<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadın arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/etiket/kadin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/etiket/kadin/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 16:48:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>Kadın arşivleri - Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</title>
	<link>https://lavarla.com/etiket/kadin/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kentte yürümek: Kimine flanörlük, kadınlara mücadele</title>
		<link>https://lavarla.com/kentte-yurumek-kimine-flanorluk-kadinlara-mucadele/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 10:43:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli sokaklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kaldırım işgali]]></category>
		<category><![CDATA[Yürümek]]></category>
		<category><![CDATA[yürünebilir kaldırımlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=140265</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>İstanbul’dayken flanörlerin meşhur Kurtuluş-Kızılay yürüyüş rotalarını okuyup, içimden hep şöyle geçirirdim: “Tabii, orası düz ayak, ‘nezih’, orayı herkes yürür. Sıkıysa gelin de size bir Keçiören-Ulus rotası çıkartayım, gerçek Ankara’yı görün!” Bu niyetle sokağa çıktığım bir gün, kaldırımlardaki araba işgalleri, aracını üstüme süren sürücüler ve Ulus’a varmadan çat diye yaya yolunun yok olmasıyla birlikte kendimi bir [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/kentte-yurumek-kimine-flanorluk-kadinlara-mucadele/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Kentte yürümek: Kimine flanörlük, kadınlara mücadele&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’dayken flanörlerin meşhur Kurtuluş-Kızılay yürüyüş rotalarını okuyup, içimden hep şöyle geçirirdim: “Tabii, orası düz ayak, ‘nezih’, orayı herkes yürür. Sıkıysa gelin de size bir Keçiören-Ulus rotası çıkartayım, gerçek Ankara’yı görün!”</p>
<p>Bu niyetle sokağa çıktığım bir gün, kaldırımlardaki araba işgalleri, aracını üstüme süren sürücüler ve Ulus’a varmadan çat diye yaya yolunun yok olmasıyla birlikte kendimi bir dolmuşa attım. Şoförün alaycı ses tonuyla “senin burada ne işin var abla” sorusundan sonra cinlerimle birlikte korkularımı alıp ilk durakta indim. Kendime şehirde nefes alabilecek bir yer aradım. Ve evet, bir süre bulamadım. Korktuğum, sadece arabaların hızla üstüme sürülmesi ve oracıkta ölecek olmam değildi. Şehirde yalnız hissetmenin korkusuydu. Bütün kadınların ezbere bildiği; toplu taşımada, kaldırımda, sokakta, etrafında erkeklerle yalnız olmanın verdiği o his&#8230;</p>
<p>Yani sokağa çıktığımda romantik edebiyatın bittiği ve &#8220;erkek şehrin&#8221; başladığı o tüyler ürpertici yerdeydim.</p>
<p>Tarihsel olarak sokak, kadın için tekinsiz bir yerdi. Erkek, sokakta amaçsızca yürüdüğünde flanör hatta filozof olurdu; kadın yürüdüğünde ise “sürtük”. Kaldırımda duran erkek birini bekliyordur, kadın ise &#8220;aranıyordur&#8221;. Kaldırımda bir kadın varsa mutlaka kornayla taciz edilmek &#8220;zorundadır&#8221;. İlla o kornaya basılır. Çünkü kaldırımda ve yalnızsa, bunu hak ediyordur.</p>
<p>Toplum, o şoförün ağzından bana şunu diyordu: “Bu alan bizim. Bizim kurallarımızla, bizim araçlarımızla işgal ettiğimiz bir alan. Sen ancak misafir olabilirsin ya da sahipsizsin.”</p>
<p>Bu saatte burada olma. Dikkatli ol. Gözünü dört aç. Yer kaplama, hadi kapladın diyelim mümkün olduğunda kendini görünmez yap. Ses çıkarma. Temkinli ol. Ben artık kadınlara yöneltilen bu komutlardan çok sıkıldım!</p>
<h2>Şehir ruhumuzu, kemer memelerimizi sıkıyor</h2>
<p>Bir haber sitesinde okuduğum şu cümle beni daha da korkuttu: “Kayıtlara göre 2011 yılına kadar kadınların bir araba kazasında emniyet kemeri kullansa bile ağır yaralanma veya ölüm oranı erkeklere oranla yüzde 47 daha fazla.”</p>
<p>İçine dahil olmaya çalıştığımız bu trafik düzeni, biz kadınlar için tasarlanmadı. Trafik kuralları ve kent planlaması ilk &#8220;kime&#8221; göre yazıldı sanıyorsunuz? Sabah çantasını alıp işine giden, arabası olan, ortalama kiloda, ortalama boyda bir &#8220;beyaz adama&#8221; göre. Kadınlar tabii ki o denklemin içinde yoktu. Biz sisteme sonradan dahil olan &#8220;dezavantajlı&#8221; gruptuk. Memelerimiz resmen &#8220;opsiyonel aksesuar&#8221; muamelesi görüyor. Tasarımcıların zihnindeki &#8220;standart insan&#8221; her zaman maalesef hala erkek.</p>
<h2>Kaldırım işgali bir &#8220;horozlanma&#8221; meselesidir</h2>
<p>Bu yüzden bir araba sahibi, kaldırıma park ettiğinde basit bir trafik kuralı ihlali yapmıyor. Üsttenci tavrını devam ettiriyor. Alanını çiziyor. İkaz ettiğimizde de bize &#8220;horozlanıyor.”</p>
<p>Henri Lefebvre, “mekan toplumsal olarak üretilir” diyor. Feminist kent teorisi ise bana şunu öğretti: Toplumsal olan aynı zamanda cinsiyetlidir. O halde üretilen mekanın da cinsiyeti vardır. Yürümeye çalışırken sürekli birinin “esas önceliği” olduğunu hatırlatması gibi.</p>
<p>Kaldırım işgali çoğumuza “sıradan” bir belediye sorunu gibi görünüyor ama öyle değil. Öyle olmadığını kendi bedenim üzerinden, ritmim bozulduğunda, adımım bölündüğünde, düşüncem kesildiğinde fark ediyorum. Bu basit bir fiziksel engel değil. Bu, kamusal alanda kimin görünür olma hakkının daha önemli olduğunun tekrar tekrar ilan edilmesi.</p>
<p>Kaldırıma yayılan o araba, üzerimize süren o dolmuş, yaya geçidinde yavaşlamayan o sürücü, tarihsel üstünlüğünü hatırlatıyor. “Benim hızım, benim gücüm senin güvenliğinden önemli,” diyor. Trafikteki bu makine şiddeti, eril tahakkümün asfalttaki yansımasından başka bir şey değil.</p>
<p>Her kaldırım, her dolmuş şoförü, her meydan, her bank, her ışık bize şunu fısıldıyor: Evet, buraya gelebilmişsin ama burada güvende değilsin. Varlığın önemsiz ve önceliğin yok. Korksan iyi olur!</p>
<h2>Zabıtalar ve görünmez ittifak</h2>
<p>Bu işgaller -sadece- kural tanımaz sürücülerin suçu mu Haticeciğim, derseniz galiba <em>kısmen </em>hayır derim. Şehri yöneten yerel idareler, kaldırımları &#8220;kamusal alan&#8221; olarak değil &#8220;atıl alan&#8221; olarak görüyor. Bir dükkanın kaldırıma masa atmasına, bir arabanın yaya yolunu kapatmasına göz yuman o sessiz onay aslında erkeklerarası bir ittifakı sürekli yüzümüze çarpıyor. Belediyenin ve zabıtanın görmezden geldiği her işgal, belediyenin otopark sorununu çözmek yerine kaldırımı otoparklaştırmayı tercih etmesidir.</p>
<p>2918 sayılı Kanunun 61. Maddesinde yazana göre para cezası da var ama kaldırımı işgal eden lüks arabalara karşı bu madde bir anda &#8220;görünmezlik pelerini&#8221; giyen fantastik bir yapıya dönüşüyor.</p>
<h2>Bakım emeğinin tekerlekli hali: Pazar arabaları</h2>
<p>Ve bu eril dünyanın sanırım en büyük mağdurları o kaldırımlarda sadece <em>yürümeye çalışan </em>kadınlar&#8230;</p>
<p>Dert tek başına yürümeye çalışmak değil. Dert, bize yüklenilen bütün sorumluluklarla yürümeye çalışmak. Bebek arabasını süren bir anneyi düşünün. Kaldırım bittiği için bebeğiyle birlikte araç yoluna inmek zorunda kaldığı o an, onun için koca bir hayati risk!</p>
<p>Ya da pazar arabaları&#8230; Kadınların sarı bezden sonra vazgeçilmeyen aksesuarları ekose desenli tekerlekli çantalar&#8230; Ne kadar farkettiniz ya da önemsediniz bilmiyorum ama o pazar arabaları -hele ki o yokuşlu Ankara sokaklarında- kadınlara yüklenmiş &#8220;bakım emeğinin&#8221; cisimleşmiş, tekerlekli halidir. Evin alışverişi, mutfağın dolması, pazarın görülmesi kadının &#8220;kutsal&#8221; görevidir ama erkeklerin tasarladığı şehir ona, yüklediği bu görevi yapacak alan tanımaz.</p>
<p>Bir patriyarka özeti daha&#8230;</p>
<p>Daracık, genellikle mantar dubalarla kapatılmış, esnafın masa attığı, kuryenin motor park ettiği, binaların daha yapılırken bile işgal ettiği o kaldırımlarda pazar arabasını geçirmeye çalışan bir kadın, aslında görünmez bir engelli koşudadır.</p>
<p>Erkekler için &#8220;flanörlük&#8221;, elleri cebinde, başı yukarıda, binaları izleyerek yapılan romantik ve güvenli bir eylem olabilir. Kadınlar içinse kaldırımda yürümek sürekli tetikte olma, &#8220;aranıyor&#8221; damgası yememe, pazar arabasını çukura düşürmeme, bebeğini arabalardan koruma, yüzüne yumruk yememe ve hayatta kalma mücadelesidir.</p>
<p>&#8220;Yapay zeka ile trafik düzenlemesi yapılan bir Ankara&#8221; hayalleri kuranlar, önce pazar arabasıyla yürüyen teyzelerin gerçekliğine, yani sokağa inmeli. Çünkü dijital vizyonlar, kırık bir kaldırım taşında tökezleyip düşen bir kadının acısını telafi etmiyor.</p>
<p>Ama o dolmuş şoförüne, kadınları görmeyen tasarımcılara ve yapay zeka ile şehir tasarlamaya çalışan belediye yöneticilerine inat, kaldırımlarda pazar arabalarımızla, bebek arabalarımızla, yollarda memelerimizi sıkan emniyet kemerlerimizle var olmaya devam edeceğiz.</p>
<p>Çünkü biz yürümezsek, o kaldırımlar sonsuza dek sadece onların olacak.</p>
<p>Kapak görseli: <em>The Guardian</em></p>
<p><a href="https://lavarla.com/kentte-yurumek-kimine-flanorluk-kadinlara-mucadele/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Kentte yürümek: Kimine flanörlük, kadınlara mücadele&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlar için tüm dünya bir tuvalet değil: İşemenin politikliği</title>
		<link>https://lavarla.com/kadinlar-icin-tum-dunya-bir-tuvalet-degil-isemenin-politikligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 09:12:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kamusal tuvalet sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[umumi tuvalet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=140150</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Flanözlüğe heves etmişsin, amaçsızca dolaşmak istiyorsun, çişin geliyor ve Ankara’dasın. Şehre yeni taşındığım zamanlardı. Bir iş görüşmesi için evden çıktım. Ankara’ya bir kere gelmiş olanlar bile bilir: Nereden yola çıkarsan çık, bir şekilde Kızılay’a uğraman gerekir. Orası, şehrin dev kavşağıdır. Kızılay’da otobüsten indim. Güvenpark’ın ağaçları beni bütün görkemiyle karşıladı. Bir tanesinin altına oturup göğe yükselen [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/kadinlar-icin-tum-dunya-bir-tuvalet-degil-isemenin-politikligi/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Kadınlar için tüm dünya bir tuvalet değil: İşemenin politikliği&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Flanözlüğe heves etmişsin, amaçsızca dolaşmak istiyorsun, çişin geliyor ve Ankara’dasın.</p>
<p>Şehre yeni taşındığım zamanlardı. Bir iş görüşmesi için evden çıktım. Ankara’ya bir kere gelmiş olanlar bile bilir: Nereden yola çıkarsan çık, bir şekilde Kızılay’a uğraman gerekir. Orası, şehrin dev kavşağıdır.</p>
<p>Kızılay’da otobüsten indim. Güvenpark’ın ağaçları beni bütün görkemiyle karşıladı. Bir tanesinin altına oturup göğe yükselen dallarına baktım. “Ankara’yı sevmek böyle bir şey olabilir mi?” diye düşündüm. Görüşmeye daha vakit vardı, bir kahve alıp sonbaharın tadını çıkarmak istedim. Tam o sırada regl olduğumu fark ettim.</p>
<p>Google Maps’e “umumi tuvalet” yazdım. Metro girişinde görünüyordu. Koşarak gittim. 15 TL karşılında tifo, basili, dizanteri gibi hastalıklar kapabileceğim berbat kokan bir tuvalet vardı. Giremedim. Bir daha aradım, yine aynı yer çıktı. Aksi gibi kanamam artmaya başladı. Mevsim dönümlerinde hep olur. Bir kadına sordum. “AVM’ye git,” dedi. Bir yandan da tuvaletlerini kullandırtmayan kafeleri tek tek saydı. Tecrübeyle sabit tavsiyelerdi ama acilen tuvalet bulmam gerekiyordu. AVM girişi kalabalıktı, sıra uzundu. Nihayet üç kat üç sıra ve 25 dakika sonra bir tuvalete ulaşmıştım.</p>
<p>İş görüşmesine geç kaldım. Gülümseyerek “şehirde hijyenik tuvalet bulmak zor,” dedim. Anlamadılar. Pantolonumda kan lekesiyle bütün günü geçirmek mi, ıslak külotla görüşmeye girmek mi, yoksa görüşmeye geç kalmak mı daha kötü, bilmiyorum.</p>
<p>Maalesef yaşadığım şehir, bana bedenimin en temel ihtiyaçlarını karşılayabileceğim bir alan sağlamıyor.</p>
<h2>Erkek deneyimine odaklı şehir</h2>
<p>Mesele sadece çiş meselesi değil. Asıl mesele, şehir planlamasının erkek deneyimiyle yapılması. Çişimiz geldiğinde, ortağı olduğumuz şehrin birden mahcup misafirlerine dönüşüyoruz:</p>
<p>&#8211; Rica etsem tuvaletinizi kullanabilir miyim?<br />
&#8211; Sadece pedimi değiştirmem gerek.<br />
&#8211; Çocuğumla parkta oynadık, sadece suya ve sabuna ihtiyacımız var.</p>
<p>Cebimizde biber gazı ya da elektroşokla gezip öz savunma biçimleri geliştirmemiz yetmiyormuş gibi temiz tuvalet bulmak için de çeşitli taktikler geliştirmek zorunda kalıyoruz. Kadınlar, işletmelerin tuvaletlerine “Üç kişi olarak bizi alırlar mı acaba?” diye kaygılanırken, erkekler istedikleri her yere işeyebiliyorlar. Kadınların çişi geldiği an dışına itildiği kamusal alan, erkekler için devasa bir pisuvara dönüşüyor. Hadi bundan utanmalarını zaten beklemiyorum ama kamu sağlığını tehlikeye attıkları için ceza bile almıyorlar.</p>
<h2>Tüm kadınların ortak sorunu</h2>
<p>Bu, sadece Ankara’ya özgü değil. 2015’te Amsterdam’da Geerte Piening, bisikletiyle 3 km’lik yolu dolu mesaneyle gitmek istemediği için tuvalet aradı ama bulamayınca sokağa işediği için 140 avro para cezasına çarptırıldı. Cezayı ödemeyi reddeden Geerte, mahkemeye gitti. Dava açma nedeni, kadınlara yönelik ayrımcılık ve ciddi bir sorun olarak umumi tuvalet sorununu gündeme getirmekti. Nedenini şöyle açıkladı: “Amsterdam’da erkekler için 45 pisuvar var. Kadınlar için sadece iki tane. Mecbur kaldım.”</p>
<p>Hakim ise şöyle dedi:</p>
<p>“Hoş değil ama sen de pisuvara işeyebilirdin.”</p>
<p>Bundan daha güzel patriyarka özeti olamaz.</p>
<p>Bunun üstüne, hakimin bu kararını protesto etmek için <a href="https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-41344096">kadınlar sokağa çıkıp pisuvara işeme eylemi yapma kararı aldı.</a> Ancak eylem, güvenlik gerekçesiyle iptal edildi ve kadınlar da oldukları yerde pisuvara işerken fotoğraf çekip sosyal medyada paylaştı. Böylece şehirde bir anda görünür hale geldiler.</p>
<h2>Tuvalet ararken kaybettiğimiz vakit</h2>
<p>Rebekka Endler’in <em>Eşyaların Patriyarkası </em>kitabında <a href="https://www.wateraid.org/us/girlstrong">geçen bir araştırmaya göre</a>, kadınlar ve kız çocukları her yıl toplam 97 milyar saati tuvalet arayarak harcıyor. Bu süre, bir yılda 81 milyon Netflix abonesinin izlediği toplam sürenin iki katı.</p>
<p>Düşünsenize, bu kadar zaman sadece çişimizi yapabilmek için.</p>
<p>Hamile kadınlar, yeni doğum yapmışlar, mesane kasları zayıf olanlar, bebek arabasıyla dışarı çıkanlar, evden çıkmadan önce rotada tuvalet var mı diye plan yapanlar… Hepimiz şehirde aynı duvara tosluyoruz.</p>
<p>En temel ihtiyaçlarımız bile kamusal kabul görmüyor. Kamusallık, erkeklerin ihtiyaçlarını merkeze koyuyor; kadınlara ise “idare edin” deniyor.</p>
<p>Dünyadaki bütün kadınlar gibi Ankara’da yaşayan kadınlar için de şehir merkezinde ücretsiz ve hijyenik tuvalet bulmak, suya sabuna erişmek, Winden kasabasında solucan deliği bulmaktan daha zor! (<em>Dark</em> [2017], Netflix)</p>
<p>Oysa pedimizi değiştirebildiğimiz, sancımızı birkaç dakika hafifletebildiğimiz, endişe duymadan su ve sabuna ulaşabildiğimiz, klozete gönül rahatlığıyla oturup kalkabileceğimiz bir şehir hayal etmek zor değil.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/kadinlar-icin-tum-dunya-bir-tuvalet-degil-isemenin-politikligi/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Kadınlar için tüm dünya bir tuvalet değil: İşemenin politikliği&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pınar Güntürkün: &#8216;Dram ve komedinin dengeli olması bu oyunun farkı&#8217;</title>
		<link>https://lavarla.com/pinar-gunturkun-dram-ve-komedinin-dengeli-olmasi-bu-oyunun-farki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emrah Akbaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 08:37:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pusula]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Sanat Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Herkes Kocama Benziyor]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Neşet Ertaş]]></category>
		<category><![CDATA[Pınar Güntürkün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=138577</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Tek kişilik oyunuyla son yılların en çok konuşulan tiyatro performanslarından birine imza atan Pınar Güntürkün, Herkes Kocama Benziyor’la Türkiye’nin dört bir yanında izleyiciyle buluşmaya devam ediyor. Pavyonda tuvaletçilik yapan Ayten’in dönüşüm hikayesini anlatan oyun, sadece bir kadının değil, Türkiye’deki pek çok kadının yaşadığı acıların, dönüşümlerin ve direncin de sahnedeki yansıması. Güntürkün’le oyunun seyirciyle kurduğu güçlü [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/pinar-gunturkun-dram-ve-komedinin-dengeli-olmasi-bu-oyunun-farki/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Pınar Güntürkün: &#8216;Dram ve komedinin dengeli olması bu oyunun farkı&#8217;&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tek kişilik oyunuyla son yılların en çok konuşulan tiyatro performanslarından birine imza atan Pınar Güntürkün, <em>Herkes Kocama Benziyor</em>’la Türkiye’nin dört bir yanında izleyiciyle buluşmaya devam ediyor. Pavyonda tuvaletçilik yapan Ayten’in dönüşüm hikayesini anlatan oyun, sadece bir kadının değil, Türkiye’deki pek çok kadının yaşadığı acıların, dönüşümlerin ve direncin de sahnedeki yansıması. Güntürkün’le oyunun seyirciyle kurduğu güçlü bağdan Neşet Ertaş’ın oyundaki yerine uzanan bir sohbet ettik.</p>
<p><strong>Pınar, nasılsın? 250. oyuna yaklaşıyorsun. Nasıl hissediyorsun? Bu kadar süreceğini tahmin ediyor muydun?</strong></p>
<p>Gayet iyiyim. Umarım sen de iyisindir. Evet, 250. oyuna yaklaşıyoruz. Her oyun gününe uyandığımda aynı heyecanı hissediyorum. Tabii heyecanın dozu ve şekli değişiyor. Tecrübe kazandıkça, üstünden zaman geçtikçe farklılaşıyor ama temelde o heyecan hep kalıyor. Bugün oyun var heyecanıyla uyanıyorum. Günün neredeyse tamamı oyuna konsantre olmakla, oyunu hayal etmekle, oyunun iyi geçmesi için dileklerde bulunmakla geçiyor. Oyun sayısının artması ve seyircide karşılık bulması çok tatmin edici bir duygu, umarım uzun yıllar da devam eder.</p>
<p><strong>Oyun bazen fuaye alanında bazen salona girer girmez başlıyor. Reji olarak hem eğlenceli hem de seyirciyi dinamik olarak tutan bir başlangıç. Nasıl bir ekibin ürünü <em>Herkes Kocama Benziyor</em>?</strong></p>
<p>Yönetmenimiz Hakan Emre Ünal’ın fikriydi. Pandemi koşullarının ortaya çıkardığı bir sonuçtu aslında. Açık hava sahnelerinde maske takılan, ateş ölçülerek ve sosyal mesafeyle oyun izlenen dönemdi. O dönemde de yönetmenimiz “Her girenin arkasından paspasla kapının önünü sil, laf at,&#8221; demişti. Bu da karakterin oyun başlarken sahnede ya da fuayede olmasını beraberinde getirdi. Pandemi koşulları bitip salonlara taşındığımızda bunu devam ettirmek istedik. Bir oyuncu olarak bana da iyi geliyor. Hem seyirciye ısınmamı, alışmamı kolaylaştırıyor hem de seyircinin oyunun havasına girmesini sağlıyor. İyi ki de böyle oldu.</p>
<p><strong><em>Herkes Kocama Benziyor</em></strong><strong>’un alametifarikası nedir?</strong></p>
<p>Yalnızca dram değil, “klişe” olarak geçen kadına şiddet söylemlerini çok fazla barındırmaması olabilir. Karakterimizin yaşadığı acı olaylarla dolu geçmişine, kendine ağlayarak ve kendine üzülerek bakmaması, acısıyla arasına mesafe koyması hatta anlatısında da komediye yer vermesinden kaynaklanıyor. Dram ve komedinin dengeli olması galiba bu oyunun farkı oldu diyebiliriz.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-138581 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/09/herkes-kocama-benziyor-3.jpg" alt="" width="800" height="1201" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/09/herkes-kocama-benziyor-3.jpg 800w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/09/herkes-kocama-benziyor-3-200x300.jpg 200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/09/herkes-kocama-benziyor-3-682x1024.jpg 682w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/09/herkes-kocama-benziyor-3-768x1153.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p><strong>Neşet Ertaş oyundaki yol arkadaşın gibi. Senin hayatının neresinde Neşet Ertaş?</strong></p>
<p>Tam ortasında diyebilirim. Ben kendimi bildim bileli evimizde Neşet Ertaş kasetleri dinlenirdi. Babam saz çalar, türkü söylerdi. Zaten kulağım Neşet Ertaş’la çok doluydu. Bizim yöremizin ozanı. Onun felsefesini, sesini, türkülerini çok seviyorum. Ciğerimde, kalbimde, varlığımın her zerresinde hissediyorum onun söylemek istediklerini. Böyle bir oyunda da yani karakterin türkü söylediği bir oyunda da Neşet Ertaş’ın olmaması düşünülemezdi herhalde.</p>
<p><strong>Bir de Orta Anadolu ağzı var ki oldukça başarılı. Ekstra bir eğitim aldın mı?</strong></p>
<p>Benim kendi ağzım. Biz Orta Anadoluluyuz. Bu ağızla konuşuyoruz. Dolayısıyla hakim olduğum ve rahat ettiğim bir ağız. O yüzden ekstra bir eğitim almam gerekmedi. Farklı bir ağız olsaydı o zaman eğitim alıp pratik yapardım.</p>
<p><strong>Peki <em>Herkes Kocama Benziyor</em> ne anlatıyor? İzlemeyen birine oyunu nasıl anlatırsın?</strong></p>
<p>Pavyonda tuvaletçilik yapan Ayten isimli bir kadının, yaşanan bir olay sonucunda kişisel hikayesindeki dönüşümü anlatıyor. Hayata, insanlara, ilişkilere baktığı yer neredeyse bütünüyle değişiyor ve dönüşüyor. Bu dönüşümünün farkında olarak artık söyleyeceği sözler var ve onları söylemekten geri durmuyor.</p>
<p><strong>Ayten’in hikayesi aslında Türkiye’deki kadınların hikayesi. Maalesef neredeyse her gün yaşadığımız, duyduğumuz olaylar. Sen metni okuyunca ne düşündün?</strong></p>
<p>Sosyokültürel, ekonomik, eğitim gibi koşulları ne olursa olsun her birimiz aynı ya da benzer şeyleri yaşamışız ya da yaşıyoruz. Oyun yazarlarının marifeti de bu; yaşarken farkında olmadıklarımızı onların fark etmesi ve kağıda dökmesi. Okuduğumda bunların dile getirilecek olmasından duyduğum memnuniyetti.</p>
<p><strong>Ayten karakteri sana ödüller de kazandırdı. Ödül kavramına bakışını merak ediyorum. Sana ya da oyuna ekstra katkı sağlıyor mu?</strong></p>
<p>Ödüller bir hediye gibi. Gurur ve mutluluk verici. Bizlere motivasyon kazandırdığını da düşünüyorum. Devam etmekte zorlandığımız zamanlar olmuyor değil fakat bu ödüller bize umut oluyor. Oyunun da görünürlüğü açısından katkı sağlıyor. &#8220;Ödüllü oyun&#8221; diye anılınca daha fazla seyirci tarafından dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>Çok farklı şehirlerde sahneledin oyunu. Tek başına sahnede olmak, dekorunun minimum olması büyük etken. Anadolu’da nasıl karşılığı var oyunun?</strong></p>
<p>Her bölgeye gittik, gitmeye de devam ediyoruz. Her şehrin kendi dinamikleri var. Onu seyircinin oyunla kurduğu bağdan, geri bildirimlerden anlayabiliyorum. Karşılığını ne mutlu bize ki güzel buluyor. İstanbul’da tiyatroya daha aşina bir seyirci var. Alışkanlıkları arasında tiyatroya gitmek olan bir seyirci olduğu hemen hissediliyor. Anadolu’daki diğer şehirlerde böyle yoğun bir alışkanlık olmadığını fark etmiş olabilirim. Ama oyunun söylemek istediğinin karşılığını bulduğunu bilmek bizi mutlu ediyor.</p>
<p><strong>1 Ekim’de Ankara Sanat Tiyatrosu&#8217;nda sahnelenecek oyun. Daha önce Ankara’da oynamıştın. Bu şehrin senin için ayrı bir önemi de var. </strong></p>
<p>Benim için Ankara’nın önemi çok büyük. Ben iki üniversitemi de Ankara’da okudum. Gençliğim, üniversite yıllarım, arkadaşlarım oradalar. Ailem hala orada. Ankara seyircisi farklıdır denir ya gerçekten de öyle. Ankara seyircisinin de tiyatroya gitme alışkanlığı, seçiciliği vardır. Sıcak karşılarlar oyunları, dikkatli seyrederler. Ankara Sanat Tiyatrosu&#8217;nun da ayrıca bir önemi var; ben ilk tiyatro eğitimimi Ankara Sanat Tiyatrosu&#8217;nda almıştım. Sahne aynı sahne olmasa bile ismi bile hala içimi kıpırdatıyor. İlk tiyatroya başladığım zamanlar hafızamda.</p>
<p><strong>İzleyiciler neden <em>Herkes Kocama Benziyor</em>’a gelsinler?</strong></p>
<p>Şu günlerde ihtiyacımızın dertleşmek olduğunu çok iyi biliyorum. Bir ahbabımızla oturup dertleşsek dediğimiz onlarca mesele var. Dinlemek için, birbirimizi anlamak için, ortak meselelerimizin görünür ve görünmeyen yüzlerine birlikte bakmak için, gülmek için ve şarkılar türküler söyleyip biraz da Ayten’in deyimiyle “deşarz” olmak için gelsinler.</p>
<p><em>Oyun 1 Ekim’de Ankara Sanat Tiyatrosu&#8217;nda.</em></p>
<p>Fotoğraflar: Ayçin Çalışkan</p>
<p><a href="https://lavarla.com/pinar-gunturkun-dram-ve-komedinin-dengeli-olmasi-bu-oyunun-farki/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Pınar Güntürkün: &#8216;Dram ve komedinin dengeli olması bu oyunun farkı&#8217;&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Girls to the front: Geçmişten günümüze yanyanalık ihtiyacı</title>
		<link>https://lavarla.com/girls-to-the-front-gecmisten-gunumuze-yanyanalik-ihtiyaci/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pelin Kılıç, Büşra Bozdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 07:29:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörün Seçtikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf kolektifleri]]></category>
		<category><![CDATA[Girls to the front]]></category>
		<category><![CDATA[Hackney Flashers Collective]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kuir]]></category>
		<category><![CDATA[queer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=138132</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Fotoğrafın yazılmayan tozlu tarihine baktığımızda dünyanın birçok yerinden birbiriyle dayanışan kadın fotoğrafçı kolektifi örnekleri görüyoruz. 1970’lerde kadınların ev içi emeğini görünür kılmayı amaçlayan Hackney Flashers Collective’den, 2017’de Fransa’da oluşturulan ve tamamen kadınlardan oluşan La Part des femmes’e, oradan Latin Amerika’daki Foto Feminas’a. Coğrafya değişse de kadınların beraber üretme ve “erkek olmadıkları” için yaşadıkları sorunlara yan [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/girls-to-the-front-gecmisten-gunumuze-yanyanalik-ihtiyaci/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Girls to the front: Geçmişten günümüze yanyanalık ihtiyacı&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="page" title="Page 1">
<div class="section">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Fotoğrafın yazılmayan tozlu tarihine baktığımızda dünyanın birçok yerinden birbiriyle dayanışan kadın fotoğrafçı kolektifi örnekleri görüyoruz. 1970’lerde kadınların ev içi emeğini görünür kılmayı amaçlayan Hackney Flashers Collective’den, 2017’de Fransa’da oluşturulan ve tamamen kadınlardan oluşan La Part des femmes’e, oradan Latin Amerika’daki Foto Feminas’a. Coğrafya değişse de kadınların beraber üretme ve “erkek olmadıkları” için yaşadıkları sorunlara yan yana durarak ve beraber çözüm getirme çabası değişmiyor. Girls to the front da tam bu sebeple Ankara’da müzik sahnesini kadın+ ve kuir fotoğrafçıların gözünden görmek ve bu bakışları bir araya getirerek ortak bir hafıza oluşturmayı hedefliyor.</p>
<h2>&#8220;Arkada&#8221; kalan kadınlar öne</h2>
<p>İlk buluşmasını, buluşmaya gelen bir sürü kadın+ ve kuir fotoğrafçıyla yapan kolektif, ismini Bikini Kill’in kadınları sahne önüne davet ettiği o kült konserden alıyor. Grup, hep “arkada” kalan kadınları öne davet ederken, kolektif de çağrısında vizörün arkasındaki kadınlara, müzik sahnelerinde, barlarda ve tüm diğer alanlarda öne gelme çağrısında bulunuyor. Şimdilik Ankara’da buluşmalar yapan ve sergi hazırlığında olan kolektif, Türkiye’nin çeşitli yerlerine yayılmayı hedefliyor.</p>
<figure id="attachment_138139" aria-describedby="caption-attachment-138139" style="width: 800px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="wp-image-138139 size-large" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/08/WhatsApp-Image-2025-08-25-at-21.40.36-1024x588.jpeg" alt="" width="800" height="459" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/08/WhatsApp-Image-2025-08-25-at-21.40.36-1024x588.jpeg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/08/WhatsApp-Image-2025-08-25-at-21.40.36-300x172.jpeg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/08/WhatsApp-Image-2025-08-25-at-21.40.36-768x441.jpeg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/08/WhatsApp-Image-2025-08-25-at-21.40.36-1536x882.jpeg 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/08/WhatsApp-Image-2025-08-25-at-21.40.36.jpeg 1600w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption id="caption-attachment-138139" class="wp-caption-text">Bikini Kill’den Kathleen Hanna</figcaption></figure>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="page" title="Page 2">
<div class="section">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Genel olarak kadın fotoğrafçıların ya da lubunyaların üretim alanlarında varlık göstermesi, çoğu zaman sistematik şekilde görünmez kılınan bir mücadeleye dönüşüyor. Bu mücadele ve mücadelede yalnızlık, yalnızca bireysel değil; temsilin, dayanışmanın ve söz hakkının sınırlandığı yapısal bir yalnızlığa dönüşüyor.</p>
<p>Girls to the front’ta kendi üretim pratiklerimizden ve diğer kadın fotoğrafçılardan dinlediğimiz deneyimlerden biliyoruz ki erişim alanlarımız —projeler, belgeleme süreçleri, yayın mecraları, teknik destek— çoğu zaman erkek ilişkiler ağı tarafından belirleniyor. Alanlar daralıyor, görünürlük sınırlandırılıyor. Bu nedenle yalnızca üretimlerimizi değil, bu üretimlerin koşullarını da birlikte tartışmak ve görünür kılmak istiyoruz.</p>
<p>Son günlerde Türkiye’de birçok erkek fotoğrafçının ve diğer sanatsal üretim alanlarındaki cinsel sömürünün ifşa edilmesiyle açığa çıkan taciz ve istismar hikayeleri, bu baskıların bireysel değil sistematik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Uzun süredir bilinen ama dile getirilemeyen bu deneyimlere karşı artık susmuyoruz. Girls to the front’tan Naz Yıldırım, Eda Er ve Büşra Yesir seslerini yükseltiyor.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="page" title="Page 3">
<div class="section">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<h3>Naz Yıldırım: &#8220;Normali buymuş gibi hissettik&#8221;</h3>
<p>Son günlerde tanıdığımız, tanımadığımız, aa o öyle şey yapar mı dediğimiz birçok kişinin adını ifşa listelerinde gördük. İşin içine girdiğim andan beri o kadar çok şey gördüm duydum ki çok üzgünüm ama sanki normali buymuş gibi hissettirildik. Yazılan art niyetli mesajlara yok ya ben yanlış anlamışımdır, o zaten herkesle böyle diyerek sindirmek zorunda kaldığımızda aslında herkese yapılıyor olmasının bunu meşrulaştırmadığını, en önemlisi doğrulaştırmadığını öğrendik. Bizi huzursuz eden herhangi bir bakışın, bir temasın ve hissettirdiklerinin yine bizden kaynaklanmadığını, istemediğimiz bir şeye hayır dediğimizde bunun bizi “geri kafalı” yapmayacağını, daha az “cool” olmayacağımızı ve iş yapabilmek yer edinebilmek için kimseye boyun eğmek zorunda olmadığımızı da artık daha iyi biliyorum. Sektörde var olmaya, yer edinmeye çalışan ve çoğunlukla azınlıkta kalan bizlerin sesinin ne kadar gür çıkabildiğini duymak da bu sektör içinde bana ilk kez umutlu hissettirdi. Yalnız değiliz ve bunun için de hepinize teşekkür ediyorum.</p>
<h3>Eda Er: &#8220;Estetik üretim tek başına yeterlilik ölçütü değil&#8221;</h3>
<p>Sektörde estetik üretimin tek başına bir yeterlilik ölçütü olduğunu düşünen, etik sorumlulukları ve rıza ilişkisini bir kenara atıp bunlar üzerinden kariyer inşası kuran güçlü ve networkçü fotoğrafçılar/üreticiler&#8230; Güvenli alanlarda üretmenin, sağlıklı ilişkiler kurmanın büyük bir mücadeleye dayandığı bu sektörde sessiz kalmak, mevcut ilişkileri olağan akışında sürdürmek, sanatın arkasına gizlenmiş tacizcileri desteklemenin bir yolu aslında. Bu tacizi kamera arkasında süsleyip işleriniz ve ortaklığınıza eklemek de en korkunç yanı. Sektörde kendine bir alan açmak için çalışan ve bunu etik değerler içinde yapan tüm arkadaşlarım, bu alanda birlikte var olup, birlikte açacağız. Hiçbiriniz yalnız değilsiniz, hiçbirimiz yalnız değiliz.</p>
<h3>Büşra Yesir: &#8220;Sanat adı altında cinsel istismar pratiği üreten erkeklerin sayısının ne kadar fazla olduğunu gördük&#8221;</h3>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="page" title="Page 4">
<div class="section">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Fotoğrafın anlatısını fotoğrafçı belirler. İfşalanan erkeklerin portfolyolarında görülenler hep aynıdır: çıplak kadın bedeni, kanlı kadın bedeni, fetişleştirilmiş kadın bedeni, kadın bedeni. Sistematik tacizin ne kadar kolay inşa edilebildiğini bu, net biçimde ortaya koyar. Lenslerinin kalitesi arttıkça sapıklıkları da artan bu erkek fotoğrafçılar, fotoğraf alanını cinsel istismar zemini haline getirirken; onların yükseldiği dönemde kadın+ ve kuir üreticiler dışarıda bırakıldı. Bu erkeklerin çokluğu şaşırtıcı değil; asıl mesele, fotoğrafını çektiği kişinin rızasını sürecin merkezine koyan etik fotoğrafçıların bunu en derinden hissetmesi ve neden onların seviyesine yükselemediğine dair stres edinmesidir.</p>
<p>Kadrajdaki bireyin beden bütünlüğüne saygı, para ya da etkileşimden daha öncelikli olmalıdır. Bunu dile getirmek bile aslında utanç vericidir. Ancak bugün, ifşa kültürünün en görünür dönemlerinden birindeyken rızayı hiçe sayarak sanat adı altında cinsel istismar pratiği üreten erkeklerin sayısının ne kadar fazla olduğunu gördük. “Proje” adı altında ürettikleri işler, aslında hastalıklı bir zihniyetin dışavurumudur. Erkek egemen olan, koruyucu yasaların bulunmadığı ve orman kanunlarının geçerli olduğu bir ülkede, mağdur ettikleri kişiler ile üretim sayıları aynı oranda artan erkekler, “bro”’culuk mekanizmasıyla, sözde network ile birbirlerine paslanıp, tacizin yayılmasını ve meşrulaştırılmasını kaçınılmaz olarak inşa etmişlerdir. İşte burada, üretim pratiklerinin ve fotoğraf anlatısının oluşturulduğu ortamın, bir istismar için kullanıldığını görebiliriz ki kuir/kadın+ fotoğrafçıların, bu erkek fotoğrafçılardan en büyük farkı, görsel üretimi sanatsal bir dışavurum olarak görmeleridir. Bu basit fark, aslında cinsel istismarın, paradigma fark etmeksizin ancak kötüye kullanmanın bir ürünü olarak, sistematik olarak örüldüğünü de gösterir.</p>
<p>Bu sistematikleşmiş suistimal zincirini bozmak ise sektördeki kadın+’lar ve kuirlerin susmamasıyla gerçekleşebilmiştir. Biz susmadıkça ve korkan, taraf değiştirdikçe görsel/sanatsal üretim kendi amacına hizmet edecek ve bu paradigma kaçakçılarına alan vermeyecektir.</p>
<figure id="attachment_138140" aria-describedby="caption-attachment-138140" style="width: 800px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="wp-image-138140 size-large" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/08/WhatsApp-Image-2025-08-25-at-21.40.36-1-1024x576.jpeg" alt="" width="800" height="450" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/08/WhatsApp-Image-2025-08-25-at-21.40.36-1-1024x576.jpeg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/08/WhatsApp-Image-2025-08-25-at-21.40.36-1-300x169.jpeg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/08/WhatsApp-Image-2025-08-25-at-21.40.36-1-768x432.jpeg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/08/WhatsApp-Image-2025-08-25-at-21.40.36-1-1536x864.jpeg 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2025/08/WhatsApp-Image-2025-08-25-at-21.40.36-1.jpeg 1600w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption id="caption-attachment-138140" class="wp-caption-text">Kolektifin Unite ev sahipliğindeki ilk buluşmasından.*</figcaption></figure>
<p>Birbirimize ses oluyor, yalnız olmadığımızı hatırlatıyor ve yan yana durmanın gücünü hissediyoruz. Amacımız sadece beraber üretmek değil; aynı zamanda korumak, dayanışmak ve kadınlar için üretmesi de sadece varolması da güvenli alanlar inşa etmek. Bu yazıyı okuyan kadın, kuir arkadaşlarımızı da yanımızda dayanışmaya çağırıyoruz.</p>
<p>Girls to the front&#8217;u <a href="https://www.instagram.com/girlstothefronttr/" target="_blank" rel="noopener">Instagram&#8217;dan</a> takip edebilirsiniz.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="page" title="Page 5">
<div class="section">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<hr />
<h2>Kaynaklar</h2>
<ul>
<li>Cerbarano, R. (2022, 25 Mart). Eight Female – Empowering Collectives to Follow. <em>Vogue</em>.</li>
<li>Hackney Flashers collective. (t.y.). Hackney Flashers – Work of a Women’s Collective 1974–1980.</li>
<li>Kapak görseli: Hackney Flashers</li>
</ul>
</div>
</div>
</div>
</div>
<p><a href="https://lavarla.com/girls-to-the-front-gecmisten-gunumuze-yanyanalik-ihtiyaci/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Girls to the front: Geçmişten günümüze yanyanalık ihtiyacı&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarihte Bugünü İki Efsane Kadınla Anmak, Kate Sheppard ve Nezihe Muhiddin: Bir Dünyadan Bir Bizden</title>
		<link>https://lavarla.com/tarihte-bugunu-iki-efsane-kadinla-anmak-kate-sheppard-ve-nezihe-muhiddin-bir-dunyadan-bir-bizden/</link>
					<comments>https://lavarla.com/tarihte-bugunu-iki-efsane-kadinla-anmak-kate-sheppard-ve-nezihe-muhiddin-bir-dunyadan-bir-bizden/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Necati Yalçın]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Dec 2021 09:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[5 Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Nezihe Muhiddin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lavarla.com/?p=116423</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Kadın hakları. Hep tartışıldı, tartışılmaya devam ediyor. Bugün bu konuda iki öncü isim birden! Bir dünyadan, bir bizden! Kate Sheppard (1847-1934) Kate Sheppard, Liverpool’da doğdu. 20 yaşındayken ailesiyle Yeni Zellanda’ya göç etti. 20 yıl kadar sonra kadın derneklerinin aktif ve etkin üyelerinden biri oldu. Yeni Zelanda Ulusal Kadın Konseyi’nin başkanı oldu. Kadınların oy hakkı için, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/tarihte-bugunu-iki-efsane-kadinla-anmak-kate-sheppard-ve-nezihe-muhiddin-bir-dunyadan-bir-bizden/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Tarihte Bugünü İki Efsane Kadınla Anmak, Kate Sheppard ve Nezihe Muhiddin: Bir Dünyadan Bir Bizden&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın hakları.<br />
Hep tartışıldı, tartışılmaya devam ediyor.<br />
Bugün bu konuda iki öncü isim birden!<br />
Bir dünyadan, bir bizden!</p>
<h2>Kate Sheppard (1847-1934)</h2>
<p>Kate Sheppard, Liverpool’da doğdu.<br />
20 yaşındayken ailesiyle Yeni Zellanda’ya göç etti.<br />
20 yıl kadar sonra kadın derneklerinin aktif ve etkin üyelerinden biri oldu.<br />
Yeni Zelanda Ulusal Kadın Konseyi’nin başkanı oldu.<br />
Kadınların oy hakkı için, dilekçeler topladı, meclise ve medyaya yazılar yazdı.<br />
Kalemi hünerli, konuşmaları ikna ediciydi.<br />
Dünyada örneği yok ki, yöneticiler nasıl desteklesindi?<br />
Dilekçe üstüne dilekçe topladı.<br />
En sonunda  &#8220;canavar&#8221; diye adlandırdığı, 270 metreden uzun ve 25 binden fazla imzalı dilekçeyle Temsilciler Meclisi’nin kapısına dayandı. Toplamda 30 binden fazla insandan alınmış 13&#8217;üncü dilekçeydi.<br />
Dünyada bir ilki başardı ve 1900’lü yıllara gelmeden Yeni Zelanda’da kadınlar seçme hakkı kazandı (1893).</p>
<figure id="attachment_116424" aria-describedby="caption-attachment-116424" style="width: 824px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-116424 size-full" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2021/12/kate-sheppard_kadin_haklari_beş_aralik.png" alt="" width="824" height="249" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/12/kate-sheppard_kadin_haklari_beş_aralik.png 824w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/12/kate-sheppard_kadin_haklari_beş_aralik-300x91.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/12/kate-sheppard_kadin_haklari_beş_aralik-768x232.png 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/12/kate-sheppard_kadin_haklari_beş_aralik-800x242.png 800w" sizes="(max-width: 824px) 100vw, 824px" /><figcaption id="caption-attachment-116424" class="wp-caption-text">Başbakanın kapısı önünde kadın hakları için biriken kadınlar</figcaption></figure>
<p>1902’de seçilme hakkı kazandılar ve 1933’te ilk kadın milletvekili seçildi.<br />
Tam da o yıllarda Türkiye’de bu konuda son derece hareketli zamanlar yaşanıyordu. Şimdi biraz daha önceye gidelim…</p>
<h2>Nezihe Muhiddin (1889-1958)</h2>
<p>Nezihe Muhiddin İstanbul’da doğdu.<br />
Kaleminin hünerli olduğunu bazı sayılarla verelim: 20 roman, 300 kadar öykü, piyes, senaryo, operet kaleme aldı.<br />
34 yaşında cumhuriyetin ilk partisini kurmak için hazırlıklarını tamamladı. Kadınlar Halk Fırkası’nın kuruluşu için 1923 yılında müracaat ettiğinde henüz bir parti yoktu, Cumhuriyet Halk Fırkası bile kurulmamıştı.<br />
“Kadının hakkı yok ki!” dendi, başvuru 8 ay sonra reddedildi.<br />
Nice toplantı düzenledi.<br />
Sanırım en çarpıcısı Namazgâh Tepesi’ndeki Türk Ocağı’nda, konuşmacı olduğu &#8220;Kadınlara mahsus&#8221; kongreydi. Gazetelere verilen ilanda &#8220;sadece kadınlar&#8221; diyerek İstanbul’daki hanımlar da davet edildi.<br />
Kongreye içlerinde Halide Edip’in de olduğu 300 kadar kadın katıldı.<br />
Kongreden, geçmişten alınan dersle, bu kez <em>parti</em> değil <em>dernek</em> çıktı.<br />
Türk Kadınlar Birliği (TKB) kurulmuştu.<br />
Başkan yine Nezihe Muhittin’di.<br />
TKB’nin tüzüğünde, dersler alınmış, parti tüzüğündeki sorunlu maddelerin elenmişti.<br />
Toplantıların yanında Muhittin, kendi cebinden finanse ederek <em>Kadın Yolu Mecmuası</em> çıkardı.</p>
<figure id="attachment_116425" aria-describedby="caption-attachment-116425" style="width: 822px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-116425 size-full" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2021/12/nezihe-muhiddin-kadin-mecmuasi.png" alt="" width="822" height="356" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/12/nezihe-muhiddin-kadin-mecmuasi.png 822w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/12/nezihe-muhiddin-kadin-mecmuasi-300x130.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/12/nezihe-muhiddin-kadin-mecmuasi-768x333.png 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2021/12/nezihe-muhiddin-kadin-mecmuasi-800x346.png 800w" sizes="(max-width: 822px) 100vw, 822px" /><figcaption id="caption-attachment-116425" class="wp-caption-text">Kadın Yolu Mecmuası’nın 3 kapağı</figcaption></figure>
<p>Aslında çok olay var ama hızlı geçiyorum…</p>
<h3>Meclis Kapısında Kargaşa</h3>
<p>Atatürk’ün bilgisi vardı ve ilgisi çok yüksekti. Konuyla ilgilenmesi için Afet İnan’ı görevlendirdi.<br />
Türk Ocağı toplantılarından birinde tanıdığı bütün hanımlara, arkadaşlarının eşlerine toplantıya katılmaları için haber gönderdi.<br />
Bir de…<br />
Toplantının ardından dağılmamalarını, hep birlikte Meclise yürümelerini istedi.<br />
Atatürk, toplantı bitmeden Meclisteki odasında yerini almıştı. Odası giriş kapısının hemen üstündeydi. Bir süre sonra kapıdan gürültüler gelince, “Neler oluyor kapıda?” diye sordu.<br />
“Kadınlar efendim!” yanıtını aldı.<br />
“Ben size söyledim. Gecikmeden kadınlara haklarını vermek gerek. Bakın Meclisin kapısına dayandılar!”</p>
<p><em>Yazının sonunda ayrıca anmak gerek ama şimdiden yazayım!<br />
</em><em>Ulu Önder!<br />
</em><em>Özlem ve minnetle anıyorum.</em></p>
<h3>1934</h3>
<p>Çook uzaklarda, Sheppard, 86 yaşında, hayata gözleri kapadı.<br />
Mutluydu.<br />
Mücadelesi başarıyla sonuçlanmıştı.<br />
Ülkesinde bir yıl önce yapılan seçimlerde kadınlar seçilme hakkı elde etmişti.<br />
Bir kadın milletvekili meclise girdi.<em><br />
</em></p>
<p>Şimdi hazır olun!<br />
Aynı yıl.<br />
5 Aralık 1934 tarihinde Türkiye’de kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanındı.<br />
Bir yıl sonra seçimler yapıldı.</p>
<p>Mebrure Gönenç (Afyon)<br />
Satı Kadın (Ankara)<br />
Türkan Örs Baştuğ (Antalya)<br />
Sabiha Gökçül Erbay (Balıkesir)<br />
Şekibe İnsel (Bursa)<br />
Hatice Özgener (Çankırı)<br />
Huriye Öniz Baha (Diyarbakır)<br />
Fatma Memik (Edirne)<br />
Nakiye Elgün (Erzurum)<br />
Fakihe Öymen (İstanbul)<br />
Benal Nevzat Arıman (İzmir)<br />
Ferruh Güpgüp (Kayseri)<br />
Bahire Bediş Morova (Konya)<br />
Mihri Pektaş (Malatya)<br />
Meliha Ulaş (Samsun)<br />
Fatma Esma Nayman (Seyhan)<br />
Sabiha Görkey (Sivas)<br />
Seniha Hızal (Trabzon)</p>
<p>Her biri memleketin ayrı köşesinden, meclise tam 18 kadın milletvekili girdi.<br />
Fransa (1944) veya İtalya (1945) gibi bazı ülkelerdeki kadınlar en az on yıl daha bekleyeceklerdi.</p>
<h2>İlkler ve sonlara ilişkin notlar</h2>
<p>Bu konudaki öncü ülkeleri anmamak olmaz!<br />
İlk kadın milletvekillerinden Hedwig Gebhard seçim bildirgesine, “Kız kardeşlerim,” diye başladı, sorunları sıraladı ve şöyle bitirdi:</p>
<blockquote><p><em>Bütün bu konular Mecliste tartışılacak. Bu nedenle kız kardeşlerim, toplumu temizlemek ve evlerimizin düşmanlarını yenmek için ayağa kalkın.</em></p></blockquote>
<p>Aralarında Gebhard’ın da bulunduğu ilk kadın milletvekilleri 1907’de Finlandiya’da seçildi.<br />
1913 Norveç, 1917 Rusya, 1918 Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kadınlara seçme ve seçilme hakkı veren ilk ülkeler arasındaydılar… Ne mutlu!<br />
Bazı ülkeler çok bekledi. 2002 Bahreyn, 2006 Birleşik Arap Emirlikleri ve 2011 Suudi Arabistan gibi…</p>
<h2><strong>Türk Kadınlar Birliği</strong></h2>
<p>Türk Kadınlar Birliği bugün de var.<br />
Aradım. Birkaç kez. Sanırım bir aksilik oldu, dönemediler. Onların sözleriyle tamamlamak istiyordum aslında, olmadı.<br />
Kadınların daha çok söz hakkının olduğu bir dünya dileklerimle.</p>
<hr />
<h2>Kaynaklar</h2>
<p>Ayten Sezer,  &#8220;Türkiye’deki İlk Kadın Milletvekileri ve Meclisteki Çalışmaları&#8221;, <em>Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi</em>, 14:2 (1998).<br />
Mehmet Can Kömürcü, Kadınlara seçme ve seçilme hakkını hangi ülke ne zaman verdi?, <a href="https://www.milliyet.com.tr/molatik/tarih/kadinlara-secme-ve-secilme-hakkini-hangi-ulke-ne-zaman-verdi-77128">Milliyet Molatik</a>.<br />
Meral Balcı ve Mervenur Tuzak, &#8220;Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Nezihe Muhiddin Özelinde Türk Kadınlarının Siyasi Hakları İçin Mücadelesi&#8221;, <em>Marmara Üniversitesi Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Araştırmaları Dergisi</em>, 1:1 (2017).<br />
Salla Korpela, &#8220;<a href="https://finland.fi/life-society/when-everyone-got-the-vote/">When Everyone Got the Vote&#8221;</a>, This is Finland.<br />
The Women&#8217;s Suffrage Petition, <a href="http://archives.govt.nz/discover-our-stories/womens-suffrage-petition">Archives New Zealand</a>.<br />
<a href="http://www.turkkadinlarbirligi.org/tr/">Türk Kadınlar Birliği Websitesi</a><br />
Wikipedia <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Kate_Sheppard#/media/File:Auckland_Female_Franchise_League.gif">1</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0lk_T%C3%BCrk_kad%C4%B1n_milletvekilleri_listesi">2</a><br />
Dergi kapakları için: <a href="http://www.peramezat.com/urun/turk-kadin-yolu-mecmuasi-numero-15-haliyle">1</a>, <a href="http://www.peramezat.com/urun/turk-kadin-yolu-mecmuasi-numero-4-haliyle">2</a>, <a href="http://www.peramezat.com/urun/turk-kadin-yolu-mecmuasi-numero-16-haliyle">3 </a></p>
<p><a href="https://lavarla.com/tarihte-bugunu-iki-efsane-kadinla-anmak-kate-sheppard-ve-nezihe-muhiddin-bir-dunyadan-bir-bizden/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Tarihte Bugünü İki Efsane Kadınla Anmak, Kate Sheppard ve Nezihe Muhiddin: Bir Dünyadan Bir Bizden&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/tarihte-bugunu-iki-efsane-kadinla-anmak-kate-sheppard-ve-nezihe-muhiddin-bir-dunyadan-bir-bizden/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlar Uçan Süpürge İçin Yan Yana: “Birlik Olmanın Gücünü Biliyoruz!”</title>
		<link>https://lavarla.com/kadinlar-ucan-supurge-icin-yan-yana-birlik-olmanin-gucunu-biliyoruz/</link>
					<comments>https://lavarla.com/kadinlar-ucan-supurge-icin-yan-yana-birlik-olmanin-gucunu-biliyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Öykü Göğer]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 May 2019 07:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Festival]]></category>
		<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Uçan Süpürge]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=35392</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Daha önce hiç bu kadar kadını bir arada görmemiştim! Ve kadınlar biliyor musunuz, dayanışma içinde olduğunuz zaman çok güzelsiniz! 22. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali, bu yıl dünya festivallerinden pek çok kadını ağırlıyor. Fransa&#8217;dan gelen de var Şili&#8217;den gelen de&#8230; Beyrut da misafirimiz, Berlin de&#8230; Lavarla bu isimlerin pek çoğuyla röportaj yapma şansını elde etti. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/kadinlar-ucan-supurge-icin-yan-yana-birlik-olmanin-gucunu-biliyoruz/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Kadınlar Uçan Süpürge İçin Yan Yana: “Birlik Olmanın Gücünü Biliyoruz!”&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify">Daha önce hiç bu kadar kadını bir arada görmemiştim! Ve kadınlar biliyor musunuz, dayanışma içinde olduğunuz zaman çok güzelsiniz! 22. Uçan Süpürge Kadın Filmleri <a href="https://lavarla.com/22-ucan-supurge-kadin-filmleri-festivalinin-ucusunu-yaziyor/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Festivali,</a> bu yıl dünya festivallerinden pek çok kadını ağırlıyor. Fransa&#8217;dan gelen de var Şili&#8217;den gelen de&#8230; Beyrut da misafirimiz, Berlin de&#8230; Lavarla bu isimlerin pek çoğuyla röportaj yapma şansını elde etti.</p>
<h2 style="text-align: justify"><span style="color: #ff9900">Bu kadınlar buraya neden geldi? </span></h2>
<p style="text-align: justify">Her şey Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali&#8217;nin yaşadığı finansal problemlerle başladı. Festival beklenen desteğin çekilmesiyle zor durumda kalınca kız kardeşlerinden destek istemeye karar verdi. Böylece dünya festivallerinden kadınlar birlik olmanın önemini yeniden hatırladı. Kimileri saatler süren uçak yolculukları yaptı, kimileri önce uzak diye çekindi sonra yollara düşüp buralara kadar geldi&#8230; Hepsinin aklında da tek bir fikir vardı: Dayanışma! Marga&#8217;ya göre, dünyanın ayrı köşelerinde festival düzenleyen bu kadar kadının bir araya gelmesi ilişkileri güçlendirmek adına şahane bir fırsat oldu. Kim bilir bu sayede kaç film daha hangi şehirlere yolculuk edecek&#8230;<br />
<em>Marga Almirall (Barcelona International Women&#8217;s Film Festival)</em></p>
<p style="text-align: justify">Bu hafif deli kadınların festival düzenlemek gibi zor bir işin altına ellerini neden soktuklarını gerçekten merak ediyorum. Rita&#8217;ya göre temel motivasyon izleyicilere kadınların da harika filmler yapabildiklerini göstermek. Kadın yönetmenlerin desteğe, filmlerini gösterecekleri ekranlara ihtiyacı var. Üstelik izleyicilere dünyaya kadın gözünden bakma şansı vermek çok önemli. Ana&#8217;ya göre sinema değişim için elimizde bulunan bir silah. Bu silahı sinemada kadınları güçlendirmek ve haliyle dünyayı güzelleştirmek için kullanabiliriz.<br />
<em>Ana Castro, Rita Capucho (Porto Femme International Film Festival)</em></p>
<p style="text-align: justify">Fransa&#8217;dan Nicola&#8217;yı yakalamışken daha önce Türkiye&#8217;den bir kadın yönetmenin filmini izleyip izlemediğini sordum. Pelin Esmer, Yeşim Ustaoğlu, Belma Baş, Emine Emel Balcı, Ahu Öztürk, Aslı Özarslan&#8217;ın isimleri teker teker sayıldı. Nicola&#8217;ya göre Türkiye&#8217;den kadınların yönettiği filmler yurtdışında biliniyor.<br />
<em>Nicola Schieweck (Films Femmes Méditerranée)</em></p>
<p style="text-align: justify"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-35397 " src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/05/ucan-supurge-1-1024x768.jpg" alt="" width="720" height="540" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/05/ucan-supurge-1-1024x768.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/05/ucan-supurge-1-300x225.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/05/ucan-supurge-1-768x576.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/05/ucan-supurge-1-80x60.jpg 80w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/05/ucan-supurge-1-265x198.jpg 265w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/05/ucan-supurge-1-696x522.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/05/ucan-supurge-1-1068x801.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/05/ucan-supurge-1-560x420.jpg 560w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p style="text-align: justify">Sanat elbette içinden çıktığı ülkeden besleniyor. Dünya festivalleri arasında gezerken Beyrut&#8217;a rastlayınca bu büyülü şehirle ilgili hemen bir soru sormak istedim. Gözlerimizi kapatıp Beyrutlu kadınların seslerini dinlesek&#8230; Neler duyarız? Doris diyor ki: “Sanat, kendini ifade etmek ve sesini duyurmak için müthiş bir kaynak. Beyrutlu kadınların söyleyeceği çok şey var. Günlük yaşamda onları zorlayan pek çok nokta var. Bunların başında da eşitsizlik geliyor. Beyrutlu kadınların sesine kulak verirseniz kadın erkek eşitliği için gerçekleştirdikleri mücadeleyi duyacaksınız; politik, kültürel, sosyal, her yönden&#8230;” Ne güzel ki sinema, bu mücadelenin en büyük, en görkemli destekçisi.<br />
<em>Doris Saba (Beirut International Women Film Festival)</em></p>
<p style="text-align: justify">Beyrut&#8217;tan dönelim Stockholm&#8217;e. İşlerin çok daha yolunda gittiğini tahmin ettiğimiz Stockholm&#8217;de sinemada kadın nerede duruyor? “Ne mutlu ki hükümet sinemayı ve kadını destekliyor,” diyor Roxane. “Yalnız asıl problem dağıtım. Sinemalardaki filmlerin %80&#8217;i erkek yönetmenlere ait. Kadın yönetmenlerin filmleri ya çok kısıtlı bir süre gösterimde kalıyor ya da hiçbir zaman gösterime girme şansı elde edemiyor. Çok sağlam kadın yönetmenlerimiz var. Üstelik sadece Stockholm değil pek çok ülkede kadın oyuncularla ilgili çizilen bir portre var, kadınlar genç ve güzel olmak zorunda. Erkek oyuncular yaş aldıklarında da kariyerlerine devam edebilirken yaşlanan kadın oyuncular aynı fırsatı elde edemiyor.”<br />
<em>Roxane Von Gerber (Stockholm Feminist Film Festival)</em></p>
<p style="text-align: justify">Sinemaya kadın gözünden bakalım. Neler göreceğiz? Yaygın filmlere baktığımızda kadınların temsil edilmediğini, yanlış temsil edildiğini ya da ikinci planda rollerde yer aldıklarını göreceğiz. Eğer bağımsız filmlere, kısa filmlere ya da belgesellere bakarsak daha çok kadın göreceğiz. Bunca kadını yola çıkaran motivasyon da aslında burada yatıyor, “Farklı bakış açılarından farklı hikâyeler paylaşmak.”<br />
<em>Karin Fornander, Maria Fladvad, Lucia Martin (Berlin Feminist Film Week)</em></p>
<h2 style="text-align: justify"><span style="color: #ff9900">Dünyanın her yerinden kadınlar bir arada! </span></h2>
<p style="text-align: justify"><strong>Porto Femme International Film Festival (Portekiz, Porto Femme Uluslararası Film Festivali):</strong> Portekiz&#8217;in ilk uluslararası kadın filmleri festivali. 3 yaşındaki festivalin amacı dünyaya kadınların neler yaptığını göstermek.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Beirut International Women Film Festival (Lübnan, Beyrut Uluslararası Kadın Filmleri Festivali):</strong> Eşitlik, kadın hakları, barış gibi konularda farkındalık yaratmak amacıyla yola çıkıldı. Emma Watson&#8217;ın dediği gibi: “Eğer ben değilsem, kim? Eğer şimdi değilse, ne zaman?”</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Stockholm Feminist Film Festival (İsveç, Stockholm Feminist Film Festivali):</strong> 2016&#8217;da ilki düzenlenen festivalin temel amacı kadınların imza attığı kaliteli işleri izleyiciye ulaştırmak.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Berlin Feminist Film Week (Almanya, Berlin Feminist Film Haftası):</strong> Kadın hikâyelerinin sadece kadınlar için olmadığını anlatmak üzere yola çıkan Feminist Film Haftası, festivaller şehri Berlin&#8217;in ilk kadın filmleri festivali.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Femcine (Şili):</strong> Genç kadın yönetmenlere onlardan önce de bu işi yapanlar olduğunu, yalnız olmadıklarını göstermek için yola çıkan festival 9 yaşında. Femcine, sinemayı fikirleri değiştirmek için bir araç olarak kullanıyor.</p>
<p><strong>Celebrating Womanhood / Native Voices International (Uganda, Kadınlığı Kutlama Festivali, Uluslararası Yerel Sesler Organizasyonu):</strong> Uçan Süpürge&#8217;ye tam 5 kıtadan destek geldi! Afrika&#8217;da kadınları güçlendirmek için yola çıkan Native Voices International bu gücü sinemada göstermek üzere Celebrating Womanhood&#8217;u düzenliyor.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Films Femmes Mediterranee (Fransa, Akdeniz Kadın Filmleri Festivali):</strong> Finansal destek bulmak üzere yapımcılarla yönetmenleri bir araya getiren festival, Akdeniz&#8217;in tüm yakalarındaki kadın yönetmenleri ön plana çıkarmayı hedefliyor.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>IAWRT Asian Women’s Film Festival, Chapter India (Hindistan, IAWRT Asya Kadın Filmleri Festivali, Hindistan Bölümü):</strong> 15. yılındaki festival, bünyesine hayatın farklı noktalarındaki kadınları dahil etmeye çalışıyor. Kadınları güçlendirmek amacıyla çıktıkları yolda “Büyüklüğü ne olursa olsun bu festivali yapacağız!” diyorlar.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Filmmor International Women’s Film Festival on Wheels (Türkiye, Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali):</strong> Merkezi İstanbul olan bu festival hafta sonları farklı şehirlere yolculuk ediyor. On sekiz yıldır, protestoların ortasında devam eden festival gittiği yerdeki her kadını güçlendirmeye devam ediyor.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Female Eye Film Festival (Kanada, Kadın Gözü Film Festivali):</strong> “Bugün bile bir yönetmen düşündüğümüzde aklımızda erkek canlanıyor,” diyen festival, kadın yönetmenleri güçlendirmek için çıktığı yolculuğunda 18. yılında.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Flying Broom International Women’s Film Festival (Türkiye, Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali):</strong> Kadın örgütleri arasında duyulan iletişim ihtiyacı akla sinemanın çarpıcı iletişim gücünü getirdi. Kadın emeğini ortaya çıkarmak amacıyla yola koyulan Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali 22 yaşında.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Barcelona International Women’s Film Festival (İspanya, Barselona Uluslararası Kadın Filmleri Festivali):</strong> 1993&#8217;te yola çıkan festival amacımız hâlâ aynı diyor: “Kadınların görünmezliğini kırmak ve desteğin gücünü göstermek.”</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Creteil International Women&#8217;s Film Festival (Fransa, Creteil Uluslararası Kadın Filmleri Festivali):</strong> Aramızdaki en tecrübeli festival Creteil tam 41 yaşında! Beş kıtadan gelen filmlerle keşfedilmemiş kadınları ön plana çıkarmayı hedefliyor. “Biz &#8217;68 kuşağıyız, birlik olmanın gücünü biliyoruz,” diyorlar.</p>
<h2 style="text-align: justify"><span style="color: #ff9900">Kadınlar, yürekten teşekkürler!</span></h2>
<p style="text-align: justify">Dünya festivallerinden gelen kadınların çoğu bana “#MeToo” hareketini ve etkilerini anlattı. Bunca kadının çantalarına filmlerini doldurup buralara kadar gelmesini çok büyüleyici buluyorum. Dünyanın pek çok yerinden, farklı festivallerden gelen kadınların yanlarında getirdikleri filmleri izlemek isterseniz program için<span style="color: #ff9900"> <a style="color: #ff9900" href="http://ucansupurge.org.tr/festival/izlence.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tık tık.</a></span></p>
<p><a href="https://lavarla.com/kadinlar-ucan-supurge-icin-yan-yana-birlik-olmanin-gucunu-biliyoruz/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Kadınlar Uçan Süpürge İçin Yan Yana: “Birlik Olmanın Gücünü Biliyoruz!”&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/kadinlar-ucan-supurge-icin-yan-yana-birlik-olmanin-gucunu-biliyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>8 Mart Dünya Kadınlar Günü Etkinlikleri</title>
		<link>https://lavarla.com/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-etkinlikleri-2/</link>
					<comments>https://lavarla.com/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-etkinlikleri-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lizoğlan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Mar 2019 05:59:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Pusula]]></category>
		<category><![CDATA[8 Mart Dünya Kadınlar Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=33047</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>&#8220;Kadınla erkek arasındaki eşitlik bir insan hakları sorunu, sosyal adaletin önemli bir koşulu ve aynı zamanda eşitlik, kalkınma ve barışın vazgeçilmez temel ön koşuludur. Ülkemizde ve dünyada her kesimden milyonlarca kadın, fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel şiddet veya tehdit yüzünden ne yazık ki baskı altında yaşamak zorunda kalmaktadır. Oysaki insan haklarının vazgeçilmez bir hak olarak algılandığı ülkelerde, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-etkinlikleri-2/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;8 Mart Dünya Kadınlar Günü Etkinlikleri&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">&#8220;Kadınla erkek arasındaki eşitlik bir insan hakları sorunu, sosyal adaletin önemli bir koşulu ve aynı zamanda eşitlik, kalkınma ve barışın vazgeçilmez temel ön koşuludur. Ülkemizde ve dünyada her kesimden milyonlarca kadın, fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel şiddet veya tehdit yüzünden ne yazık ki baskı altında yaşamak zorunda kalmaktadır. Oysaki insan haklarının vazgeçilmez bir hak olarak algılandığı ülkelerde, kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmaları, artık insan haklarının bir gereği olarak değerlendirilmekte, kadınların siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik hayata katılımını sağlayacak tüm haklardan erkeklerle eşit şekilde yararlanmaları gerektiği kabul edilmektedir.&#8221; <span style="color: #ff6600;"><strong>¹</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Tüm insanların eşit olması ve eşit muamele görmesinin sağlanmasını isteyen bizler ise bu yıl yine Ankara&#8217;daki 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliklerini sizler için derlemeye çalıştık. Dolu dolu bir program 3 gün boyunca sizleri bekliyor olacak.</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-33046" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Çankaya-Belediyesi-8-Mart-Dunya-Kadinlar-Gunu-Etkinlikleri-300x150.jpg" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Çankaya-Belediyesi-8-Mart-Dunya-Kadinlar-Gunu-Etkinlikleri-300x150.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Çankaya-Belediyesi-8-Mart-Dunya-Kadinlar-Gunu-Etkinlikleri-696x350.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Çankaya-Belediyesi-8-Mart-Dunya-Kadinlar-Gunu-Etkinlikleri.jpg 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;33045&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-32896" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Dunya-Kadinlar-Gunu-Paneli-300x150.jpg" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Dunya-Kadinlar-Gunu-Paneli-300x150.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Dunya-Kadinlar-Gunu-Paneli-696x350.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Dunya-Kadinlar-Gunu-Paneli.jpg 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;32868&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-32912" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Turkiyede-Orman-Koylerinde-Kadinin-Yasami-300x150.jpg" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Turkiyede-Orman-Koylerinde-Kadinin-Yasami-300x150.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Turkiyede-Orman-Koylerinde-Kadinin-Yasami-696x350.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Turkiyede-Orman-Koylerinde-Kadinin-Yasami.jpg 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;32949&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-32910" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Sokaklari-Geceleri-Meydanlari-Terk-Etmeyen-Kadinlar-300x150.png" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Sokaklari-Geceleri-Meydanlari-Terk-Etmeyen-Kadinlar-300x150.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Sokaklari-Geceleri-Meydanlari-Terk-Etmeyen-Kadinlar-696x350.png 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Sokaklari-Geceleri-Meydanlari-Terk-Etmeyen-Kadinlar.png 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;32937&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-32893" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Basarinin-Kadin-Yuzleri-300x150.jpg" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Basarinin-Kadin-Yuzleri-300x150.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Basarinin-Kadin-Yuzleri-696x350.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Basarinin-Kadin-Yuzleri.jpg 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;32925&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-32902" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Kadin-Turkuler-300x150.jpg" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Kadin-Turkuler-300x150.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Kadin-Turkuler-696x350.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Kadin-Turkuler.jpg 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;32919&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-32887" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-2.-Ezgisi-Olan-Hikayeler-Hikayesi-Olan-Kadinlar-300x150.jpg" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-2.-Ezgisi-Olan-Hikayeler-Hikayesi-Olan-Kadinlar-300x150.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-2.-Ezgisi-Olan-Hikayeler-Hikayesi-Olan-Kadinlar-696x350.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-2.-Ezgisi-Olan-Hikayeler-Hikayesi-Olan-Kadinlar.jpg 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;32946&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>7 ve 8 Mart 2019 &#8211; Dünya Kadınlar Günü Konseri</strong></span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-30314" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/12/Lavarla-CSO-Mart-2019-300x150.jpg" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/12/Lavarla-CSO-Mart-2019-300x150.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/12/Lavarla-CSO-Mart-2019-696x350.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/12/Lavarla-CSO-Mart-2019.jpg 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;30322&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-33017" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-2.-Uluslararasi-Kadin-ve-Hukuk-Sempozyumu-300x150.png" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-2.-Uluslararasi-Kadin-ve-Hukuk-Sempozyumu-300x150.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-2.-Uluslararasi-Kadin-ve-Hukuk-Sempozyumu-696x350.png 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-2.-Uluslararasi-Kadin-ve-Hukuk-Sempozyumu.png 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;33036&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-33029" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Turkiyenin-Muhendis-ve-Mimar-Kadinlari-Konusuyor-300x150.jpg" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Turkiyenin-Muhendis-ve-Mimar-Kadinlari-Konusuyor-300x150.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Turkiyenin-Muhendis-ve-Mimar-Kadinlari-Konusuyor-696x350.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Turkiyenin-Muhendis-ve-Mimar-Kadinlari-Konusuyor.jpg 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;33034&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-33040" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Lunadigas-veya-Cocuksuz-Kadinlara-Dair-300x150.png" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Lunadigas-veya-Cocuksuz-Kadinlara-Dair-300x150.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Lunadigas-veya-Cocuksuz-Kadinlara-Dair-696x350.png 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Lunadigas-veya-Cocuksuz-Kadinlara-Dair.png 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;33038&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-32960" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Meltem-Cumbul-300x150.jpg" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Meltem-Cumbul-300x150.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Meltem-Cumbul-696x350.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Meltem-Cumbul.jpg 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;32922&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-33027" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Sinemada-Kadin-Figuru-ve-Feminist-Film-Cozumlemeleri-300x150.png" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Sinemada-Kadin-Figuru-ve-Feminist-Film-Cozumlemeleri-300x150.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Sinemada-Kadin-Figuru-ve-Feminist-Film-Cozumlemeleri-696x350.png 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Sinemada-Kadin-Figuru-ve-Feminist-Film-Cozumlemeleri.png 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;33031&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-33039" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-8-Mart-Gece-Surusu-300x150.jpg" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-8-Mart-Gece-Surusu-300x150.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-8-Mart-Gece-Surusu-696x350.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-8-Mart-Gece-Surusu.jpg 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;33041&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-33048" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Kadinlar-Gunu-Cumasi-300x150.jpg" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Kadinlar-Gunu-Cumasi-300x150.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Kadinlar-Gunu-Cumasi-696x350.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Kadinlar-Gunu-Cumasi.jpg 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;33035&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-32895" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Devrimde-Kubali-Kadinlar-300x150.png" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Devrimde-Kubali-Kadinlar-300x150.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Devrimde-Kubali-Kadinlar-696x350.png 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Devrimde-Kubali-Kadinlar.png 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;32923&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-33023" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-BiYerden-Soylesileri-Ipek-Onaran-300x150.jpg" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-BiYerden-Soylesileri-Ipek-Onaran-300x150.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-BiYerden-Soylesileri-Ipek-Onaran-696x350.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-BiYerden-Soylesileri-Ipek-Onaran.jpg 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;33033&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-33025" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Dunya-Kadinlar-Gunu-Konseri-Umuda-Yol-Acik-300x150.png" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Dunya-Kadinlar-Gunu-Konseri-Umuda-Yol-Acik-300x150.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Dunya-Kadinlar-Gunu-Konseri-Umuda-Yol-Acik-696x350.png 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Dunya-Kadinlar-Gunu-Konseri-Umuda-Yol-Acik.png 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;33015&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-33018" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-8-Mart-Ankara-Feminist-Gece-Yuruyusu-300x150.jpg" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-8-Mart-Ankara-Feminist-Gece-Yuruyusu-300x150.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-8-Mart-Ankara-Feminist-Gece-Yuruyusu-696x350.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-8-Mart-Ankara-Feminist-Gece-Yuruyusu.jpg 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;33032&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-33043" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/Lavarla-BSO-Dunya-Kadinlar-Gunu-Konseri-300x150.png" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/Lavarla-BSO-Dunya-Kadinlar-Gunu-Konseri-300x150.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/Lavarla-BSO-Dunya-Kadinlar-Gunu-Konseri-696x350.png 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/Lavarla-BSO-Dunya-Kadinlar-Gunu-Konseri.png 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;28191&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-33022" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-8-Mart-Kadinlar-Gunu-Konseri-3-Tenor-300x150.jpg" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-8-Mart-Kadinlar-Gunu-Konseri-3-Tenor-300x150.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-8-Mart-Kadinlar-Gunu-Konseri-3-Tenor-696x350.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-8-Mart-Kadinlar-Gunu-Konseri-3-Tenor.jpg 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;33044&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-31370" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Lavarla-Sertabin-Muzikali-300x150.jpg" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Lavarla-Sertabin-Muzikali-300x150.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Lavarla-Sertabin-Muzikali-696x350.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/01/Lavarla-Sertabin-Muzikali.jpg 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;31515&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-32892" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Antik-Donemlerin-Filozof-Kadinlari-300x150.jpg" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Antik-Donemlerin-Filozof-Kadinlari-300x150.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Antik-Donemlerin-Filozof-Kadinlari-696x350.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Antik-Donemlerin-Filozof-Kadinlari.jpg 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;32936&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-33024" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Cagla-Sikel-300x150.jpg" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Cagla-Sikel-300x150.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Cagla-Sikel-696x350.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Cagla-Sikel.jpg 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;33037&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-32904" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Kendine-Ait-Bir-Mutfak-300x150.jpg" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Kendine-Ait-Bir-Mutfak-300x150.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Kendine-Ait-Bir-Mutfak-696x350.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Kendine-Ait-Bir-Mutfak.jpg 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;32948&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-32914" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Yaparim-Bilirsin-300x150.jpg" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Yaparim-Bilirsin-300x150.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Yaparim-Bilirsin-696x350.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Yaparim-Bilirsin.jpg 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;32943&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-32900" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Iz-Birakan-Kadinlara-Ozel-300x150.png" alt="" width="450" height="225" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Iz-Birakan-Kadinlara-Ozel-300x150.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Iz-Birakan-Kadinlara-Ozel-696x350.png 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2019/03/Lavarla-Iz-Birakan-Kadinlara-Ozel.png 700w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: center;">[add_single_eventon id=&#8221;32944&#8243; ev_uxval=&#8221;3&#8243; ]</p>
<hr />
<p style="text-align: justify;">Burada yer alanların sadece 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri olduğunu unutmayalım lütfen. Ayrıca Mart ayının bütün etkinlikleri de <a href="http://lavarla.com/etkinlik-takvimi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>etkinlik takvimimizde</strong></a>!</p>
<p style="text-align: justify;">Çılgınlar gibi tepinip, ağız dolusu güldüğünüz, dolu dolu, enerjik ve kendiniz gibi güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle! <strong>Eğlenceli Tarafta Kalmayı Unutmayın</strong></p>
<hr />
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff6600;"><strong>¹ </strong></span>2. Uluslararası Kadın ve Hukuk Sempozyumu Daveti</p>
<p><a href="https://lavarla.com/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-etkinlikleri-2/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;8 Mart Dünya Kadınlar Günü Etkinlikleri&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-etkinlikleri-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kente Yeniden Bakmak: Vivian Maier</title>
		<link>https://lavarla.com/kente-yeniden-bakmak-vivian-maier/</link>
					<comments>https://lavarla.com/kente-yeniden-bakmak-vivian-maier/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Jeyan İdil Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Dec 2018 07:08:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğrafçılar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Vivian Maier]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=28467</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Mary Poppins ile İlk Randevu Vivian Maier ile nasıl tanıştım? Geçtiğimiz Ekim ayına Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nin (SPD) sanat galerisi Willy-Brandt-Haus’a yeni bir sergi geldi. “Vivian Maier. In her own hands” (Vivian Maier. Kendi ellerinden) isimli fotoğraf sergisi, daha evvel duymadığım bir kadın fotoğrafçıya ait olduğu için dikkatimi çekmişti. Gri bir cumartesi gününde Maier’in siyah-beyaz [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/kente-yeniden-bakmak-vivian-maier/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Kente Yeniden Bakmak: Vivian Maier&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;">Mary Poppins ile İlk Randevu</h2>
<p style="text-align: justify;">Vivian Maier ile nasıl tanıştım?</p>
<figure id="attachment_28480" aria-describedby="caption-attachment-28480" style="width: 710px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-28480 " src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/06HEIR-articleLarge.jpg" alt="Vivian Maier" width="710" height="710" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/06HEIR-articleLarge.jpg 600w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/06HEIR-articleLarge-200x200.jpg 200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/06HEIR-articleLarge-300x300.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/06HEIR-articleLarge-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 710px) 100vw, 710px" /><figcaption id="caption-attachment-28480" class="wp-caption-text">Vivian Maier &#8211; Otoportre</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Geçtiğimiz Ekim ayına Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nin (SPD) sanat galerisi Willy-Brandt-Haus’a yeni bir sergi geldi. “Vivian Maier. In her own hands”<em> (Vivian Maier. Kendi ellerinden)</em> isimli fotoğraf sergisi, daha evvel duymadığım bir kadın fotoğrafçıya ait olduğu için dikkatimi çekmişti. Gri bir cumartesi gününde Maier’in siyah-beyaz dünyasına adım attım ve kente yeniden bakmak için ilham aldım. Tam zamanlı bir dadı olarak <em>Mary Poppins</em><strong>’</strong>le yarışırken, yarı zamanlı bir fotoğrafçı olarak geçtiği kentlere benzersiz bir bakış açısı ile yaklaşması beni çok etkiledi.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte Vivian Maier ile bu şekilde tanıştım.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Sıradan Bir Hayat: Vivian Maier</h2>
<p style="text-align: justify;">Vivian Maier’in hayatı, <em>tam bir bilmece</em>… Ölümünden sonra keşfedilen bir sanatçı olduğu için, yaşamına dair pek çok detay da bir gizem perdesinin arkasında kalıyor. Araştırmacıların ortaya çıkarttığı kadarıyla, yaşantısı hayli ilginç.</p>
<figure id="attachment_28478" aria-describedby="caption-attachment-28478" style="width: 1100px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-28478 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1953W03393-12-MC.jpg" alt="Vivian Maier" width="1100" height="1100" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1953W03393-12-MC.jpg 1100w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1953W03393-12-MC-200x200.jpg 200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1953W03393-12-MC-300x300.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1953W03393-12-MC-768x768.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1953W03393-12-MC-1024x1024.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1953W03393-12-MC-696x696.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1953W03393-12-MC-1068x1068.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1953W03393-12-MC-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 1100px) 100vw, 1100px" /><figcaption id="caption-attachment-28478" class="wp-caption-text">Eylül 1953 New York</figcaption></figure>
<h3 style="text-align: justify;">Kır ve Kent Arasında…</h3>
<p style="text-align: justify;">Vivan Dorothy Maier, 1 Şubat 1926’da Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde dünyaya geldi. Fransız bir anne ve Austuryalı bir babanın kızıydı. Çocukluğu boyunca Fransa ve ABD arasında gidip geldi. ABD’de New York’un <em>kentsel ve kozmopolit</em> havasını deneyimledi; Fransa’daysa Alpler&#8217;deki Saint-Bonnet-en-Champsaur isimli kasabada <em>kırsal hayatın renkleri ile</em> tanıştı.</p>
<figure id="attachment_28479" aria-describedby="caption-attachment-28479" style="width: 1100px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-28479 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1963W00732-11-MC.jpg" alt="Vivian Maier" width="1100" height="1100" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1963W00732-11-MC.jpg 1100w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1963W00732-11-MC-200x200.jpg 200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1963W00732-11-MC-300x300.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1963W00732-11-MC-768x768.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1963W00732-11-MC-1024x1024.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1963W00732-11-MC-696x696.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1963W00732-11-MC-1068x1068.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1963W00732-11-MC-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 1100px) 100vw, 1100px" /><figcaption id="caption-attachment-28479" class="wp-caption-text">1963 Florida</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">1930’dan itibaren bir süreliğine, babası, Vivan ve annesini terk etti. Bu sürede Vivian ve annesi, heykeltıraş ve fotoğrafçı Gertrude Vanderbilt Whitney ile aynı evde yaşadı. Bu yönde hiçbir kanıt yok, ancak belli ki Vanderbilt Whitney ile aynı evde yaşamak, genç Vivian’a sanat aşkını aşıladı. Bu yıllarda Fransa ve ABD arasında gidiş-gelişler devam etti.</p>
<h3 style="text-align: justify;">ABD’ye Yeniden Merhaba</h3>
<p style="text-align: justify;">25&#8217;ine geldiğinde, Vivian Maier New York’a döndü, ancak bu sefer tek başınaydı. Merdiven altı bir tekstil atölyesinde çalışmaya başladı. Bir süre sonra da Chicago’ya taşındı ve dadı olarak çalışmaya başladı. Tam 40 yıl boyunca dadılık yaptı.</p>
<figure id="attachment_28469" aria-describedby="caption-attachment-28469" style="width: 1100px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-28469 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW04205-06-MC.jpg" alt="Vivian Maier" width="1100" height="1100" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW04205-06-MC.jpg 1100w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW04205-06-MC-200x200.jpg 200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW04205-06-MC-300x300.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW04205-06-MC-768x768.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW04205-06-MC-1024x1024.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW04205-06-MC-696x696.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW04205-06-MC-1068x1068.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW04205-06-MC-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 1100px) 100vw, 1100px" /><figcaption id="caption-attachment-28469" class="wp-caption-text">New York Halk Kütüphanesi&#8217;nin önünden bir kare&#8230;</figcaption></figure>
<h3 style="text-align: justify;">Gerçek Bir Mary Poppins</h3>
<p style="text-align: justify;">İngiliz yazar P. L. Travers’ın efsane kahramanı Mary Poppins, çocuklarla çok iyi anlaşan ve büyülü yeteneklere sahip olan bir dadıdır. Vivian Maier de bakıcılık yaptığı çocuklar tarafından bu hayali karaktere benzetilmiş. 15 seneden fazla beraber yaşadığı Gensburg ailesinin çocukları; onlara, dünyada yaşadıkları banliyödeki seçkin hayattan daha fazlası olduğunu gösterdiği için Maier’i özel olarak sevdiklerini ifade etmişler.</p>
<figure id="attachment_28470" aria-describedby="caption-attachment-28470" style="width: 1100px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-28470 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1961W00847-03-MC.jpg" alt="Vivian Maier" width="1100" height="1100" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1961W00847-03-MC.jpg 1100w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1961W00847-03-MC-200x200.jpg 200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1961W00847-03-MC-300x300.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1961W00847-03-MC-768x768.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1961W00847-03-MC-1024x1024.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1961W00847-03-MC-696x696.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1961W00847-03-MC-1068x1068.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1961W00847-03-MC-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 1100px) 100vw, 1100px" /><figcaption id="caption-attachment-28470" class="wp-caption-text">21 Aralık 1961&#8230; Chicago&#8217;da bir kaza anı</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Maier’in <em>kendini saklamaya olan ihtiyacı</em>, onu sık sık kimliği hakkında yanlış bilgi vermeye yönlendirmiş. Maier&#8217;in işverenleri ve onların çocukları, dadılarının yabancılara kendini çeşitli aksanlarla, isimlerle ve yaşamına dair farklı detaylarla tanıttığını kaydetmişler.</p>
<figure id="attachment_28471" aria-describedby="caption-attachment-28471" style="width: 1100px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-28471 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW03452-16-MC.jpg" alt="Vivian Maier" width="1100" height="1100" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW03452-16-MC.jpg 1100w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW03452-16-MC-200x200.jpg 200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW03452-16-MC-300x300.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW03452-16-MC-768x768.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW03452-16-MC-1024x1024.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW03452-16-MC-696x696.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW03452-16-MC-1068x1068.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW03452-16-MC-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 1100px) 100vw, 1100px" /><figcaption id="caption-attachment-28471" class="wp-caption-text">Bir dadı olan Maier&#8217;in fotoğraflarında çocuklar büyük bir yer tutuyor. Bu kare 1959&#8217;da Fransa&#8217;nın Grenoble kentinden.</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Çocuklarla iyi anlaşan, onları seven ve onlara bir şeyler katmak isteyen biriymiş Maier. Bunun yanı sıra özel hayatı hakkında konuşmayan, kendi içinde yaşayan<strong>,</strong> boş zamanlarını fotoğraf çekerek değerlendiren sakin bir insanmış. Hayatına tanıklık edenlerin ifadesi bu şekilde.</p>
<figure id="attachment_28472" aria-describedby="caption-attachment-28472" style="width: 1100px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-28472 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1954W00195-09-MC.jpg" alt="Vivian Maier" width="1100" height="1100" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1954W00195-09-MC.jpg 1100w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1954W00195-09-MC-200x200.jpg 200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1954W00195-09-MC-300x300.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1954W00195-09-MC-768x768.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1954W00195-09-MC-1024x1024.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1954W00195-09-MC-696x696.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1954W00195-09-MC-1068x1068.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1954W00195-09-MC-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 1100px) 100vw, 1100px" /><figcaption id="caption-attachment-28472" class="wp-caption-text">1954 New York.</figcaption></figure>
<h3>Dünya Turu</h3>
<p style="text-align: justify;">1959 ve 1960 yılları arasında; Maier, New York, Chicago ve Fransa Alpler&#8217;i dışında kalan dünyayı görmeye karar verdi. Los Angeles, Manila, Bangkok, Şanghay, Pekin, Hindistan, Suriye, Mısır ve İtalya ziyaret ettiği duraklar arasındaydı.</p>
<figure id="attachment_28473" aria-describedby="caption-attachment-28473" style="width: 1100px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-28473 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/769_march_1954.jpg" alt="Vivian Maier" width="1100" height="1100" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/769_march_1954.jpg 1100w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/769_march_1954-200x200.jpg 200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/769_march_1954-300x300.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/769_march_1954-768x768.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/769_march_1954-1024x1024.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/769_march_1954-696x696.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/769_march_1954-1068x1068.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/769_march_1954-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 1100px) 100vw, 1100px" /><figcaption id="caption-attachment-28473" class="wp-caption-text">Mart 1954, New York. Serginin en güzel eserlerinden biri buydu.</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Dünya seyahatinden sonra ABD&#8217;nin önde gelen talk show sunucularından Phil Donahue’un yardımcısı olarak çalıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">Hayatının son yıllarında, dadılık yaptığı ailelerden birinin desteği ile yaşadı. 21 Nisan 2009’da ise hayata veda etti.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Sıra Dışı Bir Sanatçı: Vivian Maier</h2>
<p style="text-align: justify;">Hikaye buraya kadar devam etmiş olsaydı, sıradan bir dadının pek de heyecan verici olmayan hayatı olarak sona ererdi… Ancak Maier’in hikayesi tam da öldükten sonra başlıyor!</p>
<figure id="attachment_28474" aria-describedby="caption-attachment-28474" style="width: 1100px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-28474 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW03457-07-MC.jpg" alt="Vivian Maier" width="1100" height="1100" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW03457-07-MC.jpg 1100w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW03457-07-MC-200x200.jpg 200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW03457-07-MC-300x300.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW03457-07-MC-768x768.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW03457-07-MC-1024x1024.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW03457-07-MC-696x696.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW03457-07-MC-1068x1068.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM19XXW03457-07-MC-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 1100px) 100vw, 1100px" /><figcaption id="caption-attachment-28474" class="wp-caption-text">Kanada</figcaption></figure>
<h3 style="text-align: justify;">Ölümden Sonra Gelen Şöhret</h3>
<p style="text-align: justify;">Maier’in çektiği fotoğrafların baskıları ve negatifleri, Chicago’da bir depoda bulunuyordu. Yaşamının son yıllarında deponun ödemelerini yapamayınca, eşyaları açık arttırma ile satıldı. Fotoğraflar üç farklı alıcı arasında paylaşıldı. Alıcıların amacı, bu fotoğraflar üzerinden para kazanmaktı. İlk alıcının 2008’de internete yüklediği fotoğraflardan bir sonuç alınamadı.</p>
<figure id="attachment_28475" aria-describedby="caption-attachment-28475" style="width: 1100px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-28475 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1956W03016-04-MC.jpg" alt="Vivian Maier" width="1100" height="1100" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1956W03016-04-MC.jpg 1100w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1956W03016-04-MC-200x200.jpg 200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1956W03016-04-MC-300x300.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1956W03016-04-MC-768x768.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1956W03016-04-MC-1024x1024.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1956W03016-04-MC-696x696.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1956W03016-04-MC-1068x1068.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1956W03016-04-MC-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 1100px) 100vw, 1100px" /><figcaption id="caption-attachment-28475" class="wp-caption-text">16 Ağustos 1956. Maier&#8217;in objektifinde sıradan anlar sıra dışı bir anlam kazanıyor.</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Alıcılardan bir tanesi, Chicago’nun mahallelerinden Portage Park üzerine araştırma yapan John Maloof’tu. Maloof, satın aldığı kutunun üzerindeki Maier ismini araştırmaya karar verdi. Bu şekilde Vivian Maier’in bir gazetede çıkan ölüm ilanına, oradan da dadılık yaptığı ailelere ulaştı. Edindiği bilgilerle kaleme aldığı kısa biyografi fotoğraflarıyla birlikte yayımlanınca büyük bir sansasyon yarattı. Maier bir gecede &#8220;internet fenomeni&#8221; haline geldi.</p>
<figure id="attachment_28476" aria-describedby="caption-attachment-28476" style="width: 1100px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-28476 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1954W00096-02-MC.jpg" alt="Vivian Maier" width="1100" height="1100" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1954W00096-02-MC.jpg 1100w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1954W00096-02-MC-200x200.jpg 200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1954W00096-02-MC-300x300.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1954W00096-02-MC-768x768.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1954W00096-02-MC-1024x1024.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1954W00096-02-MC-696x696.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1954W00096-02-MC-1068x1068.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1954W00096-02-MC-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 1100px) 100vw, 1100px" /><figcaption id="caption-attachment-28476" class="wp-caption-text">1954. Zamanın tanıklığı</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Bugün Vivan Maier’in fotoğraf, baskı, film ve öteki eserlerinin %90’ı John Maloof’un yönetiminde. Bu şekilde sergileniyor ve dünya Maier ile tanışabiliyor.</p>
<h3 style="text-align: justify;">Sıradan İnsanların Yaşantısı</h3>
<p style="text-align: justify;">Vivian Maier’i ilham verici yapan en önemli unsur, fotoğraflama tercihleri… Chicago’nun Polonya ya da Afrika asıllı sakinleri, <em>sokaklardaki ilginç olaylar</em>, bir anlık göz göze gelişler, <em>hikaye anlatan fotoğraflar</em>&#8230; Maier’in fotoğraflarında fotoğrafçının varlığını hissedebiliyoruz. Sanki biz de onunla birlikte o kareye o deklanşörden bakıyoruz ve yakaladığı anın keyfini çıkarıyoruz. Sıradan insanların sıra dışı hayatları, bu şekilde kayda geçmiş oluyor. Ve Maier bu şekilde, kente yeniden bakma ilhamı veriyor.</p>
<figure id="attachment_28477" aria-describedby="caption-attachment-28477" style="width: 1100px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-28477 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1955W00565-06-MC.jpg" alt="Vivian Maier" width="1100" height="1100" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1955W00565-06-MC.jpg 1100w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1955W00565-06-MC-200x200.jpg 200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1955W00565-06-MC-300x300.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1955W00565-06-MC-768x768.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1955W00565-06-MC-1024x1024.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1955W00565-06-MC-696x696.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1955W00565-06-MC-1068x1068.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/11/VM1955W00565-06-MC-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 1100px) 100vw, 1100px" /><figcaption id="caption-attachment-28477" class="wp-caption-text">5 Mayıs 1955</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Bugünlerde fotoğrafın bizim için anlamı çok değişti. Ellerimizdeki akıllı telefonlar her anı kaydetme imkanı veriyor. Bazıları bunun anın tadını çıkarmanın önüne geçmeye neden olduğunu düşünüyor. Oysa doğru kullanıldığında, sıradan fotoğraflar zamanın tanıklığını yapabilir. Tıpkı Maier’in işlerinde olduğu gibi.</p>
<hr />
<p style="text-align: justify;">Ankara&#8217;nın gündelik hayatına dair bir tanıklık için<a href="https://lavarla.com/gundelik-hayattan-kente-dair-cikarimlar-antoloji-ankara/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> bu yazıya</a> göz atabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Tüm fotoğraflar Vivian Maier adına yapılan <a href="http://www.vivianmaier.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">internet sitesinden</a> alınmıştır. Hiçbir telif hakkı ihlali tasarlanmamıştır.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/kente-yeniden-bakmak-vivian-maier/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Kente Yeniden Bakmak: Vivian Maier&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/kente-yeniden-bakmak-vivian-maier/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kız Başına Kahramanlık!</title>
		<link>https://lavarla.com/kiz-basina-kahramanlik/</link>
					<comments>https://lavarla.com/kiz-basina-kahramanlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Jeyan İdil Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Mar 2018 07:08:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[Kız Başına]]></category>
		<category><![CDATA[ODTÜ]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Girişim]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşim Çaplı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=22715</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Bu cümleleri duymaktan sıkılmadık mı? Erkek olmayan’ı, öteki’yi kısıtlayan ifadeler bugün bile bitmedi ne yazık ki… Öncelikle kabul edelim, bu bir “sorun”. Şaka değil, öylesine söylenmiş bir söz değil, ve evet abartılacak bir şey var! Kız Başına Her Şey Mümkün Bu konuya karşı harekete geçen bir inisiyatif var: Kız Başına. Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrencileri, Müzik [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/kiz-basina-kahramanlik/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Kız Başına Kahramanlık!&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-22719 " src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/4-1024x379.png" alt="" width="710" height="263" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/4-1024x379.png 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/4-300x111.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/4-768x284.png 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/4-696x258.png 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/4-1068x395.png 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/4-1135x420.png 1135w" sizes="(max-width: 710px) 100vw, 710px" /></p>
<p style="text-align: justify">Bu cümleleri duymaktan sıkılmadık mı? Erkek olmayan’ı, öteki’yi kısıtlayan ifadeler bugün bile bitmedi ne yazık ki… Öncelikle kabul edelim, bu bir “<strong>sorun</strong>”. Şaka değil, öylesine söylenmiş bir söz değil, ve evet abartılacak bir şey var!</p>
<h3 style="text-align: justify">Kız Başına Her Şey Mümkün</h3>
<p style="text-align: justify">Bu konuya karşı <a href="http://www.kizbasina.com">harekete geçen bir inisiyatif</a> var: <strong>Kız Başına. </strong><strong>Orta Doğu Teknik Üniversitesi</strong> öğrencileri, Müzik ve Güzel Sanatlar Bölümü&#8217;nden <strong>Yeşim Çaplı </strong>koordinatörlüğünde bu projeyi başlattılar. Çıkış noktaları, dünyadaki en önemli sorunlardan biri olarak tanımladıkları <strong>nefret söylemi</strong>. Nefret söylemi; <strong>ırkı, cinsiyeti, cinsel yönelimi, inancı ve bu gibi şeyleri; bir grubu ötekileştirme, aşağılama amacıyla kullanma</strong> anlamına geliyor. Ne yazık ki sosyal medyanın da etkisi ile, bu tarz söylemler günlük hayatın giderek daha büyük bir parçası halini aldı.</p>
<p style="text-align: justify">Türkiye’de kadınların yaşadıkları, taciz ve şiddet gibi zorluklara çözüm bulmak, projenin temel amacını oluşturuyor.</p>
<p style="text-align: justify">Kız Başına projesinden, başlattıkları<strong> <a href="https://www.instagram.com/explore/tags/k%C4%B1zba%C5%9F%C4%B1na/">fotoğraf kampanyası</a></strong> sayesinde haberim oldu. Projeye gelen tepkileri sordum, cevap ne kadar güzel olduğunu gösterdi. “<em>Kaynakçısından gezginine, kimyagerinden pilotuna birçok kadın, Kız Başına yapamazsın söyleminin gerçek olmadığını gösterdi.</em> <em>Başka kadınlara ilham verdiler.”</em></p>
<h3 style="text-align: justify">Sorun Tespiti ve Çözüm Önerileri</h3>
<p style="text-align: justify">Projenin ilk kampanyalarından biri de <strong>eczacılara</strong> yönelikti. Grubun yaptığı araştırma, şiddet gören kadınların bu durumu saklama eğiliminde olduğunu ortaya koymuş. Bu kadınların şiddeti gizlemek için ilk başvurdukları nokta ise eczaneler. &#8220;<em>Vücudundaki izleri ya da bu durumun yarattığı psikolojik etkiyi gidermek için eczanelere gidiyor, ilaçlar alıyorlar,</em>” diyor ekip üyeleri. Sorunun kendini belli ettiği bu noktada müdahale için<a href="http://kizbasina.com/100-gonullu-eczaci-kampanyasi/"><strong> broşürler</strong> </a>hazırlamışlar. “<em>Bu broşürde şiddet gören kadınlara yalnız olmadıklarını hatırlatarak, onları harekete geçirmeyi hedefledik,</em>” diyorlar. Böylece şiddeti önleyici yasalar, suç duyurusunda bulunmak için yapılması gerekenler, acil telefon numaraları ve kadın sığınmaevleri konusunda bilgi mağdurlara ulaştırılabiliyor. <strong>Türkiye Eczacılar Birliği,</strong> hazırladıkları broşürleri 81 ildeki eczanelere dağıtma kararı aldı.</p>
<figure id="attachment_22718" aria-describedby="caption-attachment-22718" style="width: 723px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-22718 " src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/7-1024x682.jpg" alt="" width="723" height="481" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/7-1024x682.jpg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/7-300x200.jpg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/7-768x512.jpg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/7-696x464.jpg 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/7-1068x712.jpg 1068w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/7-630x420.jpg 630w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/7.jpg 1600w" sizes="(max-width: 723px) 100vw, 723px" /><figcaption id="caption-attachment-22718" class="wp-caption-text">Proje yakında 81 ilde!</figcaption></figure>
<h3 style="text-align: justify">Yeni Projeler</h3>
<p style="text-align: justify">Ekibin ajandasında heyecan verici bir proje daha var. Hedefledikleri sosyal girişim modeli ile, <strong>maddi imkâni olmayan kadınlara burs verip onların eğitimine katkıda bulunmayı</strong> istiyorlar. Bunu ise kadınların kendi tasarımları ile yapacaklar. “<em>Bu noktada da onlara tasarım dersi verip, onların çizimlerinden ve hikayelerinden oluşan defterler hazırlamayı düşünüyoruz. Defterler de bu bursun kaynağını oluşturacak,</em>” dediler.</p>
<h3 style="text-align: justify">Ankara’nın Kadınları</h3>
<p style="text-align: justify">Ankara bir büyükşehir. Bir yanı yenilikçi, genç, böyle güzel projelerin filizlenebileceği bir şehir… Öte yanda Türkiye’nin ortalamasını yansıtan bir yer: Yani eşitlik de var, eşitsizlik de.</p>
<p style="text-align: justify">Ankara’daki kadınların durumu hakkında ne düşündüklerini sorduğumda, ekip üyelerinin cevap şöyle oldu:</p>
<p style="text-align: justify">“<em>Ankara toplumsal olarak pek çok farklı kesimi barındıran bir kent. 5 milyonun üzerinde nüfusu var. Ankara&#8217;da yaşayan bir kadının, diğer şehirlerde yaşayan kadınlardan bir farkı olmadığını düşünüyoruz. Yani Ankara bazen bir kadının gece evine giderken endişe ettiği bir şehir,  bazen de rahatça dolaşabildiği bir şehir.</em>”</p>
<h3 style="text-align: justify">Küçük Evrende Büyük Değişim</h3>
<p style="text-align: justify">Proje ekibini bulmuşken, değişimin bir parçası olmak için neler yapabileceğimizi sordum.</p>
<p style="text-align: justify">Öncelik elbette çocuklar… Onlara doğru örnek olmak önemli. “<em>Aslında hepimiz doğduğumuz anda eşitiz ve ham haldeyiz. Ancak yaşadığımız çevre, kurduğumuz arkadaşlıklar ve en önemlisi ailemiz bizim şekillenmemizde önemli rol oynuyor,</em>” diyorlar. Kız ya da erkek fark etmez, çocuklar da gördükleri modeli uyguluyor. “<em>Aile içinde kadınlar baskı altında olurken erkeklerin özgürce dolaşabilmesi ya da buna yönelik söylemler, kadınları arka plana itmeye çalışıyor,</em>” diyen ekip üyeleri, eşitliğin bu dönemden başlaması gerektiğini savunuyor.</p>
<p style="text-align: justify">Gelelim yetişkinlere… Elbette büyüdük diye her şey için geç kalmış sayılmayız. “<em>Bulunduğumuz arkadaş çevresinde kullandığımız dil de çok önemli,</em>” diyor Kız Başına üyeleri. “<em><strong>Geyik olsun </strong>diye yapılan benzetmeler, edilen cinsiyetçi küfürler; bilinçaltında toplumun hafızasına yerleşiyor. Sosyal medyadaki dilin de önemli olduğunu vurgulamak gerek.</em>” Bütün bunlara karşı mücadele, uzun soluklu eşitliği getirecektir.</p>
<figure id="attachment_22722" aria-describedby="caption-attachment-22722" style="width: 914px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-22722 size-full" src="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/Ekran-Resmi-2018-03-05-15.40.18.png" alt="" width="914" height="547" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/Ekran-Resmi-2018-03-05-15.40.18.png 914w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/Ekran-Resmi-2018-03-05-15.40.18-300x180.png 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/Ekran-Resmi-2018-03-05-15.40.18-768x460.png 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/Ekran-Resmi-2018-03-05-15.40.18-696x417.png 696w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2018/03/Ekran-Resmi-2018-03-05-15.40.18-702x420.png 702w" sizes="(max-width: 914px) 100vw, 914px" /><figcaption id="caption-attachment-22722" class="wp-caption-text">Proje Ekibi</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify"> Projeyi <a href="https://www.instagram.com/kiz_basina/">Instagram</a> ve <a href="https://www.facebook.com/kizbasina06/">Facebook</a> üzerinden takip edebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/kiz-basina-kahramanlik/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Kız Başına Kahramanlık!&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/kiz-basina-kahramanlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
