Bana kalırsa müzik geçmişten günümüze en etkili iletişim yollarından biridir, kimi zaman bir tını içimizi ısıtır, kimi zaman ise ruhumuzun en hassas yerine dokunur, hüzne boğar. Müziğin bu birleştirici etkisi sokakla buluştuğu zaman şehrin monotonlaşan caddelerini büyülü bir atmosfere dönüştürüyor. Dünyanın her yerinde, büyük şehirlerin işlek caddelerine renk katan sokak müziği ne mutlu ki Ankara’yı da etkisi altına almış durumda. Her ne kadar Türkiye’de sokak müziğine dair herhangi bir destekleyici çalışma olmasa da birbirinden yetenekli sanatçılar çeşitli zorluklara katlanarak sokağı müzikle buluşturuyorlar. Ankara insanının da bu konuda oldukça şanslı olduğunu söyleyebilirim. Soğuk sıcak fark etmez, günün herhangi bir saatinde Tunalı’dan geçerken kendinizi hoş bir ezgiye ayak uydururken bulabilirsiniz.

Peki sokağı müzikle buluşturan bu güzel insanlar kimlerdir? Neden sokak? Her sokak müzisyeni gördüğümde, onları keyifle dinlediğimde aklıma bunun gibi çeşitli sorular gelir. Bir gün merakım üstün geldi ve birkaçıyla konuşma fırsatı buldum. Sokak müziğinin onlar için “ekmek parası”  olmaktan çıkıp bir tutku haline geldiğini gördüm. Sokaktaki dinleyiciyle buluşan sanatçılar kendisini çok daha özgür hissediyor, müziğini daha fazla kişiye duyurabiliyor. Bu özgürlük ve dinleyici kitlesinin çeşitliliği onları sokağa bağlayıp sokak müziğini büyük bir tutkuya dönüştürüyor.

3 yıldır sokak müziği yapan Göksun Ankara’da büyümüş, 24 yaşında bir öğrenci, fakat asıl işi sokak müzisyenliği. Çoğu sanatçı gibi o da çocukluğundan beri müzikle ilgileniyor, bu serüvene ise gitarla başlamış ve hala gitarla devam ediyor. Zaman geçtikçe söylemeye de başlamış ve müzik zevki Amerikan folk müziğine yaklaşmış. Tüm sokak müzisyenleri gibi o da özgürce çalabilmek için sokakta, müziğini herhangi bir kafe/barda özgürce yapamayacağını söylüyor. Popüler olanın değil, gizemli ve mistik tınıların peşinde, insanları sokakta bu tarzla buluşturuyor. Sokak müziğine Tunalı’da başlasa da yurt dışında  devam ettirmek, sokak müziğinin  bir meslek, daha da öte bir kültür olduğu Avrupa’da çok daha özgürce sanatını yapmak istiyor.

Tanışma fırsatı bulduğum bir diğer sokak müzisyeni ise Enis Şahin. Kendisi 5 yıldır sokaklarda çalıyor, bu işin tüm inceliklerine hakim. Oldukça yetenekli bir müzisyen, müzik serüveni çocukken org çalmasıyla başlamış ve zamanla kendi kendine gitar çalarak geliştirmiş. Müzik onun için büyük bir heves, bu sayede hiç eğitim almadan kendi çabasıyla hem çalmaya hem söylemeye başlamış. 5 senedir Tunalı’da çalıyor, bu işe başladığı yerde. Enis’in sokak müziği serüveni bir gün annesinin onu bahar temizliği nedeniyle evden kovmasıyla başlamış 🙂 Temizlik seferberliği nedeniyle elinde ses sistemi ve gitarıyla sokağa çıkmış ama hemen bir köşe bulup çalamamış. Bir süre ses sistemi için elektrik aramış, esnaftan medet umarak çeşitli yerlere sormuş: çiğköfteci, bakkal, kafeler… Ne yazık ki hiçbiri yardımcı olmamış, son bir umut köşedeki Tekin Acar’a sormaya karar vermiş,  “muhtemelen benimle dalga geçip gönderirler” diye düşünürken çalışanlar samimiyetle  yardımcı olmuşlar ve o gün orada sokak müziğine başlamış.

O da özgürce çalabilmek ve insanların hayatına dokunabilmek için sokakta. Bu sayede kendi pozitif enerjisini insanlara ve sokağa aktarabiliyor. Başlangıçtan bu yana sokakta kendi sistemini oturtmuş, insanlardan aldığı geri dönüşlere göre çalıyor, Kara Sevda ile başlayıp Coco Jambo’yla devam eden bir repertuvar evrimi olmuş. Polis ve zabıtayla olan durumları sorduğumda ise “korkunun ecele faydası yok” diyerek cevap veriyor, her şeye  rağmen insanları rahatsızlık vermeden çalmaya devam ediyor. Bu iş sayesinde sokaktan geçen herkesle iletişim kurabiliyor, dilenciden milli piyangocusuna, öğrencisinden iş adamına, bankacısına… Çok fazla insanla tanışma şansı bulabiliyor. Kimi zaman mahalledeki teyzeler kek, börek ikramında bulunuyormuş. Bu bir işten öte tutku onun için, Ankara dışında zaman zaman Eskişehir’de, Almanya’da çalıyor. Avrupa’da çalmanın çok farklı bir deneyim olduğunu söylüyor. Tüm zorluklara, Ankara soğuğuna rağmen 5 senedir bu işe keyifle devam ediyor Enis. Sokaktan geçen bir insanın tebessümü tek motivasyon kaynağı.

Ankara’da sokak müziğinin merkezi Tunalı, Türkiye’de de birçok yerde sayısız sokak müzisyeni var. Kimisi etnik müzik yapıyor, kimisi popüler, kimisi folk kimisi caz … Hangi tür olursa olsun bu yetenekli insanlar sokağın ruhunun en değerli parçalarından. Umarız bu kültür gelişerek ülkemizde daha da yaygın hale gelir.

Ankara sokak müziğine dair daha fazla video izlemek ve Avrupa sokak müziğinden örnekler için playlistimize göz atabilirsiniz 🙂

 

 

Bir Sosyal Sorumluluk Uyarısı

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here