<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Metin Yurdanur arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/etiket/metin-yurdanur/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/etiket/metin-yurdanur/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 17 Apr 2026 09:09:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>Metin Yurdanur arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<link>https://lavarla.com/etiket/metin-yurdanur/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ankara’yı açık hava heykel müzesine çeviren isim: Metin Yurdanur</title>
		<link>https://lavarla.com/ankarayi-acik-hava-heykel-muzesine-ceviren-isim-metin-yurdanur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Turan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 09:09:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Eller Heykeli]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Anıtı]]></category>
		<category><![CDATA[kamusal heykel]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Yurdanur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=140522</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>ABB Miras’ın 13 Şubat 2025 tarihinde Erimtan Müzesi’nde gerçekleştirdiği Ozan Sağdıç etkinliğinde Metin Yurdanur’u dinledikten sonra, denk geleceğim ilk etkinliğine gideceğimi biliyordum. Yurdanur, Sağdıç için hazırladığı hediyeyi takdim ederken yaptığı konuşmasında, Ankara Garı’nın önündeki heykelden neden para almadığını kişisel tarihinden bir hikayeyle açıkladı. Anlatırken onun, dinlerken benim gözlerim doldu: “Bu parça, gar patlaması sonrası ABB [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/ankarayi-acik-hava-heykel-muzesine-ceviren-isim-metin-yurdanur/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Ankara’yı açık hava heykel müzesine çeviren isim: Metin Yurdanur&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABB Miras’ın 13 Şubat 2025 tarihinde Erimtan Müzesi’nde gerçekleştirdiği Ozan Sağdıç etkinliğinde Metin Yurdanur’u dinledikten sonra, denk geleceğim ilk etkinliğine gideceğimi biliyordum.</p>
<p>Yurdanur, Sağdıç için hazırladığı hediyeyi takdim ederken yaptığı konuşmasında, Ankara Garı’nın önündeki heykelden neden para almadığını kişisel tarihinden bir hikayeyle açıkladı. Anlatırken onun, dinlerken benim gözlerim doldu:</p>
<blockquote><p>“Bu parça, gar patlaması sonrası ABB Miras’ın talebi üzerine yaptığım anıt heykelden. Ondan para almadım. Şükrü amcamız 1917 yılında Filistin’de şehit düşmüş, Süleyman amcamız Çanakkale Savaşı’nda kaybolmuş, büyükbabam Bahri ise Sakarya muharebelerinde aklını yitirmiş. Büyük babaannemiz, devlet tarafından kendisine bağlanmak istenen maaşı, ‘Oğlum vatan için şehit oldu, onun için bir bedel istemiyorum’ diyerek reddetmiş.”</p></blockquote>
<figure id="attachment_140523" aria-describedby="caption-attachment-140523" style="width: 672px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-140523 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/04/metin-yurdanur-lavarla.jpg" alt="" width="672" height="895" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/04/metin-yurdanur-lavarla.jpg 672w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/04/metin-yurdanur-lavarla-225x300.jpg 225w" sizes="(max-width: 672px) 100vw, 672px" /><figcaption id="caption-attachment-140523" class="wp-caption-text">Heykeltıraş Metin Yurdanur, fotoğrafçı Ozan Sağdıç’a hediyesi olan anıt heykelle ilgili konuşurken (13 Şubat 2025 / Erimtan Müzesi -Ankara)</figcaption></figure>
<p>Bunun üzerine, ilkokulu bitiren babası, ailenin geçimini sağlamak için Eskişehir’e gitmiş ve Tatar ustaların yanında demir, çelik ve ahşap ustalığını öğrenmiş.</p>
<p>Nitekim, Kült Kavaklıdere’de 4 Nisan 2026’da Kavaklıderem Derneği tarafından gerçekleştirilen “1927’den Günümüze Heykelin Yolculuğu” başlıklı söyleşide, Yurdanur kendisini “Eskişehir’de Demirci Hafız Usta’nın oğluyum ben, 1951 doğumlu,” diyerek tanıttı. “Eskişehir Atatürk Lisesi’nde okudum, sonrasında gittiğim Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü bana yuva oldu. Köy Enstitüleri ve İsmail Hakkı Tonguç olmasaydı, ben bugün bir araba tamircisiydim.”</p>
<p>Üreten insan için beslenme saatinin 40 dakikalık bir teneffüsle sınırlı olmadığını kendisi de söyleşinin ilerleyen kısımlarında şöyle vurgulamış oldu:</p>
<blockquote><p> “1979 yılında Ankara Garı önüne yerleştirilen, Nasreddin Hoca&#8217;yı bir Hitit aslanı üzerinde betimleyen eserim, şehirdeki ilk sivil heykel olma özelliğini taşır. Ustalık eserim olduğu söyleniyor. Artık böyle heykeller yapmıyorum çünkü hava yok, su yok, doğa yok… Nerden besleneceğim?”</p></blockquote>
<figure id="attachment_140524" aria-describedby="caption-attachment-140524" style="width: 901px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="wp-image-140524 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/04/metin-y7urdanur-lavarla-2.jpg" alt="" width="901" height="935" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/04/metin-y7urdanur-lavarla-2.jpg 901w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/04/metin-y7urdanur-lavarla-2-289x300.jpg 289w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/04/metin-y7urdanur-lavarla-2-768x797.jpg 768w" sizes="(max-width: 901px) 100vw, 901px" /><figcaption id="caption-attachment-140524" class="wp-caption-text">Metin Yurdanur, Abdi İpekçi Parkı’nda yer alan <em>Eller</em> heykeli (1979) hakkında konuşurken yaşadığı şehirle kurduğu güçlü bağ hissediliyor: “Sıhhıye meydanına ‘el’ koydum. Oranın manevi hakkı bana ait.”  (4 Nisan 2026 &#8211; Kült Kavaklıdere)</figcaption></figure>
<h2>Çocukluk hiçbir yere gitmiyor</h2>
<p>Yurdanur’un heykeltıraşlığa giden yolu, çocukluk ve gençlik yıllarını geçirdiği üç bin yıllık Frigya, Roma ve Selçuklu uygarlıklarının kalıntıları arasında saklı.</p>
<p>“Sivrihisar üç bin yıllık bir kasaba. Antik Roma medeniyeti kalıntıları, bizim atölyenin yanındaki boş meydanda yığılı olarak dururdu. Onların üzerinde oyunlar oynardık.”</p>
<p>Sanatçının çocuklukla kurduğu bu bağ, bana Seattle’da Kasım 2024’te gezdiğim Chihuly Garden and Glass müzesini hatırlattı. Dale Chihuly’nin, yıllar sonra sanatçı olup büyük cam parçalarla uğraşırken yaptığı şeylerden biri de çocukluğundaki bahçe. (‘<em>The artist has said that memories of his mother’s garden serve as inspiration for these ‘gardens of glass’</em>.) Çocukluk, üzerinden onlarca yıl geçse de hiçbir yere gitmiyor.</p>
<h2>Metin Yurdanur Açık Hava Heykel Müzesi</h2>
<figure id="attachment_140525" aria-describedby="caption-attachment-140525" style="width: 681px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="wp-image-140525 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/04/metin-yurdanur-acik-hava-heykel-muzesi.jpg" alt="" width="681" height="907" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/04/metin-yurdanur-acik-hava-heykel-muzesi.jpg 681w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/04/metin-yurdanur-acik-hava-heykel-muzesi-225x300.jpg 225w" sizes="(max-width: 681px) 100vw, 681px" /><figcaption id="caption-attachment-140525" class="wp-caption-text">Sivrihisar Metin Yurdanur Açık Hava Müzesi (Eylül 2024-Eskişehir)</figcaption></figure>
<p>Sivrihisar bugün, işte o çocuğun yüz bin metrekarelik alana yayılan eserlerine, <a href="https://lavarla.com/metin-yurdanur-acik-hava-heykel-muzesi/" target="_blank" rel="noopener">Metin Yurdanur Açık Hava Heykel Müzesi</a>’ne ev sahipliği yapıyor. Müzeyi gezdiğinizde bu ülkenin sanatla bilimi kol kola tutan, ülkenin taşına toprağına işlemiş, izi silinmez kurucu ruhunu hatırlıyorsunuz. Yaşar Kemal, Dadaloğlu, 104 yaşında vefat eden son Çanakkale gazisi Gazi Hüseyin Kaçmaz, Rize için ağ çeken balıkçılar, sergilenenler heykellerden sadece birkaçı. Ankaralıların günübirlik de ziyaret edebileceği, insanoğlunun sahip olabileceği yeteneklere ve kültüre hayran bırakan bir yer burası.</p>
<p>Yurdanur’un heykellerini yerleştirirken gösterdiği özen de dikkat çekici. Dayanışma temalı heykel, müze alanının Ermeni Kilisesi’ne en yakın noktasında. Sanatçının, mekan ile anlam arasındaki ilişkiyi bilinçli bir şekilde kurduğu açık.</p>
<figure id="attachment_140526" aria-describedby="caption-attachment-140526" style="width: 226px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-140526 size-medium" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/04/metin-yurdanur-sivrihisar-226x300.jpg" alt="" width="226" height="300" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/04/metin-yurdanur-sivrihisar-226x300.jpg 226w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2026/04/metin-yurdanur-sivrihisar.jpg 730w" sizes="(max-width: 226px) 100vw, 226px" /><figcaption id="caption-attachment-140526" class="wp-caption-text">Dayanışma Heykeli (Eylül 2024 / Sivrihisar Metin Yurdanur Açık Hava Heykel Müzesi)</figcaption></figure>
<p>Benzer şekilde 4 Nisan 2026’da Kavaklıdere’deki söyleşisinde Yurdanur, <em>Su Perileri</em> heykelinin CerModern’deki mevcut yerinden duyduğu memnuniyetsizliği paylaştı. Yaşadığı şehri tanıyan, günümüzden haberdar bir yapısı var. Kızılay’da Yüksel Caddesi ile Konur Sokak kesişiminde yer alan ve bugüne kadar birçok protestonun buluşma yeri olmuş <em>İnsan Hakları Anıtı </em>için söyleşide gelen “En politize olmuş heykeliniz, İnsan Hakları heykeli mi?” sorusuna verdiği cevapta Yurdanur,  <em>Behzat Ç</em> dizisinde geçen bir Behzat Amir repliğini hatırlattı: “Siz n’apıyonuz la yine? Heykeli mi bekliyonuz?”</p>
<h2>“Kamusal alana anıt heykel yapmak zorun zorudur”</h2>
<p>Ulus’ta 24 Kasım 1927’de açılışı yapılan <em>Zafer Anıtı</em>’nın ilk isminin “Utku Anıtı” olduğunu da bu söyleşide öğrendim. Aradaki farkı anlamak için sözlüğe bakmam gerekti. Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde “utku”, “zafer” olarak geçiyor. Dil Derneği’nin sözlüğünde ise “Birçok emek ve tehlikeli uğraşmalar pahasına erişilen mutlu sonuç, yengi, zafer” olarak. Tamam, şimdi oldu.</p>
<p>Sıhhıye’deki <em>Hitit Güneş Kursu</em>’nun, Ankara’nın ilk sivil heykeli olduğunu ifade eden Yurdanur, Türkiye’den yurtdışına yüksek öğrenim için gönderilen ilk heykeltıraş Nusret Suman’ı da eseriyle andı. Kamusal alana heykel yapmanın zorluğunu ise şöyle ifade etti: “Kamusal alana heykel zor iştir. Kitabı alan okur, şarkıyı isteyen dinler ama kamusal alandaki heykeli herkes görür.”</p>
<p>Anıtkabir’deki Aslanlı Yol heykel grubunun heykeltıraşı Hüseyin Anka Özkan için “Bir eli benim iki elim büyüklüğündeydi, ‘Bu yıl yoruldum’ dediğinde 90 yaşındaydı,” demesi, kendisine henüz yorgunluğu yakıştıramadığının bir işareti aslında.</p>
<p>Söyleşi sonrası yanına gittiğimde “En genç sendin,” dedi. Öğretmenlikten gelen sınıf hakimiyeti. Bu hakimiyetle salonun söyleşiye katılımını sağladı, söz verip unutmadan üzerine konuştu, konuyu toparladı. 75 yaşında berrak bir zihni, iki saatin nasıl geçtiğini anlamamızı sağlayan bir mizah anlayışı vardı.</p>
<h2>“5 bin yıl garanti veriyorum”</h2>
<p>Olgunlar Sokak’taki <em>Madenci</em> (1991), Erzurum’daki <em>Nene Hatun</em> (1998), Gençlik Parkı’ndaki<em> Cumhuriyet</em> (2009), Çanakkale’deki <em>Lozan Mübadilleri</em> (2012) heykelleriyle tanınan Metin Yurdanur, yıllara yayılan bir üretimin ürünü olan heykelleri için “Siz nasıl buzdolabı alırken satıcı garanti veriyorsa ben de heykellerim için 5 bin yıl garanti veriyorum,” diyor. Zamana karşı bir meydan okuma.</p>
<p>Belki de bu yüzden, Yurdanur’un heykellerine bakarken dünü, bugünü ve yarını görüyorsunuz. Çünkü bazı şeyler gerçekten kaybolmuyor. Çocukluk gibi. Cumhuriyet’in eğitim politikalarıyla yeşeren hayatlar gibi. İyi yapılmış bir heykel gibi.</p>
<hr />
<p>Kapak fotoğrafı: Sema Çavdar</p>
<p><a href="https://lavarla.com/ankarayi-acik-hava-heykel-muzesine-ceviren-isim-metin-yurdanur/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Ankara’yı açık hava heykel müzesine çeviren isim: Metin Yurdanur&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Su Perileri&#8217;nin yeniden dans etme ihtimali üzerine</title>
		<link>https://lavarla.com/su-perilerinin-yeniden-dans-etme-ihtimali-uzerine/</link>
					<comments>https://lavarla.com/su-perilerinin-yeniden-dans-etme-ihtimali-uzerine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ankara Apartmanları]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Nov 2022 09:40:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Yurdanur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lavarla.com/?p=123369</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>“Heykel” Heykeli ilk ne zaman fark ettim, bilmiyorum. Ankara&#8217;ya ilk geldiğim 1995 Ekim&#8217;inde Farabi Sokak&#8217;taki evimizden, okuduğum üniversitenin servis duraklarının bulunduğu Tunus Caddesi&#8217;ne giderken önünden defalarca geçmiş olmalıyım. En geç 1998 olduğundan epey eminim çünkü fotoğrafa merakım giderek artmıştı, çektiğim ilk makaralardan birinde heykelin de göründüğü tek bir pozun olduğunu hatırlıyorum. Adını yıllarca öğrenmediğimi kabul [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/su-perilerinin-yeniden-dans-etme-ihtimali-uzerine/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Su Perileri&#8217;nin yeniden dans etme ihtimali üzerine&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>“Heykel”</h2>
<p>Heykeli ilk ne zaman fark ettim, bilmiyorum. Ankara&#8217;ya ilk geldiğim 1995 Ekim&#8217;inde Farabi Sokak&#8217;taki evimizden, okuduğum üniversitenin servis duraklarının bulunduğu Tunus Caddesi&#8217;ne giderken önünden defalarca geçmiş olmalıyım. En geç 1998 olduğundan epey eminim çünkü fotoğrafa merakım giderek artmıştı, çektiğim ilk makaralardan birinde heykelin de göründüğü tek bir pozun olduğunu hatırlıyorum. Adını yıllarca öğrenmediğimi kabul ederek “heykel” demeye devam ediyorum, o zamanki haliyle, şu an havuzu da oluşturan küp taşlarla döşeli bir kaldırımın ortasında yükseliyordu. Üzerinde yer alan borulardan dökülen sular, özellikle ışığın vurduğu anlarda, rüzgarın etkisiyle hareket edip balerinlerin dans ettiği algısını yaratıyordu. Yıl 2001 veya 2002 diyelim, tam emin olmadığım bir zamanda heykelin suyu kesildi, ışıkları söndü. 2006’ya gelindiğinde Kuğulu Kavşağı düzenlemesi sırasında heykel iyice sönükleşti, mevcut yaya rotaları (en azından benimkiler) sekteye uğradı ve heykelin önünden geçmez oldu. Kabul ediyorum, bu süre içinde ben de (tez, askerlik, tez üçgeninde devam eden) hayat gailesi içinde heykeli unuttum. Hatta bir gün aklıma geldi, heykel hala orada mıydı, hatırlayamadım, öylece kaldı. Neyse, ilerleyen tarihlerde bir gün tekrar aklıma düştü ve o günden sonra olanlar da bu yazının konusunu oluşturuyor.</p>
<figure id="attachment_123370" aria-describedby="caption-attachment-123370" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-123370 size-large" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/11/IMG_003-1024x687.jpg" alt="" width="1024" height="687" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/IMG_003-1024x687.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/IMG_003-300x201.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/IMG_003-768x515.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/IMG_003-1536x1030.jpg 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/IMG_003-2048x1374.jpg 2048w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/IMG_003-800x537.jpg 800w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-123370" class="wp-caption-text">1998 ya da 1999, benim için “heykel” ya da en iyi ihtimalle “Balerinler” olduğu yıllar</figcaption></figure>
<h2>Süleyman ve Cımbızcı</h2>
<p><a href="https://www.instagram.com/ankaraapartmanlari/" target="_blank" rel="noopener">@ankaraapartmanlari</a>&#8216;nin ilk takipçilerinden, altı boş kalan gönderilere kurgusal apartman hikayeleri yazarak dikkatimi çeken @iiyigundostusuleyman ile (bu arada sosyal medyanın yarattığı ciddi bir deformasyon olarak insanları kullanıcı adlarıyla tanımak ve tanıtmak normalleşince Süleyman&#8217;ı bir arkadaşıma böyle tanıştırıp kınanmışlığım var) ara sıra niyetlenip ertelediğimiz tanışma girişimlerimiz sonucunda tanışmıştık. İlk buluşmada kafein ağırlıklı geçen sıvı tüketimimizi yüksek dereceli alkole taşıma zamanı gelince ikinci buluşmada masaya ilk bir saat boyunca kim olduğunu söylemeyen <a href="https://www.instagram.com/ankaracimbizcisi/" target="_blank" rel="noopener">@ankaracimbizcisi</a> da eklendi ve farklı sözler söyleyebileceğimiz bir grup genç (ben hariç) olarak &#8220;Ankara&#8217;da/Ankara için ne yapabiliriz?&#8221; sorusuna cevap aramaya başladık. Kah at yarışı fanatiği komşu masaların avazı çıktığı kadar bağırarak izlediği yarışlar, kah benim upuzun bir közlenmiş biberi inatla soymaya çalışırken arkadaşları hipnotize etmemle bölünen muhabbetin ilk çıktısı kendi aramızda kurduğumuz, Süleyman&#8217;ın olanca idealizmiyle &#8220;Ankara Fedaileri&#8221; olarak adlandırdığı Whatsapp grubu oldu. Aramızda kaynaklar, görüşler, idealleri paylaştığımız gruba benim bir akşam attığım mesaj ile başladı Balerinlerin tekrar dans edebilme serüveni. Neden sosyal medya üzerinden kampanyalar düzenleyip yerel yönetimlerden kente dair talepte bulunmayı düşünmüyorduk? 31 Mart 2019&#8217;daki yerel seçim sonuçlarının yarattığı iyimser havayla (Tam da ertesi günü Kennedy Caddesi&#8217;ndeki İyimser Apartmanı&#8217;nı keşfetmem bir işaret olamaz mıydı?) sosyal medya hesapları üzerinden yazışıp bu ihtimali değerlendirmemiş miydik? Bize göre zamanı gelmişti.</p>
<h2>Kampanya başlıyor</h2>
<p>Önce heykeltıraş Metin Yurdanur ile temasa geçtik, bulduğumuz sloganı (“Vanayı Aç” ya da sosyal medyaya uygun haliyle #vanayıaç) ve talebimizi dile getirmemizle sorunun vanayla bitmediğini öğrenmemiz bir oldu: Kuğulu Kavşağı düzenlemesi sırasında heykelin havuzuna su getiren borular yok edilmişti. Sloganı &#8220;Boruyu döşe, vanayı aç!&#8221; olarak değiştirme fikrine hızlıca veda edip yazdığımız bir metinle benim 1999 yılında çektiğim bir fotoğrafı kullanıp beraber <a href="https://www.instagram.com/p/B5VlHuUAlMO/" target="_blank" rel="noopener">ilk paylaşımı</a> yaptık. Süleyman Lavarla&#8217;nın desteğini getirdi, Antoloji Ankara daha geniş kitlelere ulaşmasını sağladı derken, hiç beklenmedik bir şey oldu ve paylaşımın üstünden iki saat bile geçmeden Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen&#8217;in hesabından sesimizi duyduğuna dair mesajı aldık.</p>
<figure id="attachment_123374" aria-describedby="caption-attachment-123374" style="width: 1707px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-123374 size-full" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/11/MG_2993-min-min-scaled.jpg" alt="" width="1707" height="2560" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_2993-min-min-scaled.jpg 1707w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_2993-min-min-200x300.jpg 200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_2993-min-min-683x1024.jpg 683w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_2993-min-min-768x1152.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_2993-min-min-1024x1536.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_2993-min-min-1365x2048.jpg 1365w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_2993-min-min-800x1200.jpg 800w" sizes="(max-width: 1707px) 100vw, 1707px" /><figcaption id="caption-attachment-123374" class="wp-caption-text">Onarım başladı başlayacak diye beklediğimiz günlerde yine çekmişim, Aralık 2019</figcaption></figure>
<p>Fedailer olarak kutlamayı, kaçak çıktığımız Cinnah 19&#8217;un terasından başka bir yerde yapamazdık ama kutlama için daha çok erken olduğunu ancak sonraki süreçte deneyimledik. Olayların nasıl ilerlediği kısmı biraz karışık, sağdan soldan duyduklarımı buraya taşımayacağım elbette ama 2019 sonunda başlattığımız kampanya uzunca bir süre sürüncemede kaldı. Ara ara altını ısıttığımız kampanyada yoldaşlarımız tek tek azaldı, sen (Süleyman), ben (Apartman) ve bizim oğlan (Cımbızcı) olarak devam ederken beklenmedik bir şey oldu: Ankara&#8217;nın en kült apartmanı Sönmez&#8217;i Ankaralıların radarına sokan Ka Atölye bu sefer de heykele komşu binaya yerleşiyordu ve bu komşuluğun gereğini yerine getirmek için kampanyayı tekrar ateşlemek üzere çağrıda bulunuyordu. Hızlıca ayarladığımız ilk toplantının sürprizi, bina görevlisinin verdiği müjde oldu: Çankaya Belediyesi&#8217;nden gelmişlerdi ve heykele su ve elektrik çekmek üzere çalışmalara başlayacaklarını söylemişlerdi. Kampanya fikri ortadan kalkmamakla birlikte sürecin yavaş da ilerleyebileceğini düşünüp planladığımız “Heykelbaşı Buluşmaları”nın sadece birini gerçekleştirebildik. 17 Temmuz 2021&#8217;de Metin Hoca&#8217;nın da son dakikada kesinleşen katılımıyla Ankara&#8217;da faaliyet gösteren galeri, müze, vakıf ve sosyal medya oluşumlarını bir araya getirmeyi amaçladığımız bir toplantı yaptık. Metin Hoca heykelin havuzuna çıkıp bize <em>Su Perilerinin Dansı</em>&#8216;nı, Ka Atölye’nin yeni mekanında ise <em>Madenci</em>&#8216;yi ve daha neleri anlattı. Aklımda en çok yer eden, Metin Hoca&#8217;nın her bir heykelinin bronz döküme gitmeden önceki kil kalıbını tamamladıktan sonra atölyesinde bir parti vermesi, bu partiye Ankara&#8217;nın kültür, sanat, siyaset camialarından ünlü isimlerin katılması ve (Metin Hoca&#8217;nın özellikle vurgulamasıyla) bu partilerde o zamanlar daha ucuz olan alkolün su gibi akması geleneğiydi. Böyle bir partide yer almayı hayal bile edemezken Gizem Yurdanur’un ani davetiyle kendimizi Metin Hoca&#8217;nın atölyesinde, Yaşar Kemal Kültür Merkezi&#8217;nin önüne konmak için hazırlanmış heykelin kilden kalıbının önünde buluverdik, kampanyaya beraber başladığımız, Gizem&#8217;in &#8220;deliler&#8221; yakıştırmasını layık gördüğü Süleyman, Cımbızcı ve ben, yanımızda yeni suç ortağımız Oğuz ile birlikte. Belki alkol su gibi akmadı ama kırmızı şarap, peynir ve muz eşliğinde, rehberimizin Gizem olduğu atölye turu bana yetti de arttı.</p>
<figure id="attachment_123375" aria-describedby="caption-attachment-123375" style="width: 1441px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-123375 size-full" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/11/DSCF4709-scaled.jpg" alt="" width="1441" height="2560" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/DSCF4709-scaled.jpg 1441w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/DSCF4709-169x300.jpg 169w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/DSCF4709-576x1024.jpg 576w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/DSCF4709-768x1365.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/DSCF4709-864x1536.jpg 864w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/DSCF4709-1153x2048.jpg 1153w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/DSCF4709-800x1421.jpg 800w" sizes="(max-width: 1441px) 100vw, 1441px" /><figcaption id="caption-attachment-123375" class="wp-caption-text">Metin Yurdanur, 17 Temmuz 2021</figcaption></figure>
<h2>Su Perileri yeniden dans ediyor</h2>
<p>Gelelim açılışa. Öncelikle yenileme süreci tam da bu buluşmanın ertesi günü, 13 Ağustos’ta heykelin çevresinin <a href="https://www.instagram.com/p/CO0tnyHAsFM/" target="_blank" rel="noopener">sarılmasıyla</a> başladı. Önce heykelin üst kısmını oluşturan “kıvılcım” (ki buna tekrar geleceğiz) yenisiyle değiştirilmek üzere söküldü, havuzun taşları tek tek çıkarılıp yerine dizildi, <em>Su Perileri</em> vinçle kaldırılıp düzenlemeler tamamlandıktan sonra yerine kondu.</p>
<figure id="attachment_123380" aria-describedby="caption-attachment-123380" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-123380 size-large" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/11/IMG_8145-1-1024x683.jpg" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/IMG_8145-1-1024x683.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/IMG_8145-1-300x200.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/IMG_8145-1-768x512.jpg 768w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-123380" class="wp-caption-text">27 Ağustos 2021</figcaption></figure>
<p>17 Eylül 2021&#8217;deki açılış &#8220;Su Perileri yeniden dans ediyor&#8221; yazılı pankartlarla duyuruldu ve sonunda beklenen gün geldi. Resmen davetli olmadığımız resmi bir törenin ardından Metin Hoca&#8217;nın Lavarla&#8217;yı, Cımbızcı&#8217;yı ve bana seslendiği şekliyle Apartmanlar&#8217;ı, @iyigundostusuleyman&#8217;ı, temmuzdaki buluşmanın katılımcılarını unutmadığı konuşmasından sonra &#8220;vana açıldı&#8221; ve kıvılcımdan dağılan suların altında, “Apartmanlar” olmak vesilesiyle tanıdığım güzel insanlarla birlikte güzelce <a href="https://www.instagram.com/p/CT7NzyeIRr3/" target="_blank" rel="noopener">ıslandık</a>.</p>
<p>Burada şu ana kadar bahsetmediğim özel bir aktörden de bahsetmekte fayda var: Hürriyet Ankara muhabiri Sedat Cenikli. Heykel açıldığı sıralarda Ankaracılıktan ve habercilikten vazgeçip çoktan memleketine yerleşmiş olan Sedat ilk günden itibaren gelişmeleri haber yapmasaydı bu sonuca ulaşabileceğimizi sanmıyorum. Sosyal medyada örgütlenip binleri (iyimser bir ihtimalle on binleri) bir araya getirsek de geleneksel medyanın özellikle karar vericiler üzerindeki etkisi daha büyük. Her ne kadar Alper Taşdelen kampanyamıza ilk tepkiyi sosyal medya üzerinden vermişse de, Sedat&#8217;ın ısrarcı <strong>fikri takibiyle </strong>daha detaylı bir açıklamayı yine Sedat&#8217;ın haberine cevap olarak aynı gazete üzerinden paylaşmak gereği duymuştu. Bunu her ne kadar Sedat&#8217;a teşekkür etmek için hatırlatsam da asıl vurgulamak istediğim, yerel yönetimlerin Cımbızcı ve &#8220;Apartmanlar&#8221; gibi kişisel ya da Lavarla gibi kurumsal aktörlerle, karşılıklı ve sürekli ilişkiler kurarak kentin nabzını tutmaları gerekliliği. Çuvaldızı da kendimize batıralım: Çok hızlı, amaca yönelik örgütlenmelerle gerisini getirebileceğimiz, kenti dönüştürebileceğimiz seri kampanyalar yapmak, hatta inisiyatiflere dönüşmek varken, herkesin kendi işinin peşine düşüp ortaklaşalığı unuttuğu bir Ankara gerçeği de var. Ancak en başta beraber yola çıktığımız Süleyman ve Cımbızcı ile, bu yargımı güçlendirmeme engel olan, tam zamanında tanıştığım Lavarla ekibinden Seren, Sema ve Serkan’a da ayrıca teşekkürler.</p>
<h2>Su perileri yine dans edemiyor</h2>
<p>Lafı uzatmadan bugüne gelirsek. 2021 sonunda kışa girerken kapatılan vana, 2022&#8217;nin ilkbahar aylarında açıldıktan sonra kıvılcımın oluşturduğu fıskiye bir türlü ayar tutmadı. Havuza dökülüp devir daim sistemi aracılığıyla tekrar kıvılcımdan dökülmesi gereken sular yerlere döküldüğü için türlü müdahalelerin ardından özgün tasarımından alabildiğine uzak bir hale getirildi. Çankaya Belediyesi’nden temasa geçtiğimiz üst düzey yöneticiler heykeli onarma konusunda niyetlerini tekrar tekrar dile getirmiş olsalar da şu güne kadar gerek heykeli o haliyle kabul eden Ankaralıların, gerekse heykele o müdahaleyi reva gören yöneticilerin ortak tavrıyla <em>Su Perileri</em>’nin dans edemeyişi son 50 yılın Ankara&#8217;sının bir özeti haline geldi: Çok güzel olabilecekken hoyratça kırılıp dökülmüş ve buna da kimse karşı çıkmamış.</p>
<p>Kendi kişisel deneyimimden “heykel”in “Su Perilerinin Dansı”na, daha doğrusu dans edememesine devam eden süreç kısaca böyle ilerledi, bunu da Lavarla ve Ankara için kayda düşmek istedim.</p>
<figure id="attachment_123376" aria-describedby="caption-attachment-123376" style="width: 728px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-123376 size-large" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/11/MG_9698-728x1024.jpg" alt="" width="728" height="1024" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_9698-728x1024.jpg 728w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_9698-213x300.jpg 213w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_9698-768x1080.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_9698-1092x1536.jpg 1092w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_9698-1456x2048.jpg 1456w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_9698-800x1125.jpg 800w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/11/MG_9698-scaled.jpg 1820w" sizes="(max-width: 728px) 100vw, 728px" /><figcaption id="caption-attachment-123376" class="wp-caption-text">Su Perilerinin Dansı, 27 Eylül 2021</figcaption></figure>
<h3><strong>Dipnot niyetine</strong></h3>
<p>Ulus Meydanı&#8217;ndan başlayıp, geçmiş yıllarda yine sosyal medya üzerinden geniş kitlelere ulaşan bir<a href="https://www.instagram.com/ilhankomanyerinekonanakadar" target="_blank" rel="noopener"> seferberlik</a> sonunda yerine, aslına uygun bir kopyası konan İlhan Koman&#8217;ın Seğmenler Parkı’ndaki heykeline kadar Ankara&#8217;nın seçilmiş heykelleri, hiç de aylak olmayan sevgili Sema Çavdar’ın titizlikle hazırladığı, yetenekli Rüya İğit&#8217;in çizdiği <a href="https://www.rotapusula.co/"><em>Ankara Keşif Haritası Pusula 2</em></a> edinilip, “Heykellerin Sürekliliği” rotası sayesinde keyifle deneyimlenebilir.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/su-perilerinin-yeniden-dans-etme-ihtimali-uzerine/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Su Perileri&#8217;nin yeniden dans etme ihtimali üzerine&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/su-perilerinin-yeniden-dans-etme-ihtimali-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemide Üretkenlik Meselesi VI: Metin Yurdanur ve Nevzat Can</title>
		<link>https://lavarla.com/pandemide-uretkenlik-meselesi-vi-metin-yurdanur-ve-nevzat-can/</link>
					<comments>https://lavarla.com/pandemide-uretkenlik-meselesi-vi-metin-yurdanur-ve-nevzat-can/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Necati Yalçın]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Nov 2021 16:51:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Yurdanur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lavarla.com/?p=115659</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Sanat, yuvayı terk etmeden uzaklara çekip gitmenin tek yoludur. Anonim &#160; Uzakları bilmem ama kapı dışarı çıkamadığımız günler yaşadık. Zorlu günlerdi, bir daha yaşanmamasını diliyorum. Bu zorlu günlerde sanatçılarımız ne yaptı? Sanatla buluşup, yuvayı terk etmeden uzaklara çekip gittiler mi? Sordum! Kayda geçsin düşüncesiyle. Biri boyarken, diğeri şekil veriyor hünerli elleriyle. Eserlerini yaratırken biri renkleri, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/pandemide-uretkenlik-meselesi-vi-metin-yurdanur-ve-nevzat-can/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Pandemide Üretkenlik Meselesi VI: Metin Yurdanur ve Nevzat Can&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><em>Sanat, yuvayı terk etmeden uzaklara çekip gitmenin tek yoludur.<br />
</em>Anonim</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uzakları bilmem ama kapı dışarı çıkamadığımız günler yaşadık. Zorlu günlerdi, bir daha yaşanmamasını diliyorum.<br />
Bu zorlu günlerde sanatçılarımız ne yaptı?<br />
Sanatla buluşup, yuvayı terk etmeden uzaklara çekip gittiler mi?</p>
<p>Sordum!<br />
Kayda geçsin düşüncesiyle.<br />
Biri boyarken, diğeri şekil veriyor hünerli elleriyle.<br />
Eserlerini yaratırken biri renkleri, diğeri kili kullanıyor.<br />
Bir ressam, <strong>Nevzat Can</strong> ve bir heykeltıraş, <strong>Metin Yurdanur</strong>.</p>
<h2><strong>Metin Yurdanur – Heykeltıraş</strong></h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-115662 aligncenter" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2021/11/Ekran-Resmi-2021-11-03-19.38.35.png" alt="" width="635" height="343" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/11/Ekran-Resmi-2021-11-03-19.38.35.png 500w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/11/Ekran-Resmi-2021-11-03-19.38.35-300x162.png 300w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></p>
<p><em>Bir türlü bitmeyen, ne zaman biteceği kestirilemeyen pandemi öncesinde ne yapıyordunuz?</em></p>
<p>Anadolu’nun orta yerinden, tüm insanlığa sevgi, barış, kardeşlik mesajlarını 750 yıl önce, bugün de rahatlıkla anlayabileceğimiz tertemiz Türkçesiyle ileten garipler garibi, erenler ereni Türkmen Kocası Yunus Emre’mizin heykelini 2019-2020 yıllarında yapıyordum.</p>
<p>2020 Şubat ayında İstiklal Harbi kahramanlarımızda, Cumhuriyet düşüncemizin öncülerinden, aydınlanmacı Tunalı Hilmi heykelini, Karadeniz Belediyesi’nin talebi üzerine çalışmaya başladım.</p>
<p>Mart 2020’de salgın çıktı. Bir anda yangın gibi yurdumuzu ve dünyayı pençesine aldı. Yasaklar başladı. Atölyeye gidemez oldum. 3 metreye yakın kil heykeli sarıp sarmaladım. Tam iki ay. Heykelin orijinal kil modelajını tamamlaması için bir hafta, 10 gün yeterliydi. Çaresiz bekledim.</p>
<p>Teknik bir açıklama: Kil modelaj çalışması ara vermeyi sevmez. Küser. Kil kurur, deforme olur. Yapılan çalışmayı bozup, yeniden yapmak gerekir.</p>
<p>Sonuçta serbestlik olunca küçük bozulmaları yeniden yaparak heykeli tamamladım.</p>
<p>Yunus Emre anıt heykeli de söylendiği gibi garip kaldı:</p>
<p>Bir garip ölmüş diyeler<br />
Üç günden sonra duyalar<br />
Soğuk su ile yuyalar<br />
Şöyle garip bencileyin<br />
Konacağı yere ulaşamadı.</p>
<p><em>Pandeminin ilk zamanlarında ne hissettiniz, çalışmalarınıza etkisi nasıl oldu?</em></p>
<p>Salgında yasaklarla birlikte eve, dolayısıyla içe kapandım. Hep okudum ama yazmadım, desen çizdim.</p>
<p><em>Pandeminin ilk günlerinden bugüne, yaptıklarınızda bir değişiklik oldu mu?</em></p>
<p>Salgından günümüze, beden ve ruh sağlığımızı korumaya çalıştık.</p>
<p><em>Salgın, sizin yaşama bakış açınızda moral değerler açısından ne gibi etkiler yarattı?</em></p>
<p>Biliriz ki direnenler ve dayananlar ayakta kalır.</p>
<p><em>“Şu pandemi bir bitse, şunu yapacağım!” dediğiniz planlarınız neler?</em></p>
<p>Yaratıp, üretmeye devam.</p>
<p><em>Sivrihisar’daki Açık Hava Heykel Müzeniz salgından nasıl etkilendi?</em></p>
<p>Yaklaşık 100.000 m2 alana yayılan heykeller, on binlerce insanımızla gene buluştu.</p>
<p><em>Güneş Dağı</em>, toprak, hava, güneş ve sanat herkesi kucakladı.</p>
<h2>Nevzat Can – Ressam</h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-115663 aligncenter" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2021/11/Ekran-Resmi-2021-11-03-19.38.47.png" alt="" width="664" height="359" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/11/Ekran-Resmi-2021-11-03-19.38.47.png 500w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/11/Ekran-Resmi-2021-11-03-19.38.47-300x162.png 300w" sizes="(max-width: 664px) 100vw, 664px" /></p>
<p><em>Bir türlü bitmeyen, ne zaman biteceği kestirilemeyen pandemi öncesinde ne yapıyordunuz?</em></p>
<p>Normal yaşantı içinde, büyük bir tutkuyla Atatürk portreleri çalışıyordum.</p>
<p><em>Pandeminin ilk zamanlarında ne hissettiniz, çalışmalarınıza etkisi nasıl oldu?</em></p>
<p>Psikolojik olarak etkileniyor insan. Virüs hakkında yeterli bilgi yoktu. Çalışmalarımı olumsuz etkiledi. Bilhassa kapanmalarda resim çalışmalarından bir hayli uzaklaştım. Moral bozukluğu ve kafa karışıklığı çalışmalarıma olan kontrasyonumu zayıflattı. Tabii ki bunun sonucunda verim de düştü.</p>
<p><em>Pandeminin ilk günlerinden bugüne, yaptıklarınızda bir değişiklik oldu mu?</em></p>
<p>Resim çalışmalarımı olumsuz etkilemesinin yanı sıra, biri hariç hiçbir sergiye ziyaretçi veya katılımcı olarak katılamadım. Hatta teklif olmasına rağmen, pandemi ortamında kişisel sergi açma sorumluluğunu göze alamadım.</p>
<p><em>Salgın, sizin yaşama bakış açınızda moral değerler açısından ne gibi etkiler yarattı?</em></p>
<p>Yaşamın her an bitebileceği gerçeğini bir kez daha anladım. Her zaman morali yüksek tutmanın zor olduğunu fakat gerekli olduğunu da anladım.</p>
<p><em>“Şu pandemi bir bitse, şunu yapacağım!” dediğiniz planlarınız neler?</em></p>
<p>Pandemi bitince eski normal yaşama dönmeyi umuyor ve diliyorum. Yeniden çok sevdiğim Atatürk portrelerime kavuşmak ve dostlarla buluşmak güzel olacak. Sergilere, diğer başka etkinliklere katılmayı ve kişisel sergiler açmayı arzuluyorum.</p>
<p><em>Son söz olarak söylemek istedikleriniz?</em></p>
<p>Sanat dünyasının içinde olmak insan için büyük bir değer zenginliktir diye düşünüyorum. Yaşamdaki birçok olumsuzlukların, sanatla herhangi bir şekilde ilgilenmekle üstesinden gelinebileceğine veya daha hafif geçirilebileceğine inanıyorum. İnsan resim yapamayabilir ama sergi gezebilse, müzik yapamayabilir ama müzik dinlese yaşamına çok güzel şeyler katmış olur diyorum.</p>
<p>Güzel yaşam dileklerimle.</p>
<hr />
<p>Serinin bir önceki yazısı: <a href="https://netreklam.net/pandemide-uretkenlik-meselesi-v-atilla-atar-ve-hasan-pekmezci/" target="_blank" rel="noopener">Pandemide Üretkenlik Meselesi V: Atilla Atar ve Hasan Pekmezci</a></p>
<p>Kapak Görseli: Metin Yurdanur</p>
<p><a href="https://lavarla.com/pandemide-uretkenlik-meselesi-vi-metin-yurdanur-ve-nevzat-can/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Pandemide Üretkenlik Meselesi VI: Metin Yurdanur ve Nevzat Can&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/pandemide-uretkenlik-meselesi-vi-metin-yurdanur-ve-nevzat-can/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Metin Yurdanur’un Madenci Heykelleri</title>
		<link>https://lavarla.com/metin-yurdanurun-madenci-heykelleri/</link>
					<comments>https://lavarla.com/metin-yurdanurun-madenci-heykelleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Necati Yalçın]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 May 2021 10:36:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Madenci Heykeli]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Yurdanur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lavarla.com/?p=114307</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Metin Yurdanur. Heykeltıraş. Yurt içi ve dışında harika eserlere imza atan… Memleketi Sivrihisar’da dünyada eşi olmayan, açık hava heykeller müzesini kuran. Hatta örnekleri içinde en büyüğü. Dağ, taş heykel, anıt dolu. Görmediyseniz, gidince ve görünce, “Hakikaten doğruymuş!” diyeceksiniz. Yurdanur’un bir özelliği de Ankara’ya en çok heykel-anıt diken olması. Hep “Yok canım!” diyerek tevazu gösterir. Rakamlar [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/metin-yurdanurun-madenci-heykelleri/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Metin Yurdanur’un Madenci Heykelleri&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Metin Yurdanur.<br />
Heykeltıraş.<br />
Yurt içi ve dışında harika eserlere imza atan…<br />
Memleketi Sivrihisar’da dünyada eşi olmayan, <a href="https://netreklam.net/metin-yurdanur-acik-hava-heykel-muzesi/" target="_blank" rel="noopener">açık hava heykeller müzesini</a> kuran. Hatta örnekleri içinde en büyüğü. Dağ, taş heykel, anıt dolu. Görmediyseniz, gidince ve görünce,<br />
“Hakikaten doğruymuş!” diyeceksiniz.<br />
Yurdanur’un bir özelliği de Ankara’ya en çok heykel-anıt diken olması. Hep<br />
“Yok canım!” diyerek tevazu gösterir.<br />
Rakamlar ortada, son saydığımda, sadece Ankara’daki eserlerinin sayısı 30<br />
taneydi.<br />
Her biri özel ve güzel.<br />
En büyüğü, malum, <em>Eller</em>. Abdi İpekçi Parkı’ndaki. Gökyüzüne açılmış iki el. İlk diktiklerinden. Betondan. Yaparken ne zorlanmış. Her gün sulaması gerekmiş. Yoksa dökülüp gidecek. Bir sabah uyanmış, sulamaya gidememiş. O sabah 12 Eylül sabahıymış, çok endişe etmiş.<br />
Onunla birlikte Ankara’ya kazandırdığı diğer heykelse <em>Miras</em>. Ulus’taki istasyonun önünde. Kimera’ya (Hitit aslanı) binmiş Nasrettin Hoca ama ters binmiş. Yurdanur’un, Anadolu’nun bizden önceki kadim uygarlığıyla, bizim getirdiğimiz değeri, üst üste bindirdiği eser.</p>
<h2>Büyük Yürüyüş</h2>
<p>Bir de Olgunlar Sokağın Atatürk Bulvarı’na çıktığı noktadaki <em>Madenci Heykeli</em>. Bugünkü konumuz. Yapılışı 1990’lara gidiyor.<br />
Memleketin gördüğü şehirlerarası en büyük protesto yürüyüşünün hemen ardından yerini almış.<br />
100 bin işçi,<br />
“Hakkımızı isteriz!” der.<br />
Dönemin hükümeti istenilenin yarısını teklif eder.<br />
Zonguldak’tan Ankara&#8217;ya gitme kararı alınır.<br />
Tüm maden işçileri, çoluk, çocuk.<br />
Arabalar beklenirken haber gelir, arabalar durdurulmuş.<br />
Sendika başkanı çıkar balkona, &#8220;Var mısınız yürümeye?&#8221;<br />
Kalabalık hep birden,<br />
&#8220;Ölüm olsa sonumuz, Ankara’dır yolumuz!&#8221;<br />
100 bin kişiden biri dönmez mi?<br />
Dönmez!<br />
Hem de ailece.<br />
Memleketin o güne dek görmediği büyüklükte bir Zonguldak-Ankara yürüyüşü başlar.<br />
Bıraksalar kim bilir ne zorluklarla yürüyecek onca insan.<br />
Durdurulurlar.</p>
<h2>Madenci Heykeli</h2>
<p>Yurdanur, <em>Madenci Heykeli</em>’ni yapar.</p>
<p>“100 bin işçi Ankara&#8217;ya sokulmadı ama 1992&#8217;den bu yana Ankara&#8217;da o işçi, gericiliğe, kötülüğe karşı haklarını savunmak için kazmasını sallıyor” der.<strong><br />
</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-114309 aligncenter" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2021/05/metin-yurdanur-madenci-heykeli.jpg" alt="olgunlar madenci heykeli" width="670" height="519" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/05/metin-yurdanur-madenci-heykeli.jpg 620w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/05/metin-yurdanur-madenci-heykeli-300x232.jpg 300w" sizes="(max-width: 670px) 100vw, 670px" /></p>
<p>Nedendir bilinmez, benim saydığım kadarıyla iki kez önündeki camlar kırıldı!<br />
Bir seferinde camı çatlamış görmüştüm, sonra sadece çerçeve kalmıştı.<br />
İşçinin hakkı yenmesin, işçinin sembolü bir heykelin camları da kırılmasın-yazık!<br />
Memleket heykel konusunda vukuatlı.<br />
Heykelin bir eşi Kozlu’da. Heykelin oradaki malzemesi kömür. Ankara’da önünde cam varken, burada ayakları altında gerçek kömür kullanılmış.</p>
<h2><strong>Yurdanur’un işçi heykelleri<br />
</strong></h2>
<p>Yurdanur’un işçi temalı son heykeli Batman’da açıldı. Petrol işçileri.</p>
<figure id="attachment_114313" aria-describedby="caption-attachment-114313" style="width: 673px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-114313 " src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2021/05/petrolcu-heykeli-metin-yurdanur-e1620812595286.jpg" alt="" width="673" height="473" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/05/petrolcu-heykeli-metin-yurdanur-e1620812595286.jpg 565w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/05/petrolcu-heykeli-metin-yurdanur-e1620812595286-300x211.jpg 300w" sizes="(max-width: 673px) 100vw, 673px" /><figcaption id="caption-attachment-114313" class="wp-caption-text">Petrolcü Heykel, 2019</figcaption></figure>
<p><strong><br />
</strong>Bir de madenciler serisi var:</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-114314 " src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2021/05/madenciler-serisi.jpg" alt="" width="721" height="388" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/05/madenciler-serisi.jpg 702w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/05/madenciler-serisi-300x162.jpg 300w" sizes="(max-width: 721px) 100vw, 721px" /></p>
<p>Unutmadan! TBMM’nin hemen karşısındaki TESK Genel Merkezi’nin önünde de harika bir anıtı var. At üzerindeki Atatürk’ün yanında işçilerle…</p>
<figure id="attachment_114312" aria-describedby="caption-attachment-114312" style="width: 1024px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-114312 size-full" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2021/05/tesk-aniti.jpg" alt="tesk anıtı" width="1024" height="768" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/05/tesk-aniti.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/05/tesk-aniti-300x225.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/05/tesk-aniti-768x576.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/05/tesk-aniti-180x135.jpg 180w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/05/tesk-aniti-400x300.jpg 400w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/05/tesk-aniti-600x450.jpg 600w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/05/tesk-aniti-800x600.jpg 800w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-114312" class="wp-caption-text">TESK Anıtı, 2001</figcaption></figure>
<p>Yurdanur’un İşçi heykellerini anıyoruz. Bir de <em><strong>Altın Döken Lidya Emekçisi Heykeli </strong></em>var.<em><strong><br />
</strong></em>Salihli’de, milattan önce Sart Sart Harabeleri’nde ilk parayı dökenlerin anısına yapılan…</p>
<p><strong>Şimdilerde<br />
</strong>Şimdilerde çok ses getirecek eserler, heykeller dizisi üzerinde çalışıyor. Sayamadığım kadar figürlü. Cumhuriyet’in 100. yılına. Sürpriz olsun istedi, bu kadar yazıyorum ama Yurdanur’u da Keçiören’i de kutlamadan geçemiyorum!</p>
<hr />
<p>Metin Yurdanur Açık Hava Heykel Müzesi&#8217;ni de içine alan günübirlik bir tur için <a href="https://netreklam.net/metin-yurdanur-acik-hava-heykel-muzesi/" target="_blank" rel="noopener">Şehirden Kaçış: Metin Yurdanur Açık Hava Heykel Müzesi</a></p>
<p><a href="https://lavarla.com/metin-yurdanurun-madenci-heykelleri/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Metin Yurdanur’un Madenci Heykelleri&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/metin-yurdanurun-madenci-heykelleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet&#8217;in Müzesi Atatürk Bulvarı</title>
		<link>https://lavarla.com/cumhuriyetin-muzesi-ataturk-bulvari/</link>
					<comments>https://lavarla.com/cumhuriyetin-muzesi-ataturk-bulvari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seren Erciyas]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Mar 2018 13:38:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Bulvarı]]></category>
		<category><![CDATA[Başkent Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kanal B]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Yurdanur]]></category>
		<category><![CDATA[TV Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=23216</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Başkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü ve Kanal B işbirliği ile 25 Mart&#8217;tan itibaren on altı hafta boyunca her Pazar akşam 19.00&#8217;da değerli bir program yayınlandı: Cumhuriyet&#8217;in Müzesi Atatürk Bulvarı. Çankaya Köşk&#8217;ünden Ulus&#8217;a kadar tüm Atatürk Bulvarı&#8217;nı içine alan bölgede yer alan tarihi ve kültürel anlamda değerli yapılar, parklar, meydanlar her [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/cumhuriyetin-muzesi-ataturk-bulvari/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Cumhuriyet&#8217;in Müzesi Atatürk Bulvarı&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Başkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü ve Kanal B işbirliği ile 25 Mart&#8217;tan itibaren on altı hafta boyunca her Pazar akşam 19.00&#8217;da değerli bir program yayınlandı: Cumhuriyet&#8217;in Müzesi Atatürk Bulvarı. Çankaya Köşk&#8217;ünden Ulus&#8217;a kadar tüm Atatürk Bulvarı&#8217;nı içine alan bölgede yer alan tarihi ve kültürel anlamda değerli yapılar, parklar, meydanlar her bölümde farklı bir akademisyen veya uzman tarafından değerlendirildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Çankaya Köşkü&#8217;nden Ankara Kalesi&#8217;ne kadar olan bölgenin &#8220;Cumhuriyet Müzesi&#8221; olarak isimlendirilmesi Ankara&#8217;nın Cumhuriyet tarihindeki önemine dikkat çekmesi açısından oldukça değerli. Ulus ile başlayan, Kızılay&#8217;a doğru devam eden bu şehrin ilk gençlik macerası, Bulvarın her bir taşına işlemiş ve bir kısmı bugüne kalmış olmasına rağmen itiraf edelim ki hakkı verilmemiş bir hikayedir. En son geçtiğimiz yaz gerçekleşen İller Bankası Binası&#8217;nın yıkımı bu hikayeye ne kadar sahip çıkabildiğimizi bir kez daha düşündürtmüştü.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu gibi düşüncelerden hareketle elini taşın altına koyanlardan birisi de Lavarla olmuştu. Kızılay ve Ulus&#8217;a kenti deneyimlemek üzerinden anlam yükleyerek bir keşif haritası oluşturulmuş ve Pusu&#8217;la adı verilen bu harita ile tam da burada müze olarak bahsedilen Atatürk Bulvarı&#8217;nın Çankaya ve Ulus olmak üzere iki ucu rota olarak seçilmişti. Şimdi bu sahiplenmenin bir ucundan tutanlardan birisi de bu hikayeyi anlatmaya niyetlenen Cumhuriyet&#8217;in Müzesi Atatürk Bulvarı programı oldu. Ankara&#8217;yı sevmek için neden arayanlara değil de, yaşadığı kenti anlamlandırmak için arayışta olanlara programı izlemelerini tavsiye ediyoruz. Programın bölümlerine Youtube kanalı üzerinden ulaşabilirsiniz.</p>
<p><iframe title="Cumhuriyet&#039;in Müzesi Atatürk Bulvarı - Giriş" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/Ce7mPuM9tPk?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-23219" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/cumhuriyetin-muzesi-ataturk-bulvari-ankara-lavarla.jpg_large-546x1024.jpg" alt="" width="729" height="1367" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/cumhuriyetin-muzesi-ataturk-bulvari-ankara-lavarla.jpg_large.jpg 546w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/cumhuriyetin-muzesi-ataturk-bulvari-ankara-lavarla.jpg_large-160x300.jpg 160w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/cumhuriyetin-muzesi-ataturk-bulvari-ankara-lavarla.jpg_large-224x420.jpg 224w" sizes="(max-width: 729px) 100vw, 729px" /></p>
<p><a href="https://lavarla.com/cumhuriyetin-muzesi-ataturk-bulvari/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Cumhuriyet&#8217;in Müzesi Atatürk Bulvarı&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/cumhuriyetin-muzesi-ataturk-bulvari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
