Yıllar önce imkanların kısıtlı olduğu zamanlarda insanları sinemayla tanıştırıp, onlara sinemayı sevdiren Gezici Festival’in bu sene 25 Kasım – 1 Aralık tarihleri arasındaki 22. Ankara ayağını hep birlikte kutladık. (Tabi ki 14. Gezici Festivali sayarsak)

lavarla-22-gezici-festival-bolumler

Peki katılamayanlar çok şey kaçırdı mı?
Bizce kocaman bir evet! Bu yıl “Dünya Sineması”, “Türkiye 2016”, “Sinemanın Altın Çağı”, “Sükut Altındır: Buster Keaton”, “Osmanlı’dan Manzaralar II”, “Kiarostani: Yarım Kalan Sözler”, “Barışa Giden Yollar”, “Yeşilçam’dan Youtube’a Erkeklik Halleri: Zeyno Pekünlü” “Çocuk Filmleri” ve “Kısa İyidir” bölümlerinden oluşan festival tam anlamıyla şahaneydi. Özellikle Türk Sineması’na damga vuran yönetmenlerin katılımlarıyla kapalı gişe oynayan “Türkiye 2016” bölümü herkes için festivalin en göz alıcı bölümüydü diyebiliriz.

lavarla-22-gezici-festival-turkiye-2016

Yönetmenli gösterimler sonunda söyleşilerin yapıldığı bölümde yeri geldi Kıvanç Sezer’in Babamın Kanatları’ndaki acı gerçeklerle hüzünlendik, yeri geldi Reha Erdem’in Koca Dünya’sıyla heyecana kapıldık. Devamında Zeki Demirkubuz’un Kor’u ile duygu karmaşası yaşarken Soner Caner ve Barış Kaya’nın Rauf’u ile tebessümler ettik. Öte yandan bu yıl çok ses getiren M. Can Mertoğlu’nun Albüm’ünü de unutmadık! Kısacası bize göre festival tarihinin açık ara en iyi “Türkiye” bölümüydü.

lavarla-22-gezici-festival-bolumler-ii

Eee diğer bölümlerde neler mi oldu?
Mesela izleyiciler, “Dünya Sineması” kuşağında Toni Erdmann, Paterson, Hayvanat, Kovboylar, Aquarius gösterimleriyle Ankara’da ilklerini yaşarken “Sükut Altındır : Buster Keaton” ile Toni Erdmann gösteriminden sonra belki de festivalin en komik ikinci akşamını yaşadı. Tabi kii Reha Erdem seçkisi ve katılımıyla “Sinemanın Altın Çağı’ndaki” başyapıtlara doğru çıkmış olduğumuz Henry Fonda’lı, Audrey Hepburn’lü, Ingmar Bergman’lı zaman yolculuğu ise tam anlamıyla görülmeye değerdi.

lavarla-22-gezici-festival-osmanli-kiarostami

Bitti demek isterdim ama devamı da kaçıranları epey üzecek gibi…
İlki 20. Gezici Festival’de gerçekleştirilen ve bizlere anlatılanların dışında diğer devletlerin gözünden 1918 – 1926’lı yıllarda Osmanlı’yı anlatan “Osmanlı’dan Manzaralar” bölümü, bir sene aradan sonra bu sene gerçekleştirilen 2.cisiyle de oldukça beğeni toplarken, her ne kadar bizzat katılamamış olsak da bu yaz vefat eden Dünya ve İran Sineması’nın önemli yönetmenlerinden Kiarostami için düzenlenen gösterim de edindiğimiz bilgilere göre hayranlarını baya bir üzmüş ve çok beğenilmiş.

lavarla-22-gezici-festival-padraig-omalley

Gelelim bu senenin tek yabancı misafirli gösterimine. “Barışa Giden Yollar” bölümünde kendi hayatının anlatıldığı “Arabulucu” gösterimi kapsamında festivalin özel davetlisi olan Padraig O’Malley; gençlik yıllarından beri alışılmışın dışında yöntemler kullanarak azimli bir kararlılıkla barış tellallığı yapmaktadır. Başkalarının barış yapmasına yardımcı olan, ancak kendisi hiç huzur bulamayan O’Malley’in anlatıldığı gösterimde dünyada hala güzel insanların olduğunu görmek bizleri duygulandırdı.

lavarla-zeyno-pekunlu-yesilcamdan-youtubea-erkeklik-halleri

Sanki kaçıranlar ve gidemeyenler kendi kendisine bitebilir mi artık diye söyleniyor gibi geldi bize. Bitti demeyi çok isterdik ama siz hiç tatlısız menü gördünüz mü?
Kapanışa özel dünya tatlısı bir kadın var sırada. Zeyno Pekünlü! Kendisi, Londra’nın köklü sanat kurumu Whitechapel Gallery öncülüğünde başlayan Artists’ Film International tarafından bu yıl davet alan nadir sanatçılardan. İlk kez festival kapsamında SALT Ulus’daki sergisinde tanışabildik kendisiyle ve biz çok sevdik. 6 farklı bölümden oluşan “Yeşilcam’dan Youtube’a Erkeklik Halleri” gösterimi ise şuana kadar ki alışılmışlığın dışında apayrı bir çalışmaydı. Büyük çoğunluk tarafından beğenildiğini söyleyebiliriz.

Duyduk ki içimizden bazıları bir festival bu kadar eksiksiz olabilir mi allasen  diye soruyormuş?
Çok küçük zaman aksamaları dışında bu sene oldukça başarılı, dolu dolu bir festival geçirdik diyebiliriz. Bu tür küçük şeyler de bizce böyle festivallerde çok normal. Bunun dışında bizleri üzen bir şey de çok sevdiğimiz “Kısa İyidir” bölümünün bu sene Alman Kültür Merkezi’nde ve diğer bölümler ile aynı zamanda olması oldu. Bu yüzden hiç birisine katılamadık. Ama her şeyleri unutturacak o kadar güzel anlar ve ilkler yaşadık ki festival boyunca, o yüzden bize göre bu küçük şeyler festivalin nazar boncuğu oldu.

lavarla-22-gezici-festival-geride-kalanlar

Velhasıl kelam dün itibariyle Kastamonu ayağının da bitmesinin ardından acısıyla, tatlısıyla, güzellikleriyle, ilkleriyle, unutulmaz anlarıyla 22. Gezici Festival tamamen sona ermiş oldu ama tadı hala damağımızda desek yalan söylemiş olmayız herhalde. Bize soracak olursanız her sene üzerine koyarak gelen festival bu sene en üst noktasını yaşadı. Bizler diğer sene üzerine nasıl çıkacak şimdiden merak etmeye başladık bile. Ama şöyle söyleyelim bu seneden sonra festival komitesinin işi cidden çok zor olacak gibi duruyor. Yayında yapımda emeği geçen herkese hem Lavarla ailesi olarak, hem yıllardır sıkı bir festival takipçisi olarak çok teşekkür etmek istiyorum. Senelerdir bizlere sinemayı sevdiren, Ankara’nın çocuğu, “Lütfen hiç bitme olur mu?“ Nice 22’lere! Seneye görüşmek dileğiyle ..

O Güzel Anları Yeniden Hatırlamayalım Mı?

Ankara Sinema Derneği‘ne, Çağdaş Sanatlar Merkezi‘ne ve Gezici Festival sürecinde emeği geçen herkese kucak dolusu minnet, sevgi ve teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Bol etkinlikli ve kendiniz gibi güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle. Yeni festivallerde, etkinliklerde buluşmak üzere. Eğlenceli Tarafta Kalmayı Unutmayın !

<Bu içerik lavarla.com için hazırlanmıştır. Tüm hakları lavarla.com’a aittir.>

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here