Çocuklu ailelere Ankara’da da nitelikli etkinlikler ve gezilecek müzeler olduğunu duyurmak için Lavarla ailesine katılalı yaklaşık iki yıl oldu. Başladığım günden bugüne hem kaliteli etkinliklerin sayısı arttı hem de anne-babalar daha da bilinçlendi diyebilirim. Müzeler çocukları daha çok düşünüyor, çocuk atölyelerini aylık program yaparak duyuruyor. Çocuklarıyla plan yaparken akıllarına AVM yerine bir sergi gezisi, müze etkinliği gelen ebeveynlerin sayısı her geçen gün artıyor. Peki bu gelişmeler müzeler konusunda yeterli bilince sahip olduğumuz anlamına gelir mi?

Biz anne-babalar çocuklarımızla müze gezerken kuralların ne kadar farkındayız? Yanlarında çocuk olmadan müze gezen ziyaretçilerin dikkatini dağıtıyor muyuz? Çocuklarla müze gezmenin kazanımları nelerdir, müze gezisi öncesinde ve sonrasında neler yapılmalıdır, müze kuralları neden var sorularına cevap arayalım. Müze farkındalığımız üzerine düşünelim.

Amacı halkı bilinçlendirmek ve toplumun kültür seviyesini yükseltmek olan müzelerle çocukların erken yaşta tanışması önemli. Yapılan araştırmalara göre çocukların yüzde 75’i görsel açıdan öğrenmeye yatkın. Müzelerde sergilenen tarihi eserleri, koleksiyonları görsel eğitim araçları olarak düşündüğümüzde müze gezisinin çocuğun yaşamını zenginleştirmek için önemli bir fırsat olduğunu söyleyebiliriz.

Antalya Müzesi

Bir müze gezisiyle müzede sergilenen eserleri, zaman ve mekân ilişkisinde üç boyutlu olarak görmek; o havayı hissetmek ve yaşamak çocuklara gözlem yapma olanağı sunar. Böylece çocuklar günlük hayatlarından farklı bir atmosferi deneyimlemiş olurlar. Hayal güçleri gelişir.

Müzelerde bulunan seçilmiş sanat eserleri, çocukların estetik beğenilerinin gelişmesini destekler. Sanatı soyut bir kavram olmaktan çıkarıp somutlaştırır. Tüm bu kazanımların yanında en önemlisi de çocuklar müze gezerek, ülkelerinin tarihsel mirasını tanır ve koruma bilincine sahip olurlar.

Anıtkabir

Her konuda olduğu gibi müze gezme konusunda da çocuklarımız için en önemli kaynak biz anne babalarız. Bu nedenle biz ne kadar bilinçli ve istekli olursak çocuklarımız da bizim kadar bilinçli ve istekli olacaklardır. Eğer çabamıza rağmen müze gezme konusunda yeterince istekli olmuyorlarsa, konuya onların gözünden bakıp bazı minik yöntemler deneyebilir ve gelişimlerine pek çok açıdan katkı sağlayan müze gezilerini keyifli hale getirebiliriz.

Müze bilinci oluşturmak ve çocuklarınızın da isteyerek müze ziyareti yapmalarını sağlamak için bazı öneriler:

  1. Gezmeye karar verdiğiniz müzeye gitmeden önce müze hakkında bilgi edinmek önemli. Hem çocuğunuzun dikkatini çekecek kısımlarını bilerek plan yapma imkanınız olur hem de ilgisine göre onu meraklandıracak detaylar düşünmenizi sağlar. Örneğin; başlangıç için müzenin her bölümünü değil, bir veya iki bölümünü görmeyi planlayabilirsiniz. Önden bazı eserlerin fotoğraflarını gösterip hikayeler anlatabilir ilgisini çekebilirsiniz.
  2. Çocuğunuzun tek başına gezmekten sıkılacağını düşünüyorsanız bir arkadaşını da davet ederek gezebilirsiniz. Çocuğunuzun arkadaşları ile gezmesi onun açısından daha eğlenceli bir aktiviteye dönüşmesini sağlayabilir.

    Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi
  3. Resimlere bakarken esere uygun sorular sorarak dikkatlerini çekebilirsiniz. Örneğin; bu heykeli yapan sen olmak ister miydin, bu gemi/heykel buraya nasıl getirilmiş olabilir, sanatçı bu resimde ne anlatmak istemiş, sen olsan bu resmi nasıl çizerdin? vb. müzedeki eserlere yönelik çeşitlendirilen sorularla hem onların empati yeteneklerini açığa çıkarmalarını hem de eserin onlarda bir duygu uyandırmasını sağlayabilirsiniz.
  4. Gezdiğiniz her müzeden o günü hatırlatacak bir obje ile ayrılmayı unutmayın. Müzeyle ilgili tanıtım broşürü, müzeyi anımsatan bir hediyelik eşya, müze bileti bile olabilir. Kızım her müze gezimiz sonrasında magnet, broşür ve o müzeye ait bir hediyelik eşya almayı ihmal etmez. Aldıklarını kullanırken yaptığımız gezi hakkında keyifli anılarını hatırlayıp anlatır.
  5. Çocuklar için fotoğraf çekerek müze gezmek hem eğitici hem de eğlenceli olabiliyor. Müze kurallarına göre fotoğraf çekmenin uygun olduğu müzelerde eserlerin fotoğraflarını çekmek ve sonrasında bu fotoğraflardan anı/koleksiyon albümleri yapmak ilgi çekici olabilir.
  6. Müze gezisi sonrasına çocuğunuzu mutlu edecek bir yemek planı (ya da çocuğunuzun hoşuna gidecek, sizi de dinlendirecek bir mola) koyarsanız geziniz keyifli bir şekilde bitmiş olacaktır.
  7. Çocuğunuzun yaptığınız müze gezisi hakkında orada çekilen fotoğraflardan oluşan bir sunum hazırlaması, bu sunumu size veya sınıfta arkadaşlarına anlatması öğrenmeyi kalıcı hale getirecektir. Ayrıca çocuğunuzun sınıfta yapacağı sunumla diğer çocukların ve ailelerin de o müzeye gitmesini sağlayabilirsiniz.

Gideceğimiz müze hakkında araştırma yapıp çocuğumuza bilgi verirken müze kurallarından da bahsetmemiz gerekir. Gezinin yapılacağı müzeye göre kurallar çeşitlilik kazansa da temel kuralları hatırlatmak istiyorum.

  • Müzede sessizlik en önemli kuraldır. Çoğu ebeveynin “çocuk bu, nasıl sessiz olabilir?” dediğini duyar gibiyim. Siz sakince nedenleri ile anlatırsanız anlayacaklardır. Müzede sessiz oluruz çünkü müzedeki diğer ziyaretçiler eserlere bakarken düşünmek, bilgi panolarını okumak isterler. Gürültü dikkatlerini dağıtabilir. Rehberi dinleriz çünkü onun anlatacakları şeylerle eserleri anlamamız kolaylaşır, sorduğu sorular aklımıza ilginç ve farklı düşünceler getirebilir. Artık pek çok müzede olan sesli rehber çocuklarınız için de önemli bir kaynak, gezi öncesi sessizlik (kısık sesle konuşma) bilgisini verip bir de sesli rehber edindiğinizde inanın çocuklarınız sizi bile şaşırtacak şekilde sakince müzeyi gezecektir.
  • Eserlere dokunmamalıyız çünkü elimiz, onu koruyan bir yağ tabakası ile kaplıdır. Dokunduğumuz yere onu da bulaştırırız. Bu yağ tabakası içindeki asitler esere zarar verebilir. Müzelerde seçilmiş değerli eserlerin sergilendiği bilincine sahip olan çocuklar dokunmama kuralının önemini çabuk kavrayacaktır.
  • Müze gezisi öncesinde ve de sırasında, kuralları belirten uyarı yazılarını okumak konusunda çocuklarımızda farkındalık oluşturmalıyız. Bazı müzelerde flaşlı fotoğraf çekmek yasakken bazılarında ise fotoğraf çekmek tamamen yasaktır. Sürekli flaş ışığına maruz kalan eserlerde zamanla yanık oluşma ihtimali vardır.

Çocuklara müze kuralları nedenleri ile açıklandığında dikkatli olacaklardır. “Müzeler, kuralları sebebiyle çocuklar için uygun yerler değildir.” düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Müze gezmenin sanat eseri görmenin faydaları düşünüldüğünde; kuralları çocuklarımıza öğretmek, müze bilinci oluşturmak, sanat merakı kazandırmak biz anne-babalara düşen bir görevdir. Unutmayalım ki müzeler bulunduğumuz (yaşadığımız) şehrin prestij yapıtlarıdır.* Bir müze gezisiyle hem tarihi hem de sanatsal bir yolculuğa çıkmış oluruz. Bu nedenle hem yaşadığımız şehrin müzelerini gezerek hem de gittiğimiz her şehrin müzelerine zaman ayırarak çocuklarımıza örnek olduğumuzda, kültürel olarak toplumun gelişmesine katkı sağlamış oluruz.

Yakında “Ankara Müzeleri”


 *Kültür ve Turizm Bakanlığı müze tanımıdır.

Bir Sosyal Sorumluluk Uyarısı

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here