<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cemal Süreya arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/etiket/cemal-sureya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/etiket/cemal-sureya/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Jun 2021 11:25:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>Cemal Süreya arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<link>https://lavarla.com/etiket/cemal-sureya/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dostluğun Harman Olduğu Şehir: Ankara</title>
		<link>https://lavarla.com/dostlugun-harman-oldugu-sehir-ankara/</link>
					<comments>https://lavarla.com/dostlugun-harman-oldugu-sehir-ankara/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Duygu Seyman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Sep 2019 07:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Benim Şiirim]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Dostlukları]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Süreya]]></category>
		<category><![CDATA[Haydar Ergülen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=34462</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Der Süreya, Oteller Hanlar Hamamlar için Sürekli Şiir&#8217;de: İnsan Ankara’da kendine, içine, insana bakar, ondan herhalde. Her Ankaralının mütemadiyen maruz kaldığı bir klişe vardır. Çoğunlukla İzmirli ve İstanbullular tarafından sarf edilir, cümlenin devamını okumanıza gerek yok gerçi ama yazının anlam bütünlüğü bozulmasın: “Ankara mı? Denizi bile olmayan şehrin nesini seviyorsun ki?&#8221; Sevgili Ankaralı dostlarım, öncelikle [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/dostlugun-harman-oldugu-sehir-ankara/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Dostluğun Harman Olduğu Şehir: Ankara&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Der <a href="https://lavarla.com/cemal-sureya-ile-yururuz-baskentin-sokaklarinda/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Süreya</a>, <em>Oteller Hanlar Hamamlar için Sürekli Şiir&#8217;</em>de:<br />
<em>İnsan Ankara’da kendine, içine, insana bakar, ondan herhalde.</em></p>
<p style="text-align: justify;">Her Ankaralının mütemadiyen maruz kaldığı bir klişe vardır. Çoğunlukla İzmirli ve İstanbullular tarafından sarf edilir, cümlenin devamını okumanıza gerek yok gerçi ama yazının anlam bütünlüğü bozulmasın: “Ankara mı? Denizi bile olmayan şehrin nesini seviyorsun ki?&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Sevgili Ankaralı dostlarım, öncelikle belirtmeliyim ki İstanbul’da her gün metrobüse türlü taktiklerle kendini atabilme uğraşıyla geçirilen bir haftanın ardından, hafta sonu bir üç saatini de Boğaz&#8217;a ulaşabilme uğruna feda eden, 12 TL verdiği ajda bardakta çayla, kapağını açma tenezzülünde bulunmadığı Oğuz Atay’ın <em>Tutunamayanlar</em>’ını Boğaz manzarasını arkasına koyup Instagram’da paylaşan birisinin Ankara sevdalısı olmasını zaten bekleyemezsiniz. Ankara’nın ruhuna dokunmak için bir insanın “-mış” gibi yapmaktan çok daha fazlasına ihtiyacı vardır. Çünkü Ankara’da dostlarının her biri denizdir ve kişinin öncelikle o derin sularda yüzmeyi öğrenmesi gereklidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dostluğun harman olduğu, o harmanın giderek bereketlendiği şehirdir Ankara. Ankara’da buluşmaların gözde adresi, Karanfil’in emektar kitabevinin ismi bile “Dost&#8221;tur. Ankara, dostunla daha hızlı buluşabilmek adına, semt isimlerini kısalttıran şehirdir. Doğalgaz zamları arttıkça, Cebeci&#8217;de, Esat&#8217;ta, Dışkapı&#8217;da bir hanede çay eşliğinde artan nefeslerdir. Ankara’nın dik yokuşlarını birlikte çıkarken, &#8220;Benim nefesim kesildi, biraz da sen konuş,&#8221; dediğin dostundur. Ankara onu sevmek isteyen herkese kucak açar. Ankara’da buluştuğun mekânın değil, o mekânda kimle olduğunun bir önemi vardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara’da aşk acısı çeken herkesin, başını omzuna koyup ağlayacak bir dostu, dertleşip efkar dağıtacak bir meyhanesi vardır. Ankara’yı koynuna alıp şehri terk eden her kişinin bir gün dönüp sarılacağı bir dostu vardır Ankara&#8217;da. Otobüs de kullansa metroya da binse bir şekilde Kızılay’a varacağını kabullenmiştir Ankaralı ve mevzu derin olduğunda Karanfil’in liseli bebelere hitap eden, modernize edilmiş pavyonu andıran rüküş kafelerine bile gitmekten çekinmez.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara’da uzun sessizlik sonrası muhabbeti açmak için çok fazla konu vardır. “Melih Gökçek’in belediye başkanlığı yaptığı Ankara&#8221;, &#8220;Protokol Konvoyu’nun trafiği felç etmesi&#8221;, &#8220;Atatürk Orman Çiftliği&#8221; ve &#8220;Bu yaz su sıkıntı çeker miyiz, barajlar suyla doldu mu?” muhabbetleri ile bütün Ankaralılar ilk konuşmalarında aradıkları samimiyeti yakalar. Bunun yanı sıra takım elbisesine rozeti iliştirilmiş Mülkiyeliler, Bilkentliler, &#8220;Hocam burdan bi’ ODTÜ&#8221;cüler,  &#8220;Cebeci’den şurası iki dakikacı&#8221;lar, &#8220;ah evet canım ben de TEDliyim&#8221;ciler kendi aralarında oluşturdukları gruplarda uzun zamanlı dostluklar yakalarlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Her kim olursanız olun, Ankara’yı sevin veya sevmeyin, buraya okumaya ya çalışmaya gelmiş ya da baba evine dönmüş olun, siz istediğiniz müddetçe Ankara size bir kucak, bir dost olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">En derin dostluklarını Ankara’da edinmiş dostlara ve biricik dostum Hamdi’ye…</p>
<p style="text-align: justify;">Son olarak Haydar Ergülen’den mis kokulu dizeler:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>“Ankara: Benim şiirim,<br />
İstanbul: Herkesin şiiri.”</em></p>
<p><a href="https://lavarla.com/dostlugun-harman-oldugu-sehir-ankara/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Dostluğun Harman Olduğu Şehir: Ankara&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/dostlugun-harman-oldugu-sehir-ankara/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bi&#8217; Şiir Okudum, Ankara&#8217;yı Düşündüm</title>
		<link>https://lavarla.com/bi-siir-okudum-ankarayi-dusundum/</link>
					<comments>https://lavarla.com/bi-siir-okudum-ankarayi-dusundum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Müge Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Sep 2016 08:11:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Süreya]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Altıok]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Veli Kanık]]></category>
		<category><![CDATA[Rakı ve Ankara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://lavarla.com/?p=5546</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>&#8221;Bende tarçın sende ıhlamur kokusu,  Yürürüz başkentin sokaklarında.&#8221;  Ulus&#8217;ta bir meyhane var. Bu meyhane ayın belli günlerinde; kendi hikayelerini kendi mısralarıyla taşıyan şiir insanlarını ağırlar. Her biri farklı bir yoldan gelir. Eli cebinde yürüyerek gelen de var, cebinde son kalan üç beş kuruşla şehrin arabalarını kullananlar da. Eminim vardır bisikletine bile atlayan. Meyhanenin eski kovboy [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/bi-siir-okudum-ankarayi-dusundum/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Bi&#8217; Şiir Okudum, Ankara&#8217;yı Düşündüm&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><em><br />
</em></strong><em>&#8221;Bende tarçın sende ıhlamur kokusu, </em><em><br />
Yürürüz başkentin sokaklarında.&#8221; </em></p>
<p style="text-align: justify;">Ulus&#8217;ta bir meyhane var. Bu meyhane ayın belli günlerinde; kendi hikayelerini kendi mısralarıyla taşıyan şiir insanlarını ağırlar. Her biri farklı bir yoldan gelir. Eli cebinde yürüyerek gelen de var, cebinde son kalan üç beş kuruşla şehrin arabalarını kullananlar da. Eminim vardır bisikletine bile atlayan. Meyhanenin eski kovboy kapılarını andıran girişiyle karşılaşırlar, sakin bir adım atarlar, kısık gözleriyle &#8221;her zamanki&#8221; masasına, her zamanki adımlarıyla yaklaşırlar. Üç Nal Meyhanesi, satırlarını ceplerinde taşıyan insanlara kapılarını açmıştır.<br />
<span id="more-5546"></span><br />
Önce bir adam gelir, üstü başı sigara kokmuştur. İsteksiz ve kendine has tavrıyla el sallar en yakınındaki garsona. Garson yaklaşır, kimin el salladığını fark etmiştir. Yanına bile gitmeden sakin bir kafa hareketiyle &#8221;Peki efendim.&#8221; deyip arkaya koşmuştur bile. Masayı nasıl donatması gerektiğini bilir. Garsonu bekleyen Orhan Veli, aslında garsonu bekleyemez. Veresiye defterini kabartmıştır belki ona dertlenir. Bir sigara yakar. Sallanan kapılardan Melih Cevdet Anday belirir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara, hep şu anki gibidir aslında. Tarif edilemeyen, nedeni belli olmayan bir burukluk verir. Kimse en güzel dizelerini Ankara&#8217;da yazmamıştır ya da en güzel dizelerini Ankara&#8217;ya yazmamıştır muhtemelen. Ankara realisttir, hiç kimseye böyle bir şey de vadetmez zaten. Ankara sadece sarılır, bağrına basar, korur kollar. Üç Nal Meyhanesi de Ankara&#8217;nın; Orhan Veli&#8217;yi, Cahit Sıtkı&#8217;yı, Melih Cevdet Anday&#8217;ı, Sabahattin Eyüboğlu&#8217;nu ve daha bir sürü şairi kucaklayış yollarından biridir.</p>
<p style="text-align: justify;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-5548 aligncenter" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/09/3-nal-lokantası_lavarla.jpg" alt="3-nal-lokantasi_lavarla" width="677" height="370" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/09/3-nal-lokantası_lavarla.jpg 600w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/09/3-nal-lokantası_lavarla-300x164.jpg 300w" sizes="(max-width: 677px) 100vw, 677px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Üç Nal Meyhanesi&#8217;ni Orhan Veli Kanık&#8217;ın Ankara Lisesi&#8217;nden olan arkadaşı Şinasi Baray açmış. Kanık bu şehre, babasının tayini sebebiyle gelmiş. Hiç bilmeden Üç Nal&#8217;ın Üç Nal olmasını sağlamış aslında. Belki sayesinde Ankara&#8217;dan şairler geçmiş, Cemal Süreya bir roman okuyup Ankara&#8217;yı düşünmüş.</p>
<figure id="attachment_5547" aria-describedby="caption-attachment-5547" style="width: 673px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="wp-image-5547" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/09/şinasi-baray-üç-nal_lavarla.jpg" alt="sinasi-baray-uc-nal_lavarla" width="673" height="404" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/09/şinasi-baray-üç-nal_lavarla.jpg 400w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/09/şinasi-baray-üç-nal_lavarla-300x180.jpg 300w" sizes="(max-width: 673px) 100vw, 673px" /><figcaption id="caption-attachment-5547" class="wp-caption-text">3 Nal Lokantası, Şinasi Baray (sağda)</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Lokantanın müdavimi Orhan Veli Kanık, Üç Nal&#8217;a Ankara sayesinde, hatta Ankara&#8217;ya da 3 Nal sayesinde bağlanmıştır. Lokanta tuvaletinin bir abajurunun üzerinde, Refik Halit&#8217;in <em>Bir Avuç Saçma</em> adlı eserinden ufak bir parça yazılı olduğunu, aslında Şinasi Baray&#8217;ın bundan hoşnut olmadığını söylemiş. Fakat kendisi bundan memnun; Ankara&#8217;nın en ufak köşesine bile içten bir edebiyatın sızması ve insanların bu sebeple bile olsa orada bulunması, Orhan Veli&#8217;yi hep mutlu etmiştir.</p>
<figure id="attachment_5551" aria-describedby="caption-attachment-5551" style="width: 704px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="wp-image-5551" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/09/orhan-veli-şinasi-baray-oktay-rıfat-melih-cevdet-anday-ankara_lavarla.jpg" alt="orhan-veli-sinasi-baray-oktay-rifat-melih-cevdet-anday-ankara_lavarla" width="704" height="422" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/09/orhan-veli-şinasi-baray-oktay-rıfat-melih-cevdet-anday-ankara_lavarla.jpg 400w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/09/orhan-veli-şinasi-baray-oktay-rıfat-melih-cevdet-anday-ankara_lavarla-300x180.jpg 300w" sizes="(max-width: 704px) 100vw, 704px" /><figcaption id="caption-attachment-5551" class="wp-caption-text">Soldan sağa: Orhan Veli, Şinasi Baray, Refik Halit, Melih Cevdet Anday</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Kürdün Meyhanesi de, şu anda yerini bambaşka şeylere bırakmış, vaktin değerli insanlarını misafir etmiş mekanlardan bir tanesi.  Üzerinde bulunduğu Posta Caddesi bir sürü meyhaneyi bir arada toplamış;  yalnızca şairlerin değil, memurların, sivil polislerin, farklı kesimlerden birçok insanın uğrak yeri olan mekanları barındırmıştı içinde. Zaman geçtikçe ve şehrin merkezi Ulus&#8217;tan Yenişehir&#8217;e doğru kaymaya başladıkça bu meyhane de müşterilerini kaybetmeye başlamış. Kürt Mehmet&#8217;in açtığı bu meyhanenin asıl ismiyse Yeni Hayat Lokantası. Fakat zaman içinde, meyhanenin müdavimi insanlar tarafından sahibiyle o kadar özdeşleştirilmiş ki, Kürdün Meyhanesi ismini almış. Gelen misafir kim olursa olsun, meyhanenin en korkulan iki garsonu o isimlere servis yaparken biraz zorluk çıkarıyormuş. Bu da meyhanenin yüz güldüren anılarından biri.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara&#8217;nın meşhurlarından olan Tavukçu Lokantası da, Cemal Süreya&#8217;nın en sık uğradığı noktalardan biri olmuştur. Yeniden hizmet vermek için kolları sıvamışlar, yakın bir zamanda nostaljik Tavukçu&#8217;ya kavuşmak mümkün. Bu belki Cemal Süreya&#8217;yla empati yapma fırsatı vermez. Eski olan her şey her zaman mutlaka daha keyiflidir, daha el değmemiş ve özgündür elbet ama, <a href="https://netreklam.net/mekanlar-ve-hikayeler-viii-tavukcu-lokantasi-amy-winehouseu-kim-oldurdu/" target="_blank" rel="noopener">Tavukçu Lokantası</a>, Ankara&#8217;dan geçmiş şairlerin iz bıraktığı noktaların en canlısı olması yönüyle, çok değerlidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-5686 aligncenter" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/09/Ankara-Tavukçu-Lokantası_Lavarla.jpg" alt="ankara-tavukcu-lokantasi_lavarla" width="697" height="464" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/09/Ankara-Tavukçu-Lokantası_Lavarla.jpg 600w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/09/Ankara-Tavukçu-Lokantası_Lavarla-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 697px) 100vw, 697px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Ankara masasız sandalyesiz, koca bir meyhane olmuştur onlar için. Gittikleri mekanlar yazdıkları dizelerin şahidi olmuştur ama aslında en büyük şahit Ankara&#8217;dır tabi ki. Bu şairler bu meyhanelerden geçerken, Ankara&#8217;da izlerini bırakırken, Ankara da onlara iz bırakmış haliyle.</p>
<p style="text-align: justify;">Cemal Süreya ;<br />
<em>&#8221;Şair arkadaş</em><br />
<em> Bir derdin mi var,</em><br />
<em> Bir şeyler çıkarmak mı istiyorsun derdinden?</em><br />
<em> Ankara&#8217;ya gelmelisin&#8221; </em></p>
<p style="text-align: justify;">der bir şiirinde. Çünkü yine kendi deyimiyle Ankara onun için iyi kalpli bir üvey anadır. Sert ve otoriter yüzüne rağmen merhametle sahiplenmeyi seçtiği için yapmıştır belki de bu yakıştırmayı.</p>
<p style="text-align: justify;">İlhan Berk, Kavaklıdere&#8217;de Kıbrıs Sokağı&#8217;nda uzun süre oturmuştur. O yıllar Ziraat Bankası&#8217;nın basın yayın bürosunda çevirmendir kendisi. Ankara sokaklarını karış karış gezmiş, bazen Çıkrıkçılar Yokuşu&#8217;nda evlerin zillerini çalıp &#8221;Ünlü şair İlhan Berk burada mı oturuyor?&#8221; diye sormuştur mahalle sakinlerine.</p>
<p style="text-align: justify;">Turgut Uyar, &#8221;Sevgim Acıyor&#8221; dizelerini ithaf ettiği karısı Tomris Uyar&#8217;la Ankara&#8217;da tanışmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8221;Ölürsem senin toprağına gömülmek isterim Ankara&#8221; diyen Metin Altıok&#8217;a selam olsun. Bir şehre hissedilen sevgi ancak bu kadar güzel dile getirilir.</p>
<figure id="attachment_5550" aria-describedby="caption-attachment-5550" style="width: 700px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-5550" src="http://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/09/Metin-Altıok_Lavarla.jpg" alt="metin-altiok_lavarla" width="700" height="431" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/09/Metin-Altıok_Lavarla.jpg 600w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/09/Metin-Altıok_Lavarla-300x185.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2016/09/Metin-Altıok_Lavarla-356x220.jpg 356w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /><figcaption id="caption-attachment-5550" class="wp-caption-text">Metin Altıok, eşi Füsun Akatlı Altıok ve kızı Zeynep Altıok&#8217;la birlikte</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Ankara&#8217;nın siyasiliğinin tek sebebi tüm devlet büyüklerini ağırlaması değildir. Bu şehre hepsinden öte büyük bir başkaldırı sinmiştir. Ankara her zaman en büyük tepkileri vermiş, en kararlı haliyle karşı koymuştur. Şiirde başkaldırı da kendini Ahmed Arif&#8217;te bulmuştur. Bu sebepledir belki Ahmed Arif ve Ankara arasındaki aşk nefret ilişkisi. Yüreğinde Ankara&#8217;nın varlığını hissetmiş ve Karanfil Sokağı&#8217;nı yazmıştır. Kendi yöntemleriyle Ankara soğuğuna küfretmiştir belki. Ama yine de şehrini çok sevmiştir bir yandan :</p>
<p style="text-align: justify;"><em>&#8221;Döğüşenler de var bu havalarda</em><br />
<em> El, ayak buz kesmiş, yürek cehennem</em><br />
<em> Ümit, öfkeli ve mahzun</em><br />
<em> Ümit, sapına kadar namuslu</em><br />
<em> Dağlara çekilmiş</em><br />
<em> Kar altındadır.&#8221;</em></p>
<p style="text-align: justify;">Her veda gibi Ankara&#8217;ya veda da zordur. Ankara&#8217;ya veda etmenin de gayet zor olduğu, Ahmet Erhan&#8217;ın dizelerinde açık açık gösterir kendini.  Bir daha yeni bir Ankara bulamazsın, bu gri ve soğuk yüz aslında sırtını yasladığın koca bir duvarmış ve o duvarı arkandan bir anda çekmişler gibi:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>ayak basılmamış toprağım, dürülmüş göğüm;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> yüzü karanlık bir kalabalık,</em><br />
<em> parmak basma ve bastırma yetkim.</em><br />
<em> üstgeçitler kurup, altgeçitlerde titreyen devrimci ruhum.</em><br />
<em> devletimin gri yüzü, bu kadar&#8230;</em><br />
<em> bu kadarsa ayrılıklarla örülsün yünüm!</em><br />
<em> ankara, anakarası yaşamadım, diyebildiğim her şeyin</em><br />
<em> yine de hoşça kal şehrim, şehrim hoşça kal</em><br />
<em> sevgilin, oğlun, şairin&#8230; </em><em>Kaynakça:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://rakiveankara.com/?p=28">http://rakiveankara.com/?p=28</a><br />
</em><em><a href="http://yavuziscen.blogspot.com.tr/p/ankara-kent-yazlar-2.html">http://yavuziscen.blogspot.com.tr/p/ankara-kent-yazlar-2.html</a><br />
</em><em><a href="http://listelist.com/edebiyatcilarin-ugrak-yeri-mekanlar/">http://listelist.com/edebiyatcilarin-ugrak-yeri-mekanlar/</a><br />
</em><a href="http://www.birgun.net/haber-detay/ankara-edebiyati-yapmak-1-17279.html"><em>http://www.birgun.net/haber-detay/ankara-edebiyati-yapmak-1-17279.html</em></a></p>
<p><a href="https://lavarla.com/bi-siir-okudum-ankarayi-dusundum/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Bi&#8217; Şiir Okudum, Ankara&#8217;yı Düşündüm&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/bi-siir-okudum-ankarayi-dusundum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
