10 yıl öncesinin Ankara’sı bile farklıyken yaklaşık 110 yıl öncesinin Ankara mimarisi nasıldı acaba? 1900’lü yılların başlarında, henüz Cumhuriyet kurulmamış ve Ankara başkent olmamışken Ankara’da hangi mimari yapılar vardı ve bunlardan kaçı günümüze kadar gelebildi?

Dünyadaki en büyük Ankara kartpostalları koleksiyonuna sahip olan Uğur Tunalı’nın koleksiyonunda yer alan kartpostallar, Cumhuriyet öncesi Ankara mimarisine ilişkin hayli değerli görsel bilgiler sağlamakta. Tamamı 1900’lü yıllara ait olan bu kartpostallardan yansıyan eserleri saymazsak* Ankara hayli yeni sayılabilir.

*“Ve asfaltın altında yatan
Roma
ve Bizans
ve Selçuk
ve Osmanlı
sayılmazsa
bu kent çok yeni sanılabilir”

(Ali Cengizkan “III. Karaoğlan Caddesi, Balık Pazarı”, Ankara Ankara Güzel Ankara’dan, 1987.)

1)1900’ler Bentderesi (Roma Dönemi Su Bendi)  

bentderesi-lavarla

Şimdiki halini düşününce, eskiden burada gerçekten bir dere ve üzerinde de antik bir bent olduğuna inanmak ne kadar da zor. Neyse ki fotoğraflar var. Ankara kalesinin eteklerinden geçen Hatip Çayı üzerinde kurulmuş bulunan Roma Dönemi Su Bendi, Cumhuriyet’in erken dönemlerinde yerini betonarme bir bende bıraktı. Fotoğraftan da görüldüğü üzere bir zamanlar hayli ağaçlık ve yemyeşil bir yer olan Bentderesi uzun süre Ankara’nın en gözde mesire yerlerinden biri olarak kaldı. Sıklıkla taşarak can ve mal kayıplarına yol açtığından, Hatip Çayı’nın üzerine sonradan kapatılarak deresiz ve bentsiz bir bendderesi kaldı bizlere.

 2)1900’ler Akköprü (Varlık Mahallesi)

cumhuriyet kartpostal ankara lavarla

Sonraki istasyon: Akköprü”… Batıkent Metrosu’nu kullananların aşina olduğu bu anonstaki istasyona adını veren köprü, günümüzden 794 yıl önce, yani 1222 yılında Anadolu Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubad adına Anadolu Selçuklu emiri Kızıl Bey tarafından yaptırılmış. Fotoğrafın ön tarafında Varlık Mahallesi’nin bir kısmıyla, köprünün arkasından sol tarafta üstünde Arap şairi İmr’ul Kays’ın medfun olduğu söylenen Hıdırlık Türbesi’ni ve henüz gecekondulardan eser olmayan Hıdırlık tepesini; sağ tarafta ise Ankara Kalesi ile Hisarönü mahallesini görebiliyoruz.

3)1900’ler Ulus (Redif Kışlası)

ulus-lavarla

Jülian sütunu olmasa muhtemelen burasının Ulus olduğunu ve arkadan minaresi görülenin de Hacı Bayram Camii olduğunu tahmin edemezdiniz. İlk yeri şimdiki İş Bankası’nın hemen yanındaki Taşhan’da bulunan Jülian sütunu, sonradan fotoğraftaki yere taşınmış. Sütunun solunda görülen bina Osmanlı Redif Kışlası. Hani o ünlü Yemen Türküsü’nde “kışlanın önünde redif sesi var” olarak geçen redif, Osmanlı’da ihtiyat askerlerini, yani yedek askerleri tanımlıyordu. İşte bu fotoğrafta görülen bina Osmanlı Yedek Asker Kışlası. Bu arada fotoğrafa biraz daha yakından bakarsanız Jülian sütunun üstündeki leyleği ve yuvasını da görebilirsiniz. Yuvası halen duruyor ama leylek uzun süredir uğramıyor ne yazık ki…

4)1900’ler Ulus (Telgrafhane)

ulus-telgrafhane-lavarla

Bu şahane bina, Ulus’ta şimdiki Ankara Valiliği’nin yanında bulunan Telgrafhane binası. 1894’te inşa edilen Telgrafhane, 1925’ten sonra Ankara Adalet ve Hukuk Mektebi olarak kullanılıp akabinde yıkılmış. Kurtuluş savaşının her aşamasının, cephedeki önemli gelişmelerin ilk olarak bu binaya ulaşıp buradan Ankara’ya ve tüm yurda yayıldığını hatırlarsak binanın önemini daha iyi kavramış oluruz. Örneğin, Mustafa Kemal’in İstanbul’un 16 Mart 1920’deki işgalini bu telgrafhaneye çekilen telgrafla öğrendiğini ve 1 Eylül 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesinin zaferle neticelendiğinin tüm Türkiye’ye yine bu binadan çekilen telgraflarla duyurulduğunu da ilave bir bilgi olarak ekleyelim.

5) 1900’ler Ankara Kale Altı (Hisarönü Konakları)

cumhuriyet karpostal ankara lavarla 2

Dizi dizi sıralanmış görkemli konakların görüldüğü bu fotoğrafın Ankara’da çekildiğine inanmak ne zor değil mi? Sakinlerinin çoğu Rum ve Ermenilerden oluşan ve kalenin sırtına yaslanmış Hisarönü mahallesi, 1916’da başlayan harik-i kebir yani büyük yangın sonucu bütünüyle yanarak yok oldu ne yazık ki…

6)1900’ler Hacıbayram (Augustus Tapınağı Önünde Osmanlı Mezar Taşları)

hacibayram-lavarla

Ulus’ta Hacı Bayram Camii’nin hemen yanındaki Augustus Tapınağı’nı hepimiz biliriz. Peki ya tapınağın hemen önündeki mezar taşlarını? Yukarıdaki fotoğraftan anlaşılıyor ki, tapınağın girişinde Osmanlı dönemine ait mezar taşları varmış. Ne yazık ki bu mezar taşları günümüze kadar gelebilmiş değil.

7)1900’ler Hisarönü (Aziz Clement Fransız Koleji)

cumhuriyet karpostal ankara lavarla 3

1916 Ankara Yangınında bütünüyle yanan bu kolej, Ankara kalesinin hemen altında Kardeşler Sokak üzerindeydi. 1928’de bu kolejin arsası üzerine inşa edilen binanın bir katı Fransız Büyükelçiliğine ayrılmış olup şimdilerde ise Azize Teresa Kilisesi olarak kullanılmaktadır.

8)1900’ler Dışkapı Etlik (Sarıkışla, Vank Manastırı)

sarikisla-lavarla

Bu fotoğrafta ön planda geniş bir alana yayılmış olarak görülen bina, Ankara’da bulunan Osmanlı dönemi yapılarından biri olan Sarıkışla. Duvarları sarı boyalı olduğundan bu şekilde adlandırılan Sarıkışla, 1960’ların başına kadar kışla olarak kullanıldıktan sonra yıkılmış ve yerine Altındağ Kaymakamlığı inşa edilmiş. Sarıkışla’nın arkasında sağda yer alan beyaz renkli bina ise Ankaralı Gregoryen Ermenilerin piskoposluk merkezi olan Vank Manastırı. Ermeniler arasında Kırmızı Manastır, Garmir Vank ya da Ankara Surp Asdvadzadzin Vankı adıyla bilinen ve 1920’lerde yıkılan bu manastırın yerinin Etlik’teki GATA arazisi içerisinde yer aldığı tahmin edilmekte.

9)1900’ler Hisarönü Mahallesi (Osmanlı Bankası Ankara Şubesi)

cumhuriyet karpostal ankara lavarla 4

1856’da İstanbul’da kurulan ve uzun yıllar Osmanlı İmparatorluğu’nun resmî bankası olarak görev yapan Osmanlı Bankası’nın Ankara şubesi 1893’te kuruldu. Yeri, şimdiki Anadolu Medeniyetler Müzesi’nin hemen karşısındaydı. 1916 yangınından hasar almadan kurtulan bu görkemli yapı, yangın sonrasında Hisarönü mahallesinin yeniden yapılandırıldığı dönemde yıkıldı. Fotoğrafa biraz yakından bakıldığında, bina alınlığının ortasındaki imparatorluk tuğrasının sağında Fransızca olarak “Banque Imperiale Ottomane”, solunda ise Osmanlıca olarak “Devlet-i Aliyye-yi ʿOsmâniyye Bankası” yazdığını okuyabiliyoruz.

10) 1900’ler Sıhhiye (Taş Mektep/Atatürk Lisesi)  

sihhiye-lavarla

Tarihi 1886 yılına kadar uzanan ve halk arasında Taş Mektep olarak da bilinen Atatürk Lisesi’nin sıralarından aralarında Orhan Veli, Ahmet Hamdi Tanpınar, İhsan Sabri Çağlayangil’in de olduğu pek çok ünlü sima geçmiş. Yıkıldıktan sonra yerine Yüksek İhtisas Hastanesi yapılmış.

Bonus: Şişmanoğlu Bahçesi

sismanoglu-lavarla

İrili ufaklı şadırvanlarla ve heykellerle dolu olan ve muhtemelen bir köşke ait olan bu güzel bahçenin yeri, bugüne kadar net bir şekilde tespit edilebilmiş değildir.

Not-1: Görseller, Uğur Tunalı’nın “Ankara Kartpostalları Koleksiyonundan” Atila Cangır’ın editörlüğünde hazırlanan “Cumhuriyet’in Başkenti” adlı kitabın 1. Cildinden (sayfa 24-45) alınmıştır. Kitabın tam künyesi: Cumhuriyet’in Başkenti, Ankara Ün. Kültür ve Sanat Yay., No:3, Ankara: 2007.

Not-2: 1916 Ankara Yangını hakkında detaylı bilgi için bkz. Taylan Esin, Zeliha Etöz, 1916 Ankara Yangını: Felaketin Mantığı, İletişim Yay., İstanbul:2015.

Bir Sosyal Sorumluluk Uyarısı

4 Yorumlar

    • Redif-i Asakir-i Mansure Ocağı (Redif Kışlası) İş Bankası Binası’nın inşasına başlanmadan hemen önce, yani 1926 Yılında yıkılmıştır.

  1. GERÇEKTEN Bu Derleme; Türk Kültürü ve Ankara Tarihi için Çok Önemli bir Derleme ve Bilgilendirmedir. Emeği Geçen Herkese Şahsım ve Milletimiz adına çok Teşekkür Ederim.

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here