Menu Kapat
Kapat

Toplu taşımada hakimiyet kurma arzusu: ‘Manspreading’

Ankara Havası
Getting your Trinity Audio player ready...
Okuma Modu

Bütün kadınlar, toplu taşımada erkeklerle diz dize geldikleri o meşhur “manspreading”i tatmıştır. Yeriniz dar değil canımın içi kadınlar, erkekler fazla yayılıyor.

İşe gideceksin. Uyanıp uyanmadığın bile belli değil. Kendini toplu taşımaya zar zor atmışsın. Vagon tıklım tıklım, üstüne bir de soğuk. Tam boş bir yer bulup oturacaksın ki yan koltukta oturan beyefendinin bacakları dışa doğru V harfinin sınırlarını aşmış, senin oturma alanına doğru bir “fetih” hareketine girişmiş. Tanıdık geldi mi?

Literatürdeki adıyla manspreading. Wikipedia‘da tartışmalarla birlikte detaylıca açıklanmış. O kadar ciddi bir sorun haline gelmiş ki sözlüklere eklenmiş. Türkçede tam karşılığı olan bir deyim var: “Manda gibi yayılmak.” Ama erkekler kırılgan olduğu için biz şöyle diyelim: Erkeklerin her yerde babasının malı gibi yayılması.

Evet maalesef konu yine dönüp dolanıp kamusal alanı “erkekçe” kullanma alışkanlığına geliyor.

Bir türlü çözülmeyen bacak arası rejimi

Oturuşu yüzünden sürekli uyarılan kız çocuklarından birisi de bendim. Benimle birlikte uyarılan erkek çocuğu hiç görmedim. Büyüklerim hala oturuşumu beğenmez ve kaş göz işaretiyle uyarır. Ama kimse 40 yaşında bir erkeği uyarmaz. Çünkü sadece kadınların küçülmesi ve görünmez olması beklenir. Kadınlar çocukluktan itibaren edepli olmak ve dikkat çekmemek komutlarıyla “disipline” edilir. Çoğu erkek kendine dönüp şöyle bir bakmaz. Bacaklarını yayarak oturmayı normalleştirir. Çünkü orası zaten onundur. Çünkü bilir ki ahlak kavramı sadece kız çocuklarına yüklenir. Bu durum, kamusal alanda erkeğin “fatih” kadının ise “işgal edilen” taraf olmasına yol açan sessiz bir toplumsal sözleşmedir. Bu sözleşmeye bir beyefendi ekşisözlük’te (Canım kız kardeşlerim sinirleriniz bozulmasın diye link eklemedim) şöyle bir madde ekleyerek çıtayı arşa çıkartmış: “genel olarak kadınların daha çok empati yapmaya, çevrede olan bitene hassas davranmaya özen göstermesi ve başka yolcuların yaşayabileceği mağduriyeti en baştan düşünmesi.” Şu süper gücümüze bakar mısınız canım kadınlar. Kadınlar erkeklerden daha yetenekli desek yine hemen kırılırlar.

Anatomik yapınız yüzünden değil

Erkeklerden duyduğumuz cümleler belli, sıradan ve dayanaksızdır: “Anatomik yapı böyle, sıkışık oturunca terliyoruz, sağlık için böylesi daha iyi” gibi asla kanıtlanmamış, dayanaksız cümleler… Yine ekşisözlük’teki beyefendi bunu şöyle meşrulaştırmış: “erkek genitalyasının malum şeklinden ötürü sıkı pantolonlar ve dikişlerle birleşince oluşması muhtemel fiziksel rahatsızlık.” Muhtemel rahatsızlık demiş, neyse…

Rebbaca Endler şöyle diyerek bizi biraz neşelendiriyor:

“Erkekler bacaklarını ayırmak zorundalar, aksi halde, omuzları ve geniş sağrı kemikleri çok ağır olduğu için otururken öne doğru düşebilirler. Bunun doğru olmadığına üzüldüğümü söylesem yalan olmaz çünkü tramvayda erkekleri bacaklarını kapatmaya zorlayarak, hepsinin birer birer yere yuvarlanmalarına sebep olacağını düşünmek bile güzel!”

Tamam hadi, düşmenize gülmeyelim ama siz de yan koltuktaki kadının kalçasını yarım porsiyona düşürecek kadar genişlemeyin ya da tacizi bırakın.

Toplu taşımada erkeklerin babasının malı gibi yayılmaları anatomiden ziyade bir hakimiyet kurma, kamusal alanda baskın olma hevesi. Bacaklarını yayıp oturmak, kadınları sıkıştırmak onlardan yine “fedakarlık ve uysal olmasını” beklemektir. Yeter artık. Hem kadınların alanlarını daraltın hem de kibarlık ya da sakinlik bekleyin. Artık o tek taraflı sözüm ona toplumsal sözleşmelerinizi kadınlar tek tek yırtıp atıyor, haberiniz olsun. Öfkenize sağlık canım kadınlar.

Bacaklarını topla' kampanyası başladı | Kadınlar Kulübü - Kadın Sitesi

Türkiye ve dünyadan kazanılmış mücadeleler

Türkiye’de yayılarak oturmaya karşı 18 Nisan 2014 yılında kadınlar, sosyal medya örgütlenmesiyle bir kampanya başlattı: Bacağını topla, yerimi işgal etme! Amaçları kamusal alanlarda ve toplu taşımada erkeklerin fiziksel olarak daha fazla yer kaplayarak kadınları taciz etmesini engellemekti. Sonrasında değişen belediye yönetimiyle birlikte İstanbul Metrosu’na uyarı levhaları yapıştırıldı ve eylemler karşılığını buldu. İzmir’de var mı bilmiyorum ama Ankara’da yok. Ne dersiniz canımın içi kadınlar? Şehirlerimizde erkeklere bacaklarını topla der miyiz?

İstanbul'da toplu taşımalarda erkeklere bacak açma yasağı ...

İstanbul’un ardından 2015 yılında New York metrosunda manspreading’e karşı mücadele edilmiş ve kazanılmış. Kampanyadan sonra iki kişi tutaklanmış. Erkeklerin hayaları yüzünden tutuklanması günüme neşe katmadı değil.

Madrid’te ise 2017 yılında resmi bir kampanya başlatılmış ve erkeklere bacak açma yasağı getirilmiş.

Biraz farkındalık….

Beyler pek hoşunuza gitmiyor ama şehir hayatı, bir arada yaşama sanatıdır. Kadınlar toplu taşımaya koltuklarda küçülmek, omuzlarını kasmak ve tacize uğramak için yol parası vermiyor. Toplu taşıma, şehirde yaşayan herkesin ortak kullanım alanı. Konfor düşkünlüğünüz yüzünden yanınızdaki kadının alanını fiziksel olarak işgal etmeye başladığınız an rahatlığınız “vücut sınırı ihlaline” dönüşüyor.

Nezaket sadece bir kadın ismi değil

Aslında mesele sadece bacaklar değil, mekanı kimin sahiplendiği. Kadınlar genelde çantalarını kucaklarına alıp, mümkün olduğunca küçülerek oturmaya çalışırken erkeklerin bu denli yayılabilmesi, toplumun iliğine işlemiş o erkek kibriyle “burası benim” ilkelliğinden kaynaklanıyor.

Bana “eleştiriler doğru, tespitler yerinde ama çözüm nerede” diyorsunuz. Belki şunlar hep birlikte düşünerek çözüme gitmemizi sağlar:

  • “Kamusal alanı ne kadar erkekçe kullanıyorum?” diye kendinize sormakla başlayabilirsiniz. Böylece kaldırıma park etme ve yaya geçidinde yol vermeme sebebinizi de anlayabilirsiniz. (Geçen yazıda konuşmuştuk)
  • Yanınızdaki kişinin sıkıştığını hissettiğiniz an biraz toparlanmak sizi eksiltmez aksine nazik biri olmanıza sebep olur.
  • “Ben burada ne kadar yer kaplıyorum?” sorusunu sormak, şehirli bir birey olmanın en önemi kurallarından diyebiliriz. Kendinize gün içinde birkaç kez buna benzer sorular sorabilirsiniz.
  • Bazen sadece bir bakış, o açılan bacakların kapanması için yeterli bir sinyaldir. Bazı sinyalleri algılamaya çalışabilirsiniz.

Hiçbir sinyali almayıp, sabah sabah beni çapraz oturtup, bütün sınırları zorlayıp bu yazıyı yazdıran erkeklere de selam olsun.

Ankara Havası

Paylaş:

İlginizi Çekebilir

Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.