Hafif serin, güneşli ve güzel bir sabah, bir otobüs dolusu meraklı ve heyecanlı kalabalık olarak Sivrihisar’a doğru yola çıkıyoruz. Hedefimiz Metin Yurdanur Açık Hava Heykel Müzesi, rehberimiz ise Metin Yurdanur.

Metin Hoca’yı tanımayanlar için öncelikle kısaca özgeçmişinden bahsetmek isterim. Metin Yurdanur, 1951 yılında Sivrihisar’da doğmuş, çocukluk ve gençlik yıllarını burada, üç bin yıllık Frigya, Roma ve Selçuklu uygarlıklarının kalıntıları arasında geçirmiştir. 1972 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümünden mezun olmuştur. Sanatçının dünya çapında 100’den fazla heykeli bulunmaktadır. Bunlardan bir kısmı Almanya, Japonya, Macaristan, Libya, Türkmenistan, Moğolistan ve Küba’dadır. Uzun yıllar çalışmalarına Ankara’da devam eden Metin Hoca’nın birçok eserine de, ne mutlu ki, Ankara ev sahipliği yapmaktadır. Olgunlar’daki Madenci Heykeli, Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Heykeli, Abdi İpekçi Parkı’ndaki Eller heykeli birçoğumuzun sürekli karşılaştığı ve aşina olduğu heykellerinin başında gelmektedir.

Dönelim keyifli gezimize, Metin Hoca otobüsün mikrofonunu aldığı gibi başlıyor anlatmaya. Güldüre bilgilendire, yorulmadan yol boyunca anlatıyor. Hepimiz gözümüzü, kulağımızı dört açıyoruz. Hiçbir şeyi kaçırmamalıyız. Kaç kişi Metin Yurdanur rehberliğinde bir geziye katılma şansı yakalayabilir ki?

Friglerin İzinde Gordion İlk Durağımız

Ankara’nın Polatlı ilçesinin Yassıhöyük köyünde bulunan Gordion Atik Kenti’ndeyiz. Yapılan arkeolojik kazılarda kentteki ilk yerleşimin Friglerden önce MÖ 3000 yılında başladığı bulunmuş. Kazılarda, Hatti, Hitit, Frig, Lidya, Pers, Kimmer, Galat Uygarlığı, Roma, Helenistik Dönem, Selçuklu gibi birbirinde farklı 10’a yakın medeniyetin bu bölgede yaşadığı ortaya çıkmış. Tabii Friglere başkentlik yapmış olması sebebiyle en çok onlara ait eserleri görmek kaçınılmaz. Ayrıca sadece Polatlı ilçesinde değil, Ankara’nın merkezinde de aynı dönemlere ait birçok tümülüs bulunuyor.

Midas Tümülüsü

Gordion kenti, o dönemde örnekleri sıkça görüldüğü gibi, ismini kralı Gordios’tan almış. Gordion’a yaklaşırken etrafınızda gördüğünüz irili ufaklı tepecikler Friglerin en önemli yapılarından olan “tümülüs” mezarlarıdır. Bölgede 128 tümülüs bulunmaktadır. Bunların en büyüğü ve Anadolu’daki tümülüs mezarların ilk ve en güzel örneği, Gordion’daki Midas Tümülüsü olarak bilinen fakat muhtemelen Midas’ın babası olan Gordios’a ait olan tümülüstür. Gordion müzesinin karşısında bulunan bu tümülüsün yapımı MÖ 740’a tarihlendirilmektedir. Dört ahşap duvarla çevrili ve üstü açık olarak yapımı başlayan mezar, kral içine konulduktan sonra etrafına ikinci bir ahşap duvar ve taş duvar örülerek, akabinde de üzerine çakıl ve toprak yığılarak suni bir tepe oluşturacak şekilde yapılmıştır.

1956 yılında tepenin üstünde 50 noktadan sondaj yapılarak mezar odası tespit ediliyor. 2 yıl süren çalışmalar sonucunda, 170 metre uzunluğunda bir tünel kazılarak tespit edilen mezar odasına ulaşılıyor.  Mezar odasında 1,59 metre boyunda, 60-65 yaşlarında bir erkek iskeleti ile tunç objeler ve ahşap eşyalar bulunuyor. Bu kazılarda bulunan eserlerin birçoğu Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir.

Gordios Tümülüsü’nün komşuluğunda bulunan Gordion Müzesi’nde de kazılarda bulunan Erken Demir Çağı’na ait el yapımı çanak-çömlekler, Erken Frig Çağı’na ait demir aletler, tekstil üretim aletleri, Antik Yunan kapları, Helenistik Çağ ve Roma dönemine ait eserler ile Gordion’da ele geçen mühür ve sikke örnekleri görülebilmektedir.

Antik Kent, Midas Tümülüsü ve müzeyi gezdikten sonra Sivrihisar’a doğru yola çıkıyoruz

Sivrihisar’a girdikten sonra ilçedeki Metin Yurdanur heykellerini takip ederek Metin Yurdanur Açık Hava Heykel Müzesi‘ne ulaşıyoruz. Burası yaklaşık yüz bin metrekarelik bir alanda kurulan Türkiye’nin ilk açık hava heykel müzesi. Ayrıca alanda Surp Yerrortutyun Kilisesi ve kilisenin yanında da sanatçıya ait Kültür Sanat Evi ve Heykel Bahçesi olarak kullanılan tarihi bir konak bulunmaktadır.

Surp Yerrortutyun KilisesiKilise, 1915 Ermeni Tehciri’nden önce bölgede yaşayan Ermenilerden kalma. Metin Hoca şu sözlerle anlatıyor: “Yaklaşık yüz yıl önce 4 bin 186 insan sevgi barış ve kardeşlik ve huzur içinde yaşıyorlardı burada. Şu anda burada yoklar, koca bir kiliseleri ve 4 konakları var bizlere emanet. Bastığımız her yerde o insanların evlerinin temelleri var.”

Metin Yurdanur Açık Hava Heykel Müzesi

Açık Hava Heykel Müzesi’ndeyiz. Heykeller bizzat Metin Yurdanur tarafından seçilen kayalara konulmuş, doğaya ve tarihe hiç zarar vermemek amaçlanmış. Metin Hoca heykelleri tek tek anlatıyor bize;

Macaristan için 1998 yılında yapılan ve Alevi-Bektaşi olan Gül Baba’nın heykeli, Metin Yurdanur tarafından kemeri 12 yıldızdan külahı da 12 dilimden oluşturularak, ayrıca Macaristan’da yaşadığı için onların kültürüne uyum sağlayarak saçlarını uzatmış şekilde yorumlanmış.

Gül Baba Heykeli

Ankara Adalet Sarayına 1965 yılında yapılan, Adalet ve Atatürk Heykelinin bir parçası olan ve sağ elini kaldırarak meydan okuyan, sol elinde de hukuk kitabı olan yargıç bir kadın figürü.

Batıkent’in kurucusu, Ankara’nın genç ve devrimci belediye başkanı Ali Dinçer’in heykeli elinde Batıkent’in projesiyle birlikte.

Onun yanında Bahriye Üçok’un heykelini görüyoruz.

Bulunduğumuz yer Güneş Dağı ve karşımızda 2010 yılında yapılmış olan güneş heykelini görüyoruz. Ankara Gençlik Parkı’nda Cumhuriyet anıtının bir parçası olan bronz dökümü heykel, parka Gar kapısından girdiğimizde bizi karşılamaktadır.

1991 yılında yapılmış olan ve Kırşehir’de bulunan, 10 bin beyitlik mesnevinin yazarı Aşık Paşa’nın heykeli, önünde kitabı, elinde meşalesi ve çocuklarıyla.

Selçuklu hükümdarı Alaaddin Keykubat’ın 1995 yılına kadar Türkiye’de hiç heykeli olmadığını ve ilk heykelini de Metin Yurdanur’un yaptığını biliyor muydunuz? Alanya’nın girişinde yer alan bronz dökümü heykel, elinde çift başlı kartal sembolüyle geleceğe yürürken tasvir edilmiş.

Bakanlıklardaki TESK Genel Merkezinin önünde yer alan Kuvâ-yı Milliye ustaları, 1994 yılında yapılmış Çanakkale 57. Alay şehitliği girişinde yer alan son Çanakkale gazisi, Ahmet Ayık, Hüseyin Şahin, Kuvâ-yı Milliye’de kahramanlık göstermiş Doğan Bey, Kazım Karabekir gibi birçok tarihi karakterin heykellerini de Açık Hava Heykel Müzesi’nde görmek mümkün.

metin-yurdanur-açık-hava-heykel-müzesi-6
Ve 105 yaşında kaybettiğimiz Berfo Ana’nın heykelini, elinde boş bir çerçeve…

Açık Hava Heykel Müzesi’nde gördüğümüz eserler, metal destekli fiber malzemeden yapılmış orijinal heykeller. Şehrin birçok yerinde gördüklerimiz ise bu heykellerin bronz dökümleri.

metin yurdanur

Açık hava müzesinden Kültür Sanat Evi ve Heykel Bahçesine geçiyoruz. Evin her katı ve bahçesi de heykellerle dolu. Miras, İnsan Hakları Anıtı, Kaynak, Guernica…

Ankara’nın ilk sivil heykeli olan Miras, 1979 yılında yapılmış. Heykel, bu topraklara ait iki değeri barındırıyor: Hitit aslanı Kimera ve Nasreddin Hoca.  Heykel, Mimar Şekip Akalın’ın 1937 yılında tamamladığı yalın ve modern neo-klasik üslupta tasarlanmış. Halen Ankara’nın önemli eserlerinden olan Ankara Gar binasının önünde yer almaktadır.

Heykel Bahçesinde yer alan, Yüksel Caddesindeki kopyasının son birkaç yılını abluka altında geçirmesiyle hepimizin belleklerinde yer eden, İnsan Hakları Heykeli 1990 yılında yapılmıştır. 1989 yılında dönemin Çankaya Belediye Başkanı Doğan Taşdelen; İnsan Hakları Derneği, sivil toplum örgütleri ve öğrencilerin buluşup basın açıklaması yaptığı yere “Burası insanların düşüncelerini ifade ettiği bir yer olsun,” diyerek Metin Yurdanur’a anıt yapması teklifinde bulunmuş. Metin Yurdanur bu anıt için bir kadın heykeli düşünmüş. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni okuyan, sessiz, sakin, dingin bir figür. Bu heykelin boyutlarının insanların içselleştirmesi için, insani olmasına özen göstermiş. Metin Hoca “Onunla kol kola girebileceğiniz boyutlarda bir heykel,” diye tarif etmektedir. Heykel, 10 Aralık 1990 günü İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi okunarak görüşe açılmıştır.

Kültür Sanat Evi’nin bahçesinde dinlendikten ve ağaçlarındaki meyvelerden yedikten sonra gezimizi, Sivrihisar’ın 13 km güneyindeki Ballıhisarda ana tanrıça Kybele’nin heykelinin bulunduğu ve tanrıça için yapılan törenlere ev sahipliği yapmış en önemli tapınma yerlerinden biri olan olan Pessinus Antik Kenti’ndeki Kibele Tapınağı’nda güneşi batırarak keyifle noktalıyoruz.

Ballıhisar Pessinus Antik Kenti

Metin Yurdanur’la antik kentleri gezmenin yanı sıra; parklarda, meydanlarda, şehrin birçok yerinde her gün karşılaştığımız ve hayranı olduğumuz eserlerinin hikâyesini Metin Yurdanur Açık Hava Heykel Müzesi’nde bizzat kendisinden dinlemek büyük bir şanstı. Kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır.


Rota sevenler için farklı bir rota önerisi: Trakya Bağ Rotası

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here