Ankara’da yaşayanlar, şehrin sakinlerinin gitmesine alışkındır. Gideni uğurlamak, geleni karşılamak kadar normal bir parçasıdır Ankara hayatının. Okumaya Eskişehir’e gideni uğurlar, bayram tatilinde İstanbul’dan geleni karşılarız. Zorunlu hizmet için gidene iyi dilekler iletir, yüksek lisans sonrası eve dönene parti yaparız. Okumaya gelenler, askere gidenler, kalanlar, dayanamayanlar… Ankara hem bir kalma halidir aslında, hem de bir gitme hayali.

Son dönemde bu trafik, sanki daha da yoğunlaştı. Ancak gidenlerin rotası da yine son dönemde sanki değişti biraz.

İstanbullular katılmayabilir, ancak Ankara’dan İstanbul’a gidenlerin yoğunlukla Anadolu Yakası’nda oturduğu yönünde bir kanaat hakim. Belki de eve yakın olmak için, kim bilir? Şimdilerdeyse Ankaralılar, ve de diğerleri, İstanbul’un iki yakasına da sığamıyor. Üçüncü bir yaka arıyor insanlar, farklı adreslere yöneliyor.

Bu adreslerden bir tanesi Berlin oluverdi. Bu, aslında yeni bir durum değil. Berlin Türkiye’nin sekizinci büyük ili diyorlar. Türkiyeli nüfusunun yoğunluğu işte bu kadar fazla! 1960’larda işçi göçü ile başlayan, daha sonra politik göçmenler ve okumaya gidenlerle devam eden bu süreç, bugün “Yeni Dalga” (New Wave) ismini aldı.

Ülkenin dışına gerçekleşen ve Berlin’de yoğunlaşan bu göç, burada yeni bir yaşantının oluşmasına neden oluyor. Bir tarafta Almanlar, öte tarafta Alman-Türkler, bir de kentin uluslararası sakinleri var. Yeni giden Türkiyeli dalgası da bunun içinde kendini var etmeye çalışıyor.

Üçüncü Yaka dizisi, bu yeni kurulan topluluğun yaşantısından kesitler sunacak. “Neden gidiyorlar/geliyorlar” soruları, politikacıların ve akademisyenlerin gündeminde. Ancak “nasıl yaşanıyor” sorusu biraz daha geri planda kalmış sanki… Berlin’e yeni gelenler neler yapıyor, neler yaşıyor, nasıl bir topluluk oluşturmuş haldeler? Üçüncü Yaka serisinde Berlin’de yaşayanların kaleminden bunlara bakacağız.

Serinin tek sesli olmaması için, zaman zaman farklı kalemler kendine yer bulacak. Bazen bir turist gibi, bazen de yerlisi gibi; kısacası yaşanan duygu durumunu yansıtacak bir şekilde Berlin’den buralara haberler ulaştıracaklar. Katkıda bulunmak isteyenleri serciyas@lavarla.com mail adresinden bizlere ulaşabilirler. Zira posta teşkilatlarına güven olmuyor şu günlerde!

Serinin kapak görsel tasarımını yapan Melis Özge Gayretli‘ye ve fikirlerini paylaşma nezaketinde bulunan Besim Can Zırh’a destekleri için teşekkürler!

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here