Büyüklerimizden hep duymuşuzdur: “Bizim zamanımızda böyle oyuncaklar yoktu, tahtadan yaptığımız arabalar, bez bebeklerimiz vardı” diye. Şimdiki çocuklar gerçekten çok şanslı. Bir oyuncak dükkanına girdiğinizde kendinizi çeşit çeşit oyuncaklar arasında buluyorsunuz. Farklı kıyafetlerde yüzlerce Barbie bebek, ışıklı, sesli, müzikli yüzlerce araba arasında kendinizi kaybedip ne alacağınızı şaşıyorsunuz. Oyun hamurundan yapılmış, yemeğini yiyebilen bir bebek mi yoksa ateşlenip ilaç içebilen bir bebek mi? Ses çıkarabilen bir itfaiye arabası mı yoksa duman çıkarabilen bir tren mi? İnsan nasıl karar vereceğini bile bilmiyor açıkçası. Evet, şimdiki çocuklar çok şanslı. Peki ya biz anne babalar? Günümüz oyuncaklarıyla giriş yaptıktan sonra gelelim asıl konumuza: Oyuncak Müzesi. Daha kapıdan içeri adım atar atmaz müthiş bir nostalji yaşatıyor. 

oyuncak müzesi Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi, 20 Nisan 1990’da, Türkiye’nin ilk oyuncak müzesi olarak Prof.Dr.Bekir Onur tarafından ziyarete açıldı. Günümüz toplumlarında hızla değişen değerler göz önünde bulundurulduğunda, kaybolmaya yüz tutmuş olanları yaşatmak müzenin amaçlarından biri. İçeri girdiğinizde müzenin bu amaçla oluşturulduğunu hissedebilirsiniz. 

Koleksiyon yerli, yabancı, el yapımı ya da sanayi ürünü olan eski oyuncaklardan oluşuyor. Müzede bezden, tahtadan, kağıttan oyuncaklar camekânlı dolaplarda sergileniyor. Çember, sapan, topaç gibi oyuncaklara bakarken çocukluğumuza dönmemiz çok normal. Tabii, çocukluğunuz bu oyuncakların oynandığı bir dönemde geçtiyse. 

Müzede çocuklar için farklı etkinlikler de düzenleniyor. Müzedeki oyuncaklar temalarına göre farklı dolaplarda sergileniyor. Bu düzenleme yaratıcı bir oyun fikrini doğurmuş. Şöyle ki; bazı dolapların içine, o temaya ait olmayan bir oyuncak koyuluyor ve çocuklardan, farklı olan oyuncağı bulmaları isteniyor. Bulunan bu farklı oyuncağın aslında hangi temaya ait olduğunu bilmeleri isteniyor. Bu etkinlik, sadece çocukların değil, yetişkinlerin de eğlenceli vakit geçirmesini sağlıyor.  

Müze yetkilileri ile görüştüğümde, sergilenecek çok fazla oyuncak olduğunu fakat bunların hepsini aynı anda sergilemenin mümkün olmadığını söylediler. Bu sorunu, dönem dönem depodaki oyuncaklara da kendilerini gösterebilme imkânı sunarak çözmüşler. Bu çözüm, aslında koleksiyonu canlı tutabilmelerini de sağlıyor.

oyuncak müzesi

Belki sizlerin de çocukluğunuzdan veya dedelerinizden kalma ufak tefek oyuncaklarınız vardır. Bu oyuncakları başkaları da görsün, o dönemi yaşasın isterseniz onları müzeye bağışlayabilirsiniz. Müze bağışlarınızı kabul ediyor ve isminizi burada yaşatıyor.

Burada gerçekten vaktin nasıl geçtiğini anlamıyor, çok keyifli dakikalar geçiriyorsunuz. Bir an önce Oyuncak Müzesi’ni ajandanıza eklemelisiniz.  Belki de çocuğunuzla, yeğeninizle ya da kardeşinizle gider, onlara da müze sevgisini aşılarsınız, kim bilir?

Oyuncak Müzesi salı, çarşamba, perşembe ve cuma günleri, 09:00-12:00 ve 13:30-17:00 saatleri arasında ziyaret edebilir. Adres, telefon numarası ve diğer bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.


Çocuklu müzeli bir başka yazı için: Bir Çocukla Müze Gezmek: Rahmi Koç Müzesi

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here