Ankara’nın müzikal kent hafızasına derin katkı yapmış olan Evrensel Müzikevi ve son günlerinde onu anlatmak. İşte belki de son kez yolumun oraya düşüşü ve Evrensel Müzikevi…

Sabahları koşturarak iş yerime yetişmeye çalışırken parklarda yürüyüş yapan insanların ya da büfeden ekmeğini, gazetesini alıp huzurla evine doğru yürüyenlerin çevreye attığı umarsız bakışları çok kıskanırım. Kollarından çekiştirip “Hadi benimle geliyorsun sen de, yeter bu kadar keyif!” dememek için kendimi zor tutarım. İş stresimin yanına bir de ebeveynlik eklenince, hızlı hızlı bir yerlere yetişmeye çalışanları sakince izleme zevkini veya toplu taşımalarda ayaktaki uykulu insanlara dinç bakışlar atmayı daha uzunca bir süre erteleyeceğim gibi duruyor. Ama yine de, arada bir de olsa insanın kendiyle baş başa kaçışlara ihtiyacı oluyor. Ben de, önce kaybedip sonra bulmak için kendimi zaman zaman öylece düşebiliyorum yollara.

Yağmurlu bir günde Kızılay sokaklarında aylakça bir oraya bir buraya dolaştığım günlerin birinde, diğer günlerimin acısını çıkarırcasına acelesi olanlara sinsi gülücükler atıyordum. Ne yapsam diye düşünürken o an bulunduğum İzmir Caddesi’ne dair anılarım geldi aklıma. Üniversite öncesi bir ajansta seslendirme yapıyordum ve çok keyifli günlerdi. Karşımızda da Evrensel Müzikevi vardı. Ajansta çalıştığım süre boyunca elimde olmadan gözlerim oraya kayardı. Ankara’da müzikle uğraşanların çok iyi bildiği efsane mekanda türlü türlü enstrümanlar, notalar, müzik kitapları kısacası müziğe dair her şey hayat bulurdu. Müzikevinin sahipleri Kadir Amca, Kenan Abi ve Oya Abla ile sohbet etmek için her fırsatı değerlendirir ve gizliden gizliye orada çalışmak isterdim. Uzun zaman olmuştu uğramayalı, derken ayaklarım beni farkında olmadan oraya götürdü. Tabelası diğerlerinin yanında ilk bakışta dikkat çekmeyen Turtes Pasajı’nın alt katına yoğun matbaa kokuları eşliğinde inerken, bir vaha gibi karşıma çıkan Evrensel Müzikevi’nin bu pasajda bulunmaması gerektiğini düşündüm. Biraz hoşbeş sonrası Kenan Abi ve Oya Ablanın Evrensel’i Haziran ayının sonunda kapatacaklarını öğrendim. Onları, yıllar sonra bu kez hikayelerini yazmak için dinledim.

Evrensel Müzikevi/Oya ve Kenan Turgut

Her zaman takım elbisesiyle ve beyefendiliğiyle hatırlayacağım Kadir Amca (Kadir Turgut 2006 senesinde vefat etti…) jandarma bandosunda saksafon çalıyormuş. 1979’da emekli olunca bandodan şefi olan Vicdan Beyin İzmir-2 de yeni açtığı “Vicdan Müzikevi”ne ortak olmuş. Önce Kenan Abi ardından da Oya Abla işe dahil olmuş ve birlikte çalışmaya başlamışlar. Bir sene sonra Vicdan Bey ayrılınca, bandodan arkadaşı olan diğer ortak Nadir Beyle müzikevinin adını değiştirerek “Evrensel Müzikevi” olarak 15 sene burada devam etmişler. Sonrasında da ayrılarak pasajın içine inmişler. Caddede kalan yer Ankara Müzik olarak 5-6 yıl daha devam etmiş ve kapanmış. Evrensel ise 24 yıldır pasajın içinde bulunuyor.

Evrensel Müzikevi/
İzmir 2.Cadde’deki ilk yerindeyken
90’lı yıllarda Evrensel Müzikevi

Evrensel bünyesinde enstrüman ve aksesuarlarının, nota kitaplarının temini ve satışı dışında müzik kitapları yayımlamışlar ve yurt dışından da ithal birçok kitap getirtmişler. Konservatuvar hocalarından, öğrencilerden tutun da müzik meraklılarına, kurum ve okul bandolarına kadar çok geniş bir kitleye hitap etmişler. Şu anda hala Kenan Abinin gitar tamir-bakım işlerini yürüttüğü ve bunlardan zaman kalırsa eşsiz gitarlarını yaptığı meşhur atölyeyi ilk olarak bandolara boru ve trompet üretmek için açmışlar. Sonrasında da gitar tamir-bakım ve yapım atölyesine dönüştürmüşler.  Bilenler bilir; atölyenin müzik kokan havasına eşlik eden ve zamanında 50’nin üstünde olan muhabbet kuşlarından bugün sadece 1 tane kalmış. Kenan Turgut, Türkiye’nin sayılı gitar ustalarından birisi ve müthiş el yapımı gitarlarının yurt içi ve yurt dışından sayısız talibi ve ünlü sahipleri var. Örneğin; imzasını taşıyan gitarlardan birisi birkaç yıl önce kaybettiğimiz ve özlemle andığımız Ankaralı büyük müzisyen Gürbüz Barlas’a aitti. Kenan Abi şu ana kadar 50’nin üzerinde el yapımı gitara imza atmış. Hatta geçenlerde 18 yıl önce yaptığı bir gitar gelmiş bakıma. Sohbet sırasında, yaptığı gitarın sahibi gitarı satın almak isteyen çok kişi olduğundan ama asla satmayacağından bahsetmiş. Tabi ki manevi değeri parayla ölçülemeyecek bu tek el yapımı gitarlardan birine sahip olmanın yaşatacağı haz anlatılmaz.

Kenan Turgut’un yaptığı gitarlardan bazıları…

3-4 yıl öncesine kadar Evrensel Müzikevi’nin işleri daha iyiymiş ancak internet alışverişinin oldukça yaygınlaşması, müzik mağazalarının artışı bunu baltalamış. Enstrümanlarını bile deneme ihtiyacı duymadan İnternetten alan insanlar var. Yine internetten yarım yamalak da olsa indirilebilen notalar, orijinal nota ve kitaplara duyulan ihtiyacı bitirmiş. Dile kolay 38 yıldır bu işi yapıyorlar. Artık yorulmuşlar da… Şu anda ellerinde kalan enstrüman ve diğer ürünler ile kitapları bitirmeye çalışıyorlar. Müzikevi kapansa da Kenan Abi atölyede devam edecek. Kapanıştan dolayı işlerin azalacak olmasıyla da gitar yapımına daha çok zaman ayırmayı umuyor.

Farkında olmadan gidiverdiğim Evrensel Müzikevi’nin son günlerinde yanında olabilmek yine de güzeldi. Ama hüzünle karışık duygular içerisindeyim. Meğerse eski dostun son günleriymiş de o da vedalaşmak için beni çağırmış. Kente dair yitip giden değerlerden birinin farklı zamanlarına şahitlik edebildiğim için yine de şanslıyım. Hoşçakal Evrensel…

Evrensel Müzikevi
Bir Sosyal Sorumluluk Uyarısı

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here