Bu cümleleri duymaktan sıkılmadık mı? Erkek olmayan’ı, öteki’yi kısıtlayan ifadeler bugün bile bitmedi ne yazık ki… Öncelikle kabul edelim, bu bir “sorun”. Şaka değil, öylesine söylenmiş bir söz değil, ve evet abartılacak bir şey var!

Kız Başına Her Şey Mümkün

Bu konuya karşı harekete geçen bir inisiyatif var: Kız Başına. Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrencileri, Müzik ve Güzel Sanatlar Bölümü’nden Yeşim Çaplı koordinatörlüğünde bu projeyi başlattılar. Çıkış noktaları, dünyadaki en önemli sorunlardan biri olarak tanımladıkları nefret söylemi. Nefret söylemi; ırkı, cinsiyeti, cinsel yönelimi, inancı ve bu gibi şeyleri; bir grubu ötekileştirme, aşağılama amacıyla kullanma anlamına geliyor. Ne yazık ki sosyal medyanın da etkisi ile, bu tarz söylemler günlük hayatın giderek daha büyük bir parçası halini aldı.

Türkiye’de kadınların yaşadıkları, taciz ve şiddet gibi zorluklara çözüm bulmak, projenin temel amacını oluşturuyor.

Kız Başına projesinden, başlattıkları fotoğraf kampanyası sayesinde haberim oldu. Projeye gelen tepkileri sordum, cevap ne kadar güzel olduğunu gösterdi. “Kaynakçısından gezginine, kimyagerinden pilotuna birçok kadın, Kız Başına yapamazsın söyleminin gerçek olmadığını gösterdi. Başka kadınlara ilham verdiler.”

Sorun Tespiti ve Çözüm Önerileri

Projenin ilk kampanyalarından biri de eczacılara yönelikti. Grubun yaptığı araştırma, şiddet gören kadınların bu durumu saklama eğiliminde olduğunu ortaya koymuş. Bu kadınların şiddeti gizlemek için ilk başvurdukları nokta ise eczaneler. “Vücudundaki izleri ya da bu durumun yarattığı psikolojik etkiyi gidermek için eczanelere gidiyor, ilaçlar alıyorlar,” diyor ekip üyeleri. Sorunun kendini belli ettiği bu noktada müdahale için broşürler hazırlamışlar. “Bu broşürde şiddet gören kadınlara yalnız olmadıklarını hatırlatarak, onları harekete geçirmeyi hedefledik,” diyorlar. Böylece şiddeti önleyici yasalar, suç duyurusunda bulunmak için yapılması gerekenler, acil telefon numaraları ve kadın sığınmaevleri konusunda bilgi mağdurlara ulaştırılabiliyor. Türkiye Eczacılar Birliği, hazırladıkları broşürleri 81 ildeki eczanelere dağıtma kararı aldı.

Proje yakında 81 ilde!

Yeni Projeler

Ekibin ajandasında heyecan verici bir proje daha var. Hedefledikleri sosyal girişim modeli ile, maddi imkâni olmayan kadınlara burs verip onların eğitimine katkıda bulunmayı istiyorlar. Bunu ise kadınların kendi tasarımları ile yapacaklar. “Bu noktada da onlara tasarım dersi verip, onların çizimlerinden ve hikayelerinden oluşan defterler hazırlamayı düşünüyoruz. Defterler de bu bursun kaynağını oluşturacak,” dediler.

Ankara’nın Kadınları

Ankara bir büyükşehir. Bir yanı yenilikçi, genç, böyle güzel projelerin filizlenebileceği bir şehir… Öte yanda Türkiye’nin ortalamasını yansıtan bir yer: Yani eşitlik de var, eşitsizlik de.

Ankara’daki kadınların durumu hakkında ne düşündüklerini sorduğumda, ekip üyelerinin cevap şöyle oldu:

Ankara toplumsal olarak pek çok farklı kesimi barındıran bir kent. 5 milyonun üzerinde nüfusu var. Ankara’da yaşayan bir kadının, diğer şehirlerde yaşayan kadınlardan bir farkı olmadığını düşünüyoruz. Yani Ankara bazen bir kadının gece evine giderken endişe ettiği bir şehir,  bazen de rahatça dolaşabildiği bir şehir.

Küçük Evrende Büyük Değişim

Proje ekibini bulmuşken, değişimin bir parçası olmak için neler yapabileceğimizi sordum.

Öncelik elbette çocuklar… Onlara doğru örnek olmak önemli. “Aslında hepimiz doğduğumuz anda eşitiz ve ham haldeyiz. Ancak yaşadığımız çevre, kurduğumuz arkadaşlıklar ve en önemlisi ailemiz bizim şekillenmemizde önemli rol oynuyor,” diyorlar. Kız ya da erkek fark etmez, çocuklar da gördükleri modeli uyguluyor. “Aile içinde kadınlar baskı altında olurken erkeklerin özgürce dolaşabilmesi ya da buna yönelik söylemler, kadınları arka plana itmeye çalışıyor,” diyen ekip üyeleri, eşitliğin bu dönemden başlaması gerektiğini savunuyor.

Gelelim yetişkinlere… Elbette büyüdük diye her şey için geç kalmış sayılmayız. “Bulunduğumuz arkadaş çevresinde kullandığımız dil de çok önemli,” diyor Kız Başına üyeleri. “Geyik olsun diye yapılan benzetmeler, edilen cinsiyetçi küfürler; bilinçaltında toplumun hafızasına yerleşiyor. Sosyal medyadaki dilin de önemli olduğunu vurgulamak gerek.” Bütün bunlara karşı mücadele, uzun soluklu eşitliği getirecektir.

Proje Ekibi

 Projeyi Instagram ve Facebook üzerinden takip edebilirsiniz.

Bir Sosyal Sorumluluk Uyarısı

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here