Düş Dükkanı Tasarım‘la başlayan Şehrin Üretenleri serimizde, hayatlarımızı kaliteli ve yaşanabilir hale getiren kişileri anlatmaya devam ediyoruz.

Bir gün iş yerine geldi Ahsen. Her zamanki gibi gazeteyi açtı ve başladı sayfaları karıştırmaya. ”İçimiz karardı vallahi,” , ”Of hava da çok soğuk,” ”Bunu neden buraya koymuşlar!” gibi cümlelerle hayıflandı. Hayıflanıyordu, haklıydı çünkü gerçekten tüm dünya kuduruyordu bencillikten. Sonra birden durdu, gülümsedi. Bu son zamanlarda çok da rastlamadığımız bir şeydi. Gazetenin bir sayfasını gösterdi. Okudum… Cansu adlı tatlı bir kadının kütüphaneler açtığından bahsediyordu yazı. Ben de gülümsedim, çünkü bu Ahsen’in en büyük hayaliydi. Ahsen, Cansu’ya ulaştı ve dünya artık bencillikten kudurmamaya başladı. O dakikadan sonra bildiğim tek bir şey vardı: Çevreniz güzelleştikçe güzelleşiyor çehreniz!

Ahsen gün boyunca gülümsedi. Hayaline ilk ve en büyük adımı atmıştı artık: Çocuklara kütüphane kuracaktı! Hemen aklındakileri tasarlamaya başladı.

”Kütüphane raflardan oluşan, rafların üzerinde kitaplar olan bir yer. Sadece böyle bir yer olmamalı, ruhu olmalı, kitaplar özenle seçilmeli. Fantastik! Hah fantastik kitaplar olmalı. Harry Potter alayım çocuklara. Çok güzel bir Atatürk köşesi olmalı. Dünya küreleri olsun. Olsun değil mi? Atlaslaaaar, oyuncaklaaaar… Minderler de olsun rahat rahat oturup okusunlar…”

Cansu daha önce de kütüphane kurmuş ve orayı yaşam alanı haline getirmiş bir kadın. Ahsen’e nazaran sürekli gülümseyen bir kadın. Bir araya geldiler ve birbirlerine baktılar. Baktıkları an anladılar, anlıyorlardı birbirlerinin dilinden. Bir araya geldiler ve birbirlerine baktılar, kudurmuyorlardı bencillikten.

Cansu’nun fikirleri ve Ahsen’in fikirleri belli ki daha önce evrenin bir köşesinde onlar buluşmadan buluşmuşlardı çünkü bu kadar uyumun başka bir açıklaması olamazdı. İşe jet hızıyla başladılar. O kadar hızlı başladılar ki iş yerine gelen kitapların haddi hesabı, tasarladıkları kütüphanenin ucu bucağı yoktu. Neye ihtiyaçları olduklarını sorduğumda saniyenin üçte ikisi gibi kısa bir sürede kendileri hallediyorlardı.

Daha önce çevremdeki hiçbir şeye bu kadar az dokunmamıştım herhalde… Bu iki zıt ve diyalektik kadın kurdukları evrenin farkında değillerdi. Bir çocuk bir kitabı okusa, Ahsen’in en sevdiği Harry Potter serisinden bir kitabı… Işıkları açmayı öğrense, kaldırsa asasını ve  ”Lumos” diye fısıldasa… Yaşadığımız evren için o ilk büyünün, ilk aydınlanmanın, ilk kendini fark edişin öneminin farkında fakat yarattıkları ışıl ışıl gezegenin farkında değillerdi.

Ahsen ve Cansu beraber başladıkları kütüphane projesinin ilkinin sonuna yaklaştılar hem de hayal ettikleri her şeyle yaklaştılar. Çok yakın zamanda Ankara’dan kocaman bir patates kamyonu, içerisine kitapları doldurarak kalkacak. Patates kamyonu emek haricinde bilgiyle de dolacak, patates kamyonu defalarca geçtiği o yolları bu defa başka bir gözle okuyacak. Sanıyorum ki o patates kamyonu artık bu evrenden olmayacak, tıpkı Ahsen ve Cansu gibi.

Ahsen ve Cansu yitirdikleri iki canın anısına başladılar bu işe. Ahsen’in gülmemesi işe koyulmadığından, Cansu’nun gülümsemesi hedefi yarıladığındandı. Ahsen de Cansu da karşılarında parıldayan gözleri gördüklerinde dolu dolu gülüyorlar artık.

Ahsen ve Cansu yitirdikleri iki canın anısına başladılar bu işe. Nice canlara ne güzel tohumlar ekiyorlar şimdi! Dünya gerçekten kuduruyor hâlâ benim gözümde ama güzelleşiyor insanın çehresi, çevresi güzelleştikçe!

Not: Bu yazı ilkokulda koşuşturmalarımı bilen, andımız okuduğumuz zamanları hatırlayan ve sağ olsun herkese anlatan, beraber bulgur pilavı, patates kızartması ve dondurma yediğimiz, beraber Harry Potter izlediğimiz canım dostum Ahsen sayesinde yazılmıştır. Kendisine teşekkürü borç bilirim; onun evreninde yürüdüğüm için.

Sizlere not: Ahsen ve Cansu yeni kütüphaneler açacak, yeni umutlar yeşertecekler. Takipte kalın ve saniyenin üçte biri gibi kısa bir sürede elinizden geleni yapın!

***

Cansu’nun Bir Milyon Kitap projesinin detayları, hangi okullara kütüphane açıldığı ve kütüphanenin içeriğini de ekleyeyim:

Kütüphane İçerisinde Bulunan Materyaller:

1- Öğrenci sayısına eş olarak kitaplar (hikaye-roman-test kitapları)
2- Hayal güçlerini, özgüvenlerini geliştirmek ve yeteneklerini ortaya çıkarmak için oyunlar
3- Okuma köşeleri ( küçük masa + renkli minderler)
4- Kitaplık
5- Oyun masaları
6- Birmilyonkitapp Logosu çizimi ve Mustafa Kemal Atatürk’ün, kitaplığın üst duvarına el ile yazımı

Şu zamana kadar açılmış kütüphaneler:

10/09/2017 – Şehit Uzman Çavuş Hasan Kahraman Ortaokulu: 2.400 adet kitap
08/10/2017 – Milli Egemenlik Ortaokulu:  1.500 adet kitap
27/05/2018 – Göbü İlkokulu – Ortaokulu: 3.500 adet kitap

 

İmza: İlkokulda sürekli sunucu olan gıcık kız

Kütüphanelere destek vermek ve proje hakkında bilgi almak için: Bir Milyon Kitap hesabına tıklayabilir ve haberleşebilirsiniz!

Bir Sosyal Sorumluluk Uyarısı

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here