Menu Kapat
Kapat

Zamana diş geçiren müze: Diş Sağlığı Müzesi

Ankara Havası
Getting your Trinity Audio player ready...
Okuma Modu

Diş sağlığı denince akla hemen bugünün modern klinikleri gelse de bu alanın kökleri binlerce yıl öncesine dayanıyor. Dişin arkeolojiden antropolojiye, kültürel mirastan modern tıbba uzanan etkileyici hikayesini anlatan İstanbul’daki Diş Sağlığı Müzesi, Türkiye’de bir ilki de temsil ediyor. Dünyada ise sekizinci olarak ziyaretçilerini ağırlayan bu özgün müzenin hikayesini, gelecek planlarını ve daha fazlasını koordinatörü Dilara Delen ile etraflıca konuştuk.

Merhaba Dilara Hanım, röportajımıza öncelikle sizi tanıyarak başlayalım derim.

Merhaba, Ben Dilara Delen, 2018 yılında Trakya Üniversitesi’nde arkeoloji lisansının ardından 2019 yılında İstanbul Üniversitesi’nde coğrafya lisansını tamamladım. Aynı zamanda arkeoloji alanında yüksek lisans eğitimi aldım. Eğitim hayatım boyunca Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle Anadolu’nun çeşitli tarihöncesi yerleşimlerinde arkeolog olarak görev aldım. Yüksek lisans eğitimim sırasında kültürel mirasın korunması konusunda İtalya ve Türkiye hukuk sistemlerinin karşılaştırmalı bir çalışmasını gerçekleştirdim. 2019-2021 yılları arasında Dolmabahçe Sarayı’nda restorasyon projelerinde yer aldım ve bu süreçte önemli deneyimler kazandım. Ayrıca 2021 yılında coğrafya öğretmenliği yapma fırsatı buldum ve 2022 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin restorasyon projelerinde saha ekibinde görev aldım.

2023 itibarıyla Diş Sağlığı Müzesi’nin müze koordinatörü olarak görev yapmaktayım. Bu süreçler boyunca edindiğim bilgi, deneyim ve tutkum, kültürel mirasın korunması ve müzecilik alanındaki çalışmalarıma yön verdi. Müze koordinatörü olarak, müzemizin zengin içeriğini ve ziyaretçilere sunacağımız interaktif deneyimleri geliştirmek için çalışmalarımı sürdürüyorum.

Diş Sağlığı Müzesi’nin hayata geçirilme sürecinden bahseder misiniz? Bu müzenin kurulmasına neden ihtiyaç duyuldu?

Diş Malzemeleri ve Sanayici İş Adamları Derneği (DİŞSİAD) olarak uzun yıllardır hayalini kurduğumuz müzemizin temelleri 2018 yılında atıldı. Diş sağlığı alanındaki tarihsel birikimi koruma ve gelecek nesillere aktarma amacıyla çıktığımız bu yolda, sektörün değerli temsilcilerinin katkılarıyla zengin bir koleksiyon oluşturduk.

Dünyadaki dental müzeleri yerinde inceleyerek edindiğimiz izlenimler, bize yalnızca nesneleri sergilemenin ötesinde; ziyaretçilere etkileşimli ve bilgilendirici bir deneyim sunma sorumluluğumuzu hatırlattı. Bu doğrultuda, müzemizi klasik sergi anlayışının ötesine taşıyarak, çağdaş müzecilik ilkeleriyle kurguladık.

Kuruluş sürecimiz boyunca sektörümüzde faaliyet gösteren firmalara eser bağışı çağrısında bulunduk. Aldığımız güçlü destek sayesinde, bugün müzemizde sergilenen eserlerin yüzde 90’ı bağışlarla oluşturulmuş durumda. Bu, sadece maddi değil, aynı zamanda manevi bir sahiplenmenin ve dayanışmanın da göstergesi.

2022 yılında kapılarını ziyaretçilerine açan Diş Sağlığı Müzesi, Türkiye’de bu alanda ilk ve en kapsamlı koleksiyona sahip olmanın gururunu taşıyor. Bugün hem sektör profesyonellerine hem de meraklı ziyaretçilere diş sağlığı tarihinin izlerini sürme fırsatı sunuyoruz.

Müzenin tematik yapısı oldukça dikkat çekici. Dişin arkeolojisinden diş hekimliğine uzanan bu kurguyu oluştururken hangi kriterleri göz önünde bulundurdunuz?

Dişi en temel yapısından ele alarak, diş hekimliğinin tarihsel gelişim sürecine uzanan bir anlatı kurguladık. Bu yaklaşımımızın temelinde, dişin yalnızca diş hekimliği için değil, aynı zamanda arkeoloji ve antropoloji gibi bilim dalları için de son derece önemli bir materyal olması yatıyor. Çünkü dişler, insan vücudundaki en sert kemiklerdir ve özellikle mine tabakası, zamanla bozulmadan kalabilme özelliğine sahiptir. Bu sayede, milyonlarca yıl önce yaşamış bireylere dair bilgiler günümüze ulaşabiliyor. Arkeologlar ve antropologlar, dişlerden elde ettikleri verilerle bireylerin yaşı, beslenme alışkanlıkları, sağlık durumu ve yaşadıkları dönem hakkında bilimsel çıkarımlar yapabiliyor.

Müzemizin tematik yapısını oluştururken, bu çokdisiplinli bakış açısını benimsedik. Dişin sadece modern tıptaki rolünü değil, aynı zamanda tarihsel ve kültürel bağlamda taşıdığı anlamı da ziyaretçilerimize aktarmak istedik. Bu nedenle, dişin arkeolojik buluntular içindeki yeriyle başlayan sergi kurgumuz, antik dönem uygulamalarından günümüz modern diş hekimliğine uzanan bir yolculuk sunuyor. Bu yapıyı oluştururken, bilimsel doğruluk, tarihsel bütünlük ve ziyaretçi deneyimini ön planda tutan bir sergileme anlayışı benimsedik. Böylece, ziyaretçilerin sadece bilgi edinmekle kalmayıp, aynı zamanda dişin insanlık tarihindeki yerini daha derinlemesine kavramasını hedefledik.

Peki, sergilenen obje ve belgelerle ziyaretçilere nasıl bir deneyim sunmaktasınız?

Diş Sağlığı Müzesi olarak, sergilenen obje ve belgelerle ziyaretçilere hem bilimsel hem de kültürel yönü güçlü, çok katmanlı bir deneyim sunmayı amaçlıyoruz. Koleksiyonlarımız, diş hekimliğinin tarihsel gelişimini belgeleyen aletlerden, arkeolojik buluntulara; erken dönem tedavi yöntemlerini gösteren materyallerden, modern diş teknolojilerine kadar geniş bir yelpazeye sahiptir.

Ziyaretçilerimiz, geçmişten günümüze diş hekimliği alanında kullanılan aletleri yakından inceleyerek bu alanın nasıl evrildiğine tanıklık ediyor. Aynı zamanda tarihi belgeler, görsel arşivler ve tematik panolar sayesinde, yalnızca bir meslek dalının değil, insan sağlığına dair anlayışın da zamanla nasıl değiştiğini görebiliyorlar.

Müzemizdeki sergileme dili, sadece uzmanlara hitap eden bir teknik anlatım yerine, herkesin anlayabileceği, ilgi çekici ve etkileşimli bir yapıya sahip. Bazı bölümlerde dijital ekranlar, artırılmış gerçeklik uygulamaları ve görsel canlandırmalarla ziyaretçilere daha etkileyici bir deneyim sunuyoruz. Bu sayede ziyaretçilerimiz yalnızca gözlem yapmıyor, aynı zamanda öğreniyor, sorguluyor ve geçmişle bağ kuruyor.

Tüm bu anlattıklarınızın yanında ayrıca sormak isterim ki müzenizin bir eğitim alanı ve aracı olarak işlevlendirilmesi konusunda neler yapıyorsunuz?

Öncelikle, çeşitli yaş gruplarına hitap eden zengin eğitim programları ve interaktif atölyeler düzenliyoruz. Bu programlar, ziyaretçilerin hem diş sağlığıyla ilgili temel bilgileri öğrenmelerini hem de pratik becerilerini geliştirmelerini sağlıyor. Örneğin, çocuklar için özel olarak tasarlanmış diş sağlığı eğitimleri ve simülasyon atölyeleriyle diş fırçalama tekniklerini uygulamalı olarak öğretiyoruz.

Ayrıca, üniversiteler, araştırma enstitüleri ve diğer akademik kurumlarla yakın işbirliği içinde çalışarak ortak araştırma projeleri geliştiriyoruz. Bu projeler aracılığıyla, güncel diş sağlığı araştırmalarını ve keşiflerini paylaşmak ve ziyaretçilere bu alandaki son gelişmeleri aktarmayı amaçlıyoruz.

Müze olarak, her yaş grubundan ziyaretçiye hitap ederek herkesin diş sağlığıyla ilgili bilgi sahibi olmasını sağlamak ve müzemizin sunduğu değerli içeriği keşfetmelerini teşvik etmek amacındayız. Ziyaretçilerimize, diş sağlığı alanında geniş bir perspektif sunarak, tarihsel gelişim ve bilimsel ilerlemeleri anlamalarına olanak tanıyoruz. Ayrıca, müzecilik anlayışını benimsetmek ve ziyaretçilerimizin kültürel mirası koruma ve anlama konusunda bilinçlenmelerine katkıda bulunmak da önceliklerimiz arasında.

Diş Sağlığı Müzesi’nin yalnızca bir meslek müzesi olmanın ötesinde toplumsal bir bilinç kazandırma amacı da taşıdığı görülüyor. Bu misyona yönelik ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz?

Müze olarak kabul ettiğimiz bağışlar sayesinde koleksiyonumuz her geçen gün zenginleşip çeşitleniyor. Bu bağışlar, müzemizin sunduğu eğitim ve bilinçlendirme programlarını desteklemenin yanı sıra, ziyaretçilerimize daha kapsamlı bir kültürel deneyim sunmamıza da olanak tanıyor.

Gelecekteki planlarımız arasında, müzemizin fiziksel altyapısını güçlendirerek daha geniş ve etkileyici bir sergi alanı yaratmak var. Bu sayede, ziyaretçilerimize daha iyi bir görsel ve eğitim deneyimi sunarak müzemizin çekiciliğini artırmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda dijital platformları etkin şekilde kullanarak, müze içeriğimize daha geniş kitlelere ulaşma imkanı sağlamayı planlıyoruz.

Bir başka merak ettiğim nokta da ulusal ve uluslararası işbirlikleriniz.

Diş Sağlığı Müzesi/Dental Museum olarak, dünyada bu isimle faaliyet gösteren toplam yedi müze bulunmaktadır. Biz, bu alanda sekizinci müze olma özelliğini taşıyoruz. Mevcut müzelerle iletişim kurarak iş programlarımız kapsamında yerinde ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Bu ziyaretlerde, müzelerin koleksiyonlarını ve sergileme yöntemlerini inceleyerek kendi müzemiz için ilham alıyoruz. Ayrıca, diş hekimliği ve dental endüstri mirasının yalnızca yerelde değil, uluslararası düzeyde nasıl sergilendiğine dair gözlemlerde bulunuyoruz.

Bu kapsamda, şu ana kadar Almanya’nın Leipzig kentinde bulunan Dental Museum ve İngiltere’nin Londra şehrindeki British Association Dental Museum’u ziyaret ettik. Bu ziyaretlerde hem koleksiyonları inceledik hem de işbirliği geliştirme yönünde adımlar attık. Gelecekte, yeni uluslararası işbirlikleri kurmayı hedefliyoruz.

Son olarak müzenin gelecek planları arasında neler yer alıyor?

Müzemizin gelecekteki planları ve hedefleri, sürekli olarak bilinirliğimizi artırmak ve etkileşimimizi genişletmek üzerine odaklı. Bu doğrultuda çeşitli adımlar atıyoruz.

Ankara Havası

Paylaş:

İlginizi Çekebilir

Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.