90’lar modasının akın akın geri geldiği bu günlerde sanırım birçokları için en rahatsız edici trend “Ugly Sneakers”. Evet, “çirkinler’’ peki neden bu kadar revaçtalar? “Dad sneakers” olarak da bilinen bu ayakkabıların bu kadar popüler olmasının birkaç sebebi var elbette. Öncelikle çok rahatlar, fazla rahatlar, öyle rahatlar ki insan onlarla uyumak istiyor. E normal spor ayakkabıları da rahat. Bu mudur yani sebebi? Tabii ki hayır. İlk olarak bu trend, biz kadınlara moda tabularını yıkma şansı sunuyor. Hatta sadece moda tabularını da değil; bugüne kadar kadınlara biçilmiş güzellik algılarıyla fena halde oynayan bu trend, kadını seksi, elegan ve nahif havadan uzaklara götürüyor. Senelerdir kadın güzel olmalıdır, zarif olmalıdır diye dayatılan güzellik normları bu ayakkabılarla birlikte koşarak uzaklaşıyor. Koca ayaklı kadınlar ortada salınıyor. Topuklu ayakkabılarla daha seksi görüneceğime, kendim için rahat olurum diyen kadınlar son yıllarda sürdürdükleri başkaldırma hareketine ugly sneakersları da dahil ediyor.
Tabulara bağlı kalmayı seven ve estetik duygusuna önem veren kadınlar elbette ki bu trendden hiç hoşlanmadılar. Aslında çok da haksız sayılmazlar. Çünkü ayağınızda adeta traktörle geziyormuşsunuz gibi bir görüntü yaratıyor. Ayrıca bu ayakkabıları kombinlemek de başta oldukça zor göründü. Fakat geri gelen sadece 90’lar modası değil. 80’ler ve 2000’ler de son birkaç senedir bize göz kırpıyordu ki it girl’ler ve blogger’lar bu trendleri büyük bir hızla benimsedi. Rüküşlüğün zirve yaptığı 80’ler ve 90’ların trendi ugly sneaker’larla çok iyi anlaştı çünkü bir arada çok rüküş ve çok rahatlar! 2000’lere gelindiğinde ise kadınların hatlarını belli eden ikili takımlar, parıltılar, mini etekler hatta kolej etekleri, uzun çoraplar vardı. Britney Spears’ın ’’Hit Me Baby One More Time’’ klibini hatırlıyorsanız ne demek istediğimi anladınız.İşte 2000’ler seksapalitesiyle 90’lar kabalığını birleştiren bazı kadınlar, bu ugly sneakers’lara rağmen dişi görünmeyi yine başardı. 80’ler, 90’lar, 2000’ler hepsi bir arada ve snakerlara uyum sağlamak için hazırda bekliyorlar. Kıyafete göre ayakkabı seçme devri çoktan kapandı. Artık ugly sneakerlarımıza uygun kombinler yapıyoruz. Uygun derken elbette birebir uyumlu kıyafetler seçmeyeceğiz, yine 80’lere gidip takım elbiseyle ya da kısa taytlarla kombinleyebiliriz ya da 2000’lerin pırıltılı kıyafetleriyle bir araya getirebiliriz. Aslında ne kadar uyumsuz o kadar iyi! Ne kadar rüküş o kadar trendy!
Değinilmesi gereken bir başka sebep ise 80’lerde yaşanan siyasi ve toplumsal kaosun modaya yansımasının bir benzerinin günümüzde de hayat bulması. 80’ler dönemini kısaca inceleyecek olursanız, 80’lerden 90’lara geçerken yavaş yavaş bir trend geçişi olmadığını, rüküşlüğün bir anda ayyuka çıktığını görebilirsiniz. Kültürel yapı ve insan psikolojisi modaya yön veren en önemli etkenler olmuştur. Dönemin yaşam koşulları, insanların düştüğü boşluk, siyasi arbede, insanlara ve dolayısıyla da modaya yansımıştır. Kapitalizmin yükselişe geçtiği, paranın ve gösterişin önem kazandığı, üretimin yerini tüketime bıraktığı dönemlerde rüküşlük her zaman ön plana çıkıyor. Toplumda yaşanan kaos adeta giyim zevkine yansıyor ve kıyafetler kaos içinde bir araya geliyor. Bir arada olmaması gerektiğini düşündüğümüz parçalar bir arada kullanılıyor ve “lüks çirkin” sahneye çıkıyor. Tıpkı günümüzde olduğu gibi.Birçok insanın hâlâ benimseyemediği bu trend dünyayı kasıp kavuruyor. Lüks markaların hepsi bu sezon koleksiyonlarında bu çirkin ayakkabılara yer veriyor. Hatta stilettolarıyla ünlü Louboutin bile. Şu sıralar Balenciaga’nın ürettiği ugly sneakers’a sahip olmak için Türkiye’de insanlar sırada bekliyor, stoklar geldiği gibi tükeniyor. Modanın daha fazla içinde olduğu şehirlerde bu trendi görmek fazlasıyla mümkün. Diğer şehirlerdeyse bazı gözlerin sizi şaşkınlıkla süzdüğünü fark edebilirsiniz. Bu çirkin ve pahalı ayakkabılar deliler gibi satılıyor. Ne demiştik; kapitalizm, tüketim ve kaos. İşte bunlar bir arada olduğu sürece, üzgünüm ama estetik kaygıdan çok uzak moda akımları görmeye devam edeceğiz. Güzel günlere.

Bir Sosyal Sorumluluk Uyarısı

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here