<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Duygu Seyman, Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı sitesinin yazarı.</title>
	<atom:link href="https://lavarla.com/author/duygu-seyman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://lavarla.com/author/duygu-seyman/</link>
	<description>Lavarla için her insan ve her hikaye, ucundan Ankara&#039;ya dokunuyorsa anlatmaya değerdir.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 21 Dec 2022 13:18:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://lavarla.com/wp-content/uploads/2024/05/fav-150x150.png</url>
	<title>Duygu Seyman, Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı sitesinin yazarı.</title>
	<link>https://lavarla.com/author/duygu-seyman/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ankara’da &#8220;fast-fine dining&#8221;: Sağlıklı gıda restoranı Basil</title>
		<link>https://lavarla.com/ankarada-fast-fine-dining-saglikli-gida-restorani-basil/</link>
					<comments>https://lavarla.com/ankarada-fast-fine-dining-saglikli-gida-restorani-basil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Duygu Seyman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Dec 2022 14:30:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gurme]]></category>
		<category><![CDATA[Mekan]]></category>
		<category><![CDATA[Pusula]]></category>
		<category><![CDATA[ankara mekan]]></category>
		<category><![CDATA[AnkaraSaglikliYemek]]></category>
		<category><![CDATA[ankarayemeicme]]></category>
		<category><![CDATA[fast fine dining]]></category>
		<category><![CDATA[TasteBasil]]></category>
		<category><![CDATA[Vegankafe]]></category>
		<category><![CDATA[Vejetaryenmekanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lavarla.com/?p=124008</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Ankara’da sağlıklı öğünler yemek isteyip fiyatları görünce “Abi ben bu fiyata bir kebap gömerim, en azından boğazımızdan et geçer,” klişesi mevcut ekonomik durumda artık beyaz yakalılara inmiş durumda. Bu duruma bir de vejetaryen ve vegan dostlarla buluşulacak mekan arayışı eklenince, süreç her defasında kısır döngüye giriyor. Ankara’nın alternatif restoran algısının başarısız uygulamaları çoğu zaman hayal [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/ankarada-fast-fine-dining-saglikli-gida-restorani-basil/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Ankara’da &#8220;fast-fine dining&#8221;: Sağlıklı gıda restoranı Basil&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’da sağlıklı öğünler yemek isteyip fiyatları görünce “Abi ben bu fiyata bir kebap gömerim, en azından boğazımızdan et geçer,” klişesi mevcut ekonomik durumda artık beyaz yakalılara inmiş durumda. Bu duruma bir de vejetaryen ve vegan dostlarla buluşulacak mekan arayışı eklenince, süreç her defasında kısır döngüye giriyor. Ankara’nın alternatif restoran algısının başarısız uygulamaları çoğu zaman hayal kırıklığı yaratıyor. Siz de bu döngüde sıkıştığınızı hissediyorsanız, yazının devamı size yeni bir kapı açabilir!</p>
<p>Başarılı bir &#8220;fast-fine dining&#8221; örneği olan <span style="text-decoration: underline;">Basil</span>, Filistin Caddesi’nden Nenehatun’a dönüp yokuş yukarı yürüdüğünüzde (Ankara soğuklarında nefesinizi kesmeyecek kadar bir yokuşu kat ettikten sonra) karşınıza çıkıyor.</p>
<h2>ODTÜ sıralarından GOP’un yokuşundaki bir mekana uzanan dostluğun hikayesi</h2>
<p>ODTÜ’lü güzel insanların bilişimci olarak çalışırken, Ankara’daki üniversite yaşamlarından aldıkları vizyonla ve “Aldığımız kadar vermeliyiz” mottosu ile daha <u>sürdürülebilir </u>bir dünya için açmış olduğu bir işletme Basil.</p>
<p>Amaçları yerküreye sunabildikleri kadar olumlu katkı sunmak. Bu amaçla yola çıkarak Temmuz 2022’de Gaziosmanpaşa’da faaliyete geçen Basil, Türkiye’de pek alışagelmedik alternatif bir restoran niteliğinde. Üstelik bu kısa zaman içerisinde karbon ayak izlerini yüzde 30’un üzerinde küçültebilmişler!</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-124031 size-full" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2803-scaled.jpeg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2803-scaled.jpeg 2560w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2803-300x225.jpeg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2803-1024x768.jpeg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2803-768x576.jpeg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2803-1536x1152.jpeg 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2803-2048x1536.jpeg 2048w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2803-180x135.jpeg 180w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2803-400x300.jpeg 400w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2803-600x450.jpeg 600w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2803-800x600.jpeg 800w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2803-1200x900.jpeg 1200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2803-1600x1200.jpeg 1600w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></p>
<h2><strong>Herkes aynı masada</strong></h2>
<p>Basil’in öncelikli hedeflerinden birisi de vejetaryen ve vegan ürünleri mutfağın merkezine koyarken, protein ihtiyacını hayvansal gıdaları tüketerek karşılamak isteyen müşterileri ayrıştırmaması. Ürettikleri bütün ürünlerde vegan, vejetaryen ve et tüketmeyi tercih eden müşteriler için opsiyonlar mevcut. Kısacası Basil sürdürülebilirliği sadece karbon ayak izi ile sınırlı tutmayıp bir araya getirici menüsü ile Ankara’daki dostluklara katkı sağlıyor!</p>
<h2>Fast-fine dining kültürü</h2>
<p>Mekanda birçok çeşidini bulabileceğiniz, yine de beğenmediyseniz kendiniz oluşturabileceğiniz sağlıklı kase ya da wrap seçenekleri mevcut. Kaliteli ve &#8220;slow food&#8221; olarak adlandırılan gıdaları, bir &#8220;salata bar&#8221; modeline dönüştüren Basil, Ankara’daki fast-fine dining kültürünün ilk temsilcisi olma niteliğinde. Ayrıca bütün ürünler dönemsel olarak mevsim meyve ve sebzelerinin değişmesi ile şekilleniyor ve dönüşüyor.</p>
<h2>Evden çalışanlara müjde!</h2>
<p>Özellikle pandemi dönemi ile hayatımıza giren evden çalışma koşullarını göz önüne aldığımızda, gün içerisinde evinizde çalışmanın artık verimli olmadığı bir anda, Basil sizlere rahat sandalyeleri ile sakin bir ortamda saatlerce çalışabileceğiniz bir alan sağlıyor. Özellikle Ankara’nın ayazlı soğuk kış günlerinde ise Getir, Trendyol gibi kanalları kullanarak sipariş verebilirsiniz.</p>
<blockquote><p>Mekanda sözsüz müzik ve soft bir ortam tercih ediyoruz. Müşterilerin çalışırken rahat edebilecekleri, sohbet ederken müziğin sohbetin önüne geçmediği bir ortam yaratmaya çalışıyoruz. Kullanılan malzemelerin ahşap ve ergonomik malzemelerden seçilmesi de bu sürecin bir parçası.</p></blockquote>
<h2><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-124029 size-large" src="https://netreklam.net/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2819-1024x768.jpeg" alt="basil gop ankara sipariş" width="1024" height="768" data-wp-editing="1" srcset="https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2819-1024x768.jpeg 1024w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2819-300x225.jpeg 300w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2819-768x576.jpeg 768w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2819-1536x1152.jpeg 1536w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2819-2048x1536.jpeg 2048w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2819-180x135.jpeg 180w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2819-400x300.jpeg 400w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2819-600x450.jpeg 600w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2819-800x600.jpeg 800w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2819-1200x900.jpeg 1200w, https://lavarla.com/wp-content/uploads/2022/12/IMG_2819-1600x1200.jpeg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" />Yerli üreticiye ve kadınlara destek</h2>
<p>Basil, kadının güçlenmesine ilk olarak kendi işletmesinden başlamış; toplam 13 çalışanı olan işletmenin 10’u kadın çalışanlardan oluşuyor. Bunun haricinde temin ettikleri ürün ve malzemeleri aldıkları kişi ve işletmeleri seçerken bu kişi ve işletmelerin yerel üreticilerden olmasına özenle dikkat ediliyor.</p>
<p>Kısacası, Ankara’da bütün bu mekan kısırlığı sürecinde hem midemi hem de sağlığımı tatmin etmeyi başarabilen Basil’in hikayesini paylaşmak istedim sizlerle. Sizin de mekanla ilgi deneyimlerinizi duymak isterim.</p>
<p>Daha fazlası için: <a href="https://www.instagram.com/tastebasil">Instagram</a></p>
<p>Adres: Kazım Özalp, Gaziosmanpaşa, Nenehatun Caddesi, No:87, Çankaya<br />
Çalışma Saatleri: Haftanın yedi günü 11.30-21.00</p>
<p><a href="https://lavarla.com/ankarada-fast-fine-dining-saglikli-gida-restorani-basil/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Ankara’da &#8220;fast-fine dining&#8221;: Sağlıklı gıda restoranı Basil&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/ankarada-fast-fine-dining-saglikli-gida-restorani-basil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara’nın Kaldırım Gülleri: Kartlar</title>
		<link>https://lavarla.com/ankaranin-kaldirim-gulleri-kartlar/</link>
					<comments>https://lavarla.com/ankaranin-kaldirim-gulleri-kartlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Duygu Seyman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Aug 2022 07:00:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kartvizit]]></category>
		<category><![CDATA[Pavyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sarı Tutku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=22961</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Havanın yine sana karşı hiç de iyi niyetli olmadığı bir akşamüstüydü, kafanda &#8220;Acaba usta kombiyi halledebilmiş midir?&#8221; sorusuyla minibüslerin arasından zikzaklar çizerek ilerlemeye çalıştın. Beyaz yakalıların debriyajla olan münasebetlerini yaşadığı, ayın sonunun hangi güne denk geldiğini pek iyi bilenlerin ise otobüsün tam nereye yaklaşacağını hesaplama telaşında olduğu saatlerdi. Sen Güvenpark’tan geçiyordun, sümbülün demeti beş liraydı, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/ankaranin-kaldirim-gulleri-kartlar/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Ankara’nın Kaldırım Gülleri: Kartlar&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Havanın yine sana karşı hiç de iyi niyetli olmadığı bir akşamüstüydü, kafanda &#8220;Acaba usta kombiyi halledebilmiş midir?&#8221; sorusuyla minibüslerin arasından zikzaklar çizerek ilerlemeye çalıştın. Beyaz yakalıların debriyajla olan münasebetlerini yaşadığı, ayın sonunun hangi güne denk geldiğini pek iyi bilenlerin ise otobüsün tam nereye yaklaşacağını hesaplama telaşında olduğu saatlerdi. Sen Güvenpark’tan geçiyordun, sümbülün demeti beş liraydı, üç simit bir lira. Aslında Yıldız’dan Beşiktaş’a inen bir dolmuşun içinde de olabilirdin şimdi ama, hikayemizdeki mütevazı samimiyeti bulamazdık o zaman.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Yürüyeyim en iyisi hem spor olur,&#8221; dedin. Meşrutiyetten yukarı çıkmaya başladın. Yerlere saçılan rengarenk kartlar çamur içindeydiler. Sanki “gri, denizi olmayan, memur şehri” diyenlere inat, şehrin yerlere saçılmış, rengarenk binlerce kartviziti olurdu her akşamüstü. Ayaklarının altında eriyip giden kartlara takılırdı her defasında gözün. Yanından geçen adamlar da yere bakmak ister ama senin orada durup beklediğini görünce hızlıca yanından yürüyüp geçerlerdi, Selena Gomez’in Miranda Kerr’in resimlerinin üzerinde bulunduğu, Travesti Buse, Evde İnci yazılı kartlara. Tüm kerhaneleri kapatılmış bir başkentin en büyük devrimiydi bu kartlar. Ankara’nın işlek caddelerinden eksik olmazlardı hiçbir zaman. Onlar, Ankara’da bu denli canlı, bir gecede edebini adabını, raconunu öğrenemeyeceğiniz bir kültür mirasıydı aynı zamanda. Kartvizitler <a href="https://lavarla.com/pavyon-dosyasi-no1-tanisma/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">pavyon kültürünün</a> ikinci kuşak kuzeniydiler, tanışmadan anlayamazdınız. Her şehrin, kendine has bir fantezi kültürü ve her şehrin insanlarının, o kültüre biat eden bir yapısı vardı. Fantezi olgularını yargılarsan, şehrin kendi olgusunu da yargılaman gerekirdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Lacan, sanki Ulus otellerinin misafiri olmuşçasına bu fantezi olgusu üzerine şunları söylüyordu: “Psikanalizin temelde söylediği, arzunun önceden verili bir şey değil, inşa edilmesi gereken bir şey olduğudur -öznenin arzusunun- koordinatlarını vermek, nesnesini saptamak, öznenin onun içinde benimsediği konumu belirlemek tam da fanteziye düşen roldür,” ardından, Efsane &#8220;Sarı Tutku”ya göz kırpıp şunları ekliyordu: “Bizler, fantezi yoluyla arzulamayı öğreniriz.” Yani Ankara insanının, özellikle de olaya çok uzakmış gibi gözüken esnafımızın, koordinatıdır pavyonlar. Nesnesidir; masasındaki rakısı, ağzından türkü dinlediği konsomatris. Felekten geçirilen bir gecenin hayalini yaşamak o kişinin yarattığı ve gün içinde kendine motivasyon kaynağı olarak gözünde canlandırdığıdır fantezi. Öte yandan, ayıbı olarak kabul görülendir böyle “şeyler”. Bu sebeple girişinde bir bankanın güvenlik donanımlarından çok daha fazlasına sahip meşhur kapıları vardır. Yaşanılanı yaşayan herkesin bildiği bir gerçeklik içinde dahi yaşasa, ona duvar örer bu kapılar.</p>
<p style="text-align: justify;">Sen, rotanı Akay yokuşunun nefes nefese sonuna gelip, oradan Esat’a sapmışken, solunda kalan “night club” yazılı o kapıları bir bir arkanda bırakıyordun. Her biri gecenin rutin telaşı içindeydiler. Bu telaş senin belli belirsiz adımlarını sıklaştırmana yol açtı. Gündüzün insanlarının ceketlerini çıkarıp yerlerini başkalarına devretme sırasıydı şimdi. Sokakta Hasan Usta’ya rastladın. Kombiyi hallettiğini söyledi. İçin rahatlamış bir şekilde yoluna devam ederken, Hasan Usta da senin uzaklaşman için yavaş adımlarla yürüyordu. Biliyordun. Biliyordum. O da biliyordu.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/ankaranin-kaldirim-gulleri-kartlar/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Ankara’nın Kaldırım Gülleri: Kartlar&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/ankaranin-kaldirim-gulleri-kartlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otobüs Teyzeleri</title>
		<link>https://lavarla.com/otobus-teyzeleri/</link>
					<comments>https://lavarla.com/otobus-teyzeleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Duygu Seyman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Aug 2022 07:22:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[EGO]]></category>
		<category><![CDATA[Otobüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=24245</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>O sabah saatini son bir kez daha ertelemenin pişmanlığı içindeydin. Botlarının bağcıklarıyla uğraşıp  uğraşamayacağının muhakemesini çarçabuk yapmış, bez ayakkabılarınla evden çıkmıştın. Kanalizasyon fakiri, yağmur cimrisi Ankara, sana o sabah küçük şakasını yapmış, sularını üzerine salmıştı. “Barajlar dolacak, yazın su sıkıntısı çekmeyiz” düşüncelerini, ayaklarından çıkan “vıç-vıç” sesleri bölüyordu. Ankara’da çevreci olmanın Eymir Gölü’ne gidip, Instagram paylaşımları [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/otobus-teyzeleri/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Otobüs Teyzeleri&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">O sabah saatini son bir kez daha ertelemenin pişmanlığı içindeydin. Botlarının bağcıklarıyla uğraşıp  uğraşamayacağının muhakemesini çarçabuk yapmış, bez ayakkabılarınla evden çıkmıştın. Kanalizasyon fakiri, yağmur cimrisi Ankara, sana o sabah küçük şakasını yapmış, sularını üzerine salmıştı. “Barajlar dolacak, yazın su sıkıntısı çekmeyiz” düşüncelerini, ayaklarından çıkan “vıç-vıç” sesleri bölüyordu. Ankara’da çevreci olmanın Eymir Gölü’ne gidip, Instagram paylaşımları yapmak olduğunun sen de farkındaydın aslında. Gözlerin taksi aradı; cebin, açılışı dört kilometresi üç lira olan aracın sana azıcık lüks kaçtığını fısıldadı.</p>
<p style="text-align: justify;">Dörtyol’a vardığında yağmur dinmişti, Ankara çabuk parlayan bir baba gibiydi işte. Üzerine ne zaman ne şekilde geleceği belli olmuyordu. Şimdi otobüse binerken, teorik temellendirmelerin pratiğe dökülme zamanıydı. Dörtyol&#8217;dan dönen otobüslerin, durağa yanaşana kadar geçen zaman aralığı 12 saniye idi. Bu süre, paralı otobüsün geldiğini görünce elini çantasına atıp para ayıklamaya başlayanların önünden ustaca sıyrılıp, hareket halinde olan otobüsün hangi noktada duraklayacağını hesaplamak için yeterli bir zamandı. Dolu olan bir otobüse biniş sırasındaki konumunun da önemi vardı –aslında Ankara’da konumunun her daim bir önemi vardı. Otobüse öncelikli binmek, orta sıralarda durmana, Kızılay’da inerken kolaylık yaşamana yarıyor; sonlarda binersen, kalçan şoför koltuğunun kapısına dayalıyken,  “manzaralı” ön cam seyahat keyfiyle, otobüsün arka tarafından çıkan kavgadan uzak, ruhundan burjuva öpmüşçesine gidiyordun. Orta tarafta olmak zordu ve beceri gerektiriyordu. Ön sıralardakilerin muavine yolladığı paraların aktarımı görevi onlardaydı. Tıklım tıklım otobüste tutunacak zar zor bir yer bulmuşken, otobüsün ani fren yapmayacağı anı kollayıp, parayı alıp muavine iletmesi gerekirdi orta sıradakilerin. Gönderilen para üstünün yerine ulaştığından emin olması, aynı zamanda durakta inecek olanların omuz atmalarından sakınmak için ustaca akrobatik hareketler içinde bulunması yine onların görevi idi. Otobüsün orta sırası emekçi idi. Onlar kendi halinde görevlerini yapar, kolay kolay ne ön sıralara geçer, ne de arka sıralarda boşalan koltuklara göz koyarlardı. Sen, otobüse ilk binenlerdendin. Kızılay&#8217;da otobüs boşalınca bulduğun ilk boş koltuğa oturmuş, fark ettirmeden, ayakkabının içerisinden ayaklarını oynatıyor, ıslanan çorabını kıpırdatıyordun. İşte o an, otobüs Sıhhiye köprüsüne yanaştığında, ezbere bildiğin tüm tecrübelerine rağmen otobüste canından can kopartacak bir üst güç devreye girmişti: Otobüs Teyzeleri.</p>
<p style="text-align: justify;">Kaç yıllık toplu taşıma tecrübesine sahip olursan ol, tüm o müzik dinleme, uyuma, otobüsün en ücra köşesine oturma taktiklerine hâkim de olsan, otobüs teyzelerinden asla kaçamazdın. Nitekim, ununu eleyip eleğini asmış, o unla da sana kurabiye yapmış otobüs teyzeleri sana senin kim olduğunu söylemek için mutlaka bir gün otobüste seni bulacaklardı. Paralı otobüslerde 65+ kartın kabul görmesi ile birlikte, artık her türlü otobüste rast gelebileceğini en başta belirtmek ister, herhangi bir inkâr ve kaçış yolu aramadan beni okumaya devam etmeni temenni ederim.</p>
<p style="text-align: justify;">Sıkı bir EGO kullanıcısı isen sen zaten çok iyi bilirsin ama, yine de söyleyeyim: Otobüs teyzeleri güvercinler gibidir, dünyanın her bir ucunda yaşayabilen, kesinlikle bulunduğu habitata adapte olmayan ama kendisini seninle yaşamaya ikna eden kıymetli ama ender olmayan bir türdür. Dolayısı ile Ankara dışında da rast gelebileceğin bir otobüs teyzesi ile karşılaşman hep olasılık dahilinde olacaktır. Fakat bilmen gereken önemli bir nokta var ki, otobüs teyzeleri de çeşitlerine göre ayrılmaktadır. Örneğin 304-114-427-317-160 numaralı otobüs hatlarında sıkça karşılaşacağın, Küçükesat’ın, Aşağı Ayrancı’nın ve Tunalı’nın kadim sakinleri olan otobüs teyzeleri, yetişen yeni nesil gençlerini “biz onları düzgün yetiştiremedik” tadında, daha ılımlı, döpiyesi ile döven, daha çok kulaklıkla müzik dinleyip çevresi ile yüksek sesle konuşan gençlere eleştirel gözlerle bakan bir türdür. Gençler yerine orta yaşlı beyefendilerin verdiği yere otururlar. Bir alt jenerasyonları ile sosyalleşir, bu sosyalleşme ortamı yok ise, 70 cm yarıçapındaki, nispeten onayladığı gençlerin eğitim durumunu bir sosyolog edası ile araştırmaya başlarlar ve genellikle sohbetin sonu kendi biyografisi ile son bulur, nadiren kendi yaşadıkları semtin yarım yüzyıllık tarihi, gelişimi, Melih Gökçek öncesi ve sonrası hali de konuşma konuları arasında yer alır. Bu otobüs teyze modeline rastlar isen sakin ol, kibarca yerini ver, sohbet etmekten kaçınıyorsan, kıvrak bir hareket ile düğmeye bas ve orta kapıya doğru ilerle. Senin baş edemeyeceğin insanlar değildir zira onlar. En cevval olan model olan, ki kendilerine sıklıkla 482-540-582-242-577 no&#8217;lu hatlarda rastlanır, <a href="https://netreklam.net/siz-bize-gelin-eryaman-uzak/" target="_blank" rel="noopener">Eryaman</a>’a, Sincan’a, Demetevler’e zamanında gelin olarak gitmiş, şimdilerde kendilerine gelin almış bu hattın otobüs teyzeleri, seni yolculuğun süresince asla yalnız bırakmayacaklardır. Bu modelde olan otobüs teyzeleri, daha otobüse biner iken, koltuğundan kalkıp kapıya yönelmeni tavsiye ediyorum. Nitekim, sen o koltuktan kalktığında, koltuğa hangi otobüs teyzesinin oturmasının doğru olacağının hakemliğini tutan bir otobüs amcası olacaktır yakınlarda. Otobüs teyzeleri, sen gözünü dışarlara çevirsen dahi hissedebileceğin 4. boyuttan bir ışınla süzer her daim otobüsün içini. Daha sonrasında rezerve edilmiş koltuğuna oturur ve yaklaşık 150 cm yarıçapındaki insan kitlesini (bu modelin etkin bölge alanı daha geniş) hedef grubu yaparak, hayatı boyunca kendisine öğretilmiş mutlak doğruları bakışları ile sana da öğretmeye başlar. Kendini bir anda, eteğini çekiştirir, sevgilinin omzundan başını çekmiş bulursun. Zaten otobüs teyzelerinin istediği noktaya gelmez isen, onlar diğer otobüs teyzeleri ile örgütlenir, ellerini kavuşturur ve toplumun seni teğet geçtiği her bir nokta ile sana dokunurlar. “Dokunmak” demişken, bunu alt anlamı ile almamalısın. Çünkü otobüs teyzeleri sana gerçekten dokunurlar. Hiçbir özel alan kavramı olmayan otobüs teyzeleri, çantalarını bacağına koymaktan, telefonuna gelen mesajları okumaktan, kendisini senin koluna yaslamaktan asla çekinmezler. Bu gibi durumlarda, sakin kalmayı dene, otobüsteki hacmini küçült, kendini güvence altına alacağın minik bir alan yarat, Bülten’de, Ayrancı’da yeni açılan kafeleri keşfet, kendine bir pikap al. Ankara sana güzel şeyler sunacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Otobüs teyzelerine saygılarımla.</p>
<p><a href="https://lavarla.com/otobus-teyzeleri/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Otobüs Teyzeleri&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/otobus-teyzeleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karantinada Sevdiğini Özlemek: Sevgili Ankara</title>
		<link>https://lavarla.com/karantinada-sevdigini-ozlemek-sevgili-ankara/</link>
					<comments>https://lavarla.com/karantinada-sevdigini-ozlemek-sevgili-ankara/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Duygu Seyman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2020 15:14:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[Karantina Günler]]></category>
		<category><![CDATA[Karantinada Ankara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=42531</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Sevgili Ankara, Bir süredir ayrıyım senden. Koca yüreğinin içindeki küçük odalardan birisindeyim. Sana bakıyorum her gün penceremden. Ardışık özlemlere kapılıyorum seni düşününce. Bugünlerde evlerin eşikleri yalnızlıklarla dolu. Kimsenin sahiplenmediği sessiz gecelerde, sokak lambalarının altına uzanmış kedileri selamlıyorum. Hava, zamanı bölüp dağıtıyor bazen; kuğular kendilerini  hiç bu kadar yalnız hissetmemişti bu bölünme haline değin. Köşe başlarında [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/karantinada-sevdigini-ozlemek-sevgili-ankara/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Karantinada Sevdiğini Özlemek: Sevgili Ankara&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;">Sevgili Ankara</span>,</p>
<p style="text-align: justify;">Bir süredir ayrıyım senden. Koca yüreğinin içindeki küçük odalardan birisindeyim. Sana bakıyorum her gün penceremden. Ardışık özlemlere kapılıyorum seni düşününce. Bugünlerde evlerin eşikleri yalnızlıklarla dolu. Kimsenin sahiplenmediği sessiz gecelerde, sokak lambalarının altına uzanmış kedileri selamlıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Hava, zamanı bölüp dağıtıyor bazen; kuğular kendilerini  hiç bu kadar yalnız hissetmemişti bu bölünme haline değin. Köşe başlarında duran simitçiler mahzun – belki İncesu’da zemini betondan bir evin çıplaklığında onlar da kuğuları düşünüyorlardır kim bilir. Bu bahar Seğmenler’den mahrum kaç gencin ertelenen “ilk”lerinin hüznü kokuyor hava.</p>
<p style="text-align: justify;">Griyi çok sevip sıklıkla giyindiğinden, seni tanımadan başkalarına “Gri şehir işte!” diye çirkin imalarda bulunanlarla dalga geçtiğimiz günleri de özledim. Oysa gri boğazlı kazağın sana ne çok yakışır; hele bir de üstüne kalenin tepesinden topladığın yaldızlardan yaptığın kara kaşe ceketini de giydin mi….</p>
<p style="text-align: justify;">Ceket demişken, umutları karaborsaya düşmüş pavyon ahalisi ne yapıyordur şimdi? Eşleri memnun mudur naftalinli aile saadetlerinden?  Bu dönemin saadetsiz geçen gecelerinin faturasını onlar da faizsiz erteletebilmişler midir acaba? Seninle günahlarımız hakkında konuşmayı özledim. Günahları örten geceleri ve bu gecelerin sabahına uyanmış bir kadının saç çizgileri gibi kıvrımlı yolları olan yokuşlu yollarında yürümeyi de özledim.</p>
<p style="text-align: justify;">Özlemin arttıkça <a href="https://lavarla.com/behzat-c-geri-dondu/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>Behzat Ç.</em></a> izliyorum. Amirim’in evi bana, Bahçeli’deki kâgir yapıları anımsatıyor. Bilirsin ben Bahçeli’yi sevmem. Bahçeli bana hep altın varaklı dekorasyonuyla nargile içilen, yanındaki kupa çaya 8 lira fiyat biçen mekânlarıyla, karaktersiz bıyıklarında yalanlarını gizleyen bir enişteyi çağrıştırıyor. Ayrıca malum, ben çayı Ajda bardakta içmeyi severim.</p>
<p style="text-align: justify;">Kusuruma bakma sen, ne samimiyetsiz enişteler ne de günahına şahitlik ettiğim kiralık sevgililerin dudaklarını kırarak içine giren adamlardan bahsetmek için yazıyorum sana, sadece hasret beni biraz asabi yapıyor. Freni boşalmış bir araba gibidir nostalji. Durduramıyorum kendimi, yollarıma döktüğün sümbülleri koklayamadan hem bu bahar, mevsim de geçti gitti ellerimden. Neyse ki apartman bahçesinde emektar bir ağaç var, çiçek açmış pembe pembe. O da emekli komşuları gibi “Meraklanma ben daha kalırım böyle,” diyor. Ayrancı’nın emektarlarından o da, sözüne güveniyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Son zamanlarda senin de için kaynıyor görüyorum. Vedalarındaki kızıllık saçlarımdan akıp kayboluveriyor, bana hoşça kal derken bile dokunuyorsun en derinlerime. Ayrılmak da sevdaya dahil Ankara’m. Her veda başka bir kavuşmayı müjdeler hem, en yakın zamanda seni hasretle kucaklamak dileğiyle.</p>
<p style="text-align: right;">     <span style="color: #ffffff;"> Sevgili Ankara   </span>                                                  Kadirşinas Bir Pikap Danteli.</p>
<hr />
<p>Kapak görseli: <a href="https://www.instagram.com/mkdgr/?hl=tr" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Mehmet Kürşat Değer</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://lavarla.com/karantinada-sevdigini-ozlemek-sevgili-ankara/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Karantinada Sevdiğini Özlemek: Sevgili Ankara&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/karantinada-sevdigini-ozlemek-sevgili-ankara/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sonbaharda Ankara&#8217;da Olmak Üzerine</title>
		<link>https://lavarla.com/sonbaharda-ankara-da-olmak-uzerine/</link>
					<comments>https://lavarla.com/sonbaharda-ankara-da-olmak-uzerine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Duygu Seyman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Nov 2019 09:14:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[Sonbaharda Ankara'da Olmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=38248</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Ankara&#8217;da gündüz güneşin içinizi ısıttığı bir sabah evinizden hırkasız çıktığınız, akşam vakti eve dönerken karşılaştığınız dostunuzla gittiğiniz kafede bir kahve içip dönüş yolunda şifayı kaptığınız an bilirsiniz ki, Ankara&#8217;ya sonbahar gelmiştir. Sonbaharda Ankara, yıllık izinleri hastalık yüzünden feda etmek, PTT&#8217;de gaz dolumu sırası beklemek, Kızılay&#8217;da yürürken metro alt geçidini kullanarak biraz ısınmaya çalışmak, toplu taşımaya [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/sonbaharda-ankara-da-olmak-uzerine/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Sonbaharda Ankara&#8217;da Olmak Üzerine&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ankara&#8217;da gündüz güneşin içinizi ısıttığı bir sabah evinizden hırkasız çıktığınız, akşam vakti eve dönerken karşılaştığınız dostunuzla gittiğiniz kafede bir kahve içip dönüş yolunda şifayı kaptığınız an bilirsiniz ki, Ankara&#8217;ya sonbahar gelmiştir. <span style="text-decoration: underline;">Sonbaharda Ankara</span>, yıllık izinleri hastalık yüzünden feda etmek, PTT&#8217;de gaz dolumu sırası beklemek, Kızılay&#8217;da yürürken metro alt geçidini kullanarak biraz ısınmaya çalışmak, toplu taşımaya gelen zam dönemi, yağmuru protesto eden kanalizasyon sistemi ve bu sistemi protesto eden, ceketinde Mülkiye rozeti olan Ankaralı bürokrat beyefendiler demektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Sonbaharda Ankara&#8217;da olmak demek</span>, sevdalısı olduğunuz kentin en güzel kıyafetlerini giymiş halini görmek, şehri yüreğinden öpen bir sevgili olmak demektir. Yaz aylarının kuru ama etkili sıcağından sonra, dar ve çehresi bozuk kaldırımların <span style="color: #000000;">üzerini örten</span> hardal rengi yaprakların hışırtısıyla yürüyüşe çıkmak demektir.  Ankara&#8217;da sonbahar, akşam vakti evde hazır yemek olmayınca, Ankara simidinin yanında yapılan çayın içinizi ısıtan şefkati demektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara&#8217;da sonbahar demek, gönüldeki baharı keşfetmek, aşık olmak, sevdalanmak, kendini gelen kışa gönlünü ısıtacak birini arayarak hazırlamak demektir. Ankara, sevmek isteyen biri için kendini en çok sevdirecek koca bir kucaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara&#8217;da sonbahar, Mamak&#8217;taki sel haberlerini Çankaya&#8217;da ince ekranlı bir televizyon ekranından takip etmek demektir. Keçiörenli teyzelere sorsanız, turşu kurulacak malzemeleri temin etmek için pazarın yolunu tutmak, gençler için Seğmenler Parkı&#8217;nın son demlerini yaşamak, Ayaş&#8217;ta oturan aileler için Kızılay&#8217;a gelip çocuklara kırtasiye alışverişi yapmak, yeni üniversiteliler ve tayini Ankara&#8217;ya çıkmış taze memurlar için İtfaiye Meydanı&#8217;nın yolunu tutmak demektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara&#8217;da sonbahar oldu mu, her Ankaralının Cinnah yokuşundan Kuğulu&#8217;ya yürüyüp Kıtır&#8217;dan aldığı kumpiri yemesi, ODTÜ&#8217;nün güvenliğini türlü bahanelerle atlatıp bir pazar kahvaltısını Çatı Kafe&#8217;de gerçekleştirmesi, kendisini Eymir&#8217;in son güzel zamanlarına teslim etmesi zaruridir. Zira şehre kış gelmeden, son nefes alınacak mekânları verimli kullanmak gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;">Sonbaharda Ankara</span>, kendini sevmesini bilene tüm güzelliklerini sunmaya hazır bir sevgilidir. Bu şehir eylül-ekim deyince yerlere serdiği rengarenk yaprakları, arada bir yüzünü gösteren güneşi, aynı anda esen buz gibi ayazı ya da ansızın yakalayan sağanak yağmuru gibi içinde inişi de çıkışı da barındıran, ne yaşamış olursa olsun birbirinden kopamayan sevgililer gibi kaldırımlarını adımlayan Ankaralıları kucaklar her sonbaharda.</p>
<p style="text-align: justify;">Aslında Ankara, diğer her mevsim gibi kendi olmaktan vazgeçmez, kendini olduğundan fazlasıymış gibi göstermeye de çabalamaz. Sevmesini bilen tüm Ankaralılara içten sevgilerimle.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonbaharda Ankara konulu bir başka yazı için: <a href="https://lavarla.com/eylul-ayinin-edimsel-oldugu-sehir-ya-da-ankaraya-donmek/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Eylül Ayının Edimsel Olduğu Şehir ya da Ankara&#8217;ya Dönmek</a></p>
<hr />
<p>Kapak görseli: <a href="https://www.instagram.com/mkdgr/?hl=tr" target="_blank" rel="noopener">Mehmet Kürşat Değer</a></p>
<p><a href="https://lavarla.com/sonbaharda-ankara-da-olmak-uzerine/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Sonbaharda Ankara&#8217;da Olmak Üzerine&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/sonbaharda-ankara-da-olmak-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dostluğun Harman Olduğu Şehir: Ankara</title>
		<link>https://lavarla.com/dostlugun-harman-oldugu-sehir-ankara/</link>
					<comments>https://lavarla.com/dostlugun-harman-oldugu-sehir-ankara/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Duygu Seyman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Sep 2019 07:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Benim Şiirim]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Dostlukları]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Süreya]]></category>
		<category><![CDATA[Haydar Ergülen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://lavarla.com/?p=34462</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="reading-mode-buttons"></span>Der Süreya, Oteller Hanlar Hamamlar için Sürekli Şiir&#8217;de: İnsan Ankara’da kendine, içine, insana bakar, ondan herhalde. Her Ankaralının mütemadiyen maruz kaldığı bir klişe vardır. Çoğunlukla İzmirli ve İstanbullular tarafından sarf edilir, cümlenin devamını okumanıza gerek yok gerçi ama yazının anlam bütünlüğü bozulmasın: “Ankara mı? Denizi bile olmayan şehrin nesini seviyorsun ki?&#8221; Sevgili Ankaralı dostlarım, öncelikle [&#8230;]</p>
<p><a href="https://lavarla.com/dostlugun-harman-oldugu-sehir-ankara/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Dostluğun Harman Olduğu Şehir: Ankara&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Der <a href="https://lavarla.com/cemal-sureya-ile-yururuz-baskentin-sokaklarinda/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Süreya</a>, <em>Oteller Hanlar Hamamlar için Sürekli Şiir&#8217;</em>de:<br />
<em>İnsan Ankara’da kendine, içine, insana bakar, ondan herhalde.</em></p>
<p style="text-align: justify;">Her Ankaralının mütemadiyen maruz kaldığı bir klişe vardır. Çoğunlukla İzmirli ve İstanbullular tarafından sarf edilir, cümlenin devamını okumanıza gerek yok gerçi ama yazının anlam bütünlüğü bozulmasın: “Ankara mı? Denizi bile olmayan şehrin nesini seviyorsun ki?&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Sevgili Ankaralı dostlarım, öncelikle belirtmeliyim ki İstanbul’da her gün metrobüse türlü taktiklerle kendini atabilme uğraşıyla geçirilen bir haftanın ardından, hafta sonu bir üç saatini de Boğaz&#8217;a ulaşabilme uğruna feda eden, 12 TL verdiği ajda bardakta çayla, kapağını açma tenezzülünde bulunmadığı Oğuz Atay’ın <em>Tutunamayanlar</em>’ını Boğaz manzarasını arkasına koyup Instagram’da paylaşan birisinin Ankara sevdalısı olmasını zaten bekleyemezsiniz. Ankara’nın ruhuna dokunmak için bir insanın “-mış” gibi yapmaktan çok daha fazlasına ihtiyacı vardır. Çünkü Ankara’da dostlarının her biri denizdir ve kişinin öncelikle o derin sularda yüzmeyi öğrenmesi gereklidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dostluğun harman olduğu, o harmanın giderek bereketlendiği şehirdir Ankara. Ankara’da buluşmaların gözde adresi, Karanfil’in emektar kitabevinin ismi bile “Dost&#8221;tur. Ankara, dostunla daha hızlı buluşabilmek adına, semt isimlerini kısalttıran şehirdir. Doğalgaz zamları arttıkça, Cebeci&#8217;de, Esat&#8217;ta, Dışkapı&#8217;da bir hanede çay eşliğinde artan nefeslerdir. Ankara’nın dik yokuşlarını birlikte çıkarken, &#8220;Benim nefesim kesildi, biraz da sen konuş,&#8221; dediğin dostundur. Ankara onu sevmek isteyen herkese kucak açar. Ankara’da buluştuğun mekânın değil, o mekânda kimle olduğunun bir önemi vardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara’da aşk acısı çeken herkesin, başını omzuna koyup ağlayacak bir dostu, dertleşip efkar dağıtacak bir meyhanesi vardır. Ankara’yı koynuna alıp şehri terk eden her kişinin bir gün dönüp sarılacağı bir dostu vardır Ankara&#8217;da. Otobüs de kullansa metroya da binse bir şekilde Kızılay’a varacağını kabullenmiştir Ankaralı ve mevzu derin olduğunda Karanfil’in liseli bebelere hitap eden, modernize edilmiş pavyonu andıran rüküş kafelerine bile gitmekten çekinmez.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara’da uzun sessizlik sonrası muhabbeti açmak için çok fazla konu vardır. “Melih Gökçek’in belediye başkanlığı yaptığı Ankara&#8221;, &#8220;Protokol Konvoyu’nun trafiği felç etmesi&#8221;, &#8220;Atatürk Orman Çiftliği&#8221; ve &#8220;Bu yaz su sıkıntı çeker miyiz, barajlar suyla doldu mu?” muhabbetleri ile bütün Ankaralılar ilk konuşmalarında aradıkları samimiyeti yakalar. Bunun yanı sıra takım elbisesine rozeti iliştirilmiş Mülkiyeliler, Bilkentliler, &#8220;Hocam burdan bi’ ODTÜ&#8221;cüler,  &#8220;Cebeci’den şurası iki dakikacı&#8221;lar, &#8220;ah evet canım ben de TEDliyim&#8221;ciler kendi aralarında oluşturdukları gruplarda uzun zamanlı dostluklar yakalarlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Her kim olursanız olun, Ankara’yı sevin veya sevmeyin, buraya okumaya ya çalışmaya gelmiş ya da baba evine dönmüş olun, siz istediğiniz müddetçe Ankara size bir kucak, bir dost olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">En derin dostluklarını Ankara’da edinmiş dostlara ve biricik dostum Hamdi’ye…</p>
<p style="text-align: justify;">Son olarak Haydar Ergülen’den mis kokulu dizeler:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>“Ankara: Benim şiirim,<br />
İstanbul: Herkesin şiiri.”</em></p>
<p><a href="https://lavarla.com/dostlugun-harman-oldugu-sehir-ankara/">&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;Dostluğun Harman Olduğu Şehir: Ankara&lt;span class=&quot;reading-mode-buttons&quot;&gt;&lt;/span&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://lavarla.com">Lavarla - Kültür-Sanat ve Kent Yaşamı</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://lavarla.com/dostlugun-harman-oldugu-sehir-ankara/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
