga Tekin, Şirin Giobbi, Ahmet Burak Bacınoğlu, Feray Darıcı ve dahası. Üçüncü zil çalmadan orkestra müziğe başlıyor, dekorun yukarısında yer alan çerçevelerde II. Meşrutiyet dönemi İstanbul&#8217;u bizi selamlıyor. Türk Sanat Musikisi ile beraber yavaş yavaş havaya giriyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Kurgunun dışına çıkan iki kadın karakterimiz var, üstkurmacanın bazen nazende bazen cazgır iki figürü. Başlangıçta, böyle giriş mi olur diyerek müdahalede bulunuyor, yer yer sufle veriyor, seyirciyle konuşuyor, oyuncularla alay ediyor, dekorların yerini değiştirirken birbirlerine cevap yetiştiriyorlar. Daha ilk sahneden, güldürünün hazzına ereceğinizi hissediyorsunuz.</p>
<figure id="attachment_21346" aria-describedby="caption-attachment-21346" style="width: 725px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="wp-image-21346" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/01/lavarla-radyo-yu-hümayun-dt.3.png" alt="" width="725" height="485" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/01/lavarla-radyo-yu-hümayun-dt.3.png 650w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/01/lavarla-radyo-yu-hümayun-dt.3-300x201.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/01/lavarla-radyo-yu-hümayun-dt.3-628x420.png 628w" sizes="(max-width: 725px) 100vw, 725px" /><figcaption id="caption-attachment-21346" class="wp-caption-text">Hayri karakterini, Ahmet Burak Bacınoğlu üstleniyor.</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Hayri tiplemesinin kendisi, kız kardeşiyle olan ilişkisi, erkeklik vurgusunun gülünç kalması, üstüne bir de aptal aşık olması onu merkeze alıyor. Özellik içermeyen cümlelerinde bile, sadece konuşmasına dahi gülüyorsunuz. Hayri&#8217;nin aksine kız kardeşi Hayrunnisa, güzelliği ve zekasıyla ön planda, aile içerisinde baskın konumdadır. Evin kaç yıllık kalfası da onu desteklemektedir. Hayri, sultan hanımlardan birine aşık olması sebebi ile giriştiği bir kavgadan sonra işinden olur. İki kadın Hayri&#8217;yi bir güzel pataklar, paylar sonra kara kara düşünmeye başlarlar.  Babadan kalan mal mülk satıla satıla kuş kadar kalmıştır, tek çare, Hayrunnisa&#8217;nın gün aşırı kapı aşındıran kısmetleridir. Taliplerinden biri de ud hocası Mehmet Bey&#8217;dir, Hayrunnisa konuyu Mehmet Bey&#8217;e açtığında, ikiz yumurta kardeşi Kenan&#8217;ın radyo adında bir icadı olduğunu, sermaya bulurlarsa bundan gelir elde edileceklerini ileri sürer. Cümbüş de o sıra kopar. Beşliden üç erkeğin hayali: &#8220;Radyo-yu Hümayun kurulunca belki başına beni geçirir padişah, paşa yapar.&#8221;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-21345 " src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/01/lavarla-radyo-yu-hümayun-dt.2..png" alt="" width="709" height="475" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/01/lavarla-radyo-yu-hümayun-dt.2..png 650w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/01/lavarla-radyo-yu-hümayun-dt.2.-300x201.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/01/lavarla-radyo-yu-hümayun-dt.2.-628x420.png 628w" sizes="(max-width: 709px) 100vw, 709px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Tolga Tekin&#8217;i en son yıllar önce Yastık Adam&#8217;da seyretmiştim. Genelde oyunlar hakkında tek bir şey okumadan gitmeye özen gösterdiğim için sesini duymak şaşırttığı kadar gülümsetti. Her bir oyuncu rolünün hakkını fazlasıyla verdiği, yeteneklerini ziyadesiyle ortaya koyduğundan Tekin&#8217;in performansı ayrıca parlamıyor ama onu özlediğimiz bir gerçek.</p>
<figure id="attachment_21347" aria-describedby="caption-attachment-21347" style="width: 706px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-21347" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/01/lavarla-radyo-yu-hümayun-dt.4.png" alt="" width="706" height="473" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/01/lavarla-radyo-yu-hümayun-dt.4.png 650w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/01/lavarla-radyo-yu-hümayun-dt.4-300x201.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/01/lavarla-radyo-yu-hümayun-dt.4-628x420.png 628w" sizes="(max-width: 706px) 100vw, 706px" /><figcaption id="caption-attachment-21347" class="wp-caption-text">Kız Moşe (solda), kendisi pek nazik bir tefeci</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Radyo-yu Hümayun tanıdık ve absürt tiplemeleri, orkestrası, ince ince dokundurmalarıyla göz dolduruyor. Kusur adına tek bir parantez açamıyorsunuz. Kahkahalar atarken, gülmeyi unutan yüzünüzde bazı kasların yeniden çalıştığını hissediyorsunuz. İhmal etmeyin, gidin, doyasıya gülün, eğlenin.</p>
<hr />
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.devtiyatro.gov.tr/programlar-sehirler-ankara-detay-radyo-yu-humayun.html">Görsel ve detaylar</a></p>
<p><a href="http://parlakjurnal.com/radyo-yu-humayun-oyun-incelemesi-ankara-devlet-tiyatrosu/">Kapak Görseli</a></p>
<p><a href="https://lavarla.com/gulmek-ihtiyaci-radyo-yu-humayun/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Gülmek İhtiyacı: Radyo-yu Hümayun&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/gulmek-ihtiyaci-radyo-yu-humayun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
