Herhangi bir A noktasından B noktasına ulaşmaya çalışırken, toplu taşıma araçlarında karşılaşacağımız bir sürü insan profili var. Özellikle konu Ankara ise şoföründen yolcusuna, semtinden durağına farklılık gösteren en tatlı tipi tipleri sizler için elden geldiğince derlemeye çalıştık:

1) Gop’ta/Çayyolu’nda otobüse binen bakımlı teyzeler, adeta Beverly Hills sakinleri olup Paris Moda haftasına hazırlık yapan bu tatlışlar,  ”Çok bakımsızım, çok çirkinim!” diye kendinizi kötü hissettirirler. Bir an önce otobüsten inmek istersiniz.


2) Eğer ki toplu taşımaya Kızılay’dan bindiyseniz, bir an için Matrix deneyimlemiş olabilirsiniz. Ama burada ne beyler Neo, ne de hanımlar Tirinity’dir. Koyu renklerden vazgeçmeyen memurların kentine hoşgeldiniz.


3) Ayakta gitmemek için sıra savaşları veren Gölbaşı mağdurları vardır duraklarda. Yol uzundur. O kadar yolu ayakta gitmeye de kimsenin hali, gücü yoktur. Hayat mücadelesi otobüs durağında başlar. Otobüs geldiğindeyse iyi olan kazanacaktır…


4) Kulaklıkla son ses müzik dinleyen gencin hayranıyız. Genellikle Batıkent metrosunda ortaya çıkar. Kendisi Snapchat’ın gerçek hayat versiyonudur. Bütün yol boyunca ne dinliyorsa duyarsınız. Müslüm Baba ile ‘kederli’ bir akşam yaşarken aniden Bruno Mars ile ‘don’t believe me, just watch’ moduna girebilirsiniz.

5) İnmek istediği yer yaklaşınca heyecanlanıp ”İnecek var!” diyemeyen Bilkent istikametindeki Pelinsu’dan bahsedelim. İnecek var demenin neden stres yarattığını anlamış değiliz, toplu taşıma olayından uzak olduğu her halinden bellidir bu Pelinsu’nun. Bir de o gerginlik size de yansır. Allah ki ne Allah.


6) Yanınıza oturup bir saniye olsun susmayan muhabbetçi Ulus yolcusu amcalar. Politik olarak önemli bir şehirde olduğumuzdan sanırız ülkeyi kurtarma senaryoları havalarda uçuşur. Siz kafayı cama dayayıp melankolik Candan Erçetin klibi çekmek isteseniz de o muhabbetten kaçamazsınız.

7) Dolmuşta en ön koltuğa oturan bıçkın delikanlı (Muhtemelen şoförün arkadaşıdır.) Ön tarafta koyu bir sohbet döner, öne oturan şoförün arkadaşı olan kişi de her nasılsa muavinlik görevini otomatikman üstlenir. Durum kanıksanır, ücretler direkt olarak kendisine uzatılır.


8) En önde kabanı ceketi çıkarıp rahat rahat arabayı kullanırken sizin klima sıcağından buharlaşmanıza sebep olan Ego şoförü beylere selam olsun. Kibarlıktan ses etmeyip kış kıyametin ortasında buharlaşıp uçan tatlı yolculara da bir alkış!


9) Polis görünce ‘rica etsem ışıkları geçene kadar eğilebilir miyiz?’ diyen Dikmen şoförü. Kibardır ve teşekkür etmeyi de ihmal etmez.

10) Fazla egosu olan var mı ücretini vereyim? diyenler. Yerli turistlerde bir sessizlik! Kuzuların sessizliği gibi. Türkçe’de yalınlık tercih edilir de bu kadarına da pes… 


11) Ego kartına her ay esaslı miktarda yükleme yapılan memur. Bu kişiler her yerdedir. Havalarından geçilmez. Bir de kartında bakiye olmayanlara dünyanın en şirin insanlarıdır. O yüzden seviyoruz onları <3


12) Ekmek almak için evden çıkan 65 yaş üstüler. Belki de bir şehir efsanesidir, bilemiyoruz ama ays çaklıt moka içmeye gitmedikleri kesin. Bi dakika, yoksa!?!


13) Ücreti uzatırken bile ”hocam” kelimesini kullanan Odtü / 100. Yıl sakinleri vardır. Ankara’nın ‘la’ sı gibi en çok da Odtülülerin diline pelesenk olmuştur.


14) Tüm bunları sabah akşam izlerken ansızın cama gözünüz ilişir ve sol şeritte “tek araba gidenleri” görürsünüz. Onları izler, derin bir ah çeker ve toplu taşımaya yeni bir anlam yükledikleri için imrenirsiniz.

Toplu taşımanın yalnızlığına son veren “tek araba gidelim”cilere, yani TAG topluluğuna katılmak için uygulamayı buradan indirebilirsiniz.

5 Yorumlar

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here