<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sami Öztürk arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/etiket/sami-ozturk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/etiket/sami-ozturk/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 17 Dec 2021 12:26:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>Sami Öztürk arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<link>https://lavarla.com/etiket/sami-ozturk/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ENTELANKARA&#8217;da Kasım Ayı</title>
		<link>https://lavarla.com/entelankarada-kasim-ayi/</link>
					<comments>https://lavarla.com/entelankarada-kasim-ayi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ENTELANKARA]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Dec 2021 12:23:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[ENTELANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[Pavyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sami Öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[Seren Erciyas]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lavarla.com/?p=116618</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Pandemi bitti diye düşünüyoruz, umarız tekrar kapanmayız. Çünkü bu sezon başında gerçekleştirilen açılma Ankara’ya çok iyi geldi. Eylül, ekim, kasım aylarında takvimler dolu doluydu. Karantina dönemindeki kapanmalarda herkes yatıp bomboş duvarlara bakmadı tabii ki. Üretken insanların akıllarına gelen, hazırlayıp hayata geçirdikleri işlerin gün yüzüne çıktığı bir sezondayız. Biz de ENTELANKARA olarak bu üretimleri gerçekleştiren isimlere [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/entelankarada-kasim-ayi/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;ENTELANKARA&#8217;da Kasım Ayı&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pandemi bitti diye düşünüyoruz, umarız tekrar kapanmayız. Çünkü bu sezon başında gerçekleştirilen açılma Ankara’ya çok iyi geldi. Eylül, ekim, kasım aylarında takvimler dolu doluydu. Karantina dönemindeki kapanmalarda herkes yatıp bomboş duvarlara bakmadı tabii ki. Üretken insanların akıllarına gelen, hazırlayıp hayata geçirdikleri işlerin gün yüzüne çıktığı bir sezondayız. Biz de <u>ENTELANKARA</u> olarak bu üretimleri gerçekleştiren isimlere sorular yöneltmeye devam ediyoruz.</p>
<p>Açılmayı bekleyen işler gün yüzüne çıktı dedik. Onlardan biri de Ankara Devlet Tiyatrosu oyunu <em>Dr. Jekyll ile Bay Hyde</em>. 15 Ekim’de prömiyer yapan oyunun başrolü Gökhan Kutum’la konuştuk. Ankara Devlet Konservatuarı mezunu Gökhan Kutum’a özellikle yeni oyunuyla ilgili sorular yönelttik.</p>
<h2>Neredeyse Bir Yıl Sonra Seyircisiyle Oyun</h2>
<p>“Aslında biz 17 Kasım 2020 tarihinde ilk provamıza başlamıştık. O tarihten bir ay öncesine kadar da bir <em>audition</em> yapılmıştı oyunun castı için. Daha sonrasında yönetmenimiz Ünsal Coşar tarafından cast belirlenip provalara başlamıştık. İki hafta kadar bir prova sürecimiz olmuştu. Ama ardından bu korona sayılarının inanılmaz derecede artmasından kaynaklı durmak zorunda kaldık,” diyor Gökhan Kurum.</p>
<p>Özellikle yönetmen Ünsal Coşar’ın genç tiyatroculara verdiği destekten bahsetti: “Ünsal hoca bize &#8216;profesyonel meslektaşlarım&#8217; dese de biz onda hep hoca naifliği gördük. Çok babacan tavrı vardı. Karaktere can verirken bütün soruları bize yöneltiyordu. Sahne üstünde ne görmek istediğini, nasıl bir şeyle karşılaşmak istediğini bize çok iyi tarif ediyordu. Bizi o yola doğru yönlendiriyordu. Sorduğu sorularla, metne dair yönelttiği sorularla, “acaba” dediğimizde verdiği cevaplarla, “bu sahnede şimdi ne yapmalı” dediğimiz anlarda anahtar cümleyi söylüyordu. “Durum bu, bunu görmek istiyorum, böyle,” dediğinde biz de zaten karakterimiz belli, belirli koşullar var ve yapmamız gereken bir şey oynamak.” Dinlemek isteyenler için <a href="https://open.spotify.com/episode/4kenh37SpPnAVjLcq9x648?si=d01d53b2bdec44a0" target="_blank" rel="noopener">podcast linkini</a> bırakıyoruz.</p>
<h2>Canlı Ankara, Canlı Lavarla</h2>
<p>Etkinlikler sekteye uğrayınca Ankara’daki kültür sanat yaşamına odaklanan Lavarla’nın da mecburiyetten bir süre tek tük yazılar haricinde sessiz kaldığını öğrendik <a href="https://netreklam.net/author/seren/" target="_blank" rel="noopener">Seren Erciyas</a>’tan. Uzun, güzel bir söyleşi oldu. Ankara ve Lavarla hakkında uzun uzun sorularımızı yanıtladı Seren Erciyas. Podcastin linkini <a href="https://open.spotify.com/episode/1Ni4sX16CGhKhHdcTA2BTM?si=3c5c5cfb9ed1480d" target="_blank" rel="noopener">buraya</a> bırakalım.</p>
<p>Üretken şehirdeki önemli bir boşluğu doldurdu Lavarla 2015’te. Bu boşluğun ne olduğuna dair sorduğumuz soruya ise Seren’in yanıtı şöyleydi: “Lavarla Ankara’daki doğru ve güncel bilgiyi tek bir yerden, samimi ve güvenilir bir şekilde elde edebilme ihtiyacına cuk diye oturan bir girişim oldu. Hikayeleri, duyguları, anlamları bir araya getirdi. Etkinlikleri, olan biteni, şehirden haberleri bir araya getirdi. Bunu yaparken de samimiyetle, kırmadan, ayrıştırmadan yaptı ki zaten üretim yaptığımız alan kolay kolay dışlayıcılığa kaçan bir alan değil.”</p>
<p>Lavarla’nın sadece geçmişini değil geleceğini de konuştuk Seren’le. Güzel haberleri var:</p>
<blockquote><p>Festivallerin bu sene fiziksel mekanlara inmesi, yeme içme mekanlarının açılması. Bunların hepsiyle beraber şehir canlanınca haliyle Lavarla’da canlanmış oldu. <em>Ankara Keşif Haritası: Pusula</em>’nın ikincisi için çalışıyoruz, çok yakında o da. AnkaraAks ile beraber uğraşıyoruz. Bu ikincide işbirliği yaptık. Onun dışında yayın anlamında güzel seriler, yeni yazarlar, kalemler, artık daha da Ankara dışı konulara yer verdiğimiz için çeşitlendi. Bizim de yakın zamanda bir podcast müjdemiz olacak bu arada. Başka projeler de yolda. Niyetimiz Ankara’ya yüklenen anlamları bulmak. Bu anlamaları çoğaltmak, yeni anlamlar yüklemek, bilinmeyen hikayeleri keşfetmek. Bilinenlere farklı açılardan yaklaşmak. Öte yandan yeniden sahaya inmek. Daha önce de yaptığımız gibi.</p></blockquote>
<p>Seren ile sohbetimiz çok daha uzundu. Ankara’dan İstanbul’a göçmeyi, öğrencilik yıllarında Ankara’nın kendisine kattıklarını ve o zamanlar Ankara’da neler yapıp nerelerde yürüdüğünü konuştuk. Tabii konumuz sadece Ankara üzerinden gitmedi. İstanbul’daki günlük rutinlerini, neler izleyip neler okuduğunu da sorduk. Tom Ford’un filmi <em>A Single Man</em>, Şükran Yiğit’in kitabı <em>Burası Radyo Şarampol</em> konuştuğumuz sanatçılardan, eserlerden, yazarlardan sadece birkaçı.</p>
<h2>Tiyatro Kenti Ankara</h2>
<p>Lavarla’nın paylaşımlarında şöyle bir tanım görürsünüz: Tiyatro Kenti Ankara. Evet, kesinlikle Ankara bir tiyatro kenti ve biz de her ay tiyatro dünyasından birkaç ismi ağırlamaya devam ediyoruz ENTELANKARA’da. Hem Devlet Tiyatroları’nda hem de özel tiyatrolarda salonlar dolsun istiyoruz. Çünkü salonlar misafirleriyle güzel. Salonların gösterimlerine yarı kapasiteyle devam ettikleri süreçlerde duyduğumuz alkışlar bizi hiç tatmin etmiyordu. O yüzden tiyatronun daim olması dileğiyle sözü tiyatro oyuncusu Başak Vural’a bırakalım. Tiyatronun karakter gelişimine ne gibi etkileri olduğunu sorduk.</p>
<p>“Ben konuşmayı seven, anlatmayı seven, meraklı biriyim. Küçükken de evcilik oynamayı çok severdim. Böyle olunca daha ilkokuldayken sahne kısmını merak etmeye başladım. Başka kişilikler, başka dönemler, hayatlar, hayaller, oyunculuk… Okuldaki eğitimim muhakkak birçok şey katmıştır bana ama sanki zaten böyle olduğum için oyuncu olmayı istedim diye düşünüyorum.”</p>
<p><em>Beni Affet, Unutma Beni, Esaretim Sensin</em> gibi dizilerinde rol adlı, <em>Acemi Anneler</em> dizisinde rol almaya devam ediyor Başak Vural, çok üretken bir isim. Dahil olduğu oyunların afişleriyle karşılaşmışsınızdır muhtemelen birçok oyunda yer alıyor. Bazısında oynayıp bazısını yönetiyor. Pandemi sürecinde de boş durmayanlardan.</p>
<p>“Bu sezon pandemi başlamadan önce Tiyatro Ritüel’de çıkardığımız <em>Mucize</em> oyunumuz Tunalı’daki Tiyatro Kafe’de, bazen anlaşmalı Devlet Tiyatrosu sahnelerinde oynamaya devam edecek. Pandemi döneminde ayrıca Zoom üzerinden tanışıp provalarını yaptığımız Mareliber ve Aralık Sahne ortak yapımı <em>Yüzleşme</em> oyunuyla Ankara’da yeni açılan, Akay’da açıldı, Aralık Sahne’de oynuyorum. Ankara Devlet Tiyatrosu’yla da kasım ayında prömiyer yapan <em>Vişne Bahçesi</em> oyunundayım. Onu da Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde oynuyoruz.”</p>
<h2>Artan Belgesel İlgisi ve Pavyon</h2>
<p>BluTv’deki belgesellerini hızlıca tükettiğimiz ve bir sonraki işini çok merak ettiğimiz bir isim vardı ENTELANKARA’da. Ankara ile içli dışlı biriyseniz merak ettiğiniz belli başlı konular olur. Bunlardan biri tiyatrodur mesela. Bir diğeri ise kesinlikle pavyonlardır diyebiliriz. <em>Pavyon</em> belgeselinin yönetmeni <a href="https://open.spotify.com/episode/7GdUnXudKHMQhdV8RYkSeE?si=0d5665a487f943f5" target="_blank" rel="noopener">Sami Öztürk</a>’tü konuğumuz. Ama kendisine sadece <em>Pavyon</em>’la ilgili sorular sormak istemedik. Daha çok sevdiği bu şehirde nasıl vakit geçirdiğini sorduk Sami Öztürk’e. Her konuğumuza sorduğumuz gibi neler izlediğini sorduk mesela.</p>
<p>“<em>Bal Ülkesi</em> gerçekten güzel bir film. Bambaşka hayatlar. Herhangi bir kurmaca filmde karşılaşamayacağınız karakterleri tüm gerçekliğiyle beraber hissediyorsunuz. O bakımdan beni çok etkiledi ve çok başarılı bir yapım olduğunu düşünüyorum. <em>Bal Ülkesi</em>’ni önerebilirim. Dizi olarak da <em>Rami</em>’yi söyleyebilirim. <em>Rami</em>, Mısır asıllı müslüman bir genci merkeze alarak Mısırlı bir ailenin Amerika’daki kültür çatışmasına odaklanan güzel, tatlı, bakış açısını ve anlatım dilini çok sevdiğim, eğlenceli bir mini dizi.”</p>
<p>Belgesel, film, dökü-drama arasındaki farkları da sorduk kendisine.</p>
<blockquote><p>Türler arası geçiş artık eskisine nazaran çok daha yaygın. Mesela eskiden film festivallerinde bazı türler katı bir şekilde ayrılıyordu. Belgesel film ile kurmaca film aynı kategoride yarışamazdı ve bu ayrım çok netti. Belgesel belgeseldir, kurmaca da filmdir gibi. Aslında belgesel de son kertede filmdir. Hatta tarihteki ilk filme baktığımız zaman <em>Trenin Gara Girişi</em> bir belgesel filmdir aslında.</p></blockquote>
<p>Dört konukla ikinci ayımızı böylelikle bitirmiş olduk ENTELANKARA olarak. Aralık ayında yeni konuklarımızla tüm podcast mecralarında olmaya devam edeceğiz. Ankara merkezli “entel aydınlanma” sürecinin Aralık özetinde görüşmek dileğiyle.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/entelankarada-kasim-ayi/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;ENTELANKARA&#8217;da Kasım Ayı&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/entelankarada-kasim-ayi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pavyon Dosyası No: 3 &#8211; Söyleşi</title>
		<link>https://lavarla.com/pavyon-dosyasi-no3-soylesi/</link>
					<comments>https://lavarla.com/pavyon-dosyasi-no3-soylesi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Can Kurnaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Dec 2019 10:24:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara’daki Pavyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[BluTV]]></category>
		<category><![CDATA[Enver Arcak]]></category>
		<category><![CDATA[Pavyon Yılbaşı Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Sami Öztürk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=40635</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>“Karanlık? Bu karanlığı nasıl algıladığımıza bağlı. Her şeyde karanlık vardır. Aydınlık varsa karanlık da var. Bu karanlık bir banka şubesinde de bulabilir sizi.” Sami Öztürk &#8211; “Pavyon’un karanlık taraflarının olduğunu düşünüyor musun?” sorusu üzerine. Ankara’ya dair olan her şeyin varlığını benimsiyorum. Bu uğurda varlığı Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi kadar güçlü olan pavyonların ne olduğunu, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/pavyon-dosyasi-no3-soylesi/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Pavyon Dosyası No: 3 &#8211; Söyleşi&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">“Karanlık? Bu karanlığı nasıl algıladığımıza bağlı. Her şeyde karanlık vardır. Aydınlık varsa karanlık da var. Bu karanlık bir banka şubesinde de bulabilir sizi.”</p>
<p style="text-align: right;">Sami Öztürk &#8211; “<em><span style="text-decoration: underline;">Pavyon</span>’</em>un karanlık taraflarının olduğunu düşünüyor musun?” sorusu<br />
üzerine.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara’ya dair olan her şeyin varlığını benimsiyorum. Bu uğurda varlığı Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi kadar güçlü olan pavyonların ne olduğunu, nereden geldiğini, içinde yaşananları daha önce yazdığım <u>Pavyon</u> Dosyası <a href="https://lavarla.com/pavyon-dosyasi-no1-tanisma/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">1</a> ve <a href="https://lavarla.com/pavyon-dosyasi-no2-usul-erkan/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">2</a> ile izah etmeye çalıştım. Bu izahı ete ve kemiğe büründüren, BluTV’de yayımlanan <em>Pavyon </em>belgeselini izlemişsinizdir. İzlemediyseniz emekliliğine birkaç yıl kalmış ilkokul öğretmeni naifliği ile izlemenizi öğütleyebilirim.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yazı için Lavarla Genel Yayın Yönetmeni sevgili Seren ile beraber belgeselin yönetmeni Sami Öztürk ve yapımcısı Enver Arcak ile buluştuk, pavyon üzerine konuştuk.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-40638 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/12/WhatsApp-Image-2019-12-31-at-12.34.34-min.jpeg" alt="pavyon belgeseli söyleşi" width="1600" height="1200" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/12/WhatsApp-Image-2019-12-31-at-12.34.34-min.jpeg 1600w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/12/WhatsApp-Image-2019-12-31-at-12.34.34-min-300x225.jpeg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/12/WhatsApp-Image-2019-12-31-at-12.34.34-min-1024x768.jpeg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/12/WhatsApp-Image-2019-12-31-at-12.34.34-min-768x576.jpeg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/12/WhatsApp-Image-2019-12-31-at-12.34.34-min-1536x1152.jpeg 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/12/WhatsApp-Image-2019-12-31-at-12.34.34-min-80x60.jpeg 80w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/12/WhatsApp-Image-2019-12-31-at-12.34.34-min-265x198.jpeg 265w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/12/WhatsApp-Image-2019-12-31-at-12.34.34-min-696x522.jpeg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/12/WhatsApp-Image-2019-12-31-at-12.34.34-min-1068x801.jpeg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/12/WhatsApp-Image-2019-12-31-at-12.34.34-min-560x420.jpeg 560w" sizes="(max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Sohbet için bir sürü not hazırladığım defterimi de alıp buluşacağımız kafeye gittim. Soğuk havanın misafirlerimizi üşüteceğini düşünerek içeride sıcak bir masaya kurulduk. Bir müddet sonra Sami Öztürk bizi fark ederek yanımıza geldi. Dışarıda Enver Arcak’ın çoktan kurulduğu, sigara içmenin serbest olduğu bir masayı göstererek bizi davet etti. Toparlanıp geçtik. Enver Arcak, tuşları çalışmayan telefonundan gelen çağrıyı açmaya çalışıyordu. Ekranda Kına’m (Enver Arcak’ın değerli eşi) yazıyor; Sami Öztürk, elindeki Marlboro kutusunun kıçına vurarak çıkarttığı sigaradan bize ikram ediyordu. Not defterini hiç açmamak üzere bir kenara koydum. Kendimi yurdumda gerçekleşen bir sohbetin içinde buldum. Bu samimiyetle, konuklarımıza bazen adlarıyla bazen abi diyerek hitap ediyorum yazıda.</p>
<h2>Pavyonlar karanlık yerler değildir</h2>
<p style="text-align: justify;">İlk önce karanlık düşüncelerden başladık. İnsanlığın aydınlanma serüveni de bilinmeyenden başladığı için olsa gerek, “Payvonların karanlık bir yer olduğunu düşünüyor musunuz?” diye soruyor Seren.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Solfasol</em>’dan yazılarını takip ettiğim ve gerçek bir Ankara fedaisi olduğuna inandığım Enver Arcak, “Öncelikle bizler pavyona ait insanlar değiliz,” diyerek lafa girdi. Hatta pavyona hayatında ilk kez belgesel sürecinde gittiğini öğreniyoruz Sami Öztürk’ten. Bundan sonra söyleyeceklerinde objektif olacağını anlayarak dinledik. Pavyonlar karanlık yerler midir sorumuzu kastederek cevap verdi: “Hayır.”</p>
<p style="text-align: justify;">Havanın soğuğu ile kahvelerin dumanı bitmeden diplenmiş, sonra elli altı kere daha söylenecek olan çayların ilki çoktan söylenmişti. Söz Sami’de: “Pavyonlar karanlık yerler değildir. Tam tersine her şeyin ayan beyan yaşandığı şeffaf yerlerdir. Duvarında vergi levhası olan, çalışanlarının SGK’lı olduğu yerler. Oradaki insanlar norma aykırı her ne varsa açık açık söylüyorlar. Misal, oradaki kadın, yüzündeki yara izinin neden oluştuğunu anlatabiliyor. Açıkçası karanlık algımızı da değiştirmemiz gerektiğini düşünüyorum.”</p>
<h2 style="text-align: justify;">Pavyon, Klişeler ve Gerçekler</h2>
<p style="text-align: justify;">Peki klişeler dostlarım? Ne düşünüyorsunuz? Deli Dumrul’un köprüden geçenlerden otuz üç akçe almasını bile eleştiren bir kavim var bilirsiniz. “Siz eleştirilere ne diyorsunuz?” sorusunu yönelttik. Enver Abi yanıtladı: “Fatih Akın’ın <em>Crossing The Bridge: Sound Of İstanbul</em> isimli bir belgeseli vardır. Harika bir iş. Ancak ona bile amansız eleştiriler gelmişti. Neden Unkapanı yeraltı figürleri yok gibisinden. Aslında karanlık ya da kirli taraf vurgusu da bu klişeler ile ölçülüyor. Pavyon hakkında bilgisi olmayan insanlar bile bu klişelere sahip. Zorla kadınları çalıştırıyorlar gibi. Ne yaparsak yapalım klişeleri aşamayacağımızı düşünüyorum.”</p>
<h2 style="text-align: justify;">Pavyon’a Ait Olmak ya da Olmamak</h2>
<p style="text-align: justify;">Sohbetin başında pavyona ait olmadıklarını belirten söz aklımdan çıkmıyor, Seren de aynı noktada. Yoksul olmayan birinin yoksulluğu anlayamayacağı mantığından hareketle merak ettiğimiz soruyu soruyor, “Belgesel sürecinde, gerçeği sergileyebilmek için pavyonu bilen birilerinden danışmanlık aldınız mı?”</p>
<p style="text-align: justify;">Sami Öztürk sorumuzu göğüslüyor. “<em>Pavyon</em>’un hiçbir zaman gerçekleri söylemek iddiası olmadı. Böyle bir gayemiz yoktu ancak bilen birilerini referans aldık, o koldan ilerlemeyi tercih ettik. Ama aylarca pavyonda vakit geçirmedik, ki öyle bir şey olsa bu iş çıkmayabilirdi. Pavyona ait olmak istemedik. Pavyona ait olursan bu sefer gerçekten oraya ait olursun ve göremezsin.”</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-40640 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/12/images-1-min.jpg" alt="pavyon belgeseli görsel" width="918" height="334" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/12/images-1-min.jpg 918w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/12/images-1-min-300x109.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/12/images-1-min-768x279.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/12/images-1-min-696x253.jpg 696w" sizes="(max-width: 918px) 100vw, 918px" /></p>
<h2 style="text-align: justify;">Pavyondaki Yalanlar Üstüne</h2>
<p style="text-align: justify;">Yalan konusu pavyonun akla gelmesi ile beliren bir doğrudur. Hatta klişe olup olmadığı bile henüz belli değildir. Masadaki herkes pavyonda yalan söylendiğinde hemfikir. Ancak yalanın kimi ilgilendirdiği konusu da kimsenin umurunda değil. Söylenen her şeyin kabul gördüğü bir sahnede Sami’nin de dediği gibi belli başlı erdemler üzerine dönüyor konu: “Para, cinsellik, iktidar ve itibar.”</p>
<h2 style="text-align: justify;">Pavyon Ankara’ya Aittir</h2>
<p style="text-align: justify;"><u>Pavyon</u> Ankara’ya ait olsa da Enver ve Sami’nin yakaladığı başarı, yurdun her köşesinden hissediliyor. Haliyle biz de Ankara’ya dair soruyoruz: “Peki bundan sonra Ankara’da mı devam edeceksiniz, yoksa defaatle tanık olduğumuz İstanbul’da devam etme durumu söz konusu mu?” Bu soruyla beraber Ankara’ya dair projeleri olup olmadığını da ölçme niyetimiz var. Sami duruma açıklık kazandırıyor: “Ankara’nın hem hikâyesi hem de avantajı var. Prodüksiyon açısından bakarsak, elimizdeki imkânlarla başka bir yere gitmeden bir iş ortaya koyabiliriz. Burada güzel olan durum, yapılan işlerin kolektif olması. Yardımlaşma ve dayanışma ön planda oluyor. Bence bu önemli. “</p>
<p style="text-align: justify;">Bildiğimiz gerçeği duymanın güzelliği ile sohbeti koyularken, Enver Arcak işin teknik hâkimiyetinden bahsediyor. “İstanbul’da bir sokakta çekim yapıldığı zaman insanların pek memnun olmadığını gözlemledik. Oysa Ankara’da belli başlı bir sektör olmadığı için Ankaralılara halen sempatik geliyor. Bu durum açıkçası bizi de motive ediyor. Sami ile yeni projeleri konuşurken bunu Ankara’da <span style="color: #000000;">çekelim</span> dediğimiz oluyor. Bunun nedeni sadece Ankara aşkı ya da aidiyetle ilgili değil. Konfor arayışımız ve imkânlarımızın kolaylığı ile ilgili.”</p>
<p style="text-align: justify;">Enver Arcak ve Sami Öztürk ile soğuk bir kasım akşamında Ankara’da buluştuk. Isınma yöntemi olarak sohbetimizi kullandık.</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-40644 " src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/12/Pavyon-min.jpg" alt="pavyon yılbaşı özel" width="729" height="442" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/12/Pavyon-min.jpg 660w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/12/Pavyon-min-300x182.jpg 300w" sizes="(max-width: 729px) 100vw, 729px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Pavyon</em> belgeseli 5 bölümlük serüveninin ardından 31 Aralık günü “Yılbaşı Özel Bölümü” ile <a href="https://www.blutv.com/diziler/yerli/pavyon" target="_blank" rel="noopener noreferrer">BluTV</a> ekranlarında olacak. Yeni yıla nasıl girersen öyle geçer batılına da bir şans verirsek, herkese pavyon ışıkları gibi renkli bir yıl dileriz.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/pavyon-dosyasi-no3-soylesi/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Pavyon Dosyası No: 3 &#8211; Söyleşi&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/pavyon-dosyasi-no3-soylesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
