Daha önce hiç bu kadar kadını bir arada görmemiştim! Ve kadınlar biliyor musunuz, dayanışma içinde olduğunuz zaman çok güzelsiniz! 22. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali, bu yıl dünya festivallerinden pek çok kadını ağırlıyor. Fransa’dan gelen de var Şili’den gelen de… Beyrut da misafirimiz, Berlin de… Lavarla bu isimlerin pek çoğuyla röportaj yapma şansını elde etti.

Bu kadınlar buraya neden geldi?

Her şey Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali’nin yaşadığı finansal problemlerle başladı. Festival beklenen desteğin çekilmesiyle zor durumda kalınca kız kardeşlerinden destek istemeye karar verdi. Böylece dünya festivallerinden kadınlar birlik olmanın önemini yeniden hatırladı. Kimileri saatler süren uçak yolculukları yaptı, kimileri önce uzak diye çekindi sonra yollara düşüp buralara kadar geldi… Hepsinin aklında da tek bir fikir vardı: Dayanışma! Marga’ya göre, dünyanın ayrı köşelerinde festival düzenleyen bu kadar kadının bir araya gelmesi ilişkileri güçlendirmek adına şahane bir fırsat oldu. Kim bilir bu sayede kaç film daha hangi şehirlere yolculuk edecek…
Marga Almirall (Barcelona International Women’s Film Festival)

Bu hafif deli kadınların festival düzenlemek gibi zor bir işin altına ellerini neden soktuklarını gerçekten merak ediyorum. Rita’ya göre temel motivasyon izleyicilere kadınların da harika filmler yapabildiklerini göstermek. Kadın yönetmenlerin desteğe, filmlerini gösterecekleri ekranlara ihtiyacı var. Üstelik izleyicilere dünyaya kadın gözünden bakma şansı vermek çok önemli. Ana’ya göre sinema değişim için elimizde bulunan bir silah. Bu silahı sinemada kadınları güçlendirmek ve haliyle dünyayı güzelleştirmek için kullanabiliriz.
Ana Castro, Rita Capucho (Porto Femme International Film Festival)

Fransa’dan Nicola’yı yakalamışken daha önce Türkiye’den bir kadın yönetmenin filmini izleyip izlemediğini sordum. Pelin Esmer, Yeşim Ustaoğlu, Belma Baş, Emine Emel Balcı, Ahu Öztürk, Aslı Özarslan’ın isimleri teker teker sayıldı. Nicola’ya göre Türkiye’den kadınların yönettiği filmler yurtdışında biliniyor.
Nicola Schieweck (Films Femmes Méditerranée)

Sanat elbette içinden çıktığı ülkeden besleniyor. Dünya festivalleri arasında gezerken Beyrut’a rastlayınca bu büyülü şehirle ilgili hemen bir soru sormak istedim. Gözlerimizi kapatıp Beyrutlu kadınların seslerini dinlesek… Neler duyarız? Doris diyor ki: “Sanat, kendini ifade etmek ve sesini duyurmak için müthiş bir kaynak. Beyrutlu kadınların söyleyeceği çok şey var. Günlük yaşamda onları zorlayan pek çok nokta var. Bunların başında da eşitsizlik geliyor. Beyrutlu kadınların sesine kulak verirseniz kadın erkek eşitliği için gerçekleştirdikleri mücadeleyi duyacaksınız; politik, kültürel, sosyal, her yönden…” Ne güzel ki sinema, bu mücadelenin en büyük, en görkemli destekçisi.
Doris Saba (Beirut International Women Film Festival)

Beyrut’tan dönelim Stockholm’e. İşlerin çok daha yolunda gittiğini tahmin ettiğimiz Stockholm’de sinemada kadın nerede duruyor? “Ne mutlu ki hükümet sinemayı ve kadını destekliyor,” diyor Roxane. “Yalnız asıl problem dağıtım. Sinemalardaki filmlerin %80’i erkek yönetmenlere ait. Kadın yönetmenlerin filmleri ya çok kısıtlı bir süre gösterimde kalıyor ya da hiçbir zaman gösterime girme şansı elde edemiyor. Çok sağlam kadın yönetmenlerimiz var. Üstelik sadece Stockholm değil pek çok ülkede kadın oyuncularla ilgili çizilen bir portre var, kadınlar genç ve güzel olmak zorunda. Erkek oyuncular yaş aldıklarında da kariyerlerine devam edebilirken yaşlanan kadın oyuncular aynı fırsatı elde edemiyor.”
Roxane Von Gerber (Stockholm Feminist Film Festival)

Sinemaya kadın gözünden bakalım. Neler göreceğiz? Yaygın filmlere baktığımızda kadınların temsil edilmediğini, yanlış temsil edildiğini ya da ikinci planda rollerde yer aldıklarını göreceğiz. Eğer bağımsız filmlere, kısa filmlere ya da belgesellere bakarsak daha çok kadın göreceğiz. Bunca kadını yola çıkaran motivasyon da aslında burada yatıyor, “Farklı bakış açılarından farklı hikâyeler paylaşmak.”
Karin Fornander, Maria Fladvad, Lucia Martin (Berlin Feminist Film Week)

Dünyanın her yerinden kadınlar bir arada! 

Porto Femme International Film Festival (Portekiz, Porto Femme Uluslararası Film Festivali): Portekiz’in ilk uluslararası kadın filmleri festivali. 3 yaşındaki festivalin amacı dünyaya kadınların neler yaptığını göstermek.

Beirut International Women Film Festival (Lübnan, Beyrut Uluslararası Kadın Filmleri Festivali): Eşitlik, kadın hakları, barış gibi konularda farkındalık yaratmak amacıyla yola çıkıldı. Emma Watson’ın dediği gibi: “Eğer ben değilsem, kim? Eğer şimdi değilse, ne zaman?”

Stockholm Feminist Film Festival (İsveç, Stockholm Feminist Film Festivali): 2016’da ilki düzenlenen festivalin temel amacı kadınların imza attığı kaliteli işleri izleyiciye ulaştırmak.

Berlin Feminist Film Week (Almanya, Berlin Feminist Film Haftası): Kadın hikâyelerinin sadece kadınlar için olmadığını anlatmak üzere yola çıkan Feminist Film Haftası, festivaller şehri Berlin’in ilk kadın filmleri festivali.

Femcine (Şili): Genç kadın yönetmenlere onlardan önce de bu işi yapanlar olduğunu, yalnız olmadıklarını göstermek için yola çıkan festival 9 yaşında. Femcine, sinemayı fikirleri değiştirmek için bir araç olarak kullanıyor.

Celebrating Womanhood / Native Voices International (Uganda, Kadınlığı Kutlama Festivali, Uluslararası Yerel Sesler Organizasyonu): Uçan Süpürge’ye tam 5 kıtadan destek geldi! Afrika’da kadınları güçlendirmek için yola çıkan Native Voices International bu gücü sinemada göstermek üzere Celebrating Womanhood’u düzenliyor.

Films Femmes Mediterranee (Fransa, Akdeniz Kadın Filmleri Festivali): Finansal destek bulmak üzere yapımcılarla yönetmenleri bir araya getiren festival, Akdeniz’in tüm yakalarındaki kadın yönetmenleri ön plana çıkarmayı hedefliyor.

IAWRT Asian Women’s Film Festival, Chapter India (Hindistan, IAWRT Asya Kadın Filmleri Festivali, Hindistan Bölümü): 15. yılındaki festival, bünyesine hayatın farklı noktalarındaki kadınları dahil etmeye çalışıyor. Kadınları güçlendirmek amacıyla çıktıkları yolda “Büyüklüğü ne olursa olsun bu festivali yapacağız!” diyorlar.

Filmmor International Women’s Film Festival on Wheels (Türkiye, Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali): Merkezi İstanbul olan bu festival hafta sonları farklı şehirlere yolculuk ediyor. On sekiz yıldır, protestoların ortasında devam eden festival gittiği yerdeki her kadını güçlendirmeye devam ediyor.

Female Eye Film Festival (Kanada, Kadın Gözü Film Festivali): “Bugün bile bir yönetmen düşündüğümüzde aklımızda erkek canlanıyor,” diyen festival, kadın yönetmenleri güçlendirmek için çıktığı yolculuğunda 18. yılında.

Flying Broom International Women’s Film Festival (Türkiye, Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali): Kadın örgütleri arasında duyulan iletişim ihtiyacı akla sinemanın çarpıcı iletişim gücünü getirdi. Kadın emeğini ortaya çıkarmak amacıyla yola koyulan Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali 22 yaşında.

Barcelona International Women’s Film Festival (İspanya, Barselona Uluslararası Kadın Filmleri Festivali): 1993’te yola çıkan festival amacımız hâlâ aynı diyor: “Kadınların görünmezliğini kırmak ve desteğin gücünü göstermek.”

Creteil International Women’s Film Festival (Fransa, Creteil Uluslararası Kadın Filmleri Festivali): Aramızdaki en tecrübeli festival Creteil tam 41 yaşında! Beş kıtadan gelen filmlerle keşfedilmemiş kadınları ön plana çıkarmayı hedefliyor. “Biz ’68 kuşağıyız, birlik olmanın gücünü biliyoruz,” diyorlar.

Kadınlar, yürekten teşekkürler!

Dünya festivallerinden gelen kadınların çoğu bana “#MeToo” hareketini ve etkilerini anlattı. Bunca kadının çantalarına filmlerini doldurup buralara kadar gelmesini çok büyüleyici buluyorum. Dünyanın pek çok yerinden, farklı festivallerden gelen kadınların yanlarında getirdikleri filmleri izlemek isterseniz program için tık tık.

Bir Sosyal Sorumluluk Uyarısı

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here