Cermodern 21 Eylül’den beri bu sezonun en etkileyici ve önemli sergisine ev sahipliği yapıyor: Göbeklitepe, The Gathering. 20 Eylül Cuma akşamı günün anlam ve önemine uygun şekilde siyez bulguru ikramıyla açılışını yapan Göbeklitepe, The Gathering uzun zamandır müze teknolojileri alanında hizmet veren Reo-Tek’in en iddialı işlerinden biri. Kültür Bakanlığı, Cermodern ve Radyo ODTÜ’nün desteğiyle sunulan bu serginin hedefi, Göbeklitepe’de yaşamış insanların bir gününü biz izleyicilerin deneyimlemesi. Serginin kreatif direktörü Efe Alpay, Göbeklitepe, The Gathering sergisini deneyimlemeden önce Göbeklitepe ile ilgili temel bilgilere ulaşmanızı öneriyor. Bu dijital deneyimi anlamlandırabilmeniz açısından oldukça önemli. Zira bu sergi klasik bir Göbeklitepe sergisinden ziyade bizleri o döneme dair yeni sorular sormaya teşvik eden bir deneyim.

Bilindiği üzere 2019 yılı Dünya Göbeklitepe yılı ilan edildi. Göbeklitepe 2011’de Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınmıştı. 2018’de ise yine UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine alındı. Peki Göbeklitepe’yi bu kadar önemli kılan ne?

Daha Eskisi Yok

Haliliye Belediyesi Göbeklitepe’nin tanıtımında “Daha Eskisi Yok” sloganı kullanmıştı. Göbeklitepe on iki bin sene evvel inşa edilmiş bir toplanma yeri. Göbeklitepe’nin bir tapınak olduğuna dair iddialar mevcutsa da bir ibadet yeri sayılması için gerekli olan iki koşulu sağlamıyor: Tanrılara inançtan ve eğitimli bir ruhban sınıfının varlığından izler bulunmuyor. Dolayısıyla burayı, toplantı yeri olarak adlandırmak çok daha doğru. Serginin ismi de buna bir gönderme. Yerleşik hayata bu zamanlarda geçildiği tahmin ediliyor. Aynı zamanda günümüzde ilkel olarak adlandırdığımız insanların o zamanlar tarım yaptığına dair bulgular söz konusu. Kısacası Göbeklitepe, insanoğlunun uygarlaşmasına dair sorularımıza cevaplar verebilir.

Göbeklitepe neden bu kadar gizemli? Öncelikli olarak burada bulunmuş muntazam bir deliğe sahip bir kafatası mevcut. Bu da tarihin ilk ameliyatının burada gerçekleştiğine işaret ediyor olabilir. Yani ilkel dediğimiz insanlar, ilkel olmaktan epey uzak olabilirler. Aynı zamanda Göbeklitepe’nin insan eliyle gömüldüğüne de inanılıyor. Burasının eski bir yıldız gözlemevi olduğu ve işlevini yitirdiğinde gömüldüğü sadece bir teori. Emin olunan tek bir gerçek var, o da Göbeklitepe’nin doğal yollarla toprak altında kalmadığı.

Göbeklitepe, The Gathering Sergisi

Göbeklitepe, The Gathering Sergisi Cermodern'de

Göbeklitepe, The Gathering sergisi insanoğlunun ve uygarlığımızın dijital güzellemesi. Açılış konuşmasında o dönem insanının bir gününü tasvir ettiğine dair bir cümle kurulmuş olsa da benim sergiye dair izlenimim bir günün ötesinde. Sergi dört ana bölümden oluşuyor. İlk olarak dumanlar arasında yıldızlarla bütünleşen dar bir koridordan geçiyoruz. Bu da tüm evreni oluşturan ilk büyük patlama anını anımsatıyor bana. Her şey toz ve dumanla başlamadı mı esasında?

İkinci kısımdaysa fikrimce evrimimize bir gönderme söz konusu. Güneşin ısıtan sesini duyarken öte yandan bugün insan olarak isimlendirdiğimiz canlı oluşuyor, evrimini tamamlıyor. Akabinde üçüncü kısma geçiyoruz. Taşlar karşısında oturup Samanyolu’nu izliyoruz. Biz evrilirken galaksi de değişiyor. Her şey yerli yerine oturuyor. Baş döndürücü bir serüven. Bu kadar kısa sürede bunu izlememizi ise dijitalleşen dünyamıza bir gönderme olarak yorumladım. Her şey hızla oluyor, biz bakmazken gökyüzü değişiyor. Görmediğimiz, bilmediğimiz binlerce şey söz konusu. İnsanlık uzayda artık, belki de ileride görmediklerimizi göreceğimiz, bilmediklerimizi bileceğimiz bir gerçeklik bekliyor bizi.

Serginin son kısmı ise, insanlığın ve uygarlığımızın güzellemesi. İlkel insanlarla yan yana yürüyerek giriyoruz toplanma alanına. Ortada taşlar, etrafımızda ateş etrafında toplanmış ilk insanlar. İstemsizce taşlara yöneliyoruz. Gökyüzünü izliyoruz. Güneş batıyor, tehlike ufukta. Ormanın sesi kulaklarımızda. Birden her şey anlamlanıyor. Taşların üzerine ışıklar düşüyor ve onları sadece kolektif bir hareketle aktif hale getirebiliyoruz. Herkes elini taşın üzerine koymak zorunda. Dans başlıyor akabinde. Belki bir tapınak dansı ancak esasında insanlığın süregelen dansı. İşbirliğinin dansı; beraber yaratmanın, üretmenin dansı. En etkileyici kısım da tam olarak burası. Bireyselliğin önem kazandığı günümüzde, bugünlere kolektif bir çabayla geldiğimiz çarpıyor yüzümüze. Geceden gündüze varmak hepimizin elini taşın altına koymasıyla oluyor. Ne kadar kabul etmesek de beraberiz bu gemide. Tehlikeleri beraber göğüslüyoruz, güneşi de hep beraber karşılıyoruz. En sonunda gerçekten de Göbeklitepe’de toplanıyoruz. Başladığımız yerde. En eski toplanma yerimizde.

Göbeklitepe, The Gathering sergisini 31 Aralık’a kadar Cermodern’de deneyimleyebilirsiniz. Yılın sergisini kaçırmamanız temennisiyle!

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here